Resmi adı: 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'. Medyadaki adı: Çerçeve yasa. 360 milletvekili imzalamış.
Gidin, '355'ine neyi imzaladınız' diye sorun alacağınız cevap, 'Sayın Erdoğan imzalayın dedi, imzaladık', 'Liderimiz Devlet Bey imzalayın, dedi, imzaladık', 'Önderliğimiz imzalayın dedi, imzaladık' şeklinde olacaktır.
Medyadaki tartışmalara bakıyorum! Hemen herkes teklifteki maddeleri yorumlamaya çalışıyor.
Yok, asıl yasa bu değil asıl hedef bu değil. Bu yasa, Türkiye'nin çerçevelenmesi için ilk adımı. Bunu bizzat kendileri ifade ediyor.
'Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır' sözleriyle ilk imzayı atan Sayın Bahçeli; 'Türk'üyle, Kürt'üyle herkes kazanmıştır' dedi.
DEM: '27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın yaptığı tarihi çağrı, Türkiye'de yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Bugün Meclis'e sunulan bu çerçeve yasa, bu tarihi çağrının yasal güvenceye kavuşması adına atılmış çok önemli bir adımdır… Bu yasa bir son değil, bir başlangıçtır' dedi.
Sayın Erdoğan: 'Biz bu yola koltuk hesabı ile değil, 85 milyonun kardeşliği, huzuru ve emniyeti için çıktık… Burada kazanan veya kaybeden partiler olmayacaktır; süreç nihai menziline vardığında kazanan aziz milletimiz, kazanan 86 milyonun tamamı olacaktır' dedi. Bahçeli ve DEM'e teşekkür etti.
Demek ki asıl hedefin bu değil! Nedir o zaman?
Bu yasaya destek verenlere baktığımızda iktidar ve ittifakının hedefi, Sayın Erdoğan'ın koltuğunu sağlama almak olduğu aşikar.
İmralı-Kandil ve DEM açısından ise nihai hedeflerine giden yolun ilk adımı.
Bakın! Bu zihniyet Lozan Anlaşmasının 100. Yılında Lozan'da bizzat PKK ve KCK elebaşlarının, Barzanilerin, ABD, AB, İsrail, Ermeni ve Yahudi lobilerinden iş insanlarının, akademisyenlerin, siyasetçilerin ve gazetecilerin katıldığı geniş bir toplantı yaptılar.
Sonuç bildirgesine Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından asimile edildiklerini, soykırıma tabi tutulduklarını yazdılar. Sevr'de verilen haklarının Lozan'da gasp edildiğini yazdılar. Devletimize ve TSK'ya tarihi iftiralar sıraladılar.
Ve 'her halkın kendi kaderini tayin etme hakkı vardır' başlığında BM'ye müracaat ettiler.
Şimdi bu çerçeve yasa ile Türk devletini masaya oturtup resmi imzayı attırarak PKK'yı, KCK'yı resmileştirdiler.
PKK'nın terör örgütü olmadığını, ezilen halklarının savunucuları olduklarını' bizzat TBMM'den geçiriyorlar.
Yarın asıl başlıklar ile hem de uluslararası hukuku arkalarına alarak devletimizi karşısına çıkacaklar.
Birileri kalkıp, 'biz, terörsüz Türkiye, barış, huzur için bu imzayı attık. Sözlerinde durmazlarsa gereğini de yapmayı biliriz' diyebilir.
Bakın! Yıllar önce Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, Suriye başlığından iktidarı çok sık uyararak, 'Bugün Esad, halkını katlediyor, diyenler yarın aynı başlıkla karşınıza çıkabilir' diyordu.
Hala vakit varken dönün bu yoldan…
Etnik istismarlar
Hepsi okumuş, hepsi yıllardır koltuklarda oturuyor. Hepsinin onlarca danışmanı var.
Hiç mi, küresel odakların (ABD-AB-İsrail) hedef tahtasına koyduğu devletleri zayıflatmak, parçalamak ve küçük zayıf devletçikler haline getirmek için başvurduğu en büyük silahlardan birinin etnik farklılıklar olduğunu okumadınız, görmediniz?
İnsan hakları, azınlık hakları başlığında milletimizin karşı karşıya getirilmek istendiğini neden görmezden geliyorsunuz?
'Kürtler azınlıktır' iddiansın sahibini İngiltere, ABD ve onların beslediği içimizden çıkan alçaklar olduğunu ne çabuk unuttunuz?
Yoksa
Evet, yoksa sizler, Türk Milletinden değil misiniz? O Türk Milleti ki, dini, tarihi, kültürü ve medeniyeti aynı olan etnik grupların ortaklaşa vücuda getirdiği bütünün adıdır.
Ve bu bütünün içinde hiç hiçbirinin diğerinden bir üstünlüğü ya da ayrıcalığı yoktur. Çünkü hepsi yüzyıllar boyunca aynı kaynaktan yani İslam'dan, Ehl-i Beyt'ten beslenmiş, aynı ortak tarih mayası ile Haçlılara karşı cihat ile yoğrularak bugüne gelmiştir.
Bunların inkar ediyorsanız zaten bizden değilsiniz?
Gidin, '355'ine neyi imzaladınız' diye sorun alacağınız cevap, 'Sayın Erdoğan imzalayın dedi, imzaladık', 'Liderimiz Devlet Bey imzalayın, dedi, imzaladık', 'Önderliğimiz imzalayın dedi, imzaladık' şeklinde olacaktır.
Medyadaki tartışmalara bakıyorum! Hemen herkes teklifteki maddeleri yorumlamaya çalışıyor.
Yok, asıl yasa bu değil asıl hedef bu değil. Bu yasa, Türkiye'nin çerçevelenmesi için ilk adımı. Bunu bizzat kendileri ifade ediyor.
'Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır' sözleriyle ilk imzayı atan Sayın Bahçeli; 'Türk'üyle, Kürt'üyle herkes kazanmıştır' dedi.
DEM: '27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın yaptığı tarihi çağrı, Türkiye'de yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Bugün Meclis'e sunulan bu çerçeve yasa, bu tarihi çağrının yasal güvenceye kavuşması adına atılmış çok önemli bir adımdır… Bu yasa bir son değil, bir başlangıçtır' dedi.
Sayın Erdoğan: 'Biz bu yola koltuk hesabı ile değil, 85 milyonun kardeşliği, huzuru ve emniyeti için çıktık… Burada kazanan veya kaybeden partiler olmayacaktır; süreç nihai menziline vardığında kazanan aziz milletimiz, kazanan 86 milyonun tamamı olacaktır' dedi. Bahçeli ve DEM'e teşekkür etti.
Demek ki asıl hedefin bu değil! Nedir o zaman?
Bu yasaya destek verenlere baktığımızda iktidar ve ittifakının hedefi, Sayın Erdoğan'ın koltuğunu sağlama almak olduğu aşikar.
İmralı-Kandil ve DEM açısından ise nihai hedeflerine giden yolun ilk adımı.
Bakın! Bu zihniyet Lozan Anlaşmasının 100. Yılında Lozan'da bizzat PKK ve KCK elebaşlarının, Barzanilerin, ABD, AB, İsrail, Ermeni ve Yahudi lobilerinden iş insanlarının, akademisyenlerin, siyasetçilerin ve gazetecilerin katıldığı geniş bir toplantı yaptılar.
Sonuç bildirgesine Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından asimile edildiklerini, soykırıma tabi tutulduklarını yazdılar. Sevr'de verilen haklarının Lozan'da gasp edildiğini yazdılar. Devletimize ve TSK'ya tarihi iftiralar sıraladılar.
Ve 'her halkın kendi kaderini tayin etme hakkı vardır' başlığında BM'ye müracaat ettiler.
Şimdi bu çerçeve yasa ile Türk devletini masaya oturtup resmi imzayı attırarak PKK'yı, KCK'yı resmileştirdiler.
PKK'nın terör örgütü olmadığını, ezilen halklarının savunucuları olduklarını' bizzat TBMM'den geçiriyorlar.
Yarın asıl başlıklar ile hem de uluslararası hukuku arkalarına alarak devletimizi karşısına çıkacaklar.
Birileri kalkıp, 'biz, terörsüz Türkiye, barış, huzur için bu imzayı attık. Sözlerinde durmazlarsa gereğini de yapmayı biliriz' diyebilir.
Bakın! Yıllar önce Merhum Prof. Dr. Haydar Baş, Suriye başlığından iktidarı çok sık uyararak, 'Bugün Esad, halkını katlediyor, diyenler yarın aynı başlıkla karşınıza çıkabilir' diyordu.
Hala vakit varken dönün bu yoldan…
Etnik istismarlar
Hepsi okumuş, hepsi yıllardır koltuklarda oturuyor. Hepsinin onlarca danışmanı var.
Hiç mi, küresel odakların (ABD-AB-İsrail) hedef tahtasına koyduğu devletleri zayıflatmak, parçalamak ve küçük zayıf devletçikler haline getirmek için başvurduğu en büyük silahlardan birinin etnik farklılıklar olduğunu okumadınız, görmediniz?
İnsan hakları, azınlık hakları başlığında milletimizin karşı karşıya getirilmek istendiğini neden görmezden geliyorsunuz?
'Kürtler azınlıktır' iddiansın sahibini İngiltere, ABD ve onların beslediği içimizden çıkan alçaklar olduğunu ne çabuk unuttunuz?
Yoksa
Evet, yoksa sizler, Türk Milletinden değil misiniz? O Türk Milleti ki, dini, tarihi, kültürü ve medeniyeti aynı olan etnik grupların ortaklaşa vücuda getirdiği bütünün adıdır.
Ve bu bütünün içinde hiç hiçbirinin diğerinden bir üstünlüğü ya da ayrıcalığı yoktur. Çünkü hepsi yüzyıllar boyunca aynı kaynaktan yani İslam'dan, Ehl-i Beyt'ten beslenmiş, aynı ortak tarih mayası ile Haçlılara karşı cihat ile yoğrularak bugüne gelmiştir.
Bunların inkar ediyorsanız zaten bizden değilsiniz?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Türkiye’yi çerçeveleyecekler / 07.08.2026
- Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu / 06.08.2026
- CIA Planına ilk imzayı atan kişi Devlet Bahçeli / 05.08.2026
- Partinin adı ‘Yeni’ ama kafalar eski / 04.08.2026
- O imparatorluklar bir gecede yıkılmadı / 03.08.2026
- İktidar partisi makyaj tazelemeye çalışıyor / 31.07.2026
- Lafa değil halinize bakın! / 30.07.2026
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor / 15.07.2026
- Emperyalizme karşı İran’ı şanlı duruşu / 06.08.2026
- CIA Planına ilk imzayı atan kişi Devlet Bahçeli / 05.08.2026
- Partinin adı ‘Yeni’ ama kafalar eski / 04.08.2026
- O imparatorluklar bir gecede yıkılmadı / 03.08.2026
- İktidar partisi makyaj tazelemeye çalışıyor / 31.07.2026
- Lafa değil halinize bakın! / 30.07.2026
- Bu 15 Temmuz’da da destan (!) yazdılar / 21.07.2026
- Kıbrıs’ta savaş hazırlıkları / 20.07.2026
- Destanı millet yazdı, sefasını iktidar sürüyor / 15.07.2026

























































