logo
26 HAZİRAN 2026

Uluslararası siyasette yeşil devrim

Geleneksel uluslararası ilişkiler (UI) kuramlarının devlet merkezli, askeri ve ekonomik güç odaklı dar pencereleri; küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim mültecileri gibi sınırlar ötesi krizler karşısında yetersiz kalıyor

26.06.2026 00:45:00
Abdülkadir Gündoğdu
Uluslararası siyasette yeşil devrim
Uluslararası siyasette yeşil devrim
Geleneksel uluslararası ilişkiler (UI) kuramlarının devlet merkezli, askeri ve ekonomik güç odaklı dar pencereleri; küresel ısınma, biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim mültecileri gibi sınırlar ötesi krizler karşısında yetersiz kalıyor.

Bu tıkanıklığı aşmak amacıyla ana akım teorilere radikal bir eleştiri getiren Yeşil Teori, çevre sorunlarını uluslararası siyasetin merkezine taşıyarak disiplinde yeni bir dönemi başlatıyor.

İşte Yeşil Teori'nin uluslararası ilişkiler kuramlarına girişi, getirdiği köklü değişimler ve küresel siyasete etkileri:







1. Westphalia Düzenine ve Sınırlara Başkaldırı

Geleneksel teoriler (Realizm ve Liberalizm), dünyayı katı sınırlarla bölünmüş devletlerden ibaret görür. Yeşil Teori ise ekolojik krizlerin pasaport taşımadığını ve sınır tanımadığını savunur.

Ekosentrizm (Çevre-merkezcilik): Teori, insanı doğanın efendisi olarak gören "Antroposentrik" (insan-merkezci) yaklaşımı reddeder. İnsanın, ekosistemin yalnızca bir parçası olduğunu ve siyasi kararların tüm canlı yaşamını gözetmesi gerektiğini savunur.







Egemenlik Kavramının Sorgulanması: Bir ülkenin kendi sınırları içindeki çevre tahribatının (örneğin Amazon ormanlarının yok edilmesi veya sanayi atıklarının okyanuslara salınması) küresel bir güvenlik tehdidi olduğu, dolayısıyla "mutlak egemenlik" anlayışının güncellenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.






2. Uluslararası İlişkiler Kuramlarına Giriş Süreci

Yeşil Teori'nin uluslararası politikanın gündemine oturması üç temel dalga ile gerçekleşti:

1970'ler: İlk Farkındalık ve Sınırlar

1972 Stockholm Çevre Konferansı ve Roma Kulübü'nün yayımladığı "Büyümenin Sınırları" raporu, çevre sorunlarının ilk kez küresel diplomasi masasına gelmesini sağladı. Ancak bu dönemde çevre, ana akım teoriler tarafından sadece çözülmesi gereken "teknik bir dışsal sorun" olarak görüldü.







1980'ler ve 90'lar: Kuramsal İnşa

1987 Brundtland Raporu ("Ortak Geleceğimiz") ile Sürdürülebilir Kalkınma kavramı literatüre girdi. Bu dönemde Andrew Linklater ve Robyn Eckersley gibi düşünürler, Yeşil Teori'yi uluslararası ilişkilerin normatif yapısına entegre etti. Çevre, güvenlik paradigmalarının bir parçası haline gelmeye başladı.

2000'ler ve Sonrası: Küresel İklim Diplomasisi

Kyoto Protokolü ve ardından gelen Paris İklim Anlaşması ile Yeşil Teori, UI kürsülerinin en dinamik çalışma alanlarından biri oldu. Küresel adalet, karbon ayak izi ve iklim finansmano gibi konular yüksek siyasetin (high politics) ayrılmaz birer parçası haline geldi.







3. Yeşil Teori'nin Temel Sütunları

Yeşil Teori, uluslararası politikanın üç ana sütununu tamamen yeni bir perspektifle tanımlar:

Güvenlik Yaklaşımı: Geleneksel teoriler güvenliği "askeri savunma, devletin bekası ve sınır güvenliği" olarak ele alırken; Yeşil Teori "Ekolojik Güvenlik" kavramını getirir. Buna göre gerçek güvenlik temiz su, gıda emniyeti ve iklim istikrarı ile sağlanır.

