logo
24 HAZİRAN 2026

UKOME'den İBB’nin yeni taksi talebine 7’nci ret!

 
İBB lehine olan çoğunluk yapısı 19 Şubat 2020'de yayınlanan yönetmelikle değiştirilen UKOME, daha önce 6 defa geri çevirdiği, "taksi taşımacılığının düzenlenmesine yönelik yeni taksi" talebini 7'nci kez reddetti. Esas dertlerinin 16 milyon vatandaş olduğunu vurgulayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Benim, kimsenin plakasıyla bir derdim yok" dedi.
 

29.07.2021 18:18:00
UKOME'den İBB’nin yeni taksi talebine 7’nci ret!
UKOME'den İBB’nin yeni taksi talebine 7’nci ret!
 
 
Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), Harbiye'deki İstanbul Kongre Merkezi'nde, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu yönetiminde toplandı. 18 maddenin görüşüldüğü UKOME toplantısının, en ilgi çekici gündem maddeleri, "taksi taşımacılığının düzenlenmesine yönelik 1000 adet yeni taksi" ile "750 adet minibüsün ve 250 adet taksi dolmuşun taksiye dönüştürülmesi" teklifleri oldu. Başkan İmamoğlu'nun açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, her madde üzerine temsilcilerin görüşleri alındı ve oylamalar gerçekleştirildi. İBB Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir de toplantıda slaytlar eşliğinde bir sunum gerçekleştirdi ve İstanbul'un neden yeni taksilere ihtiyaç duyduğuna yönelik görüşlerini dile getirdi.
 
Kayıt dışı taksicilik yapılıyor
 
Hizmete alınacak ve teknolojik donanımları, şoför eğitimleri tamamlanmış yeni sistemle ilgili bilgiler paylaşan Demir, "Teknolojiye uygun araçlarla, iletişim araçlarıyla taksi çağırma imkanımız olacak. Bir köşede taksiler müşteri beklerken, bir köşede yolcuların taksi bulamama sorunları ortadan kalkacak. Ve daha da önemlisi; tabii ki yeni bir taksi modelinin nasıl olduğunu göstermiş olacağız. Önemli olan taksinin standardını, kalitesini yükseltmek. Asıl buradaki amaç o. Onun için bir tane taksinin örnek olarak çalışıp standardını, nerede olması gerektiğini göstermek gerekiyor. Hedefimiz çok açık ve net: Araç bulma problemini ortadan kaldırmaya başlıyoruz. Araç bekleme sürelerini azaltıyoruz. Yolcu ve şoför arasında yaşanan sorunları azaltmaya ve gidermeye çalışıyoruz. Kayıt dışı hizmetin önüne geçmeye çalışıyoruz ve vatandaşların hareketliliğini arttırmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
 
 
Taksi sayısı yeterli!
 
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu ise, İstanbul'da taksi sayısının yeterli olduğunu savunarak, "Taksi sayısında sorun varmış gibi gözükmesinin sebebi, ücret tarifesinin ucuzluğundan dolayı, İstanbul halkımızın toplu taşıma yerine taksi taşımacılığını fiyat açısından cazip görmesidir. Yani 4 kişi toplu ulaşım araçlarını kullanacağına taksiyi tercih ederse, daha az ücret ödediği için şu anda bütün vatandaş taksiyi tercih ediyor. Dünyanın en pahalı yakıtını kullanarak, en ucuz taksimetresiyle çalışarak, gerçekten bir toplu taşıma görevi üstlenir hale geldik. Aslında taksi bir özel taşımadır. Ucuz olursa, kalite de kesinlikle olmaz" görüşlerini dile getirdi. Minibüslerin taksiye dönüştürülmesine karşı olduklarını belirten Aksu, dolmuş taksilerin taksiye dönüştürülmesine ise onay verdiklerini aktardı.
 
