logo
24 HAZİRAN 2026

Türk Milleti ve milleti olma şuuru -1

Muhterem Hocam! Milli bütünlüğümüzün güçlenmesi, geleceğimizin daha net ve berrak olması için fert ve toplum olarak neler yapmamız lazım?

24.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Türk Milleti ve milleti olma şuuru -1
Türk Milleti ve milleti olma şuuru -1
Her milletin, millet olma vasıflarını ortaya çıkaran bir takım değerleri vardır. Bu değerlerin, o millet tarafından yaşanmasına, paylaşılmasına milli değerler diyoruz.

Her milletin, kendine mahsus milli değeri olur da tarihin en eski bir milleti olan Türk milletinin kendine mahsus bir değeri, milli bir karakteri, olmaz mı? Elbette olacaktır. Milletler, bu değerlere sahip olduğu nispette vardır. Bunları kaybettiği nispette de tarih sahnesinden silinmek mecburiyetindedir.

Yani siz, kendinizi ne kadar kabul ederseniz, şahsiyetiniz o nispette güçlüdür. Ne kadar inkâr ederseniz o nispette siz toplumda yoksunuz demektir.

Onun için psikiyatrik vakalardan bir tanesi de insanın kimliğini inkar etmesidir. Bazen insan, öyle olur ki kendini inkâr eder. Kendini başka bir şey zanneder. İnsanın, şahsını başka bir şeyin yerine koyması ve kendini o şey zannetmesi ciddi bir hastalıktır.

Milletler de böyledir. Kendini, kendi değerlerini kabul eden bireyler, bir şahsiyet olarak hayatlarına devam edebilmeli ki, o milletin varlığı söz konusu olabilsin?







Sen, bu değerleri kabul etmiyorsun. Bir başka milletin kimliğine bürünmek istiyorsun. O zaman asıl değerlerini kaybeden sen, sen olmaktan çıkar, kimliğine bürünmek istediğin o dünyanın bir insanı, bir vatandaşı, bir bireyi olursun.

Bir başka milletin mahkûmiyetine, esaretine boyun eğmek mecburiyetinde kalırsın.  Onun için tarihte vuku bulan birçok savaşın asıl sebebi kimlikleri korumak içindir. Her ne kadar görünürde bazı farklı sebepler olsa da, işin önünde veya arkasında, hakikatte o milletin kimliğini koruma mücadelesi vardır. Binaenaleyh biz de milli değerlerimize sahip çıkarak başka değerlerin esaretinden kurtulmak mecburiyet ve de mükellefiyetinde olduğumuzu hatırımızdan bir saniye dahi çıkarmamalıyız. Hangi millete benzemek isterseniz o milletten olursunuz.







Milleti, millet yapan değerler

Peki, bir milleti millet yapan ve onları başkalarından ayıran değerler nelerdir? Bu değerler milletin örfüdür, adetleridir, gelenekleridir. Milletin dilidir, tarihidir, milletin kültürüdür. Milletin maneviyatıdır. Yani dinidir. Şimdi siz bu değerlerden müteşekkil manevi bir kimliğe sahipsiniz. "Türk" dendiği zaman bu değerlerin vücuda getirdiği bir şahsiyet vardır. O şahsiyet bütün bunlardan müteşekkil bir kimliktir.

Şimdi sen bunun maneviyatını kırparsan, dilini kırparsan, örfünü kırparsan, adetini kırparsan, hülasa bunun ögelerini dağıtırsan ve bunun yerine başka şeyler ikame etmeye çalışır ve bu değerlere göre bir kimlik ortaya koymaya gayret edersen bu kimlik, o zaman Türk kimliği olmaz.

Hangi millete benzemek istemişseniz o milletten olursunuz. Zaten Hadis- i şerifte bu denmiyor mu? "Kim hangi millete kendini benzetirse o kişi onlardandır" buyuran Allah'ın Sevgilisi onu beyan etmiyor mu? Şimdi biz, kendi kimliğimizi korumak mecburiyetinde ve mükellefiyetindeyiz.







"Gelişigüzel bir hayat sürelim. Başkalarının istediği gibi bir hayat yaşayalım. Bu müşterek kimliği bir tarafa atıp herkesin dediği gibi, anladığı gibi bir hayat yaşayalım. Baksana dünyada her şey globalleşiyor. Herkes istediğini yapsın. İstediğini söylesin. Değerlerin, ölçülerin olmadığı bir dünya meydana getirelim. Bunda ne var ki? Hürriyet sonsuz olsun." Böyle dediğiniz zaman, kendi kendinize birtakım entrikalar, pusular meydana getirirsiniz ki sizin bu sözleriniz, sizi yok etmeye kafi gelen sözler olur…






Birisi kalkıyor dili küçümsüyor ve "Türk dili ilim dili değil" diyor. Türk Milleti, dünyanın en eski milleti oluyor da, dili niçin ilim dili olmuyor? Bana sen, onu söyle! Tabii senin örfünden, adetlerinden ve de tarihinden, bilhassa da ilim tarihinden haberin olmazsa elbette ki bu vaveylayı koparacaksın, bu tip sözleri söyleyeceksin.

