Yabancı paraların bir ülkenin topraklarında dolaşımda olması
Yabancı paraların bir ülkenin topraklarında dolaşımda bulunması demek o ülkenin zenginliklerinin yabancı ülkelere aktarılması demektir
02.05.2026 00:51:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Yabancı paraların bir ülkenin topraklarında dolaşımda bulunması demek o ülkenin zenginliklerinin yabancı ülkelere aktarılması demektir.
Özellikle karşılığı bulunmayan ABD Dolarının dünya ekonomilerinde hâkim olması dünyayı içinden çıkılmaz bir krizin eşiğine götürmüştür. Bugün rezervlerini Dolar cinsinden tutan ülkeler bu paraları sahibine geri götürdüğünde bunlara karşılık bulamayacaktır.
Bu açıdan bakıldığında zengin kabul edilen birçok ülke esasında karşılığı olmayan kâğıt parçalarına sahip hayali zenginlikler üzerine oturmuş ülkelerdir.

Milli Ekonomi Modeli'ndeki kambiyo sistemi ithalat ve ihracata dayalı sabit kur sistemidir.
Günlük işlem hacminin çok üstünde FX piyasalarında işlem olmaktadır. Bu işlemlerin mal ve hizmet ticareti ile alakası yoktur.
Son dönemlerde çıkan hem Asya, hem de Meksika krizleri incelendiğinde; ülkemizde çıkan krizlerle aynı yapıda oldukları görülecektir.
Ekonomi büyüyor gözükürken, enflasyon düşme eğiliminde iken bir anda kriz patlamaktadır. Sebebine bakıldığında bu ülkelerin tamamında –buna ülkemiz de dahil– kriz öncesinde portföy akışının olduğu görülecektir. Ulusal piyasalara kademeli olarak giren yabancı para bir anda piyasalardan çekildiğinde ülke ekonomilerini de beraberinde batırmaktadır.

İster sabit, ister dalgalı sistem olsun, yabancı paranın değeri, serbest piyasa adı altında belirlendiğinde bu piyasalara hakim olan global sermaye sahipleri bir anda ellerindeki ulusal veya yabancı parayı satarak veya alarak piyasaları bir anda darmadağın etmektedirler.
'Boom bust cycle' denilen anlayışa göre; her şey yolunda iken cari açık yabancı para ile finanse edilmekte, arkasından birden piyasalardan çıkan global sermaye ekonomilerde bomba etkisi yapmaktadır.
Oysa ithalat ve ihracata dayalı bir kambiyo sistemi uygulandığında yabancı paranın değerini global sermaye sahipleri değil, ülkelerin merkez bankaları belirleyecektir. Hem kontrol devletlerin kendi elinde olacak, hem de yabancı paranın fiyatı gerçek değerinde ülkelerin çıkarlarına uygun bir fiyat düzeyinde konumlanacaktır.

Ünlü spekülatör G. Soros'un İngiltere Merkez Bankası'na bile devalüasyon yaptırdığı düşünüldüğünde, devletlerin kendi kontrollerinde olmayan bütün kambiyo sistemlerinin o ülkelerin ekonomilerinde eninde sonunda büyük tahribatlara sebep olacağı açıktır.
Yabancı paranın ithalat ve ihracata bağlı olarak değerini bulması, yine sabit bir değişken olarak merkez bankaları tarafından belirlenmesi, dövizi bir yatırım aracı olmaktan çıkaracağı gibi, ülke ekonomilerine çok önemli iki kazancı olacaktır.
Birincisi; milli gelirin küresel güçlere transferi engellenecek, ikincisi yabancılar ülke ekonomileri üzerinde istedikleri gibi oyun oynayamayacaklardır.

Bu manada serbest piyasa demek piyasaların gelişmiş ülkelerin ve onların destekçisi global sermaye sahiplerinin kontrolüne geçmesi demektir. Oysa Milli Ekonomi Modeli'mizde halkın yararına devlet kontrolünde piyasa anlayışı olduğu için piyasaların hakimi global sermaye sahipleri değil bizatihi milletin kendisi olacaktır.
Ülkemizde şu anda uygulandığı söylenen dalgalı kur sisteminin yararımıza olmadığını anlamak için arka arkaya bu kadar yüksek cari açık vermemize rağmen düşük döviz fiyatlarına bakmak yeterlidir. Normalde cari açık olan yerlerde döviz talebinden dolayı döviz fiyatları yükselmesi gerekirken ülkemizde fiyatlar düşmektedir.
Global sermaye sahipleri getirdikleri dövizi ulusal paraya çevirip devlete satmakta hem faizden, hem de düşük kurdan dolayı iki kat fazla para kazanmaktadırlar. İster dalgalı, ister sabit kur sistemi olsun serbest piyasa mantığı içerisinde Interbank ortamında belirlenen döviz fiyatları yabancıların kontrolünde bir kambiyo sistemidir. Bunun yerine devletin kontrolünde bir kambiyo sisteminde yabancı para gerçek değerini bulacaktır.

