logo
29 NİSAN 2026

"Yasa dışı dinleme" davasına yarın başlanıyor

İş adamları, gazeteciler ve bürokratların kod isimle dinlenildiği davada 143 polis yargılanacak. Tüm sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor

14.02.2016 00:00:00
Paralel yapıya yönelik "yasa dışı dinleme" iddialarına ilişkin eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan'ın da aralarında bulunduğu 143 kişi hakkında açılan davanın görülmesine yarın başlanıyor. Tüm şüphelilerin "darbeye teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davada, usulsüz dinlemelere ilişkin emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer'in bin 924, Erol Demirhan'ın 5 bin 734 yıla kadar hapsi isteniyor. 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, paralel yapı iddialarına yönelik "casusluk ve yasa dışı dinleme" soruşturması kapsamında 23'ü tutuklu 143 polis hakkında açılan davanın görülmesine yarın başlanıyor.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde beş gün boyunca görülecek dava dosyasına ilişkin ilk operasyon 22 Temmuz 2014'te gerçekleşti. Cumhuriyet Savcısı Okan Özsoy tarafından yürütülen soruşturmada, eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan'ın da aralarında bulunduğu 143 polis hakkında 26 Ekim 2015 tarihinde iddianame hazırlandı. 
Fethullah Gülen'in dosyası Ankara'ya gönderildi
Savcı Özsoy, soruşturma dosyasında paralel devlet yapılanmasının örgüt lideri olduğu iddia edilen Fethullah Gülen ile örgütün yöneticisi olduğu 31 şüpheli hakkındaki dosyayı ayırarak, PDY'ye yönelik ana soruşturmanın yapıldığı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermişti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 721 sayfalık iddianamenin kabul kararı ile birlikte yargılamaya ilişkin ilk duruşmaların 15 Şubat Pazartesi gününden başlamak üzere 5 gün boyunca ardı ardına yapılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca ilk duruşmada iddianamenin okunması amacıyla TRT'den iki spikerin gönderilmesi için yazı yazılmasına hükmetmişti.
İş adamları, gazeteciler, bürokratlar kod isimle dinlenildi
Paralel yapı iddialarına ilişkin 143 şüpheli hakkında hazırlanan "yasa dışı dinleme" iddianamesinde, birçok ismin kod isimle dinlenildiği anlatılarak şikayetçilerin ve şüphelilerin ifadelerine yer verildi.
FETÖ (Fethullahçı terör örgütü)'nün hiyerarşik yapısı, Gülen'in fetvaları, şüphelilerin dinleme yöntemleri, örgütün kendilerine nasıl eleman buldukları anlatılan iddianamede, yasa dışı dinlenilen iş adamları Aydın Doğan, İnan Kıraç, Adnan Polat, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gazeteciler Fatih Altaylı, İbrahim Karagül, Fikret Bila, Hüsnü Mahalli, Müge Anlı ve Oray Eğin, eski MHP milletvekilleri Ümit Özdağ, Özcan Yeniçeri, AK Parti Milletvekili Metin Külünk, eski TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, eski emniyet müdürleri Emin Arslan, Sabri Uzun ve Hanefi Avcı, emekli Orgeneral Edip Başer, Gençlerbirliği Spor Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, öldürülen iş adamı Üzeyir Garih'in kızı Dalia Garih, eski manken Deniz Akkaya'nın da aralarında bulunduğu 266 kişi "müşteki" ve "mağdur" olarak yer alıyor.
Örgütün amacı; Yasama, Yürütme ve Yargı'yı ele geçirmek
İddianamede, örgütün amacının Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm anayasal kuramlarını (yasama, yürütme, yargı erklerini) ele geçirmek olduğu anlatılıyor.
İddianamede, örgütün elinde bulundurduğu tüm kurum ve kuruluşların sayısı ve büyüklüğü, ulaştığı mali güç ve topladığı para göz önüne alındığında dünya çapında bir istihbarat örgütü haline geldiği, Türkiye Cumhuriyeti Devletine gizli, örtülü ve açıktan savaş ilan ettiği, devletin kurum ve kuruluşlarıyla mücadeleye giriştiği ve elinde bulundurduğu medya gücüyle psikolojik harp taktik ve tekniklerini uyguladığı belirtiliyor.
"Mevcut sistemi yıkmak hedeflenmiştir"
Fethullah Gülen'in ruhani liderliğe soyunduğu kaydedilen iddianamede örgüt ve Gülen hakkında şu değerlendirmelerde bulunuldu;
"Gülen, ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis etmiş; bu nedenle mevcut sistemi yıkmak yerine devletin tüm kurumlarını ele geçirmeyi hedeflemiştir. Dünya siyasetine şekil vermeye çalıştıkları, örgüt liderinin kendisini dünya imamı olarak gördüğü, dünya Müslümanlarının ruhani liderliğine soyunduğu, Hıristiyan aleminin ruhani lideri olan papa ile siyasi birliktelik oluşturup Müslümanlarca kutsal sayılan yerlerin idaresinin dahi üç dinin temsilcisine verilmesi gibi BM'ye önerge verebilecek seviyede dünya çapında dini ve siyasi argüman organize etmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı paralel yapılanma teşkil ettirdikleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel siyasetlerine aykırı siyaset geliştirip uygulamaya koymaya çalıştıkları göz önüne alındığında paralel devlet yapılanmasının gücü ve boyutları daha iyi anlaşılacaktır."
143 şüphelinin tamamına ağırlaştırılmış müebbet
İddianamede aralarında eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan ile eski istihbarat şube müdürleri Özgür Nikbay, Halil Hilal Seyfi, Serdar Güldalı'nın da bulunduğu 143 şüpheli hakkında ''Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılması talep ediliyor.
Sanık Yılmazer hakkında 56 şikayetçiye yönelik "silahlı örgüt kurmak veya yönetmek veya üye olmak, siyasal veya askeri casusluk, resmi belgede sahtecilik, iftira, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmek" suçlarından 616 yıldan bin 924 yıla kadar, sanık Erol Demirhan için de aynı suçlardan 175 şikayetçiye karşı eylemlerinden dolayı bin 743 yıldan 5 bin 735 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İddianamede, diğer 141 sanığın da benzer suçlardan 35 yıldan 878 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

