logo
08 EYLÜL 2026

Vatandaşlık maaşı projesi -1-

Milli Devlet, Sosyal Devlet karakteri ve projeleri kapsamında, kişi temel hak ve hürriyetini korumanın yanı sıra vatandaşlık hakları çerçevesinde herkese vatandaşlık maaşı bağlayacaktır

08.09.2026 00:32:00
Haber Merkezi
 
Vatandaşlık maaşı projesi -1-
Vatandaşlık maaşı projesi -1-
Milli Devlet, Sosyal Devlet karakteri ve projeleri kapsamında, kişi temel hak ve hürriyetini korumanın yanı sıra vatandaşlık hakları çerçevesinde herkese vatandaşlık maaşı bağlayacaktır.

Bu maaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin coğrafi sınırlarında yaşayan her bireyin hakkıdır. Bu zamana kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın şuuru tam olarak kavranamadığı için, farklı etnik kökenlere mensup vatandaşlarımız, kendine farklı bir kimlik aramak veya başka güçlerin sözcülüğünü yapmak durumuna gelmiştir.

İnsanımız, karın tokluğuna çalışmak için dış ülkelere işçi olarak gitmiş, hatta geçim sıkıntısı, insanlarımızı başka ülkelerin vatandaşı olmaya yöneltmiştir. Sosyal Devlet projemiz ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, özenilecek bir sıfat ve kimlik haline getirilecektir. Böylece milletimiz, başka milletleri örnek almayacak, askeri–sivili, kentlisi–köylüsü, genci –yaşlısı ile bir ve beraber olacaktır.







19. yüzyılda Batı'da, Türk tarihinin en ünlü uzmanlarından biri olan Leen Cahun şu gerçeğe dikkat çekmektedir: 

''Başka milletlerin aksine olarak Türklerde halkı besleyen, giydiren ve harçlığını veren hakandır. Onlarda vergi demek, halkın genel masrafı demektir. Eğer hakan, yurttaşlarının gelirini sağlayamayacak hale gelirse, onlara izin verir. Onlar da gidip nafakalarını başka bir hakanın bayrağı altında ararlar.

Türk hakanının, gece uyumaması ve gündüz dinlenmemesi, yalnız fakirleri besleyip giydirmek için değildir. O, Türkün şöhreti ve milletin şan ve şerefi için gece gündüz çalışmış ve çırpınmıştır. Mısır firavun'u, İran şahı ve Asur hükümdarı milletlerini kendi kişilikleri uğruna veya ilahlarının kudretini göstermek için ölüme yolladıkları halde; Türk hakanı, milletini yükseltmekten başka bir şey düşünmemiştir."

Nitekim Büyük Türk hakanı Oğuz Kağan ise duasında "Türk ülkesinde adaletten başka şey hüküm sürmesin… Türk yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki, fakirlik suç sayılsın…" demektedir.







Yukarıdaki örnekler dikkate alındığında, Sosyal Devlet anlayışının, Türk'ün tarihten gelen devlet anlayışı olduğu görülecektir. Milli Devlet'in "vatandaşlık maaşı projesi" ile bizim yapmak istediğimiz, "millet için devlet" anlayışının yeniden hayata geçirilmesidir.

Bu anlayış, milletini yedirip içirme ve her türlü ihtiyaçlarını karşılama şeklinde maddi konuları içerdiği gibi, tıpkı geçmişte olduğu gibi milletin kimliğinin muhafazası ve adının şerefle taşınması gibi manevi boyutu da olan bir hassasiyettir.

Bu projeye kaynak olarak, sadece Türkiye'nin zengin yeraltı kaynaklarını devreye koymak bile kâfidir. Zira Türkiye'nin yeraltı kaynakları, 3 trilyon dolar civarındadır. Senyoraj ve vergi gelirleriyle birlikte çalışan böyle bir Türkiye, yedisinden yetmişine tüm insanlarının vatandaşlık maaşını ve geçimini yüzlerce yıl karşılayabilecek güçte demektir.







