logo
11 HAZİRAN 2026

Tunç Soyer: Genel başkanlık derdim değil

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, 'Benim, başarısız bulunan bir belediye başkanının 'sütte leke var onda yok' denilen bir başkan adayının yanında olması ona zarar verir' dedi.

25.03.2024 15:11:00
İhlas Haber Ajansı
Tunç Soyer: Genel başkanlık derdim değil
Tunç Soyer: Genel başkanlık derdim değil
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, görev yaptığı 2019-2024 dönemindeki 5 yıllık icraatlarını ele almak ve bu döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Varyant'ta bulunan Şato Kütüphane Bahçesi'nde gazetecilere değerlendirmelerde bulunan ve gazetelerde kendisine yönelik atılan başlıkları örnek göstererek konuşmasına başlayan Soyer, 'Bu süre içinde gerçekten güzel işler yaptık, iyi işler yaptık ama akıl almaz saldırılarla karşılaştık. Mesela 'kaçakçı Soyer durdurulamıyor' diye bir başlık. Kaçakçı dediği sadece Seferihisar Ulamış Mahallesi'nde yaptığımız binadaki bir köy fırını. Yani ruhsata uygun olmayan iddiası sadece o fırınla ilgili söz konusu. Bir başka başlık 'Tunç Şato'da Ekrem Köşk'te'. 'Soyer İzmir'i borca batırdı'. 'LBGT aşkı.' Neredeyse gün aşırı bu manşetlerle İzmirli buluşturuldu. Neredeyse her gün büyük bir operasyon sürdürüldü. Vicdanım rahat. Eksik, yanlış, kusurlu bulanlar olabilir. Fakat ben vicdanen kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak bunları yaptım' diye konuştu.

Doğru bilinen yanlışları ve yanlış bilinen doğruları anlatmak istediğini vurgulayan Başkan Soyer, 'Şato 1954'te Şark kahvesi olarak tasarlanıp yapılmış. 1969'da Büyükşehir Belediyesi'ne geçmiş. Orada bir şirket bir dönem işletmiş sonra kiraya vermiş. Kiraya verdiği dönemde işletilen restoran Şato adını taşıdığı için ismi de Şato olarak kalmış. Bizim evimiz Seferihisar'daydı. İzmir'de göreve başlayınca da merkezi bir noktada hızlıca belediyeye erişebileceğin bir arayış içine girdik. Burayı bulduğumuzda da bunun bir bölümünü bize yeteceğini düşündük. Geri kalan bölümünü kütüphane olarak yaptık. Hatta Türkiye'nin ilk dijital kütüphanesidir. Dolayısıyla bu süre içinde de 3 oda 1 salon olarak kullandık. Diğer bölümü dijital kütüphane yaptık' ifadelerini kullandı.

KÖY-KOOP iddialarına da yanıt veren Soyer, 'Ocak 2007-2019 tarihleri arasında, 12 yılda Büyükşehir Belediyesi 501 milyon liralık tarım ve hayvancılıkla ilgili alım yapmış. Bizim dönemimizde bu rakam 1.1 milyar liraya çıktı. 12 yılda 500 milyonluk alımın yaklaşık ikincisini almışız. Ama o dönemde de kendi dönemimizde de bizden önce sadece Tire Süt Kooperatifi üzerinden süt alımı yapılıyormuş. Biz bunu KÖY-KOOP üzerinden 42 kooperatife yaydık. Doğrudan doğruya kooperatiflerden belediyenin ürün alması engellendi. Bu uygulama kaldırıldı. Böylece küçük üreticinin artık Büyükşehir Belediyesi'ne ürün satma konusunda bugüne kadar sahip olduğu hakkı ortadan kalkmış oluyor. 2021 yılında KÖY-KOOP'un kasasında kalan para 60 küsur bin lira. 180 milyonluk, 140 milyonluk alımlar yapıldığı iddiası var. Bunlar doğrudan doğruya üreticiye, kooperatife yansıtıldığı için KÖY-KOOP'un sadece aracılık yapmak ve bütün bu kooperatifleri tek bir çatı altında buluşturmak gibi bir misyonu var. Bunu yerine getirmiş. Eşim senelerdir KÖY-KOOP'ta yöneticilik yapıyor. Bir ara KÖY-KOOP'un genel başkanlığını yaptı. Bu süre içinde ne bir lira harcırah, ne bir lira maaş, ne bir lira huzur hakkı almamıştır' cümlelerini aktardı.

