logo
28 MART 2026

Türkiye'de ve Avrupa'da asgari ücret

Türkiye'de asgari ücret, Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça düşük kalırken, yüksek enflasyon nedeniyle dar gelirlinin alım gücü hızla eriyor, yoksulluk derinleşiyor. Yapısal ekonomik sorunlar ve yanlış politikalar, milyonlarca çalışanı açlık sınırının altında bir hayata mahkum ediyor

18.12.2025 14:50:00
Eyüp Kabil
Türkiye'de ve Avrupa'da asgari ücret
Türkiye'de ve Avrupa'da asgari ücret
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 için belirlenecek asgari ücret toplantılarına başladı. Türkiye'de asgari ücret, milyonlarca dar gelirli vatandaşın temel geçim kaynağı olarak kritik bir rol oynuyor. Ancak yüksek enflasyon nedeniyle bu ücretin alım gücü hızla erimekte, açlık sınırının bile altında kalmakta.

Türkiye'yi Avrupa ülkeleriyle asgari ücret ve alım gücü açısından karşılaştıracağız. Türkiye'deki dar gelirlinin alım gücünün nasıl eridiğini ve bunun arkasındaki sebepleri inceleyeceğiz.

Asgari ücretlerin nominal karşılaştırması

2025 yılında Türkiye'de net asgari ücret 22 bin 104 TL olarak belirlenmişti, bu da yaklaşık 630 dolara denk geliyordu. Bu rakam, Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle kıyaslandığında oldukça düşük kalıyor. AB'de asgari ücret uygulayan 22 ülkenin çoğunda nominal ücretler Euro bazında daha yüksektir.

Lüksemburg 2.704 avro

İrlanda 2.000 avro

Almanya 2.200 avro

Fransa 1.800 avro

Bulgaristan 551 avro

Macaristan 707 avro

Romanya 814 avro

Alım gücü açısından kıyaslama

Nominal ücretler yanıltıcı olabilir, asıl önemli olan bu ücretlerin yerel fiyat seviyelerine göre ne kadar mal ve hizmet satın alabildiğidir. Satın Alma Gücü Paritesi (PPP) ile ayarlanmış veriler, bu konuda daha gerçekçi bir resim çizer. PPP, farklı ülkelerdeki aynı sepet malın maliyetini dikkate alarak ücretlerin gerçek değerini hesaplar.

2025 verilerine göre, AB'de minimum ücretler PPP ile ayarlandığında bile fark belirgindir. Örneğin, Lüksemburg'da PPP ile asgari ücret yaklaşık 2.000 PPS (Satın Alma Gücü Standardı) seviyesindeyken, Bulgaristan'da bu 1.000 PPS'nin altındadır. Türkiye'nin PPP ile ayarlanmış asgari ücreti ise yaklaşık 1.200-1.500 PPS civarındadır, ki bu Doğu Avrupa ülkeleriyle benzer olsa da, genel Avrupa ortalamasının yaklaşık 1.500 PPS altındadır.

Bir örnek vermek gerekirse, Big Mac Endeksi veya benzer göstergelere göre, Türkiye'de asgari ücretle alınabilecek temel gıda sepeti, Almanya'dakine kıyasla yüzde 40-50 daha azdır. Bu, Türkiye'deki dar gelirlinin Avrupa'daki muadillerine göre daha sınırlı bir yaşam standardına sahip olduğunu gösterir. Özellikle Batı Avrupa'da asgari ücret, konut, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçları daha rahat karşılayabilirken, Türkiye'de durum hiç de öyle değildir.

Türkiye'de dar gelirlinin alım gücünün erimesi

Türkiye'de asgari ücretle geçinen milyonlarca kişi, alım gücünde dramatik bir erozyon yaşıyor. 2025'te asgari ücret nominal olarak yüzde 30 artırılmış olsa da, bu artış enflasyonun altında kalmış ve gerçek alım gücü yüzde 10-15 civarında düşmüştür. DİSK raporlarına göre, işçilerin gelirinin yarısından fazlası enflasyon, vergiler ve fiyat artışları nedeniyle erimiştir, toplam kayıp 2,1 trilyon TL'yi aşmıştır.

