logo
17 EKİM 2026

Ülkenin gidişatı hazır giyimi de vuruyor!


 
 
TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, Türkiye'de hazır giyim sektörünün ağır bir sınavdan geçtiğine işaret ederek, "Ülke markası olmadan ülkenin markaları olamaz” dedi!
 

17.10.2026 08:36:00
Hasan Gündoğdu
 
 Ülkenin gidişatı hazır giyimi de vuruyor!
 Ülkenin gidişatı hazır giyimi de vuruyor!

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen ve hazır giyim sektörünün en büyük buluşması olan İstanbul Hazır Giyim Konferansı'nın 19'uncusu 'Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye' temasıyla İstanbul'da gerçekleştirildi. Konferansta konuşan TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren, farklı sektörlerin katılımıyla 'Türkiye Markası'nı güçlendirecek ortak bir strateji geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Uluslararası markalara ve alıcılara da seslenen Özüren, uzun vadeli ilişkilerin, öngörülebilir siparişlerin ve dönüşüm yatırımlarında iş birliğinin bütün değer zincirini güçlendireceğini belirtti.

Türkiye markasına örnekler

Türkiye'de üretilen değerin küresel pazarlarda daha güçlü bir karşılık bulması için farklı alanlardaki başarıların birbirini desteklemesi gerektiğini kaydeden Dr. Ümit Özüren, şef Fatih Tutak'ın NATO zirvesindeki menüsünü, bilim insanı Prof. Dr. Canan Dağdeviren'in giyilebilir teknoloji çalışmalarını, Arda Güler'in Real Madrid'deki başarısını ve konferansın konuşmacıları arasında yer alan Kerem Bürsin'in uluslararası izleyici kitlesini örnek gösterdi. Özüren, "Bizim ürettiğimiz giysiler de tasarımı ve kalitesiyle Türkiye hakkında olumlu bir izlenim oluşturuyor. Bir şefimizin, bir bilim insanımızın, bir sporcumuzun, bir sanatçımızın, bir tasarımcımızın başarısı hepimiz için yeni bir kapı açabilir. Türkiye'nin dünyadaki itibarını birlikte büyütebiliriz. Bunun için de iş dünyasının, akademinin, kamunun ve sivil toplumun yanı sıra tarihçilerimizden sporcularımıza ve pazarlama uzmanlarımıza uzanan geniş bir katılımla Türkiye markasını güçlendirecek ortak bir strateji geliştirmeliyiz. Made in Türkiye'nin değerini yükseltmek, Türkiye'de üreten herkesin geleceğini güçlendirmektir" açıklamasında bulundu.



Gençler çok kıymetli ancak...

Gençlerin sektörde kendi geleceklerini görebilmelerinin kendileri için çok kıymetli olduğunu dile getiren Özüren, "Ancak gençlerin geleceğimizde yer almasını istiyorsak bugünkü kararlarımızda onlara yer açmalıyız. Bununla birlikte kadınların çalışma hayatına katılımını ve yönetimde temsilini güçlendirmeliyiz. Fırsat eşitliğini, güvenli çalışma koşullarını ve emeğe saygıyı üretim kültürümüzün temelinde tutmalıyız" dedi.

Hazır giyim 'ağır sınav'dan geçiyor

Açılışın ardından TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay ve TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç'ın katılımıyla "Kritik Eşikteyiz: Çıkış Yolu Nerede? Raporlar Ne Söyledi, Bugün Neredeyiz?" başlıklı bir oturum düzenlendi. Sektörün mevcut durumunun değerlendirildiği ve çıkış yollarının ele alındığı oturumda Narbay, sektörün ağır bir sınavdan geçtiğinin ancak üretim gücünü koruduğunun altını çizdi. Geçen yılki konferansta, 2026'yı bir denge yılı olarak öngördüklerini hatırlatan Narbay, "Jeopolitik gerilimler, Körfez'de yaşanan İran-ABD çatışması ve yükselen enerji fiyatları nedeniyle pazarlar beklediğimizden fazla daraldı ama biz pazarlarımızı çeşitlendirerek daha az daraldık. Ocak-Temmuz döneminde Avrupa Birliği'nin hazır giyim ithalatı yüzde 4.9, ABD'ninki yüzde 8.2 düşerken bizim kaybımız yüzde 1.5'ta kaldı. Kuzey Amerika'ya ihracatımız ise yüzde 4.6 arttı. Yılbaşından bu yana istihdam da yeniden artmaya başladı. Konkordato başvuruları yüzde 28 geriledi. Ama bu bir toparlanma değil, bir duraklama... Zemin düzelmeden ve TGSD'nin talep ettiği istikrar dönemi destekleri tam olarak sağlanmadan bu dengenin kalıcı olduğunu söyleyemeyiz" diye konuştu.