'En pahalı su' eleştirileri

Türkiye'nin en pahalı suyunu İzmirliye layık görüldüğü iddiası üzerine de konuşan Soyer, şunları kaydetti:

'İzmir gerçekten su fakiri bir kent ve İzmir'in su kaynaklarının yaklaşık yüzde 60'ı yer altından çıkıyor. Öreğin Sarıkız kuyuları var. Manisa sınırı içinde oradan getiriyoruz. Hem yer altından çekmenin çok ağır bir maliyeti var. Sondajı, kuyusu, bunun bakımı, tamiratı, bunun için kullanılan elektriğin maliyeti, bunlar üst üste eklendiğinde çok ağır bir maliyet çıkıyor. Bu tablo nedeniyle de normalde örneğin Ankara'nın İstanbul'un hep baraj suyudur şehirde kullandırdığı su. Elektrik maliyeti çok düşüktür, diğer maliyetleri çok düşüktür. Sadece bunun maliyeti nedeniyle su fiyatı belirlenir. Halbuki bizde bu ağır maliyetler nedeniyle suyun maliyeti de çok yükseliyor. İZSU istediği gibi fiyat ortaya koyamayan bir kurumdur. Kar amaçlı bir kurum değildir. Burada 'fiyatı yüksek tutuyor, cebine de para kalıyor' iddiaları mümkün değil. Yasal olarak İZSU'nun kar etmesi mümkün değil. İZSU'nun maliyetleri üzerinden keyfi indirim yapması da mümkün değil.'

İzmir'de çocukluğundan beri bir koku meselesinin var olduğunu ancak büyük kanal projesi ile önemli bir yol alındığını söyleyen Soyer, şu sözlere yer verdi:

'İzmir'deki koku burnumuzun direklerini sızlatırdı. Büyük Kanal Projesi'nde çok önemli bir yol alındı. Fakat sonrasında sürdürülebilir bir çalışma yapılmamış olduğu için de tekrar kokuyla yüzleşti İzmirli. Bu çalışmaların devamı getirildiği takdirde İzmir'de koku problemi ilelebet gitmiş olacak. Yapacağımız son çalışma da oydu. Orada da Çevre ve Şehircilik Bakanlığından izin gelmedi hala. Deşarj yatağını değiştirmek, iç körfeze değil dış körfeze deşarjımızı sağlamak. Önümüzdeki günlerde gelmesini diliyorum.'

Konuşmasında Basmane Çukuru'yla da ilgili açıklamalar yapan Başkan Soyer, 'Basmane Çukuru neredeyse hep uyuyan bir meseleydi. Bir türlü işte uzun yıllardır giderilememişti. Bunu dirilttik ve bununla ilgili çok yol aldık. Kaç tane Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı değişti bizim zamanımızda, sayısını bilmiyorum ama çokça TMSF Başkanıyla gittik, müzakere ettik, anlattık. Takas dahil, satın alma dahil her şeyi önerdik. Maalesef tahmin edeceğiniz gibi rasyonel temellerde görüşülen bir mesele olmaktan çıktı ve tamamen siyasi bir angajmana dönüştü iş. O nedenle çözülmüyor. Halbuki bütün meseleye çok hakimiz, nasıl çözülebileceği konusunda her türlü seçeneğe de hazırız. Tekrar kamuya kazandırılmasıyla da ilgili çok kararlı bir duruş ortaya koyduk. Dilerim bizden sonra bu mesele de çözülebilir' şeklinde konuştu.

