logo
23 ŞUBAT 2026


Yerlikaya: 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kabine dönemimizde, 237 bin 753 suç unsuru oluşturan hesap tespit ettik. 21 bin 214 URL hesabı engellendi, 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı. Bu yılın ilk 4 ayında ise 6 bin 765 URL hesabı ile 27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi." dedi.

07.05.2025 13:21:00
Anadolu Ajansı
Yerlikaya: 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı
Yerlikaya: 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı

Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen Sentetik Medya ve Enformasyon Güvenliği Çalıştayı'na katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Yerlikaya, "Sentetik medya" kavramının önemine işaret ederek, bu kavramı yapay zeka kullanılarak oluşturulan, sahte ama gerçek gibi görünen video, ses, görüntü ya da metin içerikleri olarak nitelendirdi.

Sentetik medyanın yalnızca bir teknoloji başlığı değil, aynı zamanda gerçeğin, güvenliğin ve toplumsal huzurun sınandığı provokasyona açık bir alan olduğunu söyleyen Yerlikaya, dijital çağın getirdiği imkanların aynı zamanda kolaylıklar sunduğuna değindi.

Yerlikaya, "Sentetik medyanın potansiyelinden gücünden faydalanırken karşılaşılabilecek riskleri öngörmek, imkan ile tehdit arasındaki ince çizgiyi gözetmek elzemdir. Yapay zeka ve sentetik medyanın sunduğu imkanlar, kötü niyetli ellerde, toplumları manipüle eden, bireylerin haklarını ihlal eden ve kamu düzenini tehdit eden bir silaha da dönüşebiliyor." diye konuştu.

Bu durum sonucunda manipülasyon ve dezenformasyon riskinin arttığını vurgulayan Yerlikaya, özellikle yapay zeka ile oluşturulan sahte videolar, ses kayıtları ve görsellerin bugün artık yalnızca bir dijital kurgu değil, gerçek dünyada çok somut sonuçlar doğurabilecek bir tehdit olduğunu dile getirdi.

Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Bu yöntem ile insan yaratıcılığına benzer şekilde hatta daha da ötesinde, 'özgün' içerikler oluşturabilmektedir. 2023'te Science Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmada, sahte haberlerin, sosyal medyada, gerçek haberlerden 6 kat daha hızlı yayıldığı ortaya kondu. Aynı yıl Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen bir başka çalışma da gösteriyor ki, katılımcıların yüzde 68'i, deepfake videolarının hangisi gerçek, hangisi değil, doğru şekilde ayırt edemiyor. Bu sonuçlar, yalnızca teknik bir problemle değil, aynı zamanda bir algı ve güvenlik kriziyle de karşı karşıya olduğumuzu açıkça göstermektedir. Bu teknolojilerle oluşturulan içerikler, yalnızca bireylerin değil, devlet yöneticilerinin, kurumların, hatta ulusların itibarına zarar verebilir. Seçim dönemlerinde, kurgulanmış ses kayıtlarıyla seçmeni yanıltmak, toplumsal olayları tahrik eden sahte videolarla kamuoyunu provoke etmek veya güvenlik güçlerimizi hedef gösteren manipülasyonlar. Bunlar artık teorik tehditler değil, pratikte karşılaştığımız ve karşılaşabileceğimiz gerçek vakalardır. İçişleri Bakanlığı olarak Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımız bünyesindeki siber suçlarla mücadele birimlerimizle birlikte, sentetik içeriklerin tespiti ve yayılımının önlenmesi için 7/24 çalışan güçlü bir yapıya sahibiz. Dijital platformlarda yapılan ihbarları titizlikle değerlendiriyor, özellikle kamu düzenini bozmaya veya halkımızı galeyana getirmeye yönelik içeriklere karşı hızla işlem yapıyoruz."

