logo
19 ŞUBAT 2026


Yaşadığını ispat etmeye çalışırken ikinci kez öldü

Nüfus kayıtlarına göre 1950 yılında öldüğünü öğrenen 87 yaşındaki İbrahim Dikici, yaşadığını ispat etmek için hukuk mücadelesi başlattıktan sonra 'ikinci kez' vefat etti. Dikici'nin ailesi, yaşadığını ispatlamaya çalışan Dikici'nin bu kez de öldüğünü ispat etmek için mücadele verdi. Bürokratik işlemler sebebiyle 5 gün boyunca morgda kalan Dikici'nin cenazesi, güçlükle defnedilebildi.

24.03.2021 11:33:00
Yaşadığını ispat etmeye çalışırken ikinci kez öldü
Yaşadığını ispat etmeye çalışırken ikinci kez öldü
Nüfus kayıtlarına göre 1950 yılında öldüğünü öğrenen 87 yaşındaki İbrahim Dikici, yaşadığını ispat etmek için hukuk mücadelesi başlattıktan sonra 'ikinci kez' vefat etti. Dikici'nin ailesi, yaşadığını ispatlamaya çalışan Dikici'nin bu kez de öldüğünü ispat etmek için mücadele verdi. Bürokratik işlemler sebebiyle 5 gün boyunca morgda kalan Dikici'nin cenazesi, güçlükle defnedilebildi.

Olay, İzmir'de meydana geldi. 87 yaşındaki İbrahim Dikici, sağlık sorunları nedeniyle 2018 yılında hastaneye gittiğinde nüfus kayıtlarına göre ölü olduğunu öğrendi. Bunun üzerine isim ve soy isim olmadan 'adli vaka' olarak girişi yapıldı. Dikici'nin yakınları ise sorunu çözmek için araştırma yapmaya başladı. Nüfus kayıtlarında Dikici'nin 5 Mayıs 1950 tarihinde henüz 16 yaşındayken öldüğünün yazıldığı, kaydın da tanımadıkları M.B. isimli şahsın beyanı ve Kayseri Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğünün yaptığı tahkikat sonucu

2018 yılında gerçekleştiği anlaşıldı. Bunun üzerine İbrahim Dikici'nin yaşadığını ispat etmek için 2 Mart'ta hukuk mücadelesi başlatıldı. 18 Mart'ta Dikici'den kan örneği alındı, anne babası ve çocukları hayatta olmadığı için mezarları açılarak DNA tespiti yapılmasına karar verildi. Ancak yaşadığını bir türlü ispat edemeyen adam, kan örneği alındığı günün gecesi böbrek yetmezliğinden hayatını kaybetti. Dikici'nin ailesi, bu kez de İbrahim Dikici'nin 1950 yılında değil, 2021 yılında öldüğünü ispat etmeye çalıştı. Cenazesi 5 gün boyunca morgda kalan Dikici, uzun uğraşlar sonucu defnedildi. Adeta ikinci kez ölen adamın yakınları, nüfus kayıtlarındaki karışıklıktan dolayı mezar taşına isim soy isim yazamadıklarını, Dikici'yi ölü gösterenler hakkında dava açacaklarını söyledi.

'Hayatta olduğunu kanıtlamaya çalışırken vefat etti'

Dikici'nin yeğeni İnanç Dikici, 'Amcam 2018 yılında hastaneye kaldırıldığında nüfus kayıtlarında ölü olduğu tespit edildi. Biz nüfus müdürlüğüne, adli makamlara müracaat ettik ama sonuç alamadık. Hatta ben 2019 yılında suç duyurusunda bulundum ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıktı. Biz hayatta olduğunu kanıtlamaya çalışırken amcam 18 Mart gecesi vefat etti. Vefatı ile birlikte sorunlar da devam etti. 5 gün geçmesine rağmen defin işlemlerini yapamadık. Nüfus kayıtlarında neden ölü gösterildiğine dair bir fikrimiz yok. Özellikle manevi anlamda ciddi bir mağduriyetimiz var. Acımızı yaşayamadan cenazemizi defnetmeye çalıştık. Mezar taşında isim ve soy isim olmadan defnedildi' dedi.