Katma değeri artıramıyoruz

Rekabet gücünün yalnız işçilik maliyetiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Narbay, şöyle konuştu; "Hız, dikey entegrasyon, pazara erişim ve işletme standartlarını dikkate aldığımızda 23 ülke arasında birinciyiz. Sektör, birim fiyatını 2022'den bu yana yüzde 13 yükseltti; yüzde 21'lik üretim kaybına karşılık verimliliğini de artırdı. Ancak bunlar maliyet artışımızın yalnızca bir kısmını telafi etti ve firmalar kârlılıklarını önemli ölçüde kaybetti. Fiyat artışına rağmen katma değerde ise bir artış sağlayamadık. Belirsizliğin önümüzdeki 5-10 yılda azalmayacağı bir dünyada yakın tedarik bir tercih değil, bir sigortadır. Avrupa için bu sigortanın en güçlü adresi de Türkiye. Kısa temrinli (vadeli), esnek, uyumlu ve izlenebilir bir ortak arıyorsanız aradığınız ortak buradadır."

Ülke markası olmadan ülkenin markaları olamaz

İlk olarak geçen yıl yaptıkları Türkiye Markası çağrısının bugün somut bir politika önerisine dönüştüğünü belirten Narbay, TGSD'nin Strateji Haritası ve Uzgörü 2050 çalışmasını Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulan 138 maddelik bir çerçeveye dönüştürdüklerini şu sözlerle anlattı: "Mevcut 86 desteğin 83'ünü yeniden düzenledik, 55 yeni öneri ekledik; çerçevenin bir maddesi de Türkiye Markası. Strateji Haritamızdaki önerimiz, teşviklerin tek elden, performansa ve niteliğe dayalı, ölçülebilir bir sisteme bağlanması."

Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu


 
 
Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki kadın aynı apartmanda yaşadığı komşusunun evinde öldü. Belediye tabibi, ölümü şüpheli olarak değerlendirdi.

17.10.2026 08:54:00 / Güncelleme: 17.10.2026 08:58:14
Haber merkezi/AA
 
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu
 Komşu evinde ölüm şüpheli bulundu

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde Yadigar Yılmaz, Hoşnudiye Mahallesi Sağın Sokak'taki komşusunun evinde bulunduğu esnada fenalaşarak yere yığıldı. Ev sahibi 56 yaşındaki İ.G'nin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde, Yılmaz'ın hayatını kaybettiği tespit edildi. Belediye tabibi, Yılmaz'ın ölümünü şüpheli olarak değerlendirdi.

Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlatırken, ev sahibi İ.G. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Yılmaz'ın cenazesi, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi amacıyla yapılacak otopsi işlemleri için Eskişehir Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.

Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var


 
Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "Ayasofya'nın Arkeolojisi"ni anlattı. Diker, Roma'nın Ayasofya'nın altında devasa bir altyapı sistemi inşa ettiğini belirtti. 
 

17.10.2026 07:38:00
Haber Merkezi/AA
 
 Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var
 Ayasofya'nın altında bambaşka bir dünya var

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi'nin içerisindeki kültür-sanat alanı BlackBox'a konuk oldu. Diker, İş Sanat tarafından düzenlenen Cengiz Özdemir yönetimindeki "İstanbul Sohbetleri" dizisi kapsamında "Ayasofya'nın Arkeolojisi" başlıklı konuşma yaptı.
Ayasofya'nın yüzyıllara uzanan tarihine arkeoloji penceresinden bakıldığı programda Diker, Ayasofya'nın geçirdiği dönüşümleri, yapının arkeolojik katmanlarını, mimari özelliklerini ve İstanbul'un tarihindeki yerini sunum eşliğinde katılımcılara anlattı.

