logo
27 MART 2026

Uzmandan yangın uyarısı: 'Elektrikli araçlara müdahale farklı'

Artan hava sıcaklıkları, beraberinde araç yangınlarını da getiriyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Sivas Belediyesi İtfaiye Müdürü İbrahim Alaçam, araç içerisinde bırakılan çakmak, deodorant gibi yanıcı ve patlayıcı maddelerin araç yangınlarına sebebiyet verebileceğine dikkat çekerken, elektrikli araç yangınlarında ilk yapılması gerekenin araç kapıları kilitlenmeden tahliye edilmesi olduğunu vurguladı

18.07.2025 14:55:00 / Güncelleme: 18.07.2025 15:00:26
İHA
Uzmandan yangın uyarısı: 'Elektrikli araçlara müdahale farklı'
Uzmandan yangın uyarısı: 'Elektrikli araçlara müdahale farklı'
Türkiye genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Özellikle son günlerde termometrelerin 30 dereceyi aştığı Sivas'ta, aşırı sıcaklar beraberinde ciddi tehlikeleri de getiriyor. Açık alana bırakılan araçlar adeta fırına dönüşürken, kavurucu sıcakların etkisiyle araçlarda meydana gelen yangınlarda da ciddi artış yaşanıyor. Özellikle LPG'li ve elektrikli araçlar bu dönemde daha büyük risk taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Belediyesi İtfaiye Müdürü İbrahim Alaçam, yaz aylarında araç yangınlarına karşı daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak, "Araç yangınlarında kaput açıldığı zaman hava ile temas olacağı için alev parlayacak ve daha da büyüyecektir. Hava ile müdahale yangındaki alevlenmeyi arttırır" dedi.



"Kontrollü şekilde müdahale edilmelidir"

İbrahim Alaçam, araçların özelliğine göre yangınların değiştiğini belirterek, "Araç yangınları aracın özelliğine göre değişiyor. LPG'li araç yangınlarından sonra aracın bagaj kısmındaki tüp tankının vanasını kapatmaya çalışmalılar. Daha sonra ise akünün kutup başı sökülmelidir. Araçlarında eğer kuru kimyevi toz varsa ilk müdahaleyi yapmalılar. Eğer yangın ön tarafta kaput kısımda çıkan bir yangınsa kontrollü bir şekilde kaputu açarak yangın söndürme tüpünü ile müdahale etmeliler. Yangın kendilerini aşan bir noktaya ulaşmışsa ve araç çok fazla alev aldıysa öncelikle araç içeresindekileri tahliye etmeliler daha sonra müdahalede bulunmamalılardır. İnsanlar araç yangınlarında o an müdahale edemiyorsa kuru kimyevi tozu yoksa ve suyla söndürme gibi imkânı da yoksa kaputu veya kapıyı açmaya çalışmamalılardır. Bu durum araç yangılarında da aynı ev yangınlarında da aynıdır" dedi.



"Elektrikli araçlara müdahale farklı"

Elektrikli araçlarda çıkan yangınlara müdahale şeklinin daha farklı olduğunu ifade eden Alaçam, "Araçların bakımlarıyla alakalı elektrik kontağından çıkan yangınlar, LPG ile meydana gelen yangınlar ve kundaklamayla meydana gelen yangınlar da vardır. Elektrikli araç yangınları ise ayrı bir yangın türüdür. Elektrikli araç yangınlarında ilk yapılması gereken ve en önemli olan şey ilk olarak araç içerisindekileri araç kapıları kilitlenmeden tahliye etmek. Elektrikli araç yangınlarında yangın esnasında kapıların kilitlenmesi söz konusudur. Araç içerisindekileri tahliye ettikten sonra mecburen itfaiyeyi beklemeliler. Eğer yanlarında kuru kimyevi toz varsa onunla müdahale etmeliler. Bunun haricinde vatandaşların başka türlü müdahale etmemelilerdir" diye konuştu.



