Trump, mağlubiyetin faturasını kesiyor
ABD'nin İran'a yönelik başlattığı operasyonları, Washington’da yalnızca askeri bir hareketlilik değil, aynı zamanda Trump yönetiminin en büyük iç krizlerinden birini tetikledi. ABD mağlubiyetin faturasını birilerine çıkarmaya başladı bile
Eyup Kabil





İşte 28 Şubat'tan bu yana ABD yönetiminde yaşanan sarsıntının dökümü:
Pam Bondi görevden alındı
Trump'ın en sadık isimlerinden biri olarak bilinen Adalet Bakanı Pam Bondi, dün bizzat Başkan Trump tarafından görevden alındı. Bondi'nin görevden alınma süreci, kamuoyuna "Jeffrey Epstein dosyalarının tam olarak açıklanmaması" konusundaki anlaşmazlık olarak yansısa da, arka planda İran operasyonlarının hukuki zeminine dair yönetim içindeki çatışmaların olduğu iddia ediliyor. Bondi'nin yerine vekaleten Todd Blanche atandı.
Ulusal güvenlikte kan kaybı
İran saldırılarının başlamasından kısa bir süre sonra, mart ayı başında İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem görevinden uzaklaştırıldı. Noem'in, savaşın siber güvenlik üzerindeki etkileri ve ABD topraklarındaki olası misilleme saldırılarına karşı hazırlıksız olduğu gerekçesiyle Trump ile ters düştüğü bildirildi.
Pentagon ve diplomaside sessiz istifalar
Savaşın faturası sadece kabine düzeyinde kalmadı. Pentagon'da orta ve üst düzey birçok askeri danışmanın, operasyonun yürütülüş biçimine (özellikle enerji tesislerinin hedef alınmasına) itiraz ederek "emeklilik" veya "kişisel nedenlerle" görevlerini bıraktığı biliniyor.
Dışişleri Bakanlığı Orta Doğu masasında görevli iki kıdemli diplomatın, bölgesel müttefiklerle eşgüdüm eksikliği nedeniyle istifa ettiği basına sızan bilgiler arasında.
İstihbarat kanadı CIA ve Ulusal İstihbarat Direktörlüğü bünyesinde, İran'ın kapasitesine dair sunulan raporların "siyasi amaçlarla manipüle edildiğini" savunan bazı analistlerin görev değişikliği talep ettiği de iddia ediliyor.
JD Vance ve "yolsuzluk çarı" görevi
Trump, yönetimdeki bu çatlakları onarmak ve içerideki muhalefeti bastırmak için Başkan Yardımcısı JD Vance'i tam yetkiyle donattı. Vance'in "yolsuzluk çarı" sıfatıyla başlattığı soruşturmalar, özellikle savaş harcamalarına itiraz eden Demokrat eyaletler ve federal bürokrasi üzerinde bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor.
10 günlük duraklama ve belirsizlik
6 Nisan'a kadar sürecek olan 10 günlük "insani ve diplomatik duraksama", Washington'daki bu siyasi fırtınanın diner gibi görünmesine neden olsa da, analistler saldırıların yeniden başlaması durumunda yeni istifa dalgalarının gelebileceği konusunda uyarıyor. Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı gelenekçilerin, savaşın ekonomik yükü ve NATO ile yaşanan gerginlik nedeniyle Trump'a olan desteğini sorgulamaya başladığı konuşuluyor.
Trump yönetiminin bu kriz sürecini yönetmek için yeni kabine atamalarını ne zaman resmileştireceğini takip etmek ister misiniz?
Ordu komutanı Randy George görevden alındı
İran ile savaşın 5. haftasına girilirken, dün Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Kara Kuvvetleri Komutanı General Randy George'u görevden aldı. George'un normal görev süresinin dolmasına bir yıldan fazla zaman olmasına rağmen, "derhal emekli olması" istendi.
Bakan Hegseth'in, Başkan Trump'ın ordu vizyonunu ve İran stratejisini tam olarak uygulayacak bir isimle çalışmak istemesi olduğu belirtiliyor.
George'un yerine vekaleten, Hegseth'in eski yardımcılarından Korgeneral Christopher LaNeve atandı.
"Temizlik" dalgası diğer komutanlara da sıçradı
General George ile aynı gün, ordunun diğer üst düzey isimleri de tasfiye edildi:
General David Hodne: Kara Kuvvetleri Dönüşüm ve Eğitim Komutanlığı başkanı görevinden alındı.
Tümgeneral William Green Jr.: Kara Kuvvetleri Başpapazı (Chief of Chaplains) da görevden alınanlar arasında yer aldı.
Savaşın gölgesinde askeri sadakat tartışması
Savaş devam ederken bir komutanın görevden alınması ABD tarihinde nadir görülen bir durumdur. Bu hamle, Washington'da "askeri profesyonellik vs. siyasi sadakat" tartışmalarını alevlendirdi. Trump'ın İran'a yönelik saldırıları şiddetlendirme kararı aldığı bir dönemde (özellikle "Taş Devri" çıkışından hemen sonra), sahadaki askeri liderliğin tamamen kendi vizyonuna uygun isimlerden oluşmasını istediği netleşmiş oldu.
Bu tasfiye süreci, Trump yönetiminin hem sivil kabinede hem de askeri komuta kademesinde kendi çizgisine yüzde 100 uymayan herkesi devre dışı bıraktığı bir "savaş kabinesi" kurma stratejisinin son halkası olarak görülüyor.











































