Su şebekesinin merkezi

Diker, Roma'nın Ayasofya'nın altında devasa bir altyapı sistemi inşa ettiğini belirterek, yapının bir mabet olmanın ötesinde, korunaklı ve güvenli bir alan sunan, şehrin su şebekesinin dağıtımını sağlayan bir istasyon işlevi gördüğünü aktardı.
Yapıda revaklı avlu izlerini 17. yüzyıla kadar Avrupalı seyyahların betimlemelerinden takip ettiklerini söyleyen Diker, yine Ayasofya'da bugüne kadar izleri duran, fakat ayakta olmayan katmanlı yapı topluluğu hakkında bilgiler verdi.

Bugün ayakta duran yapı üçüncü kez inşa edilen Ayasofya

Diker, Ayasofya'nın çok derinlikli ve mimari bir kurgusu olduğuna işaret ederek, ilk yapılan Ayasofya'nın 5. yüzyılda bir yangından dolayı ortadan kalktığını, o yüzyılda yine ikinci bir Ayasofya'nın yapıldığını ve Nika ayaklanmasında yakılıp yıkıldığını, bugünkü yapının ise üçüncü Ayasofya olduğunu anlattı.

İlk Ayasofya'nın grovak (sert, koyu renkli kaya türü) kayası üzerine inşa edildiği bilgisini veren Diker, "İlk Ayasofya, şimdiki yapının yaklaşık 2 metre 30 santim altında kalıyor. Tabii önceden şimdiki gibi hafriyat kamyonları olamadığından şehir, bütün yıkıntılarıyla gömüle gömüle üst üste inşa ediliyor" dedi.
Yapıda 1935-1936 yıllarında Alman Arkeoloji Enstitüsü ve ABD'den gelen ekibin kazı çalışmalarından bahseden Hasan Fırat Diker, "Biz de bugün Atatürk'ün 90 yıl önce başlattığı çalışmaları devam ettirmenin ve inşallah da bitirmenin mutluluğunu yaşıyoruz" ifadesini kullandı.



Ayasofya'nın altındaki tünellerden tonlarca moloz çıkarıldı

Diker, Ayasofya'daki 5. yüzyıla tarihlenen Roma Caddesi'nin üst kısmını ilk olarak Alman arkeolog Alfons Maria Schneider'ın ortaya çıkardığını ve belgelediğini, bilim kurulu olarak da bugün bu caddenin alt kısmında çalışma yürüttüklerini dile getirdi.
Ayasofya'nın yanında olan ve Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Fatih Medresesi'nin 1869'a kadar varlığını sürdürdüğünü söyleyen Diker, şunları kaydetti:
"1869'da yani Sultan 1. Abdülaziz döneminde dönemin belediye başkanı Server Paşa, Ayasofya'nın siluetini bozduğu gerekçesiyle bu medreseyi yıktırıyor. Hatta Server Paşa, yol genişletme bahanesiyle minarelerden birinin de yıktırılmasını öneriyor. Medrese yıkılıyor. Daha sonra 1873'te dönemin şeyhülislamı yeniden medresenin inşa edilmesini padişahtan rica ediyor. 1874'te yapı yeniden yapılıyor. Sonra kimsesizler yurdu olarak da bir dönem kullanılıyor. Yine böyle bir yurdun Ayasofya'nın bahçesinde ne işi var diye yeniden bina yıkılıyor. Son olarak 2014'te Ayasofya'nın son müze müdürü Hayrullah Cengiz'in yoğun girişimleriyle medresenin tekrar rekonstrüksiyonu gündeme geliyor. 2017'de yapımına başlanıyor. 2020'de bitmek üzereyken Ayasofya'nın camiye çevrilmesiyle, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesine veriliyor."

Diker, Ayasofya'daki altyapıların Alfons Maria Schneider'ın yanı sıra 1943'te Amerika Bizans Enstitüsü tarafından belgelendiğini, 2017'de iç ve dış tarafta kendilerinin tarama ve belgeleme çalışmaları yaptıklarını belirtti.