28.04.2026 18:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:49:03
İhlas Haber Ajansı
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu tacirlerine yönelik yeni çalışmalar yaptı. Yürütülen çalışmalarda ulusal ve uluslararası düzeyde suç faaliyeti yürüten şahıslarla suç örgütlerine yönelik, İstanbul genelinde yaklaşık son 2 haftalık süreçte düzenlenen operasyonlarda 116 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Adreslerde yapılan aramalarda; 3 milyon 650 bin adet sentetik ecza, 199 kilo skunk, 107 kilo 385 gram metamfetamin, 46 bin 500 adet exctacy hap olmak üzere; toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu madde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesinde sergilendi. Sergiyi inceleyen İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, operasyonlar ilgili bilgi verdi.

"Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir"

Sergide basın mensuplarına bilgi veren Yıldız, "Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz son iki hafta içerisinde ulusal ve uluslararası zehir tacirlerine yönelik yapmış olduğu çalışmalarda; 307 kilogram uyuşturucu madde, 3 milyon 700 bin adet uyuşturucu hap ele geçirilmiş; operasyonlar sonucunda 116 şahıs gözaltına alınmış, 89 şahıs ise tutuklanmıştır. Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir. Hedefimiz belli ve nettir: Gençliğimizi ve geleceğimizi çaldırmayacağız" şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili yakalanan şüpheli şahıslardan 14'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmış, 89 şahıs tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmiş, 13 şahsın ise adli işlemleri devam ettiği öğrenildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi

Aziz İhsan Aktaş suç örgütüne ilişkin 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 11'i tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 24. duruşmasında sanık avukatlarının talepleri alındı

28.04.2026 16:39:00
AA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 24. duruşması sona erdi

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu ve tutuksuz yargılanan bazı sanıkların avukatları beyanda bulundu.

Avukatlar, müvekkillerinin iddianamede yer alan suçlamaları işlemediklerini, olaylarda çelişkilerin bulunduğunu ifade ederek, hayali satışlardan bahsedildiğini öne sürdü. Avukatlar, iddianamede yer alan rüşvet iddialarının doğru olmadığını iddia ederek, rüşvet suçunun unsurlarının oluşmadığını savundu.

