Dün Zaferler Haftası münasebetiyle şanlı tarihimizin altın sayfalarından birkaçına işaret etmiştim. Mesaj, e-mail ve telefon bombardımanına tabi tutarak şükranlarını arz edenlere, "asıl minnet borcumuzun destanlık bir medeniyet tarihi yazan ecdadımıza" olduğunu belirterek, dünkü yazımdan birkaç noktayı hatırlamakta fayda görüyorum:"?ABD'nin, topu topu iki-üç asırlık devlet geçmişinde ilk ve tek Türkçe anlaşma yapmak durumunda kaldığı, yıllık "12 bin Osmanlı altını vergi"ye bağladığımız günler bu günler?...ABD'nin Osmanlı beylerbeyliğine bağlı Cezayir'e def'aten 642 bin altın dolar ve her yıl 12 bin Osmanlı altını ödemeyi taahhüt ettiği 5 Eylül 1795 tarihli 22 maddelik anlaşma Türkçe'dir; Amerikan tarihinde ilk ve tektir. Anlaşma, kuruluş tarihinden bu tarafa Amerika'yı "vergi"ye bağlayan, Osmanlı Türkçesi ile "seneviye"ye bağlayan ilk ve tek anlaşmadır.?O gün bugündür, bu anlaşmayı gören Amerikan başkanlarının yüreği, "Türk" adı geçtiğinde yürekleri hoplar, kan sayımları yükselir. Washington'u su yoluna çeviren Ankara'daki bazı devlet erkanımız da, herhalde ABD başkanlarından mikrop kapmış olacaklar ki; "Türk"üm demeye yürekleri ve aidiyet duyguları yetmiyor, "Türkiyeliyim" lafını geveliyorlar.?Ankara'da bazıları, hafızalarını yitirmiş olabilirler. Ankara'da bazıları, medeniyet kimliklerini değiştirmiş veya kaybetmiş olabilirler. Ankara'da bazıları, tarihlerini, destanlarını, ecdatlarını unutmuş olabilirler? Dolayısıyla "Varsa yoksa AB, varsa yoksa ABD; bilmiyoruz başka çıkar yol?" diyor olabilirler. Bu sebeple "Ege Ordusu lağvedilecek, 3. Ordu terhis edilecek" diyor olabilirler.Türk Milleti henüz hafızasını yitirmedi. Ankara'da, senenin her gününü ve özellikle Ağustos sonunu "zaferler" günü coşkusuyla yaşayan vatan evlatları tükenmedi.?Türk Milletinin asaleti, adaleti, izzeti, onuruna ve bağımsızlığına düşkünlüğü mayasındandır, karakterindendir. Zaten bu hasletler, sonradan elde edilemez. Türk milleti, tarihini işte bu karakterleriyle destanlaştırdı. Bugün işte bu "milli karakter"e ve bu bağlamda her türlü maddi-manevi donanıma ihtiyaç vardır. Tarihini, hafızasını, medeniyetini, kimliğini ve Türk milletine aidiyetini yitirenler, ancak "ecnebi"lerden onur ve ikbal dilenirler, ecnebilerin "emir kulu" olurlar, sadece zillet elde ederler. Zillet ile asla izzet elde edilemez. Tarihini, hafızasını, medeniyetini, kimliğini ve Türk milletine aidiyetini muhafaza edenler ise hayatlarını, tarihleri gibi destanlaştırırlar. Ankara bugün, hayatlarını, tarihleri gibi destanlaştıracak yürekleri bekliyor? Var mısınız?"Dünkü "var mısınız", sualime 70 milyonun "varız" diye haykırdıklarını duyar gibiydim. Mesaj, e-mail ve telefonlar bu "hoş ve onurlu sadâ"nın izdüşümü olmuştu.Bu atmosfer içerisinde kulaç atarken, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin "Büyükanıt Paşa, Türk Milletinin yüreğine su serpmiştir, Türk askeri üzerinden Türk milletine oyun oynamak isteyenlerin oyunlarını boşa çıkartmıştır" şeklindeki basın açıklaması ile adeta kanatlandım.28 Ağustos'ta Genelkurmay Başkanlığı görevini devralacak olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt, devir-teslim töreninde tarihi noktalarına dikkat çekti:"- Bazı gazetelerde Ege komutanlığı ve bazı komutanlıklarının lağvedileceği ile ilgili haberler vardır. Ne böyle bir plan ne de böyle bir düşünce vardır.- Yakın zamanda askerlere iğrenç saldırılar yapıldı. Bu kampanyaları sürdürenler kendi yarattıkları 'iğrenç bataklık'ta boğulacaklardır. Zamanı geldiğinde bu kişilerden hukuk çerçevesinde hesap sorulacaktır. - Türk Silahlı Kuvvetleri etkisizleştirilmek isteniyor. Bu çabalar son dönemde artırıldı. Bu çabalar Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısından rahatsız olan çevreler tarafından yapılmaktadır. - Hiç kimse insan hakları ve demokrasi değerlerinin arkasına saklanarak ülkeye ve rejime saldıramaz. Ne Cumhuriyet değiştirilebilir, ne de ülke bölünebilir. TSK şer odaklarını yok etmeye kararlıdır."Paşa'nın beyanatı, BTP Genel Başkanı'nın tespitiyle, millete moral olmuş, oyun bozmuştur.Bugün, Türkiye'mizin en kısa sürede devlet-millet sivil-asker bütünlüğünü sağlayarak, milletimizin dertlerine çözmek durumundayız.Milletimizi terör cenderesine alarak güç kaybettirenlerin, ülkemizi parçalayarak Anadolu'dan atmak için iştah kabartanların, devlet-millet kapışmasından medet umarak milletimizin kaynaklarını ve umutlarını sömürenlerin hesaplarının bozulmasının vakti gelmiştir, geçmek üzeredir. Ekonomik darboğaz, adeta bütün bu ecnebi manevralarının zemini haline dönüştürülmektedir.Dolayısıyla "milli bir duruş" ile terör, manda ve ayrılıkçı manevraları çok kısa zamanda boşa çıkartıp, milletimize "iş, aş ve üretim" imkânları oluşturmak durumundayız. Milli Ekonomi Modeli'ne acilen geçmek durumundayız. Özelleştirme adı altında ecnebilere peşkeş çekilen yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı kurtarmak ve "millet namına" devreye koymak durumundayız. Ankara siyasetinde "reel bir milli dönem" açmak durumundayız. Yıllardan beri siyaset namına ortalığı velveleye veren - ister milli, ister muhafazakar ister sosyal demokrat olsun- sloganların hiçbiri karın doyurmadığına göre, reel milli ekonomi modeli sürecini başlatmak durumundayız. BTP, işte bu milli duruşun, bu milli sürecin, bu reel milli ekonomik şahlanışın hazırlıklı tek adresidir. Planı, programı, ufku ve yüreği olan tek partisidir? Gözün aydın Türkiye.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019




























