'Tanımadığımız bir şahsın beyanı ve tahkikat sonucu ölü gösterilmiş'

Amcasının 87 yaşında vefat ettiğini ancak nüfus kayıtlarına göre 16 yaşında bir çocukken ölmüş gibi göründüğünü kaydeden İnanç Dikici, 'Amcam 87 yaşında vefat etti ama nüfus kayıtlarında 16 yaşında ölmüş gibi bir kayıt var. Bunun hangi belgeye dayandırıldığına dair bir fikrimiz yok. 17 Temmuz 2018'de, Kayseri Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğünün yaptığı tahkikat ve tanımadığımız M.B. isimli bir şahsın beyanına ilişkin ölü gösterildiği bilgisine ulaştık. Herkes istediği gibi herkesi ölü gösterebiliyor mu' Bu, bu kadar kolay mı' Biz defin bile yapamazken insanların bu şekilde beyan yapabilmesi şaşırtıcı. M.B.'nin 2018'de yaptığı bildirim ve yapılan tahkikat, amcamın 5 Mayıs 1950'de öldüğüne dair. Biz ise 2 Mart'ta 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtık. Amcamın sağ olduğunu ispatlamaya çalışırken amcam 18 Mart gecesi vefat etti. Amcamızın 1950'de değil 2021'de vefat ettiğini ispat etmeye çalışıyoruz' diye konuştu.

Mezar taşında isim yazmıyor

Dikici'nin yeğenlerinden Anıl Özırmak da, 'Dayım 5 gün morgda kaldı. Zaten ölü görüldüğü için işlemleri halletmemiz uzun sürdü. Sonunda defnedebildik. Dayımı annesinin mezarının üstüne defnettik ancak bu kez de mezar taşında isim ve soy isim yazılı değil. Dava sonuçlandıktan sonra mezar taşına ismini yazdıracağız' dedi.

'İkinci kez ölmüş gibi oldu'

Dikici Ailesi Avukatı Esra Erdoğan, 'İbrahim Dikici'nin 1950 yılında öldüğüne dair kayıt geçilmiş. 2018 yılında M.B. isimli bir kişinin bildirimi ile tahkikat sonucu çevredeki insanlar da 'evet bu kişi öldü' şeklinde beyanda bulunmuş ancak İbrahim Dikici 18 Mart 2021'de vefat etti. Sağ olan bir kişi asılsız beyanlarla ölü olarak gösterilmiş. Ne bir ölüm belgesi alınmış ne de ailesine sorulmuş. Sadece tanımadığı kişilerin beyanı ile yaşayan kişi ölü olarak gösterilmiş. Kişinin resmiyette ölü olduğu, hastane işlemi sırasında fark edildi. Hastaneye girişi isim ve soy isim olmadan adli vaka şeklinde gerçekleştirildi. Biz davamızı 2 Mart'ta açtık. İlk duruşma mayıs ayına verildi ancak kendisinin ilk duruşmayı görmesine ömrü yetmedi. Cenaze işlemlerini gerçekleştirmeye çalıştık ama zaten ölü olarak görüldüğü için ölüm raporunun düzenlenmesi sorun oldu. Defin işlemlerini uzun süre gerçekleştiremedik. Cenaze 5 gün morgda bekledi. Ailesi bu süreçte çok yıprandı. Ölüm acısını yaşayamadan cenaze ile uğraşmak durumunda kaldılar. İbrahim Dikici, bu olay nedeniyle ikinci kez ölmüş gibi oldu. 1950 yılında öldü, 2021'de tekrar öldü gibi oldu' ifadelerini kullandı.

Mezarlar açılıp DNA testi yapılacak

1950 yılında İbrahim Dikici'nin 16 yaşındayken ölü olarak gösterildiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

