logo
18 NİSAN 2026

YKS'da sürenin uzatılması sınavdaki başarı oranını yükseltebilir

YKS'nin ilk oturumu olan TYT, bugün sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Bu yıl TYT'ye başvuran öğrenci sayısı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 25 artarak 3 milyon 250 bin oldu. 120 sorudan oluşan TYT'nin 135 dakika olan sınav süresi, bu yıl 30 dakika artırılarak 165 dakika olarak uygulandı. Sınav süresindeki bu artış, öğrencilerin matematik sorularına daha çok vakit ayırmalarına ve tüm soruları okumalarına olanak sağladı.

18.06.2022 17:10:00
YKS'da sürenin uzatılması sınavdaki başarı oranını yükseltebilir
YKS'da sürenin uzatılması sınavdaki başarı oranını yükseltebilir
YKS'nin ilk oturumu olan TYT, bugün sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Bu yıl TYT'ye başvuran öğrenci sayısı geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 25 artarak 3 milyon 250 bin oldu. 120 sorudan oluşan TYT'nin 135 dakika olan sınav süresi, bu yıl 30 dakika artırılarak 165 dakika olarak uygulandı. Sınav süresindeki bu artış, öğrencilerin matematik sorularına daha çok vakit ayırmalarına ve tüm soruları okumalarına olanak sağladı.

Bu yıl yapılan değişiklikle 150 TYT ve 180 AYT baraj puanı uygulaması kaldırıldı. TYT barajının kaldırılmasıyla Türkçe ve Matematik testlerinin herhangi birinden en az 0,5 net yapan bir öğrencinin TYT puanı hesaplanacak ve ön lisans tercihi yapabilecek.

'Eklenen 30 dakikanın çoğunluğu Temel Matematik ve Türkçe testine harcandı'

Bahçeşehir Koleji PDR Koordinatörü Sibel Durak sınav ile ilgili yaptığı değerlendirmede, 'Testlerin getireceği puan, testin o seneki Türkiye soru çözüm ortalaması ve standart sapma değerlerine göre oluşur. Bu seneki Matematik testi soruları geçen yıla göre daha kolay algılanmıştır. Bu durum Matematik Türkiye soru çözüm ortalamasının artmasına, soruların puan değerinin ise geçen yıla göre düşmesine sebep olabilir. Ancak yine de Temel Matematik testi TYT'nin toplamda en yüksek puanı getiren testi olmaya devam edecektir. Diğer testlerdeki sorular zorluk açısından geçen sene ile paralellik göstermektedir. Dolayısıyla ortalama ve puan değerlerinde belirgin farklılıklar olmayabilir. Sınav süresine eklenen 30 dakikanın çoğunluğunun Temel Matematik ve Türkçe testine harcandığı görülmektedir. Tüm soruları okuyup Matematik ve Türkçe başta olmak üzere tüm testleri dikkatle çözen ve bilgiyi ezberlemeden yorum yapabilen öğrencilerin TYT sıralamasında üstlerde yer alacağı bir sınav olmuştur' dedi.

'Basit gibi görünen ama çeldiricileri kuvvetli anlam soruları belirleyici olacak'

Bahçeşehir Koleji Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Tuğba Aktaş da sınav sorularını yorumladı. Aktaş, 'Türkçe testinde paragraf, sözcük ve cümle anlam soruları geçen seneki gibi anlaşılır düzeydedir. Bununla birlikte sözcük ve cümle anlam soruları ile birkaç paragraf sorusunun çeldiricileri oldukça kuvvetlidir. Bu bakımdan adayların, ilgili soruları birkaç kez okuyarak zaman kaybedecekleri söylenebilir. Dil bilgisinde geçen seneki gibi 7 soru sorulmuştur. Bunlardan (son birkaç yıldır olduğu gibi) 2'si yazım, 2'si noktalamadır. Durum ekleri, cümle ögesi ve sözcük türleri sorgulanan diğer kazanımlardan olmuştur. Genel itibarıyla okuma ve yorumlama becerileri gelişmiş kitap okuma alışkanlığı olan öğrencilerin başarılı olacağı bir sınav olduğunu söylemek mümkündür' dedi.

