logo
08 EYLÜL 2026

Yüce Allah tek yaratıcıdır

İmam Ali (a.s): "Hamd kulları yaratan, yeryüzünü döşeyip düzenleyen, alçak yerlerinden seller akıtıp, aralarını yükseklikleri bitkilerle bezeyen Allah'a mahsustur. İlk oluşuna bir başlangıç, ezeli oluşuna bir son yoktur. O her zaman olan ilk, sonu olmayan bakidir

08.09.2026 00:20:00
Haber Merkezi
 
Yüce Allah tek yaratıcıdır
Yüce Allah tek yaratıcıdır
İmam Ali (a.s): "Hamd kulları yaratan, yeryüzünü döşeyip düzenleyen, alçak yerlerinden seller akıtıp, aralarını yükseklikleri bitkilerle bezeyen Allah'a mahsustur. İlk oluşuna bir başlangıç, ezeli oluşuna bir son yoktur. O her zaman olan ilk, sonu olmayan bakidir.

Alınlar ona secdeye kapanır, dudaklar O'nun birliğini zikreder. Yarattığı zaman eşyayı sınırladı ki O'na benzemesinler. Sınırlar, hareketler, aletler ye uzuvlarla vehimler onu takdir edemez.

O'na, "ne zaman vardı?" veya "ne zamana kadar olacak?" gibi ifadeler kullanılamaz. Zahirdir; "nereden?" denemez. Batındır; "nerede?" diye sorulamaz. Cisim değil ki sonuna erişilsin, örtülü değildir ki bir şey ihata etsin.

Eşyaya yakınlığı birleşmekle değil, eşyadan uzaklığı da ayrılmakla değil. Kullarının kıpırtısız bakışları, dilleriyle kelimeleri tekrarlayışları, bir tepeye yaklaşmaları, karanlık ve mehtaplı gecelerde gecede adım atışları, ardından parlayan güneşin doğuşu ve batışı ile gece ve gündüzün gelişi neticesinde zaman çarkının dönüşü O'na asla gizli değildir.

(Bilgisi,) Her şeyin hedefini, müddetini, zamanını ve sayısını kuşatır. Allah, sınırlayanların miktar, boyut, bir mesken tutma ve bir mekânda bulunma nitelendirmelerinden münezzehtir. Sınır, yaratıklarına aittir, gayrisine mensuptur.







Eşyayı ezeli maddelerden ve önceden var olan şeylerden yaratmamıştır. Yaratacağını yaratmış, sınırını belirtmiş ve şekillenecekleri en güzel biçimde şekillendirmiştir.

Hiç bir şey ondan kaçınamaz; hiç bir şeyin itaati ona fayda vermez. Ölüp gidenleri bilmesi, yaşayıp kalanları bilmesi gibidir; yüce göklerde olanları bilmesi, aşağılık yerlerdekini bilmesi gibidir.

...Ey doğru düzgün yaratılmış mahlûk! Kat perdelerin arkasında, rahimlerin karanlığında inşa edilip korunan yaratık! İlk kez balçığın özünden yaratıldın, bilinen bir süre sağlam karar yerlerine konuldun, takdir edilen süre de orada kaldın.

Annenin karnında bir cenin idin; ne cevap ve­rebilirdin ne de bir çağrıyı duyardın. Sonra konulduğun yerden hiç görmediğin, menfaatlerini elde etmenin yolunu bilmediğin âleme çıkarıldın. Annenin memesinden bes­lenmeyi kim öğretti?

İhtiyaçlarını arayacağın, isteyeceğin yerleri kim tarif etti? Heyhat! Surete, şekle bürünmüş mahlûkun sıfatlarını bilmekten aciz olanlar yaratıcısı nitelendirmekte daha acizdir ve yaratılmışların sıfatlarıyla nitelendirdikçe de O'nu tanımaktan uzak kalmıştır.







Hz. Ali de, Osman'a giderek şöyle dedi

H. 34 yılında halk Osman'ı şikâyette bulunmak ve Osman'la görüşmesini istemek için Hz. Ali'nin yanına geldi. Hz. Ali de, Osman'a giderek şöyle dedi:

"Halk peşimde, beni seninle kendileri arasında elçi olarak gönderdiler. Vallahi, sana ne diyeceğimi bilemiyorum; senin bilmediğin bir şeyi biliyor değilim. Benim sana göstereceğim, senin bilmediğin bir iş yok.