"Yeni sistemler geliştirildi"

Elektrikli araçlarda yangına müdahale için yangın söndürme battaniyesi tedarik ettiklerini ifade ederek, "Teknolojik olarak elektrikli araçların yangınlarına müdahale etmek amaçlı yeni sistemler geliştirildi. Sivas Belediyesi İtfaiyesi olarak biz elektrikli araçların yangınlarına müdahale etmek amaçlı yangın söndürme battaniyesi tedarik ettik. Boğma yöntemi kullanarak bu yangınları söndürüyoruz. Normalde dizel ve benzinli araçlara su ve köpükle müdahale edip söndürebiliyoruz. Ancak elektrikli araçların yangınları farklı. Onlara da belirli bir mesafeden su müdahalesi yapabiliyoruz veya yangın battaniyesiyle ile boğma yöntemiyle söndürebiliyoruz. Yaz aylarında özellikle araç içerisinde bırakılan çakmak, deodorant gibi yanıcı patlayıcı maddeler de araç yangınlarına sebebiyet verebiliyor. Araç içerisinde parlayıcı patlayıcı maddelerin bulundurulmaması gerekiyor. Sıcaklığa bağlı bunların patlaması hem araca hem de kişilerin kendilerine zarar verebilir. Yaz aylarında güneşe maruz kalan yerlerde de LPG'li araçların bırakılmamasını da tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu.

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:

Yenidoğan çetesi davasında ara karar

İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada arar karar açıklandı

26.03.2026 17:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
Yenidoğan çetesi davasında ara karar
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen 8'nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı'nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı.

5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur'un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel'in 'yurt dışına çıkış' yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı'nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde sahile insansız hava ya da deniz aracı olduğu değerlendirilen bir cisim vurdu. Ekiplerin bölgede yaptığı incelemenin ardından araç, jandarma ekipleri tarafından kaldırıldı

26.03.2026 14:50:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:52:36
İHA
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Olay, ilçenin Bolaman Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, sabah saatlerinde sahilde şüpheli bir cisim gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler bölgeyi güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından cismin insansız hava ya da deniz aracı olabileceği değerlendirildi. Bu esnada aracının üzeri kapatıldı. Araç, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından, Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmek üzere olay yerinden kaldırıldı.



"Cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edildi"

Ordu Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Fatsa ilçemizin Bolaman Mahallesi'nde, 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında yaklaşık 2 metreye 50 santimetre ebatlarında insansız deniz veya hava aracı olduğu değerlendirilen bir cihaz sahilde kıyıya vurmuştur. Ordu İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Timleri (PAMİT) ekiplerince yapılan incelemede cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edilmiştir. Fatsa Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda cihaz gerekli incelemelerin yapılması maksadıyla Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme timine teslim edilmiş olup, Kriminal Daire Başkanlığına gönderilecektir" denildi.



5 gün önce Ünye ilçesinde mühimmat yüklü İDA imha edilmişti

Öte yandan Ordu'nun Ünye ilçesinde 20 Mart tarihinde Yüceler Mahallesi'nde kıyıya aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen insansız deniz aracı (İDA) vurmuş ve yapılan incelemeler ve kontrollerin ardından 21 Mart Cumartesi Sualtı Savunma Komutanlığı (SAS) ekipleri tarafından kıyıdan yaklaşık 4 kilometre denize çekilerek imha edilmişti.

Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi

26.03.2026 14:09:00
İHA
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.
Öte yandan Maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.