Hararetli tartışma
 
Toplantıda söz alan eski İBB Trafik Müdürü, yeni Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul 1. Bölge Müdürü Serdar Yücel, kendi dönemlerinde taksici esnafıyla sorun yaşamadıklarını ileri sürdü. İyi ve kaliteli ulaşımın taksi sayısı artırılarak sağlanamayacağını savunan Yücel, "Sayı değil nitelik konusunda çalışalım. Denetimleri arttıralım" dedi. Yücel, Demir'in konuşmasında kendisini eski ve yeni görevlerine göre görüş değiştirmekle suçladığını iddia etti. Yücel'e, İBB'de kaç yıl görev yaptığını soran İmamoğlu, bürokrattan, "19 yıl" cevabını aldı. İmamoğlu'nun Yücel'e ikinci sorusu ise, "Taksi ihtiyacı size göre var mıdır, yok mudur? Görev yaptığınız sürede ölçmediniz mi" oldu. Yücel'in, "Ölçmeye çalışıyoruz" sözlerine, İBB Başkanı, "Biz ölçtük, kanaat getirdik. Siz, 19 sene boyunca ölçmediniz" şeklinde karşılık verdi. "Bu konuyu didik didik analiz etmiş birisiyim" diyen İmamoğlu, şunları söyledi: "Şimdiki Sayın Bakan, elinde bir pano tuttu, 'Şu kadar taksiye ihtiyaç var' dedi gibi bir sürü gerekçeyle bunu anlatabiliriz. Onun için bize, sakın geçmişteki görüşleri savunmayın. Bugünkü görüşünüzü sordum; hala cevap vermediniz. Kaldı ki bugün siz, bu kurumda görev yapıp, Ulaştırma Bakanlığı adına burada bulunuyorsunuz ve Ulaştırma Bakanlığı adına görüş beyan ediyorsunuz. Ne acıdır ki, İstanbul UKOME'nin sandalye sayısını ele geçirme -bakın tek kabiliyeti bu- üzerinden, buraya sandalye ekleyerek bir kurumun oluştuğu gündemdeyiz, günlerdeyiz. Başka sorular sorarım, altından kalkamazsınız. Onun için bırakın, siyasi meselelere girmeyin. Yani nasıl UKOME'de görev yaptınız? Bugün hangi görev yapıyorsunuz? Neyi temsil ettiğinizi ben biliyorum. Neyi etmediğinizi de biliyorum. Onun için görüş beyan ettiniz. Dediniz ki, 'Benim görüşüm değişmedi'. Beyefendide, 'Görüşünüz değişmiştir' düşüncesi var. Bu bir hakaret değildir. Çünkü bir insanın görüşü değişebilir. Siz de dediniz ki 'Hayır değişmedi.' Ben de size soru sordum: Taksi ihtiyacı var mıdır, yok mudur? 'Görecelidir' dediniz. Neye göre dediniz? Başka bir sürü cevap verdiniz ama var mı, yok mu diye cevap vermediniz."
 
