logo
19 ŞUBAT 2026


Türkiye'nin virüsle 1 yıllık imtihanı

Türkiye'de 11 Mart 2020 tarihinde açıklanan ilk koronavirüs vakasının üzerinden 1 yıl geçti. Bu sürede, 34 milyondan fazla kovid testi yapıldı. Yaklaşık 3 milyona yakın kişiye koronavirüs tanısı kondu. Bugüne kadar toplam 29 bin 160 kişi hayatını kaybederken 2 milyon 640 bin kişi de iyileşti

10.03.2021 12:29:00
Türkiye'nin virüsle 1 yıllık imtihanı
Türkiye'nin virüsle 1 yıllık imtihanı
Koronavirüs salgınıyla birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok alışkanlıklar değişti. Tokalaşma, sarılma ve öpüşme gibi selamlaşma biçimleri yerini, 'yumruk selamı' ve 'temassız selamlaşmaya' bıraktı. Gündelik yaşamda el yıkama alışkanlığı artarak dezenfektan ve maske kullanmak gibi zorunluluklar hayatımıza girdi. Türkiye'de koronavirüs kaynaklı ilk ölüm ise 17 Mart 2020 tarihinde kayıtlara geçti.



Türkiye salgına karşı tedbir almaya başlayan ilk ülkelerden biri oldu

Türkiye güçlü sağlık altyapısı ve sağlık politikaları sayesinde salgına karşı ilk harekete geçen ülkelerden biri oldu. Salgının kısa süre içinde 30'dan fazla ülkede görülmeye başlamasıyla ve Çin, 20 Ocak'ta insandan insana bulaşan koronavirüs salgınını doğrulamasıyla virüsün ortaya çıktığı Wuhan kenti de karantina altına alındı. Ancak virüsün yayılması önlenemedi. Türkiye koronavirüs salgınında tedbir almaya başlayan ilk ülkelerden biri oldu.

Virüsün ortaya çıkmasıyla Sağlık Bakanlığı tarafından tecrübeli akademisyenlerin ve doktorların yer aldığı ve koronovirüsün ele alındığı Bilim Kurulu toplantısı 22 Ocak'ta yapıldı ve kararlar alınmaya başlandı. Hava, kara, deniz ulaşımlarında sınırlarda gerekli tedbirler alındı. Bilim Kurulu'nun önerisiyle 5 Şubat'tan itibaren Çin'den Türkiye'ye gelen tüm uçuşlar durduruldu.

Virüsün İran'da da hızla yayılması üzerine sınırda gerekli tedbirler alındı ve 23 Şubat'ta Türkiye ile İran arasındaki kara hudut kapıları kapatıldı. İran üzerinden hava yoluyla doğrudan Türkiye'ye girişler de sona erdirildi. Şubat ayının başlarında Dünya Sağlık Örgütü, salgını, pandemi (küresel salgın) ilan etti.



Türkiye'de ilk koronavirüs vakası görüldü

Türkiye'de 11 Mart 2020 tarihinde ilk koronavirüs vakası açıklandı. İlk koronavirüs kaynaklı ölüm ise 17 Mart 2020 tarihinde kayıtlara geçti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin temaslı 89 yaşındaki bir hastanın hayatını kaybettiğini ve 51 yeni tanının konduğunu toplam vaka sayısının ise 98'e çıktığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı genelgeyle tüm özel ve vakıf hastaneleri pandemi hastanesi olarak ilan edildi. İçişleri Bakanlığı yayınladığı genelgeyle berber, kuaför ve güzellik merkezlerinin faaliyetlerinin durdurulacağını açıkladı.

Maske yokluğuna izin verilmedi

Tüm dünyada maske sıkıntısı yaşanırken salgının başından beri Türkiye'de maske üretimi ve erişimi konusunda bir aksaklık yaşanmadı. Koronavirüsle mücadele kapsamında 65 yaş üstündeki yaşlıların evlerine maske ve kolonya dağıtılmaya başlandı. Maskeye ulaşım konusundaki sıkıntıların önüne geçilebilmek için maskede üst limit 1 lira olarak belirlendi. Vefa Sosyal Destek Hattı kurularak yaşlıların ihtiyaçları karşılanmaya başlandı.



