logo
17 MAYIS 2026

Trump: Anlaşma iyi gidiyor

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ticari krize yönelik anlaşmada önemli bir mesafe katedildiğini bildirdi

30.12.2018 00:00:00
Trump: Anlaşma iyi gidiyor
Trump: Anlaşma iyi gidiyor
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki ticari krize yönelik anlaşmada önemli bir mesafe katedildiğini bildirdi. Twitter hesabından açıklama yapan Trump, "Çin Devlet Başkanı Şi ile şimdi uzun ve çok iyi bir telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Anlaşma çok iyi gidiyor. Yapılırsa oldukça kapsamlı, tüm konuları, alanları ve anlaşmazlık noktalarını kapsayacak. Büyük ilerleme kaydedildi." ifadelerini kullandı.

Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi, Buenos Aires'te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında yaptıkları görüşmede ülkeleri arasında bir süredir devam eden ticaret savaşının yeni tarifelerle büyümesini önleyecek 90 günlük "ateşkes" üzerinde mutabık kalmışlardı.

Washington yönetiminin, 200 milyar dolarlık Çin ürününe uyguladığı gümrük vergisi oranını, 1 Ocak itibarıyla yüzde 10'dan yüzde 25'e yükseltme kararını askıya almasını sağlayacak "ateşkes", tarafların birbirlerine karşı yeni gümrük vergileri getirmelerinin de önüne geçmişti. DIŞ HABERLER
 

Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Balıkesir'de düzenlediği mitingde, "Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı

17.05.2026 18:30:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'
Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 19 Mart operasyonlarının ardından başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 109'uncunu Balıkesir'de gerçekleştirdi.

CHP lideri Özgür Özel erken seçim çağrılarını yinelerken Cumhurbaşkanı Adayı sürecine ilişkin "Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir CHP'li, CHP'nin adayıdır. Ben Balıkesir'e soruyorum seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkamaya hazır mısınız" diye konuştu.

"Bir kere daha açık ve net bir söz veriyorum ben CHP'liyim"
Balıkesirlilere seslenen Akın, AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları yalanlayarak, "Benimle ilgili bir dedikodu başlattılar. Gerçeği herkes biliyor. Siyaset dedikodu değildir. Ben açıklama yapmaktan yoruldum. Ahmet Akın CHP'den ayrılacak dedikodusu çıkarıyorlar. Burada bir kez daha açık ve net söz veriyorum. Atatürk'ün askeri olarak iki büyük eseri için canla başla çalışıyorum. Ben herkese söyledim yine söylüyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim" dedi.

"Açlık sınırının 35 bin lira olduğu yerde en düşük emekli aylığı 20 bin lira"
Akın'ın konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasını gerçekleştirdi.
Özgür Özel'in konuşmasının satır başları şu şekilde:
''Bugün bir adalet mücadelesi için bu meydanı dolduranlara, sandığa seçme hakkına sahip çıkanlara, seçtiklerine sahip çıkanlara selam olsun helal olsun.
Birileri savcı hakimlerine güveniyor, makamlarına güveniyorlar, saldırıyorlar, durdurmaya çalışıyorlar ve soruyorlar siz neyinize güveniyorsunuz diye. İşte burada bu alanı dolduran Balıkesir'deki Kuvayi Milliye meydanına güveniyorum.'
Bize oy veren 15 ilçeye ve bize oy vermeyen 5 ilçeye verdikleri tüm kararlar için teşekkür ediyoruz. Günü gelince tüm emeklilerin, tüm esnafların yüzünü güldürene kadar çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ahmet başkana emekleri için teşekkür ediyorum.
Bu kriz bir sistem krizidir. Bu kriz yetkinin bir kişide toplamasının krizdir. Bu düzende hastaneye hasta garantisi vardır ama vatandaşa geçim garantisi yoktur. Açlık sınırı 35 bin lira olduğu bir yerde 20 bin lira en düşük emekli aylığı, 28 bin lira asgari ücret. Balıkesir emekli şehridir, emeklinin yüzü gülmemektedir. Balıkesir emekçi şehridir, emekçinin yüzü gülmemektedir. Bu kara düzenden asla ve asla tek başına kurtuluş yoktur. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hiçbirimiz kurtulamayacağız.

