logo
06 MART 2026


Ucuzluğa hücum!

Esenyurt'ta ev eşyası satılan bir mağazanın açılışında ucuz fiyata ürün almak için toplanan vatandaşlar izdihama neden oldu

25.05.2023 15:00:00
Ucuzluğa hücum!
Ucuzluğa hücum!
Ülkemizde yaşanan geçim sıkıntısı nedeniyle dar gelirli insanlar nerede bir ucuzluk görse hemen oraya adeta hücum ediyor. Esenyurt'ta ev eşyası satılan bir mağazanın açılışında ucuz fiyata ürün almak için toplanan vatandaşlar izdihama neden oldu.

Bağlarçeşme Mahallesi'nde ev eşyalarının satıldığı bir alışveriş merkezinin alışı gerçekleştirildi. Açılışa özel piyasa fiyatının çok altına tencere, sepet, halı gibi ürünlerin satıldığını duyan çoğunluğunu kadınların oluşturduğu vatandaşlar açılış saatinden önce mağaza önünde toplandı. Açılışın başlamasıyla birlikte ucuza ürün almak isteyenler izdihama neden oldu. Yaşanan yoğunluk cadde üstünde trafiğin aksamasına da sebep oldu.

Mağaza önüne gelen yaşlı bir çift ise yoğunluk yüzünden sıraya girmeyeceklerini ifade etti.

İHA

İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı

Yeni nesil suç örgütlerine yönelik İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, tehdit ve iş yerlerine silahlı saldırı da dahil farklı eyleme karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli gözaltına alındı

06.03.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı
İstanbul'da yeni nesil mafya operasyonu: 10 gözaltı
Yeni nesil suç örgütlerine yönelik İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda, tehdit ve iş yerlerine silahlı saldırı da dahil farklı eyleme karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yeni nesil suç ağlarının faaliyetlerine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma yapıldı.

Savcılıkça yürütülen soruşturma çerçevesinde, İstanbul'un Bağcılar, Bakırköy ve Kartal ilçelerinde farklı tarihlerde esnafa tehdit ve işyerlerine silahlı saldırı düzenlemekle suçlanan şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı.

Çete üyelerinin kimlikleri ve adresleri tek tek belirlendi. Ardından söz konusu zanlıların yakalanması için bu sabah erken saatte operasyon yapıldı. İstanbul'da tespit edilen adreslere yönelik eş zamanlı operasyonda, başka bir soruşturma nedeniyle firari olarak aranan bir kişinin de aralarında bulunduğu 10 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Müdürlüğü'ne götürüldü. Yakalanan şahıslar hakkında yürütülen işlemler sürerken, çete üyelerinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıların güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis suçu işleyerek elde edilen suç gelirlerini aklamaya çalıştığı belirlenen 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi

06.03.2026 10:28:00
İhlas Haber Ajansı
26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri
26 milyar 532 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunun görüntüleri
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yasa dışı bahis suçu işleyerek elde edilen suç gelirlerini aklamaya çalıştığı belirlenen 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında 11 adet lüks araç, 8 adet konut ve 67 adet tarla ve arsa olmak üzere toplam 75 adet menkul ve gayrimenkule el konulurken, şüphelilerin 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 26 milyar 532 milyon 385 bin 74 TL işlem hacmine ulaştığı belirlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı Fincrypto UAB (Paymix) ödeme kuruluşunun, yasa dışı bahis suçu işleyen gruplara finansal altyapı sağladığına yönelik kuvvetli suç şüphesi tespit edildi.

Sağlanan bu finansal altyapı ile kuruluş tarafından elde edilen suç gelirlerinin, paravan şirketler ve karmaşık para transfer döngüleri kullanılarak finansal sisteme sokulduğu ve aklanmaya çalışıldığı da soruşturma kapsamında belirlendi.

İGaming isimli altyapı sağlayıcı şirketin ise BTK tarafından erişime kapatılan 40 yasa dışı bahis sitesine altyapı sağladığı ve MASAK raporuna göre aylık yaklaşık 1 milyar dolar tutarında hasılat elde ettiği ortaya çıktı.

Elde edilen bu gelirlerin, Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı Fincrypto UAB (Paymix) üzerinden yurt dışındaki kripto para borsalarına aktarıldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporuna göre şüphelilerin 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde toplam 26 milyar 532 milyon 385 bin 74 TL işlem hacmine ulaştığı belirlendi.

Yapılan tespitler kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul merkezli Hatay, Mersin, Ankara, Düzce, Antalya, İzmir, Yalova, Tekirdağ ve Bursa'da 20 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.

