HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 18 HAZİRAN 2021, CUMA

Yoksullaşan millete alışveriş tavsiyeleri

10.02.2021 00:00:00
'Yoksullaşan millete alışveriş tavsiyeleri' seslendirme dosyası:

Hükümete yakın bir gazete geçen hafta sonu manşetten verilen bir haberde Türkiye'nin geldiği mevcut durum çok net ortaya konulmuştu. Haberin başlığı 'Bu haberi okumadan markete girmeyin, çıkarken üzülmeyin' şeklindeydi.

'Halkın gazetesi' sloganıyla çıkan bu gazetedeki haberde vatandaşa markette fazla harcama yapmadan nasıl çıkacağına dair şu tavsiyelerde bulunuluyordu:

"Alışverişe tek başına ve tok karınla çıkın. Çocukları olmasın.

Cazip kokular sizi yoldan çıkarmasın. Evde hiçbiri kalmaz.

Büyük araba doldurmaya teşvik eder. Sepetten şaşmayın.

Ürünlere dokunmayın. Sahiplik duygusu almaya zorlar.

İkramları geri çevirin. Dilinize değdiğiniz an tuzağa düşersiniz.

Kasiyer indirimli ürün teklif eder. Rafta da aynı fiyattır." 

Manşet haberinin sağ alt köşesinde ise küçük puntolarla; "Satışı artırmak isteyen marketler müşterilere türlü türlü tuzaklar kuruyor" cümlesi yer alıyordu.

Bu kıymetli(!) ulusal gazete bu haberiyle milletin parasız kaldığını ve büyük bir geçim zorluğu çektiğini itiraf etmiş oluyordu.

Oysa hükümet ülkemizin çığır açtığını ve dünyada parmakla gösterildiğini iddia ediyor. Hükümetin dediği doğruysa vatandaşın cebi para dolu, hiçbir geçim zorluğu çekmiyor olması gerekmez mi? O zaman böyle bir manşete gerek var mıydı?

Bırakın market arabasını doldurmayı, küçük sepeti doldurabilen vatandaş bile azınlıkta…

Bu gazetenin tavsiyelerini milyonlarca vatandaş aslında 18 yıldır uyguluyor. Ama ne yazık ki seslerini bu hükümet borazanı gazeteler sayesinde duyuramadı. 

Çünkü hem hükümetin hem de böyle gazetelerin kulakları vatandaşa tıkalı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, bizzat kendisi katıldığı bir TV programında 2018 yılındaki seçimler öncesinde Kahramanmaraş gezisindeyken genç bir çiftçiyle yaşadığı diyalogu anlattı.

''Bizi mahvettiniz, bizi öldürdünüz" diyen çiftçiye AKP'li Mahir Ünal,

"Cebindeki telefonu kaça aldın" diye sormuş.

Pahalı bir telefon olduğunu söyleyerek de çiftçinin aslında 'yalan söylediğini' ima ediyor Sayın Ünal. 

Ancak çiftçinin feryadı arada kaynıyor. 

Türkiye'yi yıllardır yöneten bu siyasi anlayışa göre çiftçinin, işçinin, öğrencinin yaşadıklarında hiçbir sorun yok. Yakınmalar ise abartı…

Hükümete yakın medyanın vatandaşların mahkûm edildikleri yoksulluğun alışılması gereken bir durum olduğunu ima ederek, verdikleri fakirce alışveriş tavsiyeleri, iktidardaki ittifakın küçük ortağının teklif ettiği askıda ekmek uygulamasının yeni bir halkası olarak kabul etmek gerekir.

Bu yapılanlar, "siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz, Biz ise ortadan kaldırılmış yoksulluk. O yüzden anlaşamıyoruz" sözünü akla getiriyor.

Yoksulluk bitmesin isteniyor

İktidarın basındaki sözcüsü gibi yayın yapan gazetelerin haberleri ve son yaşananlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoksulluğun bitmesinin siyasiler tarafından pek istenmediğini göstermiyor mu sizce de? Ve yahut yoksulluğun doğal kabul edildiği ve ortadan kaldırmak için her şeyin yapılmadığı anlaşılmıyor mu?

İki kelimelik 'neden yoksulluk?' sorusuna iki kelimelik yanıt vermek gerekirse 'çünkü kapitalizm' diyebiliriz.

Yoksulluğun bitmesi için kapitalizmin bitmesi, bu mantığın terk edilmesi artık bir zarurettir. Zira kapitalizm de bizim sorun olarak gördüğümüz yoksulluk ve işsizlik gibi gerçekler bir kural kabul edilmektedir.

Peki, kapitalizm nasıl bitecek diye soranlar mutlaka olacaktır.

Bu noktada merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın bu millete bıraktığı en kıymetli mirası olan Milli Ekonomi Modeli önümüzde durmaktadır. 

Kapitalizm dairesinin dışında yoksulluğu tamamen bitirecek yegâne model olan Milli Ekonomi Modeli uygulanmadığı müddetçe bugün markete sepetle gidin tavsiyesinde bulunan gazeteler, birkaç yıl sonra fakirlik daha da artınca 'sepeti de bırakın' diye tavsiyelerde bulunacaktır. 

Prof. Dr. Haydar Baş aramızda olmasa da O'nun bayrağını taşıyan, başta BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş olmak üzere yetiştirdiği tecrübeli, dinamik ve genç kadrolar ülkemizdeki yoksulluğu tamamen bitirmek için milletimizden görev beklemektedir. 

Eninde sonunda milletçe geleceğimiz liman Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın ömrü boyunca milletimizi çağırdığı limandır. Bu limana ne kadar erken gelirsek ödediğimiz bedeller o kadar az olacak, ne kadar geç gelirsek ödediğimiz bedeller o kadar çok olacaktır.

 
Orhan Dede / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.