Eğitime ara verildi

Türkiye'de 16 Mart 2020'den itibaren ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite eğitimine ara verildi. 23 Mart 2020'den itibaren uzaktan eğitimle televizyon ve internet ortamından EBA ile eğitim öğretime devam edileceği karar verildi.

Türkiye'de pandemiye karşı destek paketleri devreye girdi

Türkiye salgınla mücadelede istihdamı korumak, vatandaşa, işverene ve esnafa destek paketleri açıkladı. Salgının başladığından bu yana Kısa Çalışma Ödeneği devreye alındı, ihtiyaç sahibi ailelere nakdi yardımlar yapıldı, nakdi ücret desteği ve işten çıkarma yasağı gibi birçok karar alındı.

Pandemi sürecinde hayatımıza girenler

Salgının ilerlemesiyle ve 'Evde kal'' çağrılarının artmasıyla birçok iş kolu dijitalleşmeye gitti ve çalışanları için 'ev-ofis' dönemini başlattı. Koronavirüs ile birlikte günlük hayatta sık sık kullanmadığımız 'Karantina', 'Pandemi', 'Semptom', 'Sosyal Mesafe', 'Antikor', 'Entübasyon', 'Filyasyon', 'Mutasyon', 'PCR', 'Temaslı Kişi', 'Asemptomatik' ve 'İzolasyon' gibi birçok yeni kelime ve terim de hayatımıza girdi.

Yurtdışındaki vatandaşlar Türkiye'ye getirildi

Yurtdışında yaşayan ve eğitim gören Türk vatandaşları tahliye uçuşlarıyla ülkeye getirilerek yurtlara yerleştirildi.
Dışişleri Bakanlığı, 16 Nisan 2020'de yaptığı açıklamada Covid-19 salgını verilerini paylaşarak krizin başından itibaren yaklaşık 70 ülkeden 25 bini aşkın vatandaşın yurtdışından Türkiye'ye getirildiğini açıkladı ve tahliye işlemlerinin süreceğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı tarafından salgının başından beri dünyanın birçok ülkesinden koronavirüse yakalanan Türk vatandaşları ambulans uçaklarla Türkiye'ye getirilerek tedavi altına alındı.



1 yılda 141 ülkeden 100 bini aşkın vatandaş Türkiye'ye getirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, '141 ülkeden 100 binden fazla vatandaşımızı ailesiyle buluşturduk. Yaşadıkları ülkelerde tedavi imkanı bulamayan 233 vatandaşımızı ambulans uçakla Türkiye'ye getirdik. Uçuşlarımız hem kendi insanımızın vatanlarına dönüşünü hem de 67 ülkeden 5 bin 500'den fazla yabancının tahliyesini sağladı. Türkiye'den memleketlerine dönmek isteyen 90 ülkeden 38 bin yabancıya da destek sunduk. 'Dost kara günde belli olur' anlayışıyla ülkemizden yardım talep eden 156 ülkeye ve 11 uluslararası kuruluşa tıbbi malzeme desteğinde bulunduk. Yine bu dönemde aralarında 1008'er yataklı 2 acil durum hastanesiyle 2 bin 682 yataklı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi gibi 16 hastaneyi ve 11 yeni hizmet binasını hizmete açtık. Salgın döneminde Türk olmanın gururunu, Türk pasaportu taşımanın güvenini bir kez daha tüm vatandaşlarımıza yaşattığımıza inanıyorum" dedi.

Ülkeler arası maske savaşı başladı

Salgının tüm dünyaya yayılmasıyla birlikte ülkeler arasında maske ve koruyucu ekipman savaşları yaşandı. Dünya genelinde özellikle Avrupa ülkeleri birbirlerinin siparişlerine el koymaya başladı. Avrupa ülkeleri ve ABD'de maske savaşları yaşanırken Türkiye pek çok ülkeye maske ve koruyucu ekipmanların da aralarında bulunduğu yardım malzemeleri gönderdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 18 Nisan 2020 de yaptığı açıklamada 116 ülkenin Türkiye'den yardım talebinde bulunduğunu ve bunların 44'üne yardım gönderildiğini söylemişti. Öte yandan Türkiye, tahliye için Çin'e giden uçakla tıbbi malzeme göndererek Çin'e yardım yapan ilk ülkelerden oldu.

