logo
09 NİSAN 2026

YÖK dosyası buzdolabında

30.12.2005 00:00:00
Başbakan Erdoğan, YÖK ile ilgili çalışmaları buzdolabına koyduklarını söyledi. Erdoğan, işsizliği önlemede de başarısız olduklarını itiraf etti Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir TV kanalında yayınlanan programda, "YÖK ile ilgili çalışmalarımızı buzdolabına koyduk. Şu anda bu yavrularımıza yapılanı yanlış buluyoruz. Biraz vicdan sahibi olan bu yavrularımıza yapılanı asla tasvip edemez" dedi.Devlet kendi okulunun önünün niye kesiyor?Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden bir öğrencinin "Okullarımızda müfredata aykırı hiçbir şey yok, öğretmenlerimizi devlet atıyor, maaşlarını devlet veriyor. Aynı devletin bizim önümüzü kapatması çelişkili bir durum oluyor. Bu sıkıntı bizi rahatsız ediyor. Bize imam olacak gözüyle bakılıyor" şeklindeki sözleri üzerine Erdoğan, "Biz ilkokulu bitirdikten sonra girdik. Biz girdiğimizde nasıl ki şu anda toplumda böyle bir hava oluşmaya başladıysa, bize de o zamanlarda imam mı olacaksınız, cenaze mi yıkayacaksınız? diye yaklaşıyorlardı" dedi. İmam Hatip Lisesi'ni bitirdikten sonra yatay geçişle düz lisede fark dersleri vererek, üniversiteye gittiğini belirten Başbakan Erdoğan, "Şu anda maalesef bu yavrularımızın bu kapıları da kapatıldı. İmam hatip liselerinden direk üniversiteye gidiş varken, bu kaldırıldı. Bizim hükümet, yatay geçişe hiç olmazsa kapı açılsın diyor. Buna da birileri engel olmaya çalışıyor. Bu çocuklar, bu ülkenin çocukları değil mi? Bakın bir gariplik var. Şimdi imam hatiplilerin yanı sıra meslek lisesi mezunları da yanıyor. Bunların oranı ne kadar biliyor musunuz? Bu yavrularımızın oranı yüzde 3, öbürleri yüzde 27 civarında. Şu anda üniversitelere giremiyorlar. Burada bir terslik daha var. Meslek lisesi mezunu yatay geçişle düz liseye giremiyor. Ama çok enteresan düz lise mezunu yatay geçişle meslek lisesine geçebiliyor. Böyle saçmalık olur mu? Bunun düzeltilmesi lazım." İşsizliği önlemede başarılı değilizBaşbakan Erdoğan, 'Türkiye'nin şüphesiz bir işsizlik sorunu olduğunu beyan ederek, "Biz geldiğimizden bu yana işsizliği azaltmada çok ciddi bir başarı sağlayamadık. Ama yüzde 10.3'ten 9.7'ye düşürdük" dedi.   Suriye ve İran meselesiErdoğan, "Türkiye ile ABD'nin, Suriye ve İran'a ortak bir müdahalesi konusunda bir politika geliştirilmesi yolunda hazırlıkların alttan alta ısıtıldığı" iddialarının hatırlatılması üzerine de, uluslararası münasebetlerde bu tür kararların anlık olduğunu, "Davul zurna çala çala gelmediğini" söyledi. "Cumhurbaşkanı olmayı düşünüyor musunuz?" sorusuna karşılık da Erdoğan, "Çok zor soru soruyorsunuz. Bunun altından kalkmak zor. Şu anda bizim gündemimizde bu yok" dedi. 2007'de konunun gündeme geleceğinin hatırlatılması üzerine de Erdoğan, "Gün ola harman ola" dedi. Orhan Pamuk meselesiBaşbakan Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun "Türklüğe hakaret" suçunu düzenleyen, yazar Orhan Pamuk'un yargılandığı 301. maddesiyle alınacak kararların geleceğe yönelik içtihatları oluşturacağını söyledi. Erdoğan, "Çok acele etmemek lazım. Daha yeni çıkarılmış olan bir yasa bu. Bir yürüyüşü görelim, bakalım ne gibi kararlar çıkacak. Bunun aksamaları ciddi manada varsa, o zaman tabii ki yasama oturacaktır, bununla ilgili yenibir değerlendirme yapıp yeni bir kararı da alacaktır" dedi.

İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında

İzmir'in Balçova ilçesinde 3 polisin şehit düştüğü silahlı saldırıya ilişkin davanın sanıkları ilk kez hakim karşısına çıktı. Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum" dedi

09.04.2026 15:01:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında
İzmir'deki polis merkezi saldırısında sanıklar hakim karşısında
Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

"Talimat almadım, DEAŞ'ı seviyorum"

DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim" ifadelerini kullandı.

"Ailemi de kafir olarak görüyorum"

Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum, ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum" şeklinde konuştu.

"Oğlum radikal eğilimliydi"

Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem, astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım, en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu" şeklinde konuştu.

"Evde kar maskesiyle geziyordu"

Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık" ifadelerini kullandı.

"Vururken tekbir getirdi"

Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Silahını kasada saklardı"

Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var' Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi" açıklamasında bulundu.

Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP'ye geçti

Bursa Büyükşehir Belediyesi, AK Parti'ye geçti. AK Parti'nin adayı Şahin Biba, bugün yapılan başkanvekili seçiminde 61 oy alarak göreve seçildi

09.04.2026 14:05:00
Haber Merkezi
Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP'ye geçti
Bursa Büyükşehir Belediyesi AKP'ye geçti
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Bozbey, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme" ile "rüşvet alma" suçlamaları kapsamında tutuklanmış ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı. Bu gelişme üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, bugün olağanüstü toplantıyla başkanvekili seçimine gitti.

Seçimde AK Parti, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Şahin Biba'yı aday gösterdi. CHP grubunun aday çıkarmama ve protesto kararı nedeniyle oylama ağırlıklı olarak AK Parti grubunun katılımıyla gerçekleşti. Biba, meclis aritmetiğinde Cumhur İttifakı'nın çoğunluğu sayesinde başkanvekili seçildi.

Böylece, 47 yıl aradan sonra CHP'ye geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimi yeniden AK Parti'ye geçmiş oldu. Seçilen başkanvekili, Mustafa Bozbey'in hukuki süreci sonuçlanana kadar görevini vekaleten yürütecek. Seçim öncesi geçici olarak Vali Yardımcısı Hulusi Doğan belediye işlerini yürütüyordu.

Şahin Biba kimdir?

Şahin Biba, mimarlık kökenli bir isim. Uzun yıllardır Bursa yerel siyasetinde aktif rol alıyor. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde meclis çalışmaları, grup sözcülüğü ve İmar ve Bayındırlık Komisyonu Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. AK Parti teşkilatlarında da çeşitli kademelerde yer aldı. Yerel yönetim tecrübesiyle tanınan Biba'nın adaylığı, Ankara'daki görüşmeler sonrası netleşti.

Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'la ilişkili olduğu iddia edilen kişinin, İzmir Bornova Belediyesinde işe alınmasıyla ilgili soruşturmada aralarında Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı

09.04.2026 12:10:00
Haber Merkezi
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
Uşak'taki soruşturma Bornova'ya sıçradı
"Rüşvet, yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma" suçlarından tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın sevgilisine iş veren Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ve beraberinde 3 kişi, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından gözaltına alındı.  

Uşak Belediyesi'ne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, İzmir Bornova Belediyesi'nde "Sevgili kontenjanı" üzerinde işe alınan 'Aslıhan Aksoy' isimli kişinin burada fiilen çalışmadan maaş aldığı iddiaları üzerine 1 Nisan'da adli süreç başlatılmıştı.

Bornova Belediyesi'nde Aslıhan Aksoy'un "bankamatik memuru olarak çalıştırıldığına ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, 22 Eylül 2025 tarihinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak SGK kaydı bulunduğu ancak fiilen görev yapmadığı belirlendi.

SGK Uzmanlık Raporu doğrultusunda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte Bornova Belediyesinde Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi A.A, Bornova Belediyesi Personel A.Ş Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Müdürü P.K, Bornova Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür V. İ.A,'in SGK Uzmanlık Raporunda sorumluluğu bulundukları tespit edildi. Şüpheliler, "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlarından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gözaltına alındı.

Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu

İzmir'de yılın ilk çeyreğinde etkili olan yoğun yağışlar, kentin en büyük içme suyu kaynağı Tahtalı Barajı'nda doluluk oranını yüzde 52,30 seviyesine taşıdı. Daha bir kaç ay önce hayvanların otladığı alanda, barajın simgesi haline gelen eski minarenin çevresi yine suyla doldu. Artan yağış grafiğiyle birlikte il genelindeki diğer barajların da su seviyelerinde belirgin bir yükseliş kaydedildi

09.04.2026 10:24:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:32:35
İhlas Haber Ajansı
Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu
Rekor yağışlar İzmir'deki barajları doldurdu
Yılın ilk çeyreğinde kente düşen yağışlar barajların su seviyesini hızla yükseltti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; ocak ayında metrekareye 223,7 kilogram, şubatta 300,3 kilogram ve gayriresmi verilere göre mart ayında 74 kilogram yağış düştü. Yılın ilk üç ayında metrekareye düşen toplam yağış miktarı 598 kilograma ulaştı. Şehir merkezinde 2025 yılının tamamında metrekareye toplam 432,1 kilogram yağış düşerken, bu yıl sadece ilk çeyrekte geçen yılın toplamı geride bırakıldı. Bu dönemdeki yağışların etkisiyle, kentin içme suyu ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı'nda su seviyesi hızla toparlandı. Geçtiğimiz yılın sonunda doluluk oranı yüzde 0,13'e kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Tahtalı Barajı'nda su seviyesi toparlanarak yüzde 52,30'a ulaştı.

"Gördes ve diğer barajlarda doluluk arttı"

Yılın ilk çeyreğindeki yağışlar, kentteki diğer su kaynaklarının seviyelerini de yukarı taşıdı. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerine göre geçtiğimiz yılın sonu ve ocak ayı başlarında doluluk oranı yüzde 0,42'ye kadar gerileyerek kuruma noktasına gelen Gördes Barajı'nda su seviyesi yüzde 39,57'ye çıktı. Balçova ve Ürkmez barajlarında doluluk oranı yüzde 100 seviyelerine yaklaştı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda ise doluluk yüzde 82,38 olarak belirlendi. Geçen yıla kıyasla ilk çeyrek itibarıyla İzmir barajlarının tamamında yüz güldüren bir artış yaşandı.

"Önümüzdeki yedi sekiz yıl ortalamanın üzerinde olacak"

Kurak yılların ardından şiddetli yağışların geldiğini ve önümüzdeki on yıllık sürecin büyük kısmında yağışların ortalamanın üzerinde seyredeceğini belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Çok kurak yılları mutlaka çok yağışlı yıllar takip eder. 2024-2025 dönemi gerçekten müthiş kuraktı. 2026'ya geldiğimizde ise daha önce belirttiğimiz gibi bol yağışlı ve selli geçme ihtimali yüksek bir yıl olarak rekorlar kırıldı. Gerçekten son 80 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. 4 Nisan itibarıyla nisan ortalamalarını geçtik, olağanüstü bir yağış var. Bütün toprak iyice doydu ve suların tamamı barajlara gelerek buraları doldurdu. Bundan sonra önümüzdeki 10 yıllık sürecin yedi sekiz yılı yağışlar açısından ortalamanın üzerinde olacaktır. Bu nedenle artık barajlarda su sorunumuz kalmayacaktır ancak 2036'dan sonra bu barajlar yine tamamen boşalacaktır. Asıl sorun, bu barajlar boşalmadan önlemleri alabilmektir. Mümkün olduğunca yeraltı barajları yapmalıyız. Türkiye'de kişi başı su potansiyeli 1300 metreküpken, İzmir'de bu oran 600 metreküp seviyesindedir. Yaklaşık 12-13 yıldır gündemde olan ancak henüz yapılmayan Düvertepe Barajı gibi projelere ağırlık verilmeli, olabilecek her yere baraj yapılmalıdır. Barajların tamamen sıfırlandığı çok şiddetli kurak yıllar dışında yeraltı sularını kesinlikle kullanmamalıyız." ifadelerini kullandı.

