logo
08 ŞUBAT 2026

Ülkeyi biz kalkındırırız

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ‘Milli Kahramanları Anıyoruz' programlarının ilkinde Kocaeli'de binlerle buluşarak, “Ülkemin kalkınması şu veya bu devletten alınan borçlarla, hatır çekleri ya da senetlerle olmaz. Bu ancak k

07.01.2013 00:00:00
RECEP BAHAR / KOCAELİ
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'nin meselerini bildiğini ve bu sorunları çözmek için kapsamlı çalışma yaptığını dile getirdi.
Kocaeli'de Pazar gecesi BTP tarafından düzenlenen Milli Kahramanları Anma Programı'nda konuşan BTP Lideri, ülkemin nasıl kalkınacağını, bu belalardan nasıl çıkacağını çok iyi bildiğini ifade ederek, "Ben bu işin kitabını yazdım. Milli Ekonomi Modeli ile birlikte ülkemin ihtiyacı olan ekonomi kurallarını vazettim. Düzenlenen 7 uluslararası kongre ile dünyanın en güçlü ilim adamlarına onaylattım. Şu anda 150'den fazla ülke ise bu modeli kısmen de olsa uygulamaya aldı" dedi. Rusya'nın kendisini Parlamentosu'nda brifing vermek üzere davet ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: "Tezimizi orada tüm yönleriyle tanıtacağız. Bakanlarının, milletvekillerinin ve iktisatçılarının sorularına cevap vereceğim. Ülkemin kalkınması şu veya bu devletten alınan borçlarla, hatır çekleri ya da senetleri olmaz. Bu ancak kafayla olur. Ama siyaseti ne kafası, ne de iradesi var. Gelin işi sahibine devredelim. İkinci olarak ülkemin bütün sosyal meselelerini biliyorum. Onu da Sosyal Devlet - Milli Devlet adlı ayrı bir kitapta ele aldım. Onu da iki kongre ile sosyal bilimlerde uzman ilim adamlarına tasdik ettirdim. Ben hazırlık geldim ama tek başıma gelmedim. Benim arkadaşlarımdan hangisini dinlerseniz dinleyin, her biri için 'Türkiye'ye böyle bir başbakan ya da cumhurbaşkanı lazım' dersiniz. Bizim kadromuz dört dörtlüktür ve mükemmel yetişmiştir."

BTP, milletin partisidir
BTP Lideri, 2002 seçimleri öncesinde "Sakın ha, Bağımsız Türkiye Partisi dışında olan partilere oy vermeyin. Bunların tamamı tek partidir" dediğini hatırlatarak, "Zaten Türkiye'de iki parti var. Bir Bağımsız Türkiye Partisi, bir de diğerleri! Bu ayrımı ben yapmadım, onlar yaptılar çünkü hepsi IMF'ci, hepsi AB'ci, hepsi ABD'ci... Sadece Bağımsız Türkiye Partisi ABD'ye, IMF'ye ve AB'ye karşı. Milletin yanında ve gönlünde olan partidir. Onun için iki parti vardır, birisi milletimizin partisi yani Bağımsız Türkiye Partisi, diğeri ise kimin partisi, siz biliyorsunuz" dedi.

Türk milleti Asakirullahtır
Türk milletinin önemine de işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle konuştu: “Tarih sahnesinde Cenab-ı Hak Türk milleti gibi yüce bir milleti insanlığa hediye etmiştir. Ne zaman ki ilahi kelimetullah ile müşerref oldu, bu anlayış Allah'ın davasını kıtalardan kıtalara taşıdı. O günden bugüne yüce Türk milleti dinine, örfüne, âdetine ve geleneğine en güçlü şekilde hizmet etmiştir, etmeye de devam edecektir. Kimsenin bunda kuşkusu olmasın. Bu milleti değiştirmeye çalışanlar iyi bilsinler ki asla değiştiremezler. Onlar değiştirse değiştirse ancak kendilerini değiştirirler. Çok büyük bir hakikattır ki, Türk milleti insanlık tarihinde Asakirullahtır, Allah'ın askerleri olma unvanını elde etmiştir. Araplardan peygamberler çıktı, buna rağmen Allah'ın askeri unvanına nail olamadılar ama Türk Milleti Allah'ın Askeri unvanına nail olmuştur. Siz osunuz. Şimdi Allah'a asker olmuş bir milletin bireyleri yolunu değiştirir mi?”

