logo
28 EYLÜL 2026

Türkiye'nin virüsle 1 yıllık imtihanı

Türkiye'de 11 Mart 2020 tarihinde açıklanan ilk koronavirüs vakasının üzerinden 1 yıl geçti. Bu sürede, 34 milyondan fazla kovid testi yapıldı. Yaklaşık 3 milyona yakın kişiye koronavirüs tanısı kondu. Bugüne kadar toplam 29 bin 160 kişi hayatını kaybederken 2 milyon 640 bin kişi de iyileşti

10.03.2021 12:29:00
 
Türkiye'nin virüsle 1 yıllık imtihanı
Türkiye'nin virüsle 1 yıllık imtihanı
Koronavirüs salgınıyla birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok alışkanlıklar değişti. Tokalaşma, sarılma ve öpüşme gibi selamlaşma biçimleri yerini, 'yumruk selamı' ve 'temassız selamlaşmaya' bıraktı. Gündelik yaşamda el yıkama alışkanlığı artarak dezenfektan ve maske kullanmak gibi zorunluluklar hayatımıza girdi. Türkiye'de koronavirüs kaynaklı ilk ölüm ise 17 Mart 2020 tarihinde kayıtlara geçti.



Türkiye salgına karşı tedbir almaya başlayan ilk ülkelerden biri oldu

Türkiye güçlü sağlık altyapısı ve sağlık politikaları sayesinde salgına karşı ilk harekete geçen ülkelerden biri oldu. Salgının kısa süre içinde 30'dan fazla ülkede görülmeye başlamasıyla ve Çin, 20 Ocak'ta insandan insana bulaşan koronavirüs salgınını doğrulamasıyla virüsün ortaya çıktığı Wuhan kenti de karantina altına alındı. Ancak virüsün yayılması önlenemedi. Türkiye koronavirüs salgınında tedbir almaya başlayan ilk ülkelerden biri oldu.

Virüsün ortaya çıkmasıyla Sağlık Bakanlığı tarafından tecrübeli akademisyenlerin ve doktorların yer aldığı ve koronovirüsün ele alındığı Bilim Kurulu toplantısı 22 Ocak'ta yapıldı ve kararlar alınmaya başlandı. Hava, kara, deniz ulaşımlarında sınırlarda gerekli tedbirler alındı. Bilim Kurulu'nun önerisiyle 5 Şubat'tan itibaren Çin'den Türkiye'ye gelen tüm uçuşlar durduruldu.

Virüsün İran'da da hızla yayılması üzerine sınırda gerekli tedbirler alındı ve 23 Şubat'ta Türkiye ile İran arasındaki kara hudut kapıları kapatıldı. İran üzerinden hava yoluyla doğrudan Türkiye'ye girişler de sona erdirildi. Şubat ayının başlarında Dünya Sağlık Örgütü, salgını, pandemi (küresel salgın) ilan etti.



Türkiye'de ilk koronavirüs vakası görüldü

Türkiye'de 11 Mart 2020 tarihinde ilk koronavirüs vakası açıklandı. İlk koronavirüs kaynaklı ölüm ise 17 Mart 2020 tarihinde kayıtlara geçti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin temaslı 89 yaşındaki bir hastanın hayatını kaybettiğini ve 51 yeni tanının konduğunu toplam vaka sayısının ise 98'e çıktığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı genelgeyle tüm özel ve vakıf hastaneleri pandemi hastanesi olarak ilan edildi. İçişleri Bakanlığı yayınladığı genelgeyle berber, kuaför ve güzellik merkezlerinin faaliyetlerinin durdurulacağını açıkladı.

Maske yokluğuna izin verilmedi

Tüm dünyada maske sıkıntısı yaşanırken salgının başından beri Türkiye'de maske üretimi ve erişimi konusunda bir aksaklık yaşanmadı. Koronavirüsle mücadele kapsamında 65 yaş üstündeki yaşlıların evlerine maske ve kolonya dağıtılmaya başlandı. Maskeye ulaşım konusundaki sıkıntıların önüne geçilebilmek için maskede üst limit 1 lira olarak belirlendi. Vefa Sosyal Destek Hattı kurularak yaşlıların ihtiyaçları karşılanmaya başlandı.



Eğitime ara verildi

Türkiye'de 16 Mart 2020'den itibaren ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite eğitimine ara verildi. 23 Mart 2020'den itibaren uzaktan eğitimle televizyon ve internet ortamından EBA ile eğitim öğretime devam edileceği karar verildi.