Tüneller karmaşık

Ayasofya altındaki tünellerin çok karmaşık ve adeta bir metro ağı gibi olduğuna dikkati çeken Diker, Romalıların bu devasa altyapı sistemiyle caddeye gelen yağmur suyunun tahliye edilerek denize dökülmesini 1600 yıl önce düşündüklerini söyledi. Prof. Dr. Diker, tünellerde halen çalışmaya devam ettiklerini ve bugüne kadar 2025 şubat ayından bu yana yaklaşık 3 bin ton çamur, moloz çıkardıkları bilgisini verdi.
Yapının altındaki ana arter Roma Caddesi'nin bir tarafının Sarayburnu'ndan başlayarak Küçük Ayasofya'ya kadar devam ettiğine işaret eden Diker, bu yolun bugüne kadar 170 metresini temizlediklerini ve bu çalışmaların bugüne kadar hiç yapılamadığını aktardı.

Hasan Fırat Diker, Ayasofya'nın en katmanlı bölümünün kuzeydoğu cephesi olduğunun altını çizerek, burada 1946'da ilk olarak Muzaffer Ramazanoğlu tarafından yer altı mezarı olarak yan yana 4 odadan oluşan hipojenin (toprak altında ya da kaya içine oyularak inşa edilmiş antik yeraltı mezarı veya mezar odası) bulunduğunu kaydetti.
Bu bölgede hipojenin hem üst hem de alt kısmını temizlediklerini belirten Diker, "Hipojenin bir buçuk metre daha altına indik. Çamur doluydu. Bu kısım Ayasofya'dan daha eski bir yer" dedi.
Diker, Ayasofya'da altyapıda geniş alanların ziyarete açılabilmesi için de çok titiz bir çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, bir teşhir projesi hazırlayacaklarını sözlerine ekledi.

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 4'ü tutuklandı

17.10.2026 05:00:00
AA
 
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı
İş insanı Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturmada 4 zanlı tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 12 şüphelinin sulh ceza hakimliğinde işlemleri tamamlandı.

Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Harika Akkaya, Murat Koçak, Süleyman Özen ve Mehmet Necati Yağcı'nın tutuklanmasına karar verdi.

Hakimlikçe diğer şüphelilerden Erkan Yağcı, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir ve Mustafa Özdemir hakkında "ev hapsi", Ali Turan, Armağan Küçük, Mediha Burumoğlu ve Halit Akın hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmedildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, zanlı Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarılmıştı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun, İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Mahiroğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği aktarılmıştı.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 lira 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiğinin belirlendiği bildirilmişti.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, mal varlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edilmişti.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtilmişti.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 zanlının gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedilmişti.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarılmıştı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen ile Mehmet Necati Yağcı'nın gözaltına alındığı öğrenilmişti.

Zanlılar Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlenmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında sulh ceza hakimliğince, TMSF'nin kayyum olarak atandığı Halk TV'nin sosyal medya hesaplarına da erişim engeli getirilmişti.

Emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilen 12 şüpheliden 7'si tutuklama, 5'i hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderilmişti. 

FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?

Türkiye’nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu

16.10.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
FON DOSYASINDA İKİ AYRI HUKUK MU?
Türkiye'nin yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında tutuklamalar, mal varlığı dondurmaları ve şirketlere yönelik tedbirler sürerken, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkındaki işlemler tartışma konusu oldu.

Diğer şüpheliler hakkında peş peşe tutuklama kararları verilirken Kaya çiftinin tutuklanmaması, "Aynı soruşturmada herkese aynı hukuk mu uygulanıyor?" sorusunu gündeme taşıdı.

TUTUKLAMALAR, DONDURULAN MAL VARLIKLARI…

Fon soruşturmasında eylül ayının sonlarında tutuklu sayısının 51'e yükseldiği, ekim ayının ilk haftasında ise 85'e ulaştığı bildirildi. 13 Ekim'de Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin de aralarında bulunduğu 141 kişinin mal varlığına yönelik dondurma tedbiri uygulandığı haberleştirildi.