Dosyadaki birtakım belgeler ve araştırmalarda eksikliklerin bulunduğunu belirten avukatlar, bu yönde kovuşturmanın genişletilmesini talep etti.

Bir kısım tutuksuz sanıkların avukatları da esasa ilişkin mütalaadan sonra ayrıntılı savunma yapacaklarını dile getirerek, müvekkillerinin duruşmalardan vareste tutulmalarını istedi.

Duruşmaya, yarın avukatların taleplerinin alınmasıyla devam edilecek. 

BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
 

28.04.2026 16:35:00
Ahmet Turan Yiğit
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
BTP lideri Hüseyin Baş, "Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor" dedi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Bursa'da Padişah Abdülaziz döneminde kurulan 158 yıllık Memleket Hastanesi'nin özelleştirme kapsamına alınmasını değerlendirdi. İktidarın özelleştirmelerle adeta bir mirasyedi gibi davrandığına dikkati çeken BTP lideri Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelereyer verdi: "Farkındaysanız uzun süredir karşı çıktığımız ve zararlarını anlattığımız özelleştirmelerin son zamanlarda hız kazandığını görüyoruz. Elinde başka bir gelir kalemi kalmayan hükümet, bir yandan vergilerle halka daha çok yüklenirken öte yandan özelleştirmelerle tabiri caizse mirasyedi gibi davranıyor. Özelleştirdikçe daha çok paraya ihtiyaç duyuyorsunuz, daha çok paraya ihtiyaç duydukça özelleştiriyorsunuz. Böyle bir paradoks…"

İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı

92'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 28. duruşması sanık savunmalarıyla devam ediyor

28.04.2026 15:32:00
AA
İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı
İBB davasına devam ediliyor: Adem Soytekin savunma yaptı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuklu sanık Adem Soytekin savunma yaptı.

Soytekin, müteahhit olduğunu belirterek, bugüne kadar kendi şirketleri ve kurduğu ortaklıklar aracılığıyla 4 bin 500 konut ve iş yeri inşa ettiğini söyledi.

Ayıplı hiçbir iş yapmadığını savunan Soytekin, "Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim, birilerinin nüfuzuna sığınarak iş istemedim. Aksine yaptığım işlerin kalitesinden hep tercih edilen tarafta oldum. Burada olmamın sebebi hayatım boyunca sevdiğim şeyi, inşaat işi yapmamdır. Ortada hayali bir iş yoktur, yaptığım yapılar hala ayakta ve kamunun kullanımındadır, dolayısıyla bu işlerde alınan hak edişler de gerçektir. İş yapan ve yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhidim." ifadelerini kullandı.

Soytekin 2000 yılından beri inşaat işi yaptığını, dava dosyasında hakkına isnat edilen suçlamaların çoğunluğunun Beylikdüzü bölgesindeki işleriyle ilgili olduğunu, İmamoğlu İnşaat ile ticari ilişkilerinin 2008'de başladığını anlattı.

Beylikdüzü Belediyesine yaptığı işleri anlattı

Kendisinin iş yaptığı dönemde Beylikdüzü Belediyesinin her belediye gibi kamu hizmetine tahsis edilecek tesisler yaptığını dile getiren Soytekin, şunları anlattı:

"Kamu tesisleri genelde bağışlarla yapılır, bu herkesin malumudur. Belediyeler de bu tesisleri aynı yöntemle yapar. Adına gönüllü bağış, sosyal donatı katkısı veya her ne derseniz deyin iş böyle yürür. İşte ben, Beylikdüzü Belediyesinin yaptırdığı bu tesisleri inşa eden müteahhidim. Beylikdüzü Belediyesinden hemen hemen tamamı ihalesiz olarak yapılan bu işleri aldım ve yaptım. Bu inşaat işlerini tek başına yapmadım. Bir yapının inşası 300'ün üzerinde bileşenden oluşur. Belediye bize kreş, yurt gibi işi verirdi, karşılığını kimi zaman daire, dükkan, kimi zaman da çek şeklinde alacaksın, derdi. İşimi yapar belediyenin beni yönlendirdiği bağışçılardan alacağımı alırım, cariden düşerim. Elbette bu noktada bağış adı altında belediyeye bu ödemeleri yapan kişilerin, o dönemde o bölgede iş yapan, yani belediye ile işi olan müteahhitler olduğunu da bilmekteyim. Dolayısıyla bu ödemelerin her durumda herhangi bir zorlama olmaksızın, gönüllü bağış olarak verilmediğini hem meslek erbabı olmam hem de aynı işleri yaparken benzer muamelelerle karşılaşmam nedeniyle tahmin edebilecek ve bilecek durumdayım."