Bu mücadelede yalnızca güvenlik güçlerinin çabasının yeterli olmayacağına dikkati çeken Yerlikaya, hukuki altyapının güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve uluslararası işbirliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Yerlikaya, Avrupa Komisyonu'nun 2024'te yayımladığı "Yapay Zeka ve Dezenformasyon" başlıklı raporda devletlerin "sentetik medya konusunda ortak etik ilkeler", "denetim mekanizmaları" ve "teknolojik dengeleyiciler" geliştirmesi gerektiğine dikkat çekildiğini anımsatarak, "Türkiye olarak biz de bu doğrultuda, hem yasal düzenlemeleri hem de kurumsal kapasitemizi güçlendirmeye kararlıyız." ifadelerini kullandı.

"Her içeriği doğru kabul etmeyin"

Bakan Yerlikaya, gençlere çağrıda bulunarak, "Dijital dünyada maruz kaldığınız her içeriği doğru kabul etmeyin. Sorgulayın, kaynağını mutlaka araştırın. Unutmayın ki dijital okuryazarlık artık çağımızın en önemli vatandaşlık sorumluluklarından biridir." uyarısı yaptı.

Sentetik medyanın içerik üretiminde pek çok inovasyona ivme kazandırdığını anlatan Yerlikaya, sentetik medyanın bunları yaparken ifade özgürlüğü açısından nasıl bir tehdit oluşturduğuna Gazze'de yaşanan olaylarla şahit olunduğunu söyledi.

Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Filistinli kardeşlerimizin sesi, dijital dünyanın karanlık dehlizlerinde susturulmaya çalışılmıştır. Gazze'nin hikayesi, Gazze'nin hakikati, insanlık onuruna ve vicdanına set çekilerek bastırılmaya çalışılmıştır. İletişim Başkanlığımız tarafından yayımlanan raporlarda da görüleceği üzere Gazze'de yaşanan insanlık dramı sırasında Filistin yanlısı gönderilerin görünürlüğü kısmen ya da tamamen kaldırılmıştır. Instagram, Youtube ve TikTok, Gazze'deki soykırımın görüntülerini ve yardım çağrılarını 'içerik politikasının ihlal edildiğini' ileri sürerek sıklıkla sansürlemiştir. Filistin'in gözyaşlarını ve mazlumların feryadını haykıran paylaşımlar, algoritmanın prangalarına vurulmuş, dijital zindanlara hapsedilmiştir. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, yaptığı açıklamalarda ve paylaştığı raporlarda, Filistinlilerin haklarını savunan sosyal medya paylaşımlarına sansür getirildiğine ve Filistin'i destekleyen seslerin susturulduğuna dikkati çekmiştir. Nitekim benzer durum 2017'de, Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik soykırımı sırasında da yaşanmıştır. Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan 'Myanmar Bağımsız Soruşturma Mekanizması' sosyal medya platformu Facebook'un, Arakanlı Müslümanlara yönelik İnsan hakları ihlallerini paylaşmadığını belirtmiştir. Birleşmiş Milletler, Facebook'un, nefret söylemine karşı yetersiz önlem alarak, 'soykırımı körüklemede' önemli bir rol oynadığını ifade etmiştir. Bu örnekler açıkça göstermektedir ki, sentetik medya, küresel ölçekte hegemonya kurma çabası içindeki sosyal medya platformlarının, enformasyon üzerindeki tahakkümünü pekiştiren yeni bir araç haline gelmiştir. "

 "Siber güvenlik hayati bir zorunluluk"

Yerlikaya, güvenliğin, tarihsel süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığına işaret ederek, "Örneğin, Ortaçağ'da düzenli ordular, kaleler, surlar güvenliğin simgesiydi. Modern devletin inşası ise güvenliği devletin varlık sebeplerinden biri olarak kurumsal ve sistematik bir yapıya kavuşturdu. Zamanla küreselleşmenin hızla yayılması, sınırların belirsizleşmesi dünyayı çok sayıda güvenlik tehdidi, risk ve suç türleriyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu gelişmeler de güvenlik anlayışını dönüştürdü." değerlendirmesinde bulundu.

Bilgi teknolojilerinde yaşanan küresel büyüme ve iletişim imkanlarının artmasının, çevrim dışı ortamda yürütülen birçok faaliyetin çevrim içi ortama taşındığını ifade eden Yerlikaya, siber güvenliğin hayati bir zorunluluk haline geldiğine vurgu yaptı.