Kamuoyunun yanıt beklediği sorular ortada: Diğer şüpheliler hakkında tutuklama kararı verilirken Kaya çifti yönünden hangi hukuki ölçütler dikkate alındı? Delil durumu ve tutuklama nedenleri bakımından ne gibi farklılıklar bulunuyor?

MİLYARLIK HİSSE İŞLEMİ İDDİASI VE SPK RAPORU

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya'nın 8 Nisan 2026'da 250 bin hisseyi yaklaşık 255 liradan aldığını, eylül ayında ise yaklaşık 4.482 liradan sattığını ileri sürdü. Açıklanan rakamlar üzerinden milyar lirayı aşan satış tutarı ve yüksek kazanç iddiası gündeme geldi. İşlemlerin gerçek tutarı ve hukuki niteliği ise mali kayıtlarla belirlenmeli.

Kaya çifti soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. SPK'nın çift hakkındaki denetim raporu da savcılığa gönderildi. Kaya'nın AKP'deki görevlerinden ayrılması ve ardından partiden ihraç edilmesi siyasi sonuçlar doğurdu; ancak bu gelişmeler hukuki soruşturmanın yerine geçmiyor.

Yüksek kazanç tek başına suç kanıtı olmadığı gibi, siyasi görevlerden ayrılmak da varsa hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmıyor.

ASIL SORU: HUKUKİ TEDBİRLERİN ÖLÇÜTÜ NE?

Fon dosyasında tutuklanan diğer şüphelilerle Kaya çifti arasında hangi hukuki farklılıkların bulunduğu açıklığa kavuşturulmalı. Savcılık, her şüphelinin durumunu deliller, isnat edilen fiiller ve tutuklama koşulları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirmek zorunda.

Kamuoyunun yanıt beklediği başlıca sorular şunlar:

Kaya çifti hakkında tutuklama tedbiri uygulanmamasının somut hukuki gerekçeleri neler?

SPK raporunda hangi tespitler yer alıyor ve savcılık bu tespitler doğrultusunda hangi adımları atacak?

Fon soruşturmasındaki bütün şüphelilere aynı hukuki standartların uygulandığı nasıl gösterilecek?

Fon krizinde kamuoyu yalnızca milyarlık işlemlerin nasıl gerçekleştiğini değil, sorumluların kim olduğunun hangi delillerle belirleneceğini de bilmek istiyor. Siyasi kimliklerden bağımsız, şeffaf ve eşit uygulanan bir hukuk süreci, sermaye piyasalarına duyulan güven açısından belirleyici olacak.

Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi

84 yılın yağış rekorunun kırıldığı İstanbul'da yaklaşık 30 saat süren aralıksız sağanak felakete yol açtı. Ayazağa'da bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla can kaybı 4'e yükselirken, kayıp 3 kişiyi arama ve kent genelinde hasar tespit çalışmaları aralıksız sürüyor

16.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
İstanbul'da 14 Ekim'de başlayan ve kenti etkisi altına alan şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel felaketinde acı bilanço ağırlaşıyor. Kent genelinde yaklaşık 30 saat boyunca aralıksız süren tarihi yağışlar neticesinde meydana gelen sel felaketinde can kaybı sayısı 4'e yükseldi.


Acı haber Ayazağa'dan geldi


Selin en çok etkilediği noktalardan biri olan Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi Kemerburgaz Caddesi'ndeki bir köprü altında erkek cesedi bulunduğu ihbarı üzerine ekipler hızla harekete geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından, hayatını kaybeden kişinin iki gündür kayıp olarak aranan 66 yaşındaki Turgut Dursun olduğu teşhis edildi.

Kağıthane Deresi'nin taşmasıyla sular altında kalan bölgeden çıkarılan Dursun'un cansız bedeni, ambulansla Sarıyer Seyrantepe'deki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.


3 kayıp vatandaş için zamana karşı yarış


İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen arama-kurtarma faaliyetlerinde bilanço güncellendi. Daha önce 4 olarak bildirilen kayıp sayısının, Turgut Dursun'un bulunmasıyla birlikte 3'e düştüğü açıklandı.