Bahçeşehir Koleji Matematik Bölümü Başkanı Taner Kayış da Temel Matematik testindeki soruların modelleme ve hikayeleştirme kurgusuyla oluşturulduğunu ve yoğun işlem gerektirmeyen, ezberci mantıktan uzak, tamamıyla okuduğunu anlayıp yorumlayabilen öğrencilerin başarılı olacağı nitelikte sorular olduğunu vurguladı. Kayış, 'Bu sınav, 9 ve 10. sınıf kazanımlarını ölçmektedir. Matematik sınavında öne çıkan en önemli durum, soruların çok net ve anlaşılır olup özellikle problem sorularının seçeneklerden de gidilerek çözülebilmesidir. Sorular geçen senenin aksine fazlaca detay barındırmayan ve uzun olmayan soru köklerinden oluşmaktadır. Bu doğrultuda soruların anlaşılabilmesi için bir kez okumak yeterli gelmiştir. Bu sınavda, soru kalıplarını ezberleyip sonuca gitmeye çalışan öğrencilerin değil, temel matematik bilgisi olup bu bilgiyi yorumlayabilen ve okuduğunu hızlı anlayan öğrencilerin başarılı olabileceği düşünülmektedir' dedi.

Bahçeşehir Koleji Bölüm Başkanı Ömer Arat ise soruları şöyle yorumladı:

'Geometri sorularının tamamı 9 ve 10. sınıf öğretim programı kapsamında hazırlanmıştır. Sınavın tamamı günlük yaşamla ilişkilendirilmiş sorulardan oluşmaktadır. Tüm sorularda çözüm için öğrencinin geometrik düşünme becerilerine sahip olması beklenmektedir. Soruların tümü birden fazla işlem adımı gerektiren niteliktedir. Öğrencilerin farklı konular ile ilgili öğrendiklerini ilişkilendirerek analitik düşünmelerini gerektiren yapıda sorular bulunmaktadır. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak silindir konusu ile ilgili bir soru gelmiştir. '

Kolejin Fizik Bölümü Başkanı Rafet Sayar ise, 'Fizik soruları her yıl olduğu gibi 9. ve 10. sınıf öğretim programına ait olan kazanımları içeren ve günlük hayattan örnekler ile ilişkilendirilerek hazırlanmış orta güçlükte ve matematiksel işlem gerektirmeyen sorulardan oluşmuştur. Günlük hayatta karşılaşabileceğimiz bazı olayları fizik dersi açısından öğrencilerin yorumlamaları istenilmiştir. Sınavda kazanım dışı bir soru bulunmamaktadır. Sonuç olarak 9. ve 10.sınıf fizik konularını, MEB kazanımları doğrultusunda özümsemiş tüm öğrencilerin, rahatlıkla yorumlayarak cevaplayabilecekleri bir sınav olduğunu söylemek mümkündür' dedi.

Kimya Bölümü Başkanı Yasemin Çinkaya da şunları söyledi:

'Kimya soruları 9 ve 10. sınıf MEB Kimya Öğretim Programı'nda yer alan kazanım hedefleriyle doğrudan uyumludur. Soruların hatırlama ve anlama becerisi düzeyinde olduğu, 9 ve 10.sınıf ile YKS hazırlık sürecinde kimya derslerini düzenli takip ederek test çözen ve sınavda soruları dikkatlice okuyan her öğrencinin yüksek başarı gösterebileceği niteliktedir. Sorularda ifadeler oldukça açık ve anlaşılırdır, uzun metinli karmaşık sorulara yer verilmemiştir. Sınavda yer alan kimya soruları geçen sene ile karşılaştırıldığında nispeten daha kolay olup iki soru dışında matematiksel işlem becerisi gerektirmeyen yapıdadır. Ayrıca sınavın kimya testinde matematik ve fizik gibi branşlarda sıklıkla rastladığımız yeni nesil soruların tercih edilmediği, her bir sorunun doğrudan tek bir kazanım hedefini ölçtüğü ve şıklardaki çeldiricilerin de çok güçlü olmadığı dikkat çeken diğer noktalardır.'

'Dünya gündeminde önemli yer tutan sürdürülebilir kalkınmaya dikkat çekildi''

Biyoloji Bölümü Başkanı Melike Kılıç, 'Biyoloji soruları MEB Öğretim Programı'na uygun olup, 9. ve 10. sınıf müfredatına ait konulardan oluşmaktadır. Sorular son yıllarda olduğu gibi temel bilgi düzeyindedir. Sınava iyi hazırlanan öğrencilerin çok zorlanmadan çözebilecekleri niteliktedir' diyerek sözlerine devam etti:

'Mantarlar alemi canlılarının özellikleri, farklı yapıdaki hücrelerin karşılaştırılması ve eşeye bağlı karakterlerin aktarımının bu yıl da sorulmuş olması, daha önceki yıllara ait sınav sorularının çözülmesinin önemini arttırmıştır. Ayrıca son yıllarda dünya gündeminde önemli yer tutan 'sürdürülebilir kalkınma' ve 'ekolojik ayak izi' ile ilgili bir soruya da yer verilmiştir.'