Bizim bildiğimizi sen de biliyorsun. Seni geçtiğimiz bir şey yok ki sana haber verelim ve gizlice bir şey yapmış değiliz ki sana iletelim. Bizim gördüğümüz gibi sen de gördün, bizim duyduğumuz gibi sen de duydun.

Bizim Resulullah ile arkadaşlık ettiğimiz gibi sen de ettin. Ne İbn-i Ebu Kuhafe ne de İbn-i Hattab, doğru amelde senden daha evla değillerdi. Sen akrabalık bakımından Resulullah'a o ikisinden daha yakınsın. Sen onun damadı olmaya nail oldun, onlarsa buna ulaşamadılar."







Allah için, Allah için kendine acı. Çünkü sen, Allah'a andolsun, körlükten basirete, cehaletten bilgiye geliniyorsun. Yollar açık, dinin alametleri ayaktadır. Bil ki Allah katında Allah'ın kullarının en efdalinin; hidayete ermiş, hidayete çağıran, malum olan sünneti ayakta tutan ve meçhul olan bidatleri öldüren adil imamdır.

Sünnetler aydınlatıl­mış, alametleri var; bidatler de açıkça gösterilmiş, onun da alametleri vardır. Allah katında insanların en şerlisi, sapmış ve halkın da ona uyarak sapıttığı zalim imamdır.

O yaşanan sünneti öldürür, terk edilen bidati diriltir. Resulullah'ın (s.a.a) şöyle dediğini duydum; "Zulmeden imam, kıyamet günü beraberinde hiç bir yardımcısı ve mazeret bildireni olmaksızın getirilir; cehennemin ateşine atılır, içinde değirmen taşı gibi döner; sonunda ta dibinde bağlanır."







Allah için, bu ümmetin öldürülecek imamı olma. Çünkü (Peygamber'den) şöyle söyleniyordu. "Bu ümmet içinde bir imam öldürülür, onun öldürülmesiyle kıyamete kadar öldürmeler sürer. Böylece ümmetin işi birbirine karışır, içlerinde fitne baş gösterir, hakkı batıldan ayırt ede­mez, fitneler dalga dalga yayılır, büyük bir kargaşalığa düşerler."

Yaşının kemaline, ömrünün sonuna geldikten sonra, Mervan'ın istediği yere sürdüğü binek olma."

Bunun üzerine Osman, "Halkla konuş, şikâyet ettikleri haksızlıkları gidermem için bana mühlet versinler." dedi.

Ali (a.s) da "Medine'de olanlar için mühlet vermeye gerek yok; diğer yerlerdeki haksızlıkları giderme mühleti ise, emrin onlara ulaşıncaya kadardır." dedi. Nehc'ul Belaga 163-164 Hutbe

Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi

Okula uyum süreci, çocukların aile ortamından çıkıp kurumsal bir sosyal yapıya geçiş yaptığı ilk kritik eşiktir

07.09.2026 13:11:00
Hasan Gündoğdu
 
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için düzenlenen bu süreç, akademik bir başlangıçtan ziyade psikolojik ve duygusal bir güven alanı inşa etme amacı taşır.






Ayrışma Kaygısını Güvenli Bağlanmaya Dönüştürme
 
Aileden İlk Kopuş: Özellikle anaokulu çağındaki çocuklar için okul, ebeveyn korumasından ilk kez uzun süreli uzaklaşma anlamına gelir. Uyum haftası, çocuğun "Ebeveynim beni buraya bırakıyor ama mutlaka geri alacak" algısını geliştirmesini sağlar.

Aşamalı Süreç: İlk günlerde ders saatlerinin kısa tutulması ve ebeveynlerin okul bahçesinde/bekleme alanlarında bulunması, çocuğun kaygı düzeyini kademeli olarak düşürür.







Güvenli Alan ve Fiziksel Mekânı Tanıma
 
Bilinmezliği Giderme: Çocukların tanımadıkları mekânlara karşı doğal bir çekincesi vardır. Uyum sürecinde sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve oyun alanlarının gezilip tanıtılması, ortamı öngörülebilir kılar.
 
Öğretmenle İlk Temas: Birebir iletişim sayesinde öğretmen, otorite figüründen ziyade ihtiyaç anında sığınılacak güvenli bir rehber olarak algılanmaya başlar.







Sosyal Kurallar ve Akran İletişiminin Temelleri
 
Akran Etkileşimi: İlk kez kendi yaş grubuyla yoğun bir paylaşım alanına giren çocuklar; sırasını bekleme, paylaşma, dinleme ve ortak hareket etme gibi temel sosyal becerileri bu süreçte deneyimler.
 