Ama senin, kendinden haberin olursa bunu diyemezsin.  Milli kimlik çok farklıdır. O kimliği korumak mecburiyetindeyiz.  O kimlik için biz, hudutlarımızda o kadar Mehmetçiği bulunduruyoruz.

Dikkat ediniz, hiçbir ibadet onların şehadet rütbesi kadar yüce değildir. Serhat boylarında, bu milletin değerlerini korurken Allah'ın rahmetine kavuşan bir Mehmetçiğimiz şehadet rütbesine nail olmuştur.







Nedir şehadet rütbesi? Peygamberlik makamından sonraki makamdır. Başını secdeden kaldırmayıp, hayat boyu ibadet yapsan dahi o rütbeyi elde edemiyorsun. Şimdi sen var gerisini hesap eyle. Alla h, bu rütbeyi o kullarına niçin böyle fazlından,  kereminden,  bol bol ikram ediyor? İş te o kimlik için. O kimlikte Tevhit akidesi var.

Bu milletin hamuru, maya-i Muhammediye ile Cenab-ı Hakk'ın muhabbeti ile yoğrulmuştur. Onun için hayatında adaleti, saadeti, huzuru, mutluluğu her tarafa taşımış bir millet olmanın, varis-i Nebi bir ümmet olmanın neticesidir bütün bunlar." (devam edecek) Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri 1. Bölüm

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı

Son 66 yılın en fazla yağmurunun yağdığı Aksaray'da Mamasın Barajı'ndaki doluluk oranı yüzde 46'a ulaşırken, nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde tarım ürünlerinin rekoltesinde artış beklentisi üreticilerin yüzünü güldürdü

20.06.2026 11:52:00
İHA
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Aksaray son 66 yılın en fazla yağmurunu aldı
Türkiye'nin en kurak illeri arasında yer alan Aksaray'da bu yıl yağan yağmurlar, son 66 yılın en fazla yağışı olarak kayıtlara geçti. Yağışlar afetleri beraberinde getirse de barajlardaki doluluk oranları arttı.






Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı şehirde, bu yıl ekilen ürünlerde de rekolte artışı bekleniyor. Kentin hem içme suyu ihtiyacını karşıladığı hem de tarımsal sulama ihtiyacının karşılandığı tek baraj olan Mamasın Barajı, yüzde 46'lık doluluk seviyesine ulaştı. 40 milyon metreküp suyu olan barajdaki su miktarı 75 milyon metreküp olarak ölçüldü. Uzmanlar, her şeye rağmen israftan kaçınılması gerektiğimi vurguladı.








"Mamasın Barajı su seviyesinde yüzde 46 oranında artış kaydedildi"

Yağışlar ve etkileri hakkında bilgiler veren Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, "Türkiye'de son 66 yılın en büyük yağmurları yağdı. Dolayısıyla kar ve yağmur suları bakımından su oranımız artmıştır. Türkiye'de yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 574 kilogram, bölgemize metrekareye düşen 324 kilogram iken, bu son yağışlarla verim ve bereket gelmiştir. Mevcut Mamasın Barajımızda 40 milyon metreküp suyumuz var iken, en son yapılan ölçümde 75 milyon metreküpe çıkmıştır. Bu da buranın doluluk oranının yüzde 46 oranında arttığını göstermektedir. Ancak bu şu anlama gelmesin ki, barajımız dolu değildir. Yüzde 50'si hala boştur ama son yağışlarla yüzde 46 oranında su miktarımız artmıştır" dedi.




















Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Bolu'nun Mengen ilçesinde maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi hayatını kaybetti

17.06.2026 12:18:00
İHA
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Bolu'da maden ocağında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Olay, Mengen ilçesine bağlı Gökçesu beldesindeki maden ocağında sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, maden ocağında işçilerin çalışması esnasında henüz bilinmeyen bir nedenle göçük meydana geldi.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine jandarma, çok sayıda sağlık, İtfaiye ve AFAD ekibi sevk edildi. Yapılan ilk çalışmalarda maden işçisi Muhammet Özkul'un cansız bedenine ulaşıldı.








Ekiplerin göçük altında kalan maden ocağındaki çalışmaları devam ediyor.






Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti

Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi 'Saipem 7000'in İstanbul Boğazı'ndan geçti. Geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün altından geçtiği anlar havadan görüntülendi

17.06.2026 12:04:00
İHA
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dev vinç gemisi 'Saipem 7000' İstanbul Boğazı'ndan geçti
Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan devasa boyutlardaki "Saipem 7000", sabah erken saatlerinde İstanbul Boğazı'na giriş yaptı.






Kritik geçiş nedeniyle İstanbul Boğazı'ndaki gemi trafiği, sabah saat 06.00'dan itibaren çift yönlü olarak askıya alınmıştı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştireceği geçişte, dev gemiye çok sayıda kurtarma römorkörü ve kılavuz kaptan eşlik etti. 






Dev geminin Yavuz Sultan Selim Köprüsünün altından geçiş anları havadan görüntülendi.













logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.