Bütün vatandaşlarımıza verilecek olan vatandaşlık maaşı, tüketimde kullanılacağı için direkt olarak piyasalara yansıyacak ve tüketimi arttıracaktır. Bugün piyasalardaki durgunluk, tüketim yetersizliği ve talep darlığı düşünüldüğünde; söz konusu maaş uygu lamasının piyasaları çok olumlu yönde etkileyeceği ve ekonomiyi canlandıracağı muhakkaktır.

Bu bağlamda tüketim artışı, üretimi de tetikleyecektir; böylece ekonomide büyüme yakalanmış olacaktır.

Devlet, toplumun yasama, yürütme ve yargı mekanizmasıdır. Devlet, bir bakıma fertlerin kendisidir. Yani devlet, toplumun dışında bir güç, bir varlık değildir. Bu sebeple bizim toplumumuzda, 'devlet–i ebed müddet' fikri vardı.

Bu, devlet ebediyete kadar sürecek, ayakta kalacak demekti. Kundaktaki çocuğa bu terbiye veriliyor ve çocuk, bu nağmelerle yetişiyordu. Delikanlılık çağına geldiği zaman da o devleti ayakta tutmanın sevdasını yaşıyordu.







Biz, bu anlayışı bugün insanımıza veremedik, veremiyoruz. Ebedilik sıfatını devlete kazandırmamız lazım... Bizim, bir üstünlük psikolojisine girmemiz ve kendimize güvenmemiz zaruridir.

Bu üstünlük psikolojisine girmemiz, aslında insanlığa hizmettir. Çünkü bizdeki ölçüler, insanlığın ölçüleri olduğu zaman insanlık kurtulacaktır..." devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi

Okula uyum süreci, çocukların aile ortamından çıkıp kurumsal bir sosyal yapıya geçiş yaptığı ilk kritik eşiktir

07.09.2026 13:11:00
Hasan Gündoğdu
 
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için düzenlenen bu süreç, akademik bir başlangıçtan ziyade psikolojik ve duygusal bir güven alanı inşa etme amacı taşır.






Ayrışma Kaygısını Güvenli Bağlanmaya Dönüştürme
 
Aileden İlk Kopuş: Özellikle anaokulu çağındaki çocuklar için okul, ebeveyn korumasından ilk kez uzun süreli uzaklaşma anlamına gelir. Uyum haftası, çocuğun "Ebeveynim beni buraya bırakıyor ama mutlaka geri alacak" algısını geliştirmesini sağlar.

Aşamalı Süreç: İlk günlerde ders saatlerinin kısa tutulması ve ebeveynlerin okul bahçesinde/bekleme alanlarında bulunması, çocuğun kaygı düzeyini kademeli olarak düşürür.







Güvenli Alan ve Fiziksel Mekânı Tanıma
 
Bilinmezliği Giderme: Çocukların tanımadıkları mekânlara karşı doğal bir çekincesi vardır. Uyum sürecinde sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve oyun alanlarının gezilip tanıtılması, ortamı öngörülebilir kılar.
 
Öğretmenle İlk Temas: Birebir iletişim sayesinde öğretmen, otorite figüründen ziyade ihtiyaç anında sığınılacak güvenli bir rehber olarak algılanmaya başlar.







Sosyal Kurallar ve Akran İletişiminin Temelleri
 
Akran Etkileşimi: İlk kez kendi yaş grubuyla yoğun bir paylaşım alanına giren çocuklar; sırasını bekleme, paylaşma, dinleme ve ortak hareket etme gibi temel sosyal becerileri bu süreçte deneyimler.
 
Baskısız Rutin: Akademik yükün ve katı kural listelerinin bulunmadığı ilk günlerde oyun temelli etkinlikler kullanılarak okul rutinine yumuşak bir geçiş yapılır.







Uzun Vadeli Okul Algısı ve Akademik Başarıya Etkisi
 
Uyum süreci başarılı geçtiğinde ya da uyum süreci ihmal edildiğinde neler olur, karşılaştırmalı olarak değerlendirelim:
 
Okul Algısı: Okul, keşfedilecek ve eğlenilecek bir yer olarak görülür. Okul, ebeveynden ceza olarak ayırma mekânı gibi algılanabilir.
 
Duygusal Durum: Özgüven artar, okula gitme isteği (motivasyon) yüksek olur. Okul fobisi, somatik ağrılar (karın/baş ağrısı) ve ağlama krizleri görülebilir.
 