Dar gelirli aileler için bu erime, temel ihtiyaçlarda kendini net bir şekilde gösteriyor. Gıda fiyatları yüzde 50-60 artarken, konut kiraları ve enerji maliyetleri iki katına çıktı. Bir aile için açlık sınırı 30 bin TL'ye yaklaşırken, asgari ücret bunun yüzde 70'ini ancak karşılayabilmekte. Bu durum, yoksulluğu derinleştirerek sosyal eşitsizliği artırmakta, dar gelirli kesim, borçlanma veya ikinci işlere yönelmek zorunda kalmaktadır. Bu erime sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda sosyal bir krizdir. Çocuk yoksulluğu artmakta, eğitim ve sağlık erişimi kısıtlanmakta.

Erimenin sebepleri

Türkiye'deki alım gücü erimesinin kökleri, yapısal ekonomik sorunlarda yatıyor. Öncelikle, başlıca suçlu yüksek enflasyon. 2025 sonunda enflasyonun yüzde 31 civarında olması beklenirken, bu oran ücret artışlarını yutmaktadır.

İkinci olarak, döviz krizi ve yabancı sermaye bağımlılığı. TL'nin 2025'te dolar karşısında yüzde 20-30 değer kaybı, ithal malların fiyatlarını artırarak alım gücünü eritmiştir. Siyasi müdahaleler, merkez bankasının bağımsızlığını zedelemiş, yatırımcı güveni erozyona uğramıştır. Üçüncü olarak, yapısal reform eksikliği. Verimsiz kamu harcamaları ve gelir dağılımı adaletsizliği, dar gelirliyi daha fazla vurdu. Bu politikalar kısa vadeli popülizme dayalı olup, uzun vadede yoksulluğu kalıcılaştırmakta. Hükümetin enflasyonla mücadelede yetersiz kalması, dar gelirlinin sırtına yük bindirmektedir.

Türkiye, Avrupa ülkeleriyle asgari ücret ve alım gücü açısından büyük bir uçurum içinde. Dar gelirlinin alım gücünün erimesi, sadece ekonomik bir başarısızlık değil, aynı zamanda sosyal adaletsizliğin bir sonucu. Yüksek enflasyon, yanlış para politikaları ve yapısal sorunlar, bu krizi derinleştiriyor.

Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor


 
 
Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. 

28.03.2026 14:32:00
Haber Merkezi
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor
 Kas gücü azaldıkça beyin gücü de zayıflıyor

Beyin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Turan Dündar, kas gücündeki azalmanın fiziksel performansın yanı sıra bilişsel fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Dündar, şunları kaydetti: "Kaslarımızı çalıştırdığımızda, kana miyokin adı verilen özel haberci proteinler salgılanıyor. Bunların en ünlüsü BDNF'dir. Bu proteinler, yeni nöronların filizlenmesini ve aralarındaki bağların kök salmasını sağlar. Ancak mesele, kimyasal bir kokteylden ibaret değil. Hareket halindeyken sadece kaslar değil, onları kemiğe bağlayan tendonlar da devreye girer. Tendonlar gerildikçe, beyne yüksek hızda veri paketleri gönderilir.

Araştırmalar, bacak kası kuvvetli bireylerde hipokampus hacminin, yaşıtlarına göre daha geniş olduğunu gösteriyor. Kas kütlesi düştüğünde, beyne giden oksijen ve glikoz dengesi bozulur. Bu da sadece yorgunluğa değil, karar verme mekanizmalarında milisaniyelik gecikmelere neden olur. Kas kütlemizi korumak, kan şekeri dengenizi sağlar.

Kaslarımızın bir diğer faydası olan stabil kan şekeri düzeyleri, gün boyu kesintisiz zihinsel odak demektir. Beynimizi korumak ve potansiyelini zirveye taşımak için sadece kitap okumak veya bulmaca çözmek yetmez. Zihnimizin en keskin olduğu anlar, aslında bedeninizin en dirençli olduğu anların birer yansıması. Hareket, sadece bedenin yer değiştirmesi değil, biyolojimizin kendi kendini iyileştirme ve geliştirme dili. Geleceğimize yatırım yapmamız için harekette kalmamız şart."

Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinde kolonlarında çatlama sesi duyulan bina tedbir amaçlı olarak boşaltıldı. 51 vatandaş tahliye edildi

28.03.2026 00:30:00 / Güncelleme: 28.03.2026 06:15:06
İHA
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Diyarbakır'da kolonlarda çatlama sesi duyulan bina boşaltıldı
Edinilen bilgilere göre, ilçenin Bağcılar Mahallesi 1063. Sokaktaki zemin ile birlikte 6 katlı Habib Apartmanı'nın kolonlarında çatlama sesi duyulması üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarda bulunuldu.



İhbar üzerine olay yerine AFAD, polis, Bağlar Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ve zabıta ekibi yönlendirildi. Ekiplerin yaptıkları inceleme sonucu binada risk durumu olması nedeniyle biri boş, 9 dairedeki 51 vatandaş geçici olarak tahliye edildi.



Binaya şeridi çekilerek, polis ekipleri tarafından güvenlik önlemi aldı. Nihai kararın yapılacak detaylı inceleme sonucu belirleneceği öğrenildi.

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00 / Güncelleme: 27.03.2026 20:54:15
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü tıkamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklama nereye hizmet etmektedir? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan yaptı bu açıklamayı. Yani bu da iktidarın amiral gemisi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteğinin birilerinde var olduğunu gösteriyor. Ya şu an İran, İsrail'le Amerika'yla savaşta. İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı

Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

27.03.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'torbacı' diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.



Özel harekat polislerinin de desteğiyle 16 adrese şafak vakti eş zamanlı yapılan baskınlarda 15 kişi gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda 46,20 gram bonzai, 43,37 gram bonzai hammaddesi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Marmaris Belediyesi'ne gerçekleştirilen polis baskını ile ilgili Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun Marmaris Belediyesi önünde açıklama yaptı. Başkan Ünlü, ekibi ile birlikte Marmaris Belediyesi olarak çalışmalarına devam edeceklerini belirtirken, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise, polis operasyonunun münferit bir soruşturma kapsamında yapıldığını öğrendiklerini söyledi

27.03.2026 03:06:00
İHA
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Belediyesi'ne gece yarısı yapılan baskınla ilgili Başkan Ünlü'den açıklama
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü öğrenilen bir soruşturma kapsamında gece yarısı Muğla İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler Marmaris Belediyesi'ne baskın düzenledi. Operasyon çerçevesinde çok sayıda polis ekibi tarafından belediye binasına baskın düzenlenirken bazı belediye çalışanları ve önceki dönem belediyede görev yapan üst düzey yetkililer ikametlerinden alınarak belediyeye getirilirdi.

Belediye binasında aramalar devam ederken gece yarısı çoğunluğu partili çok sayıda kişi belediye binasının önünde toplandı. Bu arada Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ve CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da belediye binası önüne gelerek, toplanan kalabalığa teşekkür edip basın mensuplarına da açıklamada bulundu.

Görevinin başında olduğunu belirten Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, "Marmaris Belediyesi başkanı ve yönetimi ile çalışmalarına devam edecektir. Umarım bu soruşturma da en kısa sürede sonuçlanır. Konuyla ilgili bilgi geldikçe sizlerle paylaşacağız" dedi.

Geceye saat 24:00 itibariyle başlayan bir polis araması ile güne başladıklarını belirten CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun ise Marmaris Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturanın belediye ve belediyedeki işleyişle ilgili değil münferit bir soruşturma olduğunu öğrendiklerini belirtti. Uzun, "Aramanın burada görev yapan arkadaşın yapmış olduğu görevle ilgili iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğunu öğrendik. Bunun dışında ilgili kişinin konutunda da arama yapıldığını öğrendik. Belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konu olmadığı yönünde bilgi verildi. Bundan sonraki gelişmeler hakkında da bilgi paylaşacağız. Destek için buraya geldiğiniz için teşekkür ediyoruz" diyerek soruşturmanın bir olaya ilişkin münferit bir soruşturma olduğunu ve bunun detayı hakkında kendilerine bilgi verilmediğini söyledi.

Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü

27.03.2026 00:32:00 / Güncelleme: 27.03.2026 06:39:16
İHA
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Dilovası'ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var"
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi.



"Patlamalar peş peşe oldu"



Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay'ın yandığını gördüm. Hürol'un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail'i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi.



"İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi"



Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş'u tehlike konusunda uyardığımda bana 'Biz önlemlerimizi aldık' dedi" diye konuştu.



"Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım"



Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı.


"Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı"



Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi.



"Bir işçi 'İçimde kötü bir his var' dedi"



Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva'da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, 'İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var' dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı.


"Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar"



Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112'yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş'u aradım, 'Yangın var, hemen gel' dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken 'Karıştırıcıda kıvılcım çıktı' dedi. Ataşehir'deki merkez ofiste Kurtuluş'un çocukları kalıyordu. Ayten'e olay günü, 'Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı'' diye sorduğumda bana, 'İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti' dedi" ifadelerini kullandı.


"Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz"



Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu'nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi.
Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.

Saha Down sendromlu bireylerin


 
 
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında özel bir spor etkinliği düzenledi. İBB Esenler Spor Kompleksi’ndeki etkinliğe katılan Down sendromlu bireyler, basketbol gösteri maçı ve parkur yarışlarıyla doyasıya eğlendi.

26.03.2026 22:55:00
MURAT ÇORBACI
Saha Down sendromlu bireylerin
Saha Down sendromlu bireylerin

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında toplumsal farkındalığı artırmak ve özel gereksinimli bireyleri sporla buluşturmak için özel bir etkinlik gerçekleştirdi.
İBB Esenler Spor Kompleksi'ndeki organizasyonda İBB Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Türkiye Down Sendromu Derneği'nin katılımıyla,4 yaş ve üzeri Down sendromlu bireyleryer aldı. Açılış töreninin ardından basketbol gösteri maçına geçilirken hava atışını İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk yaptı. Ailelerin de tribünde yerini aldığı etkinlikte oldukça keyifli bir havada geçen basketbol gösteri maçından sonra sıra parkur yarışlarına geldi. Parkur yarışlarında da doyasıya eğlenenDown sendromlu bireylere kapanış töreninde bu anlamlı güne özel hazırlanan madalyalar verildi.

Engelliler harekete geçti

Engelli bireylerin fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren İBB Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve Spor İstanbul, her yaştan engelli bireyi 39 tesiste,10 branş ve 5 branşa özgü disiplinde sporla bir araya getiriyor. Engelli Spor Hizmetleri (ESH) ile Önleyici Spor Hizmetleri (ÖSH) kapsamında sunulan spor hizmetlerinden, 2025 yılında yaklaşık 8 bin engelli birey yararlanırken, toplam katılım sayısı 160 bine ulaştı.

Binde 1 oranında görülüyor

Down sendromu, 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması sonucu ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler de bu nedenle 21 Mart tarihini (21.03) "Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü" olarak ilan etti. Her yıl bu özel güne yönelik etkinlikler düzenleyen İBB Spor İstanbul, toplumsal bilinç ve farkındalığın artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 6 milyondan fazla Down sendromlu birey bulunuyor. Ayrıca her 1.000-1.100 doğumdan birinde Down sendromu görülüyor. Türkiye'de bu alanda net bir veri bulunmamakla birlikte, Türkiye Down Sendromu Derneği'nin paylaştığı bilgilere göre ülke genelinde yaklaşık 100 bin Down sendromlu bireyin yaşadığı tahmin ediliyor. 

Yenidoğan çetesi davasında ara karar

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada arar karar açıklandı

26.03.2026 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı.

5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur'un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel'in 'yurt dışına çıkış' yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı'nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.