"E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı"

Müşteki anne Gülhan Ünlü'nün ve baba Cüneyt Çağlayan'ın, olayı görmediklerini diğer oğulları Doruk Çağlayan'ın kendilerini arayarak olaydan haberdar olduklarını belirttikleri iddianamede yer aldı. Olay sırasında Atlas'ın yanında bulunan ikiz kardeşi Doruk savcılık ifadesinde, "İçeri girdiğimiz andan beri E.Ç. ve yanındaki şahıslar bize bakıyorlardı. Daha önceden şahısları tanımıyorduk, E.Ç. ve arkadaşları, masadan kalkıp kasaya doğru geldikleri sırada E.Ç.'nin yanında bulunan kısa boylu esmer çocuk, Y.O., bize hitaben, 'ne bakıyorsun' dedi. E.Ç. ise araya girerek 'senin gücün küçük çocuğa mı yetiyor, ne bakıyorsun' ve 'dışarı gelin' dedi. E.Ç. ve arkadaşları dışarı çıktıktan sonra Y.O., Atlas çıktı. Ben ise farklı bir kapıdan çıktım. Çıktığımda Y.O. ve diğer çocuklar tartışıyordu. E.Ç. isimli şahıs bize hitaben 'sizi öldürürüm, hepinizi deşerim' dedi. Bıçağı görünce bize bir şey yapmasın diye E.Ç.'yi ittik. Atlas'ta bu sırada çocuğu bir kere itti. E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı, şikayetçiyim" dedi.

"Bıçağı 1 kez karnına vurdum"

Suça Sürüklenen Çocuk şüpheli E.Ç.'nin de savcılık ifadesi iddianamede yer aldı. E.Ç.'nin ifadesinde, "Olay günü maktul ve arkadaşlarıyla kafede karşılaştık. Karşı tarafı daha önceden tanımıyordum. Sürekli bize bakıyorlardı ve kafeden çıktıktan sonra arkamızdan geldiler. Atlas bize, 'ne bakıyorsun" diyerek küfür etti ve üzerime yürüdü. Bu nedenle bıçağı 1 kez karnına vurdum. 2 kez de isabet etmeyecek şekilde bıçağı salladım. Olaydan sonra kaçtım ancak A.H.'nin teslim ol demesi üzerine, kendi irademle olay yerine geri geldim. Bıçağı kaçtığımız sırada A.H. benden aldı. Olay yerine geldikten sonra bir erkek şahsın bıçağı atın demesi üzerine yere attık. Bıçağı olay günü almıştım. Bana aittir ancak kimseyi tehdit etmedim" dediği belirtildi.

"Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim"

Olay sırasında E.Ç.'nin yanına bulunan A.H., iddianamede 'tanık' sıfatıyla yer aldı ve ifadesi dosyaya eklendi. A.H. ifadesinde, "E.Ç. ile çocukluk arkadaşıyız. Karşı tarafı ilk kez olay günü gördük. Kafeye gittik sonra Atlas ve arkadaşlarının geldi. E.Ç. sürekli, 'niye bakıyorlar kavga edelim' beyanında bulunuyordu, ben sadece bir kez Atlasların olduğu masaya dönüp baktım. Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. Telefonla oynuyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim. E.Ç.'yi de yanıma alarak önden çıktım, çıkarken Y.M. isimli arkadaşımız bir anda koşarak önüme geçti. Y.M.'nin laf atmış olabileceğini düşündüm ve Y.M.'yi tuttum. Çıkarken karşı tarafla herhangi bir diyalog geçmedi. Biz çıktıktan sonra Atlas ve arkadaşları arkamızdan çıktı. Karşı taraftan bir şahıs Y.M.'ye küfür etti, E.Ç., küfür eden çocuğu yakasından tuttu, aralarında itişme oldu. Bir anda E.Ç.'nin elinde bıçak gördüm ancak Atlas'a bıçakla nasıl vurduğunu görmedim. Bıçaklamadan önce E.Ç., 'seni vururum, sizi vururum' dedi. Atlas sadece olayı ayırmak için E.Ç.'yi itti. Atlas bıçaklandıktan sonra kaçtık, E.Ç. bıçağı saklamasın diye cebime koydum. Bıçak, E.Ç.'nin babasına aittir. Bunu E.Ç.'nin annesi, benim abime söyledi. Bıçakla alakam yoktur. Olay yerinden kaçtıktan sonra E.Ç. çok korktu, onu kolundan tutarak olay yerine geri getirdim. Bu sırada bir şahıs gelerek bıçağı sordu, ben de bıçağı yere attığımı söyledim. Olay yerinden kaçtıktan sonra geri geldik. Karşı tarafla husumetimiz veya tanışıklığımız yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandığı vurgulandı.