Neden çatlıyorlar
Türk milletinin Hazreti Fahri Âlem Efendimiz ile onun Ehl-i Beyti'nin arkasından gitmesi gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Haydar Baş, “Allah sevgilisi buyuruyor: Kim Ehl-i Beyt gemisine biner, o kurtulur. Bu gemi Peygamberimizin, İmam Ali'nin, Hazreti Hasan ve Hüseyin'in Hazreti Fatıma'nın gemisidir. Buna bineceğiz. İşte çatlayıp patlamalarının nedeni bu. Fetvalar veriyorlar, şeytanlık yapıyorlar. Sen Batının uşaklığını, İngilize ajanlık yapacaksın, Müslümanın aleyhinde konuşacaksın!”

İstiklal mücadelesi nasıl yapılır?
İstiklal mücadelesinin istiklal mücadelesine gönül verenlerle yapılacağını ve böyle de yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşte Kocaeli'nin milli kahramanı Kara Fatma budur. Biz tarihimize sahip çıkmıyoruz. Kara Fatma'nın Kasımpaşa'da defnedildiği söyleniyor. Kabrinin olduğu mekândan yol geçtiği ifade ediliyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün silah arkadaşları 43 kadın annemiz. Ruhları şad olsun! Şimdi görüyorum ki Kara Fatma'lar çoğaldı, milyonlar oldu.”

Kara Fatma gibi dimdik durmalıyız
Medeniyetlerarası İttifak ve dinlerarası diyalogla yapmak istedikleri kardeş olan, bir bilek bir yürek olan bu milleti parçalamak olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: "Bunlar sarıklı, cübbeli, sakallı gelirler ama şeytan gibi gelirler. Bu öyle bir bayrak ki, buna Müslüman Türk bayrağı denir. Şimdi yırtıp atmaya çalışıyorlar. Şimdi Kara Fatma gibi dimdik durmaya var mısınız? Mustafa Kemal Atatürk gibi durmaya var mısınız? O Mustafa Kemal Atatürk ki, yıkılan imparatorluktan müthiş bir devlet kurdu. Adı Türkiye Cumhuriyeti, laik, demokratik ve hukuk devletidir. Şimdi hesap bu devleti hak ile yeksan etmektir. Muvaffak olabilecekler mi, başarabilecekler mi? Hayır çünkü siz onların karşısındasınız, ben de karşısındayım. Yurdumuz her gün çok ciddi oyunlarla örselendi."

Türkiye'nin altı da, üstü de zengin
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, programda Türkiye'nin zenginliklerinden bahsederek, şu tespitlerde bulundu: “Kömür konusunda dünyada bir numarayız. Sağ olsunlar kömür rezervlerini bizim döneme bırakıyorlar. Kömürden enerji üreteceğiz ve size iktidarımızın 6. ayında bedava elektrik vereceğiz. Borun rezervinin yüzde 70'i Türkiye'de. Bor olmazsa havada bir tane uçak uçuramazsın. Lütfen bu işlerden anlayanın önünü açalım.
Mermerde dünyada birinciyiz. Gümüşhane'de bir ton topraktan 1250 gram altın çıkıyor. Sayın Başbakan Türkiye'de maden yok diyor. Madenler hısımları ile El Dorado Gold ve Cominco gibi yabancı şirketlerin elinde... Yarın ben senin yalanını ispat edeceğim.
AK Parti'ye rey vermiş olabilirsiniz ama gördük ki bunun hiçbir yeri ak değil, kapkara bir parti... Gelin buna dersini önümüzdeki seçimde verelim. Zaten kendisi Köşk'e çıkmak istiyor. Ne yapacak orada, onu da bilmiş değilim. Toryum'un yüzde 80'i Türkiye'de... İyi araştıralım, altın rezervinde dünyada ilk sırada yer alırız. 1 milyar ton petrolümüz, 1 trilyon metreküp doğalgazımız var.”

