logo
19 ŞUBAT 2026


Van Gölü'nün derinliklerindeki kalıntılar gün yüzüne çıkartılıyor

Türkiye'nin en büyük gölü olan ve 800 bin yıllık geçmişe sahip Van Gölü'nün dibindeki kalıntılar, yapılan dalışlarla gün yüzüne çıkarılıyor.

23.09.2020 11:10:00
Van Gölü'nün derinliklerindeki kalıntılar gün yüzüne çıkartılıyor
Van Gölü'nün derinliklerindeki kalıntılar gün yüzüne çıkartılıyor
Türkiye'nin en büyük gölü olan ve 800 bin yıllık geçmişe sahip Van Gölü'nün dibindeki kalıntılar, yapılan dalışlarla gün yüzüne çıkarılıyor.

Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü, volkanik Nemrut Dağı'nın patlaması sonucu oluşan ve sodalı suyuyla dikkat çeken 3 bin 713 kilometrekarelik alanıyla tıpkı bir deniz gibi uzanan uçsuz bucaksız sularının altında pek çok sır saklıyor. Göle kıyıları bulunan Van ve Bitlis'te amatör ve profesyonel dalgıçlar tarafından yapılan dalışlarda Van Gölü'nün derinliklerinde bulunan gizem çözülüyor.

Yıllarca yapılan dalışlar sonucunda Van Gölü'nün sahil şeritlerine yakın derinliklerde suların yükselmesi sonucu su altında kalan birçok yapıya ve batıklara ulaşıldı. Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde yaşayan ve 27 yıldır Van Gölü'nde dalış yapan Adilcevaz Kültür, Sanat ve Turizm Derneği Başkanı Cumali Birol, gölün derinliklerinde yaşam alanlarının kalıntılarını tespit etmeye devam ediyor.

'Yeni keşifler için dalışlar yapıyoruz'

Daha önce Adilcevaz'da göl içinde kale ve mikrobiyalitler gibi yapıtlar bulunurken, daha sonra yapılan dalışlar ve araştırmalar sonucu Rus batığını ilk olarak tespit ettiklerini belirten dalgıç Cumali Birol, son olarak Ahlat'ın sahil kalesi ve Saka köyü açıklarında yaptıkları dalışlarda eski yerleşim yeri kalıntılarına rastladıklarını söyledi. Birol, 'Bugün Van Gölü Havzası'nda yeni keşifler peşindeyiz. Sabah Adilcevaz'da, öğleden sonra ise Ahlat'ta su altında incelemelerde bulunduk. Burada bir batık şehir olduğunu biliyorduk fakat inceleme imkanımız olmamıştı. Bugün Ahlat açıklarında yaptığımız su altı dalışlarımızda yaklaşık 6-7 metre derinliğinde, 70 metre ise kıyıya uzaklığı bulunan bazı bulgulara rastladık. Van Gölü'nde su miktarının yükselmesiyle buradaki yerleşim yerleri su altında kalmış. Çok güzel görüntüler var. Evin bir köşesinin görüntüleri var. Kare dibekler var ve ilk defa gördük. Bunlarda halen Van Gölü'nün gizeminin korumakta olduğunu gösteriyor. Çok büyük çabalarla bu işi yürütmekteyiz. Burayı da kayıt altına aldık. Van Gölü derinliklerindeki objeleri yavaş yavaş gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Adilcevaz'da yaptığımız dalışta, kale kalıntıları gözlemledik. Van Gölü Havzası'nın tüm kıyı kenarlarında yaşam izleri var. Fakat bunları bilip ortaya çıkarmak zor. Uçsuz bucaksız Van Gölü'nde suyun altındaki hem gizemi hem de yaşam izleri bizleri cezp ediyor. Tabi bunları nokta atışı bulmakta ayrı bir önemli faktör. Bu keşiflerin daha öncesi de vardı. Bu bölgede yaşadığımız için, Van Gölü'nün kirlenmemesi ve temiz kalması için çaba sarf ederken, tarih ve kültürel yapıların suyun altında olan kısmını da gün yüzüne çıkarma çalışmalarımız devam ediyor' dedi.