Öte yandan İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla 11 adet lüks araç, 8 adet konut ve 67 adet tarla ve arsa olmak üzere toplam 75 adet menkul ve gayrimenkule el konulurken, 30 şahsa ait 550 adet banka ve kripto para hesabına bloke işlemi uygulandı. Gözaltına alınan şüphelilerin Maslak'ta bulunan İstanbul İl Jandarma Komutanlığına getirildiği ve işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı

Çankırı'da teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olanlar, anıt önünde düzenlenen törenle anıldı

05.03.2026 13:06:00 / Güncelleme: 05.03.2026 13:09:25
İHA
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
26 yıl önce terör saldırısında şehit olanlar anıldı
Çankırı'da, 1999 yılında teröristler tarafından dönemin Çankırı Valisi Ayhan Çevik'e yönelik bombalı saldırıda şehit olan polis memuru Nurettin Cinsoy, öğrenci Emrah Ersoy ve Fatma Dönmez ile esnaf Alpay Evirgen için anma programı düzenlendi.



Cumhuriyet Mahallesi'nde olayın yaşandığı sokakta düzenlenen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlandı. Programda şehir düşenler dualarla anıldı.



Programa, Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.

İran: Türkiye'ye füze fırlatmadık

Dün İran'dan fırlatıldığı iddia edilen balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiği ve NATO tarafından etkisiz hale getirildiği bildirilmişti. İran'dan bugün yapılan açıklamada "Türkiye topraklarına yönelik herhangi bir füze atışı yapılmadığı" belirtti

05.03.2026 10:59:00 / Güncelleme: 05.03.2026 11:05:04
Haber Merkezi
İran: Türkiye'ye füze fırlatmadık
İran: Türkiye'ye füze fırlatmadık
İran Silahlı Kuvvetleri, bugün yaptığı resmi açıklamada Türkiye'nin egemenliğine saygı duyduklarını vurgulayarak, "Türkiye topraklarına yönelik herhangi bir füze atışı yapılmadığını" belirtti. Bu açıklama, Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) dün duyurduğu "İran'dan fırlatılan balistik mühimmatın Türk hava sahasına yöneldiği ve NATO tarafından etkisiz hale getirildiği" iddiasının ardından geldi.

İran devlet ajansı Mehr'in yayımladığı açıklamada, Silahlı Kuvvetler şu ifadeleri kullandı: 

"İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, komşu ve dost ülke Türkiye'nin egemenliğine tam saygı duymaktadır. Bölgedeki askeri faaliyetler hiçbir şekilde Türkiye'yi hedef almamaktadır. Türkiye topraklarına veya hava sahasına yönelik hiçbir füze fırlatılmamıştır."

Açıklama, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın komşu ülke liderlerine hitaben yayımladığı mesajla da örtüştü. Pezeşkiyan, "Türkiye'nin egemenliğine saygı duyuyoruz ve bölgesel barışın bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğine inanıyoruz" demişti.

MSB'nin açıklaması

Milli Savunma Bakanlığı, dün yaptığı yazılı açıklamada şu bilgileri paylaşmıştı: 

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir." 

MSB, füzenin imha edilmesi sırasında çıkan mühimmat parçasının Hatay'ın Dörtyol ilçesine düştüğünü, ancak olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığını belirtti. Olayın hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftar programında "Gereken yerlere uyarı yapıldı" açıklaması yaparak, benzer olayların tekrarlanmaması için diplomatik girişimlerde bulunulduğunu ifade etti.

Türk yetkililer, füzenin rotasının saparak Türk hava sahasına girdiğini, asıl hedefinin muhtemelen Güney Kıbrıs'taki bir üs olabileceğini değerlendirdiklerini belirtti. NATO ise olayı "müttefiklere yönelik kabul edilemez bir tehdit" olarak nitelendirdi ve "Türkiye'nin yanında tam dayanışma içinde" olduklarını vurguladı.

Savaş bölgeye yayılma riski taşıyor

Bu gelişme, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların beşinci gününde yaşandı. İran, misilleme olarak İsrail'e ve bölgedeki ABD üslerine yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlattı. Ancak İran'ın füzelerinden birinin rotasından saparak veya iddia edildiği üzere Türkiye'ye yönelmesi, çatışmanın coğrafi yayılma riskini artırdı.

Uluslararası toplumdan tepkiler de gecikmedi. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), "Türkiye'yi balistik füzeyle hedef alma girişimini kınıyoruz" açıklaması yaparken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la yaptığı görüşmede "Türkiye'ye yönelik saldırıları kabul edilemez" bulduklarını ve tam destek verdiklerini belirtti.

Türkiye savaşa sokulmaya mı çalışılıyor?