"Suyu bilimsel olarak kullanmalıyız"

Arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımda değerlendirilmesi gerektiğinin ve taban sularının doğal bir şekilde çok yükseldiğinin altını çizen Yaşar, "Yağışlar henüz en üst akiferlere inmedi, oralara ulaşması çok uzun yıllar alacaktır. Ancak taban suları çok yükseldi ve İzmir'de binaların bodrumlarından su fışkırmaya başladı. Bu doğal bir durum çünkü son 80 yılın en olağanüstü yağışını aldık. Temel mesele suyu dikkatli ve bilimsel olarak kullanmaktır. Bilimle hareket edersek hiçbir sorunumuz kalmaz. Arıtmadan çıkan suyu tarıma kazandırmalı ve yapılabilecek her alana bol bol baraj inşa etmeliyiz. Örneğin, tabanı onarılan Gördes Barajı'nda doluluk oranı yüzde 40'lara yaklaştı. Gördes, Tahtalı'dan yüzde 50 daha büyük, devasa bir barajdır. Gördes ve Tahtalı barajlarını dikkatli bir şekilde yönetir ve Çiğli Arıtma'dan çıkan suyu da sisteme dâhil edersek İzmir'in hiçbir su sorunu kalmayacaktır" dedi.

CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'deki kooperatif soruşturması kapsamında Ankara'da gözaltına alındı

09.04.2026 10:16:00 / Güncelleme: 09.04.2026 10:43:38
Haber Merkezi
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı gözaltına alındı
CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir'de yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında bugün Ankara'da gözaltına alındı. Erkol, Ankara'daki emniyet işlemlerinin ardından İzmir'e sevk edilecek.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonunda devam eden soruşturma, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON A.Ş. üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve konut yapı kooperatiflerindeki usulsüzlük iddialarını kapsıyor. Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi'ne yönelik son operasyon dalgasında Erkol'un yanı sıra kooperatif üyelerinden Ayşe Cansu Ayhan ve Pakize Kavak da gözaltına alındı. Şüpheliler, ifadeleri alınmak üzere emniyete götürüldü.

Soruşturma, kooperatifler aracılığıyla kamu zararına yol açıldığı, inşaat süreçlerindeki finansal hareketler ve yönetimsel kararlarla ilgili usulsüzlükler iddialarına dayanıyor. Emniyet kaynakları, belgelerin ve ilk ifadelerin incelenmesiyle soruşturmanın yeni halkalarla genişleyebileceğini ve önümüzdeki saatlerde ek gözaltı kararları çıkabileceğini belirtiyor.

Bu gelişme, 2025 yılında başlayan ve eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile birçok isim ve Ümit Erkol'un oğlu Fırat Erkol'un da yer aldığı geniş kapsamlı "kooperatif davası"nın devamı niteliğinde. Soruşturmada nitelikli dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar ön planda yer alıyor.
 

Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 11'e çıktı

Beşiktaş'ta, İsraiil İstanbul Başkonsolosluğu önündeki polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltına alınanların sayısı 11 oldu

08.04.2026 14:05:00 / Güncelleme: 08.04.2026 14:40:13
AA / İHA
Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 11'e çıktı
Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 11'e çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Levent Mahallesi Cömert Sokak'ta Yapı Kredi Plaza önündeki polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, soruşturma kapsamında İstanbul, Kocaeli ve Konya'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda 5 şüpheli daha yakalandı.

Devam eden çalışmalarda, 1 şüpheli daha gözaltına alındı.

Hastanede tedavileri devam eden teröristler Onur Çelik ve Enes Çelik ile dün yakalanan 3 şüpheliyle gözaltına alınanların sayısı 11 oldu.

Şüphelilerden 9'unun İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri sürerken, 2 teröristin tedavilerinin ardından emniyete götürüleceği öğrenildi.

Teröristler olay yerinde keşif yapmış

Polis ekiplerinin çalışmasında, teröristlerin daha önceden olay yerinde keşif yaptığı belirlendi.