'Aile bu durumu 2018 yılında hastaneye giriş yaparken öğrendi. Hastane, 'bu kişi zaten ölü, alamayız' demiş. Biz de sağ olduğunun tespiti ve ölüm kaydının iptali davası açtık. Acele delil tespiti isteyerek kan örnekleri aldırdık. Kan örnekleri şu an adli tıpta. Kan örneği verildiği günün gecesi de İbrahim Dikici hayatını kaybetti. Dikici'nin hayatta olan anne babası ve çocuğu olmadığı için de DNA testi yapılamıyor. Bu yüzden anne ve babasının mezarı açılacak ve DNA testi yapıldıktan sonra bu kişinin İbrahim Dikici olduğunu ispatlayacağız. Mezar taşının isim ve soy isimsiz görünen kısmını İbrahim Dikici olarak değiştirmeye çalışacağız. Ayrıca asılsız bildirimde bulunan kişiler ve ihmali sebebiyle bu mağduriyete yol açanlar hakkında cezai sürece de başlayacağız.' Erdoğan, bu durumun sık rastlanan bir durum olmadığını sözlerine ekledi.İHA

Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan ayına girilmesiyle fırınlarda "ramazan pidesi" mesaisi de başladı

 

19.02.2026 15:08:00
Anadolu Ajansı
Fırınlarda pide mesaisi başladı
Fırınlarda pide mesaisi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezi pideleri iftar saatine yetiştirmek için fırın ustaları yoğun tempoda çalışıyor. Sabahın erken saatlerinde unu kazanlara dolduran ustalar, yaklaşık bir saat süren yoğurma işleminin ardından hamuru dinlenmeye bırakıyor.

Dinlenen ve belirlenen gramajlara göre bezelenen hamura pide formu veriliyor.

Vatandaşların talebine göre susamlı ve yumurtalı olarak hazırlanan pideler, odun ateşiyle ısıtılan fırınlarda yaklaşık 15 dakikada pişiriliyor. Ustalar, gün boyu üretimlerini aralıksız sürdürüyor.

Pide ustası Tuncay Kızılarslan, her yıl olduğu gibi bu yıl da ramazan pidesi mesaisine başladıklarını söyledi.

Pide yapımının zahmetli bir süreç olduğunu belirten Kızılarslan, mesailerinin Ramazan Bayramı'na kadar devam edeceğini ifade etti.

İftar saatine yakın fırın önlerinde yoğunluk oluştuğunu dile getiren Kızılarslan, vatandaşlara en lezzetli pideleri sunabilmek için titizlikle çalıştıklarını kaydetti.

Kızılarslan, ramazan ayının maneviyatının yüksek olduğuna işaret ederek, "Ramazan bize bolluğu, bereketi hatırlatıyor. Birine sıcak pide ulaştırdığımızda onur duyuyoruz." dedi.

Pide almak için fırına gelen Nedime Özbay da ramazanın ilk gününde pide almak için geldiğini belirterek, ramazan pidesinin kendine has bir lezzeti olduğunu söyledi.

Özbay, tüm vatandaşların ramazan ayını tebrik etti.

Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde "sakız" cinsi bir koyun, tek batında 9 kuzu doğurdu

 

19.02.2026 11:07:00
Anadolu Ajansı
Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu
Denizli'de bir koyun tek batında 9 kuzu doğurdu

Denizli'nin Pamukkale ilçesi Pınarkent Mahallesi'nde hayvancılıkla uğraşan Cemil Doğan, AA muhabirine, tekstil işiyle uğraştıktan sonra hobi amacıyla 6 yıl önce 4 koyunla küçükbaş yetiştiriciliğine başladıklarını söyledi.

Koyununun 9 kuzu doğurmasının mutluluğunu yaşadığını ifade eden Doğan, "Koyunlarımızın sürekli 4-5 doğumları vardı. Bir sefer 6 olmuştu ama 9'u ilk defa oldu, hepsi yaşıyor. Çok şaşırdık. Önce 'Başka bir koyun doğurdu da kaçtı mı'' diye düşündük ama öyle olmadığını fark ettik. İnanamadık ilk başta. Emzirmeye başlayınca annesi bütün yavruları kabul etti. O yüzden sevinçliyiz." diye konuştu.

Veteriner hekim Lütfi Emreoğlu ise "9 olması çok nadir bir durum. Bu da koyunun yumurtalıklarıyla alakalı. En fazla 7 doğum kayıtlı. Zaten sakız ırkı koyunlar normal şartlarda tek batında 5-6 yavru doğurabiliyor ama bu istisnai bir durum." ifadelerini kullandı. 

Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı


 
 
Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.