Sokağa çıkma kısıtlamaları

Türkiye'de koronavirüs pandemisi önlemleri kapsamında 21 Mart 2020 tarihinde 65 yaş ve üzeri vatandaşların sokağa çıkması kısıtlandı. Kısıtlama 3 Nisan itibariyle de 20 yaş altına uygulanarak genişletildi. 10 Nisan 2020 tarihinde İçişleri Bakanlığı'ndan 30 büyükşehir ve Zonguldak için 48 saat sokağa çıkma kısıtlaması ilan edildi. Hafta sonu kısıtlamaları bir süre devam ederken. Ramazan Bayramı'nda (23, 26 Mayıs arasında) ise tüm yurtta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Türkiye'de 1 Haziran 2020 tarihi itibarıyla uzun süredir kapalı olan yerler açılarak ve birçok yasak sona ererek yeni normalleşme sürecine girdi. 1 Haziran itibarıyla restoran, kafe, kıraathane, çay bahçeleri gibi yerler hizmet vermeye başladı. Kreşler ve gündüz bakım evleri hizmet vermeye başladı, şehirlerarası seyahat sınırlaması tamamıyla sona erdi. Pandemi nedeniyle ertelenen futbol müsabakaları alınan kararlarla devam etti.

Türkiye'de ikinci dalga ile gelen kapanma

Yazın kaldırılan kısıtlamalar, 20 Kasım 2020 itibariyle vaka sayılarının artmasıyla yeniden yürürlüğe girdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 26 Kasım 2020 tarihinde açıkladığı verilere göre 28 bin 351 kişide koronavirüs tespit edildiğini söyledi. Böylece Türkiye, dünyada günlük olarak en çok koronavirüs vakasının görüldüğü ülkelerden biri oldu.

İçişleri Bakanlığı'nın valiliklere gönderdiği genelgede, restoran, lokanta, pastane, kafe, kafeterya yerlerinin paket servis ve gel-al şeklindeki hizmetleri ile diğer kısıtlamalar 20 Kasım Cuma akşamı saat 20.00'de başladı.

Yeni tedbirleri açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ara tatilde olan okullardaki eğitim-öğretimin yıl sonuna kadar uzaktan eğitimle sürdürüleceğini, hafta sonları ise 10.00-20.00 saatleri dışında sokağa çıkma sınırlaması uygulanacağını, restoranların sadece paket servis hizmeti vereceğini, AVM ve marketlerin saat 20.00'de kapanacağını bildirdi. Vakaların ülke genelinde artmasının ardından haftaiçi saat 21.00'den sonra sokağa çıkma kısıtlamaları ve hafta sonu sokağa çıkma kısıtlama kararları alındı.

Yeni kontrollü normalleşme

Vaka sayılarının düşmesiyle Türkiye 1 Mart 2021 tarihinden itibaren yeni kontrollü normalleşme sürecine girdi. Kabine toplantısında alınan kontrollü normalleşme kararlarına göre, sokağa çıkma kısıtlaması, yeme ve içme yerlerinin faaliyet saatleri gibi alınan önlemler illerdeki risk düzeyine göre belirlendi. Kademeli normalleşme adımlarına göre, önlemlerin hangi ilde ne kadar gevşetileceği, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu'nun belirlediği risk haritasına göre uygulanmaya başlandı.

Türkiye'de son bir yılda 17 dev hastane hizmete girdi

Koronavirüs salgınıyla birlikte Türkiye'de 2020 yılında 17 hastane hizmete girdi.

Türkiye 2003 yılında başlattığı 'Sağlıkta Dönüşüm Programı' kapsamında sağlık sektöründe ortaya konulan projeler ile hizmet kalitesini her geçen yıl daha da arttırdı.

Salgın sürecinde yoğun bakım ve yatak kapasiteleriyle öne çıkan şehir hastaneleri başta olmak üzere tüm sağlık tesisleri Kovid-19 ile mücadelenin başarıyla sürdürülmesinde etkin rol oynadı.

Salgın döneminde Türkiye hızla yerli solunum cihazını üretti

Koronavirüs salgınıyla birlikte üretim süreci hızlanan yerli solunum cihazı ihraç edilmeye başladı. Türkiye birçok ülkeye solunum cihazı ihraç ederken Somali, Çad, Libya gibi Afrika ülkelerine ise hibe edildi.

