Türkiye’de çocuklarda yetersiz beslenme oranı artıyor
Türkiye’de artan ekonomik zorluklar ve gıda enflasyonu, özellikle çocuklarda yetersiz beslenme oranlarının yükselmesine neden oluyor
11.08.2025 00:04:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Türkiye'de artan ekonomik zorluklar ve gıda enflasyonu, özellikle çocuklarda yetersiz beslenme oranlarının yükselmesine neden oluyor.
Türk-İş, TÜİK, UNICEF ve diğer kuruluşların son verileri, milyonlarca çocuğun yeterli ve dengeli beslenemediğini, bu durumun fiziksel ve zihinsel gelişimlerini tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
2025 yılında ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte, çocukların sağlıklı gıdaya erişim sorunu daha da belirgin hale geldi. İşte Türkiye'deki çocuklarda yetersiz beslenme krizine dair veriler:
Yetersiz beslenmenin boyutları
TÜİK'in verilerine göre, Türkiye'de çocukların en az %17'si yetersiz beslenme riski altında. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın verileri ise düşük gelirli ailelerin çocuklarının %20-25'inin yeterli ve dengeli gıdaya erişimde sorun yaşadığını ortaya koyuyor. TEPAV'ın raporuna göre, yoksul çocuk sayısı 9,59 milyon civarında.
Çocuk Sağlığına Etkileri
Yetersiz beslenme, çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları verilerine göre, 5 yaş altı çocuklarda kötü beslenme yaygınlığı %9,8, büyüme geriliği (bodurluk) oranı ise %6 seviyesinde.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından deprem bölgesinde yapılan çalışmalarda, 5 yaş altı çocuklarda %6,2 bodurluk, %8,9 zayıflık ve %4,4 aşırı kilo tespit edildi.
Uzman Diyetisyen Dicle Dilan Salman, "Türkiye'deki obeziteyi 'fakir şişmanlığı' olarak niteleyebiliriz. Çok yemekten değil, karbonhidrat ve şeker yoğun beslenmeden kaynaklanan bir obezite görülüyor" diyor.
Salman, yetersiz beslenmenin çocukların bilişsel yeteneklerini, akademik başarılarını ve psikolojik sağlıklarını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Okula aç giden çocukların derslere odaklanmakta zorlandığını, öğrenme yeteneklerinin düştüğünü ve agresif davranışlar sergileyebileceğini vurguluyor.
FAO'nun Küresel Gıda Fiyat Endeksi'ne göre dünyada en yüksek gıda enflasyonuna sahip ilk 5 ülke arasında. Sebze, meyve, et ve süt ürünleri gibi temel gıdalara erişim birçok hane için imkansız hale geldi.
Uzmanlardan Çözüm Önerileri

Uzmanlar, çocuklarda yetersiz beslenme krizine karşı acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor:
Okullarda Ücretsiz Öğün: Salman, "Her çocuğa en az bir öğün ücretsiz beslenme ve su haktır" diyerek, Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu'nun bu konuda farkındalık yaratmaya çalıştığını belirtiyor. Okullarda ücretsiz yemek programlarının yaygınlaştırılması, çocukların sağlıklı beslenmesini destekleyebilir.
Gıda Desteği: Ailelerin alım gücünü artırmak için gıda yardımları ve sosyal destek programları genişletilmeli.
Tarım Politikaları: Doç. Dr. Özlem Eştürk, gıda güvenliğinin çiftlikten sofraya kadar bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söylüyor. Tarım politikalarının şeffaflaştırılması, denetimlerin artırılması ve yerel üretimin desteklenmesi öneriliyor.
Toplumsal Farkındalık: Beslenme okuryazarlığı yerine, kamusal çözümler önceliklendirilmeli. Prof. Dr. Mehmet Zencir, "Tüm sorumluluğu bireye yükleyen anlayışla bir yere varılamaz" diyor.
Sonuç
Türkiye'de çocuklarda yetersiz beslenme oranlarının artışı, ekonomik kriz, gıda enflasyonu ve tarım politikalarındaki eksikliklerden kaynaklanıyor.
Bu durum, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini tehdit ederken, toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor.
Uzmanlar, devletin acil ve kapsamlı çözümler üretmesi gerektiğini vurguluyor. Okullarda ücretsiz yemek programları, gıda güvenliği politikalarının güçlendirilmesi ve sosyal desteklerin artırılması, çocukların sağlıklı bir geleceğe kavuşması için kritik önem taşıyor.
