logo
25 OCAK 2026

Toplumsal sınıfların uyumu ve idarecilerin halkla kaynaşması

Hz. Ali’ye göre toplumun sınıflarının biri diğeri üzerinde tahakküm edemez veya bazıları bazılarından daha fazla hak sahibi değildir

10.04.2023 18:46:00
Toplumsal sınıfların uyumu ve idarecilerin halkla kaynaşması
Toplumsal sınıfların uyumu ve idarecilerin halkla kaynaşması
Hz. Ali'ye göre toplumun sınıflarının biri diğeri üzerinde tahakküm edemez veya bazıları bazılarından daha fazla hak sahibi değildir.

Toplumu oluşturan bütün sınıflar her biri bir çarkın dişlileri gibi diğerine muhtaçtır. Hepsi birbirini tamamlar. Hepsinin görev ve sorumlulukları farklıdır.

"Bil ki, vatandaşlar tabaka tabakadır. Bunların her biri diğerine muhtaçtır. Biri diğerinden müstağni değildir.

Allah'ın askerleri, yazarlar, adil kadılar, işçiler, cizye ve haraç ehli olanlar, Müslümanlar, tüccarlar, sanatkârlar ve ihtiyaç sahibi fakirler bunların her birinin hakkını Allah bildirmiştir. Kitap ve Sünnet onların her birinin payını koydu. Bunlar bizim nezdimizde mahfuzdur."

"Bunların her biri tüccarlara ve sanatkârlara ihtiyaç duyar. Ve onlar vasıtasıyla ayakta durur."

"...Tüccar ve sanatkârlara iyi davran. Şehirde olanlara, mal getirip götürenlere, çalışıp didinenlere onlar uzak diyarlardan, çöllerden, ovalardan ve dağlardan malları aşırırlar. İnsanların gidip getirebilmesi imkânsız olan yerlerden malları alır getirirler.

Bulunduğun yerde ve beldenin kenar semtlerinde onların durumunu araştır. Bununla birlikte bil ki, onlarda müthiş bir cimrilik, stokçuluk ve satıcılar üzerinde tahakküm kurma hastalığı var. Bu da hem insanlara zarar verir. Hem de vilayet için ar vesilesi olur.

Stokçuluğu men et. Zira Resulüllah bundan men etmiştir. Satışlar hakkaniyetli olsun. Kullanılan teraziler ve fiyatlar her iki tarafa da zarar vermesin. Yasaktan sonra stokçuluk yapanı cezalandır. Ancak ceza vermede aşırı gitme."

Günümüz şartlarında meseleye bakarsak, Hz. Ali'nin bu ifadeleriyle kastedilen temelde üretici ve tüketici sınıf arasındaki dengenin korunmasıdır.

Stokçuluk, haksız kazanç ve aşırı fiyat artışı vs. gibi uygulamaların önüne geçilmesi idarecinin görevidir.

Yine aynı şekilde fakir, kimsesiz, yaşlı ve sakat vatandaşların korunması da yine devletin görevidir.

Devlet onlara sahip çıkmalı, şartlarının iyileştirilmesi için projeler hazırlamalıdır. Hz. Ali'nin devlet anlayışı toplumun her kesimini kucaklar."

İmam Ali; İdarecilerin halkla kaynaşması

Hz. Ali, halkın bürokrasi denen engele takılarak idarecilere ulaşamamasını, problemlerini dile getirememesini büyük bir idari hata olarak kabul etmekteydi. Mâlik b. Eşter'e şöyle diyor:

"Bazı işleri bizzat yap. Mesela kâtibin yorulduğunda sen yaz, yardımcıların halkın hacetlerini o gün gideremiyorsa o işle bizzat sen ilgilen."

Hz Ali'ye göre, idareci idare ettiği kişilerden uzak durmamalı. Eğer uzak durursa zamanla idareci halktan kopar, doğru yanlış, yanlış doğru olur. İşler karışır.