Tarih Bölümü Başkanı Kahar Alkan da soruları, 'Tarih soruları, önceki yıllardaki soru dağılımıyla paralellik göstermekte olup 4 soru değerlendirme, 1 soru da bilgi düzeyindedir. Terminolojiye hâkim öğrencilerin daha rahat çözebilecekleri bir sınav olduğu görülmüştür. Sorular hazırlanırken 'harita okuma' ve 'görsele dayalı soru tarzı'na yer verilmeyip daha önceki yıllarda uygulanan soru tarzına yer verilmiştir. Sorular MEB kazanımlarıyla örtüşmekte olup testin bütününe bakıldığında soruların zorluk derecesinin orta düzeyde olduğunu söylemek mümkündür' şeklinde yorumladı.

Coğrafya Bölüm Başkanı İsmail Ümit Soykan soruları şöyle değerlendirdi:

'Coğrafya soruları 9 ve 10. sınıf coğrafya dersi öğretim programı kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış ve ünitelere orantılı dağıtılmıştır. Sorular açık ve anlaşılırdır. Birden fazla soruda Dünya haritasının kullanılmış olması, haritaları tanımanın öğrencilerin soruları çözebilmesindeki önemini bir kez daha göstermiştir. Türkiye ve Güney Kore'nin Dünya üzerindeki yerini, iki ülke arasındaki uzaklığı, aralarında bulunan ülkeleri ve komşularını merak eden kişinin kullanacağı harita ile ilgili hazırlanan harita okuryazarlığı konusuna ait sorunun seçeneklerinde, diğer sorularla karşılaştırıldığında biraz daha güçlü çeldiricilere yer verildiği söylenebilir. Coğrafya sorularının geneline bakıldığında, yıl içinde okul ve öğretmenlerinin yönlendirmeleri doğrultusunda düzenli olarak çalışan, konulara hâkim olan öğrencilerin rahatlıkla yapabilecekleri kolay ve orta zorluk düzeyindeki sorular olduğu görülmektedir.'

Felsefe Bölüm Başkanı Filiz Yıldırım'ın yorumu ise, 'Felsefe soruları 2022 öğretim programı kazanımlarına uygun olarak hazırlanmış, önceki yıllara göre daha kısa paragraflardan oluşan yorum soruları şeklinde karşımıza çıkmıştır' şeklinde oldu. Yıldırım ayrıca, 'Paragraflar geçen yıldan farklı olarak- filozofların görüşleri ile günlük hayatı da içine alan konularla harmanlanmış, böylece öğrencilere filozofları anlayabilmeleri için başka bir kapı da aralamıştır. Öğrencilerin klasik anlatımın ve kavramların aksine paragrafı anlamlandırması ve paragrafı iyi yorumlaması dışında sorunun seçeneklerini de anlaması ve yorumlaması bu yıl daha da ön plana çıkmıştır' şeklinde oldu.

TYT, YKS puanını ne kadar etkiliyor'

Kolejden diğer uzmanları görüşleri ise şu şekilde oldu:

'500 tam puanın oluşumunda TYT yüzde 40, AYT ise yüzde 60 etkilidir. Dolayısıyla TYT'de istediği performansı gösteremediğini düşünen adayların yarınki AYT ile bu durumu telafi edebileceklerini bilerek AYT'ye odaklanmaları önemlidir. TYT'de hedefine ulaştığını düşünen adayların ise YKS puanlarını riske atmamak için AYT'ye bu motivasyonla giriyor olmaları gerekmektedir. Öğrencilerin TYT'den çıktıktan sonra sorular hakkında konuşulan platformlara dahil olmamalarını ve mümkün olduğunca sosyal medyadan uzak kalarak kendilerini zihinsel ve psikolojik olarak yarın yapılacak AYT'ye hazırlamaları önerilmektedir.'

YKS sonrası için ebeveynlere öneriler

Velilere de tavsiyelerde bulunan uzmanlar şunları söyledi:

"Sınav sonrası adayları önemli bir tercih süreci bekliyor. Bu sürece donanımlı, araştırma yaparak ve yüksek motivasyonla hazırlanmaları önemli. Araştırmalar gösteriyor ki; gençlerin meslek kararı verirken en çok etkilendikleri kişiler ebeveynleri. Bu nedenle ebeveynlere 'Ben sana demiştim' ile başlayan cümlelerden, kıyaslamalardan ve çocukları için yaptıklarını yüze vurmaktan uzak durmalarını öneriyoruz. Sınav sonrası kısa da olsa tatil yapmak herkese iyi gelecektir. Hem öğrenciler hem de ebeveynler zor ve yorucu bir süreci tamamlamak üzereler. Yaşanan stresten arınmak için sınav nasıl geçmiş olursa olsun sakin ve huzurlu vakit geçirmeye hem çocukların hem de anne-babaların ihtiyacı var. Bu nedenle ailecek keyifli vakit geçirmek için dinlenme planları yapılmalıdır. Kısa bir dinlenme-tatil sürecinin ardından tercih dönemine hazırlık yapmaya başlanmalı. Sınav sonuçları 20 Temmuz'da açıklanacak. Ancak meslekleri, üniversiteleri araştırmaya şimdiden başlamak sağlıklı olacaktır. Öğrencinin sınav sonucu hedeflediği, hayalini kurduğu üniversite ve bölümü karşılamayacak gibi görünüyorsa çocuklarının neler yapabileceğini, alternatiflerinin neler olduğunu birlikte değerlendirmeliler. Alternatifsiz olmak öğrencilerin yaşayacağı gerginliği arttıracak ve kendilerini çaresiz hissetmelerine sebep olacaktır.'İHA

Riskli, suça eğilimi olan öğrenciler nasıl tanınır?


 
36 yıllık öğretmen ve çok sayıda kitabın yazarı Ali Özdemir, riskli ve suça eğilimli öğrencilerin profilini şu maddelerle ortaya koydu.

18.04.2026 17:37:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 Riskli, suça eğilimi olan öğrenciler nasıl tanınır?
 Riskli, suça eğilimi olan öğrenciler nasıl tanınır?

36 yıllık öğretmen ve çok sayıda kitabın yazarı Ali Özdemir, riskli ve suça eğilimli öğrencilerin profilini şu maddelerle ortaya koydu.
1. Derslerde sürekli olarak uyuklarlar.
2. Okula sık sık geç kalırlar.
3. Normalin üzerinde sayıda lavaboya giderler.

4. Sınıfta, okulda çok az kişiyle arkadaşlık ederler.
5. Sürekli olarak PC oyunlarından, çirkef sosyal medya sitelerinden bahsederler.
6. Kalem, kitap, defter, silgi gibi ders gereçlerini taşımazlar.

7. Sabahları telefonu okula teslim etmek istemezler.
8. Giyimleri hippi tarzı, dağınık ve farklıdır.
9. Diğer öğrenciler tarafından soyutlanırlar.

10. El kol hareketleri, bakışları gariptir.
11. Yazıları iri ve estetikten uzaktır.
12. Normal yemekleri değil fast-food çar çurları tüketirler.

13. Sık sık çanta, önlük, mont gibi eşyalarını kaybederler.
14. Başkaları ile çok az göz teması kurarlar.
15. Okuldaki anma, kutlama, merasim törenlerine katılmak istemezler.

16. En ufak bir sürtüşmede sınıf arkadaşlarına ve öğretmenlere sataşırlar.
17. Çoğunlukla sigara içerler.
18. Aile yapıları sorunludur.
19. Saçları çok uzun, kirli ve yağlı olur.
20. Garip aksesuarlar takarlar.
21. Çok bilinir olmayan web iletişim uygulamalarını (Roblox, Steam, Discord vb.) kullanırlar.

Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor

 
Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, Türkiye’de kolorektal kanser tanısının geç evrelerde konulduğuna işaret ederek, "Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90’larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12’lere düşmektedir" dedi.

18.04.2026 17:25:00
MURAT ÇORBACI
Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor
Türkiye'de kolon kanseri geç teşhis ediliyor

Türk Gastroenteroloji Derneği (TKD) Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, kolorektal kanserin tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen, ölüm oranlarında ise en üst sıralarda yer alan kanserlerden biri olduğunu belirterek, hastalığın insidans (sıklığı) ve mortalitesinin (ölüm oranı) coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterdiğini ifade etti. Kolorektal kanserin tarama programları sayesinde önlenebilir bir tür olduğunu ve taramada en etkili yöntemin halen kolonoskopi tetkiki olduğunu vurgulayan Çekin, "Türkiye'de kolorektal kanser tanısı geç evrelerde konulmaktadır. Kanser geliştikten sonra erken evrelerde 5 yıllık sağ kalım oranları yüzde 90'larda iken, ileri evrelerde bu oran yüzde 12'lere düşmektedir. Bu nedenlerle asemptomatik bireylerde erken kanser taraması yapılması önemlidir" dedi.