Sel sularına kapılarak gözden kaybolan diğer 3 vatandaşı arama çalışmaları, dere yatakları, köprü altları ve su baskınının yoğun yaşandığı kritik noktalarda AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin katılımıyla havadan ve karadan titizlikle sürdürülüyor.


Hasar tespiti sürüyor


84 yılın rekorunun kırıldığı sağanak yağışların ardından İstanbul genelinde yaralar sarılmaya çalışılıyor. İstanbul Valiliği ve belediye ekiplerinin koordinasyonunda kent genelinde yaklaşık 46 bin personel arama, kurtarma, tahliye, temizlik ve hasar tespit çalışmalarında görev alıyor.

Başta en ağır hasarı alan Sarıyer Ayazağa Mahallesi olmak üzere, sular altında kalan yüzlerce ev, iş yeri ve araçta maddi hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor. Bir yandan su tahliye işlemleri tamamlanan binalarda çamur ve balçık temizliği yapılırken, diğer yandan zarar gören vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi adına kayıtlar tutuluyor.

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı. Geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarını inceleyen ekipler, örgütsel fişleme listeleri ve ByLock kayıtları üzerinden şüphelileri tespit etti

16.10.2026 14:38:00
AA
 
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarında örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında halen görevini sürdüren bir kamu personelinin de bulunduğu bildirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen zabıt kâtibi, infaz ve koruma memuru (gardiyan) ve mübaşir alımları mercek altına alındı.
Soruşturma kapsamında, örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin fişleme listeleri ile ByLock haberleşme programına ait kayıtlar incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

FETÖ operasyonunda 19 şüphelinin tamamı yakalandı
Emniyet ekipleri, soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen 19 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.
Operasyon sonucunda haklarında gözaltı işlemi uygulanan 19 kişinin tamamı yakalandı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Ele geçirilen dijital materyallerin soruşturma kapsamında incelenmesi beklenirken, şüphelilerin emniyetteki işlemlerine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.

Adliye personeli alımlarındaki örgütsel bağlantılar incelendi
Soruşturmanın merkezinde, geçmiş yıllarda adliyelerde görev yapacak personelin işe alım süreçleri bulunuyor.
Emniyet birimlerinin yürüttüğü incelemelerde, zabıt kâtibi, gardiyan ve mübaşir kadrolarına yönelik personel alımlarında FETÖ ile bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin örgütsel kayıtlar araştırıldı.
Özellikle örgütün kendi mensuplarını sınıflandırmak amacıyla kullandığı belirtilen fişleme listeleri, soruşturmanın önemli unsurlarından biri oldu.
Bu listelerde örgüt tarafından yüksek aidiyet koduyla değerlendirilen kamu görevlileri ile örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı tespit edilen kişilerin belirlenmesine odaklanıldı.

ByLock kayıtları soruşturmada öne çıktı
ByLock, FETÖ soruşturmalarında örgütsel bağlantı iddialarının araştırılmasında kullanılan dijital deliller arasında yer alıyor.
İstanbul'daki son operasyonda da emniyet ekiplerinin ByLock kullanımına ilişkin tespitler ve örgütsel fişleme kayıtları üzerinden şüphelileri belirlediği bildirildi.
Bununla birlikte, gözaltına alınan 19 kişinin tamamının ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin ayrı ayrı bir bilgi paylaşılmadı. Şüphelilerin hangi tarihlerde adliye personeli alım süreçlerine dahil oldukları da açıklanmadı.

Şüpheliler arasında aktif kamu görevlisi de bulunuyor
Operasyonun dikkat çeken ayrıntılarından biri, gözaltına alınanlar arasında halen görevde bulunan bir kamu personelinin yer alması oldu.
Yetkililer, söz konusu kişinin hangi kamu kurumunda ve hangi görevde çalıştığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Diğer şüphelilerin mevcut mesleki durumları hakkında da bilgi verilmedi.
Soruşturmanın geçmiş yıllardaki personel alımlarına uzanması, adliye kadrolarına yönelik örgütsel bağlantı iddialarının incelenmeye devam ettiğini gösteriyor.