Virüs mutasyona uğradı

İngiltere'den sonra Çin, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde koronavirüsün yeni varyantlarının ortaya çıktı. Aralık ayında İngiltere mutasyona uğrayan B.1.1.7 adlı varyant nedeniyle çok sıkı kapatma önlemleri açıklanmış ve birçok ülke kapılarını İngiltere'ye kapatmıştı. Bilim insanları mutasyona uğrayan virüsün hastalığı şiddetlendirmediğini, bulaş özelliğinin artışı ile vaka ve ölüm sayılarını artırdığını belirttiler.

Dünyada salgına karşı aşı yarışı

Koronavirüse karşı geliştirilen aşılarda ülkeler arasında sipariş yarışı yaşanırken, Çin, Rusya, Almanya, ABD ve İngiltere'de üretilen aşılar dünya genelinde kullanılmaya başlandı. Türkiye'de şimdiye kadar Sinovac aşısı yaygın olarak uygulandı. Türkiye sağlık alanındaki güçlü alt yapısı aşılama çalışmalarında da etkisini gösterdi. En hızlı aşılama uygulaması yapan ülkeler arasında yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ''Aşı programımız planlandığı gibi ilerliyor. Bugün itibariyle 10 milyon doz aşı yapıldı. Emek veren tüm personelimize teşekkür ederim. Milletimiz en iyisini hak ediyor'' dedi.

Türkiye'de toplam koronavirüs rakamları

Türkiye'de salgının başladığı 11 mart 2020 tarihinden itibaren toplam 34 milyondan fazla PCR testi yapıldı. Yaklaşık olarak 2 milyon 807 bin kişide koronavirüse yakalandı. Bugüne kadar toplam 29 bin 160 kişi hayatını kaybederken 2 milyon 640 bin kişi de iyileşti.İHA

Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan ayına girilmesiyle fırınlarda "ramazan pidesi" mesaisi de başladı

 

19.02.2026 15:08:00
Anadolu Ajansı
Fırınlarda pide mesaisi başladı
Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi pideleri iftar saatine yetiştirmek için fırın ustaları yoğun tempoda çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde unu kazanlara dolduran ustalar, yaklaşık bir saat süren yoğurma işleminin ardından hamuru dinlenmeye bırakıyor.

Dinlenen ve belirlenen gramajlara göre bezelenen hamura pide formu veriliyor.

Vatandaşların talebine göre susamlı ve yumurtalı olarak hazırlanan pideler, odun ateşiyle ısıtılan fırınlarda yaklaşık 15 dakikada pişiriliyor. Ustalar, gün boyu üretimlerini aralıksız sürdürüyor.

Pide ustası Tuncay Kızılarslan, her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan pidesi mesaisine başladıklarını söyledi.

Pide yapımının zahmetli bir süreç olduğunu belirten Kızılarslan, mesailerinin Ramazan Bayramı'na kadar devam edeceğini ifade etti.

İftar saatine yakın fırın önlerinde yoğunluk oluştuğunu dile getiren Kızılarslan, vatandaşlara en lezzetli pideleri sunabilmek için titizlikle çalıştıklarını kaydetti.

Kızılarslan, ramazan ayının maneviyatının yüksek olduğuna işaret ederek, "Ramazan bize bolluğu, bereketi hatırlatıyor. Birine sıcak pide ulaştırdığımızda onur duyuyoruz." dedi.

Pide almak için fırına gelen Nedime Özbay da ramazanın ilk gününde pide almak için geldiğini belirterek, ramazan pidesinin kendine has bir lezzeti olduğunu söyledi.

Özbay, tüm vatandaşların ramazan ayını tebrik etti.

Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Emlakjet, kullanıcı davranışları, güncel piyasa dinamikleri ve anket sonuçlarına dayanan Ocak 2026 gayrimenkul raporunu paylaştı. Ocak ayında ilk el konut satışlarında da ikinci el satışlarda da bir düşüş yaşandı

 

19.02.2026 12:52:00 / Güncelleme: 19.02.2026 12:59:23
AA
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle birlikte ele alınan rapor, yatırımcıların kısa vadeli planlarını ve altın fiyatlarındaki hareketliliğin gayrimenkul tercihlerine yansımalarını ortaya koyuyor.

Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satışları, ocakta bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 düşüşle 34 bin 69 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ikinci el konut satışları ise geçen yılın ocak ayına göre yüzde 5,9 azalarak 77 bin 411 olarak kaydedildi.