Türkiye'de pandemiye karşı destek paketleri devreye girdi

Türkiye salgınla mücadelede istihdamı korumak, vatandaşa, işverene ve esnafa destek paketleri açıkladı. Salgının başladığından bu yana Kısa Çalışma Ödeneği devreye alındı, ihtiyaç sahibi ailelere nakdi yardımlar yapıldı, nakdi ücret desteği ve işten çıkarma yasağı gibi birçok karar alındı.

Pandemi sürecinde hayatımıza girenler

Salgının ilerlemesiyle ve 'Evde kal'' çağrılarının artmasıyla birçok iş kolu dijitalleşmeye gitti ve çalışanları için 'ev-ofis' dönemini başlattı. Koronavirüs ile birlikte günlük hayatta sık sık kullanmadığımız 'Karantina', 'Pandemi', 'Semptom', 'Sosyal Mesafe', 'Antikor', 'Entübasyon', 'Filyasyon', 'Mutasyon', 'PCR', 'Temaslı Kişi', 'Asemptomatik' ve 'İzolasyon' gibi birçok yeni kelime ve terim de hayatımıza girdi.

Yurtdışındaki vatandaşlar Türkiye'ye getirildi

Yurtdışında yaşayan ve eğitim gören Türk vatandaşları tahliye uçuşlarıyla ülkeye getirilerek yurtlara yerleştirildi.
Dışişleri Bakanlığı, 16 Nisan 2020'de yaptığı açıklamada Covid-19 salgını verilerini paylaşarak krizin başından itibaren yaklaşık 70 ülkeden 25 bini aşkın vatandaşın yurtdışından Türkiye'ye getirildiğini açıkladı ve tahliye işlemlerinin süreceğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı tarafından salgının başından beri dünyanın birçok ülkesinden koronavirüse yakalanan Türk vatandaşları ambulans uçaklarla Türkiye'ye getirilerek tedavi altına alındı.



1 yılda 141 ülkeden 100 bini aşkın vatandaş Türkiye'ye getirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, '141 ülkeden 100 binden fazla vatandaşımızı ailesiyle buluşturduk. Yaşadıkları ülkelerde tedavi imkanı bulamayan 233 vatandaşımızı ambulans uçakla Türkiye'ye getirdik. Uçuşlarımız hem kendi insanımızın vatanlarına dönüşünü hem de 67 ülkeden 5 bin 500'den fazla yabancının tahliyesini sağladı. Türkiye'den memleketlerine dönmek isteyen 90 ülkeden 38 bin yabancıya da destek sunduk. 'Dost kara günde belli olur' anlayışıyla ülkemizden yardım talep eden 156 ülkeye ve 11 uluslararası kuruluşa tıbbi malzeme desteğinde bulunduk. Yine bu dönemde aralarında 1008'er yataklı 2 acil durum hastanesiyle 2 bin 682 yataklı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi gibi 16 hastaneyi ve 11 yeni hizmet binasını hizmete açtık. Salgın döneminde Türk olmanın gururunu, Türk pasaportu taşımanın güvenini bir kez daha tüm vatandaşlarımıza yaşattığımıza inanıyorum" dedi.

Ülkeler arası maske savaşı başladı

Salgının tüm dünyaya yayılmasıyla birlikte ülkeler arasında maske ve koruyucu ekipman savaşları yaşandı. Dünya genelinde özellikle Avrupa ülkeleri birbirlerinin siparişlerine el koymaya başladı. Avrupa ülkeleri ve ABD'de maske savaşları yaşanırken Türkiye pek çok ülkeye maske ve koruyucu ekipmanların da aralarında bulunduğu yardım malzemeleri gönderdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 18 Nisan 2020 de yaptığı açıklamada 116 ülkenin Türkiye'den yardım talebinde bulunduğunu ve bunların 44'üne yardım gönderildiğini söylemişti. Öte yandan Türkiye, tahliye için Çin'e giden uçakla tıbbi malzeme göndererek Çin'e yardım yapan ilk ülkelerden oldu.