Karnımdan konuşmuyorum
 
Taksici temsilcileriyle yaklaşık 1 yıl önce bir toplantı yaptıklarını aktaran İmamoğlu, "Oda Başkanı adına beni ziyarete gelen oda başkan vekili ve heyetinin içinde bulunanlar, bana, 'Tamam kiralama işinden vazgeçin, satın; evet diyelim' dedi. Kameralar önünde söylendi bu. Ben söylemedim. Yöneticileri söyledi. 'Bırakın kiralamayı satın 2000 tane; bir şey demiyoruz' hatırlatmalarında bulundu. Önceki görevlerinde ellerinde pano tutarak, "İstanbul'da taksi ihtiyacı vardır" diyenlerin var olduğunu vurgulayan İmamoğlu, "Daha ileri gideyim mi? İlçe ilçe taksi pazarladınız. Ben biliyorum; siyasi olarak biliyorum. Bunları dinledim temsilcilerinizden. 'Bugün satılacak, yarın satılacak, öbür gün satılacak, altı ay sonra satılacak.' Nasıl satılacak? Bak, ben karnından konuşan bir idareci değilim. Taksi pazarlandı ve bunu oda temsilcileri, sağda solda anlattı. Buradaki en yakın tanıkları bunun, burada bulunan esnaf temsilcileridir. Hepsi bilirler. Sadece ben değil, bütün esnaf temsilcileri bunu bilirler. Esnaf temsilcileri de onu uydurmazlar. Bir yerden o bilgiyi almışlardır; anlatırlar" ifadelerini kullandı.
"Damara dokunan" meselenin, söz konusu taksilerin kiralanması yerine satılması isteği olduğunun altını çizen İmamoğlu, "Ben, burada siyasi karar alınmak için özel çaba gösterildiğini biliyorum. Hiç kimse, kimseyi aldatmasın kardeşim. Sayın Oda Başkanı şeffaflıktan bahsediyor. Benden daha şeffafını bulamazsın Sayın Başkan. Senin 3 yıl alamadığın zammı, ben verdim esnafa. 3 yıl alamadığın zammı ben verdim ve benim hakkımda, 'Zamcı' diye 50 gazete haber, manşet yaparken, ağzınızı açıp laf etmediniz. Ama ben, sizden beklentim için değil, gariban esnaf evine ekmek götürsün diye, yanlış yapılan bir uygulama düzeltilsin diye uğraştım" diye konuştu. Taksici esnafının büyük oranda kendilerini desteklediğini belirten İmamoğlu, şöyle konuştu:
 
Yanlışı savunmam
 
"Onun için, yanlışı savunmanın zor olduğunu biliyorum. Yanlışı savunmanın, çok zor bir zanaat olduğunu biliyorum. İşinizin zor olduğunun da farkındayım. Onun için kendi yaptığınız veya yapacağınız işlerin, sizi ne kadar müşkül duruma düşürdüğünün de farkındayım. Bu müşküliyeti çok da arttırmak istemiyorum ama birkaç şey söyleyeceğim. Taksi başına neredeyse 6 şikayete ulaşmış bir meselede, Sayın Oda Başkanı diyor ki, 'Algı yönetiyorsunuz.' Hayatım boyunca hakkımda tek bir iyi haber yapmayan bir gazete, Yeni Şafak gazetesi, -benim hayatım boyunca sadece bana iftira ve hakaret yapan bir gazetedir- yaptığı haber de 'Taksiciler İstanbulluyu bezdirdi' diyor. Daha geçen hafta bu. Benimle ilgisi yok yani. Hayatım boyunca benimle ilgili algı yapıyor. Beni, negatifle, yani kötü örnekle, iftirayla köşeye sıkıştırmaya çalışan bir yayın kuruluşu. Bakın, 'Taksiciler İstanbul'u bezdirdi' haberi orada."
 
 
Neyin inadı?
 