Toplam konut satışları içerisinde ilk el konutların payı yüzde 30,6, ikinci el konutların payı ise yüzde 69,4 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları, ocakta önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,8 azalarak 1306 olarak kaydedilirken, aynı ayda, yabancılara yapılan konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ocakta uyruklara göre konut satışlarında ilk sırada 219 ile Rusya Federasyonu yer alırken, onu 118 ile İran ve 77 ile Ukrayna vatandaşlarına yapılan satışlar izledi.

Yatırım planlarında temkinli ilerleyiş dikkat çekiyor

Emlakjet tarafından gerçekleştirilen ve 43 binden fazla kullanıcının katılımıyla tamamlanan anket çalışması, bireysel yatırımcıların kısa vadeli yatırım planlarını, yatırım araçlarına yönelik tercihlerini ve gayrimenkul yatırımına bakışlarını detaylarıyla ortaya koyuyor.

Anket sonuçları, katılımcıların önemli bir bölümünün aktif ya da potansiyel yatırım planları yaptığını ancak karar sürecinde temkinli ve fırsat odaklı bir yaklaşım benimsendiğini gösteriyor.

Anket kapsamında katılımcılara yöneltilen "Önümüzdeki 3 ay içinde yatırım planınız var mı'" sorusuna verilen yanıtlar, yatırımcıların bir kısmının aktif adımlar atmaya hazır olduğunu, önemli bir kesimin ise süreci izleyerek kararını zamana yaydığını ortaya koyuyor.

Katılımcıların yüzde 17'si "Evet, aktif yatırım yapacağım" yanıtını verirken, yüzde 22'si "Araştırma aşamasındayım" seçeneğini tercih ediyor. Kararsız olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken, "Şimdilik yatırım düşünmüyorum" diyenlerin oranı yüzde 38 seviyesinde seyrediyor.

"Önümüzdeki dönemde yatırım ağırlığınızı nereye vermeyi düşünüyorsunuz'" sorusuna katılımcıların yüzde 61'i yatırımda önceliğini gayrimenkule vermeyi planladığını belirtirken, yüzde 18'i altın, yüzde 8'i döviz ve yüzde 6'sı mevduat/fon seçeneklerini tercih ediyor.

Dengeli portföy oluşturmayı planlayanların oranı ise yüzde 7 seviyesinde kalıyor. Bu dağılım ise piyasa koşullarında yatırımcıların değerini uzun vadede koruyabilen, reel karşılığı olan ve görece daha öngörülebilir getiriler sunan varlıklara yönelme eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.

Altın fiyatlarındaki yükseliş gayrimenkul ilgisini artırıyor

Ankette yer alan "Altın fiyatlarındaki yükseliş, gayrimenkule bakışınızı etkiledi mi'" sorusu, yatırımcı davranışlarında dikkati çekici bir kırılmaya işaret ediyor.

Katılımcıların yüzde 49'u altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgisini artırdığını belirtirken, yüzde 25'i yatırım tercihlerinin değişmediğini ifade ediyor. Altında kalmayı tercih edenlerin oranı yüzde 8 olurken, yüzde 18'lik bir kesim süreci kararsız biçimde takip ediyor.

Artan fiyat dalgalanmaları, gayrimenkulü daha istikrarlı, somut ve uzun vadeli bir yatırım alternatifi olarak öne çıkarırken, riskin dağıtılması ihtiyacı, bu varlık sınıfının güvenli bir denge unsuru olarak konumlanmasını güçlendiriyor.

Katılımcılara yöneltilen "Sizi gayrimenkul yatırımına en çok ne yönlendirir'" sorusuna ise katılımcıların yüzde 47'si fiyat avantajı ve pazarlık fırsatlarını ilk sıraya koyarken, yüzde 16'sı doğru lokasyon ve doğru proje kriterini önceliklendiriyor.

Uygun kredi koşulları yüzde 14, yüksek kira getirisi yüzde 13 tercih edilirken, güvenilir platform ve şeffaf süreç vurgusu yüzde 10 seviyesinde kalıyor.

