Yüksek yargı, Anayasa'ya karşı olmuş tümsek yargı. Yargının tepesindeki çatışma ülke gündeminde çözüm bekliyor.
Hukukta hegemonya savaşı başladı/başlatıldı da desek olur. Yargıtay 3.Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararı uygulamıyor. Gerekçe olarak da "Anayasa Mahkemesi (AYM) yüksek mahkemeyse ben de yüksek mahkemeyim" diyor. Oysa Anayasa'ya göre Yargıtay da yüksek yargı olmasına rağmen, AYM kararlarına uymak zorundadır (Anayasa madde/153).
Kaldı ki, mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında da son sözü AYM söyler; Anayasa'nın 158 maddesine göre, "Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır."
Herkes Cumhurbaşkanının ağzına bakıyor, ne diyecek, diye. Cumhurbaşkanı, Yargıtay'dan yana tavır koydu. Oysa Erdoğan'ın bu konuda hakemlik yapacak durumu yok. Gerçi görev ve yetkilerini belirleyen Anayasa hükmüne göre Anayasayı uygulama ve devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etme görevi varsa da (madde, 104), kendisi siyasal iktidar partisi AKP'nin Genel Başkanı olması nedeniyle tarafsız olamaz. Tarafsız olamayacağı için de hakemliği sağlıklı olmaz.
Aslında Anayasaya göre hakem bellidir. Anayasa Mahkemesi. Ne var ki, siyaset hakeme itiraz etmektedir. Peki, nerde kaldı "kuvvetler ayrılığı" ilkesi. Bir ayrılık var o da yargının kuvvetten yoksun bırakılması. Yani erksiz bırakılan yargı.
İş kalıyor yargıcın ahlak ve vicdanına…
Yargıç ve savcılar mesleğe başlarken, "Anayasayı koruyacağıma; görevimi doğruluk, tarafsızlık ve hakka saygı duygusu içinde, sadece vicdanımın emrine uyarak yapacağıma namusum ve şerefim üzerine ant içerim" diye yemin ederler. Bu yeminin öznesi vicdandır. Vicdan, yargıcın ahlakıdır. Yargıçların, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermesi anayasa kuralıdır. Anayasa, hiçbir organın, makamın, merci veya kişinin yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceğini, genelge gönderemeyeceğini, tavsiye ve telkinde bulunamayacağını hüküm altına almıştır. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır (madde, 138).
AKP'nin mesleğe kabul ettiği veya etkin pişmanlıktan yararlanan ve halen meslekte olan FETÖ'cü yargıçlar eski uygulamayı sürdürüyor. Siyaset kurumu yasalara ve Anayasaya hatta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçları ödüllendiriyor. Bir yargıç AYM'nin kararını tanımadığı için Yargıtay'a, oradan Anayasa Mahkemesi'ne seçiliyor.
Yargıçlar vicdani kanaatlerine göre karar veremediği sürece adalet gerçekleşmez ve halkın yargıya olan güveni giderek azalır.
Sözün özü: Siyasallaşan yargı istemiyoruz.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023



























































