logo
24 HAZİRAN 2026

TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü açıldı

TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsünün açılışını gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Bu merkezde tüm Türkiye'ye, hatta bölgeye hizmet edebilecek önemli yatırımlar var. Bu önemli yatırımla farklı aşı ve genetik ürünleri, biyoteknolojik aşı ve ilaç adaylarını hücreden başlayarak üretebileceğiz. Kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olan hücre tedavi sistemlerini, DNA zincirlerini kesmeye ve yeniden birleştirmeye olanak sağlayan embriyo çalışmalarını bu kampüste hayata geçirebileceğiz. Moleküler biyoloji, kimya ve malzeme biliminin çekiştiği inovasyon projelerini tek çatı altında burada yürütebileceğiz" dedi.

20.04.2023 09:30:00
TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü açıldı
TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü açıldı
TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsünün açılışını gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Bu merkezde tüm Türkiye'ye, hatta bölgeye hizmet edebilecek önemli yatırımlar var. Bu önemli yatırımla farklı aşı ve genetik ürünleri, biyoteknolojik aşı ve ilaç adaylarını hücreden başlayarak üretebileceğiz. Kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olan hücre tedavi sistemlerini, DNA zincirlerini kesmeye ve yeniden birleştirmeye olanak sağlayan embriyo çalışmalarını bu kampüste hayata geçirebileceğiz. Moleküler biyoloji, kimya ve malzeme biliminin çekiştiği inovasyon projelerini tek çatı altında burada yürütebileceğiz" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK-Medikal Biyoteknoloji Mükemmeliyet Merkezi ile Ulusal Biyolojik ve Kimyasal Merkezi'nin açılışı için Kocaeli'ye geldi. Programda yaptığı konuşmada gündemlerinin yoğun olduğuna dikkat çeken Varank, "O kadar yoğun ki muhalefet daha Togg'u eleştirmeyi bitirememişken biz dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu'yu kahraman donanmamızın envanterine kattık. Onlar TCG Anadolu'yu eleştirmeye çalışırken, biz yerli ve milli uydumuz İMECE'yi uzaya fırlattık. İMECE'yi dillerine dolamaya hazırlanırken, biz Türkiye'nin ilk yerli ve milli elektrikli ana hat lokomotifini dün raylara indirdik. Tabii muhalefet eleştirirken diyorum, çünkü bir kez bile bu önemli gelişmeler, bu gurur projeleriyle ilgili olarak mutlu olduklarını görmedik. Bir kez bile yüzlerinde bir tebessüme denk gelmedik. Biz bütün bu çalışmaları yaparken bizi hep eleştirdiler. İşte sadece bu saydığım başlıklar bile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2 haftaya sığdırılmış başarı öyküleri. Türkiye Yüzyılı'nın daha ilk fotoğrafları. Tabii iki haftada bu kadar çok atılım olunca birileri şaşırıyor. Diyorlar ki, 'Siz bunların hepsini seçimler için mi biriktirdiniz, bunları beklettiniz' Seçim çalışması için mi bunları yapıyorsunuz'' Değerli arkadaşlar, bizim bugün devreye aldığımız projelerin temelleri, başlangıçları bundan 5 sene önce, 4 sene önce, 6-7 sene önce. Bize şunu söylüyorsanız 2023 seçimlerini dikkate alıp, 7 sene önce proje başlatıyorsunuz diyor olsa birileri, demek ki bu bizim ne kadar vizyoner olduğumuzu da aynı zamanda gösteriyor. Tabii bunlar işin latifesi" diye konuştu.

"Önümüzdeki günlerde çip konusunda önemli bir yatırımın imza törenini gerçekleştireceğiz"
Yeni atılımlara devam edeceklerini söyleyen Bakan Varank, "Biz Türkiye Yüzyılı'nın nişanelerini Türkiye'ye kazandırmaya devam edeceğiz. Biliyorsunuz eskiden kara tahtalara milli yazmakla, yerli yazmakla yerli ve milli olunduğunu zanneden insanlar vardı. Bu işler öyle tahtalara yazmakla olmuyor, hareketle oluyor, koşuşturmacayla oluyor, gayretle oluyor. Biz eser siyaseti peşinde gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyoruz. Biz eserlerimizle geleceği yazıyoruz. Çip teknolojisinden bahsediyorlar. Bakınız, TÜBİTAK hem çip teknolojileri alanında Ar-Ge yapma hem de üretim yapma kabiliyetine sahip bir kurumumuz. Bugün biz savunma sanayiinin ihtiyacı fotodedektör çiplerini kendi kabiliyetlerimizle zaten üretiyoruz. Nerede üretiyoruz' İşte bu kampüsün içerisinde üretiyoruz. Bu bahsettiğimiz çiptlerin kilogram başına ihracat değeri ne kadar biliyor musunuz' Tam 388 bin dolar. İşte katma değer burada oluşuyor. Tabii teknolojiler sadece maddi katkılarıyla ölçülmez. Öyle kritik teknolojilerden bahsediyoruz ki bazen parasını verseniz dahi dünya size bunları tedarik etmiyor. İşte çipse çip, katma değerse katma değer. Türkiye'de bugün birçok girişimcimiz verdiğimiz destekler sayesinde çip tasarım kabiliyetlerine sahip hale geldi. Buradan bir güzel müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde çip konusunda önemli bir yatırımın imza törenini de hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu imza sadece Türkiye'nin geleceğine değil, bölgenin geleceğine de atılmış bir imza olacak" şeklinde konuştu.