21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Adıyaman'ın kanalizasyon atığı Atatürk Barajı'nı siyaha bürüdü

Adıyaman kent merkezi kanalizasyon atığının Atatürk Barajına dökülmesinden dolayı göletin bir kısmı siyaha büründü

26.03.2026 14:04:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:07:06
İHA
Adıyaman'ın kanalizasyon atığı Atatürk Barajı'nı siyaha bürüdü
Adıyaman'ın kanalizasyon atığı Atatürk Barajı'nı siyaha bürüdü
6 Şubat Depremlerinde Adıyaman Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisinde hasar meydana geldi. Belediye ekipleri arıtma tesisinin havalandırma, çökertme havuzlarında meydana gelen hasarı onararak arıtma tesisini devreye aldı. Ancak tesisin mekanik kısmında da arıza olduğu ortaya çıktı.



Belediye mekanik kısmın onarımı için ihaleye çıktı. Bu süreçte arıtmanın da kapasite artışına gidildi. Günlük 32 bin metreküp olan kapasite 45 bin metreküpe çıkartılması için çalışma başlatıldı.

Bakım onarım çalışmasının tamamlanmamış olmasından kaynaklı atık su baraj göletine direk dökülüyor. Atıkların döküldüğü baraj gölü siyaha büründü.



Arıtma tesisindeki çalışmalar tamamlanana kadar kentin atığı doğrudan baraj gölüne akmaya devam edecek. Arıtma tesisinin bu yıl içerisinde tekrardan devreye alınacağı öğrenildi.

Baraj göletinde amatör olarak balık tutan vatandaşlar, hem sağlık hem de çevre kirliliği açısından kötü bir görüntünün ortaya çıktığını dile getirdi. Barajın bu kısmında çevreye kötü bir koku da yayılıyor.

İZBETON davasında ara karar açıklandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'deki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti ara kararında sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına ve bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesine hükmetti

26.03.2026 13:58:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:03:38
İHA
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON AŞ Kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davaya Aliağa'da devam edildi. 5. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı.



Başka bir dosyadan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da duruşmaya katıldı.



Yoklamayla başlayan duruşmada sanık avukatları dosyaya atanan yeni bilirkişi heyetine itiraz etti. Mahkeme heyeti avukatların bilirkişinin reddi talebini kabul etmedi.



Adli kontrol tedbirleri sürecek

iddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, sanıklar hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine karar verdi.

Dosyada yer alan eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Mahkeme heyeti, tüm eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Haziran 2026 saat 10.00'a erteledi.

Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davanın ikinci gününde, Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A.'nın sözleri gerginliğe sebep oldu. Kimlik tespitinde mesleğini "basiretli iş adamı" olarak tanımlayan sanığın duruşma sırasında müştekilere dönerek "Sesim basiretli geliyor mu'" demesi ve tepkiler üzerine "Şov yapmayın" çıkışında bulunması salonda tansiyonu yükseltti. Çapraz sorgudaki soruları "Sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" ifadeleriyle geçiştiren sanığın tavırları üzerine mahkeme salonunda güvenlik koridoru oluşturuldu