İstanbul'daki FETÖ soruşturmasında süreç devam ediyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 19 şüpheli hakkındaki adli işlemlerin devam etmesi bekleniyor.
Adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle birlikte şüphelilerin olası örgütsel bağlantılarına ilişkin yeni bulgular elde edilip edilmeyeceği araştırılacak.
Şüphelilerin savcılığa sevk edilme tarihlerine ve haklarında talep edilebilecek adli tedbirlere ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Gözaltı işlemlerinin soruşturma aşamasında uygulandığı, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmediği belirtilmeli.

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Siyasetçi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül'ün de gözaltına alındığı, Emir Sarıgül için ise gözaltı kararı olduğu öğrenildi

16.10.2026 11:13:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
Fon soruşturmasına ilişkin haberleri nedeniyle ev hapsinde bulunan gazeteci Murat Ağırel, sabah saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla aklandığı iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda gazeteci Murat Ağırel, Aylin Kotil, Ömer Sarıgül, Volkan Aslanbaş ve Cavidan Tanrah Artuner gözaltına alındı. Emir Sarıgül hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar ayrı değerlendirmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıca yürütülen soruşturmanın, Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli iki müştekinin başvuruları üzerine başlatıldığı belirtildi. Müştekilerin, 80 milyon Euro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiğini ve 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ileri sürdükleri kaydedildi. Ayrıca 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddiası da soruşturma dosyasında yer aldı.

Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdükleri belirtildi.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, şunları kaydedildi:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturma kapsamında Alman vatandaşı K.P. ve M.B. isimli müştekilerin, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiği iddiasında bulunmaları üzerine soruşturma başlatılmıştır.

Müştekiler tarafından; 80 milyon Euro tutarında bir sözleşme düzenlendiği, 100 milyon Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirildiği, 1 milyar Euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği ve 1,5 milyon Euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği ileri sürülmüştür.

Müştekilerin ayrıca, konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, söz konusu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki beyanları ile sundukları ses ve görüntü kayıtları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirilerek şüpheliler Emir Sarıgül, Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner ve Murat Ağırel hakkında gözaltı talimatı verilmiştir.

TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar, ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecektir.

Soruşturma işlemleri devam etmektedir."

22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı

DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarma ekiplerince 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli gözaltına alındı

16.10.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı
22 ilde düzenlenen DEAŞ operasyonlarında 59 gözaltı
DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarma ekiplerince 22 ilde düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığından operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "22 ilde DEAŞ terör örgütüne yönelik jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 59 şüpheli yakalandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca 22 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; DEAŞ terör örgütüne üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptıkları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.

İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi

16.10.2026 10:58:00
AA
 
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi.

Bakan Çiftçi, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı binasındaki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde, İstanbul ve çevre illerde etkili olan şiddetli yağışa ilişkin basın açıklaması yaptı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 31 il için sarı, 4 il için turuncu meteorolojik uyarısının devam ettiğine dikkati çeken Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde valilerin il AFAD koordinasyon merkezlerinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

İstanbul'da yağış miktarının yer yer metrekareye 272 kilograma ulaştığını hatırlatan Çiftçi, kent genelindeki durumun 12 bini aşkın kamerayla anlık takip edildiğini vurguladı.

Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Bugünkü yağışlar neticesinde İstanbulumuzda maalesef 1 vatandaşımız elektrik çarpması, 2 vatandaşımız ise boğulma sonucu olmak üzere toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize de başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Sel neticesinde İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere toplam 6 vatandaşımız için de kayıp ihbarı yapılmıştır. Arama ve kurtarma ekiplerimiz bu 6 vatandaşımızı bulmak için çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürmektedir."

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde dere kenarında tedbir amacıyla boşaltılan bir binanın yıkıldığını aktaran Çiftçi, olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Sürecin Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında hem merkezden hem sahadan 7 gün 24 saat esasına göre koordine edildiğini bildiren Çiftçi, AFAD Başkanlığı ve ilgili illerdeki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri üzerinden valilerin koordinasyonunda yürütüldüğünü söyledi.