"Yerli solunum cihazımızı seri üretim aşamasına getirdik"
Biyoteknolojik aşı ve ilaçların pandemi döneminde çok konuşulduğunu ifade eden Bakan Varank, "Bu aşı ve ilaçları üretebilen ülkeler pandemi sürecine de aslında yön veren ülkeler oldular. Biz de bu dönemde tüm kabiliyetlerimizde nasıl bu alanlarda yerli ve milli teknolojiler geliştirebiliriz buna odaklandık. 14 gün gibi kısa bir sürede vatandaşlarımıza nefes olan yerli solunum cihazımızı seri üretim aşamasına getirdik. Aynı zamanda hızlı bir şekilde aksiyon alarak aşı ve ilaç çalışmalarına da bildiğiniz gibi başladık. Bilim insanlarımızın önünü açabilmek için ne gerekiyorsa onu yerine getirdik. Öğrencilerimizi araştırma projelerine dahil etmek için kar destek programını oluşturduk. O dönemde o kadar güzel neticeler aldık ki artık STAR programını tüm alanlara, tüm üniversitelere yaygınlaştırdık. Bu projeler sayesinde bugün aşı ve ilaç geliştirilmesi noktasında önemli bir insan kaynağı kapasitesine sahibiz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de artık ilaç, aşı geliştirilmiyor, üretilmiyor' dediler"
Pandemi döneminde iftiralara maruz kaldıklarını ifade eden Bakan Varank, "İnatla, 'Türkiye aslında aşı üretebiliyordu ama siz bunu engellediniz' dediler. 'Hıfzıssıhhayı siz kapattınız, onun için Türkiye'de artık ilaç, aşı geliştirilmiyor, üretilmiyor' dediler. Yeri gelmişken ben şu gerçeği de bir kez daha ifade etmek istiyorum. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü'nde evet 1998'e kadar farklı aşılar üretilebiliyordu. Ama 1998 senesinden sonra o üretimler durduruldu, aşıyla ilgili işler bir kenara bırakıldı. Biz ne zaman iktidar olduk' 2002 senesinde. Yani 1998 yılında son aşısını üretmiş bir kurumun sorumluluğunu bize yüklemeye çalışanların aksine biz sağlık sektörünün, savunma sanayii gibi stratejik öneme sahip olduğunun farkındayız ve bu manada da bu alanlara dönük yatırımlarımızı, çalışmalarımızı en başından itibaren yaptık ve pandemiyle birlikte aslında bunların bir kısmının neticesini aldık. Bu çalışmaları da hızlandırmış olduk. Sağlık alanında yapılan her bir girişimi, her bir yatırımı desteklemek için emin olun biz Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak elimizden gelen gayreti gösteriyoruz" dedi.

"Akademik ve teknik danışmanlık hizmetlerini yüzde 70'ini Bakanlık olarak biz üstleneceğiz"
Aşı ve ilaç sektörünü öncelikli yatırımlar olarak teşvik ettiklerini dile getiren Bakan Varank, "TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2002'den günümüze aşı ve ilaç alanında 5 binden fazla projeye yaklaşık 11 milyar lira kaynak aktardık. İlaç alanında faaliyet gösteren Ar-Ge merkezi sayısını 41'e çıkardık. Teknopark ve Ar-Ge merkezlerindeki aşı ve ilaç sektörüne yönelik çalışmalar yürüten firmalara bugüne kadar 5,5 milyar liranın üzerinde destek sağladık. Biz sağlık alanına yaptığımız desteklerin kapsayıcılığını her geçen gün de arttırmaya çalışıyoruz. Bu noktada bugün bir müjdemizi de sizlerle yine paylaşmak istiyorum. Önümüzdeki günlerde kümelenme destek programı kapsamında yeni bir kümelenme destek çağrısına çıkıyoruz. İlaç, biyoteknoloji ve medikal alanında çalışan şirketler ve start-uplar bu çağrıya başvurup bu desteğimizden faydalanabilecekler. Burada ortak laboratuvar, test analitik sertifikasyon hizmetleriyle akademik ve teknik danışmanlık hizmetlerini yüzde 70'ini Bakanlık olarak biz üstleneceğiz" şeklinde konuştu.