Tanı ileri evrelerde konuluyor

Türkiye'deki hastaların yaklaşık üçte ikisine 3. aşama veya 4. aşama gibi geç evrelerde tanı konulduğunu hatırlatan Çekin, "Günümüzde kolorektal kanser tarama programlarının meme ve serviks kanseri taramaları kadar maliyet etkin olduğu bilinmektedir. Buna rağmen ülkemizde toplumsal bilinç halen yeterli düzeyde değildir. Son yıllarda Sağlık Bakanlığının çalışmaları ve basın yoluyla farkındalığın artması olumlu bir gelişmedir" diye belirtti.

Gençlerde de sıklıkla görülmeye başlandı

En büyük artışın 20-39 yaş grubunda olduğuna dikkat çeken Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Levent Erdem, bu artışın nedenlerini; gençlerde artan obezite, fiziksel aktivite eksikliği, alkol, işlenmiş et tüketimi, sigara ve Batı tipi beslenme alışkanlıkları olarak sıraladı. TGD bünyesinde yaptıkları çok merkezli çalışmada tarama yaşının 45'e çekilmesi gerektiğini 2017 yılında belirlediklerini ve bu sonucun ABD ve Avrupa'da yapılan çalışmalarla teyit edildiğini belirten Erdem, "Ülkemizde yaptığımız çok merkezli bir çalışmada cinsiyet, sigara kullanımı, obezite ve aile hikayesine göre yeni bir risk puanlaması saptadık. Bu puanlamanın 50 yaştan genç asemptomatik kişilerin tarama kararında değeri bilimsel olarak kanıtlandı" dedi.

Başlıca risk faktörleri

Yeni risk skorlaması önerisini paylaşan Erdem, "Yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, aile hikayesi ve BMI verilerine göre hesapladığımız bu skoru 4 ve üzeri çıkan olgularda kolonoskopik tarama yapılmasını öneriyoruz. Özellikle kolorektal kanser taramasına 45 yaşında başlanmalıdır. 2022 yılında sunduğumuz çalışma sonuçları, 50 yaşından küçük olguların taranması için sistemimizin son derece yüksek oranda anlamlı olduğunu kanıtladı" ifadelerini kullandı. Türk Gastroenteroloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Nurdan Tözün de "Gençlerde kanser öncül lezyonlarının hızla artması çok ciddi bir sorundur. İlerleyen yıllarda genç kalın bağırsak kanserleri, ülkemiz ve dünya için çok daha ciddi bir sorun olmaya adaydır" diye konuştu. 

Taramada her 80 kişiden biri kanser çıkıyor

Türk Gastroenteroloji Derneği Kolorektal Kanser ve Polip Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Erdem Akbal da 24 ayrı merkezden gelen verileri paylaştı. Araştırma kapsamında kolonoskopi yapılan vakaların demografik özelliklerinden alkol alışkanlıklarına kadar her detayın incelendiğini belirten Akbal, "Kolonoskopik taraması yapılan olgularda polip sıklığı yüzde 27, kolon kanseri sıklığı ise yüzde 1.3 olarak saptandı" dedi. Türkiye verilerinin çarpıcı bir tablo ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Erdem Akbal, "Ülkemizde 50 yaştan düşük olguların kolonoskopi taramasında yaklaşık her 3 olgudan 1'inde polip veya kanser, her 5 olgudan 1'inde ise kanser öncüsü adenomatöz polip saptanmaktadır" diyerek taramanın önemini bir kez daha vurguladı.

Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dün Elazığ'da gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi

18.04.2026 12:51:00 / Güncelleme: 18.04.2026 12:53:58
İHA
Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi
Gözaltına alınan Tuncay Sonel Erzurum'a getirildi
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi olan Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Tuncay Sonel daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Erzurum'a getirildi. Bu arada soruşturma kapsamında dönemin Devlet Hastanesi Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir'de Bursa'da gözaltına alınmıştı.

Soruşturma Erzurum'da yürütülecek

Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütecek. Sonel'in emniyetteki işlemlerinden sonra Erzurum Adliyesi'ne çıkarılması bekleniyor.

Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

18.04.2026 05:24:00 / Güncelleme: 18.04.2026 05:29:32
AA
Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklandı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 9 zanlıdan Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın annesi Cemile Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan ve Ferhat Hanedan Güven'in savcılıktaki sorgusu tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen Yücer, Güven, Altaş ve Arıkan tutuklandı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile Vali Sonel'in o dönem korumalığını yapan Şükrü E, Zeinal A. ile üvey babası Engin Y. ve Uğurcan A'nın savcılıktaki sorgusu sürüyor.

2 zanlı tutuklanmıştı

Doku'nun kaybolmasına ilişkin 13 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturma kapsamında, Gülistan Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ile eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı tutuklanmış, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. 

Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler


 
Kalp vücudun en önemli parçası…Doğduğumuz andan itibaren bir saniye bile mola vermeyen bu muazzam motor, aslında sandığımızdan çok daha hassas. Genelde o 'tekleyene' kadar varlığını unutuyoruz ancak kalbimiz bize her gün, her öğünde ve attığımız her adımda bir şeyler anlatmaya çalışıyor.
 

18.04.2026 02:24:00
MURAT ÇORBACI
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler
 Sağlıklı kalp için çok mühim öneriler

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy, kalp sağlığına dikkat etmek için devamlılık gerektiğini vurguluyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, kalbimizi korumanın yolunun mutfağımızdan, ayakkabı dolabımızdan ve zihnimizdeki huzurdan geçtiğini gösteriyor. Kalp sağlığı sadece yaşlılıkta düşünülecek bir konu değil; bugün attığımız küçük bir adım, yarınki 'en büyük hayat sigortamız' haline geliyor. Hastalık kapıyı çalmadan önlem almak, işin en önemli sırrı.  "Benim kalbim sağlam" deyip geçmemek gerekiyor. Hayatınızda yapacağınız küçük değişikliklerle kalbinizi yormadan, daha enerjik bir ömür sürebilirsiniz.

Kalbin kuralları

Prof. Dr. Rifat Eralp Ulusoy'a göre 10 altın kurala dikkat etmek gerekiyor. İşte o kurallar...

1. Sofradan renk eksik olmasın: Paketli gıdalar yerine pazar tezgahından beslenin. Zeytinyağı baş tacınız olsun, yeşilliği sofranızdan eksik etmeyin.
2. Üşenmeyin, hareket edin: İlla spor salonuna gitmek şart değil. Her gün yarım saat tempolu bir yürüyüş yapmak, kalbin pasını siler.

3. Tuzluğu masadan kaldırın: Yemeğin tadına bakmadan tuz atmak en büyük düşmanımız. Tansiyonu zıplatmamak için tuzu hayatınızdan yavaş yavaş çıkarın.
4. Kilonuz yük olmasın: Fazla kilolar sadece dış görünüşü değil, en çok kalbinizi yorar. Kalbiniz o yükü taşırken çok zorlanıyor, ona acıyın.

5. Sigarayla vedalaşın: Kalbe en büyük ihanet sigaradır. Damarları tıkayıp kalbi nefessiz bırakır. Kendiniz ve sevdikleriniz için bu zehri bırakın.
6. Kafaya takmamaya çalışın: Biliyoruz hayat zor ama stres kalbi doğrudan vuruyor. "Can boğazdan gelir" derler ama "can huzurdan gider." Biraz sakin kalmak kalbe ilaç gibidir.

7. Uykunuzu alın: Vücudun dinlendiği tek yer uyku. Günde 7-8 saat uyumaya çalışın ki kalbiniz bir sonraki güne zinde başlasın.
8. Şekerden kaçın, tatlıyı meyveden alın: Şekerli içecekler ve ağır tatlılar damarların en büyük düşmanı. Canınız tatlı çektiğinde bir meyveyle geçiştirmeye alışın.

9. "Bir şeyim yok" demeyin: Doktora gitmek için illa ağrınızın olması gerekmez. Arada bir gidip kalbinizin sesini dinletin, 'makine' ne durumda bir bakın.
10. Rakamlarınızı bilin: Tansiyonunuz kaç, şekeriniz ne durumda? Kendi değerlerinizi bilirseniz, vücudunuzun verdiği sinyalleri daha iyi anlarsınız. RECEP BAHAR

İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu

18.04.2026 00:12:00
İhlas Haber Ajansı
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstinaf cezayı bozdu, Seçil Erzan yeniden yargılanacak
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, tutuklu sanık Seçil Erzan hakkında verilen 102 yıl 4 ay hapis cezasını bozdu.

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan'ın davasında istinaf mahkemesi kararını açıkladı.



İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık Erzan'a "nitelikli dolandırıcılık" ve "özel belgede sahtecilik" suçlarından verilen hapis cezasına ilişkin incelemesini tamamladı. Yapılan değerlendirmede, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediği, bu durumun da denetimi zorlaştırdığı belirtildi.



Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığına dikkat çekti. Bu kapsamda mahkeme kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verildi.

Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı

Tunceli'de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında dönemin Devlet Hastanesi'nin Başhekimi olan Kadın Doğum Uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir Bursa'da gözaltına alındı. Özdemir Tunceli'de İl Sağlık Müdürlüğü görevinde de bulunmuştu

17.04.2026 23:12:00
İHA
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında dönemin başhekimi gözaltına alındı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyonlar düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. İl Jandarma Komutanlığı'nda ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden E.E., G.E., S.G., S.Ö. dün adliyeye sevk edilmiş, G.E. ile E.E. tutuklanırken S.G. ile S.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İl Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan 9 şüpheliden 7'si bugün adliyeye sevk edildi.