İstanbul'da mahsur kalan 3 bin 55 kişi kurtarıldı
Bakan Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde vatandaşların SMS yoluyla, sarı uyarı verilen illerde ise valilikler aracılığıyla bilgilendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uyarı verilen illerimiz genelinde toplam 12 bin 372 ihbar alınmış, bu ihbarların 9 bin 755'i İstanbul'dan yapılmıştır. İstanbul 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşan ihbarlardan doğrulanan 7 bin 456 olaya ekiplerimizce hızlı bir şekilde müdahale edilmiştir. İstanbul Ayazağa'da mahsur kalan vatandaşlarımızın tahliye işlemleri de tamamlanmıştır."

Yağışlar nedeniyle mahsur kalanların kurtarılmasına ilişkin de bilgi veren Çiftçi, "İstanbul genelinde mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşımız AFAD, sahil güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizin çalışmalarıyla kurtarılmış, barınma talebi olan vatandaşlarımız kamu misafirhanelerine yerleştirilmiştir" dedi.

Ülke genelinde 58 bin 85 personel görev yapıyor
Çiftçi, İstanbul'da 8 bin 597'si arama kurtarma ve ilk müdahale, 38 bini destek personeli olmak üzere toplam 46 bin 597 personelin görev yaptığını, ülke genelinde ise bu sayının 58 bin 85 olduğunu bildirdi.

Sahadaki çalışmalara destek amacıyla AFAD tarafından yönlendirilen bin gönüllünün de görev yapmaya başladığını aktaran Çiftçi, Afet Beslenme Grubu bünyesinde 22 personelle gün boyunca vatandaşlara 9 bin 185 adet gıda malzemesi dağıtıldığını söyledi.

Çiftçi, "Devletimiz tüm imkanları, personeli ve araçlarıyla sahada vatandaşımızın yanındadır. Ekiplerimiz müdahale çalışmalarının devamlılığını sağlamakta ve olası yeni gelişmelere karşı 24 saat teyakkuz halinde koordinasyonu sürdürmektedir." diye konuştu.

Sel ve su baskınlarına karşı uyarılar
En büyük önceliklerinin vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak olduğunu vurgulayan Çiftçi, kuvvetli yağışlarla meydana gelebilecek sel ve su baskınlarına karşı dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin uyarılarda bulundu.

Çiftçi, sel tehlikesiyle karşılaşıldığında sakin olunması, dere yatakları, çukur alanlar ve su baskını riski taşıyan bölgelerin vakit kaybetmeden terk edilmesi gerektiğini belirtti.

Sel sularının ve akıntıların bulunduğu alanlardan yürüyerek geçilmeye çalışılmamasını isteyen Çiftçi, araç kullananların suyla kaplanmış yollara girmemesi ve sel sularının bulunduğu güzergahlardan ilerlememesi gerektiğini vurguladı.

Elektrik kaynaklarından ve suyla temas etmiş olabilecek kopuk elektrik hatlarından uzak durulması uyarısında bulunan Çiftçi, elektrik kesintilerinde aydınlatma için pilli fenerlerin tercih edilmesini önerdi.

Çiftçi, içme suyunun güvenliğinden emin olunmadığında ambalajlı suların tercih edilmesini, bu süreçte yaşlıların, çocukların, engellilerin ve yardıma ihtiyaç duyan komşuların gözetilmesini istedi.

"Zamanında alınan tedbir hayat kurtarır"
Bakan Çiftçi, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:

"İnsan hayatı her şeyden kıymetlidir. Önceliğimiz, tek bir vatandaşımızın dahi can güvenliğini tehlikeye atmamak olmalıdır. Vatandaşlarımızdan yetkili kurumlarımızın açıklama ve yönlendirmelerine hassasiyetle riayet etmelerini, kendi can güvenliklerini ve çevrelerindeki insanların güvenliğini ön planda tutmalarını önemle rica ediyorum. Unutmayalım ki zamanında alınan tedbir hayat kurtarır."

Afetzedelere ve millete geçmiş olsun dileklerini ileten Çiftçi, gün boyunca AFAD Başkanı ile sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki çalışmaları valilerle koordine ettiklerini belirtti.

Çiftçi, yarın da İstanbul'da hem sahada hem Afet Koordinasyon Merkezi'nde çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.