Esas dertlerinin 16 milyon vatandaş olduğunun altını çizen İmamoğlu, "En fazla 16 milyon vatandaş memnun olacak. Ardından şoför memnun olacak. Çünkü birisi 16 milyon, birisi on binlerce insan. Benim esnafın plakasıyla asla bir derdim yok. Zinhar. Kimsenin plakasıyla bir derdim yok. Kanun verdiği hakla, asla uğraşacak bir halim de yok. Ama bu iş üzerinden, 'Daha çok kazanayım' harareti gösterenin karşısındayım" dedi. Taksilerden duyulan memnuniyetsizliğin yüzde 80'ler seviyesinde olduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, "Böyle problemli bir alan. Sokağa çıkın sorun. Yüzde seksen araştırma. Ben diyorum, 'Yüzde doksan.' Neyin inadı, neyin ısrarı? Bakın bu iş olurdu. Çoktan başlardı. İlk örneklerini yaşamaya başlardık. Bu işin süresi var, zamanı var. Bu millet çağdaş güzel bir ürüne kavuşurdu. Tek dert ne biliyor musunuz? 'İmamoğlu bunu yapmaz.' Her işte olduğu gibi tek dert, 'İmamoğlu bunu yapamaz. İmamoğlu güzel bir şey gösteremez.' Tek dert. Burada bir tek Eyüp Bey'i tenzih ediyorum. Onun derdi başka olabilir. Ama onun dışında, bu işe 'hayır' diyenlerin tek derdi, 'İmamoğlu güzel bir iş yapmasın.' Bu benim iddiam. İddiamın arkasındayım" ifadelerini kullandı.
UKOME'yi ele geçirmek için yapılan hamlenin arkasında yatan gerçeğin bu olduğunu vurgulayan İmamoğlu, "Halkımız bunu duysun. Halkımız bunu bilsin. Bir vesileyle, bir şekilde halk bunun cevabını verecek. Kalitesiz hizmete mahkum bırakılan halk, bu kararın siyasi bir şekilde alınmasının kahramanlarına gereken ve hak ettiği cevabı verecek. Nerede? Halkın yetki sahibi olduğu günde. Israrla ve inatla ifade etmeye devam edeceğim ki; düzenle ölçtüğümüz, biçtiğimiz, tasarladığımız ve beş bin taksiye ihtiyacı olduğunu bildiğimiz bu şehirde, bunu İBB de layıkıyla yönetebilir ve işletebilir. Bir başkasına ihtiyaç duymaz. Bu bir regülasyon görevi oluşturur; o regülasyon, nitelikli bir biçimde diğer sistemdeki taksileri de buraya doğru çeker. Onları da sisteme katar. Hiçbir zaman orada esnaf da şoför de taksi plaka sahibi de mağdur olmaz. Günün sonunda herkes kazanır" görüşlerini dile getirdi.
 
Fikri olan konuşsun!
 
"Taksi meselesinin tartışılmaya devam edilmesini ısrarla isteyeceğim" diyen İmamoğlu, UKOME yapısına sonradan monte edilen kurumlarla ilgili de "Burada bulunan bir-iki arkadaşımız konuştu. Olumsuz fikir beyan etti. Ancak diğer olumsuz bir fikir beyan edenlerin de niçin ettiklerini, bir sonraki katılımında tek tek soracağım. Cevap vermezseniz, bekleriz. Herkes cevabını verecek. Çünkü buraya hiç kimse, kişisel olarak katılmıyor. Kurumunu temsilen katılıyor. Birkaç örnek vereyim mesela. Örneğin Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan birisi var burada. O kurumu temsilen, taksi konusunda ne düşündüğünü ifade edecek. Etmek zorunda. Ya da AFAD'da ya da başka yerde. Çünkü burası, kurumu temsilen fikrini ortaya koyma yeridir. Biri 'Kaldır' diyor, öbürü de elini kaldırma yeri değildir" ifadelerini kullandı.
 
 
Minibüsçüleri sevindiren karar
 
"Taksi taşımacılığının düzenlenmesi yönelik 1.000 adet yeni taksi" ile 750 adet minibüsün ve 250 adet taksi dolmuşun taksiye dönüştürülmesi" tekliflerinin oylanması sırasında "ilçe belediye başkanları" tartışması yaşandı. İBB 1. Hukuk Müşaviri Eren Sönmez, emsal mahkeme kararları uyarınca ilçe belediye başkanları ya da temsilcilerinin de oy kullanabileceği yönünde görüş bildirdi. İmamoğlu'nun da onayıyla oylamaya ilçe belediyeleri de dahil edildi. Oylama sonucunda, "taksi taşımacılığının düzenlenmesine yönelik 1.000 adet yeni taksi" teklifi, (25 kabul, 37 ret) reddedildi. Daha önce reddedilen, "750 adet minibüsün ve 250 adet taksi dolmuşun taksiye dönüştürülmesi" teklifi ise, bu kez kabul edildi. Salonda bulunan esnaf, kararı alkışlarla karşıladı.
İBB'nin, "taksi taşımacılığının düzenlenmesine yönelik 5.000 adet yeni taksi" teklifi, UKOME tarafından daha önce 6 kez geri çevrilmişti. Son toplantı öncesinde talebini "1.000 adet yeni taksi" olarak revize eden İBB'nin istemi, yine UKOME tarafından toplamda 7'nci kez reddedilmiş oldu.
 

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.