Soytekin, yaptığı işler karşılığında aldığı tüm paralara ilişkin evrakları dosyaya sunduğunu belirtti.

Kendisiyle hiç görüşme kaydı olmayan kişilerin hakkındaki soyut beyanlarını kabul etmediğini söyleyen Soytekin, "Suçlamaları reddediyorum, hayatımın tamamı, ticari geçmişim ortadadır. Nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığım bugüne kadarki iş hacmimden görülecektir." dedi.

Soytekin, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine açılan davadan mahkum olduğunu belirterek, "Belediye karşısında kendi işini dahi çözemeyen böyle birinin, 'örgüt yöneticisi' olarak diğer müteahhitlerin problemini çözen kişi olarak gösterilmesi normal midir'" beyanında bulundu.

"O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış"

Adem Soytekin, kendisine yönelik "Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor" şeklindeki söylemleri kabul etmediğini anlatarak, şunları kaydetti:

"İfademin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'Şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım, önüme imzalamam için hazır bir evrak konulmadı. Peki, ben neden etkin pişmanlık talebinde bulundum' Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem pişmanım demek için yaptım. Tutuklanmamın ardından tanıklar ve şikayetçi müteahhitlerin 'Parayı Fatih Keleş'e, dükkanları ve daireleri Adem Soytekin'e veriyorduk şeklinde ifadeler vermesi üzerine rahatsız oldum. Avukatım aracılığıyla belediyeden konuyla ilgili bir açıklama yapılmasını, verilen gayrimenkullerin hak ediş bedeli olduğunu söylemelerini istedim. Bir açıklama yapılmayacağı tarafıma bildirilince etkin pişmanlık sürecimi başlattım."

Soytekin, kimseye rüşvet vermediğini, rüşvet alması için yönlendirmediğini ve kimsenin iskan alma süresine dahil olmadığını anlatarak, İBB'nin Saraçhane binasına da 2 kez gittiğini söyledi.

Mal varlığına tedbir konulması üzerine dosyanın sanıklarından avukat Mehmet Pehlivan'ı aradığını, akabinde YTT Hukuk Bürosu'nda görüştüklerini dile getiren Soytekin, ancak Pehlivan'ın duruşmadaki savunmasında bunu kabul etmediğini aktardı.

Soytekin, "Mehmet Pehlivan benim anlattıklarımın tamamen yalan olduğunu, hatta işi ileriye götürüp hayal ürünü toplantı olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil. O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Burada yapılmış. Son tutukluluk incelenmesinde kendi vekilleri çıkıp 'Evet bu toplantı yapıldı.' diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığımı söylüyorlar. Beni yönetici yazdılar ya muhtemelen o yüzdendir. Şimdi soruyorum, hem böyle bir toplantı yok diyeceksin hem de kendi avukatların toplantı yapıldı diyecek. Bu nasıl iş' Gerçek ortada. İstediğiniz kadar inkar edin Mehmet Bey. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz." açıklamasında bulundu.

Duruşma, Soytekin'in çapraz sorgusuyla devam ediyor. 

Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz

Samsun'un İlkadım Belediyesi, dar gelirli ve emekli ailelerin çocuklarına düğün salonu, ikramlar, orkestra, gelinlik ve damatlık dahil ücretsiz evlilik desteği sunarken, yeni doğan bebekler için de "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında ailelere hediye paketleri ulaştırıyor

28.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 28.04.2026 12:55:35
İHA
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
Masrafsız yuva kurma dönemi: Düğün salonu, gelinlik, damatlık ücretsiz
İlkadım Belediyesi, gittikçe azalan genç nüfus ve doğurganlık hızını tersine çevirmek amacıyla evlenecek gençlerin düğünlerini ertelememesi için çeşitli projeler yürütüyor. Belediye tarafından yürütülen proje kapsamında düğün salonu tahsisi, yaş pasta, kuru pasta, ikramlıklar ve orkestra hizmetleri ücretsiz sunulurken, gelinlik ve damatlık desteği ise Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanıyor. Ayrıca yeni evlenen çiftlerin bebek sahibi olması durumunda "Hoş Geldin Bebek" projesi kapsamında hediye paketleri de ailelere ulaştırılıyor.