Baskısız Rutin: Akademik yükün ve katı kural listelerinin bulunmadığı ilk günlerde oyun temelli etkinlikler kullanılarak okul rutinine yumuşak bir geçiş yapılır.







Uzun Vadeli Okul Algısı ve Akademik Başarıya Etkisi
 
Uyum süreci başarılı geçtiğinde ya da uyum süreci ihmal edildiğinde neler olur, karşılaştırmalı olarak değerlendirelim:
 
Okul Algısı: Okul, keşfedilecek ve eğlenilecek bir yer olarak görülür. Okul, ebeveynden ceza olarak ayırma mekânı gibi algılanabilir.
 
Duygusal Durum: Özgüven artar, okula gitme isteği (motivasyon) yüksek olur. Okul fobisi, somatik ağrılar (karın/baş ağrısı) ve ağlama krizleri görülebilir.
 
Öğrenme Becerisi: Zihinsel enerji kaygıya değil, derse ve etkinliklere odaklanır. Kaygı seviyesi yüksek olduğu için odaklanma ve öğrenme güçleşir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde sergileyeceği kararlı, sakin ve tutarlı tutum ile okulun esnek ve şefkatli yaklaşımı birleştiğinde; uyum haftası çocukların tüm eğitim hayatını olumlu etkileyecek sağlam bir temel oluşturur.

Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi

Bursa'da seyir halindeki tırdan yakıt dökülmesi üzerine ortalık adeta savaş alanına döndü. Yaklaşık 10 araç kazaya karışırken, trafiğin kitlendiği anlar dron ile kaydedildi

06.09.2026 11:46:00
İHA
 
Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi
Tırdan dökülen mazot ortalığı savaş alanına çevirdi
Olay, merkez Nilüfer ilçesi İzmir Yolu Karacaoba mevkiinde meydana geldi. Sürücüsü ve plakası henüz alınamayan tırdan yakıt dökülmeye başladı.






Durumu fark eden sürücü, tırı emniyet şeridine çekti. Bunun üzerine arkadan gelen diğer araçlar, mazot sebebiyle kayganlaşan yolda kontrollerini kaybederek kaza yaptı. 






Yaklaşık 10 araç kazaya karışırken, durum 112 Acil Servis Hattı'na bildirildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. 






Olay yerine gelen polis ekipleri, geniş güvenlik önlemleri alırken, sağlık ekipleri ise yaralılara ilk müdahalelerini gerçekleştirdi. 






Yaralılar, yapılan ilk müdahalenin ardından çevre hastanelere kaldırıldı.








Kazaya karışan araçlar, dron ile görüntülendi.






Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti

İstanbul'dan yola çıkarak Antalya'da 4 ve Çanakkale'de ise 1 kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe sahip sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişi Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saatlik güvenlik kamerası incelemesi ile Denizli'de yakalandı. Şüphelilerin güzergah boyunca başka kuyumcuları da aynı yöntemle dolandırdığı değerlendiriliyor

06.09.2026 11:41:00
İHA
 
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
2 Eylül tarihinde Kepez ilçesinde bulunan bir kuyumcuya müşteri gibi gelen bir kadının gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilmiş sahte altını satarak dolandırıcılık olayına karıştığı ihbarı üzerine Kepez Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Akşam saatlerinde Kepez ilçesi Güneş Mahallesi'nde bulunan iş yerine gelen ve 11 bin 500 TL değerinde aldatma kabiliyeti yüksek sahte altın verildiğini belirleyen ekipler şahsın kimliğinin tespit edilmesi amacıyla güvenlik kamerası incelemesi başlattı. Yapılan araştırmada kadın şahsın aynı gün içerisinde Kepez ilçesi Dokuma bölgesinde ve Konyaaltı ilçesi Molla Yusuf Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuyu daha aynı yöntemle dolandırdığı belirlendi.






100 saate yakın güvenlik kamerası incelendi

Araştırmalarını derinleştiren Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi sonucunda şahsın kimliğine ve bölgeden ayrıldığı araç plakasına ulaştı. Kadın şahsın ertesi gün Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuda daha aynı şekilde 13 bin TL dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edildi. Kimlik bilgisinden kadın şahsın konyaaltı ilçesinde bir otelde konakladığının tespit edilmesi üzerine otele giden ekipler şahısla birlikte 2 kişinin daha olduğunu ve sabah saatlerinde çıkış yaptıklarını öğrendi. PTS kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri isimlerinin Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) olduğu tespit edilen 3 şahsın 34 NS 6942 plakalı araçla Antalya'dan Denizli istikametine ayrıldıkları belirledi.








