YEMEN ÂLİMLERİNDEN SUUDİ MÜFTÜSÜNE SERT TEPKİ
Suudi Arabistan Müftüsü Salih bin Fevzan el-Fevzan’ın Yemen ve Husiler hakkındaki açıklamaları, Yemen Âlimler Birliği’nin sert tepkisine yol açtı
19.10.2026 10:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Suudi Arabistan Müftüsü Salih bin Fevzan el-Fevzan'ın Yemen ve Husiler hakkındaki açıklamaları, Yemen Âlimler Birliği'nin sert tepkisine yol açtı.
Birlik, müftüyü kralların ve prenslerin talimatları doğrultusunda hareket etmekle suçladı. Gazze'deki katliamlara, Mescid-i Aksa'nın durumuna ve ABD ile İsrail'e karşı sessiz kalınmasına dikkat çeken açıklamada, "Eğer Allah'tan ve kıyamet gününden korkuyorsanız Allah'a tövbe edin" çağrısı yapıldı.
SUUDİ MÜFTÜSÜ YEMEN'İ HEDEF ALDI

Suudi Arabistan Müftüsü Salih bin Fevzan el-Fevzan, Yemen'deki Husileri hedef alan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Husiler, kötülük çetesi ve düşmanların bir komplosudur; inanç ve yöntem bakımından bozulma üzerine kurulmuşlardır."
Yemen'de meşru yönetim altında güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesini en bağlayıcı görevlerden biri olarak nitelendiren el-Fevzan, Suudi askerlerine de yöneticilerinin emirlerine uyma çağrısı yaptı.
Müftü, "Görevinizi yerine getirmeye daima hazır olun; yöneticilerinize ve sahadaki komutanlarınıza itaat edin, emirleri eksiksiz uygulayın" dedi.
Suudi Arabistan'ın savunulmasını da dinî bir görev olarak tanımlayan el-Fevzan, ülkenin sınırlarını korumayı ve saldırıları püskürtmeyi "uğruna canların feda edildiği en büyük görev ve ibadetlerden" biri olarak nitelendirdi.
YEMEN ÂLİMLERİ: "FETVAYI KRALLARIN TALİMATIYLA VERİYORLAR"

Suudi müftüsünün açıklamasına yanıt veren Yemen Âlimler Birliği, el-Fevzan'ı ağır sözlerle eleştirdi. Birlik, müftünün Yemen'e yönelik suçlamalarını "büyük bir iftira ve açık bir yalan" olarak nitelendirdi.
Açıklamada, saray çevresindeki dinî otoritelerin siyasi iktidarın etkisi altında kaldığı öne sürülerek şu ifadeler kullanıldı:
"Bu, fetvayı, bu dünyanın geçici kırıntıları karşılığında, yozlaşmış kralların ve prenslerin talimatları doğrultusunda yerine getirdikleri bir iş olarak gören, kötülüğün ve sarayın âlimlerinin millet için tehlikesini göstermektedir."
Birlik, dinî otoritelerin yöneticilerin politikalarını sorgulamak yerine onların söylemlerini desteklemesini eleştirdi. Açıklamanın merkezindeki soru ise şu oldu: Dinî hüküm verirken Allah'ın emirleri mi, kralların ve veliaht prenslerin beklentileri mi esas alınıyor?
"GAZZE İÇİN NEDEN SESİNİZİ YÜKSELTMEDİNİZ?"

Yemen Âlimler Birliği, Suudi müftüsünün Yemen'e yönelik suçlamalarını eleştirirken Gazze, Filistin ve Mescid-i Aksa konusunda sessiz kalındığını savundu.
Açıklamada, Trump'ın Kâbe'ye hakaret ettiği iddiasına, Kâbe örtüsünün Jeffrey Epstein'e hediye edildiği iddiasına ve kutsallara yönelik diğer tartışmalara karşı yeterli tepki gösterilmediği ileri sürüldü. Birlik, ayrıca Mescid-i Aksa'daki ihlaller ve Gazze'deki saldırılar karşısında dinî otoritelerin tutumunu sorguladı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Yahudilere ve Hristiyanlara sadık kalmak ve onlarla birlikte Filistin halkına karşı ittifak kurmak caiz midir?"