"Bugüne kadar 105 çiftimizi ücretsiz şekilde evlendirdik"

Kısa bir sürede 105 çiftin düğününü ücretsiz olarak gerçekleştirdiklerini ifade eden İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Bu projemizi 2024 yılında başlattık. 2024 Haziran'dan itibaren çocuklarımızı ücretsiz evlendiriyoruz. Düğün salonu ve içindeki tüm ikramlar ücretsiz. Yaş pasta, kuru pasta, orkestra dahil her şey ücretsiz. Buna gelinlik ve damatlığı da ekledik. Onları da Samsun Büyükşehir Belediyesi, Başkan Halit Doğan öncülüğünde veriyor. Bu kardeşlerimiz bizden ücretsiz düğün yapsın ya da yapmasın, bebekleri olduğunda da 'Hoş Geldin Bebek' seti hazırladık. Belediye çalışanlarımız yeni doğan çiftleri ziyaret edip setimizi hediye ediyorlar. Bu şekilde dar gelirli aileler ve emeklilerimizin çocuklarını ücretsiz evlendirmeye devam ediyoruz. Bugüne kadar 105 çiftimizi bu şekilde evlendirdik. 2026 yılı için de bugüne kadar 80 evladımız bize müracaat etti. Randevularını verdik. O çiftlerimizi de evlendireceğiz ama bu süreç devam ediyor. 2026 yılında da 150'ye yakın çiftimizi ücretsiz bir şekilde evlendireceğiz diye düşünüyorum" dedi.



"Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek"

Gençlerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle düğünlerini ertelememesi ve düğün salonu gibi yüksek maliyetli giderlerin başka ihtiyaçlara yönlendirilebilmesi amacıyla projeye önem verdiklerini belirten Başkan Kurnaz, "Amacımız hem nüfus artışına katkı sağlamak hem de evlenmek isteyen gençlerimizin ekonomik nedenlerle evliliklerini ertelemelerinin önüne geçmek. Bir an önce yuva kurmalarını istiyoruz. 2024 yılında İlkadım'ın nüfusu 322 bindi. 2025 yılı sonunda bu sayı 330 bine yükseldi. Nüfusumuzda 8 bin kişilik artış söz konusu. Bu artışın yeni doğumlar mı yoksa adres değişikliklerinden mi kaynaklandığına yönelik çalışmalar sürüyor. Son iki yılda ilçemizin nüfusu 8 bin kişi arttı. Bu artışın yeni doğan bebeklerle daha da desteklenmesini arzu ediyoruz. İlkadım, emekli nüfusun yoğun olduğu bir ilçe görünümünde. Emeklilerimiz başımızın tacı ancak genç nüfusu artıracak adımları da atmaya devam edeceğiz. 'Hoş Geldin Bebek' ve 'Ücretsiz Düğün Salonu' projelerimiz aynı kararlılıkla sürecek" diye konuştu.

Bu yıl şu ana kadar 80 ücretsiz düğün randevusu alan belediyeye başvuruların, düğün sezonunun yoğunlaşmasıyla birlikte artması bekleniyor.

Halfeti Belediyesine operasyon

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin operasyonda aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29 kişi tutuklandı

28.04.2026 10:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 13:04:54
Anadolu Ajansı
Halfeti Belediyesine operasyon
Halfeti Belediyesine operasyon

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Albayrak, eski belediye encümen üyeleri ile çeşitli birimlerde görev yapan personel ve esnafın da bulunduğu 46 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Albayrak'ın da bulunduğu 29 şüpheli tutuklandı. 17 şüpheliden 3'ü serbest bırakılırken, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda 28'i kamu görevlisi olmak üzere toplam 51 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 50 zanlı gözaltına alınmış, 4'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son


Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin AK Partili önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

28.04.2026 07:54:00 / Güncelleme: 28.04.2026 07:59:18
Haber Merkezi/AA
Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son
Halfeti Belediyesine yönelik operasyonda beklenen son

Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesinin AK Partili önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 46 şüpheliden, aralarında AK Parti'den seçilen eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın da bulunduğu 29'u tutuklandı.

Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Birecik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında eski Halfeti Belediye Başkanı Albayrak, eski belediye encümen üyeleri ile çeşitli birimlerde görev yapan personel ve esnafın da bulunduğu 46 zanlının adliyedeki işlemleri tamamlandı.

Aralarında Albayrak'ın da bulunduğu 29 şüpheli tutuklandı. 17 şüpheliden 3'ü serbest bırakılırken, 14'ü ise adli kontrol şartıyla salıverildi.

Halfeti Belediyesinin önceki yönetim dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarına yönelik 24 Nisan'da düzenlenen operasyonda 28'i kamu görevlisi olmak üzere toplam 51 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 50 zanlı gözaltına alınmış, 4'ü emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.

Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu


 
Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.

28.04.2026 07:19:00
Haber Merkezi
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu
Avrupalı raportörlerden Türkiye'ye demokrasi mektubu

Avrupa kurumları raportörleri, Türkiye'de yerel demokrasiyi etkileyen konulara ilişkin, "insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü" vurgusu yapılan ortak mektup kaleme aldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye hitaben yazılan mektupta Avrupa kurumlarının yetkililerinin, "sorunların aşılması için birlikte çalışma" ve "Türkiye'nin demokratik yükümlülüklerini yerine getirmesine daha fazla destek verme" vurguları dikkat çekiyor.

Pek rastlanılan bir durum değil

Avrupalı farklı kurumların ortak bir mektup girişimde bulunması, örneğine pek rastlanan bir durum değil. İlgili kurumların Türkiye ile iş birliğinin, ortak değerler olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulu olduğunun ve bu değerlerin devam eden ilişkilerin temelini oluşturduğunun altının çizildiği mektupta şu ifadelere yer verildi: "Bu nedenle, ülkenizdeki yerel demokrasiyi etkileyen son gelişmelerle ilgili ortak endişelerimizi dile getirmek ve bu sorunların üstesinden gelmek için nasıl birlikte çalışabileceğimizi görüşmek amacıyla size ortaklaşa sesleniyoruz."

İmamoğlu'nun yargılanmasına atıf

Mektupta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu yargılanmasında ikinci yıla girildiği ve Türkiye'de muhalefete bağlı birçok yerel seçilmiş temsilcinin de uzun süredir tutuklu olduğu hatırlatıldı.

Ortak mektupta, "Mevcut durum, seçmenlerin temsilcilerini özgürce seçme hakkını zedeleyerek genel olarak demokrasiyi zayıflatmaktadır" denildi.
Bu konulardaki endişelerin Türk yetkililerle yürütülen siyasi diyalog aracılığıyla sistematik olarak dile getirildiği de mektuptaki vurgular arasında yer aldı. Demokrasi, adalet ve insan hakları gibi temel ilkelere bağlılık ve seçilmiş temsilcilerin tutuklu yargılanması konusu bağlamında diyaloğu sürdürmeye hazır olunduğunun belirtildiği mektupta şu mesaj verildi:
"Avrupa Konseyi üyesi ve Avrupa Birliği'nin stratejik ortağı olan Türkiye'nin demokratik taahhütlerini yerine getirmesine daha fazla destek vermeye hazırız."

"Süregelen zorlukların üstesinden birlikte gelerek, Türkiye'de demokratik ilke ve değerlerin korunmasında somut ve sürdürülebilir ilerlemeler kaydedilebileceğine" olan inançlarını dile getiren imzacılar, mektubu şu ifadelerle sonlandırdılar: "Ortaklık ruhu ve ortak sorumluluk bilinci içinde iş birliğimizin devam etmesini dört gözle bekliyoruz."

Mektupta kimlerin imzası var?

Mektupta, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Raportörleri Lord David Blencathra ve Yves Cruchten, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'nden Bryony Rudkin, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jelena Drenjanin'in imzaları bulunuyor.
Bu kurumlar insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında Türkiye konusunda zaman zaman benzer mektuplar ya da rapor ve kararlarla devreye giriyor. Son mektubu diğerlerinden farklı kılan en dikkat çekici unsursa, farklı kurumların aynı konuda ortak hareket etmeyi tercih etmesi. Özellikle Avrupa Konseyi ve bağlantılı kurumların Türkiye konusunda Avrupa Parlamentosu'yla ortak girişimde bulunması, örneğine pek rastlanmayan bir durum. Mektubun ortak yazılmış olması, vurgu yapılan konularda Avrupa kurumlarının kurumsal kimlikleri farklı da olsa aynı çizgide olduklarını göstermesi açısından önemli.