Yerlikaya, siber güvenliğin, hem iç güvenliğin hem de dış güvenliğin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Teknolojik ilerlemeler ve dijitalleşme, bizleri cam ekranların ardına mahkum edip yalnızlaştırırken sanal dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk istismarı, siber zorbalık gibi yeni suç türlerine kapı aralamıştır. Dijital bağımlılığı da körüklemiştir. Organize suçların dijital biçimlerini üreterek, güvenlik tehditlerini küresel bir boyuta taşıdı. İçişleri Bakanlığı olarak biz, işte tam da bu noktada terörle, zehir tacirleriyle, halkımızın huzuruna kastedenlerle nasıl mücadele ediyorsak aynı kararlılıkla, siber suçlarla mücadelede de bu kararlılığımızı gösteriyoruz."

"27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi"

Modern dünyanın en belirleyici güvenlik unsuru haline gelen siber alanda, Türkiye'nin yüksek menfaatlerini koruduklarını bildiren Yerlikaya, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, 'Ülkemizi siber güvenlikte bir marka haline dönüştüreceğiz.' sözleri, bizim bu yoldaki hedefimizi belirlemektedir. Bu hedef doğrultusunda siber suçlarla etkin bir mücadele yürütüyoruz. Asayiş suçlarıyla mücadelede olduğu gibi siber suçlarla mücadelede de önleyiciliği artırıyoruz. Siber alandaki mücadelemizin bir örneği olarak Kabine dönemimizde, 237 bin 753 suç unsuru oluşturan hesap tespit ettik. 21 bin 214 URL hesabı engellendi, 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı. Bu yılın ilk 4 ayında ise 6 bin 765 URL hesabı ile 27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi." bilgilerini verdi.

Bakan Yerlikaya, kamu yönetiminin stratejik öncelikleri arasında yer alan meselelerden birisinin de enformasyon güvenliği olduğunu, kamu kurumlarının işleyişi, karar alma süreci, yönetsel meşruiyeti ve vatandaşla devlet arasındaki güven ilişkisinin idamesinde enformasyon güvenliğinin kritik rol oynadığını aktardı.

İçişleri Bakanlığına bağlı Eğitim Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim seminerine katılmak üzere Ankara'da bulunan 81 il valiliğinin basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin de etkinlikte olduğunu belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

"Hizmet içi eğitim seminerimizde gerek kurumsal iletişim, gerekse enformasyon güvenliği önemli birer başlıkta yer alıyor. Enformasyon güvenliğinin tesisi, doğru bilginin korunması ve yanlış bilginin yayılmasının önlenmesidir. Bir güven inşası meselesidir. Enformasyon güvenliği, sadece teknik bir mesele değil, doğrudan kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliği ilgilendiren stratejik bir alandır. Çünkü modern tehditler artık yalnızca sınırlarımızda değil cep telefonlarımızda, sosyal medya akışlarında ve dijital ekranlarımızdadır. Yanlış bilgiyle yönlendirilen bir toplum doğru karar alma yeteneğini kaybeder. Bu da sadece bireyleri değil, demokrasiyi ve devletin meşruiyetini hedef alır."

Yerlikaya, Bakanlık olarak dezenformasyonla mücadeleyi asayişin, terörle mücadelenin ve siber güvenliğin ayrılmaz parçası olarak gördüklerinin altını çizdi.

Bu alandaki görevlerini, sadece dijital suçları takip etmek değil aynı zamanda kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturmak, algı operasyonlarına karşı toplumun direncini artırmak olarak tanımladıklarını anlatan Yerlikaya, "Biliyoruz ki bilgi, çağımızın en güçlü silahıdır. Bu silahın güvenliğini sağlamak da kamu otoritelerinin, medya kuruluşlarının, akademinin ve bireylerin ortak sorumluluğudur. Bilgi kirliliğine karşı verilecek en etkili yanıt güçlü bir hukuk düzeni, dijital okuryazarlık ve toplumsal bilinçtir." dedi.