Kısa vadede gayrimenkul satın alma ihtimali yüksek

"Önümüzdeki 6 ay içinde gayrimenkul satın alma ihtimaliniz nedir'" sorusuna verilen yanıtlar ise talep tarafında güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 53'ü satın alma ihtimalini "yüksek" olarak değerlendirirken, yüzde 23'ü "orta" seviyede görüyor. Satın alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 11 olurken, yüzde 13'lük bir kesim yalnızca araştırma aşamasında olduğunu ifade ediyor.

Anket sonuçları yatırımcıların önemli bir bölümünün gündeminde gayrimenkulün güçlü bir şekilde yer aldığını ortaya koyuyor.

Kısa vadede aktif yatırım yapmayı planlayan bir kitle bulunurken, araştırma ve kararsızlık aşamasındaki kullanıcıların oranı da dikkati çekiyor. Gayrimenkulün yatırım ağırlığında açık ara öne çıkması, özellikle satılık daire gibi somut ve likiditesi yüksek ürünlere yönelik güvenli varlık arayışının sürdüğünü gösteriyor.

Altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgiyi artırması, yatırımcıların portföy tercihlerinde denge arayışını güçlendirdiğini ortaya koyarken, fiyat avantajı, doğru lokasyon ve şeffaf süreç beklentisi, satın alma kararlarının temel dinamikleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca 6 ay için yüksek satın alma ihtimali beyan eden kullanıcı oranı da gayrimenkul tarafında canlı bir talep potansiyeline işaret ediyor.

Uludağ'da kar kalınlığı 160 santime ulaştı

Uludağ'da dün akşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışı sonrası kar kalınlığı 160 santimetreye kadar ulaştı. Yoğun yağışla birlikte yollar beyaza bürünürken, jandarma ekipleri kış lastiği veya zincir olmayan araçların zirveye çıkmasına izin vermedi

19.02.2026 11:45:00 / Güncelleme: 19.02.2026 12:12:45
İHA
Uludağ'da kar kalınlığı 160 santime ulaştı
Uludağ'da kar kalınlığı 160 santime ulaştı
Uludağ'da kar yağışının etkili olmasıyla, zirveye çıkmak isteyen sürücüler kontrol noktalarında tek tek durduruldu. Kış lastiği ya da zinciri bulunmayan araçların geçişine izin verilmedi.



Kurallara uymayan bazı sürücüler geri çevrilirken, ekipler sürücüleri can ve mal güvenliği konusunda uyardı.



Öte yandan kar küreme araçları gece boyunca aralıksız çalışarak yolların açık kalması için yoğun mesai harcadı.



Yetkililer, Uludağ'a çıkacak vatandaşların mutlaka kış lastiği ve zincir bulundurmaları gerektiğini hatırlattı.

Aziz İhsan Aktaş davasının 14'üncü duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 14'üncü duruşması başladı

 

19.02.2026 11:13:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının 14'üncü duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 14'üncü duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada, tutuksuz sanıklardan Gökçe Aktaş'ın savunması alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde "sakız" cinsi bir koyun, tek batında 9 kuzu doğurdu

 

19.02.2026 11:07:00
Anadolu Ajansı
Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu
Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu

Denizli'nin Pamukkale ilçesi Pınarkent Mahallesi'nde hayvancılıkla uğraşan Cemil Doğan, AA muhabirine, tekstil işiyle uğraştıktan sonra hobi amacıyla 6 yıl önce 4 koyunla küçükbaş yetiştiriciliğine başladıklarını söyledi.

Koyununun 9 kuzu doğurmasının mutluluğunu yaşadığını ifade eden Doğan, "Koyunlarımızın sürekli 4-5 doğumları vardı. Bir sefer 6 olmuştu ama 9'u ilk defa oldu, hepsi yaşıyor. Çok şaşırdık. Önce 'Başka bir koyun doğurdu da kaçtı mı'' diye düşündük ama öyle olmadığını fark ettik. İnanamadık ilk başta. Emzirmeye başlayınca annesi bütün yavruları kabul etti. O yüzden sevinçliyiz." diye konuştu.

Veteriner hekim Lütfi Emreoğlu ise "9 olması çok nadir bir durum. Bu da koyunun yumurtalıklarıyla alakalı. En fazla 7 doğum kayıtlı. Zaten sakız ırkı koyunlar normal şartlarda tek batında 5-6 yavru doğurabiliyor ama bu istisnai bir durum." ifadelerini kullandı. 