İmamoğlu: ahmet akın'a teşekkür ediyorum
CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmaoğlu'nun mitinge gönderdiği mektubu okudu: 
"Kaz Dağları'ndan Marmara kıyılarına, Bandırma'dan Edremit'e güzel Balıkesir, kıymetli Balıkesirliler, benim canım hemşerilerim, saygıdeğer hanımefendiler, değerli beyefendiler, çalışkan gençler, pırıl pırıl çocuklar, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Her birinize tek tek, özlemle sarılıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı ve icraatçı belediyecilik anlayışının müstesna örneklerini Balıkesir'de hayata geçirmek için canla başla çalışan kıymetli başkanım Ahmet Akın'a teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini ve kararlı mücadelesini her koşulda yılmadan sürdüren il başkanım Erden Köybaşı'ya ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Değerli vatandaşlarım, Silivri Zindanı'na kurdukları mahkemelerde bizi yargılamaya kalkıştıkları ilk günden bu yana, adına 'iddianame' dedikleri yalanları, 'delil' diye ortaya koydukları iftiraları, kopyala yapıştır yaptıkları suçlamaları birer birer yüzlerine vuruyoruz. Biz, onların yüzüne doğruları vurdukça, bugüne kadar yaptıklarımızı anlatıp, belediye nasıl yönetilirmiş, milletin parası nasıl millete verilirmiş gösterdikçe onlar iyice zalimleşiyor.

"Milletimiz kimin ne olduğunu görüyor"
Çok korkuyorlar. Çünkü biz gerçekleri anlattıkça, milletimiz kimin ne olduğunu görüyor. Biz gerçekleri anlattıkça, kurulan kumpaslar tek tek bozuluyor. Millet iradesine kumpas kurmak için tertipledikleri iddianame gün gün çöküyor. Hukukun değil buyruğun hâkim olduğu bu büyük kumpaslarda, biz, milletimizin geleceği için bize şantaj yapan, iftira atan kötü aklı yargılıyoruz. Çetin şartlar altında büyük ve kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Koşullar ne olursa olsun, yılmadan yorulmadan, eğilmeden bükülmeden gelecek güzel günler için çalışmaya devam edeceğiz. Bu büyük ve güçlü mücadelenin sonunda Türkiye'yi hak ettiği adalet düzenine, refah seviyesine, huzur ve mutluluğa kavuşturacağız. 86 milyon vatandaşımızın geçim kaygısı taşımadığı, ülkenin tüm kurumlarında adaletin varlığının hissedildiği yeni bir yaşam kuracağız.

"Yarı yolda bırakanlar tarihin tozlu sayfalarına karışacak"
Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin halkçı ve icraatçı uygulamalarını tüm ülkeye yayacak, bize güvenen aziz milletimizin bu güvenini boşa çıkarmayacağız. Hizmet almaları ve şehirlerimizde daha huzurlu bir hayat sürmeleri engellenmeye çalışılan milletimize sahip çıkacağız. Bu ülkenin hukukuna, demokrasisine, cumhuriyetine sahip çıkacağız. Ülkemizi adalete, berekete, huzura, barışa ve mutluluğa kavuşturacağız. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket edeceğiz. Bugünler geçecek, yarı yolda bırakanlar, mücadele etmekten yorulanlar, kötülüğe baş kaldırmayanlar tarihin tozlu sayfalarına karışacak. Bu unutulmaz mücadelede milletini düşünenler, dik duranlar ve boyun eğmeyenler kazanacak. Her şey çok güzel olacak."

"Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı bayraktan alır"
Değerli Balıkesirliler, biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, demokrasi fikrinin partisiyiz. Balıkesir'de 74 yıl boyunca Balıkesir'i kazanamadık. Bir gün dönüp kusuru Balıkesirlilerde, millette aramadık. Yukarıdan bakmadık, kararlarına saygısızlık yapmadık. Kimi seçtilerse, hangi kararı verdilerse saygı duyduk. Ve bu seçimlerde, son seçimlerde, Balıkesir'de Büyükşehir'de Ahmet Akın kardeşimle, 20 ilçede milletin beklentilerine uygun adaylarımızla Balıkesir'in karşısına çıktık. Ve öyle bir süreçte Balıkesir İttifakı, Türkiye İttifakı dedik ki; sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratlarla Kürt demokratları, liberal demokratlarla sosyalist demokratları aynı çatı altında, aynı birlik, aynı ittifak içinde buluşturduk. Ve bu büyük zaferi, bu büyük zaferi hep birlikte kazandık. Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye İttifakı milli takım gol atınca hep birlikte ayağa kalkanlardır. Türkiye İttifakı, Filenin Sultanları İstiklal Marşı'nı çaldırıp bayrağı göndere çekerken gözyaşlarını tutamayanlardır. Türkiye İttifakı biziz, Balıkesir'dir, hep birlikteyiz, yine hep birlikte başaracağız.