'İzmir otogarında yanlış bir algı var'

İzmir otogarı ile ilgili yapmadıklarına dair bir algının da bulunduğunu anlatan Soyer, 'Bu da doğru değil. Biz 25 yıl için yapılan anlaşmanın sonuna geldiğimizde tahliye istedik. Hepsiyle hem icra takibi yaptık hem tahliye davası açtık. Pandemi nedeniyle işletmeci şirket kira süresinin 7 yıl uzatılması için bir dava açtı ve kazandı o davayı. İstinafta da bizim talebimiz reddedildi. Biz de bir başka yol bularak idari anlamda sürenin dolması nedeniyle kaymakamlık üzerinden tahliyesini talep ettik. Henüz kaymakamlıktan bir dönüş olmadı bildiğim kadarıyla. Dolayısıyla otogarla ilgili hazırladığımız olağanüstü güzel bir proje var. Tahliyesiyle ilgili hukuki süreçlerin sonuna kadar takip ediyoruz' dedi.

Belediyede kadrolaşma iddiaları

Belediye şirketinde kaç kişinin çalıştığına ve belediyenin Tuncelililer ile doldurulduğuna yönelik iddialara da yanıt veren Soyer, şöyle konuştu:

'Mart 2014'te 20 bin 142 çalışanı varmış İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin. Mart 2019'da 27 bin. 271 şu an itibariyle 34 bin 329. 7 bin 129 kişi artmış Mart 2019'a gelindiğinde, 7 bin 58 kişi artmış Mart 2024'e gelindiğinde. Belediye çalışanlarının 2019'da yüzde 54'ü 54.67'si İzmirliymiş. 2024'de 53.72'si. Bunun dışındakiler Manisa, Erzurum, Ankara, Kars, Mardin, Tunceli, Tokat, İstanbul, Konyalı. Bunların tamamı yüzde 2.83 ile 0.89 arasında değişiyor.'

Belediyenin borç batağına batırıldığı iddiasının da doğru bilinen yanlışlardan bir tanesi olduğunu aktaran Soyer, 'Belediyenin finansal borcu Mart 2019'da 5 milyar lira, Şubat 2024 son itibariyle 25.7 milyar lira. Bizim borcumuzun yüzde 82'si dış borç, geri kalan iç borç. Dolayısıyla bu borcun 2019 Mart itibariyle değeri 790 milyon Euro, Şubat 2024 itibariyle 763 milyon Euro. Yaklaşık yüzde 3,5'luk bir düşüş var. Biz bu 5 yıl içinde 878 milyon Euro borçlanma yapmışız, 900 milyon Euro borç ödemişiz' ifadelerine yer verdi.

'Genel başkanlık derdim değil'

Genel Başkanlığa aday olmadığını söyleyen Soyer, "Ne bu 5 yıl boyunca yaptığımız işin ne de kamuoyundaki karşılığın nedeniyle başkan adayı yapılmadığımı düşünmüyorum. Kafayı yastığa koyduğumda huzurla uyuyacağım, arkadaşlarımla hep beraber çok çalıştık. Eksik yapmış olabiliriz ama en iyisini yapmak için çok çalıştık. Vicdanım çok rahat, bundan sonrasında memleket için çalışmaya devam edeceğim. Ben hayatındaki tercihini bundan yapmış, hayatının anlamını burada bulan bir insanım. Başka bir şey yapmam söz konusu değil, memleket aşkı da koltuk makam mevki tanımıyor. Ben baştan söyleyeyim, genel başkanlığa aday mısınız diye soracak olanınız varsa bunların hepsi olabilir ama benim derdim bu değil. Çok şükür evde de baba bize para pul, yatımız olsun katımız olsun evlatlarım ve eşim yok. Hayatta başka beklentilerimiz yok" açıklamalarında bulundu.

