logo
14 MART 2026


Türkiye Ay'a ne zaman gidecek?

Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım ne zaman uzaya yolculuk yapılacağını açıkladı.

25.06.2021 13:50:00
Türkiye Ay'a ne zaman gidecek?
Türkiye Ay'a ne zaman gidecek?
Ülkemizin uzaya da merak salmasının üstüne bir süre önce Türkiye Uzay Ajansı adında bir kurum oluşturuldu, TUA'nın ilk hedefi olan uzaya çıkmak ve Ay yüzeyinden örnek toplamak için çalışmalara başlandığı belirtildi.

Rusya'da düzenlenen Küresel Uzay Keşif Konferansı'nda açıklama yapan Türkiye Uzay Ajansı (TUA) başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, ilk uzaya çıkma denemesinin 2023'te gerçekleştirileceğini belirtti.

Uzaya çıkacak olan yerli aracın geliştirilme aşamasında olduğunu belirten Yıldırım, Ay aracını fırlatacak olan roketin yerli ve hibrit bir motor olduğunuda açıkladı. Bir diğer açıklamaya göre her şey planlı giderse roketin bir prototipi 2023 yılının sonlarına doğru Ay'a yollanacak.

Yıldırım'ın açıklamasına göre uzay aracının kendisi 2028 veya 2029 yıllarında fırlatılacak, Ay'a oldukça hafif bir iniş yapıp Ay yüzeyinden bilimsel veriler toplayacak. Yıldırım konuşmasının devamında: "İlk aşamada roketimizi alçak Dünya yörüngesine yerleştirmek için uluslararası işbirliğine başvuracağız."dedi

Türkiye önümüzdeki yıllar için Uluslararası Uzay İstasyonu'na Türk bir astronot göndermeyi de planlıyor, Yıldırım: "Taraflarla görüşmelerimizi sonuçlandırmaya çalışıyoruz, birkaç ay içinde kesinleşecek ve eğitimlere başlayacağız."

Daha öncede 2018'de gündeme gelen Türkiye Uzay Ajansı ekonomik krizler sebebiyle fazlasıyla eleştiri toplamıştı, diğer yandan bu  kurumun destekçileri ise bu konuyu bilim insanlarının yurtdışında fırsatlar kovalaması yerine ülkemizde kalmayı tercih edeceklerini düşünerek savunmaya çalışmıştı.


Bu video da ilginizi çekebilir.
 

Tatil göçü erken başladı


 
Eğitimdeki ara tatil ile Ramazan Bayramı tatilinin birleşmesi dolayısıyla memleketlerine, tatil bölgelerine ve yurt dışına gitmek isteyenler, İstanbul'daki havalimanlarında yoğunluk oluşturdu.

14.03.2026 01:26:00
AA
Tatil göçü erken başladı
Tatil göçü erken başladı

Tatil için İstanbul'dan ayrılmak üzere öğleden sonra kentteki havalimanlarına gelmeye başlayan vatandaşlar yoğunluğa neden oldu. İstanbul Havalimanı'nda giriş nizamiyesi ve terminalin önündeki caddede zaman zaman trafik oluştu. Polis ve İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA ekipleri, gerekli uyarıları yaparak trafik yoğunluğunu azaltmaya çalıştı.

İGA ekiplerince, havalimanına girişte kuyruk oluşmasını engellemek için terminal binası girişindeki x-ray kontrol noktaları ile kapılar açık tutularak, yolcuların havalimanına girişi hızlandırıldı.
Güvenlik kontrolünün ardından terminale giren yolcular, iç ve dış hat kontuvarlarında bilet ve valiz işlemleri için sıraya girdi. Özellikle iç hat kontuvarları ve uçağa geçişteki ikinci kontrol noktasında uzun kuyruklar oluştu. Çocuklu aileler, vakit kaybetmemeleri için ailelere ayrılan özel bölümden geçirildi. Dış Hatlar Giden Yolcu Terminali'ndeki pasaport bankolarını açık tutan polisler, yoğunluğu azaltmak için bazı vatandaşları e-pasaport bankolarına yönlendirdi.

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda da yoğunluk yaşanıyor

İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda da tatil yoğunluğu başladı. Yolcular, x-ray kontrol noktalarında, bilet ve valiz işlemleri için kontuvarların önünde kısa süreli yoğunluk oluşturdu. Tatilini Roma'da geçirmek üzere havalimanına gelen Hilal Karayağız, yoğunluk olmasın diye çocuklarını okuldan biraz erken aldıklarını ve yola koyulduklarını belirterek, "Roma'ya gideceğiz. Tatil planlarını eşim yaptı, bana da sürpriz olacak" ifadesini kullandı.