Sokağa çıkma kısıtlamaları

Türkiye'de koronavirüs pandemisi önlemleri kapsamında 21 Mart 2020 tarihinde 65 yaş ve üzeri vatandaşların sokağa çıkması kısıtlandı. Kısıtlama 3 Nisan itibariyle de 20 yaş altına uygulanarak genişletildi. 10 Nisan 2020 tarihinde İçişleri Bakanlığı'ndan 30 büyükşehir ve Zonguldak için 48 saat sokağa çıkma kısıtlaması ilan edildi. Hafta sonu kısıtlamaları bir süre devam ederken. Ramazan Bayramı'nda (23, 26 Mayıs arasında) ise tüm yurtta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Türkiye'de 1 Haziran 2020 tarihi itibarıyla uzun süredir kapalı olan yerler açılarak ve birçok yasak sona ererek yeni normalleşme sürecine girdi. 1 Haziran itibarıyla restoran, kafe, kıraathane, çay bahçeleri gibi yerler hizmet vermeye başladı. Kreşler ve gündüz bakım evleri hizmet vermeye başladı, şehirlerarası seyahat sınırlaması tamamıyla sona erdi. Pandemi nedeniyle ertelenen futbol müsabakaları alınan kararlarla devam etti.

Türkiye'de ikinci dalga ile gelen kapanma

Yazın kaldırılan kısıtlamalar, 20 Kasım 2020 itibariyle vaka sayılarının artmasıyla yeniden yürürlüğe girdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 26 Kasım 2020 tarihinde açıkladığı verilere göre 28 bin 351 kişide koronavirüs tespit edildiğini söyledi. Böylece Türkiye, dünyada günlük olarak en çok koronavirüs vakasının görüldüğü ülkelerden biri oldu.

İçişleri Bakanlığı'nın valiliklere gönderdiği genelgede, restoran, lokanta, pastane, kafe, kafeterya yerlerinin paket servis ve gel-al şeklindeki hizmetleri ile diğer kısıtlamalar 20 Kasım Cuma akşamı saat 20.00'de başladı.

Yeni tedbirleri açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ara tatilde olan okullardaki eğitim-öğretimin yıl sonuna kadar uzaktan eğitimle sürdürüleceğini, hafta sonları ise 10.00-20.00 saatleri dışında sokağa çıkma sınırlaması uygulanacağını, restoranların sadece paket servis hizmeti vereceğini, AVM ve marketlerin saat 20.00'de kapanacağını bildirdi. Vakaların ülke genelinde artmasının ardından haftaiçi saat 21.00'den sonra sokağa çıkma kısıtlamaları ve hafta sonu sokağa çıkma kısıtlama kararları alındı.

Yeni kontrollü normalleşme

Vaka sayılarının düşmesiyle Türkiye 1 Mart 2021 tarihinden itibaren yeni kontrollü normalleşme sürecine girdi. Kabine toplantısında alınan kontrollü normalleşme kararlarına göre, sokağa çıkma kısıtlaması, yeme ve içme yerlerinin faaliyet saatleri gibi alınan önlemler illerdeki risk düzeyine göre belirlendi. Kademeli normalleşme adımlarına göre, önlemlerin hangi ilde ne kadar gevşetileceği, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu'nun belirlediği risk haritasına göre uygulanmaya başlandı.

Türkiye'de son bir yılda 17 dev hastane hizmete girdi

Koronavirüs salgınıyla birlikte Türkiye'de 2020 yılında 17 hastane hizmete girdi.

Türkiye 2003 yılında başlattığı 'Sağlıkta Dönüşüm Programı' kapsamında sağlık sektöründe ortaya konulan projeler ile hizmet kalitesini her geçen yıl daha da arttırdı.

Salgın sürecinde yoğun bakım ve yatak kapasiteleriyle öne çıkan şehir hastaneleri başta olmak üzere tüm sağlık tesisleri Kovid-19 ile mücadelenin başarıyla sürdürülmesinde etkin rol oynadı.

Salgın döneminde Türkiye hızla yerli solunum cihazını üretti

Koronavirüs salgınıyla birlikte üretim süreci hızlanan yerli solunum cihazı ihraç edilmeye başladı. Türkiye birçok ülkeye solunum cihazı ihraç ederken Somali, Çad, Libya gibi Afrika ülkelerine ise hibe edildi.

Virüs mutasyona uğradı

İngiltere'den sonra Çin, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde koronavirüsün yeni varyantlarının ortaya çıktı. Aralık ayında İngiltere mutasyona uğrayan B.1.1.7 adlı varyant nedeniyle çok sıkı kapatma önlemleri açıklanmış ve birçok ülke kapılarını İngiltere'ye kapatmıştı. Bilim insanları mutasyona uğrayan virüsün hastalığı şiddetlendirmediğini, bulaş özelliğinin artışı ile vaka ve ölüm sayılarını artırdığını belirttiler.

