logo
01 OCAK 2026


Yola 'talip' olmak

29.12.2025 00:00:00

Alevi-Bektaşi yolu, tarih boyunca yalnızca bir inanç sistemi değil, insanı olgunlaştırmayı amaçlayan ahlaki ve irfani bir yaşam öğretisi olarak var olmuştur. 

Bu yol, baskılarla, inkarlarla ve dışlanmalarla karşılaşmasına rağmen, taliplerinin belleği ve bilinci sayesinde bugüne taşınmıştır. 

Ancak günümüzde Aleviliğin karşı karşıya olduğu temel sorun, görünmez olmak değil, kendi gençleri tarafından yeterince öğrenilmemesi ve özümsenmemesidir. 

Bu durum, suçlayıcı bir dille değil, yolun geleceği adına duyulan gönülden bir kaygıyla ele alınmalıdır.

Alevi-Bektaşi yolunun kökleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in ardından yaşanan siyasal ve toplumsal ayrışmalara, Ehl-i Beyt etrafında şekillenen adalet mücadelesine dayanır. 

Hz. Ali'nin temsil ettiği ahlaki duruş, Kerbela'da Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt mensuplarının maruz kaldığı zulüm, bu yolun vicdan merkezli karakterini belirlemiştir. 

Alevilik, iktidarın yanında yer alan bir mezhep yorumu geliştirmek yerine, mazlumdan yana durmayı temel ilke edinmiştir. 

Anadolu'da Türklerin inanç dünyası ve tasavvufi birikimiyle birleşen bu anlayış, cem merkezli, rızaya dayalı ve insanı temel alan bir yaşam yoluna dönüşmüştür.

Bu yolun düşünsel omurgasını en açık biçimde ortaya koyan isimlerden biri Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'dir. Onun 'Dört Kapı Kırk Makam' öğretisi, Alevi-Bektaşi yolunun yalnızca ritüellerden ibaret olmadığını, insanı adım adım olgunlaştırmayı hedefleyen bir eğitim süreci olduğunu göstermektedir. 

Bektaşilikte, 'Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat' kapıları ile anlatılmak istenen, bireyin hamlıktan kurtulup, nefsini terbiye ederek, kamil insan mertebesine ulaşmasını amaçlar. 

Bu öğretide Alevilik, doğuştan sahip olunan bir kimlik değil, emekle, öğrenmeyle ve ahlakla inşa edilen bir yolculuktur. 

Bugün yaşanan birçok kopuşun temelinde, bu öğretinin bir yaşam rehberi olarak yeterince aktarılmaması yatmaktadır.

Anadolu'da Alevi-Bektaşi yolu yüzyıllar boyunca büyük ölçüde kendi iç bütünlüğünü koruyan bir toplumsal yapı içinde sürdürülmüştür. 

Ocak sistemi, dede-talip ilişkisi ve 

sözlü aktarım geleneği, 'Dört Kapı Kırk Makam' anlayışını gündelik hayatın parçası haline getirmiştir. 

Deyişler, nefesler ve Duaz-ı İmamlar, Oniki İmam öğretisini, Ehl-i Beyt sevgisini ve ahlaki ilkeleri kuşaktan kuşağa aşk ile taşımıştır. 

Ancak bu güçlü sözlü gelenek, zamanla bilgiyi sistemli ve çağın diliyle aktarmakta yetersiz kalmıştır.

1960'lı yıllardan sonra hızlanan büyükşehirlere göç, Alevi-Bektaşi toplumunda önemli bir kırılma yaratmıştır. 

Kırsalda yaşamın doğal akışı içinde öğrenilen yol bilgisi, kent yaşamının hızına ve parçalı yapısına uyum sağlamakta zorlanmıştır. 

Büyükşehirler Aleviliğe görünürlük kazandırmış, fakat bu görünürlük, 'Dört Kapı Kırk Makam' gibi derin öğretilerin genç kuşaklara aktarılmasını kendiliğinden sağlamamıştır. 

Bu süreçte Alevilik, özellikle gençler için yaşanan bir irfan yolu olmaktan çok, uzaktan tanınan bir kimlik haline gelmiştir.

Bu dönüşüm cemevleri üzerinden de anlaşılabilinir. 

Bir dönem cemevlerinin yokluğu en önemli temel sorunken, bugün birçok yerde cemevleri bulunmaktadır. 

Ancak mesele artık mekanın varlığı değil, o mekanların yol bilgisini, ahlaki terbiyeyi ve kamil insan idealini yeniden üretebilme gücüdür. 

Cemevlerinin dolmaması, inancın ortadan kalktığını değil, yolun öğretici yönünün zayıfladığını göstermektedir.

Daha düşündürücü olan ise yolun taşıyıcılarında gözlemlenen bilgi eksiklikleridir. 