Bir ülkenin parasının değerini gerçekte o ülkenin ihraç mallarına olan talebin belirlemesi gerekirken, bugün serbest piyasa adı altında bu değer dünya çapında sermaye sahipleri tarafından belirlenmektedir.
Milli Ekonomi Modeli döviz piyasalarını ülke ekonomilerini kontrol etmekte kullanılan bir araç olmaktan çıkarmaktadır. Bir paranın hard currency olması hayali şeylere değil, ülkelerin sahip olacağı kaynaklara ve üretim gücüne bağlı olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Özellikle karşılığı bulunmayan ABD Dolarının dünya ekonomilerinde hâkim olması dünyayı içinden çıkılmaz bir krizin eşiğine götürmüştür. Bugün rezervlerini Dolar cinsinden tutan ülkeler bu paraları sahibine geri götürdüğünde bunlara karşılık bulamayacaktır.
Bu açıdan bakıldığında zengin kabul edilen birçok ülke esasında karşılığı olmayan kâğıt parçalarına sahip hayali zenginlikler üzerine oturmuş ülkelerdir.

Milli Ekonomi Modeli'ndeki kambiyo sistemi ithalat ve ihracata dayalı sabit kur sistemidir.
Günlük işlem hacminin çok üstünde FX piyasalarında işlem olmaktadır. Bu işlemlerin mal ve hizmet ticareti ile alakası yoktur.
Son dönemlerde çıkan hem Asya, hem de Meksika krizleri incelendiğinde; ülkemizde çıkan krizlerle aynı yapıda oldukları görülecektir.
Ekonomi büyüyor gözükürken, enflasyon düşme eğiliminde iken bir anda kriz patlamaktadır. Sebebine bakıldığında bu ülkelerin tamamında –buna ülkemiz de dahil– kriz öncesinde portföy akışının olduğu görülecektir. Ulusal piyasalara kademeli olarak giren yabancı para bir anda piyasalardan çekildiğinde ülke ekonomilerini de beraberinde batırmaktadır.

İster sabit, ister dalgalı sistem olsun, yabancı paranın değeri, serbest piyasa adı altında belirlendiğinde bu piyasalara hakim olan global sermaye sahipleri bir anda ellerindeki ulusal veya yabancı parayı satarak veya alarak piyasaları bir anda darmadağın etmektedirler.
'Boom bust cycle' denilen anlayışa göre; her şey yolunda iken cari açık yabancı para ile finanse edilmekte, arkasından birden piyasalardan çıkan global sermaye ekonomilerde bomba etkisi yapmaktadır.
Oysa ithalat ve ihracata dayalı bir kambiyo sistemi uygulandığında yabancı paranın değerini global sermaye sahipleri değil, ülkelerin merkez bankaları belirleyecektir. Hem kontrol devletlerin kendi elinde olacak, hem de yabancı paranın fiyatı gerçek değerinde ülkelerin çıkarlarına uygun bir fiyat düzeyinde konumlanacaktır.

Ünlü spekülatör G. Soros'un İngiltere Merkez Bankası'na bile devalüasyon yaptırdığı düşünüldüğünde, devletlerin kendi kontrollerinde olmayan bütün kambiyo sistemlerinin o ülkelerin ekonomilerinde eninde sonunda büyük tahribatlara sebep olacağı açıktır.
Yabancı paranın ithalat ve ihracata bağlı olarak değerini bulması, yine sabit bir değişken olarak merkez bankaları tarafından belirlenmesi, dövizi bir yatırım aracı olmaktan çıkaracağı gibi, ülke ekonomilerine çok önemli iki kazancı olacaktır.
Birincisi; milli gelirin küresel güçlere transferi engellenecek, ikincisi yabancılar ülke ekonomileri üzerinde istedikleri gibi oyun oynayamayacaklardır.

Bu manada serbest piyasa demek piyasaların gelişmiş ülkelerin ve onların destekçisi global sermaye sahiplerinin kontrolüne geçmesi demektir. Oysa Milli Ekonomi Modeli'mizde halkın yararına devlet kontrolünde piyasa anlayışı olduğu için piyasaların hakimi global sermaye sahipleri değil bizatihi milletin kendisi olacaktır.
Ülkemizde şu anda uygulandığı söylenen dalgalı kur sisteminin yararımıza olmadığını anlamak için arka arkaya bu kadar yüksek cari açık vermemize rağmen düşük döviz fiyatlarına bakmak yeterlidir. Normalde cari açık olan yerlerde döviz talebinden dolayı döviz fiyatları yükselmesi gerekirken ülkemizde fiyatlar düşmektedir.
Global sermaye sahipleri getirdikleri dövizi ulusal paraya çevirip devlete satmakta hem faizden, hem de düşük kurdan dolayı iki kat fazla para kazanmaktadırlar. İster dalgalı, ister sabit kur sistemi olsun serbest piyasa mantığı içerisinde Interbank ortamında belirlenen döviz fiyatları yabancıların kontrolünde bir kambiyo sistemidir. Bunun yerine devletin kontrolünde bir kambiyo sisteminde yabancı para gerçek değerini bulacaktır.

Bir ülkenin parasının değerini gerçekte o ülkenin ihraç mallarına olan talebin belirlemesi gerekirken, bugün serbest piyasa adı altında bu değer dünya çapında sermaye sahipleri tarafından belirlenmektedir.
Milli Ekonomi Modeli döviz piyasalarını ülke ekonomilerini kontrol etmekte kullanılan bir araç olmaktan çıkarmaktadır. Bir paranın hard currency olması hayali şeylere değil, ülkelerin sahip olacağı kaynaklara ve üretim gücüne bağlı olacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)



















































