'Rus batığını biz bulduk, başkaları bizim sırtımızdan prim yapıyor'

Van Gölü'nün derinliklerinde bulunan Rus batığını 1986 yılında babasının göstermesi sonucu kendilerinin bulduğunu ve keşfettiğini belirten dalgıç Cumali Birol, 'Yaptığımız bütün çalışmalar kayıt altında. Bunların bütün kayıtlarını topluyoruz. Lakin bulduğumuz Rus batığı bunlardan en önemlisi. Ama bulduğumuz Rus batığını maalesef başkaları 'bulduk' diye piyasaya çıkmışlar. Bu çok kötü bir yaklaşım, bizi derinden üzen bir yaklaşım. Oysaki Rus batığını 1986 yılında rahmetli babam bize göstermişti. Dolayısıyla Rus batığının yerine bizler nokta atışı yaparak gittik. Batığın yerini bizden başkası da bilmiyordu. Ama biz birilerine burayı gösterdik. Birileri bizim sırtımızdan pirim yapıyor. Yapsınlar sorun değil. Ama burayı kim buldu kim çıkarttı kim keşfetti lütfen buna da saygı göstersinler. Bu yapıları gün yüzüne çıkartarak, tescillemek gerekiyor. Yaptığımız çalışmaları İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne bildirerek belgeledik. Zaten yapmış olduğumuz çalışmalarımızı tamamlayınca Kültür ve Turizm Bakanlığına da dosya halinde sunacağız. Buradaki çalışmaların heba olmaması lazım. Özellikle Rus batığının bir şekilde korunması lazım ve buraların dalış turizmine açılması güzel olur' ifadelerini kullandı.

'Van Gölü 800 bin yıllık muhteşem bir geçmişe sahip'

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesinden Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş ise 'Van Gölü 800 bin yıllık muhteşem bir geçmişe ve ekosisteme sahip. Tartışmasız dünyanın en harika ekosistemlerinden bir tanesidir. 800 bin yıl boyunca Van Gölü'nün etrafı yerleşim birimlerine ve büyük uygarlıklara ev sahipliği yapmış. İpekyolu kervanları buradan geçmiş ve bugün belki de ismini dahi bilmediğimiz nice uygarlık buralarda yaşamış. Bu uygarlıkların her biri buralarda değişik izler bırakmış. Van Gölü su seviyesi olarak değişken bir yapıya sahiptir. Kimi zaman bulunduğu yüzey kotunun yüzlerce metre yukarısına çıkarken, bazen su geri çekilmiştir. Bu yükselip alçalmalar sırasında geçmişe ait yaşam izlerini içinde barındırmış. Van Gölü ile ilgili bildiğimiz şey çok az çünkü her dalış yaptığımızda geçmiş insanların yaşam izlerine şahitlik ediyoruz. Bunlar oldukça heyecanlandıran bulgular. Bugün burada yaptığımız dalışta ise yine farklı yerleşim birimlerini gördük. Su altında adeta farklı bir şehir ve yerleşim yeri var. Evler, yürüyüş yolları, büyük duvarlar gösteriyor ki burada geçmiş uygarlıkların adeta günümüze birere yansımasını gösteriyor. Bu Van Gölü adına aslında çok büyük bir şans çünkü Van Gölü'nün ekonomiye en büyük katkısı balıkçılıktır. Yıllık 12 milyon dolarlık devasa bir ciroya sahip. Fakat bu eşsiz güzelliğinin yanında su altındaki sırlarını da açığa çıkartarak eko turizme kazandırdığımız zaman Van Gölü etrafında binlerce insanın bu işten geçimini sağladığını göreceğiz. İlk başta Cumali Beyin bizleri haberdar ettiği Van Gölü altındaki kale ve Rus batığı gibi bulgular ve bunlara eklediğimiz su altındaki yerleşim birimleri burayı eko turizm açısından çok büyük bir potansiyel konumuna getiriyor. Bunları eğer eko turizme kazandırabilirsek Van Gölü etrafında onlarca dalış okulu olduğunu ve her yıl dışarıdan binlerce insanın buradan geçim elde ettiğini göreceğiz. Bunları koruyarak ve dalış turizmine kazandırmamız lazım' diye konuştu. İHA

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldüğünü belirterek, "Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi." ifadesini kullandı

18.02.2026 10:21:00
Anadolu Ajansı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, fiyat hareketlerinin Birlik tarafından incelendiğini bildirdi.

Geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesindeki fiyatlara bakıldığında, bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, "Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limonu, yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesine göre, üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görüldüğünün, bir üründe fiyat değişimi yaşanmadığının altını çizerek, üreticide en fazla fiyat düşüşünün yüzde 68,5 ile kuru soğanda gerçekleştiğini vurguladı. Kuru soğanı, yüzde 44 ile beyaz lahananın, yüzde 29,8 ile sivri biberin, yüzde 23 ile patatesin izlediğine dikkat çeken Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 212,7 ile limonda görüldüğünü, limonu 160 ile antepfıstığının, yüzde 133,3 ile kuru kayısının, yüzde 100 ile kırmızı mercimeğin takip ettiğini kaydetti.