18.02.2026 22:46:00 / Güncelleme: 18.02.2026 22:55:06
HABER MERKEZİ/AA
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı
Selimiye'deki tartışmalı restorasyon nihayet tamamlandı

Edirne'de restorasyon çalışmalarının ardından yeniden tam kapasite ibadete açılan Selimiye Camisi'nde ilk teravih namazı kılındı.
Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camisi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından ramazan ayında yeniden cemaatle buluştu.

Restorasyon sürecinde bir süre kısmi ibadete açık olan camide, iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından enderun usulü ilk teravih namazı yoğun katılımla eda edildi.
Akşam saatlerinden itibaren camiye gelen vatandaşlar, tarihi mabedin avlusunda ve çevresinde yoğunluk oluşturdu.
Yatsı namazının ardından saf tutan cemaat, ramazanın ilk teravihini kılmanın manevi huzurunu yaşadı. Selimiye Camisi'nin yeniden ibadete açılmasının ramazan ayına ayrı bir anlam kattığını belirten vatandaşlar, emeği geçenlere teşekkür etti.

Restorasyon 5 yıl önce başlamıştı
 
Restorasyonuna Kasım 2021'de başlanan ve çalışmalar süresince kısmi ibadete açık tutulan Selimiye Camisi'nde iç mekandaki çalışmaların tamamlanmasının ardından ilk kez Çarşamba günü namaz kılındı.  İlk tam kapasite namaz ikindi vakti eda edildi. İkindi namazına çok sayıda vatandaş katıldı. Türk-İslam mimarisinin zirve eserleri arasında gösterilen camide, restorasyon kapsamında yürütülen iç mekan düzenlemeleri, güçlendirme ve konservasyon uygulamalarının tamamlanmasıyla birlikte cemaat saf tuttu.
 
 Restorasyon süreci
 
Vakıflar Genel Müdürlüğünce kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı. Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi.
Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi. Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi. İç mekandaki 264 alçı içlikten 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi. Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı.
Orijinaline uygun olarak dokunan halı yerine serildi Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı. Hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.

Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü

Kocaeli'nin Gölcük ve Başiskele ilçelerinde sabah saatlerinde etkili olan lodos nedeniyle dalgalar metrelerce yüksekliğe ulaştı. Deniz taşınca bazı yollar göle döndü

18.02.2026 14:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:20:46
İHA
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'de sabah saatlerinde etkili olan lodos hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgarın etkisiyle dalgalar yükselirken, deniz taşarak kıyı kesimlerinde su baskınlarına neden oldu.



Gölcük ilçesi Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi deniz suyuyla kaplandı. Başiskele ilçesi sahil kesiminde de yollar göle döndü. Yolların su altında kalması nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. İlçe belediyesi ekipleri çalışma gerçekleştirdi.



"Venedik'e döndük"

Esnaf İbrahim Hoşbaşak, "Venedik'e döndük. Lodosta her sene bu hale geliyor. Rıhtımın yükseltilmesini istiyoruz. Elektrik yok, depomu su bastı içiresinde malzemelerim var. Esnafımız çizmelerle dolaşıyor. Marketi su bastı her türlü zararımız var. Bazı işi bilmeyen arkadaşlarımız var deniz suyunun içerisinde geziyor" ifadelerini kullandı.


Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde sabah saatlerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgârın kabarttığı dalgalar sahil yolunu aşarak karayoluna ve mahalle sokaklarına kadar ulaştı. Fırtına sebebiyle denizle karayolu birleşti, evler sular altında kaldı

18.02.2026 13:18:00
İHA
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Denizin taşmasıyla birlikte sağanak yağışın da etkisiyle sokaklar kısa sürede göle döndü. Deniz suyunun yol ile birleşmesi nedeniyle bölgede ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, mahallede maddi hasar meydana geldi.

Kurşunlu Mahallesi sakinleri, her fırtına ve yoğun yağışta benzer manzaraların yaşandığını belirterek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, sahil hattında kalıcı ve koruyucu önlemler alınmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, denizin taşmasını önleyecek bir set yapılması ve altyapının güçlendirilmesi talebinde bulundu.

Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.