"Ahmet başkan ve ekibine teşekkür ederim"
Ahmet Akın 25 aydır gece gündüz çalışıyor. Ahmet Başkan'a, Büyükşehir Belediye Meclis Grubumuza emekleri için teşekkür ediyorum. Hangi siyasi partiden seçilmiş olursa olsun tüm belediye meclis üyelerini, tüm belediye başkanlarını bir kez daha tebrik ediyorum. Önümde, Büyükşehir'de yaptığımız işlerin çok özet bir listesi var. Ama biraz önce söyledi, inanılmaz bir borç, inanılmaz bir faiz yükü ve buna rağmen yapılan çok önemli hizmetler. 430 kilometrelik yollara asfalt sermişiz. 111 bin metrekare parke taşı döşenmiş. 534 kilometre içme suyu hattı yenilenmiş. 192 kilometre kanalizasyon hattı inşa edilmiş. Ve 60 yıldır altyapıya yapılmayan her şey geçtiğimiz 25 ay içinde yapılmış. Asbestli, kanser yapan borulardan kurtulunmuş ve pırıl pırıl, yer altına, gözün görmediği ama ömrü uzatan, sağlık için önemli olan hizmetler milyarlarca liralık hizmetler yapılmış. 15 bin ihtiyaç sahibine 200 milyon lira destek sağlanmış. 150 milyon liralık su faturası şehit ailesinin diye, gazinin diye ya da ekonomik durumu kötü olan vatandaşların diye su faturası desteğiyle 150 milyon lira harcanmış. Öğrencilere ulaşım, kırtasiye, beslenme destekleri sunuluyor. Özellikle yoksul öğrencilerin beslenme desteğinin, evine kimsenin görmediği şekilde kimsenin yoksulluğunu yüzüne vurmadan, bilhassa o küçücük çocukları mahcup etmeden ve okula gittiklerinde onları diğer çocuklardan geri düşürmeden yapılan bu hizmet son derece önemlidir. Bunun için tüm hizmetlerden ayrı olarak Ahmet Başkanı ve ekibini bilhassa önemle ve takdirle kutluyorum.

"CHP iktidarında hiçbir çocuğun diğerinden farkı olmayacak"
Bir tarafta Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek yalanı vardı. 5 katına çıktı tüm Türkiye'de, 5 katına çıktı. Onun için yoksul çocuğun beslenme çantasını da, okuldaki zor durumda kalmaması için kırtasiye desteğini de düşünmek bizim işimiz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ne yapacaklarımızı söylerken en övünerek anlattığımız iş: CHP iktidarında hiçbir çocuk okulda diğerinden geri kalmayacak. Bir çocuğun beslenmesi dolu, öbürü eksik olmayacak. Bütün çocuklara eşit, 3 kap sıcak okul yemeği verilecek. Bütün çocuklara temiz, sağlıklı okul suyu bedava verilecek. Bunu Türkiye'de pek çok belediye başkanımız yapıyor. Cumhuriyet Halk Partili belediye varsa çocuk parası varsa kana kana su içiyor teneffüste, ama yoksul çocuk tuvalet çeşmesine ağzını dayıyor. CHP iktidarında okulda yediğiyle ve içtiğiyle hiçbir çocuğun birbirinden farkı olmayacak, söz veriyoruz.

"O yolun inşaatına bir an önce başlayın"
Özellikle yerel seçimlerin meşhur gündemi, Kuzeybatı Çevre Yolu. 'Hızla yapılıyor, bitiriyoruz' dedikleri yolu, seçimin bittiği akşam yarım bırakıp gittiler. Çevre yolunun 5 kilometresi seçime kadar yapıldı ama gerisi seçimden sonra bırakıldı. Bu devlet adamlığı değildir, bu devlet yönetmek değildir. Biraz önce söyledim, 75 sene oy alamadığımız, kazanamadığımız şehre asla küsmedik biz. Biz kez seçim kaybedince yolu yarım bırakıp gitmek olmaz! Buradan çağrımı yapıyorum: O yolun inşaatına bir an önce başlayın, Balıkesir'e verdiğiniz sözü derhal yerine getirin! Böyle hasetlik olmaz.

