logo
28 EYLÜL 2026

Yerlikaya: 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Kabine dönemimizde, 237 bin 753 suç unsuru oluşturan hesap tespit ettik. 21 bin 214 URL hesabı engellendi, 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı. Bu yılın ilk 4 ayında ise 6 bin 765 URL hesabı ile 27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi." dedi.

07.05.2025 13:21:00
Anadolu Ajansı
 
Yerlikaya: 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı
Yerlikaya: 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı

Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen Sentetik Medya ve Enformasyon Güvenliği Çalıştayı'na katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Yerlikaya, "Sentetik medya" kavramının önemine işaret ederek, bu kavramı yapay zeka kullanılarak oluşturulan, sahte ama gerçek gibi görünen video, ses, görüntü ya da metin içerikleri olarak nitelendirdi.

Sentetik medyanın yalnızca bir teknoloji başlığı değil, aynı zamanda gerçeğin, güvenliğin ve toplumsal huzurun sınandığı provokasyona açık bir alan olduğunu söyleyen Yerlikaya, dijital çağın getirdiği imkanların aynı zamanda kolaylıklar sunduğuna değindi.

Yerlikaya, "Sentetik medyanın potansiyelinden gücünden faydalanırken karşılaşılabilecek riskleri öngörmek, imkan ile tehdit arasındaki ince çizgiyi gözetmek elzemdir. Yapay zeka ve sentetik medyanın sunduğu imkanlar, kötü niyetli ellerde, toplumları manipüle eden, bireylerin haklarını ihlal eden ve kamu düzenini tehdit eden bir silaha da dönüşebiliyor." diye konuştu.

Bu durum sonucunda manipülasyon ve dezenformasyon riskinin arttığını vurgulayan Yerlikaya, özellikle yapay zeka ile oluşturulan sahte videolar, ses kayıtları ve görsellerin bugün artık yalnızca bir dijital kurgu değil, gerçek dünyada çok somut sonuçlar doğurabilecek bir tehdit olduğunu dile getirdi.

Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Bu yöntem ile insan yaratıcılığına benzer şekilde hatta daha da ötesinde, 'özgün' içerikler oluşturabilmektedir. 2023'te Science Dergisi'nde yayımlanan bir araştırmada, sahte haberlerin, sosyal medyada, gerçek haberlerden 6 kat daha hızlı yayıldığı ortaya kondu. Aynı yıl Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen bir başka çalışma da gösteriyor ki, katılımcıların yüzde 68'i, deepfake videolarının hangisi gerçek, hangisi değil, doğru şekilde ayırt edemiyor. Bu sonuçlar, yalnızca teknik bir problemle değil, aynı zamanda bir algı ve güvenlik kriziyle de karşı karşıya olduğumuzu açıkça göstermektedir. Bu teknolojilerle oluşturulan içerikler, yalnızca bireylerin değil, devlet yöneticilerinin, kurumların, hatta ulusların itibarına zarar verebilir. Seçim dönemlerinde, kurgulanmış ses kayıtlarıyla seçmeni yanıltmak, toplumsal olayları tahrik eden sahte videolarla kamuoyunu provoke etmek veya güvenlik güçlerimizi hedef gösteren manipülasyonlar. Bunlar artık teorik tehditler değil, pratikte karşılaştığımız ve karşılaşabileceğimiz gerçek vakalardır. İçişleri Bakanlığı olarak Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımız bünyesindeki siber suçlarla mücadele birimlerimizle birlikte, sentetik içeriklerin tespiti ve yayılımının önlenmesi için 7/24 çalışan güçlü bir yapıya sahibiz. Dijital platformlarda yapılan ihbarları titizlikle değerlendiriyor, özellikle kamu düzenini bozmaya veya halkımızı galeyana getirmeye yönelik içeriklere karşı hızla işlem yapıyoruz."

Bu mücadelede yalnızca güvenlik güçlerinin çabasının yeterli olmayacağına dikkati çeken Yerlikaya, hukuki altyapının güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve uluslararası işbirliğinin sağlanması gerektiğini belirtti.

Yerlikaya, Avrupa Komisyonu'nun 2024'te yayımladığı "Yapay Zeka ve Dezenformasyon" başlıklı raporda devletlerin "sentetik medya konusunda ortak etik ilkeler", "denetim mekanizmaları" ve "teknolojik dengeleyiciler" geliştirmesi gerektiğine dikkat çekildiğini anımsatarak, "Türkiye olarak biz de bu doğrultuda, hem yasal düzenlemeleri hem de kurumsal kapasitemizi güçlendirmeye kararlıyız." ifadelerini kullandı.

