logo
24 HAZİRAN 2026

Yaşam Ayavefe'den Yerel Pazarların Canlandırılması İçin Projeler

10.07.2024 15:02:00
Reklam
Yaşam Ayavefe'den Yerel Pazarların Canlandırılması İçin Projeler
Yaşam Ayavefe'den Yerel Pazarların Canlandırılması İçin Projeler

 
Yaşam Ayavefe, son dönemde yerel pazarları canlandırmak için başlattığı projelerle adından sıkça söz ettiriyor. Bu bağlamda, kendisiyle gerçekleştirilen bir röportajda, bu projelerin detaylarına ve hedeflerine dair önemli bilgiler paylaştı.
Yerel ekonomilerin güçlenmesine büyük önem veren Ayavefe, "Yerel pazarlar, bir şehrin kalbidir. Burada yapılan her satış, o şehrin ekonomik dolaşımını hızlandırır ve kalkınmasına katkı sağlar." diyerek projelerinin temel motivasyonunu açıkladı.
Projelerin ana hedeflerinden biri, küçük işletmelerin ve yerel üreticilerin desteklenmesi. Yaşam Ayavefe bu bağlamda, "Küçük işletmelerin güçlenmesi, toplumun geneline yayılan bir refahın temelidir. Bu yüzden projelerimizde, onlara yönelik finansal ve eğitimsel desteklerin yanı sıra, yerel ürünlerin tanıtımına da büyük önem veriyoruz." şeklinde konuştu.
Röportajda, projelerin yerel topluluklar üzerindeki etkilerine de değinildi. Ayavefe, "Yerel pazarları canlandırarak, hem istihdam yaratıyor hem de insanların kendi şehirlerinde kaliteli ve uygun fiyatlı ürünler bulmalarını sağlıyoruz." dedi ve ekledi: "Bu projeler aynı zamanda şehirlerin sosyal dokusunu güçlendiriyor, insanları bir araya getiriyor."
Geleceğe dair planlarını da paylaşan Yaşam Ayavefe, yerel pazarları daha da canlandırmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak adına yeni projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti. "Gelecekte, teknolojinin gücünden daha fazla yararlanarak, yerel pazarların dijitalleşmesini sağlamak istiyoruz. Bu sayede, yerel üreticilerin ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmasına olanak tanıyacağız." ifadelerini kullandı.
Röportaj sonunda, Ayavefe'nin yerel pazarlara yönelik projelerinin, ekonomik ve sosyal açıdan birçok olumlu etki yarattığı ve bu projelerin, yerel toplulukların güçlenmesine önemli katkılar sağladığı vurgulandı.

Yaşam Ayavefe Kimdir?

Yaşam Ayavefe, iş ve sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan, toplumsal kalkınmayı önemseyen bir iş insanıdır. Kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportajda, yerel pazarların canlandırılması adına geliştirdiği projeler ve bu projelerin topluma olan etkileri üzerine konuştuk.
Röportajımız sırasında, Yaşam Ayavefe'nin iş dünyasındaki deneyimleri ve toplumsal kalkınmaya olan katkıları hakkında detaylı bilgiler edindik. Kendisi, yerel ekonomilerin güçlendirilmesi ve küçük işletmelerin desteklenmesi yoluyla, sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabileceğine inanıyor.
Yerel pazarları canlandırma projeleri hakkında konuşurken, Yaşam Ayavefe bu projelerin, küçük işletmelerin ve yerel üreticilerin daha görünür olmalarını sağlayarak, onların ekonomik büyümeye daha fazla katkıda bulunmalarını hedeflediğini belirtti. Projelerin amacının, yerel ekonomilerin güçlenmesine yardımcı olmak ve böylece genel ekonomik büyümeyi desteklemek olduğunu vurguladı.

Kendisine projelerin toplumsal faydaları hakkında sorular yönelttiğimizde, Yaşam Ayavefe, toplumsal faydanın projelerinin temel taşı olduğunu ifade etti. Projelerin, toplumun çeşitli kesimlerine, özellikle de ekonomik açıdan dezavantajlı gruplara yardımcı olmayı amaçladığını söyledi. Sürdürülebilirlik ve çevre dostu uygulamaların da projelerde önemli bir yer tuttuğunu ekledi.
Geleceğe yönelik planlarına değindiğimizde ise, Yaşam Ayavefe yerel pazarları daha da canlandırmak ve genişletmek adına yeni projeler üzerinde çalıştığını belirtti. Bu projelerin, yerel ve ulusal ekonomiye daha fazla katkı sağlamasını hedeflediğini, böylece toplumsal refahın artırılmasına katkıda bulunmayı amaçladığını ifade etti.
Röportajımız boyunca, Yaşam Ayavefe'nin tutkusu ve topluma olan bağlılığı, onun sadece başarılı bir iş insanı değil, aynı zamanda toplumsal değer yaratan bir lider olduğunu gösterdi. Yerel pazarları canlandırma projeleriyle, toplumsal ve ekonomik kalkınmaya önemli katkılarda bulunmaya devam ediyor.