Soruşturma kapsamında oğlu gözaltında bulunan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel hakkında, iddialarla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla soruşturma başlatılmış ardından açığa alınmıştı. Elazığ'da bulunan Tuncay Sonel, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Son olarak dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi kadın doğum uzmanı Doktor Çağdaş Özdemir savcılığın talimatıyla Bursa Emniyet Müdürlüğü Kom şube müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Özdemir'in Tunceli'ye gönderileceği öğrenildi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Çağdaş Özdemir, 2018 ve 2021 yılları arasında Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, 2022 yılına kadar ise Tunceli İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştı.

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"

Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi

17.04.2026 15:26:00
İhlas Haber Ajansı
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang: "Orta Doğu'da çözüm siyasi yoldan geçiyor"
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin, bölgedeki krizlerin siyasi yollarla çözümü için güçlü bir çerçeve sunduğunu değerlendirdi.
Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, yazılı değerlendirmesinde, Orta Doğu'nun çatışmadan barışa geçiş açısından kritik bir süreçten geçtiğini ve barış için bir fırsat penceresi oluştuğunu ifade etti. Çin'in bölgede her zaman objektif ve adil bir tutum benimsediğini vurgulayan Büyükelçi Jiang, tüm taraflara ateşkes çağrısında bulunduklarını kaydetti.
Jiang, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan dört maddelik girişimin; barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukuka bağlılık ve kalkınma ile güvenlik arasında denge ilkelerine dayandığını belirtti.

Barış içinde bir arada yaşama vurgusu
Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin birbirinden ayrılamayacak komşular olduğunu ifade eden Jiang, tarih boyunca yaşanan çatışmaların hiçbir ülkenin tek başına güvenli olamayacağını gösterdiğini aktardı.
Jiang, Çin'in bölge ülkeleri arasında uzlaşıyı desteklediğini ve iş birliğine dayalı, sürdürülebilir bir güvenlik mimarisinin kurulmasını teşvik ettiğini kaydetti.

"Egemenlik ihlal edilemez"
Ulusal egemenliğin tüm ülkeler için temel bir ilke olduğunu belirten Jiang, İran dahil bölgedeki tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Jiang, hegemonya anlayışının terk edilmesi ve Birleşmiş Milletler ilkelerine dönülmesinin, bölgede kalıcı barışın önünü açacağını ifade etti.

Uluslararası hukuk ve BM vurgusu
Uluslararası hukukun seçici şekilde uygulanmasına karşı çıkan Jiang, büyük güçlerin askeri üstünlüklerine dayanarak keyfi müdahalelerde bulunmaması gerektiğini belirtti.
Çin'in, BM merkezli uluslararası sistemi ve hukuk temelli düzeni kararlılıkla savunduğunu dile getiren Jiang, küresel ilişkilerde normların korunmasının önemine işaret etti.

Kalkınma-güvenlik dengesi
Güvenliğin, kalkınmanın temeli olduğunu ifade eden Jiang, Orta Doğu'nun enerji kaynakları ve ticaret yolları açısından küresel öneme sahip olduğunu vurguladı.
Bölge ülkelerinin kalkınmasına katkı sağlanmasının barışın kalıcılığı açısından kritik olduğunu belirten Jiang, Çin'in bu süreçte iş birliğini sürdüreceğini kaydetti.

Diplomatik temaslar sürüyor
Çin'in diplomatik çabalarına da değinen Jiang, Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin Türkiye dahil birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla yoğun temas yürüttüğünü bildirdi. Çin'in Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda ateşkes, diyalog ve müzakere süreçlerini desteklediğini aktaran Jiang, bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdir edildiğini ifade etti.

Türkiye ile ortak yaklaşım
Jiang, Türkiye ile Çin'in Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin tutumlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi onayı olmaksızın yapılan askeri müdahalelere karşı çıktığını kaydetti. Çin'in, Türkiye'nin ateşkes ve siyasi çözüm yönündeki çabalarını takdir ettiğini ifade eden Jiang, iki ülkenin Küresel Güvenlik Girişimi çerçevesinde iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.İHA

Antalya Diplomasi Forumu başladı

5. Antalya Diplomasi Forumu bugün başladı. 17-19 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da toplanan dünya liderleri, Orta Doğu ateşkesinden küresel belirsizliklere kadar kritik konuları masaya yatıracak

17.04.2026 12:38:00
Eyüp Kabil
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya Diplomasi Forumu başladı
Antalya'nın mavi suları ve tarihi dokusu bu yıl da dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde başlayan Antalya Diplomasi Forumu, Orta Doğu'daki ateşkes umutlarıyla birleşince küresel diplomasinin yeni merkezine dönüştü. Peki bu forumdan neler çıkacak?