Erkeksen İsrail'le yapılan anlaşmaları yırtıp at!
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, konuşmasının bir bölümünde de Suriye konusuna değindi. 22 aydır devam eden mesele hakkında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Baş, şunları söyledi: “Hatırlıyorsunuz, 3 sene evvel Esad'in sarayına ben mi gittim? Esad'ın sarayına hanımıyla, kızıyla, bakanlarıyla gittiler, yiyip içtiler. Birden ABD'den bir zil çalıyor kulağına: sakin oraya gitme! ‘Emredersin' diyerek, kalkıyorsun ondan sonra pişmiş tavuğun başına gelmeyeni onun başına getirmeye çalışıyorsun. Bu Müslüman Türk'ün örfünde ve âdetinde yoktur. Geleneğinde hiç yoktur! Suriye Türkiye'nin en büyük problemi oldu. Allah aşkına elimizi vicdanımıza koyalım ve soralım: Bu Esad bize ne yaptı? Bizim bağımıza ya da bahçemize mi girdi, adamımızı mı öldürdü, hırsızlık mı yaptı? Ne yaptı? Hiçbirini yapmadı. Peki, kardeşim bize bu yakışır mı? Eee, gerekirse cevap vereceğiz, niye öyleyse İsrail'e cevap vermiyorsun? Bunlar hocaları tarafından yetiştirildi, aynen onun gibi konuşuyorlar.
Hocaları döneminde 28 Ağustos 1996'da İsrail ile Savunma Sanayi İşbirliği ve İstihbarat Anlaşması ve bunun öncesinde ve sonrasında imzalandı. Türk milletinin istihbaratı buradan alınıp önce İsrail'e gidiyor. Ondan sonra paketlenip Türkiye'ye geliyor. Ondan sonra da vatandaşlarımızı PKK'lı adı altında öldürülüyor. Kim yaptı bu anlaşmaları? Sıra konuşmaya gelince ... Hadi erkeksen İsrail ile yapılan çok sayıda anlaşmadan bir tanesini iptal et. Askeri Eğitim Anlaşması uyarınca İsrail pilotları Konya Ovası'nda eğitildi, Filistin'deki kardeşlerime bomba yağdırdılar. Türkiye'de atıp tutuyor. Hadi iptal et bakalım! Yapamazsın, sen ancak gelip caka satarsın. Müslümana hesap sorarsın. Onların karşısında dimdik hazır olda durursun. Yazıklar olsun!”

BTP Uşak İl Teşkilatından STK Ziyaretleri

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Merkez yöneticileri, Uşak İl Teşkilatı ev sahipliğinde kentte bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretlerde esnafın ekonomik sorunları, ülke gündemi, milli birlik vurgusu ve toplumsal değerler ön plana çıktı.
Bağımsız Türkiye Partisi MYK Üyesi Ömer Cankol, Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erdem Çelik, MYK Üyesi Metin Bahadır, Uşak İl Başkanı Halil İbrahim Çakın ve Kartal İlçe Başkan Yardımcısı Rıza Kaplan’dan oluşan heyet; esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve basın kuruluşlarını ziyaret etti.