Yerel Pazarlara Yönelik Projeler

Yaşam Ayavefe ve ekibi, yerel ekonomileri canlandırmak ve küçük işletmelere destek olmak amacıyla bir dizi projeyi hayata geçirdi. Bu projelerin amacı, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi teşvik etmek ve yerel pazarların daha dinamik hale gelmesini sağlamaktır. Bu bağlamda, bir röportaj gerçekleştirdik ve projelerin detaylarına dair önemli bilgiler edindik.

Röportajcı: Yaşam Ayavefe, yerel pazarları canlandırmaya yönelik başlattığınız projeler hakkında bize bilgi verebilir misiniz?
Yaşam Ayavefe: Elbette. Projelerimiz, özellikle küçük işletmelerin ve yerel üreticilerin desteklenmesine odaklanıyor. Amacımız, onların ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırarak, yerel ekonomilerin kalkınmasına katkı sağlamak. Bu kapsamda, yerel pazar yerlerinin modernizasyonu, dijital pazarlama eğitimleri ve mikro finansman desteği gibi çeşitli faaliyetler yürütüyoruz.

Röportajcı: Projelerinizin yerel ekonomiye etkisi nedir?
Yaşam Ayavefe: Projelerimiz sayesinde birçok yerel işletme, ürünlerini daha geniş bir pazara sunma fırsatı buldu. Bu da satışlarının artmasına ve dolayısıyla yerel ekonomilerin güçlenmesine yol açtı. Ayrıca, istihdam olanaklarının artması gibi toplumsal faydalar da sağladık.

Röportajcı: Sürdürülebilirlik açısından projeleriniz nasıl bir yol izliyor?
Yaşam Ayavefe: Sürdürülebilirlik bizim için çok önemli. Projelerimizi tasarlarken, çevresel etkileri minimalize etmeye özen gösteriyoruz. Örneğin, yerel üreticileri organik tarım yöntemlerini benimsemeye teşvik ediyoruz. Böylece hem çevreyi koruyor hem de sağlıklı ürünlerin üretilmesine katkı sağlıyoruz.

Röportajcı: Gelecek planlarınız arasında neler var?
Yaşam Ayavefe: Yerel pazarları daha da canlandırmak ve genişletmek adına yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Özellikle teknolojik altyapıyı güçlendirerek, yerel üreticilerin e-ticaret gibi yeni satış kanallarından faydalanmalarını sağlamak istiyoruz. Bunun yanı sıra, uluslararası pazarlara açılma yönünde de çalışmalarımız olacak.
Röportajımızın sonunda, Yaşam Ayavefe'nin yerel pazarları canlandırma ve küçük işletmeleri destekleme konusundaki kararlılığını ve bu alandaki yenilikçi yaklaşımlarını daha iyi anlamış olduk. Projelerin, yerel ekonomilere ve topluluklara sağladığı katkılar umut verici.

Projelerin Yerel Ekonomiye Etkileri

Yaşam Ayavefe ile Yapılan Röportaj: Yerel Ekonomilere Can Suyu Olacak Projeler
Yerel ekonomilerin canlanması ve küçük işletmelerin güçlenmesi adına önemli adımlar atan Yaşam Ayavefe, geliştirdiği projelerle dikkat çekiyor. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz röportajda, projelerin amacına, yerel ekonomilere etkilerine ve gelecek hedeflerine dair önemli bilgiler paylaşıldı.

Röportajcı: Yaşam Ayavefe, yerel ekonomiler üzerindeki etkilerinizle tanınıyorsunuz. Bu projelerin temel amacı nedir?
Yaşam Ayavefe: Temel amacımız, yerel pazarları güçlendirerek ekonomik kalkınmayı hızlandırmak ve istihdam olanaklarını artırmaktır. Bu sayede hem yerel üreticiler desteklenmiş olacak hem de toplumun geneline ekonomik anlamda pozitif yansımaları olacaktır.