"41 ürünün 27'sinin fiyatı arttı"

Marketlerde 28 Ocak-12 Şubat 2026 fiyatlarını da incelediklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

"15 günlük süreçte, markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimeği yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç takip etti."

Bayraktar, söz konusu dönemdeki üretici fiyatlarına ilişkin gelişmelere de değinerek, 15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyatın artığını, 4'ünde fiyatın düştüğünü, 8 üründe ise fiyat değişimi görülmediğini belirtti. Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 17 ile karnabaharda görüldüğünü, bunu yüzde 12,7 ile kuru soğanın ve fındığın, yüzde 9,4 ile patatesin izlediğine işaret eden Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 47,3 ile maydanozda tespit edildiğini bildirdi.

Maydanozu yüzde 36,1 ile marulun, yüzde 28,8 ile mandalinanın, yüzde 28,6 ile havucun, yüzde 23,9 ile pırasanın takip ettiğini aktaran Bayraktar, "Kuru soğanda, rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025'te yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları, son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü." ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara ramazan alışverişi uyarısı

Bayraktar, aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Birliğimizce, Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün, 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Aynı markanın aynı gramajda ürünün, farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde, ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarında değişimler olduğu görülüyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen, üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken, taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmeli. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalı." 

Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha

Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı. Firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor

18.02.2026 09:23:00
İhlas Haber Ajansı
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
İstanbul Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Hırsızlık suçuyla irtibatlı olduğu değerlendirilen firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.



Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak

18.02.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Enver Aysever hakkında 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi
Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Youtube canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes'tir ilk başta. Menderes'ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz.

O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine Gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında Aysever, 11 Aralık tarihinde tutuklanmıştı. Söz konusu söylemlere ilişkin başsavcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Enver Aysever 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Aysever'in söylemlerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu, bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

"Yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir"

Sanık Aysever'in savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Aysever'in ifadesinde, "Videodan bir kesit kesilerek, sosyal medyada paylaşıldı. Bilinçli olarak hedef gösterildim. Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun bazı söylemleri üzerine bu sözleri sarf ettim. Ülkenin sosyolojik yapısı dikkate alındığında yüzde 70'i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir. 30 yıllık gazeteciyim, amacım kesinlikle sağ görüşlü insanları aşağılamak değildir" şeklinde savunma yaptığı aktarıldı.

3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi

İddianamede, Aysever'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianame, Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşına çıkacak.

Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Türkiye genelinde perşembe günü hava sıcaklıkları 8 ila 10 derece düşecek, hafta sonu sıcaklıklar yeniden artarak mevsim normallerinin üzerine çıkacak

17.02.2026 15:44:00
Anadolu Ajansı
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yurdun batısında Orta Akdeniz kaynaklı sistemin etkili olduğunu dile getiren Çelik, bu sistemin yarın ülke genelinde yağışa sebep olacağını belirtti.

Çelik, çoğunlukla sağanak şeklindeki yağışların, Toroslar'ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülebileceğini söyledi.

Ülke genelinde bu hafta başında etkili olan toz taşınımının yurdun doğu bölgelerinde devam ettiğini anlatan Çelik, "Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde toz taşınımı hala mevcut. Yarın ve perşembe günü de yine özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yine toz taşınımını göreceğiz. Yağışlar da bu bölgede çamur şeklinde gerçekleşebilir. Bir de hava kirliliğine olumsuz etkisi olacak. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekiyor." dedi.

Yarın 3 büyükşehirde de yağış bekleniyor

Yurdun güneyinde kuvvetli yağışların devam ettiğini hatırlatan Çelik, özellikle yarın güney bölgelerde görülecek yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Çelik, perşembe günü batı bölgelerinde havanın açacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Perşembe sadece doğu bölgelerimizde yağış var ama batı bölgelerimizde de sıcaklık düşüşlerini göreceğiz. Perşembe sabahına dikkat çekiyoruz, çünkü sıcaklıklar mevsim normalleri civarına kadar düşüyor. 2 gün içinde yaklaşık 8-10 derecelik sıcaklık düşüşü var. Ancak sıcaklıklar hafta sonu tekrar mevsim normallerinin üzerine çıkacak."

Ankara, İstanbul ve İzmir'de yarın yağış beklendiğini aktaran Çelik, perşembe günü 3 büyükşehirde de parçalı bulutlu havanın hakim olacağını söyledi.

Çelik, kuzeyden esen rüzgarların etkisiyle düşen sıcaklıkların hafta sonuna doğru Ankara'da 13, İstanbul'da 16 ve İzmir'de 17 dereceye kadar yükseleceğini kaydetti. 

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.