Adalet tatile çıkar mı, çıkmaz mı tartışması bir yana "adli tatil" sona erdi. Ve 1 Eylül'de yeni adli yılın açılış töreni yapıldı.
Her açılışta olduğu gibi yine haktan hukuktan yana nutuklar atılırken partili cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "hukuk devletti kırmızı çizgimizdir" şeklindeki açıklaması ilginçti. Nasıl ilginç olmasın ki; hem hukuk devleti vurgusu yapacaksın hem de aynı törendeki konuşmacı Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı'nı sansürleyeceksin.
Bu hemen törendeki bir kesit…
Ya diğer hukuksuzluklar…
Say sayabildiğin kadar. Ulusal ve uluslararası yüksek yargı kararlarının uygulanmaması. Yargının siyaseten kuşatılması. Hukuka güvenin kalmaması…
Cumhurbaşkanı yeni anayasa yapılmasından da söz etti. Türkiye'nin anayasa gündemini yokladığımızda sorun şu ki, yargının bağımsızlığının sağlanması, mevcut anayasal düzenlemede yargı siyasetin emrine verilmiş. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'ndan (HSK) Anayasa Mahkemesi'ne kadar, yani yargının amiral gemisi siyasal iktidarın güdümündedir.
Toplumu yönetmek, devlete yön vermek yetkisi, seçilmiş halk temsilcilerinindir. Halk temsilcilerinin temsil ve yönetim işlevlerini yerine getirebilmeleri için parlamenter sistem içinde, güçler ayrılığı ilkesi gözetilerek etkin olmaları beklenir. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin bağımsızlığı demokrasinin olmazsa olmasıdır. Oysa ülkemizdeki uygulama kuvvetler ayrılığı değil, kuvvetler yapışıklığıdır. Siyaset yargıya yapışmıştır. Oysa hukuk devletiysek eğer yargının siyasal iktidarı denetleyebilmesi için bağımsız olması gerekir.
İşte yeni anayasada kuvvetler ayrılığını hayata geçirecek düzenlemelere ihtiyaç vardır. Partili cumhurbaşkanının gündemindeki değil, milletin gündemindeki anayasa bunu karşılayabilirse de bu Meclis böyle bir anayasa yapabilir mi?
AKP, MHP, HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi'nin hazırlayacağı anayasaya muhalefet partileri destek verse dahi bu milletin anayasası olmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çoğunluk ne olursa olsun yeni bir anayasa yapamaz.
Yeni anayasa halk tarafından seçilecek bir kurucu Meclis ile meslek kuruluşlarının ve üniversitelerin, tüm sivil toplum kuruluşlarının (STK) katılımı ile hazırlanmalı ve halkoyuna sunulmalıdır.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023

























