Buna meydan verilmemesi için herkesin derdini anlatabileceği bir ortam oluşturulmalı ve idareciler buraya bizzat katılmalıdır. Hz. Ali bu hususta şöyle diyor:

"Valilerin halktan uzak durması çeşitli sıkıntıların oluşmasına sebep olur. Vali ile onlar arasına aracıların bilgisi girer. Onlara göre büyük olan küçük, küçük olan büyük olur. Doğru ile yanlış bu şekilde birbirine karışır."

Halkın dertlerini dinlemek için idareci bir meclis oluşturmalı ve kendisi bu meclise bizzat başkanlık etmelidir.

"Sorunları olanlar için genel bir meclis kur. Ve sen de bizzat o meclise katıl. Seni yaratan Allah için orada tevazu göster. Yardımcılarını ve güvenlik personelini uzakta oturt ki, derdini anlatan kişi onlardan çekinip kekelemesin."

Hz. Ali idarecilerin, bugünkü ifadesiyle korumalarının yani güvenlik personelinin halka rahatsızlık vermesine karşıdır. Amcasının oğlu Kusem b. Abbas'a yazdığı mektupta şöyle demektedir:

"İnsanlarla aranda elçi olarak sadece dilini, kapı muhafızı olarak da sadece yüzünü kullan. Nice durumlar var ki orada hiyerarşik düzen işlemez, yüz yüze olmak gerekir."

Hz Ali, "idareciler halkın şikâyetlerini dinlemeli ve çözmelidirler" der. Beş yıllık hilafeti boyunca gerçek adaletin nasıl olması gerektiğini, adil idarenin ve idarecinin özelliklerini en kâmil şekilde ortaya koymuştur. İnsanlar onun eşsiz idaresini unutamamışlardır.

İmam Ali'nin şahadetinden sonra, Hemdan kabilesinden Sevde isimli bir kadın, Şam'da Muaviye'nin yanına gitmişti. Sevde, Sıffin savaşında Hz. Ali'yi desteklemiş ve O'nun yanında yer almıştı.

Muaviye, görüşme sırasında kendisine bunu hatırlattı ve kadını bu hareketinden dolayı kınadı. Onu küçük düşürmeye çalıştı. Ardından da bu ziyaretinin sebebini sordu. Sevde şöyle dedi:

"Ey Muaviye! Yüce Allah bizim haklarımızı elimizden aldığın için hesaba çekecektir seni.

Bize sürekli olarak öyle yöneticiler gönderiyorsun ki, olgunlaşmış mahsul gibi adeta biçip tırpanlıyorlar bizi, üzerlik otu taneleri misali ezip ölümü tattırıyorlar bize.

Şimdi de Busr bin Ertat denilen adamı (vali olarak) göndermişsin. Erkeklerimizi öldürüp, mallarımızı yağmalıyor.

Merkez hükümete uymak istemesek, şimdi daha onurlu ve güçlüydük şüphesiz... Onu azledersen ne âlâ, aksi takdirde Hemdan kabilesi olarak sana karşı, kıyam edeceğiz, bilmiş ol."

Muaviye, bir kadının ona böylesine pervasızca tehdit savurmasına pek öfkelenmişti. "Beni kabilenle mi tehdit ediyorsun sen?" diye bağırdı.

"Seni feci bir halde o Busr dediğin adama göndereyim de gör, dilediğini yapsın sana."

Sevde bir an susmuş, gözleri uzaklara dalmıştı. Görkemli bir hatıra zihninde canlanıvermişti, dudaklarından şu şiir döküldü:

"Allah o büyük insanın ruhuna rahmetler etsin. Onunla birlikte adalet ve insaf da toprağa gömülüp gitti. Haktan ve dürüstlükten yanaydı daima. Hakkı hiçbir şeye değişmezdi. Hak ile iman bir arada onda."

Muaviye, "Kimden söz ediyorsun?" diye sorunca Sevde şöyle dedi: "Hz. Ali'den tabii. Bir defasında zekat memurlarından şikayete gitmiştim. Namaza durmak üzereydi. Beni görünce namaza başlamaktan vazgeçip güler bir yüzle, 'Ne var, bir şey mi istiyorsun?' diye sordu.

Zekat memurundan şikayetçi olduğumuzu söyleyip, onun yaptıklarını anlattım. Beni dinlerken ağladı.