26.03.2026 00:08:00 / Güncelleme: 26.03.2026 06:35:38
İHA
Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti
Dilovası davasında sanığın "Şov yapmayın" sözleri tansiyonu yükseltti
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde 2. gün görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan sorumlu müdür Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek, "2016 yılından bu yana Küresel OSGB'de sorumlu müdür olarak çalışmaktayım. Ağustos 2025 yılı itibarıyla SGK tarafından gönderilen sigorta sicil numaraları içerisinde Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Ağustos ayında görevlendirme gelince Seyfullah arkadaşımız belirtilen adrese gitti ancak Ravive yerine başka bir iş yeri olduğunu fark etti. Bize belirtilen adres Asalet Caddesi 28 numaraydı. Ben de İstanbul'dan Kocaeli'ye gelerek bu durumu teyitledim. İsmail Oransal'ı aradım ancak dönüş alamadım. İnternetten bulduğum Ataşehir'deki adresine gittim, fabrika bekledim ancak ofis olduğunu gördüm" dedi.



"Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok"



İsmail Oransal ile görüşmek istediğini belirten Ünal A., "Aramalarıma rağmen İsmail Bey telefonlarıma dönmedi. En sonunda mesaj attım, o da beni muhasebeci Mustafa Ç.'ye yönlendirdi. Mustafa Bey'e de Ravive'nin adresini mesaj atarak sordum ancak cevap vermedi. Aradım ve konuştuk ancak bu konuşma tartışma havasındaydı. Bana, 'Siz kimsiniz kardeşim, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok' dedi. 'Bir şey olursa hesap bizden sorulacak' dedim. Görüşmelerin üstlerimiz tarafından yapıldığını ve onay alındığını söyledim. İş yerini sordum, bana oraya giremeyeceğimi, iş yeri sahibinin asabi olduğunu söyledi. 'Sözleşmeyi feshederiz, o iş yerine giremezsin' dedi. Ofisime gittiğimde sözleşmenin feshedileceğini bildirdim. Biz de o tarihten itibaren Ravive Kozmetik'i aklımızdan sildik. Hizmet verdiğimiz 450 firma var" diye konuştu.



"Ravive tarafından hizmet kabul edilmeyerek engellendi"



Yangını haberlerden öğrendiklerini belirten sorumlu müdür Ünal A., "3 gün sonra Çalışma Bakanlığı müfettişi tarafından arandık. Ravive Kozmetik ile ilişkimizin olduğunu söylediler. Sisteme baktığımızda sözleşme olan adresin bulunmadığını söyledik. Bilirkişi de ilişkilerimizi tespit etmiş, anlattığım olaylar bunlardır. Görevlendirmemiz olan adres Asalet Caddesi No:28'dir. Ancak belirtilen adreste bu isimle bir firma yoktu. Ravive Kozmetik tehlikeli sınıfta olan bir firmadır. Kabul etselerdi hizmet vermeye devam edecektik. Ravive tarafından engellenmiş ve kabul edilmemiş bir hizmet vardır. Hiçbir sorumluluğum yok. Hatta sınırlarımı zorlayarak Esenyurt'tan Kocaeli'ye geldim. Çok büyük mağduriyet yaşamaktayım. Yangın çıkan adreste görevlendirmemiz yok" ifadelerini kullandı.


"Denetimi yapar, eksikleri bildirirdik"



Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusunda Ünal A.'ya ödeme alıp almadığı soruldu. Ünal A., "Hizmet verilmediği için fatura kesilmedi ve ödeme alınmadı. Muhasebeci Mustafa başka firmadan hizmet aldığını söyledi" dedi.

Ravive Kozmetik'in tehlikeli sınıfta yer aldığı, neden bakanlığa bildirim yapılmadığı sorusu üzerine ise Ünal A., "Bizim böyle bir işleyişimiz yoktur. Zaten Ravive Kozmetik'in ne iş yaptığını bilmiyorduk" yanıtını verdi. Avukatın adres verilseydi denetim yapılması halinde olayın önlenip önlenemeyeceğine ilişkin sorusu üzerine Ünal A., "Denetimi yapar ve eksikleri bildirirdik. Eksiklerin giderilmesini söylerdik" cevabını verdi.