Öğrenme Becerisi: Zihinsel enerji kaygıya değil, derse ve etkinliklere odaklanır. Kaygı seviyesi yüksek olduğu için odaklanma ve öğrenme güçleşir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde sergileyeceği kararlı, sakin ve tutarlı tutum ile okulun esnek ve şefkatli yaklaşımı birleştiğinde; uyum haftası çocukların tüm eğitim hayatını olumlu etkileyecek sağlam bir temel oluşturur.

2 milyon 296 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin'de polis ekiplerince kapı kilidi kesilerek girilen adreste 2 milyon 296 bin 336 adet sentetik hap ele geçirildi. Olaya ilişkin 4 şüpheli yakalandı

07.09.2026 11:56:00
İHA
 
2 milyon 296 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi
2 milyon 296 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi
Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesi ekiplerince yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğu değerlendirilen merkez Yenişehir ilçesi Batıkent Mahallesi'nde paravan olarak kullanılan dükkan tespit edildi.








Operasyon için harekete geçen polis ekipleri kapı kilidi kesilerek girilen iş yerinde 97 adet koli içerisinde 2 milyon 296 bin 336 adet sentetik ecza hapı ele geçirdi. Operasyonda aralarında hırsızlık, yaralama gibi çeşitli suç kayıtları olan şüphelilerin de bulunduğu K.S., İ.A., H.S. ve K.K. yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyete götürülen 4 şüphelinin uyuşturucu ticaretinden ifadelerinin alınıp adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Operasyonla ilgili soruşturma sürüyor.

Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti

İstanbul'dan yola çıkarak Antalya'da 4 ve Çanakkale'de ise 1 kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe sahip sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişi Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saatlik güvenlik kamerası incelemesi ile Denizli'de yakalandı. Şüphelilerin güzergah boyunca başka kuyumcuları da aynı yöntemle dolandırdığı değerlendiriliyor

06.09.2026 11:41:00
İHA
 
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
2 Eylül tarihinde Kepez ilçesinde bulunan bir kuyumcuya müşteri gibi gelen bir kadının gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilmiş sahte altını satarak dolandırıcılık olayına karıştığı ihbarı üzerine Kepez Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Akşam saatlerinde Kepez ilçesi Güneş Mahallesi'nde bulunan iş yerine gelen ve 11 bin 500 TL değerinde aldatma kabiliyeti yüksek sahte altın verildiğini belirleyen ekipler şahsın kimliğinin tespit edilmesi amacıyla güvenlik kamerası incelemesi başlattı. Yapılan araştırmada kadın şahsın aynı gün içerisinde Kepez ilçesi Dokuma bölgesinde ve Konyaaltı ilçesi Molla Yusuf Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuyu daha aynı yöntemle dolandırdığı belirlendi.






100 saate yakın güvenlik kamerası incelendi

Araştırmalarını derinleştiren Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi sonucunda şahsın kimliğine ve bölgeden ayrıldığı araç plakasına ulaştı. Kadın şahsın ertesi gün Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuda daha aynı şekilde 13 bin TL dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edildi. Kimlik bilgisinden kadın şahsın konyaaltı ilçesinde bir otelde konakladığının tespit edilmesi üzerine otele giden ekipler şahısla birlikte 2 kişinin daha olduğunu ve sabah saatlerinde çıkış yaptıklarını öğrendi. PTS kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri isimlerinin Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) olduğu tespit edilen 3 şahsın 34 NS 6942 plakalı araçla Antalya'dan Denizli istikametine ayrıldıkları belirledi.








Denizli girişinde yakalandılar

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçen ekipler Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin yanı sıra Çanakkale'de 5 farklı kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek aldatma değeri yüksek sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişiyi yakaladı. Şahısların yapılan üst ve araç aramasında suçtan elde edildiği değerlendirilen; 143 bin 700 TL nakit para, 2 bin Amerikan Doları, dolandırıcılık olaylarında kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen 61 gram altın, 2 adet çeyrek altın, 2 adet bileklik, 1 çift küpe, 1 kolye, 1 adet sim kart ve 3 adet cep telefonuna el konuldu.