Gözyaşları içinde ,'Ya Rabb'im' dedi, 'Sen de bilirsin ki kullarına zulmetmesini söylemiş değilim ona.'

Hemen bir besmele ve bir ayetten sonra şunları yazdı: '. Bu mektup eline ulaşır ulaşmaz, sendeki zekat emanetlerini derleyip toparla ve daha sonra göndereceğim adama teslim etmeye hazırlan!'

Ardından mektubu da bana verdi. Yemin ederim ki mektubu ne kapattı, ne de mühürledi. Ben de mektubu öylece götürüp o zekat memuruna verim.

Görevinden alındı. Ve bizim oradan çıkıp gitti." Muaviye bunları duyunca mecburen, "Şu kadına ne istiyorsa yazıp verin, götürsün" demek zorunda kaldı." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
Galatasaray, Fatih Karagümrük deplasmanında 3 puanı 3 golle aldı
Fatih Karagümrük son sıraya demirledi
Karadeniz ekibi Süper Lig'de 8 maçtır kazanamıyor!
Samsunspor, sahasında Kocaelispor'la 0-0 berabere kaldı
İşte her birimize düşen borç miktarı
Devletin borcu katlandıkça katlandı
Döviz bazında kira geliri masaldan ibaret!
Dubai'de ev alanlar yanıyor!
Müslümanın Müslümanı katlettiği kıyımın baş destekçisi BAE
Sudan'da iç savaşın bilançosu çok vahim
İşte kişi başına düşen borç
AB'nin borcu uçtu gitti
İşte ana tehdit
Avrupa dümeni zorunlu askerliğe kırıyor
KKTC Başbakanı Üstel, gazetecilerle bir araya geldi
"1974'te düzenlenen harekatla adaya huzur ve barış geldi"
Balıkesir’de 5.1 büyüklüğünde deprem
Görüntüler dün geceden
Yapay zekayla kadın olup vurgun yapmışlar
Para trafiği 483 milyon lira, 61 şüpheliden 24'ü tutuklandı
Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi
"YPG'ye karşı hızlı ilerleyiş sürpriz olmadı"
Balıkesir'de 5 büyüklüğünde deprem
İstanbul'da da hissedildi
Devlet Bahçeli'den mahkemenin Ahmet Özer kararına tepki
Bu karar 'Terörsüz Türkiye' gaye ve gayretiyle taban tabana zıtlık taşımaktadır
Şişli'deki dehşete ilişkin görüntüler ortaya çıktı
Cesedi valizde böyle taşımışlar
Galatasaray, Fatih Karagümrük deplasmanında 3 puanı 3 golle aldı
Fatih Karagümrük son sıraya demirledi
Karadeniz ekibi Süper Lig'de 8 maçtır kazanamıyor!
Samsunspor, sahasında Kocaelispor'la 0-0 berabere kaldı
İşte her birimize düşen borç miktarı
Devletin borcu katlandıkça katlandı
Döviz bazında kira geliri masaldan ibaret!
Dubai'de ev alanlar yanıyor!
Müslümanın Müslümanı katlettiği kıyımın baş destekçisi BAE
Sudan'da iç savaşın bilançosu çok vahim
İşte kişi başına düşen borç
AB'nin borcu uçtu gitti
İşte ana tehdit
Avrupa dümeni zorunlu askerliğe kırıyor
KKTC Başbakanı Üstel, gazetecilerle bir araya geldi
"1974'te düzenlenen harekatla adaya huzur ve barış geldi"
Balıkesir’de 5.1 büyüklüğünde deprem
Görüntüler dün geceden
Yapay zekayla kadın olup vurgun yapmışlar
Para trafiği 483 milyon lira, 61 şüpheliden 24'ü tutuklandı
Dışişleri Bakanı Fidan, gündemi değerlendirdi
"YPG'ye karşı hızlı ilerleyiş sürpriz olmadı"
Balıkesir'de 5 büyüklüğünde deprem
İstanbul'da da hissedildi
Devlet Bahçeli'den mahkemenin Ahmet Özer kararına tepki
Bu karar 'Terörsüz Türkiye' gaye ve gayretiyle taban tabana zıtlık taşımaktadır
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.