İran Silahlı Kuvvetleri'nin bugün yaptığı "füze atmadık" açıklaması, Türkiye ile İran arasındaki tarihi komşuluk ilişkilerini korumaya yönelik bir çaba olarak yorumlanıyor. Tahran, bölgedeki gerilimin daha fazla yayılmasını istemediğini ve komşularının egemenlik haklarına saygı duyduğunu özellikle vurgulamış oldu.

Ancak Ankara, olayı "ciddi bir güvenlik tehdidi" olarak kayıtlara geçirdi. Diplomatik kaynaklar, İran Büyükelçisi'nin Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak protesto edildiğini ve benzer olaylara karşı önlemlerin artırılacağını belirtti.

Bölge uzmanları, İran'ın füze teknolojisi ve rotadan sapma riskinin, mevcut çatışmanın beklenmedik aktörleri (Türkiye gibi) devreye sokabileceğini ve NATO'yu daha aktif bir rol üstlenmeye itebileceğini değerlendiriyor.

ABD ve İsrail tarafının Türkiye'yi de savaşa dahil etmek istediği yorumları uzmanlar tarafından yapılıyor.

İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen füzenin etkisiz hale getirildiğini ve kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini kaydetti

04.03.2026 15:27:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:30:50
İHA
İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama
İletişim Başkanı Duran'dan İran'dan ateşlenen füzeye ilişkin açıklama
İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasından geçerek Hatay bölgesinde Türk hava sahasına yönelen bir füzenin etkisiz hale getirildiğini, bunun sonucunda ise füze parçasının Hatay'ın Dörtyol ilçesinde bir alana düştüğünü ifade etti.

Duran, meydana gelen olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanmanın yaşanmadığının altını çizdi. Kurumların süreci anlık ve tam bir eş güdüm içerisinde takip ettiğini aktaran Duran, "Ülkemizin ve aziz milletimizin güvenliğini sağlama konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik gerekli her türlü adım tereddütsüz atılacaktır. Karşılaşılabilecek hasmane tutumlara yönelik uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli karşılık verilecektir. Bu süreçte NATO ve müttefiklerimizle istişare ve iş birliği sürdürülecektir. Tüm taraflara, bölgede gerilimi artıracak ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasına yol açabilecek adımlardan uzak durması yönündeki uyarımızı yineliyoruz. Tarafların sorumluluk bilinciyle hareket etmesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi.

Bu süreçte medya kuruluşlarından ve sosyal medya kullanıcılarının daha hassas hareket etmeleri, teyide muhtaç ve kamuoyunu paniğe sevk edebilecek haber ve paylaşımlara itibar etmemeleri gerektiğine vurgu yapan Duran, "Resmi makamlarımız tarafından yapılan açıklamalar dışındaki bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması önem arz etmektedir" diye konuştu.

Duran, açıklamasına şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her vesileyle vurguladığı üzere Türkiye bölgede barışın, istikrarın ve diyalogun hâkim olması için yoğun bir diplomatik çaba yürütmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, gerilimin tırmanmaması, sivillerin korunması ve sorunların uluslararası hukuk temelinde barışçıl yollarla çözülmesi için aktif bir rol üstlenmektedir. Bu tür gelişmeler karşısında milletçe sergileyeceğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma en büyük gücümüzdür. Devletimiz tüm kurumlarıyla görev başındadır. Türkiye, bölgede tansiyonun düşürülmesi ve sorunların barışçıl yollarla çözümü için üzerine düşen sorumluluğu yapıcı bir anlayışla yerine getirmeye devam edecektir."

İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini bildirdi

 

04.03.2026 15:09:00 / Güncelleme: 04.03.2026 15:14:18
AA
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirilmiştir.

Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir.

Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir.

Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz.

Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz." 

23 yaşındaki Hakan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı

Ankara'da 23 yaşındaki gencin bıçaklı kavgada hayatını kaybetmesine ilişkin 2'si çocuk 8 sanığın yargılandığı davada savcı esas hakkında mütalaasını açıkladı. Savcı, tutuklu baba ve oğlu ile onun arkadaşı hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 2 kişiyi 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 45'er yıla kadar hapis cezası talep etti. Yaşı küçük 2 çocuk hakkında 41 yıl ve 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep eden savcı, ölen gencin ailesinden 3 kişi hakkında ise 'basit yaralama' suçundan beraat talep etti

04.03.2026 14:20:00 / Güncelleme: 04.03.2026 14:25:00
İHA
23 yaşındaki Hakan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı
23 yaşındaki Hakan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada mütalaa açıklandı
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma suça sürüklenen çocukların da yargılanması nedeniyle kapalı olarak yapıldı ve salona izleyici ve basın mensupları alınmadı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Cemal Zeynal, çocukları Ahmet Emir Zeynal, B.S.Z. ve T.Y.Z., tutuksuz sanık Umut Kılınç, aynı dosyada sanık olarak yer alan maktul Hakan Çakır'ın (23) babası Şahin Çakır, ağabeyi Hakkı Can Çakır ve akrabası Eyyüp Demir ile taraf avukatları katıldı.