Denizli girişinde yakalandılar

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçen ekipler Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin yanı sıra Çanakkale'de 5 farklı kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek aldatma değeri yüksek sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişiyi yakaladı. Şahısların yapılan üst ve araç aramasında suçtan elde edildiği değerlendirilen; 143 bin 700 TL nakit para, 2 bin Amerikan Doları, dolandırıcılık olaylarında kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen 61 gram altın, 2 adet çeyrek altın, 2 adet bileklik, 1 çift küpe, 1 kolye, 1 adet sim kart ve 3 adet cep telefonuna el konuldu.








Dolandırıcılık turuna çıkmışlar

Kepez Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi ve ısrarlı takibi ile Denizli'de yakalanarak Antalya'ya getirilen Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. İstanbul'dan yola çıktıkları ve güzergâh boyunca onlarca kuyumcuyu aynı yöntemle dolandırdıkları değerlendirilen şüpheliler nitelikli dolandırıcılık suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.













Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı

Tokat'ta seyir halindeyken damperi açılan tır, yaya üst geçidine çarptı. Üst geçide takılan damper araçtan koparken, kontrolden çıkan tır karşı şeride geçerek tarlaya devrildi

05.09.2026 11:53:00
İHA
 
Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı
Damperi açık kalan tır üst geçide çarptı: Sürücü yaralandı
Kaza, Vali Zekai Gümüşdiş Bulvarı üzerindeki Mehmet Emin Tokadi Öğrenci Yurdu önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Y.A. (65) yönetimindeki 60 BK 928 plakalı tır, yükünü boşalttıktan sonra Turhal istikametinden Tokat yönüne seyir halindeyken aracın damper kısmı henüz bilinmeyen nedenle havaya kalktı.






Açılan damper, bulvar üzerindeki yaya üst geçidine çarparak takılı kaldı. Çarpmanın şiddetiyle damper tırdan koparken, sürücüsünün kontrolünden çıkan araç karşı şeride geçerek yol kenarındaki tarlaya devrildi. 






İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve ilgili ekipler sevk edildi. Kazada hafif şekilde yaralanan tır sürücüsüne sağlık ekipleri müdahale etti. 






Üst geçide sıkışan damperin bulunduğu yerden çıkarılması için ekipler çalışma başlatırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.






Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor

Karadeniz'de küresel ısınma, kirlilik ve aşırı avcılığın etkisiyle deniz ekosistemindeki dengeler değişirken, balıklar ve diğer deniz canlılarının hayatını sürdürebildiği oksijence zengin su alanlarının giderek daraldığı belirtildi

02.09.2026 13:47:00
İHA
 
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz'in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen AB BIOBLACK Projesi kapsamında çalıştay düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar değerlendirildi. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki mevcut durum ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritaları hakkında sunum yaptı. Programda ayrıca deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.






"Oksijenli su kütlesi daralıyor"

Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının küresel ısınmaya bağlı olarak hızla arttığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijence zengin ulus su kütlesinin bazı bölgelerde 100 metreye kadar daraldığını söyledi.

Erüz, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve kirliliğin Karadeniz'deki canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, "Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi insan etkisiyle Karadeniz'in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz'in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz'in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz'de balık ve diğer üstyapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz'deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz'de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz'i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek" dedi.








KTÜ'den Karadeniz biyoçeşitliliğinin takibi için mobil uygulama

Karadeniz'de nesli tehlike altındaki canlılar ile yabancı türlerin dağılımının belirlenmesine yönelik mobil uygulama geliştirildi. Uygulamayla denizdeki türlerin daha yakından takip edilmesi ve elde edilen verilerin biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılması hedefleniyor.

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, uygulamanın proje kapsamında geliştirildiğini belirterek, kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Sağlam, "Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz'deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi bir çok tehdit altında" ifadelerini kullandı.













Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?

Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar, geleneksel yakıt depolarına kıyasla istatistiksel olarak daha az yangın riski taşısa da meydana gelen yangınlar kontrol edilmesi oldukça zor kimyasal süreçlere dayanır

02.09.2026 13:03:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Batarya yangınlarının temel sebebi termal kaçak (thermal runaway) adı verilen zincirleme reaksiyondur. Lityum iyon hücreleri içerisindeki anot ve katot katmanları son derece ince bir seperatör (ayırıcı) zar ile ayrılır.