"Her içeriği doğru kabul etmeyin"

Bakan Yerlikaya, gençlere çağrıda bulunarak, "Dijital dünyada maruz kaldığınız her içeriği doğru kabul etmeyin. Sorgulayın, kaynağını mutlaka araştırın. Unutmayın ki dijital okuryazarlık artık çağımızın en önemli vatandaşlık sorumluluklarından biridir." uyarısı yaptı.

Sentetik medyanın içerik üretiminde pek çok inovasyona ivme kazandırdığını anlatan Yerlikaya, sentetik medyanın bunları yaparken ifade özgürlüğü açısından nasıl bir tehdit oluşturduğuna Gazze'de yaşanan olaylarla şahit olunduğunu söyledi.

Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Filistinli kardeşlerimizin sesi, dijital dünyanın karanlık dehlizlerinde susturulmaya çalışılmıştır. Gazze'nin hikayesi, Gazze'nin hakikati, insanlık onuruna ve vicdanına set çekilerek bastırılmaya çalışılmıştır. İletişim Başkanlığımız tarafından yayımlanan raporlarda da görüleceği üzere Gazze'de yaşanan insanlık dramı sırasında Filistin yanlısı gönderilerin görünürlüğü kısmen ya da tamamen kaldırılmıştır. Instagram, Youtube ve TikTok, Gazze'deki soykırımın görüntülerini ve yardım çağrılarını 'içerik politikasının ihlal edildiğini' ileri sürerek sıklıkla sansürlemiştir. Filistin'in gözyaşlarını ve mazlumların feryadını haykıran paylaşımlar, algoritmanın prangalarına vurulmuş, dijital zindanlara hapsedilmiştir. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, yaptığı açıklamalarda ve paylaştığı raporlarda, Filistinlilerin haklarını savunan sosyal medya paylaşımlarına sansür getirildiğine ve Filistin'i destekleyen seslerin susturulduğuna dikkati çekmiştir. Nitekim benzer durum 2017'de, Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik soykırımı sırasında da yaşanmıştır. Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan 'Myanmar Bağımsız Soruşturma Mekanizması' sosyal medya platformu Facebook'un, Arakanlı Müslümanlara yönelik İnsan hakları ihlallerini paylaşmadığını belirtmiştir. Birleşmiş Milletler, Facebook'un, nefret söylemine karşı yetersiz önlem alarak, 'soykırımı körüklemede' önemli bir rol oynadığını ifade etmiştir. Bu örnekler açıkça göstermektedir ki, sentetik medya, küresel ölçekte hegemonya kurma çabası içindeki sosyal medya platformlarının, enformasyon üzerindeki tahakkümünü pekiştiren yeni bir araç haline gelmiştir. "

 "Siber güvenlik hayati bir zorunluluk"

Yerlikaya, güvenliğin, tarihsel süreçte büyük bir dönüşüm yaşadığına işaret ederek, "Örneğin, Ortaçağ'da düzenli ordular, kaleler, surlar güvenliğin simgesiydi. Modern devletin inşası ise güvenliği devletin varlık sebeplerinden biri olarak kurumsal ve sistematik bir yapıya kavuşturdu. Zamanla küreselleşmenin hızla yayılması, sınırların belirsizleşmesi dünyayı çok sayıda güvenlik tehdidi, risk ve suç türleriyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu gelişmeler de güvenlik anlayışını dönüştürdü." değerlendirmesinde bulundu.

Bilgi teknolojilerinde yaşanan küresel büyüme ve iletişim imkanlarının artmasının, çevrim dışı ortamda yürütülen birçok faaliyetin çevrim içi ortama taşındığını ifade eden Yerlikaya, siber güvenliğin hayati bir zorunluluk haline geldiğine vurgu yaptı.

Yerlikaya, siber güvenliğin, hem iç güvenliğin hem de dış güvenliğin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Teknolojik ilerlemeler ve dijitalleşme, bizleri cam ekranların ardına mahkum edip yalnızlaştırırken sanal dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk istismarı, siber zorbalık gibi yeni suç türlerine kapı aralamıştır. Dijital bağımlılığı da körüklemiştir. Organize suçların dijital biçimlerini üreterek, güvenlik tehditlerini küresel bir boyuta taşıdı. İçişleri Bakanlığı olarak biz, işte tam da bu noktada terörle, zehir tacirleriyle, halkımızın huzuruna kastedenlerle nasıl mücadele ediyorsak aynı kararlılıkla, siber suçlarla mücadelede de bu kararlılığımızı gösteriyoruz."

