Dikkatimi çeken şu: Yönetim, çalışmalarını dar gelirliler üzerine oturtuyor. Haklıdır da ülkemizdeki mutlu azınlıktan alacağı oy, çürük dışının boşluğunu bile doldurmaz. Türk seçmeninin yüzde onunun oyu mu önemli, yüzde doksanının mı? İşte iktidar o yüzde 90 üzerinde duruyor. Ancak onların ekonomik durumlarını iyileştirme gibi bir çabası da yok." Siz fakir kalın ben size sadaka vereyim. Böylece sizin gönlünüz hoş olur ve oylarda benim olur," diyor. Ne güzel bir çalışma değil mi?Evet, ulusal gelir on bin lira veya daha yukarıda. Ama bu paralar kimlerin cebinde? Asgari ücretle çalışan bir vatandaş emekli olunca ayda 700TL civarında emekli maaşı alıyor. Kullan kullan bitmez bir para 700 TL!Ama öteki taraftan üç kişilik bir aile Boğaz'da bir yemek yerse bir kişinin ; asgari ücret aylığı kadar para öder bir defada.. İşin ilginç yanı 700Tl emekli maaşı alan kişi sanki hayatından memnun gibi. Çünkü o paranın, hatta fazlasının kendi hakkı olduğunu bilmiyor ki. Onu yönetimin bir lütfü olarak görüyor ve ona dualar ediyor.Yerüstü ve yer altı zenginlikleri fazla olan bir ülkeyiz. Ama bu verimlerden insanımızın yararlanmasını sağlayıcı projelerden yoksunuz. Anadolu'nun o verimli toprakları bomboş duruyor. Hayvancılık yok edilmiş. Zirai ürünler yeterli değil. Neden? Çünkü çiftçimizi üretimden uzaklaştırdık. Bu ülkenin efendisi olan köylümüzü şehre taşıdık iktidarların eline bakan insan durumuna soktuk.Şu gerçek ki küreselleşmenin karşısında kaynaklarını ulus çıkarları doğrultusunda dışa bağımlı olmamayı ilke edinen "Ulusal Devlet" için tarım politikası hayatı değer taşımaktadır. Çünkü tarım gibi hayatı bir konuda dışa bağımlı kalmak ülkenin bağımsızlığını yitirmesi demektir. Köylü ürünü üretmez, üretse de Pazar bulamazsa ve devlet desteğini de alamazsa o zaman topraklarını yabancılara satmak durumunda kalır ki şu anda ülkemiz bu acı gerçeği yaşamaktadır.Ülkemiz, yolgeçen hanı oldu. Binlerce yabancı, savaştan kaçan veya can güvenliğini sağlamak için kontrolsüz olarak sokaklarımızda at koşturuyor. Ulusal gelirimizi, kanını canını, oğlunu, kocasını savaş alanlarında kaybetmiş bu güzel ülkenin insanları daha huzurlu yaşaması gerekirken yabancılar getirilip aşımıza, işimize ortak edilmektedir.İslam Dini, sevgi dinidir. Birlik beraberlik dinidir. İslam Dini'nde dindaşını boğazlayıp kanını içmek yoktur. Ne diyor uzun soluklu Derviş Yunus, "Bir kez gönül kırdın ise / Bu kıldığın namaz değil". Tamamen mezhep çatışması durumuna getirilen iç savaşlar, dindaşların öldürmesine neden olunuyor ve bundan Kapitalizmin babaları ve silah tüccarları kârlı çıkıyor.Ne acıdır ki edindiğimiz bilgilere göre ülkemizi yöneten bireyler de el altından bu canilere arka çıkıyor ve Ortadoğu'nun kan gölüne çevrilmesine destek olunuyor. Canavarın beslenmesine katkıda bulunuluyor ve ne yazık ki o canavar kendi çocuklarını da yer ki yemeye başladı bile.Hz. Peygamberimiz, bırak birinin gönlünü kırmayı, insanları rahatsız etmemek için sevecen ve sessiz konuşan bir yüce insanmış. Ama ellerinde silahları ve kılıçları ile kelle uçuran bu insanlar," Ben Yüce Dinimiz adına bunları yapıyorum " diyor ki hemen verilecek yanıt "Hadi canım sen de!" olur. Çünkü bu canavarları ben İslam Dini'nin bireyi olarak görmek istemiyorum.Ne yazık ki geleneklerimizle, dini kurallarımızla ve Cumhuriyet ilkeleri ile elde edilen kazanımların birer birer altı boşaltılmaktadır. Bu güzel ülkeyi tanınmaz hale getirmek için içte ve dışta çabalar sürdürülmektedir. Şaşırıyorum doğrusu? Diyorum ki, Türkiye'miz nereye koşturuluyor?
Ekrem Yazar / diğer yazıları
- Atatürk Gençlik ve Spor Bayramı / 20.05.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023



























