Uyuşturucu çok baronlar yok

Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı

18.02.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
Uyuşturucu çok baronlar yok
Uyuşturucu çok baronlar yok
Edirne'de Kapıkule Gümrük sahasında yapılan operasyonlarda 914,33 kilogram esrar yakalandı.

Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekiplerince alınan istihbarat çalışmalar sonucu yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir tır, X-ray taramasına sevk edildi.



Şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine araçta narkotik köpekleri Thorin ve Neptün ile yapılan aramada, dondurulmuş tavuk etlerinin arasına gizlenmiş 763 vakumlu paket halinde 886,366 kilogram esrar ele geçirildi.

Pikapta gizli bölmelerden çıktı



Kapıkule'ye gelen pikap da istihbari bilgileri doğrultusunda X-ray taramasına yönlendirildi. Tespit edilen şüpheli yoğunluk üzerine yapılan detaylı aramada aracın gizli bölmelerinde 49 paket halinde 27,964 kilogram esrar bulundu.

İki ayrı olayla ilgili gözaltına alınan 3 şüpheli, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldüğünü belirterek, "Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi." ifadesini kullandı

18.02.2026 10:21:00
Anadolu Ajansı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı
41 ürünün 27'sinde fiyat arttı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ramazan öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, fiyat hareketlerinin Birlik tarafından incelendiğini bildirdi.

Geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesindeki fiyatlara bakıldığında, bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleştiğini aktaran Bayraktar, "Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limonu, yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu." değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, geçen yıl ile bu yılın ramazan ayı öncesine göre, üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görüldüğünün, bir üründe fiyat değişimi yaşanmadığının altını çizerek, üreticide en fazla fiyat düşüşünün yüzde 68,5 ile kuru soğanda gerçekleştiğini vurguladı. Kuru soğanı, yüzde 44 ile beyaz lahananın, yüzde 29,8 ile sivri biberin, yüzde 23 ile patatesin izlediğine dikkat çeken Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 212,7 ile limonda görüldüğünü, limonu 160 ile antepfıstığının, yüzde 133,3 ile kuru kayısının, yüzde 100 ile kırmızı mercimeğin takip ettiğini kaydetti.

"41 ürünün 27'sinin fiyatı arttı"

Marketlerde 28 Ocak-12 Şubat 2026 fiyatlarını da incelediklerinin altını çizen Bayraktar, şöyle devam etti:

"15 günlük süreçte, markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün, yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasayı yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimeği yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç takip etti."

Bayraktar, söz konusu dönemdeki üretici fiyatlarına ilişkin gelişmelere de değinerek, 15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyatın artığını, 4'ünde fiyatın düştüğünü, 8 üründe ise fiyat değişimi görülmediğini belirtti. Üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 17 ile karnabaharda görüldüğünü, bunu yüzde 12,7 ile kuru soğanın ve fındığın, yüzde 9,4 ile patatesin izlediğine işaret eden Bayraktar, üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 47,3 ile maydanozda tespit edildiğini bildirdi.

Maydanozu yüzde 36,1 ile marulun, yüzde 28,8 ile mandalinanın, yüzde 28,6 ile havucun, yüzde 23,9 ile pırasanın takip ettiğini aktaran Bayraktar, "Kuru soğanda, rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025'te yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları, son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü." ifadelerini kullandı.

Vatandaşlara ramazan alışverişi uyarısı

Bayraktar, aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Birliğimizce, Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün, 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Aynı markanın aynı gramajda ürünün, farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde, ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarında değişimler olduğu görülüyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen, üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken, taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmeli. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalı." 

Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha

Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı. Firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor

18.02.2026 09:23:00
İhlas Haber Ajansı
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
Otoparktan çalınan 30 milyon dolara ilişkin 2 gözaltı daha
İstanbul Bakırköy'de site otoparkındaki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin 2 kişi daha gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki iki araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin başlatılan soruşturmada gözaltına 11 kişi alınmıştı.

Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u gözaltına alınarak cezaevine gönderilirken, 2 kişiye ise yurt dışı yasağı uygulanarak adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı. Olayla bağlantısı olduğu tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 100 bin ABD dolarına el konuldu.

Hırsızlık suçuyla irtibatlı olduğu değerlendirilen firari altı şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.