Soyer ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'kendisinin aday gösterilmemesiyle ilgili bir müdahalesinin olmadığını' söylediğini aktardı.

"Kılıçdaroğlu aday gösterilmememi şaşkınlıkla karşıladı"

Açıklamalarının ardından kendisine yöneltilen sorulara yanıt veren Soyer, aday gösterilmemesinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü belirterek, 'Kılıçdaroğlu'nu iki kez ziyaret ettim. Benim 'aday gösterilmememi şaşkınlıkla karşıladığını' söyledi' cümlelerini aktardı.

'DEM Parti ile aramda gönül bağım var açıklamasını biraz açar mısınız'' sorusuna yanıt veren Soyer, 'Benim bütün dezavantajlı gruplarla gönül bağım var. AK Parti'ye oy verenlerle de Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy verenlerle de gönül bağım var. Benim gönül bağım bu şehirde yaşayan insanlarla olan bağımdır. Seferihisar'da belediye başkanıyken Sur'la kardeş şehirdik. Oraya kayyım atandığında ertesi gün Konak'ta bunun doğru olmadığını söyledim. DEM Parti, o zaman HDP seçmenleri orada gösterdiğim duruşu unutmadılar. Ege Mahallesi'nde Romanlar ile kurduğumuz ilişki onları çok etkiledi. Kısacası gönül bağı, sevgi bağıdır. Siyasi bir içerik değil burada kast edilen insani bir bağdır" dedi.

Soyer 'Devir teslim olacak mı'' sorusuna ise 'Aziz Bey benim adaylık kampanyama hiç katılmadı, ben de talep etmedim o da sitem etmedi. Ama devir teslime geldi, makamdaydık. Hatta birlikte gittik birlikte devraldık. Yine mazbata alındıktan sonra devir teslim olacak' açıklamasında bulundu.

Özgür Özel'in 'sütte leke var' açıklamasına yanıt

Yerel seçimlere yönelik de açıklamalarda bulunan Soyer, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüm adaylarına başarılar diliyorum. Sonuç itibariyle ben burada aday gösterilmedim. Üstelik de anketlerde başarısız çıktığıma dair ifadeler kullanıldı. Genel başkana 'geçmişte bazı sorunlar vardı' denmiş. Dolayısıyla benim, başarısız bulunan bir belediye başkanının 'sütte leke var onda yok' denilen bir başkan adayının yanında olmam ona zarar verir. Benim başarısız bulunduğum bir yerde Cumhuriyet Halk Partisi için yapacağım çalışmanın bir sınırı vardır. Daha önce bir İstanbul'a gitmiştim. Bu hafta içinde Rize'ye gideceğim. Benim birikimimden, deneyimimden faydalanmak isteyen Cumhuriyet Halk Partililere koşa koşa gidiyorum. Son dakikaya kadar da elimden geleni yapacağım. Ama bunun sorumluluğunu İzmir'le ilgili benden beklemek artık haksızlık olur. Ama hem beni aday gösterme hem benden bu işin kazanılmasını bekle bu hakkaniyete uygun değil' diye vurguladı.

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: Gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda 22 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Kenan Doğulu, Beren Saat, Kerimcan Durmaz, Ayşe Hatun Önal gibi ünlü isimlerin olduğu öğrenildi

11.06.2026 11:00:00
İHA
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: Gözaltına alınan isimler belli oldu
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonu: Gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 22 kişi gözaltına alındı.

Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın düzenlenirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler de belli oldu. Operasyonda gözaltına alınanlar arasında Ayşe Hatun Önal, Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Ahmet Karoğlu, Emre Tari, Hasan Vatan, Kerimcan Durmaz, Kenan Doğulu, Beren Saat, Mehmet Cem Karcı, Berdan Mardini, Reyhan Küçükyeğen, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correira, Enis Arıkan, Rafet Eren Yorulmazer, Ali Efe Bezci ve Selin Ciğerci yer aldı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenilirken, soruşturmaya ilişkin çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Yargıtay ve Danıştaya seçilen yeni üyelere ilişkin kararlar Resmi Gazete'de

Yargıtay ve Danıştaya seçilen yeni üyelere ilişkin kararlar, Resmi Gazete'de yayımlandı

11.06.2026 07:00:00
AA
Yargıtay ve Danıştaya seçilen yeni üyelere ilişkin kararlar Resmi Gazete'de
Yargıtay ve Danıştaya seçilen yeni üyelere ilişkin kararlar Resmi Gazete'de

Buna göre Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, Yargıtay üyeliğine seçildi.

HSK Genel Kurulunca Danıştay üyeliklerine ise Ankara İdare Mahkemesi Başkanı Gülten Hatipoğlu ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Recep Yılmaz Korkmaz'ın seçilmelerine karar verildi.

Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan karara göre, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Şükran Doğan da Danıştay üyeliğine seçildi.

Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına çok sert tepki göstererek, "Soykırımcı ve çocuk katili Netanyahu'nun ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir" dedi

10.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik sarf ettiği sözleri sert bir dille eleştirdi.

Baş, Netanyahu'nun adalet ve vicdan gibi kavramlar üzerinden konuşmasını "dünya kamuoyunun aklıyla alay etmek" olarak nitelendirdi.

"Kendi sicili ağır suçlarla dolu"

BTP lideri Hüseyin Baş, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Soykırımcı ve çocuk katili İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanına ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir. Kendi sicili, ağır insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve masum sivillere yönelik saldırılarla dolu bir kişinin adalet, vicdan ve ahlak üzerine konuşması, dünya kamuoyunun aklıyla alay etmektir."

Ankara-Tel Aviv hattında "ahlak dersi" gerilimi tırmanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, uluslararası arenada ve sosyal medyada Türkiye ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan suçlamalarına Türkiye'deki siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Türkiye, Gazze'deki askeri operasyonlar ve sivil ölümleri nedeniyle İsrail yönetimini uluslararası mahkemelerde savaş suçu işlemekle suçluyor. Ankara'nın sert yaptırım ve kınama mesajlarına, Netanyahu hükümeti "ahlak dersi almayacağız" savunmasıyla karşılık verdi. Muhalefet partileri de dahil olmak üzere Türkiye'deki siyasi liderler, dış politikada Netanyahu'nun haddi aşan beyanatlarına karşı ortak bir refleks gösteriyor.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın bu çıkışı, İsrail'in Gazze ve Orta Doğu politikalarına karşı Türkiye'deki toplumsal ve siyasi mutabakatın bir parçası olarak değerlendirildi.


YKS giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM, 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

 

10.06.2026 14:04:00
Anadolu Ajansı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek

Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak

10.06.2026 14:01:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki hafta Moskova'yı ziyaret edeceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Fidan'ın 15-17 Haziran tarihlerinde Moskova'yı ziyaret edeceğini bildirdi.

Zaharova, Fidan'ın Moskova'daki temasları sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la görüşeceğini kaydetti.

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

10.06.2026 13:56:00 / Güncelleme: 10.06.2026 16:25:20
AA
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Neymiş, 27-28 Haziran'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingleri yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Siz 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum" dedi