Röportajcı: Projelerinizin yerel ekonomilere katkılarından bahseder misiniz?
• Yaşam Ayavefe: Projelerimiz, öncelikle küçük işletmelerin finansal desteklerle güçlenmesini sağlıyor. Bu işletmelerin pazarlama ve satış stratejilerini geliştirmelerine yardımcı oluyoruz.
• Yaşam Ayavefe: Ayrıca, yerel ürünlerin tanıtımına büyük önem veriyoruz. Bu sayede hem iç pazarı canlandırıyor hem de dış pazarlara açılma imkanı sunuyoruz.
• Yaşam Ayavefe: İstihdam yaratma konusunda da aktif çalışmalarımız var. Özellikle genç ve kadın girişimcileri destekleyerek, onlara iş kurma ve geliştirme konularında mentorluk yapıyoruz.

Röportajcı: Projelerinizin sürdürülebilirliği hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Yaşam Ayavefe: Sürdürülebilirlik bizim için çok önemli. Projelerimizi tasarlarken, çevresel etkileri de göz önünde bulunduruyoruz. Yerel ekonomileri canlandırırken, doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine de büyük önem veriyoruz.

Röportajcı: Geleceğe yönelik planlarınız nelerdir?
Yaşam Ayavefe: Yerel ekonomileri daha da güçlendirmek ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak adına yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Ayrıca, yerel ve ulusal düzeyde iş birliklerini artırarak, projelerimizin etki alanını genişletmeyi hedefliyoruz.
Röportajımızda Yaşam Ayavefe ile yerel ekonomilere can suyu olacak projeleri ve bu projelerin geleceğe yönelik planlarını konuştuk. Yerel ekonomilerin güçlenmesi, istihdamın artması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması adına yapılan bu çalışmalar, toplumun her kesimi için umut vaat ediyor.

Toplumsal Faydalar ve Sürdürülebilirlik

Yaşam Ayavefe'nin sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda yaklaşımı, onun projelerinin temel taşlarını oluşturuyor. Bu bağlamda, yerel topluluklara ve çevreye olan katkıları üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
Ayavefe ile yapılan söyleşi, onun vizyonunu ve yerel pazarlarla ilgili projelerinin topluma nasıl katkı sağladığını daha iyi anlamamıza olanak tanıdı.

Röportajcı: Projelerinizin temelinde toplumsal fayda ve çevresel sürdürülebilirlik var. Bu vizyonu nasıl geliştirdiniz?
Yaşam Ayavefe: Toplumun ve çevrenin karşılaştığı zorluklara duyarlı bir yaklaşım geliştirmek istedim. Yerel pazarları canlandırarak hem ekonomik büyümeyi teşvik etmek hem de çevresel dengenin korunmasına katkıda bulunmak mümkün. Bu, sadece bir iş modeli değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi.

Röportajcı: Projelerinizle yerel ekonomilere nasıl katkı sağlıyorsunuz?
Yaşam Ayavefe: Yerel üreticileri destekleyerek ve küçük işletmelere kaynak sağlayarak onların büyümesine yardımcı oluyoruz. Bu, yerel ekonomilerin canlanmasına ve istihdam fırsatlarının artmasına yol açıyor. Ayrıca, yerel ürünlerin kullanımını teşvik ederek çevresel ayak izimizi azaltıyoruz.

Röportajcı: Sürdürülebilirlik projelerinizin topluma etkisi nedir?
Yaşam Ayavefe: Projelerimiz, toplumun sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunuyor. Örneğin, atık azaltma ve yenilenebilir enerji kullanımı gibi uygulamalarla çevresel bilinci artırıyoruz. Bu yaklaşım, toplumun her kesiminden insanı çevre koruma çabalarına dahil etmeyi amaçlıyor.

Röportajcı: Gelecekteki planlarınız nelerdir?
Yaşam Ayavefe: Amacımız, projelerimizi daha geniş bir alana yaymak ve daha fazla yerel topluluğa ulaşmak. Bu sayede, sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal fayda sağlama hedeflerimize daha geniş bir ölçekte ulaşmayı planlıyoruz.
Bu röportaj, Yaşam Ayavefe'nin toplumsal fayda ve çevresel sürdürülebilirliğe olan derin bağlılığını gösteriyor. Projeleri, yerel toplulukların güçlenmesine ve daha yeşil bir geleceğe doğru ilerlememize yardımcı oluyor.