Birlik, Yemen'e yönelik suçlamalarla Filistin meselesindeki tutum arasında çelişki bulunduğunu savunarak, Yemen'in Filistin halkına destek verdiğini belirtti.
"Çünkü Yemen bir sınır değil, Filistin ve Filistin milleti için bir destek ve takviyedir" denilen açıklamada, Yemen'e karşı savaşın kışkırtılması eleştirildi.
"ALKOLÜN SERBEST BIRAKILMASI ALLAH'IN KİTABI'NDA MI YAZIYOR?"
Yemen Âlimler Birliği, Suudi yönetiminin politikalarını dinî meşruiyet üzerinden de sorguladı. Suudi rejiminin Allah'ın Kitabı ve Peygamber'in sünneti üzerine kurulduğu yönündeki iddialarına karşılık, ülkedeki sosyal ve kültürel değişimleri gündeme getirdi.
Açıklamada şu sorular yöneltildi:
"Alkolün serbest bırakılması, peçenin açılması, kutsalların ihlal edilmesi ve eğlence sektöründe kadın ve erkeklerin birlikte dans etmesi Allah'ın Kitabı ve Resulünün Sünnetinden mi geliyor?"
Birlik ayrıca, eğlence sektörüne yapılan harcamaları, ABD'ye yönelik büyük mali taahhütleri ve yabancı askerî varlığını eleştirdi. Yüz milyonlarca insanın açlık çektiği bir dünyada ABD Başkanı Donald Trump'a trilyonlarca dolar verilmesini sorgulayarak şu ifadeyi kullandı:
"İslam'ın ve Müslümanların düşmanı olan Trump'a trilyonlarca dolar vermek Allah'ın Kitabı ve Resulünün Sünnetinden mi geliyor?"
Bu suçlamalar, Birliğin açıklamasında yer alan iddialardır; bağımsız olarak doğrulanmış olgular şeklinde değerlendirilmemelidir.
"ÂLİMLER HAPSE ATILIRKEN NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?"
Yemen Âlimler Birliği, Suudi Arabistan'da yöneticileri eleştiren dinî isimlerin hapsedildiğini de öne sürdü. Açıklamada, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma görevini üstlenmesi gereken âlimlerin siyasi iktidara karşı neden ses çıkarmadığı sorgulandı.
Birlik, Filistin davasına karşı komplo kurulduğu ve İsrail ile ABD'nin çıkarlarına hizmet edildiği iddialarını da gündeme getirerek şu soruyu yöneltti:
"Allah'ın Kitabı ve Resulü'nün Sünnetine göre, Filistin davasına karşı komplo kurmak, Yahudilere ve Hristiyanlara sadık kalmak ve onlarla birlikte Filistin halkına karşı ittifak kurmak caiz midir?"
Açıklamada Suudi rejiminin tarihsel kökenleri de hedef alındı. Rejimin İngiliz sömürgeciliğinin desteğiyle kurulduğu ileri sürülürken, Vahhabilik üzerinden Müslüman toplumlarda ayrışma ve tekfirin yaygınlaştırıldığı iddia edildi.
"EĞER ALLAH'TAN KORKUYORSANIZ TÖVBE EDİN"
Yemen Âlimler Birliği, Suudi müftüsüne ve benzer tutum sergileyen dinî otoritelere çağrıda bulunarak açıklamasını sert ifadelerle tamamladı.
"Ey kötülük âlimleri, eğer içinizde bir zerre iman kaldıysa Allah'tan korkun ve büyük iftirayı, apaçık yalanı ve yalan şahitliği söylemeyin."
Birlik, Suudi yönetimine Yemen'e yönelik saldırganlığı durdurma ve kuşatmayı kaldırma çağrısı yapılması gerektiğini savundu.
Açıklamanın son bölümünde ise şu ifadeler kullanıldı:
"Eğer gerçekten doğruyu söylüyorlarsa Suudilerin iğrençlikleri hakkında doğru sözü söylemelerini, eğer gerçekten dindar insanlarsa Amerika ve İsrail'e karşı seslerini yükseltmelerini ve eğer Allah'tan ve kıyamet gününden korkuyorlarsa Allah'a tövbe etmelerini tavsiye ederiz."