Forumun ilk günü liderler bir araya geliyor

Bugün kapılarını açan forumda, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Erdoğan'la yaptığı görüşme dikkat çekti. İki lider, Kıbrıs meselesinden enerji işbirliğine kadar kritik konuları masaya yatırdı. Forumun açılış oturumunda Erdoğan, "Diyalog ve barışın diliyle konuşuyoruz" mesajını verdi.

Yüzlerce diplomat, bakan ve düşünce liderinin katılımıyla devam eden etkinlik, özellikle Orta Doğu'daki son gelişmelerle daha da önem kazandı. İsrail-Lübnan 10 günlük ateşkesinin hemen ardından toplanan forum, bölgedeki gerilimin azaltılması için yeni fırsatlar sunuyor.

İran, Gazze ve enerji güvenliği ana gündem

Forum katılımcıları, Trump'ın İran'la olası kalıcı anlaşma sinyallerini yakından takip ediyor. Birçok uzman, Antalya'nın bu süreçte arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin hem Batı hem Doğu ile köprü görevi görmesi, forumu benzersiz kılıyor.

Ayrıca enerji koridorları, göç krizi ve yapay zeka gibi küresel meseleler de masada. Avrupa'dan Asya'ya geniş bir coğrafyadan gelen temsilciler, "Yeni dünya düzeninde Türkiye'nin yeri neresi?" sorusuna yanıt arıyor.

İş dünyası da forumda

Sadece siyaset değil, ekonomi de ön planda. Türk iş dünyasının önde gelen isimleri, uluslararası yatırımcılarla ikili görüşmeler yapıyor. Özellikle savunma, yenilenebilir enerji ve turizm alanlarında yeni işbirliği anlaşmalarının imzalanması bekleniyor.

Antalya Diplomasi Forumu, pandemi sonrası dönemde Türkiye'nin "yumuşak güç" diplomasisini en güçlü şekilde gösterdiği platformlardan biri haline geldi.

Barışa katkı mümkün mü?

Uzmanlar, bu forumun sadece konuşmalardan ibaret kalmayacağını, somut adımlar atılabileceğini söylüyor. Özellikle Lübnan ateşkesinin uzatılması ve Gazze'deki insani krizin hafifletilmesi için Türkiye'nin önerileri masada olacak.

Antalya'nın palmiyeleri altında yürütülen bu görüşmeler, belki de yıllardır beklenen bölgesel barışın ilk adımlarını içerebilir. Dünya, Türkiye'nin ev sahipliğindeki bu forumdan çıkacak sonuçları merakla bekliyor.

Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi

17.04.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun merkezli mafya operasyonu: 25 gözaltı
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında silahlı organize suç örgütüne yönelik Samsun merkezli İstanbul ve Bursa'da geniş çaplı operasyon düzenlendi. 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında 16 kişinin de cezaevinde bulunduğu öğrenildi.



Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucu; suç örgütü kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, silahla yaralama, yağma, eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, alacak tahsili, kasten yaralama, tehdit ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi gibi çok sayıda suça karıştıkları tespit edilen silahlı organize suç örgütüne yönelik salı sabahı eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.



14 Nisan tarihinde Samsun'un Atakum, İlkadım, Canik, 19 Mayıs ve Alaçam ilçeleri ile İstanbul ve Bursa'da toplam 47 ikamet ve 6 iş yerine eş zamanlı baskın düzenlendi. Operasyon kapsamında şüphelilere ait adreslerde detaylı aramalar yapıldı.

Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, 173 adet fişek, 2 adet kurusıkı tabanca, 208 adet kurusıkı fişek, 482 bin 558 adet sentetik uyuşturucu hap, 15,30 gram esrar, 80,79 gram pregabalin tozu, 53,49 gram kokain, 0,72 gram sentetik kannabinoid, 980 gram marihuana, 480 gram fubinaca, 0,11 gram metamfetamin, 1 adet muşta ve 6 adet ruhsatsız yivsiz tüfek ele geçirildi.



Operasyonda toplam 25 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ara yakalanmalarla tutuklanan 17 kişinin halen cezaevinde bulunduğu ve ifadelerin cezaevinde alındığı öğrenildi.

KOM Şube Müdürlüğünde sorgulanan 25 kişi bugün Samsun Adliyesine sevk edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.