Geleceğe Yönelik Planlar üzerine gerçekleştirdiğimiz röportajda, yerel pazarların canlandırılması ve genişletilmesi konusunda önemli adımlar atan Yaşam Ayavefe ile konuştuk. Kendisi, bu alandaki yeni projeleri ve gelecek vizyonunu bizlerle paylaştı.
Röportajımıza, Yaşam Ayavefe'nin yerel pazarlara yönelik yaklaşımıyla başladık. "Yerel pazarlar, ekonominin can damarlarından biridir. Bu pazarları canlandırmak, hem ekonomik büyümeyi teşvik eder hem de toplumsal refahı artırır," diyerek sözlerine başlayan Ayavefe, projelerinin temelinde yerel üreticileri desteklemenin yattığını vurguladı.
Yeni projeler hakkında sorularımızı yanıtlayan Ayavefe, "Yerel üreticileri ve küçük işletmeleri destekleyerek, onların daha geniş pazarlara ulaşmalarını sağlamak temel hedefimiz. Bunun için dijital platformlar ve yerel pazar yerleri oluşturmayı planlıyoruz," dedi. Bu projelerin yerel ekonomiye katkısıyla ilgili olarak ise, "Yerel ekonominin güçlenmesi, istihdamın artması ve sürdürülebilir bir kalkınma sağlanması hedeflenmektedir," şeklinde konuştu.
Sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda konularına da değinen Ayavefe, projelerinin çevresel etkilere de dikkat ettiğini belirtti. "Her projemizde, çevresel etkileri en aza indirgemeyi ve doğal kaynakları korumayı hedefliyoruz. Böylece hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlıyoruz," ifadelerini kullandı.
Geleceğe yönelik planlarına ilişkin ise, Ayavefe şunları söyledi: "Yerel pazarları daha da canlandırmak ve genişletmek için yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Özellikle genç girişimcileri ve yenilikçi projeleri desteklemeyi planlıyoruz. Bu sayede yerel pazarların dinamizmini artırarak, ekonomik kalkınmayı daha da hızlandırmayı hedefliyoruz."
Röportajımız, Yaşam Ayavefe'nin yerel pazarları canlandırma konusundaki kararlılığını ve bu alandaki yenilikçi yaklaşımlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Kendisinin ve ekibinin çalışmaları, yerel ekonomilerin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacak gibi görünüyor.


Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı

Türkiye’ye göç edenler yüzde 25,2 artışla 393 bin 829 kişiye ulaşırken, en çok göç alan ve veren şehir İstanbul oldu, ülkeye gelen yabancı nüfusta ise ilk sırayı Türkmenistan vatandaşları aldı

24.06.2026 19:20:00
AA
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenler yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı

Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı

Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Liderler Zirvesi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile ikili bir görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Kritik zirvede küresel güvenlik ve ikili ilişkiler masaya yatırılacak

24.06.2026 18:20:00
Haber Merkezi
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Trump ile Erdoğan baş başa görüşecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada NATO Liderler Zirvesi'ndeki diplomasi trafiğinin en önemli ayağını duyurdu. Erdoğan, zirve programı kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile baş başa bir araya geleceğini açıkladı. Bu görüşme, iki liderin küresel ve bölgesel gelişmeleri en üst düzeyde değerlendirmesi açısından stratejik bir önem taşıyor.

Masadaki kritik başlıklar

İki lider arasında gerçekleşecek baş başa görüşmenin ajandası oldukça yoğun. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre masada yer alacak öncelikli konular şunlar:

• NATO'nun Geleceği: İttifakın genişleme stratejileri ve savunma harcamaları.

• Bölgesel Güvenlik: Orta Doğu'daki son durum ve terörle mücadelede iş birliği.

• Ukrayna Krizi: Savaşın sonlandırılmasına yönelik barış girişimleri ve stratejik adımlar.

• Ekonomik İlişkiler: Türkiye ve ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefleri.

Küresel siyasette gözler bu randevuda

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu açıklaması, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, iki liderin yapacağı bu baş başa görüşmenin sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrini değil, NATO zirvesinden çıkacak ortak kararları da doğrudan etkileyebileceğini belirtiyor. Zirve sürecinde iki liderin heyetler arası görüşmelerin yanı sıra bu özel formatta bir araya gelmesi, stratejik ortaklığın kritik başlıklarında doğrudan uzlaşı arayışı olarak yorumlanıyor.