Türk-İş, TÜİK, UNICEF ve diğer kuruluşların son verileri, milyonlarca çocuğun yeterli ve dengeli beslenemediğini, bu durumun fiziksel ve zihinsel gelişimlerini tehdit ettiğini ortaya koyuyor.
2025 yılında ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte, çocukların sağlıklı gıdaya erişim sorunu daha da belirgin hale geldi. İşte Türkiye'deki çocuklarda yetersiz beslenme krizine dair veriler:
Yetersiz beslenmenin boyutları
TÜİK'in verilerine göre, Türkiye'de çocukların en az %17'si yetersiz beslenme riski altında. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın verileri ise düşük gelirli ailelerin çocuklarının %20-25'inin yeterli ve dengeli gıdaya erişimde sorun yaşadığını ortaya koyuyor. TEPAV'ın raporuna göre, yoksul çocuk sayısı 9,59 milyon civarında.
Çocuk Sağlığına Etkileri
Yetersiz beslenme, çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları verilerine göre, 5 yaş altı çocuklarda kötü beslenme yaygınlığı %9,8, büyüme geriliği (bodurluk) oranı ise %6 seviyesinde.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) tarafından deprem bölgesinde yapılan çalışmalarda, 5 yaş altı çocuklarda %6,2 bodurluk, %8,9 zayıflık ve %4,4 aşırı kilo tespit edildi.
Uzman Diyetisyen Dicle Dilan Salman, "Türkiye'deki obeziteyi 'fakir şişmanlığı' olarak niteleyebiliriz. Çok yemekten değil, karbonhidrat ve şeker yoğun beslenmeden kaynaklanan bir obezite görülüyor" diyor.
Salman, yetersiz beslenmenin çocukların bilişsel yeteneklerini, akademik başarılarını ve psikolojik sağlıklarını olumsuz etkilediğini belirtiyor. Okula aç giden çocukların derslere odaklanmakta zorlandığını, öğrenme yeteneklerinin düştüğünü ve agresif davranışlar sergileyebileceğini vurguluyor.
Ekonomik Kriz ve Gıda Enflasyonu
FAO'nun Küresel Gıda Fiyat Endeksi'ne göre dünyada en yüksek gıda enflasyonuna sahip ilk 5 ülke arasında. Sebze, meyve, et ve süt ürünleri gibi temel gıdalara erişim birçok hane için imkansız hale geldi.
Uzmanlardan Çözüm Önerileri

Uzmanlar, çocuklarda yetersiz beslenme krizine karşı acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor:
Okullarda Ücretsiz Öğün: Salman, "Her çocuğa en az bir öğün ücretsiz beslenme ve su haktır" diyerek, Türkiye Okul Yemeği Koalisyonu'nun bu konuda farkındalık yaratmaya çalıştığını belirtiyor. Okullarda ücretsiz yemek programlarının yaygınlaştırılması, çocukların sağlıklı beslenmesini destekleyebilir.
Gıda Desteği: Ailelerin alım gücünü artırmak için gıda yardımları ve sosyal destek programları genişletilmeli.
Tarım Politikaları: Doç. Dr. Özlem Eştürk, gıda güvenliğinin çiftlikten sofraya kadar bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söylüyor. Tarım politikalarının şeffaflaştırılması, denetimlerin artırılması ve yerel üretimin desteklenmesi öneriliyor.
Toplumsal Farkındalık: Beslenme okuryazarlığı yerine, kamusal çözümler önceliklendirilmeli. Prof. Dr. Mehmet Zencir, "Tüm sorumluluğu bireye yükleyen anlayışla bir yere varılamaz" diyor.
Sonuç
Türkiye'de çocuklarda yetersiz beslenme oranlarının artışı, ekonomik kriz, gıda enflasyonu ve tarım politikalarındaki eksikliklerden kaynaklanıyor.
Bu durum, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini tehdit ederken, toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor.
Uzmanlar, devletin acil ve kapsamlı çözümler üretmesi gerektiğini vurguluyor. Okullarda ücretsiz yemek programları, gıda güvenliği politikalarının güçlendirilmesi ve sosyal desteklerin artırılması, çocukların sağlıklı bir geleceğe kavuşması için kritik önem taşıyor.


























































































