logo
27 MART 2026

Yunanistan'da İsrail'e askeri malzeme götürülmesini engellemek için eylem yapıldı

İsrail'e Yunanistan üzerinden askeri amaçla kullanılacak demir çelik götürülmesini engellemek amacıyla Pire Limanı'nda eylem yapıldı

17.07.2025 01:40:00
AA
Yunanistan'da İsrail'e askeri malzeme götürülmesini engellemek için eylem yapıldı
Yunanistan'da İsrail'e askeri malzeme götürülmesini engellemek için eylem yapıldı

Yunanistan Konteyner Taşımacılığı İşçileri Birliği (ENEDEP), Yunanistan Komünist Partisine (KKE) bağlı İşçi Sendikası (PAME) ve Pire İşçileri Birliği'nin ortak çağrısıyla düzenlenen eyleme, Gazze'ye destek vermek isteyen işçi ve sendikalıların yanı sıra öğrenciler katıldı.

Pire Limanı'nda "Filistin'e özgürlük" sloganı atan eylemciler, askeri amaçla kullanılacak demir çeliğin İsrail'e gönderilmesine karşı çıktı.

AA muhabirine konuşan ENEDEP Başkanı Markos Bekris, Asya'dan gemiyle gelen ve içerisinde savunma sanayisinde kullanılacak demir çelik bulunan 5 konteyner dolusu yükün Yunanistan'ın Pire Limanı'na indirilerek, İsrail'e gidecek bir başka gemiye yüklenmesinin istenildiğini aktardı.

Bekris, "Biz ülkemizin ve limanımızın bu savaşa ve savaşta kullanılacak askeri malzemenin taşınmasına karışmasını kesinlikle istemiyoruz. Bu askeri malzemenin kendi devletini kurmak için mücadele veren Filistin halkına karşı kullanılmasını, kadınların ve çocukların öldürülmesini istemiyoruz. Ellerimizi kire bulaştırmak, masum insanların kanına boyamak istemiyoruz." dedi.

Liman işçilerinin İsrail'e gitmesi planlanan bu konteynerleri taşımayı kesinlikle reddettiğini söyleyen Bekris, "Yük olduğu gibi gemide kalacak ve geldiği yere geri dönecek." diye konuştu.

Eyleme, Filistin halkına destek için geldiğini söyleyen ve soyadını belirtmek istemeyen Katerina isimli kadın ise "Filistin'deki soykırımın devam etmesi için kullanılacak askeri malzeme içeren yükün taşınması isteniyor." şeklinde konuştu.

Katerina, Avrupa Birliğinin (AB) ve Yunanistan'ın emperyalist güçlerin yanında olduğunu vurgulayarak, "Daha önce hedeflerinde başka halklar vardı, şimdi Filistin halkı var, daha sonra başka halklar olacak. O nedenle durdurulmalılar." ifadelerini kullandı. 

Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi

Oyuncu Hande Erçel, İstanbul'da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Adli Tıp Kurumu'na gelerek kan ve saç örneği verdi

27.03.2026 13:12:00
İhlas Haber Ajansı
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
Hande Erçel, Adli Tıp Kurumu'nda test verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen 'uyuşturucu' soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan oyuncu Hande Erçel, Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Savcılığa ifade veren Erçel, işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Erçel ardından Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada kan ve saç örneği veren Erçel, ardından Adli Tıp Kurumu'ndan ayrıldı.

Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması

Muğla'nın Marmaris ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 3 kişi gözaltına alındı

27.03.2026 10:56:00
AA
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediyede imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında maddi menfaat sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye içinde belirli yöneticilerin, kendi belirledikleri personel aracılığıyla usulsüz işlemleri yönlendirdiği ve bu süreçten kazanç elde ettiği öne sürüldü.

Güvenlik güçlerince yapılan teknik ve fiziki takip sonucu belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye başkan yardımcısı, imar müdürü ve zabıta müdürünün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve belediyedeki ofislerinde arama yapıldı.

Polis ekipleri Ö.H, T.D. ve M.K'yi gözaltına aldı.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın münferit bir olay olduğunu söyledi.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu bir soruşturma çerçevesinde belediye çalışanlarının gözaltına alınıp belediye binasına getirildiğini aktaran Uzun, "Belediye çalışanlarının görevi ile ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerinin elde edilmesi adına iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğu bunun dışında ilgili kişinin konutu ve başkaca yerlerde de aramanın bu soruşturma kapsamında yürütülmekte olduğunu belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konunun olmadığı bilgisi bize şu an itibari ile verildi." dedi.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de soruşturmanın münferit olduğunu belediye başkanı ve yönetimin çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

Öte yandan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belediye binasında arama çalışmaları sürdürülürken, çevik kuvvet ekiplerince de bina çevresinde güvenlik önlemi alındı.

Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

Uşak, Kocaeli ve Ankara'da düzenlenen rüşvet operasyonunda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın da aralarında bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

 

27.03.2026 10:49:00 / Güncelleme: 27.03.2026 11:11:46
Anadolu Ajansı
Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı
Uşak Belediye Başkanı gözaltına alındı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında kişi ve firmalardan rüşvet aldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda operasyon düzenlendi.

Uşak, Kocaeli ve Ankara'daki eş zamanlı operasyonda aralarında Yalım'ın da bulunduğu 13 zanlı gözaltına alındı.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

Başsavcılığın açıklaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasında, Uşak Belediyesince şirketlere verilen ihalelerde mükerrer faturalandırma yapılarak oluşan farkın rüşvet olarak alındığı, ihale konusuyla alakalı kurulacak yeni işletmelerde belediye başkanının aile fertlerine şirketten ortaklık payı verilmesi, aksi halde ihalenin ilgili şirketlere verilmeyeceği yönünde baskı oluşturularak menfaat temin edildiği bildirildi.

Belediye başkan yardımcılarının şahsi hesaplarına "Uşakspor'a yardım/bağış" adı altında yüksek miktarlarda para topladıkları, Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın makamına "bağış" adı altında nakit getirildiği ve makbuz düzenlenmeksizin özel kalem müdürüne teslim edilerek zimmete geçirildiği belirtildi.

Açıklamada, belediye başkanı, yardımcıları ve belediyedeki üst düzey yöneticilerin geceleri eğlence mekanlarına giderek harcama yaptıkları ve bu harcamaların "temsil/ağırlama giderleri" adı altında yemek faturası üzerinden belediye bütçesinden ödendiği kaydedildi.

Yalım'a ait tesislerdeki çalışanların belediye kadrosunda gösterildiği ve sigorta primlerinin ödendiği iddiası

Yalım'ın, yolsuz şekilde elde ettiği mallarına operasyonda el konulabileceği ihtimalini düşünerek üzerine kayıtlı mal varlığının tamamını 2025 yılında şoförü olarak çalışan Cihan Aras'a devrettiği bildirilen açıklamada, Yalım'ın gönül ilişkisi bulunan A.A'yı 2024'te yüksek maaşlı kadroda belediyede işe aldığı ancak bu kişinin fiilen belediyede görev yapmadığı, kendisine ait Yalım Garden Tesisleri'nde fiilen çalışan personelin, belediye kadrosunda gösterildikleri ve sigorta primlerinin belediye üzerinden ödendiği belirtildi.

Özkan Yalım'ın, belediyeye 10 araç istediği iş insanı E.A'nın 3 araçtan fazla almayacağını iletmesi üzerine aynı hafta E.A'nın sahibi olduğu AVM'nin mevzuata uygun olmadığından bahisle mühürlendiği ve 65 milyon lira para cezası kesildiği yönündeki müşteki ve gizli tanık beyanları üzerine "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldığı kaydedilen açıklamada, müşteki ve tanık beyanlarına konu isnatlar kapsamında ilgili kişiler arasında yoğun HTS ve ilgili tarihlere ilişkin ortak baz kayıtlarının bulunduğu bildirildi.

Açıklamada, MASAK raporları kapsamında şüphelilerin hesaplarında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı para hareketlerinin, mal varlığı alımlarının, nakit yatırma ve çekme işlemlerinin, yurt dışı şirketler ile şahıslar tarafından gönderilen yüksek tutarlı swiftlerin bulunduğu, şüphelilerin gerçekleştirmiş olduğu finansal işlemlerin hacim ve sıklığı ile mali ve mesleki profilleri arasında uyumsuzluk bulunduğu, tanık ve müşteki beyanlarının elde edilen teknik ve mali verilerle uyumlu olduğu kaydedildi.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Uşak, Ankara ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği, 13 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi.

Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı

Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

27.03.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da torbacılara şafak operasyonu: 15 gözaltı
Adana'da şafak vakti uyuşturucu satıcılarına yönelik yapılan operasyonda 15 kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 'torbacı' diye tabir edilen uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.



Özel harekat polislerinin de desteğiyle 16 adrese şafak vakti eş zamanlı yapılan baskınlarda 15 kişi gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda 46,20 gram bonzai, 43,37 gram bonzai hammaddesi ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.

Şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde sahile insansız hava ya da deniz aracı olduğu değerlendirilen bir cisim vurdu. Ekiplerin bölgede yaptığı incelemenin ardından araç, jandarma ekipleri tarafından kaldırıldı

26.03.2026 14:50:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:52:36
İHA
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Olay, ilçenin Bolaman Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, sabah saatlerinde sahilde şüpheli bir cisim gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler bölgeyi güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından cismin insansız hava ya da deniz aracı olabileceği değerlendirildi. Bu esnada aracının üzeri kapatıldı. Araç, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından, Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmek üzere olay yerinden kaldırıldı.



"Cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edildi"

Ordu Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Fatsa ilçemizin Bolaman Mahallesi'nde, 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında yaklaşık 2 metreye 50 santimetre ebatlarında insansız deniz veya hava aracı olduğu değerlendirilen bir cihaz sahilde kıyıya vurmuştur. Ordu İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Timleri (PAMİT) ekiplerince yapılan incelemede cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edilmiştir. Fatsa Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda cihaz gerekli incelemelerin yapılması maksadıyla Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme timine teslim edilmiş olup, Kriminal Daire Başkanlığına gönderilecektir" denildi.



5 gün önce Ünye ilçesinde mühimmat yüklü İDA imha edilmişti

Öte yandan Ordu'nun Ünye ilçesinde 20 Mart tarihinde Yüceler Mahallesi'nde kıyıya aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen insansız deniz aracı (İDA) vurmuş ve yapılan incelemeler ve kontrollerin ardından 21 Mart Cumartesi Sualtı Savunma Komutanlığı (SAS) ekipleri tarafından kıyıdan yaklaşık 4 kilometre denize çekilerek imha edilmişti.

Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi

26.03.2026 14:09:00
İHA
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.
Öte yandan Maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.

"E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı"

Müşteki anne Gülhan Ünlü'nün ve baba Cüneyt Çağlayan'ın, olayı görmediklerini diğer oğulları Doruk Çağlayan'ın kendilerini arayarak olaydan haberdar olduklarını belirttikleri iddianamede yer aldı. Olay sırasında Atlas'ın yanında bulunan ikiz kardeşi Doruk savcılık ifadesinde, "İçeri girdiğimiz andan beri E.Ç. ve yanındaki şahıslar bize bakıyorlardı. Daha önceden şahısları tanımıyorduk, E.Ç. ve arkadaşları, masadan kalkıp kasaya doğru geldikleri sırada E.Ç.'nin yanında bulunan kısa boylu esmer çocuk, Y.O., bize hitaben, 'ne bakıyorsun' dedi. E.Ç. ise araya girerek 'senin gücün küçük çocuğa mı yetiyor, ne bakıyorsun' ve 'dışarı gelin' dedi. E.Ç. ve arkadaşları dışarı çıktıktan sonra Y.O., Atlas çıktı. Ben ise farklı bir kapıdan çıktım. Çıktığımda Y.O. ve diğer çocuklar tartışıyordu. E.Ç. isimli şahıs bize hitaben 'sizi öldürürüm, hepinizi deşerim' dedi. Bıçağı görünce bize bir şey yapmasın diye E.Ç.'yi ittik. Atlas'ta bu sırada çocuğu bir kere itti. E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı, şikayetçiyim" dedi.

"Bıçağı 1 kez karnına vurdum"

Suça Sürüklenen Çocuk şüpheli E.Ç.'nin de savcılık ifadesi iddianamede yer aldı. E.Ç.'nin ifadesinde, "Olay günü maktul ve arkadaşlarıyla kafede karşılaştık. Karşı tarafı daha önceden tanımıyordum. Sürekli bize bakıyorlardı ve kafeden çıktıktan sonra arkamızdan geldiler. Atlas bize, 'ne bakıyorsun" diyerek küfür etti ve üzerime yürüdü. Bu nedenle bıçağı 1 kez karnına vurdum. 2 kez de isabet etmeyecek şekilde bıçağı salladım. Olaydan sonra kaçtım ancak A.H.'nin teslim ol demesi üzerine, kendi irademle olay yerine geri geldim. Bıçağı kaçtığımız sırada A.H. benden aldı. Olay yerine geldikten sonra bir erkek şahsın bıçağı atın demesi üzerine yere attık. Bıçağı olay günü almıştım. Bana aittir ancak kimseyi tehdit etmedim" dediği belirtildi.

"Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim"

Olay sırasında E.Ç.'nin yanına bulunan A.H., iddianamede 'tanık' sıfatıyla yer aldı ve ifadesi dosyaya eklendi. A.H. ifadesinde, "E.Ç. ile çocukluk arkadaşıyız. Karşı tarafı ilk kez olay günü gördük. Kafeye gittik sonra Atlas ve arkadaşlarının geldi. E.Ç. sürekli, 'niye bakıyorlar kavga edelim' beyanında bulunuyordu, ben sadece bir kez Atlasların olduğu masaya dönüp baktım. Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. Telefonla oynuyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim. E.Ç.'yi de yanıma alarak önden çıktım, çıkarken Y.M. isimli arkadaşımız bir anda koşarak önüme geçti. Y.M.'nin laf atmış olabileceğini düşündüm ve Y.M.'yi tuttum. Çıkarken karşı tarafla herhangi bir diyalog geçmedi. Biz çıktıktan sonra Atlas ve arkadaşları arkamızdan çıktı. Karşı taraftan bir şahıs Y.M.'ye küfür etti, E.Ç., küfür eden çocuğu yakasından tuttu, aralarında itişme oldu. Bir anda E.Ç.'nin elinde bıçak gördüm ancak Atlas'a bıçakla nasıl vurduğunu görmedim. Bıçaklamadan önce E.Ç., 'seni vururum, sizi vururum' dedi. Atlas sadece olayı ayırmak için E.Ç.'yi itti. Atlas bıçaklandıktan sonra kaçtık, E.Ç. bıçağı saklamasın diye cebime koydum. Bıçak, E.Ç.'nin babasına aittir. Bunu E.Ç.'nin annesi, benim abime söyledi. Bıçakla alakam yoktur. Olay yerinden kaçtıktan sonra E.Ç. çok korktu, onu kolundan tutarak olay yerine geri getirdim. Bu sırada bir şahıs gelerek bıçağı sordu, ben de bıçağı yere attığımı söyledim. Olay yerinden kaçtıktan sonra geri geldik. Karşı tarafla husumetimiz veya tanışıklığımız yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandığı vurgulandı.

21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Adıyaman'ın kanalizasyon atığı Atatürk Barajı'nı siyaha bürüdü

Adıyaman kent merkezi kanalizasyon atığının Atatürk Barajına dökülmesinden dolayı göletin bir kısmı siyaha büründü

26.03.2026 14:04:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:07:06
İHA
Adıyaman'ın kanalizasyon atığı Atatürk Barajı'nı siyaha bürüdü
Adıyaman'ın kanalizasyon atığı Atatürk Barajı'nı siyaha bürüdü
6 Şubat Depremlerinde Adıyaman Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisinde hasar meydana geldi. Belediye ekipleri arıtma tesisinin havalandırma, çökertme havuzlarında meydana gelen hasarı onararak arıtma tesisini devreye aldı. Ancak tesisin mekanik kısmında da arıza olduğu ortaya çıktı.



Belediye mekanik kısmın onarımı için ihaleye çıktı. Bu süreçte arıtmanın da kapasite artışına gidildi. Günlük 32 bin metreküp olan kapasite 45 bin metreküpe çıkartılması için çalışma başlatıldı.

Bakım onarım çalışmasının tamamlanmamış olmasından kaynaklı atık su baraj göletine direk dökülüyor. Atıkların döküldüğü baraj gölü siyaha büründü.



Arıtma tesisindeki çalışmalar tamamlanana kadar kentin atığı doğrudan baraj gölüne akmaya devam edecek. Arıtma tesisinin bu yıl içerisinde tekrardan devreye alınacağı öğrenildi.

Baraj göletinde amatör olarak balık tutan vatandaşlar, hem sağlık hem de çevre kirliliği açısından kötü bir görüntünün ortaya çıktığını dile getirdi. Barajın bu kısmında çevreye kötü bir koku da yayılıyor.

İZBETON davasında ara karar açıklandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'deki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti ara kararında sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına ve bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesine hükmetti

26.03.2026 13:58:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:03:38
İHA
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON AŞ Kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davaya Aliağa'da devam edildi. 5. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı.



Başka bir dosyadan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da duruşmaya katıldı.



Yoklamayla başlayan duruşmada sanık avukatları dosyaya atanan yeni bilirkişi heyetine itiraz etti. Mahkeme heyeti avukatların bilirkişinin reddi talebini kabul etmedi.



Adli kontrol tedbirleri sürecek

iddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, sanıklar hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine karar verdi.