Yakından izleniyor

Türkiye'de yerel yöneticilere yönelik tutuklamalar Türkiye'nin de üye olduğu Avrupa Konseyi ile aday ülke olduğu Avrupa Birliği (AB) kurumları tarafından yakından izleniyor.
Bununla birlikte son dönemde özellikle insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında eskisine oranla daha az tepki verilmesi dikkat çekiyor.
AB yetkilileri tepkisizliğin söz konusu olmadığını belirterek, "Raporlarımızda bu konulara detaylı şekilde değiniyoruz" tezini öne çıkarıyorlar.
Mektubun imzacılarından olan Sanchez Amor, Şubatta, Türkiye Raporu taslağının görüşüldüğü AP oturumunda, AB Komisyonu'nun ve AB Konseyi'nin "Türkiye'deki demokratik gerilemeye" karşı sessiz kalarak AB'nin imajına büyük ölçüde zarar verdiğini söyledi.
Amor aynı oturumda, "Türkiye'deki Avrupa ve demokrasi yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz" diye konuşmuştu.
Mektuptaki konular, ilgili kurumların raporlarında yer almayı sürdürüyor.
AP'nin, Mayısta yapılacak oylamayla nihai halini alacak Türkiye Raporu taslağında Türkiye'de yerel demokrasinin kötüye gitmesinden ciddi endişe duyulduğu vurgulanıyor.

Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı


 
 
İstanbul Yeniköy'de ünlülerin yalıları önünde karaya oturan konteyner gemisinin kurtarılması için çalışma başlatıldı.
 

28.04.2026 06:01:00 / Güncelleme: 28.04.2026 06:48:12
HABER MERKEZİ/AA
Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı
Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı

İstanbul Boğazı'nda seyreden "KAPPA" isimli 148 metre uzunluğundaki Türk bayraklı konteyner gemisi, gece saatlerinde Yeniköy önlerinde karaya oturdu. İhbar üzerine olay yerine polis ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri sevk edildi.
Ekipler, konteyner gemisinin kurtarılması için çalışma başlattı.



İstanbul Boğazı gemi trafiği askıya alındı

KEGM'den konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Rusya'dan Kocaeli'ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönde ve geçici olarak askıya alındı" ifadeleri kullanıldı.

Belediye personeline satırla saldırı

Ordu'da belediye binasında bir kişinin, belediye başkanının sekreterini satırla yaraladığı anların güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı

27.04.2026 16:18:00
İHA
Belediye personeline satırla saldırı
Belediye personeline satırla saldırı
Ordu'nun Aybastı ilçesinde 6 gün önce belediye binasında bir kişinin, belediye başkanının sekreterini satırla yaraladığı anların güvenlik kamerası görüntüsü ortaya çıktı.  

Olay, 21 Nisan günü saat 10.50'de meydana geldi. Aybastı Belediyesi'ne giden Yusuf Doğan isimli şahıs, belediye çalışanı ve başkanın sekreteri Adem Demirkale'ye bazı sorular sordu. Bir süre sonra Yusuf Doğan, Demirkale'nin başına satırın keskin kısmıyla 2 kez vurdu. Bu esnada Demirkale ve diğer belediye çalışanları şahsı etkisiz hale getirdi. Başından yaralanan Demirkale, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulansla Fatsa'daki bir hastaneye sevk edildi.

Olay anı güvenlik kamerasında

Olayın yaşandığı an ise belediyeye ait güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, Yusuf Doğan isimli şahsın sekreterlik odasına geldiği, bir süre sonra ceketinin cebinden çıkardığı satırın keskin kısmıyla Demirkale'nin başına 2 kez vurduğu anlar yer alıyor. Ayrıca saldırıyı gerçekleştiren şahsın ikna edilerek güçlükle elinden satırın alındığı anlar da görüntülere yansıdı.

Öte yandan, olayın ardından gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Yusuf Doğan, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.