Dünyada salgına karşı aşı yarışı

Koronavirüse karşı geliştirilen aşılarda ülkeler arasında sipariş yarışı yaşanırken, Çin, Rusya, Almanya, ABD ve İngiltere'de üretilen aşılar dünya genelinde kullanılmaya başlandı. Türkiye'de şimdiye kadar Sinovac aşısı yaygın olarak uygulandı. Türkiye sağlık alanındaki güçlü alt yapısı aşılama çalışmalarında da etkisini gösterdi. En hızlı aşılama uygulaması yapan ülkeler arasında yerini aldı. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ''Aşı programımız planlandığı gibi ilerliyor. Bugün itibariyle 10 milyon doz aşı yapıldı. Emek veren tüm personelimize teşekkür ederim. Milletimiz en iyisini hak ediyor'' dedi.

Türkiye'de toplam koronavirüs rakamları

Türkiye'de salgının başladığı 11 mart 2020 tarihinden itibaren toplam 34 milyondan fazla PCR testi yapıldı. Yaklaşık olarak 2 milyon 807 bin kişide koronavirüse yakalandı. Bugüne kadar toplam 29 bin 160 kişi hayatını kaybederken 2 milyon 640 bin kişi de iyileşti.İHA

SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”

Mehmet Şimşek, krediye ilişkin ayrıntıları “banka ve müşteri sırrı” gerekçesiyle açıklamamıştı. Şimdi soru daha da büyüyor: Devletin parası söz konusu olduğunda “sır” perdesi ne zaman kalkacak?

28.09.2026 19:40:00
Haber Merkezi
 
SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”
SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?”
Türkiye'de yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon krizinde paraların akıbeti ve denetim tartışılırken, yıllardır kamuoyunun yanıt beklediği başka bir dosya yeniden gündemde: Ziraat Bankası'ndan Demirören Grubu'na kullandırılan yüz milyonlarca dolarlık kredi. Mehmet Şimşek, krediye ilişkin ayrıntıları "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle açıklamamıştı. Şimdi soru daha da büyüyor: Devletin parası söz konusu olduğunda "sır" perdesi ne zaman kalkacak?

Fon skandalında yüz binlerce yatırımcı bekliyor

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026'da 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verdi. SPK'nın 23 Eylül'deki açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.

Fon krizinde toplam büyüklük konusunda farklı rakamlar gündeme gelirken, tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğü çeşitli hesaplamalarda 826 milyar lira ile yaklaşık 891 milyar lira arasında gösteriliyor.

Süreç yalnızca finansal kayıplar açısından değil, denetim mekanizmalarının nasıl işlediği açısından da tartışılıyor. Soruşturma kapsamında 24 Eylül itibarıyla tutuklu sayısının 26'ya yükseldiği bildirildi.

BİR TARAFTA YATIRIMCININ PARASI, DİĞER TARAFTA KAMU BANKASININ KREDİSİ

Fon krizinde yüz binlerce yatırımcı parasının ne zaman ve hangi yöntemle geri ödeneceğini beklerken, kamuoyunun yıllardır yanıt aradığı başka bir dosya da yeniden hatırlanıyor.

Demirören Grubu'nun Doğan Medya Grubu'nu satın alma sürecinde Ziraat Bankası'ndan kullandığı 800 milyon dolarlık kredi, uzun süredir tartışma konusu.

Kredinin akıbetine ilişkin TBMM'ye yöneltilen sorulara Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in verdiği yanıtta ise ayrıntılar "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle açıklanmadı.

NE OLMUŞTU?

Kredi, 2018 yılında Demirören Holding'in Doğan Medya Grubu'nu satın alması sürecinde gündeme geldi. Sayıştay raporlarına yansıyan bilgilere göre başlangıçta 800 milyon dolar olarak ifade edilen kredi, yeniden yapılandırmalar sonrasında 895,6 milyon dolarlık bir borç tutarına ulaştı ve 2022'de yüzde 4 faizle 14 yıl vadeye yayıldı.

Daha sonra Sayıştay'ın 2023 yılı incelemelerinde de borcun yapılandırmalara rağmen ödeme planına uygun şekilde ödenmediği ve 31 Aralık 2023 itibarıyla Demirören'e ilişkin borç tutarının 30 milyar 208 milyon TL'yi aştığı belirtildi.

8 Ocak 2026: CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Zeynel Emre, Demirören Grubu'nun Doğan Medya Grubu'nu satın alması için Ziraat Bankası tarafından kullandırıldığı belirtilen 800 milyon dolarlık kredi konusunda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle TBMM'ye soru önergesi verdi.