08.02.2026 20:43:00
Haber Merkezi
BTP Uşak İl Teşkilatından STK Ziyaretleri
BTP Uşak İl Teşkilatından STK Ziyaretleri
BAKKALLAR VE BAYİLER ESNAF ODASI ZİYARET EDİLDİ
Heyetin ilk durağı Uşak Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası oldu. Oda Başkanı Akif Kahraman, misafirlerini makamında ağırladı. Ziyarette konuşan Uşak İl Başkanı Halil İbrahim Çakın, genel merkez yöneticileriyle birlikte Uşak esnafının sorunlarını yerinde dinlemek istediklerini belirterek, misafirperverliğinden dolayı Akif Kahraman'a teşekkür etti.
Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Akif Kahraman ise yaptığı açıklamada, esnafın artan ekonomik yükler altında zor günler geçirdiğini belirterek şunları söyledi: "Bağ-Kur primleri, banka komisyon oranları ve promosyon kesintileri küçük esnafı ciddi şekilde zorluyor. Bu sorunları karşılıklı istişare ettik. Esnafın sesi olunması bizleri memnun etti."

"KÜÇÜK ESNAF MAHALLENİN BEL KEMİĞİDİR"
BTP MYK Üyesi Ömer Cankol da ziyarette yaptığı değerlendirmede, küçük esnafın korunması gerektiğini vurguladı. Cankol, çözümün milli ekonomi anlayışında olduğunu ifade ederek şu görüşlere yer verdi: "Vergide ve komisyonda adalet sağlanmadan küçük esnaf ayakta kalamaz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok alınan bir sistem kurulmalıdır. Bakkal, mahallenin abisi, ablasıdır; sosyal yapının temel direğidir."

ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ'NE ZİYARET
BTP heyeti daha sonra Şehit Aileleri Derneği Başkanı Şakir Çakır ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti. Burada konuşan Ömer Cankol, Türkiye'nin üniter yapısına ve anayasal vatandaşlık tanımına dikkat çekerek, terör üzerinden siyaset yapılmasına sert eleştirilerde bulundu. Cankol, şehitlerin emanetinin siyasi hesaplara kurban edilemeyeceğini vurguladı.

CEMEVİ ZİYARETİ VE BİRLİK MESAJI
Heyet, Işık Çakır Sultan Cemevi'ni de ziyaret ederek Alevi Kültür Derneği Başkanı Adem Koç ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi.
Dernek Başkanı Adem Koç, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Alevi toplumuna verdiği değerin unutulmayacağını belirterek, "Alevilerin yıllarca görmezden gelindiği bir dönemde Haydar Baş Hocamız bu sessizliği bozmuştur" dedi.
Ömer Cankol ise Ehlibeyt vurgusu yaparak, toplumsal barışın ve inanç özgürlüğünün önemine dikkat çekti.

BASIN VE DERNEK ZİYARETLERİ
BTP heyeti ayrıca Sevtek FM Sahibi Sevda Şansaçan'ı ziyaret ederek yerel basının önemine vurgu yaptı.
Program kapsamında Afyonkarahisarlılar Derneği Başkanı Eser Turan ve yönetim kurulu üyeleriyle de görüşüldü. Ziyarette sivil toplum kuruluşlarının bağımsız yapısına saygı vurgusu öne çıktı.

"HOŞ GELDİN ATATÜRK" KİTABI HEDİYE EDİLDİ
Gerçekleştirilen tüm ziyaretlerde, Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleme aldığı "Hoş Geldin Atatürk" kitabı hediye edildi.
Ömer Cankol, saha çalışmalarının yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını, milletle her zaman iç içe olmaya devam edeceklerini belirtti.

Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında Samsunspor ile karşılaşan Trabzonspor'un takım otobüsünü taşladıkları iddia edilen yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 00:25:00
AA
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 3-0 yendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekipleri, maç öncesi Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'na gelen Trabzonspor takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili çalışma başlattı.

Takım otobüsünü taşladıkları iddiasıyla maçın ardından stat çıkışında yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı.

