Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı tarihe ışık tutuyor
Karadeniz’in en büyüleyici kıyı şeritlerinden birine sahip olan Ordu’nun Perşembe ilçesindeki Yason Burnu, hem el değmemiş doğal güzelliği hem de binlerce yıllık köklü geçmişiyle bölgenin en önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ediyor
24.05.2026 00:56:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Karadeniz'in en büyüleyici kıyı şeritlerinden birine sahip olan Ordu'nun Perşembe ilçesindeki Yason Burnu, hem el değmemiş doğal güzelliği hem de binlerce yıllık köklü geçmişiyle bölgenin en önemli cazibe merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.
Hem arkeolojik hem de doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan bu eşsiz yarımada, mitolojik efsaneleri, tarihi kalıntıları ve büyüleyici gün batımı manzaralarıyla ziyaretçilerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.
Antik çağlarda "Jason's Cape" olarak anılan yarımada, adını Yunan mitolojisinin en ünlü anlatılarından biri olan Argonotlar Efsanesi'nden alıyor.

Mitolojiye göre, Iason (Jason) önderliğindeki Argonotlar, Altın Post'u ele geçirmek amacıyla çıktıkları tehlikeli Karadeniz yolculuğunda bu burunda karaya çıkmış ve burayı bir sığınak olarak kullanmışlardır. Bu efsanevi geçmiş, Yason Burnu'nu sadece bir doğa harikası olmaktan çıkarıp insanlık tarihinin ortak miraslarından biri haline getiriyor.
Yarımadanın üzerinde yükselen en dikkat çekici tarihi yapı ise 1868 yılında bölgede yaşayan Rumlar ve Gürcüler tarafından inşa edilen Yason Kilisesi'dir.

Deniz feneriyle yan yana duran ve aslına uygun olarak restore edilen bu tarihi kilise, Karadeniz'in hırçın dalgalarına karşı yüzyıllardır dimdik ayakta durarak yarımadanın siluetine benzersiz bir zarafet katıyor.
Kıyı şeridinde yer alan antik liman kalıntıları ve taş ocakları ise buranın antik dönemde de hareketli bir deniz ticareti merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.
Yason Burnu, arkeolojik değerinin yanı sıra doğaseverler ve fotoğraf tutkunları için de tam bir görsel şölen sunuyor. Karadeniz otoyolunun gürültüsünden uzak, yeşille mavinin birleştiği bu uç nokta, özellikle Türkiye'de deniz seviyesinde güneşin doğuşunun ve batışının en net, en büyüleyici şekilde izlenebildiği nadir yerlerden biri olarak biliniyor.

Yarımadayı çevreleyen yürüyüş yolları, temiz havası ve sakin atmosferi, kentin stresinden kaçmak isteyenlere huzurlu bir sığınak sunuyor.

Korumacılık ve turizmin dengeli bir şekilde yürütüldüğü Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı, yapılan çevre düzenlemeleriyle aslına zarar verilmeden geleceğe taşınmaya çalışılıyor. Yetkililer ve tarihçiler, bu bölgenin sadece Ordu'nun değil, tüm Karadeniz kültür turizminin amiral gemilerinden biri olduğunu vurgulayarak, alanın doğal dokusunun korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Yason Burnu, dalgaların melodisi eşliğinde hem tarihe tanıklık etmek hem de doğanın sessizliğini dinlemek isteyen herkesi ağırlamayı bekliyor.
Hem arkeolojik hem de doğal sit alanı olarak koruma altında bulunan bu eşsiz yarımada, mitolojik efsaneleri, tarihi kalıntıları ve büyüleyici gün batımı manzaralarıyla ziyaretçilerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.
Antik çağlarda "Jason's Cape" olarak anılan yarımada, adını Yunan mitolojisinin en ünlü anlatılarından biri olan Argonotlar Efsanesi'nden alıyor.

Mitolojiye göre, Iason (Jason) önderliğindeki Argonotlar, Altın Post'u ele geçirmek amacıyla çıktıkları tehlikeli Karadeniz yolculuğunda bu burunda karaya çıkmış ve burayı bir sığınak olarak kullanmışlardır. Bu efsanevi geçmiş, Yason Burnu'nu sadece bir doğa harikası olmaktan çıkarıp insanlık tarihinin ortak miraslarından biri haline getiriyor.
Yarımadanın üzerinde yükselen en dikkat çekici tarihi yapı ise 1868 yılında bölgede yaşayan Rumlar ve Gürcüler tarafından inşa edilen Yason Kilisesi'dir.

Deniz feneriyle yan yana duran ve aslına uygun olarak restore edilen bu tarihi kilise, Karadeniz'in hırçın dalgalarına karşı yüzyıllardır dimdik ayakta durarak yarımadanın siluetine benzersiz bir zarafet katıyor.
Kıyı şeridinde yer alan antik liman kalıntıları ve taş ocakları ise buranın antik dönemde de hareketli bir deniz ticareti merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.
Yason Burnu, arkeolojik değerinin yanı sıra doğaseverler ve fotoğraf tutkunları için de tam bir görsel şölen sunuyor. Karadeniz otoyolunun gürültüsünden uzak, yeşille mavinin birleştiği bu uç nokta, özellikle Türkiye'de deniz seviyesinde güneşin doğuşunun ve batışının en net, en büyüleyici şekilde izlenebildiği nadir yerlerden biri olarak biliniyor.

Yarımadayı çevreleyen yürüyüş yolları, temiz havası ve sakin atmosferi, kentin stresinden kaçmak isteyenlere huzurlu bir sığınak sunuyor.

Korumacılık ve turizmin dengeli bir şekilde yürütüldüğü Yason Burnu Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı, yapılan çevre düzenlemeleriyle aslına zarar verilmeden geleceğe taşınmaya çalışılıyor. Yetkililer ve tarihçiler, bu bölgenin sadece Ordu'nun değil, tüm Karadeniz kültür turizminin amiral gemilerinden biri olduğunu vurgulayarak, alanın doğal dokusunun korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Yason Burnu, dalgaların melodisi eşliğinde hem tarihe tanıklık etmek hem de doğanın sessizliğini dinlemek isteyen herkesi ağırlamayı bekliyor.

















































