İletişim teknolojilerinde tarihi nitelikte dönüşümlerin yaşandığı bu zaman diliminde İletişim Başkanlığının ortaya koyduğu çalışmaların, Türkiye Yüzyılı'nın "İletişimin Yüzyılı" olmasının gayreti ve yansıması olduğunu ifade eden Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Devlet iletişiminin koordinasyonu, söylem birliğinin tesisi, devlet ve millet arasında iletişim bağının güçlendirilmesi için atılan adımlar, büyük önem taşıyor. Yalanın, çarpıtmanın ve manipülasyonun idrakleri kuşattığı zihinleri bulandırdığı bir dönemde, Fahrettin Altun hocamızın ve ekibinin verdiği hakikat savaşı, şeffaf ve vicdanlı yeni bir medya ekosisteminin oluşmasına öncülük etmektedir. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşlarımızla İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda atılacak olan iletişim adımlarının ve çalışmalarının yanındayız."

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, amcası Nurettin Altun'un vefatı nedeniyle çalıştaya katılamadı. 

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

22.02.2026 00:06:00
Ahmet Turan Yiğit
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı.
Yücetürk, "Türkiye'de bir demokrasi sorunu var. Hukuk sorunu var. Evet doğru ve bunun uygulanma problemi var. Yani anayasada, yasalarda aslında çok büyük bir eksiklik yok. Yani çokça
eleştirilen o darbe anayasasında bile birçok demokratik hak ve özgürlük orada düzenlenmiş. Ama siz buna uymazsanız, uygulamada bunlara uymazsanız, o zaman ortaya bir demokrasi meselesi çıkıyor. Yani kayyum uygulamasını, aslında daha önceden şöyle bir uygulama vardı Türkiye'de. Bir
belediye başkanı suç işlerse eğer bu suç görevden el çektirilmesini gerektiren yoğunlukta, açık delilleri olan bir suçsa o kişi yerine belediye meclislerinden seçimle birileri geliyordu. Ne
yaptılar bunu? kaldırdılar. İşte terör kapsamındaki belediye başkanlarının görevden alınması halinde
oraya kayyum atadılar. Peki ne yaptılar? Bunu 2014'ten sonra kalıcılaştırdılar" dedi.

Hukukçu Bülent Yücetürk'ün konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde bir otelde çıkan yangında mahsur kalan 8 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

21.02.2026 18:19:00 / Güncelleme: 21.02.2026 18:24:01
İHA
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Otel yangınında mahsur kalan 8 kişi kurtarıldı
Olay, Yeni Mahalle Ünsal Tülbentçi Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelin zemin katında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede yoğun dumanın binayı sarması üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezine bildirildi.



İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, AFAD ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi. Oteli saran duman nedeniyle içeride mahsur kalan 8 kişi, itfaiye ekipleri tarafından merdiven yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.



Dumandan etkilenen 1 kişi ise tedbir amacıyla hastaneye kaldırıldı.



Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesi sonucu kontrol altına alınarak söndürülürken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak


 
 
Fethiye'de yol kenarında ölü bulunan kurtun genetik analizi yapılacak. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, kurtların ekosistemin sigortası olduğunu söyledi.

21.02.2026 15:15:00
AA
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak
Ölü bulunan kurdun genetik analizi yapılacak

Muğla'nın Fethiye ilçesinde, bir kurt yol kenarında ölü bulundu. Fethiye-Antalya kara yolu kenarında bir hayvan ölüsünü görenler durumu, Fethiye Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğine bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Biyolojik Çeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yasin İlemin, hayvan üzerinde inceleme yaptı.

Hayvanın genç ve erkek bir kurt olduğunu tespit eden İlemin, hayvanın araç çarpması sonucu öldüğünü söyledi.
Kurdun genetik analizlerde kullanılması için doku örneği alındığını belirten İlemin, "Trafik kazaları, özellikle yayılma ve alan arayışı dönemindeki genç bireyler için önemli bir ölüm nedenidir. Kurtlar (Canis lupus) son yıllarda özellikle kış aylarında Ege ve Akdeniz kıyı şehirlerine kadar yaklaşabiliyor. Bunun başlıca nedeni, insanlar tarafından beslenmeye alıştırılan yaban domuzlarını takip ederek yerleşim alanlarının çevresine gelmeleri" dedi.