"500 günde bitireceğiz diyorlardı 2500 gün oldu"
Bandırma, Bursa, Yenişehir, Osmaneli Hızlı Treni. 3 yılda bitecek dediler, 6 yıl oldu hâlâ daha sonuç yok. İlçeler arasında 8 ayrı yol sözü verdiler, birini bile tutmadılar. Merkezde ve Edremit'te 3 yıl önce temeli atılan devlet hastaneleri hâlâ bitmedi ve bu yıl yatırım programında ödeneğini düşürdüler, '2028'de belki açılır' diyorlar. Ayrıca Edremit'in mevcut devlet hastanesini satış listesine koydular. Bunun için de, engel olmak için milletvekillerimiz mücadele ediyorlar. Diğer taraftan Manisa'mızla sınırda, Sındırgı'da Devlet Hastanesi. 2018'de temeli atıldı, 'Bir buçuk yılda bitecek' dediler, 7 yıl oldu. Hatırlıyorum mecliste tartışmaları vardı, '500 günde bitireceğiz' diyorlardı. Milletvekilimiz geçen gün hatırlattı, 2500 gün oldu Sındırgı Devlet Hastanesi hâlen daha bitmedi.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkede adalet olmazsa refahın olmayacağını biliyoruz. Bu ülkede 30 yıl önce alınan diplomanın yok sayıldığı, 80-90 yıllık şirketlere bir kararla el konulduğu bir noktadayız. Böyle olunca ülkeye yatırım gelmiyor, böyle olunca ülkeye kaynak gelmiyor.

"Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır"
19 Mart darbesinin üzerinden 425 gün geçti. Arkadaşlarımız masumdur. Kumpasçılar, itirfaçılar eninde sonunda ortaya çıkacak.
Biz günü geldiğinde kaçıp gideceklerden değil, gerekirse bu vatan için öleceklerdeniz.
Sayın Erdoğan millet krizden bıktı, açlıktan bıktı. Bu millet bir değişim istiyor. Sandıktan kaçmak maharet değil. Patron millet. Patrona soralım. Eğer sana inanıyorlarsa sana yetkiyi versinler. Ama inanmıyorlarsa bu milletin yakasından düşün. Erdoğan, son seçimde birinci çıktığı yerlerde seçim yapmaya korkuyor. Gel istersen genel seçimleri, istersen hem genel hem de yerel seçimleri yapalım. Millet ne diyorsa onun dediği olsun. Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır."

"Ekrem İmamoğlu yerine adaylarımız olur"
Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir CHP'li, CHP'nin adayıdır. Ben Balıkesir'e soruyorum seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkamaya hazır mısınız."

Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı

17.05.2026 18:04:00
İhlas Haber Ajansı
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Gürlek'ten Kocaeli Adliyesine ziyaret
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Kocaeli programı kapsamında kente gelen Bakan Akın Gürlek ve Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Kocaeli Adliyesinde temaslarda bulundu. Bakan Gürlek ve Bakan Yardımcısı Ayyıldız'ı adliyeye gelişlerinde; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Semih Akgün, Adalet Komisyonu Başkanı Kamil Kaya, başsavcı vekilleri ile ağır ceza ve ticaret mahkemesi başkanları karşıladı.
Cumhuriyet Başsavcılığı makamında gerçekleşen görüşmede, adliyenin mevcut genel durumu ve işleyişi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, yapımına başlanması planlanan yeni adliye binasının ihale süreci ve adliye personeline yönelik yeni lojman inşaatı projelerine ilişkin Bakan Gürlek'e kapsamlı sunum yapıldı.İHA

Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplanacak. Toplantının ana gündem maddesi ekonomi. Ortadoğu'daki gelişmeler ve terörsüz Türkiye süreci de masada olacak

17.05.2026 17:02:00
Haber Merkezi
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Kabine yarın toplanıyor: Gündemde hangi konular var?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yarın Beştepe'de yapılacak kabine toplantısında, iç ve dış politikadaki önemli başlıklar masaya yatırılacak.

Toplantının ana gündem maddelerinden birinin ekonomi olması öngörülüyor.

Toplantıda, enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar, piyasalardaki son durum ve fiyat denetimleri değerlendirilecek.

Sosyal destek paketleri ve vatandaşın alım gücüne yönelik olası düzenlemelerin ele alınabileceği belirtiliyor.

Dış politikada ise gözler Ortadoğu'daki gelişmelere çevrilmiş durumda.

Gazze, İsrail'in bölgedeki operasyonları ve İran eksenli gerilimlerin toplantının önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.

ABD-İran Savaşı'nda kalıcı barış için atılabilecek adımlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki son durum da kabinenin gündeminde olacak.

Kamuoyunun yakından takip ettiği bir diğer önemli başlık terörsüz Türkiye süreci.

Terör örgütünün silah bırakma süreci ve hukuki adım beklentisi de kabinede değerlendirilmesi beklenen başlıklar arasında.

Ve Kurban Bayramı tedbirleri... Bayram haftasında yüz binlerce araç yollara çıkacak.