Büyüme Yaklaşımı: Ana akım kuramların savunduğu "sınırsız ekonomik büyüme ve GSYİH artışı" önceliğine karşı, Yeşil Teori "Sürdürülebilirlik" ilkesini koyar. Ekonomik faaliyetlerin doğanın kendini yenileme kapasitesine saygılı olması gerektiğini savunur.

Adalet Yaklaşımı: Devletler arası hukuki eşitliği temel alan geleneksel yapıya karşılık, "Çevresel Adalet" kavramını sunar. Bu yaklaşım, gelişmiş ülkelerin tarihsel kirletme sorumluluğuna dikkat çekerek Küresel Güney'in ve gelecek nesillerin haklarını korumayı amaçlar.







4. Küresel Siyasete Etkisi ve Gelecek Projeksiyonu

Yeşil Teori, günümüzde uluslararası hukukun ve diplomasinin dilini dönüştürüyor. Avrupa Birliği'nin "Yeşil Mutabakat" (Green Deal) politikaları, sınırda karbon vergileri ve uluslararası iklim zirveleri (COP), bu teorinin pratik siyasetteki yansımalarıdır.

Uzman Görüşü: "Yirminci yüzyılın uluslararası ilişkileri askeri ittifaklar ve nükleer dengeler üzerinden okunuyordu. Ancak yirmi birinci yüzyılın diplomatik başarıları, devletlerin karbon emisyonlarını ne kadar azaltabildiği ve ekolojik çöküşü önlemek için nasıl ortak ortaklıklar kurabildiği ile ölçülecektir. Yeşil Teori artık alternatif bir yaklaşım değil, hayatta kalma rehberidir."

Çevre sorunlarının uluslararası siyasete bu köklü girişi; devletleri, uluslararası örgütleri ve sivil toplumu sadece kendi kısa vadeli çıkarlarını değil, gezegenin ortak geleceğini de düşünmeye zorlamaya devam ediyor.

Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi

Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
Bayraktar KIZILELMA'dan gövde gösterisi
TOYGUN Elektro-Optik Hedefleme Sistemi ile havalanan Bayraktar KIZILELMA, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Lazer Güdüm Kiti 82 ile hedefi tam isabetle vurdu.






Baykar tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen KIZILELMA insansız savaş uçağı, testlerine hız kesmeden ediyor. Bayraktar KIZILELMA, gövde kısmında taşıdığı TOYGUN Elektro-Optik Sensör Sistemi ile başarılı atışlar gerçekleştirdi. KIZILELMA, ASELSAN tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen Lazer Güdüm Kiti 82 ve yine ROKETSAN tarafından geliştirilen TEBER Güdüm Kiti'yle başarılı atışlara imza attı.








Öte yandan TOYGUN EOTS, Bayraktar KIZILELMA'nın düşük görünürlük kabiliyetini koruyarak gelişmiş hedefleme yapabilmesini sağlıyor.

Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu

Kütahya'da okul etkinliğinde yedikleri yemeğin ardından rahatsızlanan ve sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 114'e yükseldi. Öğrencilerden 113'ü taburcu edilirken, 1 kişinin ise tedavi ve gözlem süreci devam ediyor

24.06.2026 09:09:00
İHA
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Kütahya'da zehirlenme vakası: 114 kişi hastaneye başvurdu
Olay, Meydan Mahallesi'ndeki Şule Mete Tetik İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana geldi. Okulda gerçekleştirilen etkinlik kapsamında öğrenci ve davetlilere tavuklu pilav ikram edildi.








İkram sonrası rahatsızlanan çok sayıda kişi kendi imkanlarıyla ve ambulanslarla Kütahya Şehir Hastanesi ile çeşitli sağlık kuruluşlarına müracaat etti. Yapılan kontrollerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuranların sayısının 96'sı öğrenci ve 18'i de yetişkin olmak üzere toplam 114 ulaştığı öğrenildi.








Tedavi altına alınan öğrencilerden 113'i taburcu edilirken, 1 kişinin ise hastanelerde müşahede altında tutulduğu ve kontrollerinin sürdüğü bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.