İlemin, yaban domuzlarının şehir kenarlarında artan varlığının, kurtların da bu alanlara yönelmesine yol açabildiğini dile getirdi. Şehir çevresine yaklaşan kurtların zaman zaman sahipsiz sokak köpekleri ile melezleştiğini ifade eden İlemin, bu durumun kurtların genetik bütünlüğünde bozulmalara, insandan daha az kaçınma gibi davranışsal değişimlere yol açabildiğini kaydetti.

Kurtlar ekosistemin sigortası

Doğal koşullarda kurtların insanlardan uzak durduğunu ve ekosistemlerin "sigorta türü" olarak dengeyi sağladıklarını vurgulayan İlemin, şöyle konuştu: "Girişimsel melezleşme, genetik veya demografik baskınlaşma yoluyla saf kurt popülasyonlarını uzun vadede yok olma girdabına sürükleyebilecek ciddi bir tehdittir. Bu kapsamda, TÜBİTAK 1001 destekli 'Ülke Çapında Kurtlara Dair Kapsamlı Bir Araştırma: Mekansal Genetiği, Ekoloji ve Hibridizasyonu' adıyla yeni bir proje yürütülüyor. Proje, Sakarya Üniversitesinden Doç. Dr. Morteza Naderi yürütücülüğünde ve geniş bir uzman ekibin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Projenin temel amaçları, Türkiye genelinde kurtların genetik yapısını ve çeşitliliğini ortaya koymak, köpeklerle melezleşme düzeyini belirlemek, popülasyonların genetik dayanıklılığını değerlendirmek ve ekosistem üzerindeki kilit taşı rolünü korumaya yönelik bilimsel veri üretmek."

İlemin, kurtların genetik bütünlüğünün korunmasının yalnızca türün geleceği açısından değil, aynı zamanda ülke genelinde ekolojik bozulmanın en aza indirilmesi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Tunceli'de polis kalbine yenik düştü


 
Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.

21.02.2026 15:09:00
AA
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü
Tunceli'de polis kalbine yenik düştü

Tunceli'de evinde kalp krizi geçiren polis memuru yaşamını yitirdi.
İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Erhan Orhan, evinde aniden fenalaşınca Tunceli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Kalp krizi geçirdiği belirlenen Orhan, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Orhan'ın cenazesinin, Özel Harekat Şube Müdürlüğünde yapılacak törenin ardından memleketi Bolu'ya gönderileceği öğrenildi.

Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!


 
 
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte satışa sunulan gıda kolilerinde, ürünlerin nitelikleri ve son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gerekiyor.
 

21.02.2026 11:21:00
AA
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!

Vatandaşlar, mübarek Ramazan ayı nedeniyle iftar ve sahur alışverişlerini sürdürüyor. Bu dönemde çeşitli gıda ürünlerinin yer aldığı Ramazan kolileri de rağbet görüyor. Pek çok market ve e-ticaret platformu Ramazan paketlerini çeşitli kampanyalarla satmaya başlarken, ürünlerin fiyatları da paket içeriğine göre değişiklik gösteriyor. Paketlerde, meşrubat, makarna, bakliyat ürünleri, salça, sıvı yağ, çay ve şeker gibi temel gıda maddeleri yer alıyor. Kimi paketlerde sucuk, kaşar peyniri, kavurma, hurma, zeytin, helva ve reçel gibi iftariyelikler de bulunuyor. Şirketler çalışanlarına, hayır kurumları da ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için de bu kolileri tercih ediyor.

Stok eritme amacı olmamalı

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, Ramazan ayının, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı bir dönem olduğuna işaret etti. Bu dönemde yapılan her yardımın, güvenli ve nitelikli olması gerektiğini belirten Kılıç, yardım ve Ramazan kolilerinin, stok eritme ya da fırsatçılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, yardım yapan duyarlı insanların, gıda kolilerine kendi sofralarına koymayacakları ürünleri yerleştirmek istemeyeceklerini ifade ederek, "Son kullanma tarihi geçmiş, ambalajı yırtılmış, etiketi bulunmayan ya da sağlığa uygun olmayan ürünler yardım değildir. Bu tür ürünler, insanların sağlıklı gıdaya ulaşma hakkını ihlal eder. Yardım, dikkat ve vicdanla yapılır, ihmal ve denetimsizlikle değil" diye konuştu.