On İki İmam'ı yeterince bilmeyen, otuziki farzı sayamayan Duaz-ı İmam süremeyen, temel duaların anlamını aktarmakta zorlanan Cem erkanını yürütemeyen dedelerin varlığından söz ediliyorsa, bu durum kişisel yetersizlikten çok, yolun eğitim boyutunun ihmal edilmesiyle ilgilidir. 

Dedelik, yalnızca soya dayalı bir konum değil, 'Dört Kapı Kırk Makam' öğretisini bilen, yaşayan ve aktarabilen bir rehberlik makamıdır. 

Bu bilinç zayıfladığında, genç kuşakların yola bağlanması da zorlaşmaktadır.

Bu noktada incitmeden ifade edilmesi gereken önemli bir gerçek vardır. 

Ehl-i Beyt yoluna dair derinlikli çalışmaların ve güçlü külliyatların önemli bir kısmı, Alevi kimliği dışında yer alan, ancak Ehl-i Beyt sevgisini hayatının merkezine koymuş kişiler tarafından ortaya konulmuştur. 

Rahmetli Prof. Dr. Haydar Baş'ın Ehl-i Beyt ve Oniki İmam üzerine kaleme aldığı eserler, verdiği konferans ve sempozyumlar ile bu adanmışlığın dikkat çekici örneklerindendir. 

Bu durum bir karşılaştırma ya da sitem değil, Alevi toplumunun kendi yol bilgisini üretme ve aktarma sorumluluğunu yeniden düşünmesi için bir hatırlatmadır.

Bugün gelinen noktada Aleviliğin geleceği, 'Dört Kapı Kırk Makam' öğretisinin yeniden anlaşılmasına bağlıdır. Alevilik, yalnızca bir kimlik beyanı değil, insanı kemale erdirmeyi hedefleyen bir yolculuktur. 

Genç kuşakların Aleviliğe mesafeli duruşu, çoğu zaman ilgisizlikten değil, bu yolculuğun anlamının kendilerine yeterince aktarılmamasından kaynaklanmaktadır.

Yola talip olmak, bugün her zamankinden daha derin bir anlam taşımaktadır. 

Yola talip olmak, Alevi olduğunu söylemekten önce, Aleviliğin neyi hedeflediğini öğrenmeye talip olmaktır. 

Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin işaret ettiği gibi, yolun nihai amacı kamil insan olmaktır. 

Bu hedef unutulduğunda, yol biçimsel bir aidiyete indirgenir. 

Benim amacım, bir uyarıdan çok, bir davettir. Alevi-Bektaşi yolu, ancak onu öğrenmeye, yaşamaya ve aktarmaya talip olanlarla yarınlara taşınabilir.

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Burhan Boran / diğer yazıları
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
DEAŞ'a karşı 25 ilde operasyon
125 şüpheli daha yakalandı
'Bataklıkta sinek avlayarak olmaz'
BTP'den dikkat çekici açıklama
Kasım ayı dış ticaret verileri belli oldu
11 aylık açık 82.6 milyar dolar
Yoksulluk sınırı 100 bine dayandı
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
Şehit Yasin Koçyiğit'e hüzünlü veda
Şehit polis Ankara'da toprağa verildi
Türkiye şehitlerine ağladı
Şehit Turgut Külünk Düzce'de defnedildi
DEAŞ'la çıkan çatışmada şehit olmuştu
Şehit Pehlivan son yolculuğuna uğurlandı
2026 rehberi elinizin altında!
Sağlıklı yaş almanın 5 sırrı
İşte yakalananların sayısı
DEAŞ'a 21 ilde baskın
Sırada altın mı var?
Gümüş fiyatları sert düştü!
Yoksulluk istatistikleri açıklandı
TÜİK'e göre yoksulluk oranı düştü
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
DEAŞ'a karşı 25 ilde operasyon
125 şüpheli daha yakalandı
'Bataklıkta sinek avlayarak olmaz'
BTP'den dikkat çekici açıklama
Kasım ayı dış ticaret verileri belli oldu
11 aylık açık 82.6 milyar dolar
Yoksulluk sınırı 100 bine dayandı
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
Şehit Yasin Koçyiğit'e hüzünlü veda
Şehit polis Ankara'da toprağa verildi
Türkiye şehitlerine ağladı
Şehit Turgut Külünk Düzce'de defnedildi
DEAŞ'la çıkan çatışmada şehit olmuştu
Şehit Pehlivan son yolculuğuna uğurlandı
2026 rehberi elinizin altında!
Sağlıklı yaş almanın 5 sırrı
İşte yakalananların sayısı
DEAŞ'a 21 ilde baskın
Sırada altın mı var?
Gümüş fiyatları sert düştü!
Yoksulluk istatistikleri açıklandı
TÜİK'e göre yoksulluk oranı düştü
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.