10.06.2026 13:50:00
Haber Merkezi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat  Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat  Dervişoğlu, "Öcalan'a özgürlük mitingleri yapacaklarmış, ben de 27 Haziran'da Tandoğan’a çıkacağım" dedi
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Meclis'te düzenlediği grup toplantısına katılarak gündeme dair açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Ne butlanmış arkadaş"
"Kendime de sizlere de bir soru sorarak başlamak istiyorum. Ekranlarda ne görüyoruz? Haberlerde ne duyuyoruz? Biz neler yaşıyoruz, neler konuşuyoruz? İki haftadır, sabahtan akşama, akşamdan sabaha kadar, her kanalda tek bir konu var. Tek bir başlık var. Tek bir gündem var ve bu konu, bu başlık, bu gündem salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince, Sanırsınız ki; memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde 'adil bir rekabet' yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş, Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş. Enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış. Ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alınteri karşılığını bulmuş. İşsizlik problemi aşılmış. Çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor. Asayiş diye bir derdimiz kalmamış. Kadınlar, gençler, çocuklar güvende. Esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun. Dış politikada her şey güllük gülistanlık. Hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, 'ne butlanmış be arkadaş' diyesi geliyor.

"Acıların sebebi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir"
Yaşadığımız tüm bu krizlerin, Sokaktaki buhranın, cüzdandaki yangının, hanelerimizdeki acıların bir tek sebebi var! O da Türk Devletinin ve Türk Milletinin boynuna bir kement gibi geçirilen 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir'. Bunun kurbanı, eğilip bükülen siyasettir. Omurgası yok edilen bürokrasidir! Cübbesine düğme dikilen yargıdır! Paramparça edilen toplumsal ahdimizdir! Tek adamın dar kalıplarına hapsedilmek istenen, kısaca bir zümrenin tapulu malı, şahsi hırsların oyuncağı zannedilen Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ve tüm bunların bedelini ödeyen, yaşadığı hayat burnundan fitil fitil getirilen bizim insanlarımızdır. Bu sisteme geçildiğinden beri devlet nizamının çivisi çıkmıştır. Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile  'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla' cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kâr payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat de tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim."

"Kudüs'e vali bulurlar sen merak etme"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin "Niyazım şuydu, Rabb'im bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et" sözlerini eleştiren Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"Kudus'e vali bulurlar merak etme. Sen Mülki idareden geliyorsun, sen Mülkiyelisin yahu vali değilsin artık, Bakansın Bakan.  Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olmak, seviyorsun eski tabirleri madem 'Dahiliye Nazırı' olmak, dünya hayatında erişilebilecek en şerefli görevlerden biridir. Anladık dindarsın da, hayatında güvenlik makalesi okumamış seleflerine özenmek seni yükseltmez. İşinize bakın. Sokaklar güvensizlik dolu, asayiş sorunları diz boyu. Çeteler semtleri, mahalleleri işgal etmiş halde, 7 günün, 24 saatini bunlara ayırsan belki yine kâfi gelmez. Bu memleketin diplomatik makamları var, ordusu var. Türkiye'yi sağa sola karikatürize sataşmalar yapan yöneticilerin ülkesine çevirmeyin arkadaş. Allah aşkına biriniz de işine baksın! İşini tam layıkıyla yapsın."

"Bu millet şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır"
Çözüm sürecine ilişkin yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ve bir de güvenlik, beka meselesi var... DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşüp dönüyor ve  'Kök Yasa hazırlanacak' diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye 'kurucu önder' derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz elbetteki olacağı budur işte. Bunlara ne söylesek az ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum: Bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmamıştır. Unutmayacaktır. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında 'bir sefere mahsus' diyerek sıfırlayamanıza izin vermeyecektir. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis'tedir. Safımız bu iradenin hâkimiyetini savunmaktır. Kök yasa ne demektir? Kim uydurmuştur?

Son zamanlarda bu şeyleri iki kişi uyduruyor elbette terör hükümlüsü Öcalan. Onun ulağı Pervin Buldan ve avanesi de bunu Ankara'ya taşımak istiyor. 'Bir sefere mahsus' diyerek terör hükümlülerine, eli kanlı katillere arka kapıdan af getirmeye, devleti kökünden sarsmaya çalışacağını bize gösteriyor. Biz görmüyor muyuz, anlamıyor muyuz onu anlayacağız. Tohumu ihanet olanların, gövdesi kan ve gözyaşı üstüne yükselenlerin, dalları bu milletin evlatlarının canına uzananların kökü olmasına izin vermeyecektir bu millet. Köksüzler başkasının suyuyla, başkasının rüzgarıyla büyürler. Köksüzler bir katile ram olarak, Türkiye'ye hayır gelmeyeceğini de aslında çok iyi bilirler. Ve o rüzgâr kesilince devrilip gideceklerini gayet iyi biliyorlar. Bizler ise bu toprakta kök saldık. Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da. O kökler bu milletin şehit kanıyla sulandı. O kökler bu milletin analarının yaşıyla beslendi.