Birlik, müftüyü kralların ve prenslerin talimatları doğrultusunda hareket etmekle suçladı. Gazze'deki katliamlara, Mescid-i Aksa'nın durumuna ve ABD ile İsrail'e karşı sessiz kalınmasına dikkat çeken açıklamada, "Eğer Allah'tan ve kıyamet gününden korkuyorsanız Allah'a tövbe edin" çağrısı yapıldı.
SUUDİ MÜFTÜSÜ YEMEN'İ HEDEF ALDI

Suudi Arabistan Müftüsü Salih bin Fevzan el-Fevzan, Yemen'deki Husileri hedef alan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Husiler, kötülük çetesi ve düşmanların bir komplosudur; inanç ve yöntem bakımından bozulma üzerine kurulmuşlardır."
Yemen'de meşru yönetim altında güvenlik ve istikrarın yeniden tesis edilmesini en bağlayıcı görevlerden biri olarak nitelendiren el-Fevzan, Suudi askerlerine de yöneticilerinin emirlerine uyma çağrısı yaptı.
Müftü, "Görevinizi yerine getirmeye daima hazır olun; yöneticilerinize ve sahadaki komutanlarınıza itaat edin, emirleri eksiksiz uygulayın" dedi.
Suudi Arabistan'ın savunulmasını da dinî bir görev olarak tanımlayan el-Fevzan, ülkenin sınırlarını korumayı ve saldırıları püskürtmeyi "uğruna canların feda edildiği en büyük görev ve ibadetlerden" biri olarak nitelendirdi.
YEMEN ÂLİMLERİ: "FETVAYI KRALLARIN TALİMATIYLA VERİYORLAR"

Suudi müftüsünün açıklamasına yanıt veren Yemen Âlimler Birliği, el-Fevzan'ı ağır sözlerle eleştirdi. Birlik, müftünün Yemen'e yönelik suçlamalarını "büyük bir iftira ve açık bir yalan" olarak nitelendirdi.
Açıklamada, saray çevresindeki dinî otoritelerin siyasi iktidarın etkisi altında kaldığı öne sürülerek şu ifadeler kullanıldı:
"Bu, fetvayı, bu dünyanın geçici kırıntıları karşılığında, yozlaşmış kralların ve prenslerin talimatları doğrultusunda yerine getirdikleri bir iş olarak gören, kötülüğün ve sarayın âlimlerinin millet için tehlikesini göstermektedir."
Birlik, dinî otoritelerin yöneticilerin politikalarını sorgulamak yerine onların söylemlerini desteklemesini eleştirdi. Açıklamanın merkezindeki soru ise şu oldu: Dinî hüküm verirken Allah'ın emirleri mi, kralların ve veliaht prenslerin beklentileri mi esas alınıyor?
"GAZZE İÇİN NEDEN SESİNİZİ YÜKSELTMEDİNİZ?"

Yemen Âlimler Birliği, Suudi müftüsünün Yemen'e yönelik suçlamalarını eleştirirken Gazze, Filistin ve Mescid-i Aksa konusunda sessiz kalındığını savundu.
Açıklamada, Trump'ın Kâbe'ye hakaret ettiği iddiasına, Kâbe örtüsünün Jeffrey Epstein'e hediye edildiği iddiasına ve kutsallara yönelik diğer tartışmalara karşı yeterli tepki gösterilmediği ileri sürüldü. Birlik, ayrıca Mescid-i Aksa'daki ihlaller ve Gazze'deki saldırılar karşısında dinî otoritelerin tutumunu sorguladı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Yahudilere ve Hristiyanlara sadık kalmak ve onlarla birlikte Filistin halkına karşı ittifak kurmak caiz midir?"
Birlik, Yemen'e yönelik suçlamalarla Filistin meselesindeki tutum arasında çelişki bulunduğunu savunarak, Yemen'in Filistin halkına destek verdiğini belirtti.