"Embriyo çalışmalarını bu kampüste hayata geçirebileceğiz"
Bakan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu kampüs 3 bin 500 metrekare kapalı alana sahip medikal biyoteknoloji mükemmeliyet merkeziyle ulusal biyolojik ve kimyasal test merkezlerinden oluşuyor. Yine aynı zamanda laboratuvarları, hayvan araştırmaları merkezleri de aslında bu kampüsün tamamlayıcıları konumunda. Buradaki yüksek teknolojiye sahip laboratuvarlarımızda ülkemizin önde gelen bilim insanları ve araştırmacıları bir araya gelerek yeni çözümler geliştirecek. Tüm Türkiye'ye, hatta bölgeye hizmet edebilecek önemli yatırımlar var. Bu önemli yatırımla farklı aşı ve genetik ürünleri, biyoteknolojik aşı ve ilaç adaylarını hücreden başlayarak üretebileceğiz. Kanser tedavisinde önemli bir yere sahip olan hücre tedavi sistemlerini, DNA zincirlerini kesmeye ve yeniden birleştirmeye olanak sağlayan embriyo çalışmalarını bu kampüste hayata geçirebileceğiz. Moleküler biyoloji, kimya ve malzeme biliminin çekiştiği inovasyon projelerini tek çatı altında burada yürütebileceğiz. Bunlar yapacağımız çalışmaların, bu kampüsün kabiliyetlerinin sadece küçük bir örneği. Pandemi döneminde biz pilot ölçekli üretim yapabilmek için adeta fabrikaların kapılarında yattık. 'En azından bir kısmını üretim tesislerinizin bize ayırın, gelin şu pilot üretimleri yapalım. En azından klinik çalışmalara başlayalım' diye ne diller döktük. Artık ona ihtiyacımız olmayacak. İşte bu merkezde, bu kampüste hücreden başlayarak pilot üretime kadar bütün kabiliyetler devletimizin kontrolünde olmuş olacak. Bütün hocalarımız, bilim insanlarımız bunlardan faydalanabilecekler. Tabii bugün bu önemli. Ulusal Biyolojik ve Kimyasal Test Merkezi'nin, Türkiye'nin milli güvenlik ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşılayacağımız önemli bir altyapının da açılışını gerçekleştiriyoruz. Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı savunma ürünlerinin uluslararası standartlarda test ve sertifikasyonlarını bu merkezde gerçekleştirebileceğiz. Ar-Ge faaliyetlerinin de yürütüleceği bu merkezimiz, Milli Savunma Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın desteği ve işbirliğiyle hizmet verecek. Tabii bizim en büyük sermayemiz insan kaynağımız. Bu noktada aşı ve ilaç sektöründe çalışacak yeni araştırmacılarımızı da aslında biz bu kampüste yetiştirmiş olacağız."

"Türkiye'nin uluslararası arenada sağlık inovasyonu ve biyoteknoloji liderliğini destekleyecek"
Kampüsün önemli bir yatırım olduğuna dikkat çeken Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "Kampüsümüzün tüm aşı ve ilaç geliştirme, KBRN araştırmaları gibi kritik konularda dünyada öncü bir merkez olacağından emin olun hiçbir şüphemiz yok. TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü Türkiye'nin uluslararası arenada sağlık inovasyonu ve biyoteknoloji liderliğini destekleyecek. Ayrıca sağlık alanındaki sıra dışı araştırmalara, yenilik ve ilerlemelere de öncülük edecek. Burada gerçekleştirilecek çalışmaların ülkemizde insanlığa ve dünyanın geleceğine büyük bir katkı sunmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.

"Ulusal, biyolojik ve kimyasal test merkezimiz olarak hizmet verecek"
TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal ise, "Ülkemiz için iki tane kritik olan merkezin açılışı için buradayız. Ülkemizin bölgesel ve küresel büyümesi, rekabeti ve aynı zamanda artan tehdit noktasında alışagelmiş olduğumuz geleneksel silah ve mühimmatların yanında aynı zamanda biyolojik kimyasal, radyolojik ve nükleer kapsamdaki tehditlere hazır olunması gereklidir. Hem yurt dışından temin etmiş olduğumuz ama daha da önemlisi ülkemizde geliştirilecek olan cihazlar ve bu kapsamda yine biyoteknolojik aşılar kapsamında geliştirilen ürünlerin testi için de yaptığımız alt yapımızdır bu merkez. Burası ulusal, biyolojik ve kimyasal test merkezimiz olarak hizmet verecek" dedi.
Konuşmaların ardından kurdele kesimi yapılarak, Bakan Varank, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, bilim adamları ve katılımcılar merkezi gezdi.İHA

Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.