Yardım alan da kontrol etsin

Yardım alan vatandaşların da bu gıda ürünlerini kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, herkesin aldığı ürünlerin son kullanma tarihine bakması, bozuk, şüpheli ya da sağlığa uygun olmayan gıdaları ayırarak kesinlikle tüketmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, Ramazan ayını fırsata çevirmek isteyen kişi ya da işletmelere imkan verilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Merhamet duygusuyla yardım etmek isteyen yurttaşların iyi niyeti, rant odaklı anlayışlara teslim edilmemelidir. Ramazan, kazanç değil, vicdan ayıdır, bu nedenle dayanışma, denetimle ve sorumlulukla korunmalıdır. Yapılan denetimler, etkin, sürekli ve caydırıcı şekilde yürütülmelidir. Gıda güvenliğinin yalnızca bir mevzuat konusu değil, doğrudan yaşam hakkı meselesi olduğu unutulmamalıdır. Ramazan ayında ve yılın her gününde sağlıklı gıdaya erişim, insan onuruna yakışır yaşam ve adil bir piyasa düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal da Ramazan kolisi hazırlarken ürün kalitesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Gramaj ve içerik listesi yazılı olarak belirlenmeli, koli hazırlatanlar, içinde bulunmasını istediği ürünler ile ilgili detaylı listeyi paketi hazırlayan firmalara vermeli" diye konuştu. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü de Ramazan alışverişi yaparken tüketicilerin, bütçesini koruması, israfı önlemesi, sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasının önem taşıdığını belirterek, tüketicilere, gıda harcamalarında "marketfiyati.org.tr" sitesinden fiyat karşılaştırması yapması tavsiyesinde bulundu.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.

Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu

İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen futbolda bahis operasyonunda yakalanan 32 şüphelinin kimlikleri ortaya çıktı

20.02.2026 12:11:00
İHA
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
Futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan isimler belli oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis-Şike" soruşturması kapsamında profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucu bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 10 farklı ilde 33 farklı adreste eşzamanlı olarak düzenlenen operasyonda 32 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheli hakkında arama çalışmalarının devam ettiği öğrenildi.

Öte yandan soruşturma kapsamında şüphelilerin kimlikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin Adana Demirspor'dan Abdullah Sancak, Ankaragücü'nden Adem Başbilen, Yeni Malatyaspor'dan Ahmet Topdağ, Antalyaspor'dan Aytaç Altay ve Bahadır Haktanır, Adana Demirspor'dan Burhan Serkan Kalmaz, Bodrumspor'dan Caner Tuna, Antalyaspor'dan Cem Koç ve Cesur Burak Akar, Göztepe'den Enes Memiş, Giresunspor'dan Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir ve Gürkan Temür, Konyaspor'dan Hakan Faydaşıçok, Alanyaspor'dan Hüsamettin Akyüz, Alanyaspor'dan Hüseyin Gümrükçüler, Denizlispor'dan Hüseyin Sorudak, Giresunspor'dan İbrahim İnaç, Adana Demirspor'dan İhsan Çetinkaya, Konyaspor'dan Kamil Yücel ve Muhammet Ali Atasever, Giresunspor'dan Mustafa Tütüncü, Kocaelispor'dan Orhan Dönmez, Konyaspor'dan Osman Öztürk ve Osman Serper, Giresunspor'dan Osman Topal, Gençlerbirliği'nden Süleyman Yurtseven, Giresunspor'dan Tahsin Çoban, Antalyaspor'dan Tuncay Gülel, Sivasspor'dan Yasin Ocak Denizlispor'dan Yavuz Cinkaya ve Konyaspor'dan Yunus Emre Demirkol olduğu öğrenildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konu hakkında yaptığı açıklamada "Türk futbolunda şike iddiaları ve toplumun kanayan yarası olan yasadışı bahis suçlarına karşı kararlı mücadele doğrultusundaki titiz çalışma aralıksız bir şekilde sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.