Söz alan cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı, Ankara'da çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır'ın bıçaklanarak hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada sanıklar Cemal Zeynal, Ahmet Emir Zeynal ve Umut Kılınç'ın 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 2 kişiye yönelik 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 45'er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcı, suça sürüklenen çocuklar B.S.Z. hakkında 41 yıla, T.Y.Z. hakkında ise 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası verilmesini istedi. Mütalaada aynı dosyada 'basit yaralama' suçundan haklarında 5'er yıla kadar hapis talebiyle dava açılan Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır, ağabeyi Hakkı Can Çakır ve akrabası Eyyüp Demir hakkında ise isnat edilen suçun sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi talep edildi. Beyanların ardından ara kararını veren mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı 8 Nisan'a erteledi.



"8 Nisan'da inşallah gerçekler ortaya çıkacak"

Duruşmanın ardından Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan baba Şahin Çakır, "Mahkememiz 8 Nisan'a ertelendi. Karar duruşması olacak. En küçük çocuğa yıkmaya çalıştılar suçu, diğer üç kişiden almak istediler. Yani tek sadece onlar. Biz de tabii ki buna karşılık sayın avukatımız sağ olsun karşılıklarını verdi. Yani öyle bir şey olmayacağını anlattı. Elimizdeki dosyalarla ve eski verdiği ifadelerden kaynaklı. Yani her verdikleri ifade farklı farklı. Üç tane ifade verdiler, üçü de değişik, birbirine tutmayan, anlamsız ifadeler çıktı. Bunda da geldiler farklı bir senaryoyla karşımıza çıktılar. Kızım o yüzden içeride sinirlendi, sinir krizi geçirdi. Yani baktılar işin içinden sıyrılamayacaklar. Üçü de en küçüklerine, yaşı küçük olduğu için sadece ona yıkmaya çalıştılar. Bakıp göreceğiz. 8 Nisan'da inşallah gerçekler ortaya çıkacak avukatımız sayesinde" dedi.

Maktul Çakır'ın kardeşi Melisa Çakır ise, "Suçu yaşı en küçük, yani en az cezayı alacak kişinin üstüne yıkmaya çalıştılar. 14 yaşındaydı kendisi. En en üst sınırdan 24 yıl alıyor, yarısını yatıyor. Yarısı açık, yarısı kapalı şeklinde. 24 yılın tamamında yatmıyor. Ve suçu kendisi kabul etti. Ağabeyimi nasıl katlettiğini anlatmaya çalıştı. Yani biz inanmadık ama yine de bunu duymak çok ağır geliyor insana. Ama savcının mütaalasını biz beğendik. Emsal bir karar olacağını düşünüyoruz. Umarım buradan devam eder. Babamın dediği gibi de üç kere ifade değiştirdiler. Yani yalan oynuyorlar. Umarım mahkememiz daha uzun sürmez. Çünkü geç gelen adalet tamamen adalet değildir. Çünkü biz hala yas tutamıyoruz" diye konuştu.

"Sonraki celse karar celsesi olacak"

Avukat Umur Yıldırım, dosyadaki bütün delillerin toplandığını ifade ederek, "Savcılık esas hakkında mütaalasını verdi. Bir sonraki celse karar celsesi olacak. Bunun soruşturma aşaması ve ilk celsede karşı taraf hep şunu söylüyordu; 'Biz yapmadık.' Hani nasıl olduğunu bilmiyoruz, görmedik, duymadık dediler. Bugün aslında ilk defa aralarından en küçük olanı seçip, bütün suçu yani yapılan bütün eylemleri en küçük çocuğun yaptığını söylediler" dedi.