Görüşmenin kesin saati ve yerine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir

Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre, gün boyu otoparklarda atıl bekleyen milyonlarca elektrikli araç, enerji krizine karşı devasa birer mobil bataryaya dönüşüyor

24.06.2026 18:00:00
Eyüp Kabil
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Araçtan şebekeye (V2G) teknolojisi küresel enerji krizini çözebilir
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Çin'de düzenlenen "Summer Davos" liderler zirvesinde yayımlanan güncel rapora göre, Araçtan Izgaraya (Vehicle-to-Grid / V2G) yani "Her Şeyden Şebekeye" enerji aktarım teknolojisi küresel enerji altyapısını kurtaracak en önemli hamlelerden biri olarak kabul edildi. Yapay zeka yazılımları ve gelişmiş akıllı şebeke altyapılarıyla desteklenen bu sistem, elektrikli araçların sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda şebekeyi besleyen aktif birer güç istasyonu olmasını sağlıyor.

Dünya genelinde elektrik şebekelerinin aşırı yüklenme ve fosil yakıt bağımlılığıyla boğuştuğu bu dönemde, laboratuvardan çıkıp kitlesel üretime hazır hale gelen bu teknoloji, enerji yönetiminde tamamen merkezsiz bir dönemi başlatıyor.


Atıl duran araçlar enerji depolama merkezine dönüşüyor


İstatistiklere göre, dünyadaki binek araçlar ve ev tipi lityum piller günün ortalama yüzde 90'ından fazlasında otoparklarda veya garajlarda hiçbir işlev görmeden bekliyor. V2G teknolojisi, tam da bu atıl kapasiteyi küresel enerji arzını dengelemek üzere devreye sokuyor.

Çift Yönlü Şarj Akışı: Geliştirilen yeni nesil entegre altyapılar sayesinde, elektrikli araç sahipleri pillerini sadece doldurmakla kalmıyor; ihtiyaç anında bu enerjiyi evlerine ya da doğrudan şehir şebekesine geri satabiliyor.

Zirve Saatleri Yönetimi: Elektrik talebinin tavan yaptığı ve kesinti risklerinin arttığı akşam saatlerinde, sisteme bağlı binlerce araçtan şebekeye anlık enerji pompalanıyor.

Maliyet Avantajı: Tüketiciler elektriğin ucuz olduğu gece saatlerinde araçlarını şarj edip, enerjinin pahalı olduğu yoğun saatlerde sisteme geri satarak doğrudan gelir elde edebiliyor.


Yapay zeka ve yenilenebilir enerjinin entegrasyonu


Güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının en büyük problemi, hava durumuna bağlı olarak sürekli dalgalanma göstermeleridir. Yapay zeka destekli V2G yazılımları, hava tahminlerini ve şehirlerin anlık enerji tüketim verilerini analiz ederek milyonlarca aracın ne zaman şarj olacağını, ne zaman şebekeyi besleyeceğini saniyeler içinde optimize ediyor.

Bu entegrasyon sayesinde yeşil enerji kaynaklarından üretilen fazla elektrik ziyan edilmeden milyonlarca aracın bataryasında depolanıyor. Elektrik üretiminin düştüğü anlarda ise bu piller devreye girerek fosil yakıtlı ek santrallerin çalıştırılması ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Küresel çapta test edilen pilot bölgelerde, bu yöntemle karbon salınımında ciddi düşüşler kaydedildi.


Küresel devlerin altyapı yarışı başladı


Teknolojinin ticari olarak ölçeklenmesiyle birlikte hem otomotiv hem de enerji yazılımı şirketleri bu alana milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Enerji ve akıllı şebeke yönetimi üzerine çalışan yeni nesil teknoloji öncüleri, mevcut elektrik şebekelerinin "gizli" kapasitelerini açığa çıkarmak üzere dijital ikizler ve yeni nesil hibrit transformatörler üretiyor.

Apple, Google ve önde gelen küresel otomotiv üreticileri, araç içi yazılımlarını ve şarj ünitelerini bu çift yönlü enerji aktarım standardına uygun hale getirmeye başladı. Sadece batarya kalitesini koruyan değil, aynı zamanda şebekeyle mikro saniyeler düzeyinde güvenli iletişim kuran bu sistemler, geleceğin akıllı şehirlerinin ana omurgasını oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.