"27 Haziran'da Ankara gelincik tarlasına dönecek"
Neymiş, 27-28 Haziran'da 'Öcalan'a Özgürlük' mitingleri yapacaklarmış. Buyursunlar yapsınlar. Türkiye'yi sahipsiz zannediyorlar. Siz 27 Haziran'da hangi meydana çıkarsanız çıkın. Ben Müsavat Dervişoğlu olarak Türk milletini arkama alıp Tandoğan Meydanı'na çıkacağım. Sağcısı solcusu, doğulusu batılısı... Bayrak sevdalısı herkesi, sevdası Türkiye, kaygısı Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği olan herkesi 27 Haziran Cumartesi günü Tandoğan Meydanı'na bekliyorum. Şanlı bayrağımızı ellerine alıp gelsinler. O gün bütün Ankara gelincik tarlasına dönecek ve kırmızı beyaz olacak Allah'ın izniyle. O gün elinde Türk bayrağı olan herkesi elimde Türk bayrağıyla karşılayacağım."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı

10.06.2026 13:19:00
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, CHP'de yaşananları "salon kapma savaşı" şeklinde tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında CHP'yle ilgili şunları söyledi:

"Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükûnetle çözmek yerine, kimi zaman bizi, kimi zaman mahkemeleri, kimi zaman da medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar. Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik. CHP'nin 38. Kurultayı'na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir. Kardeşlerim, "Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim." diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.

Tüm tarafların CHP'li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış, neticede hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Dikkat ederseniz, partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk. Hiç elimizi dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirgânlarının sataşmalarına kulak asmadık. Medyadaki silahşorlerin tuzaklarına düşmedik. Aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadiseleri ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik. Aynı tavrımızı koruyoruz.

Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz. Nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclisimizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.

Bakın, açık söylüyorum. Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörize edilmesine, Gazi Meclisin nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.

Burada şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum. CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Bugüne kadar bizim şahıslarla işimiz olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Çünkü AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil, CHP'nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir. Bizim mücadelemiz başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır. Bizim mücadelemiz milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan Jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa, "Boş ver, Araplara paranı kaptırma." diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz Batılı patronlarından aferin alabilmek için Türkiye'yi yurt dışına şikâyet eden mandacılarladır. Ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyle mücadelemiz sürecektir. Bizim mücadelemiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını "Zulüm 1453'te başladı." yazılarıyla kirleten mankurtlarladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir."

Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı

10.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Bakan Yusuf Tekin açıkladı: Cuma günü okullar tatil edildi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde sınav hazırlıklarının eksiksiz tamamlanabilmesi için 12 Haziran Cuma günü okullarda idari izin uygulanacağını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "nöbetçi bakan" uygulaması kapsamında bulunduğu TBMM'de, hafta sonu gerçekleştirilecek LGS sınavı ile ilgili hazırlıklara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Bu yıl 1 milyon 22 bin 658 adayın katılacağı sınav öncesinde tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten Tekin, sınav merkezlerinde gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla eğitim-öğretimin sürdüğü 12 Haziran Cuma günü için idari izin kararı alındığını duyurdu.
Tekin, "Hazırlıkların yapılabilmesi için, eğitim-öğretimin devam ettiği cuma günü bir gün idari izin verdik. Öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, bütün kurumlarımız bir gün idari izin almış oldular. Biz de sınavın yapılacağı okullarda hazırlıkları yapacağız" dedi.