Olayın geçmişi

10 Ağustos'ta çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır'ın (23) annesi S.Ö. ve kız kardeşi Melisa Nur Çakır (15), dükkandan eve dönerken sokak arasındaki merdivende oturan Ahmet Emir Zeynal (19) ve arkadaşı Umut Kılınç (19) ile yol verme meselesinden tartıştı. Melisa Nur Çakır'ın haber vermesiyle olay yerine gelen Hakan Çakır ile Zeynal ve Kılınç arasında kavga çıktı. İki ailenin diğer yakınlarının da dahil olmasıyla büyüyen olayda Hakan Çakır, bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olaya karışan Cemal Zeynal (45) ile çocukları Ahmet Emir Zeynal, B.S.Z. (17), T.Y.Z. (14) tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar Cemal Zeynal, oğlu Ahmet Emir Zeynal, onun arkadaşı Umut Kılınç hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 2 kişiyi 'öldürmeye teşebbüs' suçundan ise 45'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Cemal Zeynal'ın yaşı küçük çocukları B.S.Z. hakkında 41 yıl, T.Y.Z. hakkında 26 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Aynı dosyada Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır (53), ağabeyi Hakkı Can Çakır (27) ve akrabası Eyyüp Demir (44) hakkında da 'basit yaralama' suçundan 5'er yıl hapis talep edildi.

Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli

İstanbul Arel Üniversitesi, Deprem Haftası kapsamında düzenlenen "Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" panelinde Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki'yi ağırladı. Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçeğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler paylaştı

03.03.2026 14:02:00 / Güncelleme: 03.03.2026 14:07:32
İHA
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
Japon deprem uzmanı Yoshinori: Türkiye Japonya'dan daha tehlikeli
"Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al!" başlıklı panelde, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi ve Türkiye'nin deprem gerçekliğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehdi Öztürk, genç mühendis adaylarına mesleki etik ve sorumluluk üzerine önemli mesajlar verdi. İstanbul gibi yüksek riskli bir metropolde kentsel dönüşümün ve bilimsel temelli mühendisliğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayan Öztürk, mühendisliğin yalnızca teknik bir alan olmadığını, aynı zamanda hayati bir sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Yapı Kulübü tarafından organize edilen etkinliğe iş dünyasından da katılım sağlandı. İş adamı Okan Hocaoğlu sismik izolatörler hakkında bilgilendirme yaparken Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing) ve Prof. Dr. Mehmet Palancı inşaat yapıları hakkında teknik değerlendirmelerde bulundular.

"Sarsıntı olmadan yıkılan binalar var"

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan (ing), kentsel dönüşümün önemine vurgu yaparak, "Bugün deprem olmadan, kendiliğinden yıkılan binalar görüyoruz. Kentsel dönüşüm artık bir tercih değil, can güvenliği için zorunluluktur" dedi.



"Marmara'da büyük deprem bekliyorum"

Panelde konuşan Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem kuşağındaki konumuna dikkat çekerek çarpıcı bir kıyaslama yaptı ve "Türkiye, Japonya'dan daha tehlikeli bir deprem riski taşıyor" diye konuştu. Moriwaki, özellikle Marmara Bölgesi'ndeki riskli hatlara işaret ederek Bandırma, Balıkesir ve Demirköprü hattında uzun süredir büyük bir hareketlilik yaşanmadığını, bunun da riskin biriktiğine işaret ettiğini söyledi. Balıkesir'de geçtiğimiz yıl yaşanan sarsıntıların fay hareketinden ziyade magma kaynaklı olduğunu ifade eden Moriwaki, Marmara Denizi içerisindeki fay hatları için ise büyük bir deprem beklentisinin sürdüğünü kaydetti.



"İyi ki 23 Nisan depremi oldu"

Silivri açıklarındaki hareketliliğe de değinen Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolunda risk birikimi olduğunu belirterek, Küçükçekmece'den Yalova-Çınarcık hattına kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik segmentin kırılmayı beklediğini söyledi. 23 Nisan'da meydana gelen depreme de değinen Moriwaki, bu tür orta ölçekli sarsıntıların enerjinin kısmen boşalması açısından önemli olduğunu ifade ederek "İyi ki 23 Nisan depremi oldu" dedi.

Etkinlik sonrası yayımlanan mesajda üniversite yönetimi, deprem bilincinin yaygınlaştırılmasında bilimsel bilginin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, aynı zamanda toplumsal farkındalık oluşturan öncü yapılar olduğu vurgulandı. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özlem Tarı İlgin, genç mühendislere seslenerek, mühendisliğin teknik yeterlilik kadar toplumsal sorumluluk ve etik bilinç gerektirdiğini hatırlattı.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelin soru-cevap bölümünde, kentsel dönüşüm süreçlerinden afet sonrası koordinasyon senaryolarına, yapıların deprem direncinin artırılmasından mühendislik uygulamalarına kadar birçok başlık ele alındı. Geleceğin mühendisleri, uzman isimlere merak ettikleri soruları yönelterek sahadan ve bilim dünyasından doğrudan bilgi alma fırsatı buldu.

Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis

Başakşehir'de evinin otoparkında aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafının ölümüne ilişkin, maktulün eşinin de bulunduğu 7 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, 4 sanığın müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık eş hakkında ise haksız tahrik hükümleri uygulanarak 17 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında ise beraat kararı verdi

03.03.2026 13:07:00 / Güncelleme: 03.03.2026 13:10:06
İHA
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis
Başakşehir'de 3 Ocak 2024 tarihinde evinin otoparkında aracını park ettiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafı Abdulkadir Altuğrul'un (36) ölümüne ilişkin, aralarında, diğer failler ile irtibatının bulunduğu belirlenen maktulün eşi Hülya Altuğrul (35) ve oğlu Ş.A.(17)'nın da bulunduğu 7 sanıklı dava karara bağlandı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Hülya Altuğrul'un da bulunduğu 7 tutuklu sanık, müşteki kız kardeş Ayşe Altuğrul ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Beraatlarını istediler

Duruşmada son sözleri sorulan sanıklar mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Beyanda bulunan müşteki Ayşe Altuğrul ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep etti.

Sanık eş hakkında haksız tahrik hükümleri uygulandı

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Mazlum Bulut, Serkan Karay, Uğur Aykut ve Taner Göç'ün üzerine atılı 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanık Hülya Altuğrul için ise 'eşi kasten öldürmeye azmettirme' suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ardından haksız tahrik hükümleri uygulayarak bu cezanın 17 yıl 6 aya indirilmesine ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi.

Maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında beraat kararı

Mahkeme, hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan dava açılan ve dosyası Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden, Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilerek birleştirilen suça sürüklenen çocuk Ş.A. hakkında, üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 'beraatına' karar verdi. Öte yandan heyet, diğer tutuklu sanık Muhlis Sönmez hakkında da, üzerine atılı 'tasarlayarak kasten öldürme' suçundan, suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 'beraatına' hükmetti.

Müşteki avukatı karara itiraz etti

Karar sonrası istinafa taşınan dosyaya itiraz dilekçesi sunan müşteki avukatı Erhan Demirci beyanlarında, "Müvekkilimize yönelik olarak eş tarafından planlanarak gerçekleştirilen kasten öldürme eylemine ilişkin verilen kararda, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmış olması hukuka açıkça aykırıdır. Eşe karşı ve tasarlayarak işlenen bir öldürme fiilinde, ayrıca haksız tahrik indirimi uygulanması; kanunun nitelikli hal düzenlemesini fiilen etkisizleştirmekte ve yaptırımı olması gereken ağırlıktan uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle verilen karara karşı kanun yoluna başvurulmuş olup; haksız tahrik hükümlerinin kaldırılması ve eylemin nitelikli kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiştir" denildi.

İddianameden:

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Abdulkadir Altuğrul 'maktul', Hülya Altuğrul, Mazlum Bulut, Muhlis Sönmez, Serkan Karay, Taner Göç ve Uğur Aykut 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, 3 Ocak 2024 tarihinde Abdulkadir Altuğrul'un evinin bulunduğu sitenin otoparkında, ateşli silahlı saldırıya uğraması ve hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı

Olayın yaşandığı yere ait güvenlik kamerası inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanakta, maktulün site içerisindeyken kendi oturduğu daireye ayrılmış otopark alanı dışında öldürüldüğü, aynı sitenin başka bir bloğuna ait alana park ettiği bu alana da sitenin görevlisi olan şüpheli Muhlis Sönmez'in yönlendirmesiyle park edildiği, maktulün normalde aracın bagaj kısmının duvara doğru park edecekken, Sönmez'in yönlendirmesiyle bagaj kısmının ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin bekleme yaptığı alana yakın ve görülecek şekilde park etmesini sağladığı vurgulandı. Olayın, Abdulkadir Altuğrul'un bagaj kısmına yükleme yaparken, bu sürede diğer araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru ateşlemeler ile eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı. Kamera kayıtlarında, ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin 34 GAB 701 plaka sayılı araç ile olay yerine geldiği, olay sonrası aracı otoparkta bıraktığı, failin olay sonrası şahsın, maktulün eşi Hülya Altuğrul'un yanına gittiği, bilgisi iddianamede yer aldı.

Şüpheli eşin diğer failler ile aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği anlatıldı

Hayatını Kaybeden Altuğrul'a yapılan otopsi işlemi raporu da iddianameye eklendi. Raporda, maktulün başına öldürmeye elverişli iki ateşli silah yararlanması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. İddianamede, eş Hülya Altuğrul ve şüpheli Taner Göç'ün aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, maktulün kullandığı aracın park yerini değiştirten ve cinayetin yukarıda belirtilen şeklinde gerçekleştirilmesine imkan sağlayan Muhlis Sönmez'in de bu kişilerle iştirak içinde olduğunun değerlendirildi. İddianamede, maktulün, eşi Hülya Altuğrul'a zaman zaman darp uyguladığı, son olarak da evde eşinin kafasına silah dayadığı, maktul ve Hülya Altuğrul'un çocukları olan suça sürüklenen çocuk Ş.A.'nın da araya girdiği, maktulün oğlu ve eşi ile aralarının açıldığının tespit edildiği aktarıldı.