Minik yolculardan Güneş Taştekin, tatil için Antalya'ya gideceğini söyledi. İyi bir ders dönemi geçirdiklerini belirten Taştekin, "Tatilde arkadaşlarımı, kuzenlerimi, dayımı göreceğim" dedi.

Gençlerin kalbi neden tekliyor?


 
Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları en sık ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.

14.03.2026 01:12:00
MURAT ÇORBACI
Gençlerin kalbi neden tekliyor?
Gençlerin kalbi neden tekliyor?

Uzmanlara göre son yıllarda dikkat çeken gelişmelerden biri ise kalp krizinin daha genç yaş gruplarında görülmeye başlaması. Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Erol Gürsoy, genç yaşta görülen kalp damar hastalıklarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Kalp damar hastalıkları artık yalnızca ileri yaş grubuna ait değil. Yoğun stres, düzensiz uyku, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve genetik faktörler genç yaşta da ciddi damar tıkanıklıklarına yol açabiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya eforla gelen baskı hissi mutlaka ciddiye alınmalı." Gürsoy, kalp damar hastalıklarının dünya genelinde en sık ölüm nedeni olmaya devam ettiğini belirterek düzenli kontrol ve erken başvurunun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu hastalıkların büyük bölümünün düzenli kardiyoloji takibi ve risk faktörlerinin kontrol edilmesiyle önlenebileceğini ifade etti.

5 temel risk faktörü

• Kronik stres ve yoğun iş hayatı. Yüksek tempo, uzun çalışma saatleri ve sürekli zihinsel baskı damar sağlığını olumsuz etkiliyor.
• Hareketsiz yaşam. Masa başı çalışma ve düşük fiziksel aktivite damar sertliği riskini artırıyor.
• Düzensiz beslenme. Fast-food, yüksek şeker ve doymuş yağ tüketimi erken yaşta damar tıkanıklığına zemin hazırlıyor.
• Sigara ve elektronik sigara kullanımı. Nikotin damar iç yüzeyini doğrudan hasara uğratıyor.
• Genetik yatkınlık. Ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunması riski belirgin şekilde yükseltiyor.

5 erken belirti

• Göğüste baskı, yanma veya sıkışma hissi (özellikle eforla artıyorsa)
• Sol kola, çeneye veya sırta vuran ağrı
• Eforla gelen nefes darlığı
• Ani halsizlik ve soğuk terleme
• Çarpıntı ve ritim bozukluğu hissi

3 koruyucu önlem

• Yılda bir kardiyolojik kontrol (özellikle 30 yaş sonrası ve risk faktörü varsa)
• Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz
• Sigaranın tamamen bırakılması ve düzenli kan tahlili takibi.

Yavaş yiyen kazançlı çıkar


 
Modern yaşam temposu, birçok kişinin yemeklerini hızlı ve aceleyle tüketmesine neden oluyor. Yoğun iş temposu, ekran karşısında geçirilen uzun saatler ve düzensiz öğün alışkanlıkları, yemek yeme süresini giderek kısaltıyor. Ancak uzmanlara göre hızlı yemek yemek yalnızca bir alışkanlık değil; sindirim sistemi sağlığını doğrudan etkileyebilen önemli bir risk faktörü olarak görülüyor. 

14.03.2026 00:47:00
MURAT ÇORBACI
Yavaş yiyen kazançlı çıkar
Yavaş yiyen kazançlı çıkar

Modern yaşam temposu, birçok kişinin yemeklerini hızlı ve aceleyle tüketmesine neden oluyor. Yoğun iş temposu, ekran karşısında geçirilen uzun saatler ve düzensiz öğün alışkanlıkları, yemek yeme süresini giderek kısaltıyor. Ancak uzmanlara göre hızlı yemek yemek yalnızca bir alışkanlık değil; sindirim sistemi sağlığını doğrudan etkileyebilen önemli bir risk faktörü olarak görülüyor.

Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Halil Genç, yemeklerin kısa sürede ve yeterince çiğnenmeden tüketilmesinin sindirim sistemini zorlayabileceğini belirterek, bu alışkanlığın zaman içinde çeşitli mide ve bağırsak şikayetlerine zemin hazırlayabileceğine de dikkat çekiyor. Doç. Dr. Halil Genç, "Besinlerin iyi çiğnenmeden hızlı şekilde yutulması, mideye büyük parçalar halinde ulaşmasına neden olur. Bu durum mide asidinin ve sindirim enzimlerinin daha fazla çalışmasına yol açarak hazımsızlık, şişkinlik ve mide şikayetlerinin görülme riskini artırabilir. Yemek yeme hızının artması, vücudun tokluk mekanizmasını da etkileyebilir. Beynin doygunluk sinyalini algılaması belirli bir süre alır. Araştırmalar, yemek başladıktan sonra beynin tokluk sinyalini göndermesinin yaklaşık 20 dakika sürebileceğini göstermektedir.