"Şov yapmayın" sözleri salonda gerginliğe neden oldu



Ünal A.'nın ardından "suçluyu kayırma" suçundan yargılanan tutuklu sanık Ali Osman A. kürsüye çıktı. İlk gün kimlik tespitinde mesleği sorulunca kendisini "basiretli iş adamı" olarak tanıtan Ali Osman A.'nın bugün kürsüye çıkınca müşteki tarafına dönerek "Sesim basiretli geliyor mu'" demesi üzerine salonda gerginlik yaşandı. Müşteki vekillerinin tepki göstermesi üzerine sanık Ali Osman A., "Şov yapmayın" dedi.

Bunun üzerine yangında çocuğunu kaybeden bir baba, "Şov yapan sensin. 7 can cayır cayır yandı. Adam gibi iş yapsaydınız böyle olmazdı. Hiç mi vicdanınız yanmadı'" diyerek tepki gösterdi. Yaşananların ardından müşteki ve avukatlarının bulunduğu bölgede güvenlik koridoru oluşturuldu. Bir avukat, salonda taşkınlık olmadığını belirterek, güvenlik koridorunun kaldırılmasını talep etti. Talep yerine getirildi.


"Tek yaptığım budur"



İsmail ve Altay Ali Oransal'ın dayısı olan sanık Ali Osman A. savunmasında, "Sanıklar benimle iletişime geçtiğinde suçlu değillerdi. Sütlüce'de bulunan iş yerinde güvenlik amiri Ali D. ile birlikte oturduğum esnada Çorlu'da bulunan iş yerindeki fabrikama yeğenlerimin girmek istediği bilgisini aldım. Küs olmam sebebiyle onları içeri almamalarını söyledim. Daha sonra Ravive'nin yandığını öğrendim. İsmail ve Altay fabrikamdan çıkmayınca Onay Y.'ye yeğenlerimi fabrikadan uzaklaştırmasını ve polise teslim etmesini söyledim. Tek yaptığım budur. İsmail Oransal ile 5 aydır, Altay Ali Oransal ile de 2 yıl gibi küsüm. Babalarıyla ise ara sıra konuşuyordum. Ravive'deki imalatın nasıl yapıldığını bilmiyorum" ifadelerini kullandı.


Birçok iddiayı reddederek sorulara cevap vermedi



İddianamede yer alan "Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek, onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet" şeklindeki ifadeleri reddeden sanık, çapraz sorguda sorulan birçok soruyu ise "Her şeyimi biliyorsunuz, sadece külodumun rengini bilmiyorsunuz" diyerek cevapsız bıraktı.


"O saatte aranmıyorlardı" dedi, babanın ölümüyle ilgili iddiada bulundu



Olayın ardından emniyetten kimi aradığı sorulan sanık Ali Osman A., "İsmini vermeyeceğim. Yangınla ilgili bilgi almak için aradım, şahısların teslim olması için tavsiyelerde bulundu" dedi. Avukatların "Neden yeğenlerinizi ihbar etmediniz'" sorusuna ise sanık, "O saatte yeğenlerim henüz aranmıyordu" yanıtını verdi. "Siyasi bağlantılarınıza güvenerek mi bu kadar cesur davranıyorsunuz'" sorusu üzerine Ali Osman A., "Siyasi bağlantılarım olsaydı burada olmazdım" cevabını verdi.

Sanık Ali Osman A., soruşturma sürecinde cezaevinde hayatını kaybeden fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ile ilgili, "Kurtuluş Oransal kalp krizinden ölmedi" şeklinde bir iddiada bulunarak, "Acil tahliyemi talep ediyorum" dedi.
Savunmanın ardından duruşma yarına ertelendi.


Ne olmuştu



Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki Ravive Kozmetik'te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edildi.

Fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise, tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Oransal kardeşlerin dayısı sanık Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında da 'suçluyu kayırma' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Şehide gözü yaşlı veda

Ağrı'da yaşanan askeri araç kazası sonucu şehit olan 25 yaşındaki Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay, memleketi Hatay'da kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazında ve askeri törende ise şehidin annesi ve kız kardeşleri gözyaşlarına hakim olamadılar

25.03.2026 16:13:00 / Güncelleme: 25.03.2026 16:16:08
İhlas Haber Ajansı
Şehide gözü yaşlı veda
Şehide gözü yaşlı veda
Geçtiğimiz gün Ağrı'da görev esnasında meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Yusuf Açay'ın şehadet haberi, askeri yetkililer tarafından sağlık ekipleri eşliğinde Kırıkhan ilçesine bağlı Demirkonak Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştırılmıştı.

Acı haberin ardından şehidin baba ocağına Türk bayrağı asılırken, mahallede büyük üzüntü yaşandı. Şehidin yakınları ve komşuları eve akın ederken, baba evine Türk bayrağı asıldı. Şehit için öğle namazını müteakip Kırıkhan Şehitlik Kompleksi Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Şehit Açay, Kırıkhan Şehitliği'nde düzenlenen askeri törenle defnedildi.

Şehidin son yolculuğuna uğurlandığı cenaze namazında annesi Emine Açay ve kız kardeşleri duygusal anlar yaşandı. Bekar olan 25 yaşındaki Açay'ın babasının 2003 yılında vefat ettiği ve yetim olduğu öğrenildi.

Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı

Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesine yönelik tehdit içerikli paylaşımlar yapan şüpheli tutuklandı

25.03.2026 15:35:00
İHA
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı
Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesini tehdit eden şüpheli tutuklandı
Kadıköy'de uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin annesi Yasemin Akıncılar Minguzzi'ye tehdit içerikli mesajlar gönderen ve paylaşımlar yaptığı iddia edilen şahıs hakkında Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'ne müracaatta bulunulmuştu.

Yasemin Akıncılar Minguzzi'nin ihbarı sonrası Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Yürütülen soruşturma kapsamında şüphelinin, acılı anneye yönelik sosyal medya üzerinden tehdit içerikli paylaşımlar yaptığı belirlenmişti.

Şüpheli tutuklandı

Başsavcılıkça verilen talimatla harekete geçen emniyet güçlerince kimlik bilgileri tespit edilen M.E.U., Yalova'da gözaltına alınmıştı. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi ve 'suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunma' suçundan çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu

Tokat'ın Yeşilyurt ilçesinde Çekerek Irmağı'nın taşması sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, şeker pancarı ekimi için tarlalarına giremeyen çiftçiler yetkililerden çözüm bekliyor

25.03.2026 15:06:00 / Güncelleme: 25.03.2026 15:08:55
İHA
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
Tokat'ta Çekerek Irmağı taştı: Şeker pancarı ekimi durdu
İlçeye bağlı Çıkrak Mahallesi'nde, kar sularının erimesi ve etkili olan yağışlar nedeniyle Çekerek Irmağı'nın debisi yükseldi. Irmak seviyesindeki artış sonucu çevredeki tarım arazileri su altında kaldı.



Bölgede özellikle pancar ekimi için hazırlık yapan çiftçiler, tarlaların sularla kaplanması nedeniyle ekim yapamaz hale geldi. Arazilerin büyük bölümünün çamur ve suyla dolu olduğu görülürken, üreticiler ekim sezonunun gecikmesinden endişe ediyor.



Mahalle sakinlerinden Arif İncebiz, "Pancar ekeceğimiz arazi ekim zamanımız gelmiştir. Tarlalarımız şu anda sular içerisindedir. Çaresiziz. Yetkililerden bu işe el atmalarını bekliyoruz. Aşırı yağışların yüksek gitmesi nedeniyle şu an arazimize giremiyoruz. Traktörlerimiz girdiği yerde çamurdan çıkamıyor" dedi.



Öte yandan, bölgede suyun ne zaman çekileceği belirsizliğini korurken, çiftçiler yetkililerden kalıcı çözüm talep ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.