18 Şubat 2026: Önergeye Şimşek imzalı yazılı yanıt verildi. Yanıtta, Ziraat Bankası'nın açıklaması aktarıldı ve krediye ilişkin ayrıntıların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73. maddesindeki "sırların saklanması" hükümleri kapsamında banka/müşteri sırrı olduğu belirtilerek paylaşılmadı.

21 Şubat 2026: Bu yanıt basına 'Demirören kredisine sır perdesi' şeklinde yansıdı.

"SIRA DEMİRÖREN BORCUNA NE ZAMAN GELECEK?"

Fon krizinde SPK'nın müdahalesiyle birlikte "Kim denetledi, riskler neden daha önce görülmedi, yatırımcıların parası nasıl korunacak?" soruları sorulurken, kamu bankası kaynaklarının kullanıldığı Demirören kredisi konusunda da benzer bir şeffaflık tartışması yaşanıyor.

Buradaki kritik fark ise şu: Fon krizinde söz konusu olan yatırımcıların özel tasarrufları, Demirören dosyasında ise kamu bankası Ziraat'ın kullandırdığı kredi.

Dolayısıyla tartışmanın merkezindeki soru yalnızca "borç ne kadar?" değil.

Kamu bankasından verilen yüz milyonlarca dolarlık kredinin bugünkü durumu nedir, ne kadarı tahsil edildi, hangi koşullarda yapılandırıldı ve kamu bu süreçte ne kadar risk üstlendi?

Mehmet Şimşek'in "banka ve müşteri sırrı" gerekçesiyle ayrıntıları açıklamaması, bu soruların ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Fon krizinin ardından gözler yeniden eski dosyalara çevrilirken, "Fonlardaki paranın hesabı sorulurken, Demirören'in kamu bankasına olan borcunun hesabı ne zaman açıklanacak?" sorusu da yeniden gündeme taşınıyor.

‘Casusluk’ soruşturmasında 3 tutuklama

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde Fetullahçı Terör Örgütü'nün mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik "siyasal veya askeri casusluk" soruşturması kapsamında gözaltına alınan 3 şüpheli tutuklandı

28.09.2026 19:20:00
Anadolu Ajansı
 
‘Casusluk’ soruşturmasında 3 tutuklama
‘Casusluk’ soruşturmasında 3 tutuklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna yönelik yapılan tespitler doğrultusunda yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıkta ifade veren şüpheliler Eda Aydoğan, Güner Eke, İnönü Akgün Alp ve Zehra Yılmaz tutuklama, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, Eda Aydoğan, Güner Eke ve İnönü Akgün Alp'in tutuklanmasına, Zehra Yılmaz, Zeki Özcan ve Mehmet Yazıcı'nın ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.

Öte yandan, 2012-2018 arasında MASAK Başkanı olarak görev yapan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli'nin ise soruşturma kapsamında bugün bilgilerine başvuruldu.

Adalet Bakanı Gürlek'in açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabında, devletin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenlerin hukuk önünde hesap vereceğini açıklamıştı.

Açıklamada, "MASAK'ta kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını" ve "Soruşturmada, 2012-2018 yılları arasında MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığını" belirtmişti.

Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında aralarında olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 5 şüphelinin gözaltına alındığını, yurt dışında olduğu belirlenen 16 şüpheli hakkında siyasi ve askeri casusluk suçundan yakalama kararı çıkartıldığını ve 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıklamıştı.

Gürlek, "Soruşturma kapsamında AGMLAB AŞ ve MRD AŞ'ye mahkeme kararıyla el konulmuş ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyum olarak atanmıştır. İlgili dönemlerde MASAK Başkanlığı görevinde bulunan üç eski başkanın da adli makamlarca ifadelerine başvurulacaktır." demişti. 

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı

Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı

28.09.2026 14:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ operasyonu: 5 gözaltı
Adıyaman'da DEAŞ terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yabancı uyruklu 5 şüpheli gözaltına alındı.

Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma çerçevesinde, İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele ekiplerince DEAŞ'a yönelik operasyon gerçekleştirildi.



Jandarma ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yabancı uyruklu R.K.Q.B., W.K.Q.B., R.H.K.B., N.T.H.M. ve N.T.G. isimli şahısların adresleri tespit edildi.

Belirlenen adreslere Özel Harekat Timlerinin de katılımıyla eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler, sağlık kontrollerinin ardından işlemleri yapılmak üzere İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.