LGS tarihi Milli Takım maçı nedeniyle değiştirildi
Daha önce 14 Haziran Pazar günü yapılacağı açıklanan LGS merkezi sınavı, A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası elemelerinde Avustralya ile oynayacağı karşılaşmanın bitiş saatiyle sınav başlangıç saatinin çakışması nedeniyle bir gün öne alındı.
Kararın gerekçesine ilişkin konuşan Tekin, öğrencilerin ve ailelerinin Milli Takım heyecanını rahat şekilde yaşayabilmesi için sınav tarihinin değiştirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bizler de çocuklarımız da veliler de Milli Takımımızla beraber o heyecanı yaşamak istiyorlardı. Biz sınav takvimini ilan ettiğimizde, Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılıp katılmayacağı, maç programı belli değildi. Böyle bir tevafuk oldu. Biz de çocuklarımız aileleriyle beraber gönül rahatlığıyla o heyecanı yaşasınlar diye bir gün önceye aldık sınavı. Pazar günü olacak olan sınav, cumartesi günü olacak. İnşallah Milli Takımımız da güzel bir sonuç alır, çocuklarımızın da sınavları çok iyi geçer. Hepsine başarılar diliyorum, hepsine kolaylıklar diliyorum. Allah hepsinin yardımcısı olsun."

Öğrencilere ilk kez beslenme paketi verilecek
Bu yılki sınavın dikkat çeken yeniliklerinden biri de öğrencilere sunulacak beslenme paketi uygulaması oldu.
Veliler tarafından talep edilmesi halinde öğrencilere sınav arasındaki dinlenme sürecinde kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve su içeren paketler dağıtılacak.
Bakan Tekin, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
"Beslenme paketi isteyen ve istemeyen öğrenciler farklı bina veya salonlarda sınava girecek. Ama tamamına yakını, yüzde 91'i talep etti. Dolayısıyla öğrencilerin yüzde 91'ine bu yıl ilk kez beslenme paketi verilecek."

Sınav güvenliği için tüm tedbirler alındı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın yanı sıra İçişleri Bakanlığı, jandarma ve emniyet birimlerinin de sınav hazırlık sürecinde görev aldığını belirten Tekin, sınav koordinasyon kurullarının toplandığını ve tüm tedbirlerin gözden geçirildiğini söyledi.

1 milyon 22 bin 658 aday sınava katılacak
13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek LGS merkezi sınavı, yurt içi ve yurt dışındaki sınav merkezlerinde eş zamanlı yapılacak.
İki oturumdan oluşacak sınavın ilk bölümü saat 09.30'da, ikinci bölümü ise saat 11.30'da başlayacak.
Sınava Türkiye genelinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülkedeki 11 sınav merkezinde 554 öğrenci katılacak. Böylece toplam aday sayısı 1 milyon 22 bin 658 olacak.

Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı

Antalya merkezli 27 ilde 84 şüpheliye yönelik düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 79 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin banka hesaplarında yapılan incelemede, yıllık işlem hacminin 8 milyar lira olduğu tespit edildi

10.06.2026 07:00:00
İHA
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Serik Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda, Antalya İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya platformu üzerinden yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik inceleme başlatıldı.








Soruşturma kapsamında, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin elde edilen dijital materyaller analiz edildi.








Analiz programları aracılığıyla para transferine aracılık ettiği değerlendirilen 84 şüphelinin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, bir yıllık işlem hacminin yaklaşık 8 milyar lira olduğu belirlendi. Bu kapsamda Antalya merkezli 27 ilde 9 Haziran Salı saat 06.00'da 84 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 79 şüpheli gözaltına alınırken, 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 64 cep telefonu, 65 SIM kart, 10 bilgisayar, 4 tablet, 2 USB bellek ve 1 hafıza kartı ele geçirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.