Umutsuz bekleyiş: Asgari ücretlinin 2026’dan da umudu yok!
Türkiye'de milyonlarca vatandaşın aylık geliri olan asgari ücretin belirlenmesi için ilk komisyon toplantısı cuma günü yapıldı. Toplantıya katılmayan Türk-İş, Bakan Işıkhan'a kapalı zarfta taleplerini iletti. Asgari ücretle ilgili tahminler daha çok yüzde 25 zam olacağı yönünde. İkinci toplantının 18 Aralık Perşembe yapılacağı belirtildi. 2025 yılında büyük mağduriyet yaşayan işçilerin 2026 yılından da pek umutları yok
Haber Merkezi





Bir sonraki toplantının 18 Aralık'ta yapılacağı belli olurken, Türk-iş heyetinin ikinci toplantıya katılıp katılmayacağı bilinmiyor. Bakan Işıkhan, çalışanların gelirini koruyacak bir ücret belirleneceğini ifade ediyor ama AKP iktidarı döneminde asgari ücretlilerin geliri sürekli eridi ve özellikle bu yıl açlık sınırının oldukça altına düştü.
Türk-İş'in beklentileri ne yönde?
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısına katılmayan Türk-İş, asgari ücret ile ilgili taleplerini kapalı zarf ile Bakan Işıkhan'a sunmuştu. Türk-İş Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar tarafından sunulan mektupta, zam oranı ya da talep edilen asgari ücrete dair herhangi bir rakamsal ifade yer almadı.
Basına yansıdığı kadarıyla, Türk-İş'in Bakanlığa ilettiği taleplerin karşılanması durumunda, net asgari ücretin yüzde 78,8 oranında artarak 39 bin 525 liraya yükselmesi gerekiyor. Türk-İş, aynı hesaplama yöntemini geçen yıl da kullanmış ve talebini 29 bin 583 lira olarak açıklamıştı.
Mektupta, asgari ücretliden emekliye kadar çalışma hayatındaki birçok soruna dikkat çekildi. Türk-İş, asgari ücrette öncelikle geçen yıl telafi edilmeyen yüzde 14,38'lik enflasyon kaybının karşılanmasını istedi. Bunun ardından gıda, ulaşım, kira ve eğitim kalemlerindeki yüksek fiyat artışlarının ücretlere yansıtılması talep edildi. Ayrıca ekonomik büyümenin yarattığı refah artışından işçilerin de pay alması gerektiği vurgulandı.
Patronlardan Erdoğan'a cevap
TİSK'in 29'uncu Olağan Genel Kurulu'nda işveren kesimine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan işverenlere, "Ellerinizi taşın altına koyun" çağrısında bulunarak "Hep söylerim; kefenin cebi yok" demişti. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) üyesi büyük işverenlerden Erdoğan'ın asgari ücret çağrısına cevap geldi.
İşverenler asgari ücretle işçi çalıştırmadıklarını, ancak yeni zam oranının kendileri için de gösterge niteliği taşıdığını söylediler. Asgari ücretle geçinmenin mümkün olmadığını ifade eden patronlar, Erdoğan'ın çağrısına, "Bizim elimiz her daim taşın altında. Devletin de elini taşın altına koyması halinde çok daha iyi asgari ücret rakamlarına ulaşılabilir" diye konuştu.
Çalışanların yarısı asgari ücret ve altında kazanıyor
Asgari ücret tartışmaları ve pazarlıkları hız kazanırken, Türkiye'de asgari ücret ve çevresinde kazananların oranı da merak ediliyor. Disk-Ar'ın hazırladığı 2026 raporunda kullanılan 2024 verilerinde asgari ücret ve altında kazananların oranı yüzde 46,7 olarak görülüyor. Diğer bir ifadeyle, çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret alıyor. Asgari ücret çevresinde yani iki asgari ücret ve altında kazananların oranı ise yüzde 87,3 olurken, bu da asgari ücretin "ortalama ücret" haline geldiğini gösteriyor.
2020 yılından bu yana pandemi dönemindeki değişim harici asgari ücret ve altında kazananların oranı yükseliyor. 2020 yılında Disk-Ar'ın TÜİK verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre asgari ücret ve altında kazananların oranı yüzde 33,8 olurken, 2024'te bu oran yüzde 46,7'ye çıktı.
Muhtemel zam senaryoları
Yeni asgari ücret için değişik zam senaryoları masaya yatırılıyor. Buna göre; net asgari ücretin yüzde 25 zam yapılması halinde 27 bin 630 liraya; yüzde 27 zam olursa 28 bin 72 liraya; yüzde 29 zam olursa 28 bin 515 liraya; yüzde 31 zam olursa 28 bin 957 liraya; yüzde 32 zam olursa 29 bin 178 liraya; yüzde 33 zam yapılması durumunda ise 29 bin 399 liraya çıkması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl asgari ücret zammını doğru tahmin eden ABD'li JPMorgan'ın bu yılki son tahmini ise yüzde 25.

Asgari Ücret Yönetmeliği ne diyor?
Asgari ücretin normal şartlar altında kanunlarda ifade edildiği şekliyle belirlenmesi gerekiyor. Resmi Gazete'de 1 Ağustos 2004 tarihinde yayımlanan Asgari Ücret Yönetmeliği'ne göre asgari ücretin "yoksulluk sınırı" seviyesinde olması gerekiyor. Yönetmeliğin birinci bölümün 4. maddesinin d fıkrası asgari ücreti şöyle tanımlıyor: "Asgari ücret: İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti…"






















































