Teröristlerden Onur Çelik'in eşinin de ifadesi alındı. Kadının ifadesinde, eşine saldırıyı yapmaması yönünde telkinde bulunduğunu söylediği öğrenildi.

Dünkü saldırıda teröristlerden Yunus Emre Sarman, polislerle yaşanan çatışmada öldürülerek etkisiz hale getirilmişti.

Teröristler Onur Çelik ve Enes Çelik ise yaralı olarak ele geçirilmişti.

Levent'teki saldırganların fotoğrafları ortaya çıktı

Beşiktaş Levent'te teröristlerle polis ekipleri arasında çatışma çıkmış, olayda 2 polis yaralanırken, 3 saldırgandan 1'i ölü, 2'si ise yaralı olarak etkisiz hale getirilmişti.



Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülürken, teröristler Yunus Emre S., Enes Ç., Onur Ç.,'nin fotoğrafları ortaya çıktı.

Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

08.04.2026 11:11:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.



Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince DEAŞ terör örgütü faaliyetlerinin tespit ve deşifre edilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor.

Yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; DEAŞ terör örgütü içerisinde silahlı faaliyetlerde bulundukları ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı oldukları yönünde haklarında bilgiler bulunan 4 şahıs, 3 Nisan günü Erzin ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı.

Şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildiler.

Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Osmaniye'de etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu selde sürüklenen araçta hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

08.04.2026 01:32:00 / Güncelleme: 08.04.2026 06:36:16
AA
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi
Osmaniye'de selde hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belirlendi

Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta ilçe merkezinden geçen Bülbül Deresi'nin taşması sonucu sel sularına kapılan otomobilde hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri, bulundukları yerden ekiplerin çalışmasıyla çıkarıldı.

Sudan çıkartılan araçta hayatını kaybedenlerin Hüseyin Kul ile Fatih Anbarcıoğlu (69) olduğu tespit edildi.

Cenazeler, yapılan incelemenin ardından Kadirli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.



Öte yandan, ekiplerin taşkından etkilenen alanlarda su tahliye işlemleri ve temizlik çalışmaları devam ediyor.

Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanakta Bülbül Deresi'nin taşması sonucu bazı araçlar akıntıya kapılmış, bazıları da sular altında kalmıştı. Selde sürüklenen bir araçtaki 2 kişi hayatını kaybetmişti. 

Temelde çarpışan inançlardır

Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

08.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Temelde çarpışan inançlardır
Temelde çarpışan inançlardır
Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

"Kabul etsek de etmesek de kavgaların temelinde yatan asıl ölçü inançtır, dindir. Bunu siz yok edemezsiniz. Sen yok edersen silinen sen olursun.

Şu anda dikkat ederseniz ille de Avrupa Birliği'nde olmak isteyen bizlerden bir takım tavizler istiyorlar.



Ama kendilerinden hiçbir şey vermiyorlar. "Benim gibi olursan, benimle beraber varsın" diyor. "Seni, olduğun gibi kabul ediyorum" demiyor. O halde, açık ve net konuşuyorum, böyle bir birliktelik bize lazım değildir.

Saraybosna



Hatırlarsanız son Bosna savaşında NATO gücü geldi, bu bölgeye asker koydu. Srebrenica'ya asker koydu. Srebrenica'daki askerler Hollandalıydı. Sırplar geldiler ve dediler ki; "Biz burada birtakım icraatlar da bulunacağız. Siz de ses çıkartmayacaksınız."

Bunu NATO'ya söyledi. 8 bin insanı diri diri toprağa gömdüler. Adamların sesi çıkmadı. Bunlar müseccel olaylar. Parçası, bu kadar büyük bir zulmü bu derece himaye eden, koruyan topluluğun acaba bütünü ondan farklı mıdır? Değildir. O halde burada mücadele eden akaitlerdir, inançlardır.

Kıbrıs

Her zaman ifade etmeye çalışıyorum. l974'te Kıbrıs çıkarmamızda, orada Türklerin zulme uğradığını bilmeyen Batılı hiçbir devlet yoktu. Hepsi, "zulmediliyor, yanlış işler yapılıyor, Rumların yaptıkları insanlığa sığmaz" diyordu.