Bu yapı bozulduğunda şu süreç işler:

İç Kısa Devre: Fiziksel darbe, imalat hatası veya aşırı ısınma nedeniyle ayrıştırıcı zar erir veya delinir. Anot ve katot doğrudan temas ederek kısa devre oluşturur.

Isı Artışı ve Gaz Çıkışı: Kısa devre hızlı bir sıcaklık artışına yol açar. Batarya içerisindeki sıvı elektrolit bozulmaya başlar ve yanıcı gazlar salgılar.

Kendi Kendini Besleyen Reaksiyon: Sıcaklık 150 derece ila 200 derece eşiğini aştığında, batarya hücreleri dışarıdan oksijen almadan bile kendi oksijenini üreterek yanmaya devam eder. Bir hücredeki yangın yanındaki hücreleri tetikler ve tüm batarya paketine yayılır.






Gerçek Yaşamdan 2 Örnek

Güney Kore Incheon Kapalı Otopark Yangını: Şarjda olmayan park halindeki bir elektrikli aracın batarya paketinde meydana gelen iç kısa devre, kapalı otoparkta termal kaçağı tetikledi. Yangının saatlerce sürmesinin ve onlarca araca sıçramasının ana nedeni, bataryanın kendi yapısındaki oksijenle yanmaya devam etmesiydi.

Kaza Sonrası Alt Gövde Hasarı Yangınları: Yüksek hızla seyreden bir elektrikli aracın yol üzerindeki sert bir cismin üzerinden geçmesi sonucu aracın alt tabanında bulunan batarya muhafazası delindi. Hücrelerin fiziksel deformasyona uğramasıyla ani iç kısa devre oluştu ve kaza anından birkaç dakika sonra araç alev aldı.






Nelere Dikkat Edilmesi Lazım?

Elektrikli araç kullanımında batarya sağlığını korumak ve yangın riskini en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar:

Fiziksel Darbelerden Sonra Kontrol Yapın: Aracın altı sert bir zemine, kaldırıma veya yoldaki bir nesneye çarptıysa batarya muhafazası zarar görmüş olabilir. Vakit kaybetmeden yetkili serviste alt gövde kontrolü yaptırılmalıdır.

DC Hızlı Şarj Kullanımını Dengeleyin: Aracı sürekli maksimum güçte DC (Fast Charger) istasyonlarında şarj etmek hücrelerde aşırı ısınmaya ve zamanla lityum dendriti (kristalleşme) oluşumuna yol açar. Bu kristaller ayrıştırıcı zarı delebilir.

Orijinal ve Standartlara Uygun Şarj Donanımı Kullanın: Evde şarj yaparken onaylanmamış kablolar, yetersiz kesitli uzatma kabloları veya standart dışı duvar üniteleri (Wallbox) kullanılmamalıdır.






Aşırı Şarj ve Derin Deşarjdan Kaçının: Bataryayı uzun süre %0 seviyesinde bırakmak veya sürekli %100 seviyesinde tutmak kimyasal stresi artırır. Günlük kullanımda %20-%80 aralığını korumak güvenlik marjını yükseltir.

Yazılım Güncellemelerini Aksatmayın: Üreticilerin yayınladığı Batarya Yönetim Sistemi (BMS) güncellemeleri, sıcaklık takibi ve hücre dengeleme algoritmalarını optimize ederek olası riskleri önceden engeller.

YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu

2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türlerinde ilk bine giren adayların yerleştikleri programlar belli oldu

01.09.2026 14:00:00
İHA
 
YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu
YKS'de ilk binin tercihi tıp ve mühendislikler oldu
Sayısal puan türünde ilk bine giren adaylardan 490'ı tıp, 434'ü mühendislik programlarına yerleşti. İlk bindeki adaylardan 194'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliğine, 135'i Bilgisayar Mühendisliğine, 43'ü Elektronik ve Haberleşme Mühendisliğine, 38'i Endüstri Mühendisliğine, 24'ü Uçak Mühendisliğine yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adayların en fazla yerleştiği program hukuk oldu.