Bu nedenle çok hızlı yemek yiyen kişiler, vücudun doygunluk sinyalini almadan daha fazla besin tüketebilir. Yemeklerin çok kısa sürede tüketilmesi, kişinin farkında olmadan daha fazla yemek yemesine neden oluyor. Bu durum uzun vadede kilo artışı ve metabolik sorunların gelişmesine zemin hazırlayabilir" dedi.

4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda 4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 69 şüpheliden 65'i tutuklandı

14.03.2026 00:04:00
İhlas Haber Ajansı
4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama
4 milyarlık yasa dışı bahis operasyonunda 65 tutuklama
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 8 ilde düzenlenen eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonunda 4 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Operasyonda gözaltına alınan 69 şüpheliden 65'i tutuklandı.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince "yasa dışı bahis ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlarına yönelik yürütülen 3 aylık çalışma kapsamında operasyon düzenlendi.



Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığınca hazırlanan rapor doğrultusunda Ağrı merkezli olmak üzere İstanbul, Kastamonu, Rize, Tekirdağ, Muğla, Antalya ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında yaklaşık 4 milyar Türk lirası işlem hacmi olduğu belirlenen 69 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1'i ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan 65 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'

İlber Ortaylı'nın vefatı sonrası açıklama yapan eşi Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı" dedi

13.03.2026 18:19:00
İHA
İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'
İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'
Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatına ilişkin eşi Ayşe Özdolay ile kızı Tuna Ortaylı Kazıcı hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ortaylı'nın hastalığını kimseye yansıtmadığına değinen Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı. Bütün bu süreçte Koç Üniversitesi hastanesinde çalışan herkes, bütün bölümler, hemşiresi, doktoru, bütün çalışanlardan çok büyük bir destek aldık. Hem o, hem biz aile olarak. Çok teşekkür ediyoruz. Olabilecek en iyi bakımı aldı. Hem tıbbi, hem insani olarak. Onlara da çok şükran borçluyuz. Arayan, soran, destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.

Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise, "Babam, çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur" dedi.

İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'

İran'ın Ankara Büyükelçiliğinden Türk hava sahasında etkisiz hale getirilen balistik mühimmata ilişkin yapılan açıklamada, İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmadığı bildirildi

13.03.2026 18:16:00
İHA
İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'
İran: 'İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır'
İran İslam Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye'nin hava sahasına giren mühimmatların tespit edildiğine dair haberlerin yayımlanmasının ardından şu hususu vurgulmak isteriz; İran'dan Türkiye'ye doğru hiçbir mühimmat fırlatılmamıştır.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı arasında gerçekleşen son görüşme ve iki ülkenin dışişleri bakanları arasındaki temaslar dikkate alındığında, İran İslam Cumhuriyeti, herhangi bir belirsizliği gidermek amacıyla bu konunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi için ortak bir teknik ekip oluşturulmasına hazır olduğunu bildirmiştir.

Daha önce de belirtildiği üzere, İran İslam Cumhuriyeti dost ve komşu ülke olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duymaktadır" denildi.

Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. İlber Ortaylı 78 yaşındaydı. 

 

13.03.2026 16:18:00 / Güncelleme: 13.03.2026 16:35:02
Anadolu Ajansı
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Tarihçi ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Sağlık sorunları sebebiyle Koç Üniversitesi Hastanesi'nde bir süredir yoğun bakımda tedavi gören ve entübe edilen 78 yaşındaki Ortaylı'nın sağlık durumu kötüleşti.

Prof. Dr. Ortaylı, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

Hakimler ve Savcılar Kurulunca (HSK), boş bulunan 8 Yargıtay üyeliğine seçim yapıldı

 

13.03.2026 12:21:00
Anadolu Ajansı
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti
HSK, Yargıtaya 8 yeni üye seçti

HSK Genel Kurulu'nda bugün yapılan toplantı sonucunda eski Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, İstanbul Anadolu İlk Derece Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Bekir Altun, Büyükçekmece Aile Mahkemesi Hakimi Çimen Atacan Tuna, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Kürşad Serbes, Yargıtay Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Acarlı, Adalet Bakanlığı Yüksek Müşaviri Musa Kanıcı ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Tolgahan Öztoprak, Yargıtayın yeni üyeleri oldu.

Bakan Gürlek, yeni üyelere başarılar diledi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Adaletin tecellisi için büyük bir özveriyle görev yapacaklarına inandığım Yargıtay üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum. Seçimlerin yargı camiamız, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum." ifadelerini kullandı. 

Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi

13.03.2026 09:59:00
Haber Merkezi
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi.