Bunu diyenlerin başında Amerikalılar da, Batının tamamı da vardı. Bu nereye kadar devam etti. Türk askeri, Kıbrıs'a çıkana kadar. Bu çıkarma olduktan sonra neticesi o kadar enteresan oldu ki hepsi birden bize sırtını çevirdi. Niye? Kıbrıs'a asker çıkardığımız için. Peki, sen, "Rumlar yanlış yapıyor" demiyor muydun? Diyordun.

Şimdi şu çelişkiye bakın. Bir yandan; Rum yanlış yapıyor, masum, savunmasız kadınları, çocukları katlediyor diyorsun ve bütün bunlara mani olmuyorsun, bir yandan da benim yaptığım insani hareketin yanında bulunmuyorsun.

Neden?



Çünkü Yunan, Rumlar, Batının şımarık çocuğu olduğundan, mutlaka onun yanında olacaktır. Sen, yüzde bin değil, yüzde elli bin de haklı olsan senin yanında olmayacaktır.

Şimdi sanki o insanlar gitmiş, yerine çok farklı insanlar gelmiş havası estiriliyor. Nasıl bizim aydınımız, bizim siyasimiz bunu düşünebilir, böyle bir gafletin içinde nasıl bulunabilir?

Şunu asla unutmayalım

Şunu asla unutmayalım. Eğer bir milletin idarecileri, bürokratları, aydınları, yaptıkları hareketlerin mahiyetini bilmezse, o millet yok olmaya mahkumdur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölmek isteyenler, bir yandan da yaptıklarının hak dava olduğunu dünyaya ilan ediyorlar. Şimdi sen gel de; "Toplumlardaki hakim güç akaitler, itikatlar değildir" de.

Bu, kendi nefsini kandırmaktan başka bir şey olmaz. Toplumlar, kendi akaitlerini, inançlarını devam ettirebilmek için, siyasi, iktisadi, hukuki ve de fiili savaşlarda o inançların etrafında olurlar. Hiç kimse bunun aksini savunmaya kalkışmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Mart ayında, uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumara yönelik 729 operasyon düzenlendiğini, 9 bin 185 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 2 bin 996 kişinin tutuklandığını açıkladı

07.04.2026 11:11:00
Anadolu Ajansı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı
Adalet Bakanı çarpıcı rakamları açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, mart ayında uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik 729 operasyon gerçekleştirildiğini, işlem yapılan 9 bin 185 zanlıdan 2 bin 996'sının tutuklandığını, 820'si hakkında adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarının, gençleri bağımlılık ve suça sürükleyen, toplumun huzurunu ve geleceğini tehdit eden çok yönlü bir tehlike olduğunu bildirdi.

Bu suçların, aile yapısını zayıflattığını, toplumsal dokuya zarar verdiğini belirten Gürlek, ayrıca bireyleri ve aileleri telafisi güç mağduriyetlerle karşı karşıya bıraktığını aktardı.

Gürlek, söz konusu suçlara yönelik mart ayında 729 operasyon gerçekleştirildiğini ifade ederek, soruşturma içeriklerine ilişkin şunları kaydetti:

"2026 yılı mart ayı içerisinde, 81 ilimizde 171 Cumhuriyet başsavcılığımızın koordinasyonunda uyuşturucu, yasa dışı bahis ve sanal kumar suçlarına yönelik toplam 729 operasyon gerçekleştirilmiş, 9 bin 185 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 2 bin 996 şüpheli tutuklanmış, 820 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Operasyonların büyük çoğunluğunu oluşturan uyuşturucu suçlarına yönelik 669 operasyonda, 7 bin 568 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 2 bin 541 kişi tutuklanmıştır. Yasa dışı bahis operasyonları kapsamında ise 56 operasyonda 1608 şüpheli hakkında işlem yapılmış, 455 kişi tutuklanmıştır. En fazla işlem yapılan ilimiz İstanbul olmuştur."

Operasyonlarda görev alan tüm yargı teşkilatı mensupları ile adli kolluk birimlerine teşekkür eden Gürlek, "Toplumumuzu, aile yapımızı ve gençlerimizin geleceğini hedef alan bu suçlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasını yaptı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.