Dolandırıcılık turuna çıkmışlar

Kepez Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi ve ısrarlı takibi ile Denizli'de yakalanarak Antalya'ya getirilen Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. İstanbul'dan yola çıktıkları ve güzergâh boyunca onlarca kuyumcuyu aynı yöntemle dolandırdıkları değerlendirilen şüpheliler nitelikli dolandırıcılık suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.













Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi

Kahramanmaraş'ta okul saldırganının annesine verilen tahliye kararına itiraz edildi. İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi anne Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi

05.09.2026 17:05:00
İHA
 
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması dün yaklaşık 16 saat sürdü. Davanın ilk duruşmasında saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliye edildi.






Bu kararın ardından hayatını kaybeden 9 öğrenci ve 1 öğretmenin aileleri avukatları ile birlikte bugün Kahramanmaraş Adliyesi'ne gelerek Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak anne Pınar Peyman Mersinli hakkında verilen karara itiraz etti.








İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu

KKTC'nin Girne açıklarındaki feribot faciasından kurtulan Adanalı 3 genç memleketlerine döndü. Faciadan kurtulan gençler yaşadıklarını anlattı

03.09.2026 20:59:00
İHA
 
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
KKTC'deki feribot faciasından kurtulan Adanalı gençler ailelerine kavuştu
Girne'deki feribot faciasından kurtulan arkadaşlar Sudenaz Sönmez, Burak Can Keskin ve Burak Arif Kaya, memleketleri Adana'ya havayoluyla döndü. AFAD ekipleri tarafından Çukurova Havalimanı'nda karşılanan gençler, ailelerine kavuştu. KKTC'deki feribottan kurtulan Sudenaz Sönmez'i, Kozan ilçesindeki Şevkiye Mahallesi'ndeki ailesi büyük sevinçle karşıladı. Ablası Gamze Sönmez, 4 gündür hiç uyumadığını, kız kardeşine kavuşmayı beklediğini söyledi.






"Gemi batarken ilk terk eden kaptandı"

Yaşadıklarını anlatan Sudenaz Sönmez, "Kaptanı ilk uyardıklarında Mersin Limanı'na kadar duramayacaklarının söylendiğini ve gemi batarken bile hala 'sakin olun, bir şey yok' dediler. Batarken ilk terk eden kaptan, yedek kaptandı. İnsanlar el uzatırken hepimiz bakıyorduk, hiçbir çalışan yoktu. El ele tutuşarak birbirimizi çıkardık. Ben Kozanlı arkadaşlarımızla limana inince bayıldım. Kayıplarımızın bulunması öncelik. Hukuki süreç devam ediyor. Cumhurbaşkanımızdan, AFAD'dan, Türk Konsolosluğu'ndan destekleri için ve Kozan Belediye Başkanımız Mustafa Atlı'ya çok teşekkür ederim. Annemi görünce o ağladı, eve çıkınca ben de ağladım" diye konuştu.

Anne Selcan Sönmez, kızına gözyaşları içinde sarılarak, "Kızıma kavuştuğum için çok mutluyum. Ailesini kaybedenlere başsağlığı diliyorum. Biz çok kötüydük, onları düşünemiyorum bile" diye konuştu.








"Camı kırarak çıktım çok dalga vardı"

Arkadaşlarının yanına ziyarete giden ve feribotta birlikte dönerken faciayı yaşayan Burak Can Keskin ise, "Allah bir daha göstermesin. Biz gittiğimizde yerler ıslaktı. Herkes kaptana bildirmiş ama 'ben burada yıllardır kaptanım' demiş. Camı kırarak çıktım. Çok dalga vardı, o can havliyle bilsen de kurtulamazdın. Herkes kendi canının derdine düştü. Zaten durdu ve geminin batması ile durması bir oldu" diye konuştu.

Feribot faciasından kurtulan Burak Can Keskin'in annesi Gülfidan Keskin de, "Oğlum aradı. 'Anne, biz ölüyoruz. Hakkını helal et anne' diye feryat etti. Oğlumun sesi ve diğerlerinin sesi. 'Anne seni seviyorum, hakkını helal et' demesi ile ben bittim. O kaptanlar da aynı acıyı tatsın. Bir de 'Haklarını helal etsin' diyorlar mı' Asla hakkımızı helal etmiyoruz" dedi.
Baba Cem Keskin ise, oğlunun şaka yaptığını düşündüğünü belirterek, "'Baba, gemi batıyor' demesi ile 'Yelek, bot yok mu'' dedim. 'Helal olsun oğlum' dedim. Limana varınca haber verdi, büyük sevinç yaşadık" diye konuştu.