Dosyada yer alan eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Mahkeme heyeti, tüm eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Haziran 2026 saat 10.00'a erteledi.

İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşmasında tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın çapraz sorgusu yapılıyor

 

26.03.2026 11:00:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı
İBB Davası'nın 11'inci duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklar ile avukatların da hazır bulunduğu duruşmada, bazı CHP'li milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak, örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. 

Türk tankeri saldırıya uğradı

İstanbul Boğazı’nın yaklaşık 15 deniz mili açığında, Karadeniz’de seyir halindeki ham petrol yüklü tanker saldırı sonucu isabet aldı. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada "Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemimiz olay yerine derhal intikal etmiş olup müdahale çalışmaları devam etmektedir” dedi 

26.03.2026 10:42:00
Haber Merkezi
Türk tankeri saldırıya uğradı
Türk tankeri saldırıya uğradı
İstanbul Boğazı'nın yaklaşık 15 deniz mili açığında, Karadeniz'de seyir halindeki ham petrol yüklü Türk tankeri ALTURA'ya insansız hava aracı (İHA) isabet ettiği bildirildi. Olayda geminin köprü üstünde ve güvertesinde şiddetli patlama meydana geldi, makine dairesi su almaya başladı.

İlk gelen bilgilere göre Rusya'nın Novorossiysk limanından hareket eden ve yaklaşık 140 bin ton (1 milyon varil) Urals tipi ham petrol taşıyan ALTURA isimli tanker, bu sabah erken saatlerde saldırıya uğradı. Geminin Sierra Leone bayraklı olduğu, İstanbul merkezli Pergamon Denizcilik'e ait olduğu ve daha önce "Beşiktaş" adıyla anıldığı belirtiliyor. Tankerin, Batı yaptırımları kapsamındaki Rus "gölge filosu" (shadow fleet) ile bağlantılı olduğu da kaydediliyor.

Ekipler bölgeye sevk edildi

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, olay yerine derhal sevk edildi. Türkiye'nin en büyük acil müdahale gemisi Nene Hatun ile birlikte Kurtarma 11, Kurtarma 12 römorkörleri ve hızlı botlar bölgeye ulaştı. Gemiye müdahale devam ederken, şu ana kadar denizde petrol sızıntısına rastlanmadığı öğrenildi. Mürettebatın acil yardım çağrısı üzerine en yakın gemilerden de destek sağlandı.

Gemide 27 Türk personel var

Gemide bulunan 27 Türk personelin sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı bildirildi.

Yetkili makamlar, olayın "saldırı" olup olmadığına dair henüz resmi bir açıklama yapmadı. Olayın tüm yönleriyle incelendiği, teknik analizlerin sürdüğü belirtiliyor. Bazı denizcilik kaynakları, İHA'nın yanı sıra insansız deniz aracı (İDA) ile koordineli bir eylem olabileceğini öne sürüyor.

Olay, İstanbul Boğazı gibi kritik bir deniz ulaşım noktasına çok yakın mesafede gerçekleşmesi nedeniyle uluslararası dikkat çekti. Boğaz trafiği şu anda olumsuz etkilenmedi.

Bakan Uraloğlu'ndan açıklama

Bu arada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın yaklaşık 15 deniz mili açığında Karadeniz'de ham petrol yüklü ALTURA tankerine yönelik İHA (insansız hava aracı) ve muhtemel İDA (insansız deniz aracı) saldırısına ilişkin ilk değerlendirmesini yaptı.

Bakan Uraloğlu, olayın hemen ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Karadeniz'de seyir halinde olan ALTURA isimli ham petrol tankerine insansız hava aracı ve insansız deniz aracı ile saldırı düzenlendiği yönünde ilk bilgiler ulaşmıştır. Makine dairesinin doğrudan hedef alındığını değerlendiriyoruz. Gemideki 27 Türk mürettebatın sağlık durumunun iyi olduğu, herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı bilgisini aldık. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemimiz olay yerine derhal intikal etmiş olup müdahale çalışmaları devam etmektedir. Petrol sızıntısına dair şu an için olumsuz bir durum söz konusu değildir."

Bakan Uraloğlu, patlamanın dış müdahale sonucu gerçekleştiğinin güçlü ihtimal dahilinde olduğunu belirterek, "Olayın tüm yönleriyle teknik ve istihbari incelemeleri sürdürülmektedir. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Deniz trafiği ve çevresel güvenlik açısından gerekli tüm tedbirler alınmıştır" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.