"27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi"

Modern dünyanın en belirleyici güvenlik unsuru haline gelen siber alanda, Türkiye'nin yüksek menfaatlerini koruduklarını bildiren Yerlikaya, "Sayın Cumhurbaşkanımızın, 'Ülkemizi siber güvenlikte bir marka haline dönüştüreceğiz.' sözleri, bizim bu yoldaki hedefimizi belirlemektedir. Bu hedef doğrultusunda siber suçlarla etkin bir mücadele yürütüyoruz. Asayiş suçlarıyla mücadelede olduğu gibi siber suçlarla mücadelede de önleyiciliği artırıyoruz. Siber alandaki mücadelemizin bir örneği olarak Kabine dönemimizde, 237 bin 753 suç unsuru oluşturan hesap tespit ettik. 21 bin 214 URL hesabı engellendi, 112 bin 854 sosyal medya hesabı erişime kapatıldı. Bu yılın ilk 4 ayında ise 6 bin 765 URL hesabı ile 27 bin 304 sosyal medya hesabının erişimi engellendi." bilgilerini verdi.

Bakan Yerlikaya, kamu yönetiminin stratejik öncelikleri arasında yer alan meselelerden birisinin de enformasyon güvenliği olduğunu, kamu kurumlarının işleyişi, karar alma süreci, yönetsel meşruiyeti ve vatandaşla devlet arasındaki güven ilişkisinin idamesinde enformasyon güvenliğinin kritik rol oynadığını aktardı.

İçişleri Bakanlığına bağlı Eğitim Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim seminerine katılmak üzere Ankara'da bulunan 81 il valiliğinin basın ve halkla ilişkiler müdürlerinin de etkinlikte olduğunu belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

"Hizmet içi eğitim seminerimizde gerek kurumsal iletişim, gerekse enformasyon güvenliği önemli birer başlıkta yer alıyor. Enformasyon güvenliğinin tesisi, doğru bilginin korunması ve yanlış bilginin yayılmasının önlenmesidir. Bir güven inşası meselesidir. Enformasyon güvenliği, sadece teknik bir mesele değil, doğrudan kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliği ilgilendiren stratejik bir alandır. Çünkü modern tehditler artık yalnızca sınırlarımızda değil cep telefonlarımızda, sosyal medya akışlarında ve dijital ekranlarımızdadır. Yanlış bilgiyle yönlendirilen bir toplum doğru karar alma yeteneğini kaybeder. Bu da sadece bireyleri değil, demokrasiyi ve devletin meşruiyetini hedef alır."

Yerlikaya, Bakanlık olarak dezenformasyonla mücadeleyi asayişin, terörle mücadelenin ve siber güvenliğin ayrılmaz parçası olarak gördüklerinin altını çizdi.

Bu alandaki görevlerini, sadece dijital suçları takip etmek değil aynı zamanda kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturmak, algı operasyonlarına karşı toplumun direncini artırmak olarak tanımladıklarını anlatan Yerlikaya, "Biliyoruz ki bilgi, çağımızın en güçlü silahıdır. Bu silahın güvenliğini sağlamak da kamu otoritelerinin, medya kuruluşlarının, akademinin ve bireylerin ortak sorumluluğudur. Bilgi kirliliğine karşı verilecek en etkili yanıt güçlü bir hukuk düzeni, dijital okuryazarlık ve toplumsal bilinçtir." dedi.

İletişim teknolojilerinde tarihi nitelikte dönüşümlerin yaşandığı bu zaman diliminde İletişim Başkanlığının ortaya koyduğu çalışmaların, Türkiye Yüzyılı'nın "İletişimin Yüzyılı" olmasının gayreti ve yansıması olduğunu ifade eden Yerlikaya, şunları kaydetti:

"Devlet iletişiminin koordinasyonu, söylem birliğinin tesisi, devlet ve millet arasında iletişim bağının güçlendirilmesi için atılan adımlar, büyük önem taşıyor. Yalanın, çarpıtmanın ve manipülasyonun idrakleri kuşattığı zihinleri bulandırdığı bir dönemde, Fahrettin Altun hocamızın ve ekibinin verdiği hakikat savaşı, şeffaf ve vicdanlı yeni bir medya ekosisteminin oluşmasına öncülük etmektedir. Bu kapsamda İçişleri Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşlarımızla İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda atılacak olan iletişim adımlarının ve çalışmalarının yanındayız."

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, amcası Nurettin Altun'un vefatı nedeniyle çalıştaya katılamadı. 

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.