Mazlum Bulut'un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu belirtildi

İddianamede, öldürme olayını Mazlum Bulut'un gerçekleştirdiği, şahsın site otoparkına girmesine şüpheli Taner Göç'ün yardım ettiği, Göç sayesinde Bulut'un şifre girmeye gerek kalmadan garaja ulaştığı, Bulut'un otoparka girmeden önce Hülya Altuğrul ile arama kaydının bulunduğu, Muhlis Sönmez'in ise maktulle arama kaydının olduğu, sonrasında maktulün aracının olay yeri olan C blok tarafına götürdüğü belirtildi. Maktulün kullandığı belirlenen araçta yapılan iz incelemesinde, olay anında ve sonrasında Mazlum Bulut'un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu bilgisi yer aldı.

Annenin oğluna, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı

Şüpheliler Serkan Karay ve Mazlum Bulut'un Hülya Altuğrul'dan, 20 bin lira para aldığını, daha önceden de tabanca alımı için şüphelilerin Altuğrul'dan 40 bin lira aldıklarını, alınan ifadelere göre Hülya Altuğrul'un zaman zaman oğlu Ş.A.'ya, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı. İddianamede, olaydan önceki kamera kayıtları incelendiğinde, İSTOÇ'ta şüpheli Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın buluştukları, Uğur Aykut'un diğer şahısların yanından ayrıldıktan sonra bir büfe önünde beklediği, burada kasten öldürme olayında silah kullandığı tespit edilen Mazlum Bulut ile görüştüğü belirtildi. İddianamede, şüpheli Mazlum Bulut'un araçtan indiği ve maktul şahsın ikametine doğru yürüdüğü, bu esnada Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın olay yerinden ayrılarak bir hastanenin otoparkına geçtikleri, şüpheli Bulut'un olayı gerçekleştirdikten sonra yaya olarak kaçtığı, hemen sonrasında da şüpheliler Taner Güç, Uğur Aykut ve Serkan Karay'ın kafeden ayrılarak şüpheli Mazlum Bulut'u araca alarak uzaklaştıkları bilgisi yer aldı.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, 6 şüpheli hakkında 'tasarlayarak kasten adam öldürme' suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

İran çetin ceviz çıktı


 
Devlet bozuntusu vahşi şeytanlar ve haydutlar ABD-İsrail ikilisinin ilk saldırı şokunu atlatan İran, 1 ve 2 Mart tarihlerinde İsrail'e, ABD'nin bölgedeki hedeflerine, Orta Doğu'da ABD adına 'karakol' işlevi gören, köpek leşi kadar değeri olmayan yönetimlere sahip sözde İslam ülkelerine füze yağdırdı. İki günde en az üç ABD uçağı düşürülürken, Netanyahu'nun ofisi de vuruldu. Ölen Amerikan askeri sayısı 6'ya çıktı.

03.03.2026 00:44:00 / Güncelleme: 03.03.2026 01:15:54
ÖNDER YILMAZ
İran çetin ceviz çıktı
İran çetin ceviz çıktı

Geçmişi katliamlarla dolu insanlık düşmanı iki devletin, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıda 3 Mart saat 00.50 itibariyle 3 tam gün geride kaldı. İlk günkü şoku atlatan Ehl-i Beyt aşıklarının yaşadığı İran, özellikle 2 Mart'ta çok sayıda ABD, İsrail, kukla kadar değeri olmayan sözde İslam ülkelerindeki Amerikan hedeflerini vurdu. İşte savaştaki son bilanço:
• İran'ın füze saldırıları sonrasında İsrail'de ölenlerin sayısı 15'i geçti.
• İran'a yönelik operasyonda 6 ABD askeri öldü, çok sayıda asker ağır yaralandı.
• ABD'nin Amman Büyükelçiliği, potansiyel bir güvenlik tehdidi nedeniyle tüm personelini geçici olarak tahliye etti. Bahreyn'deki ABD Büyükelçiliği de kapalı kalmaya devam edeceğini duyurdu.
• Anket: ABD'lilerin yüzde 47'si Washington'ın İran'a saldırıları durdurması gerektiği görüşünde. destek oranı yüzde 22... Onlar da Trump'ın itleri...