Bu puan türünde ilk bindeki adaylardan 185'i hukuk programına yerleşirken onu 181 adayın yerleştiği işletme ve 171 adayın yerleştiği iktisat programları takip etti. Psikolojiye 60, Yönetim Bilişim Sistemlerine 51, ekonomiye 37, Yönetim Bilimleri Programlarına 33, Uluslararası İlişkilere 30, Sanat ve Sosyal Bilimler Programlarına 29 aday yerleşti.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adayların sayısal programlara da yöneldiği görüldü. Bu adaylardan 57'si tıp, 14'ü Elektrik-Elektronik Mühendisliği, 12'si Bilgisayar Mühendisliği, 9'u Endüstri Mühendisliği programlarına yerleşti.

Sözel puan türünde ilk bine giren adayların en fazla yerleştiği program tarih oldu. Tarih programlarına 105 aday yerleşti.

Tarih programlarını 83 adayla Özel Eğitim Öğretmenliği takip etti. Sözel puan türünde ilk bine giren 83 aday ise eşit ağırlık puanıyla öğrenci alan hukuk programlarına yerleşti. Türk Dili ve Edebiyatına 48, ilahiyata 46 aday yerleşti.






Geleceğin mesleklerine yoğun talep: İlk 100'den 'İşletme ve Yapay Zeka'ya

Yükseköğretim Kurulunun istihdam odaklı yükseköğretim vizyonu doğrultusunda açtığı yeni programlar öğrencilerden yoğun ilgi gördü.

2026-YKS tercih kılavuzunda ilk kez yer alan ve farklı disiplinlerle yapay zekayı bir araya getiren programlar yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci aldı.

Eşit ağırlık puan türünde ilk bine giren adaylardan 10'u İşletme ve Yapay Zeka'ya yerleşirken bu öğrencilerin 7'si ilk 500, biri ise ilk 100 içerisinde yer aldı.

Felsefe ve Yapay Zeka programını ilk bin içerisinden 3 öğrenci kazandı. Bu öğrencilerin 2'si ilk 500'de yer aldı.

Sözel puan türünde ilk bine giren adaylardan 3'ü İşletme ve Yapay Zeka, 2'si Felsefe ve Yapay Zeka, 2'si Tarih ve Yapay Zeka programlarını kazandı.

Sayısal puan türünde ilk bine giren 9 aday ise geçen yıllarda açılan Yapay Zeka Mühendisliğine yerleşti.








Siber güvenliğe ilk 150'den öğrenci

Yükseköğretim Kurulunun dijital dönüşüm ve istihdam odaklı yeni programları arasında yer alan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü de yüksek başarı sıralamasından öğrenci aldı.

TYT puan türünde ilk binde, eşit ağırlık puan türünde ise ilk 150'de yer alan bir aday, geleceğin mesleklerine yönelik açılan Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü programına yerleşti.








"Dönüşüm çalışmalarımız karşılık buldu"

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde istihdam odaklı programların yaygınlaştırılması ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni programların açılması için yürüttükleri çalışmaların öğrencilerin tercihlerine güçlü biçimde yansıdığını söyledi.

Teknolojik dönüşümün yükseköğretimde yeni bir program ve insan kaynağı planlamasını zorunlu kıldığını belirten Özvar, programları Türkiye'nin kalkınma hedefleri, iş gücü piyasasının değişen ihtiyaçları ve dünyadaki teknolojik gelişmeler doğrultusunda yeniden şekillendirdiklerini ifade etti.

Yapay zeka ve siber güvenlik başta olmak üzere geleceğin mesleklerine yönelik programların yüksek başarı sıralamasındaki adaylardan öğrenci almasını önemsediklerini vurgulayan Özvar, şöyle devam etti:

"İlk kez öğrenci alan programlarımızın daha ilk yıldan ilk 100, ilk 500 ve ilk bindeki gençlerimizin tercihlerinde yer bulması son derece kıymetli. Bu tablo, gençlerimizin dünyadaki değişimi çok iyi okuduğunu, geleceğin hangi alanlarda şekilleneceğini gördüğünü ortaya koyuyor."

"Yeni programları sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz"

Özvar, üniversite programlarının değişen dünyaya ve istihdam piyasasına daha hızlı uyum sağlamasını hedeflediklerini belirterek şunları kaydetti:

"Biz gençlerimizi yalnızca bugünün işlerine hazırlayan bir yükseköğretim sistemiyle yetinmek istemiyoruz. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak bilgi ve becerileri bugünden kazandırmayı hedefliyoruz. İstihdamla bağı güçlü, teknolojik dönüşümü yakalayan ve ülkemizin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren yeni programları yükseköğretim sistemimize kazandırmaya devam edeceğiz.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.