Şüpheliler, kimlik tespiti ve ifade işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede


 
Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa’nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya’nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya’da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

07.02.2026 19:50:00
AHMET TURAN YİĞİT
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede

Can Yayınları şubat ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Yayınevinden bu ay çıkacak bazı kitaplar şunlar:

Laszlo Krasznahorkai, Yeşaya Geldi (çev. Leyla Önal)

2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai imzalı "Yeşaya Geldi", yazarın insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş'ın başkahramanı György Korin'in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik.

Gaye Keskin, İçimdeki Kilitleri Tek Tek

Gaye Keskin, ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, Madam Violet'ten Mümtaz'a, Eleni'den Neriman'a uzanan yolculukta okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.

Guido Morselli, İnsanlığın Sonu (çev. Leyla Tonguç Basmacı)

Guido Morselli'nin kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı ve insansız bir dünyayı tasvir ettiği romanı "İnsanlığın Sonu", modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını sorgulayan sarsıcı bir kıyamet tablosu.

Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben (çev. S. İpek Ortaer Montanari)

Jacqueline Harpman, "Erkek Nedir Bilmeyen Ben" romanında uygarlığın çöküşünü, iktidarın doğasını ve cinsiyetler arasındaki görünmez sınırları yalın ama ürpertici bir dille sorgularken, distopyayla felsefi anlatıyı ustalıkla birleştiriyor.

Eiji Yoshikawa, Musashi: I. Kitap - Kılıç ve Delikanlı (çev.   Fatma Çelik İto)

Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa'nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya'nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya'da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

Atiq Rahimi, Sakalar (çev. Soner Sezer)

Atiq Rahimi, Bamyan'daki Budaların yıkıldığı gün iki farklı şehirde iki Afgan erkeğinin kesişen hikâyesi üzerinden sürgünü, belleği ve inancı çağrışımlarla örülü, şiirsel bir dille anlatıyor. Sakalar'ın geçmişten kaçan karakterleri suyun doğasına benzer biçimde dönüp dolaşıp kendi özlerine varıyor. 

Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!


 
 
Yeşilay’ın uluslararası hakemli dergisi Addicta’da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu.

07.02.2026 19:29:00
Haber Merkezi
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!
Üniversite yıllarında sigara kullanımı artıyor!

Yeşilay'ın uluslararası hakemli dergisi Addicta'da yayımlanan araştırma, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci boyunca sigaraya karşı direncinin azaldığını ve sigara içme oranının arttığını ortaya koydu. Araştırmaya göre üniversite eğitiminin ilk yılında öğrencilerin yüzde 39.5'inin sigara içtiği, bu oranın mezuniyet yılında yüzde 48.8'e yükseldiği belirtildi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından yürütülen araştırma, 4 yıllık eğitim süreci boyunca 435 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya göre öğrencilerin sigara bağımlılığına karşı mücadeleye destek verme oranı ilk yıl yüzde 45 iken, ikinci yılda yüzde 49.3'e yükseldi ancak mezuniyet yılında ise yüzde 42.8'e geriledi. Kadın öğrencilerin sigaranın olumsuz sonuçlarına dair farkındalıklarının son sınıfta belirgin şekilde arttığı, buna karşın genel olarak sigarayı reddetme öz-yeterliklerinin azaldığı belirlendi. Sigara içme oranlarının sağlık bilimleri öğrencileri arasında diğer fakültelere göre daha düşük olmasına rağmen, bu fakültelerde de oranların yıllar içinde yükselerek yüzde 22.2'den yüzde 36.4'e yükseldiği görüldü.

Prof. Dr. Mehmet Ali Kurçer, Merve Bektaş ve Ebru Katar'ın yer aldığı araştırma ekibi, elde edilen bulguların üniversite döneminin sigara alışkanlığının yerleştiği en riskli dönemlerden biri olduğunu gösterdiğini vurguladı. Araştırmayı değerlendiren Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Toker Ergüder, "Yürütülen bu çalışma, üniversite yıllarının sigara açısından kritik bir risk dönemi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Öğrenciler sigaranın zararlarını daha iyi bildikçe, ne yazık ki sigaraya karşı dirençleri artmıyor, aksine zayıflıyor" dedi.

İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı

İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 11:05:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli MLKP operasyonu: 77 şüpheli tutuklandı
İstanbul merkezli, MLKP silahlı terör örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan 77 şüpheli tutuklandı.

MLKP silahlı terör örgütünün deşifre edilmesine yönelik yapılan çalışmalarda örgütün açık ve illegal alan yapılanmaları olan SGDF, SKM, Kaktüs Genç Kadın Derneği, KGÖ, KKÖ, ETHA, LÖB, BEKSAV, EHB yapılarında faaliyet yürüten 121 şahıs tespit edildi.

Şüpheli şahıslardan 6'sının cezaevinde, 6'sının yurtdışında olduğu belirlenirken, 110 şahsın yakalanmasına yönelik İstanbul'da 70 ve 21 ilde 42 şüpheliye yönelik 3 Şubat günü operasyon düzenlendi. Operasyonda yakalanan 102 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Hakimlik tarafından 102 şüpheliden 77'si tutuklanırken, 23 şüpheli adli kontrol şartı 2 şüpheli ise ev hapsi ile serbest bırakıldı.

Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu

Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

07.02.2026 10:42:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde yasa dışı bahis operasyonu
Kayseri merkezli 7 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 46 şüpheli gözaltına alınırken 2 milyar 865 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Edinilen bilgiye göre, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, çevrimiçi yasa dışı bahis suçlarına yönelik MASAK koordinesinde çalışma başlattı.



Yapılan çalışmalarda, çeşitli illegal bahis siteleri üzerinden yasadışı bahis oynatıldığı, bu yöntemle haksız kazanç sağlayan şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 2 milyar 865 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.



Şüpheli şahısların tespiti amacıyla yürütülen soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda; Kayseri merkezli olmak üzere Nevşehir, İstanbul, Bursa, Sivas, Sinop ve Adana'da yasadışı bahis organizasyonunda 'setçi ve kasa' olarak faaliyet yürüten ve banka hesaplarını menfaat karşılığı kullandıran şahısların da aralarında bulunduğu, toplam 47 şüpheli şahıs tespit eden ekipler, eş zamanlı operasyon düzenledi.



Operasyonlarda 46 şüpheli şahıs yakalanırken, çok sayıda dijital materyale de el konuldu.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 16'sı tutuklanırken, 7 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi

 

06.02.2026 14:38:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:04:20
Anadolu Ajansı
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 14.16'da 4,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Kemah ilçesi olan 4,9 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 4,52 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi.

Vali Hamza Aydoğdu, sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, "Erzincan Kemah'ta meydana gelen 4,9 şiddetindeki depremde çok şükür herhangi bir can ve mal kaybı yoktur. Rabbim milletimizi, Erzincanlı hemşehrilerimizi her türlü afetten ve beladan muhafaza eylesin. Geçmiş olsun Erzincan" ifadelerini kullandı.

ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı

Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı

06.02.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna: 2 gözaltı
Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi'ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı.

MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı.

Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna

Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke'de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi'nin dikkatini çekti.

İsrail'in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012'de Mehmet Budak Derya'yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa'da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013'te Avrupa'da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü.

Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya'ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu'nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu'nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi.

Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular

İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu'nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail'in Gazze'yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze'ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze'de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti.

İsrail Servisi'nin desteği ile işlerini büyüttü

Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya'ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu'nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016'da Tunus'ta suikasta uğradı.

Üçüncü ülke görüşmesi

Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi.

İsrail servisinin testlerini geçti

İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya'ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya'ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024'te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail'in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti.

Paravan şirket kuracakken yakalandı

Ocak 2026'da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya'nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi'nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı.

Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya'nın servis görevlileri ile Ocak 2026'da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı.

MİT'ten kaçamadılar

Bir süredir MİT'in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına 
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.