9'u polis 17 zanlıya gözaltı

Kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada 9'u polis, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı

 

19.02.2026 10:43:00
Anadolu Ajansı
9'u polis 17 zanlıya gözaltı
9'u polis 17 zanlıya gözaltı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgütün hiyerarşisi içinde hareket ettiği belirlenen ve haklarında gözaltı kararı verilen 9'u polis, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 9 Ocak'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla elde edilen dijital materyallerin incelendiği belirtildi.

İnceleme neticesinde örgüt üyelerinin kamu görevlileri ile irtibat ve menfaat ilişkisine girdiği, bu kapsamda adli mercilerce yürütülen bir kısım soruşturmada, örgütün idareci ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden kamu görevlilerinden "suç, aranma, araç, yakalama kaydı" gibi sorgulamalarla bilgi aldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, "Örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği değerlendirilen, 9'u polis memuru, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere toplamda 17 şüpheli hakkında 19 Şubat tarihinde gözaltı, İstanbul, Muğla, Bursa, Giresun, Mersin ve Şırnak illerinde belirlenen adreslerinde arama ve el koyma talimatı verilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheli yakalandı.

Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde sabah saatlerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgârın kabarttığı dalgalar sahil yolunu aşarak karayoluna ve mahalle sokaklarına kadar ulaştı. Fırtına sebebiyle denizle karayolu birleşti, evler sular altında kaldı

18.02.2026 13:18:00
İHA
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Denizin taşmasıyla birlikte sağanak yağışın da etkisiyle sokaklar kısa sürede göle döndü. Deniz suyunun yol ile birleşmesi nedeniyle bölgede ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, mahallede maddi hasar meydana geldi.

Kurşunlu Mahallesi sakinleri, her fırtına ve yoğun yağışta benzer manzaraların yaşandığını belirterek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, sahil hattında kalıcı ve koruyucu önlemler alınmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, denizin taşmasını önleyecek bir set yapılması ve altyapının güçlendirilmesi talebinde bulundu.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldüğünü belirterek, "Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi." ifadesini kullandı

18.02.2026 10:21:00
Anadolu Ajansı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, fiyat hareketlerinin Birlik tarafından incelendiğini bildirdi.

Geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesindeki fiyatlara bakıldığında, bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, "Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limonu, yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesine göre, üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görüldüğünün, bir üründe fiyat değişimi yaşanmadığının altını çizerek, üreticide en fazla fiyat düşüşünün yüzde 68,5 ile kuru soğanda gerçekleştiğini vurguladı. Kuru soğanı, yüzde 44 ile beyaz lahananın, yüzde 29,8 ile sivri biberin, yüzde 23 ile patatesin izlediğine dikkat çeken Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 212,7 ile limonda görüldüğünü, limonu 160 ile antepfıstığının, yüzde 133,3 ile kuru kayısının, yüzde 100 ile kırmızı mercimeğin takip ettiğini kaydetti.

"41 ürünün 27'sinin fiyatı arttı"

Marketlerde 28 Ocak-12 Şubat 2026 fiyatlarını da incelediklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

"15 günlük süreçte, markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimeği yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç takip etti."

Bayraktar, söz konusu dönemdeki üretici fiyatlarına ilişkin gelişmelere de değinerek, 15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyatın artığını, 4'ünde fiyatın düştüğünü, 8 üründe ise fiyat değişimi görülmediğini belirtti. Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 17 ile karnabaharda görüldüğünü, bunu yüzde 12,7 ile kuru soğanın ve fındığın, yüzde 9,4 ile patatesin izlediğine işaret eden Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 47,3 ile maydanozda tespit edildiğini bildirdi.

Maydanozu yüzde 36,1 ile marulun, yüzde 28,8 ile mandalinanın, yüzde 28,6 ile havucun, yüzde 23,9 ile pırasanın takip ettiğini aktaran Bayraktar, "Kuru soğanda, rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025'te yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları, son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü." ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara ramazan alışverişi uyarısı

Bayraktar, aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Birliğimizce, Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün, 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Aynı markanın aynı gramajda ürünün, farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde, ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarında değişimler olduğu görülüyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen, üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken, taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmeli. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalı." 

Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha

Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı. Firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor

18.02.2026 09:23:00
İhlas Haber Ajansı
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
İstanbul Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Hırsızlık suçuyla irtibatlı olduğu değerlendirilen firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.