"8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım"

7 kişiyi camı kırarak kurtardığını söyleyen Burak Arif Kaya ise, "Gemiye bindik. İlk bastığımızda su vardı. Kaptana sordum, 'cıvatalardan su alıyor' dedi. 'Emin misin, batmadan gideceğimize'' dedim. Bana, 'sen 5 yıllık okul okuyorsun, ben 10 yıllık okul okuyorum' dedi bana. Gemiden çıktım, 'kalkıyoruz' dediler, gemiye geri bindim. 8-9 kilometre gittik gitmedik. Yardımcı kaptan, 'Sakin olun, bir şey yok' dedi. 2 dakika geçti, geminin içi su dolmaya başladı. Yanımda ufak çocuk, 'gemi batacak' dedi. İlerledik, ses gelince gemi her yerden su alıyor, kapılar kilitli. 'Benim de annem babam var' diyerek elde imkan varken kurtardım. 8 aylık hamile kadını pencereden ayaklarından çıkardım. Kolumla vura vura çıkardım. 3 çocuk ve yaşlı bir amcayı çıkarmaya çalıştık. Mazotlu su, kayıyordu. Cumhurbaşkanımızdan ve belediye başkanımızdan Allah razı olsun" şeklinde konuştu.




















Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.

YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu

2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk bine giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu

01.09.2026 14:00:00
İHA
 
YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu
YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu
Sayısal puan türünde ilk bine giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. İlk bindeki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü Uçak Mühendisliğine yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu.

Bu puan türünde ilk bindeki adaylardan 185'i hukuk programına yerleşirken onu 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti. Psikolojiye 60, Yönetim Bilişim Sistemlerine 51, ekonomiye 37, Yönetim Bilimleri Programlarına 33, Uluslararası İlişkilere 30, Sanat ve Sosyal Bilimler Programlarına 29 aday yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.

Sözel puan türünde ilk bine giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti.

Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği takip etti. Sözel puan türünde ilk bine giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, ilahiyata 46 aday yerleşti.






Geleceğin mesleklerine yoğun talep: İlk 100'den 'İşletme ve Yapay Zeka'ya

Yükseköğretim Kurulunun istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.

2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka'ya yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.

Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk bin içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı.

Sözel puan türünde ilk bine giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.

Sayısal puan türünde ilk bine giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.








Siber güvenliğe ilk 150'den öğrenci

Yükseköğretim Kurulunun dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.

TYT puan türünde ilk binde, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, geleceğin mesleklerine yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.








"Dönüşüm çalışmalarımız karşılık buldu"

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını söyledi.

Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığını belirten Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.

Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, şöyle devam etti:

"İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk bindeki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor."

"Yeni programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz"

Özvar, üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerini belirterek şunları kaydetti:

"Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz.

Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı

Kapıkule Sınır Kapısı'nda tır dorsesinin altında yakalanan ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu belirlenen Arif Kocabıyık, hastane kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Kocabıyık, adliyeye götürüldüğü sırada gazetecilerin sorusu üzerine "Anamur'a gideceğim" dedi

01.09.2026 13:00:00
İHA
 
Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı
Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, Bulgaristan'a çıkış yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tırda yapılan kontrollerde dorsenin altında gizlenmiş iki kişi tespit edildi. Bu kişilerin Arif Kocabıyık ile İran vatandaşı Shayan Peiman Samadi olduğu belirlendi.






Hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu tespit edilen Kocabıyık ile tır sürücüsü Muhterem Altıntaş gözaltına alındı. Muhafazadaki işlemlerinin ardından hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Kocabıyık ve Altıntaş, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.








Arif Kocabıyık, adliyeye sevk edildiği sırada basın mensuplarının yönelttiği soruya "Anamur'a gideceğim" şeklinde yanıt verdi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.