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından Niksar ilçesinde bulunan Aysel Nadide Başar Yatılı Bölge Ortaokulu'nda hasar oluştu.

Depremin etkisiyle okul binasının bazı duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Sabah saatlerinde yapılan ilk incelemelerde özellikle koridor bölümlerindeki duvarlarda sıva dökülmeleri ve çatlaklar oluştuğu görüldü.

Olayın ardından yetkililer tarafından okul binasında güvenlik amaçlı inceleme başlatıldı. Depremin ardından bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenilirken, okulda oluşan çatlakların teknik ekipler tarafından detaylı şekilde inceleneceği bildirildi. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtildi.



İlk kez hakim karşısına çıkan Enver Aysever hakkında tahliye kararı

Sosyal medya kanalında canlı yayın esnasında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı

13.03.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
İlk kez hakim karşısına çıkan Enver Aysever hakkında tahliye kararı
İlk kez hakim karşısına çıkan Enver Aysever hakkında tahliye kararı
Sosyal medya kanalında canlı yayın esnasında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 6 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen Aysever'e mahkeme, 10 ay hapis cezasına çarptırarak, tahliyesine hükmetti.

Sosyal medya kanalında canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz. O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine tutuklanan Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Enver Aysever ile avukatı hazır bulundu.

"Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir"

Duruşmada savunma yapan sanık Aysever, sözlerinin yanlış anlaşıldığını, sözlerinin sağ ve sol sınıfı kutuplaştırmaya yönelik olmadığını belirterek, "Dünya genelinde sağ ve sol kavramının entelektüel bir tartışma üslubuyla beyan etmeye çalıştım. Videoyu çektiğim dönemde başkaları da benzer şekilde açıklamada bulundu. Benim bu video kaydını çekmemdeki sebep, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davada açıklama yapan Hasan İmamoğlu'nun komünizme ilişkin yaptığı göndermelerdir.

Ben yapmış olduğum açıklamalarda kesinlik Türkiye'deki sağ ve sol sınıfları ayrıştırmak yada kışkırtmak amacında değilim. Sağdan kastım da emperyalizmi destekleyip onun yanında olanlara karşı bir mücadele edilmesini gerektiğini kastettim. Komünizme karşı derneklerin soğuk savaş dönemlerinde ortaya çıkmış kurumlar olup, Türkiye'deki darbeleri oluşturan, destekleyen mahiyette oluşumlardır.

Amerikancı oluşumlardır. Söz konusu videoyu çektiğim saat 11.00 sıralarıydı yakalamam ise gece 02.00 sularıdır. Yaklaşık arada 14 saat var. Şayet video kaydı halkı alenen tahrik etseydi ve somut bir tehlike meydana getirmiş olsaydı söz konusu tehlike 14 saatte olurdu. Ne var ki ben video kaydını yükledikten 14 saat geçmiş olmasına hatta şu an üzerinden 3 ay geçmiş olmasına rağmen herhangi bir tahrik yada somut tehlike vuku bulmamıştır.

Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir. Kaldı ki, benim video kaydım toplumda ve sosyal medya haber sitelerinde yalnızca bir haber sayfasında yerini bulmuş olup, söz konusu haber sayfasının taraflı haber yapma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Yapmış olduğum paylaşım sonrasında sunduğum sosyal medya paylaşımlarında toplumun önde gelen isimlerinden sağ ve sol isimlerden yargılanmamın haksız olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Bu husus göstermektedir ki benim toplumun sağ ve sol kesimlerini ayrıştırmak bir tarafa tam aksine ortak bir noktada buluşturdum.

Şimdiye kadar elime aldığım tek şey kalemimim daha önce daktilo şu an bilgisayardır. 3 ayı bulan tutukluluk sürem hukuksuz bir hal taşımaktadır. Suçsuzluğumda göz önüne alınarak beraatıma ve tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum. Her ne kadar muhalif bir gazeteci olsam da ülke birliğinin korunması ve yurdun savunması açısından Cumhurbaşkanımız ve muhalefetin göstermiş olduğu çabayı da takdir ederek ben de üzerime düşen görevi yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Mütalaada suç unsuru değişti

İlk duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanık Enver Aysever'in, 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan dava açılmışsa da, suçun 'halkın bir kesimini alenen aşağılama' suçu kapsamında kaldığını belirterek, bu suçtan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.

10 ay hapis cezası alarak tahliye edildi

Kararını açıklayan mahkeme, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan 1 yıl hapis cezasına, bu cezada takdiri indirim uygulayarak 10 aya indirilmesine hükmetti. Mahkeme bu cezanın ertelenmesine hükmederek, Aysever'in tahliyesine karar verdi.

İddianameden

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.