Kabinede yollardaki bayram tedbirleri de ele alınacak.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."

Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...


 
15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı. 

16.05.2026 15:07:00
Haber Merkezi
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...

15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi'nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır'ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı.

Görgen, şunları söyledi: "15 Mayıs'ta hastanemize başvuran hastamız Kadir İnanır; yapılan tıbbi değerlendirme sonrası; pnömoniye (zatürre) bağlı gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım servisine alınmıştır. Tedavisi, yoğun bakım koşullarında sürdürülmekte ve entübasyon gerektirmeden uygulanan non-invaziv solunum desteği verilmektedir. Genel durumu yakından izlenen hastamızın klinik durumunda dünden bu yana kısmi iyileşme gözlenmiştir. Hastamız, bir süre daha yoğun bakım servisinde takip edilecektir."

Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...


 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan dönüşünde uçakta, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin, "Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart" dedi.

16.05.2026 15:01:00
HABER MERKEZİ
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...
Erdoğan'dan savaşın neden bitmediğine dair değerlendirme...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu.

Krizin ana nedeni İsrail'in kışkırtmaları

Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin şunları söyledi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz."


"Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır"

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."
Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye'de yol haritası

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."

Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor


 
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

16.05.2026 09:26:00
HABER MERKEZİ
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor
Oyun bağımlılığı ergenlerde saldırganlık riskini yükseltiyor

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, dijital oyun bağımlılığı ile öfke ve saldırganlık arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, özellikle ergenlerin ruh sağlığı açısından bu alanın yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Oyun sırasında yaşanan kayıplar, başarısızlık hissi veya engellenme gibi durumlar öfke tepkilerini tetikleyebilirken, aşırı oyun oynama bu duyguların yoğunluğunu artırabiliyor. Duygusal düzenleme becerilerinin zayıflaması ise bu sürecin saldırgan davranışlara dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor.
13-17 yaş arası ergenlerle yürütülen araştırmalar, şiddet içerikli video oyunlarının sözel ve fiziksel saldırganlık ile pozitif yönde ilişkili olduğunu gösteriyor.

Aynı çalışmalarda, empati kurma becerisi ile şiddet içerikli oyun tercihleri arasında bağlantılar bulunurken, duygusal empati düzeyi arttıkça bu tür oyunlara yönelimin azaldığı tespit ediliyor. Ayrıca, yaş küçüldükçe şiddet içerikli oyunlar ile fiziksel saldırganlık arasındaki ilişkinin güçlendiği görülüyor. Çin'de lise öğrencileriyle yapılan araştırmalar ise yüksek saldırganlık düzeyine sahip bireylerin daha fazla psikolojik sıkıntı yaşadığını, oyun bağımlılığı belirtileri gösterdiğini ve şiddet içerikli oyunlara daha fazla maruz kaldığını ortaya koyuyor.

Sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisi ve dengeli denetim, çocukların ihtiyaçlarını karşılayarak oyun bağımlılığı riskini azaltırken; zayıf iletişim, aile içi sorunlar ve olumsuz akran ilişkileri riski artırabilir.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör



Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. 

16.05.2026 09:10:00
MURAT ÇORBACI
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör
Çocuk kalbini tehdit eden 9 faktör

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek, "Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, 'büyüme döneminde olur' gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir" dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı.

1. Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi.
2. Hareketsiz yaşam tarzı. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.
3. Çocukluk çağı obezitesi.
4. Aşırı tuz tüketimi.
5. 'Büyüme döneminde olur' algısı.
6. Şekerli ve gazlı içecekler. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.
7. Yetersiz uyku. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmekte.
8. Duruş ve oturuş bozukluğu.
9. Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek.

Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıkladı: EKG, EKO, gerekli durumlarda efor testi.

Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!


 
Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.

16.05.2026 00:58:00
MURAT ÇORBACI
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!

Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyim olarak tanımlanıyor. Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan 'aktif olma' baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı.







1. Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?

Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.

2. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz?

Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.







3. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?

Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.

4. Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?

Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.

5. Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?

Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.







6. Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?

Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin 'şimdi ve burada' kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir.

7. Uyku düzeniniz değişti mi?

Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder.

8. İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?

İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır.







9. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?

İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.

10. Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?

Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir.







Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri

Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulundu:

1. Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın. Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz.

2. Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın. Bahar ayları toplumda genellikle 'canlanma' ve 'mutluluk' ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. 'Böyle hissetmemeliyim' düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir.

3. Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin. Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.

4. Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün. Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir.

5. Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün.
6. Profesyonel desteği geciktirmeyin.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.