Karakol devletler hedefte

• Kukla devlet Kuveyt'te İran saldırılarında 1 kişi öldü. ABD'nin Kuveyt'teki Ali es-Salem Hava Üssü füzelerle hedef alındı.
• Kuveyt Ordusu, ABD'ye ait birkaç savaş uçağının sabah saatlerinde düştüğünü ve 6 mürettebatın sağ kurtulduğunu açıkladı. İngiliz The Guardian gazetesi uçakların Kuveyt atarfından yanlışlıkla düşürüldüğünü yazdı! ABD'den uçakların dost ateşiyle düştüğü açıklaması geldi. 
•  Kuveyt ordusu, ayrıca hayatını kaybeden Deniz Kuvvetleri personeli sayısının 2'ye yükseldiğini duyurdu.
• ABD'nin ileri karakollarından Birleşik Arap Emirlikleri'nde İran saldırılarında 3 kişi öldü.
• Suudi Arabistan'daki Ras Tanura'daki Suudi Aramco tesislerinde İHA saldırısı sonrası yangın çıktı.
• Umman'daki Sultan Kabus Limanı'nda bir petrol tankeri hedef alındı. Olayda mürettebattan Hindistan uyruklu 1 kişi öldü.
• ABD-İsrail ortak saldırısına karşı İran'ın Körfez ülkelerine misilleme saldırıları devam ediyor. BAE'de Dubai, Bahreyn'de Manama, Kuveyt'in başkentinde pazartesi sabahı şiddetli patlamalar yaşandı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, 'Hayber Şiken' füzelerinin kullanıldığı Sadık Vaat 4 Operasyonu'nun onuncu dalgası ile İsrail'de Tel Aviv, Hayfa ve Batı Kudüs'teki bazı devlet ve askeri noktalar hedef alındı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'ye ait istihbarat merkezleri ve askeri lojistik depolarını hedef aldığını açıkladı.

Rum kesimi de vuruldu

• İran, Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üssünü de İHA'larla vurdu. Rum kesimindeki Baf Havalimanı tahliye edildi.
• Pakistan'da, İran'ın dini lideri 86 yaşındaki Ali Hamaney'in şehit edilmesiyle başlayan gösteriler nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Cesur Pakistanlılar, Karaçi'deki Amerikan Konsolosluğuyla İslamabad'daki ABD Büyükelçiliğini hedef almıştı.
• Bazı denizcilik sigorta şirketleri, ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırıları sonrası bölgedeki gemiler için savaş riski sigortasını iptal ettiklerini açıkladı.
• İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçmeye çalışan gemilere saldıracaklarını söyledi.
• Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu'ndaki İran temsilcisi Rıza Necefi, ABD-İsrail saldırılarında Natanz nükleer tesislerinin hedef alındığını belirtti.

İran tarafında son durum


• İran Kızılay Kurumu'ndan dün sabah saatlerinde yapılan açıklamada
ABD-İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 555'e yükseldiği belirtildi.
• Dün öğle saatlerinde Tahran'da çok sayıda noktada art arda şiddetli patlamalar meydana geldi.
• ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarında Tahran'da yaşayan bir Çin vatandaşı hayatını kaybetti. İran'dan 3 binden fazla Çin vatandaşı tahliye edildi.
• Tesnim Ajansı'na göre ABD ve İsrail'in İran'ın sınır karakollarına düzenlediği saldırılarda 41 İran askerin öldüğü belirtildi.

Laricani alttan almadı

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ülkesinin bölge ülkelerine saldırı niyetinin olmadığını, sadece ABD üslerini hedef aldıklarını ifade etti. Laricani, ülkeye saldırılarını sürdüren ABD-İsrail'i 'daha önce hiç karşılaşmadıkları bir güçle vuracaklarını' belirtti.

ABD'nin silah stokları tükeniyor

Bu arada ABD'de Donald Trump yönetiminin bazı üyeleri ile Savunma Bakanlığında (Pentagon) "İran ile çatışmanın kontrolden çıkabileceğine yönelik derinleşen endişelerin olduğu" öne sürüldü. Washington Post gazetesinin, isimleri açıklanmayan bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, bir kaynağın "Buradaki ruh hali yoğun ve paranoyak" şeklindeki değerlendirmesine yer verildi. Üst düzey yetkililerin, çatışmaların haftalarca sürmesinden kaygı duydukları ve bunun da ABD'nin sınırlı hava savunma stoku üzerinde baskı oluşturduğu öne sürüldü. Haberde bir füzenin durdurulması için genellikle iki veya üç hava savunma önleyicisine ihtiyaç duyulduğuna işaret edildi. ABD'nin stokları Ukrayna'ya ve İsrail'e yapılan sevkıyatlar nedeniyle azalmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.