"Çünkü Yemen bir sınır değil, Filistin ve Filistin milleti için bir destek ve takviyedir" denilen açıklamada, Yemen'e karşı savaşın kışkırtılması eleştirildi.
"ALKOLÜN SERBEST BIRAKILMASI ALLAH'IN KİTABI'NDA MI YAZIYOR?"
Yemen Âlimler Birliği, Suudi yönetiminin politikalarını dinî meşruiyet üzerinden de sorguladı. Suudi rejiminin Allah'ın Kitabı ve Peygamber'in sünneti üzerine kurulduğu yönündeki iddialarına karşılık, ülkedeki sosyal ve kültürel değişimleri gündeme getirdi.
Açıklamada şu sorular yöneltildi:
"Alkolün serbest bırakılması, peçenin açılması, kutsalların ihlal edilmesi ve eğlence sektöründe kadın ve erkeklerin birlikte dans etmesi Allah'ın Kitabı ve Resulünün Sünnetinden mi geliyor?"
Birlik ayrıca, eğlence sektörüne yapılan harcamaları, ABD'ye yönelik büyük mali taahhütleri ve yabancı askerî varlığını eleştirdi. Yüz milyonlarca insanın açlık çektiği bir dünyada ABD Başkanı Donald Trump'a trilyonlarca dolar verilmesini sorgulayarak şu ifadeyi kullandı:
"İslam'ın ve Müslümanların düşmanı olan Trump'a trilyonlarca dolar vermek Allah'ın Kitabı ve Resulünün Sünnetinden mi geliyor?"
Bu suçlamalar, Birliğin açıklamasında yer alan iddialardır; bağımsız olarak doğrulanmış olgular şeklinde değerlendirilmemelidir.
"ÂLİMLER HAPSE ATILIRKEN NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?"
Yemen Âlimler Birliği, Suudi Arabistan'da yöneticileri eleştiren dinî isimlerin hapsedildiğini de öne sürdü. Açıklamada, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma görevini üstlenmesi gereken âlimlerin siyasi iktidara karşı neden ses çıkarmadığı sorgulandı.
Birlik, Filistin davasına karşı komplo kurulduğu ve İsrail ile ABD'nin çıkarlarına hizmet edildiği iddialarını da gündeme getirerek şu soruyu yöneltti:
"Allah'ın Kitabı ve Resulü'nün Sünnetine göre, Filistin davasına karşı komplo kurmak, Yahudilere ve Hristiyanlara sadık kalmak ve onlarla birlikte Filistin halkına karşı ittifak kurmak caiz midir?"
Açıklamada Suudi rejiminin tarihsel kökenleri de hedef alındı. Rejimin İngiliz sömürgeciliğinin desteğiyle kurulduğu ileri sürülürken, Vahhabilik üzerinden Müslüman toplumlarda ayrışma ve tekfirin yaygınlaştırıldığı iddia edildi.
"EĞER ALLAH'TAN KORKUYORSANIZ TÖVBE EDİN"
Yemen Âlimler Birliği, Suudi müftüsüne ve benzer tutum sergileyen dinî otoritelere çağrıda bulunarak açıklamasını sert ifadelerle tamamladı.
"Ey kötülük âlimleri, eğer içinizde bir zerre iman kaldıysa Allah'tan korkun ve büyük iftirayı, apaçık yalanı ve yalan şahitliği söylemeyin."
Birlik, Suudi yönetimine Yemen'e yönelik saldırganlığı durdurma ve kuşatmayı kaldırma çağrısı yapılması gerektiğini savundu.
Açıklamanın son bölümünde ise şu ifadeler kullanıldı:
"Eğer gerçekten doğruyu söylüyorlarsa Suudilerin iğrençlikleri hakkında doğru sözü söylemelerini, eğer gerçekten dindar insanlarsa Amerika ve İsrail'e karşı seslerini yükseltmelerini ve eğer Allah'tan ve kıyamet gününden korkuyorlarsa Allah'a tövbe etmelerini tavsiye ederiz."













































































