logo
24 HAZİRAN 2026

Zamana karşı yaşam mücadelesini kazananlar

 "Asrın felaketi" olarak nitelenen, Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından 117'nci ile 140'ıncı saatler arasında en az 66 kişi enkaz altından sağ çıkarıldı

12.02.2023 08:05:00
Zamana karşı yaşam mücadelesini kazananlar
Zamana karşı yaşam mücadelesini kazananlar

Arama kurtarma ekiplerinin deprem bölgesindeki çalışmaları 6. günde de aralıksız sürdü. Yıkılan binaların enkazından saatler sonra kurtarılanların haberleri, tüm Türkiye'ye büyük sevinç yaşattı.

AA muhabirinin dün ve bugün yayınlanan haberlerden saat 01.00 itibarıyla derlediği bilgiye göre, ilk depremin ardından geçen 117'nci ve 140'ıncı saatler arasında en az 66 kişi ekiplerce kurtarıldı.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesine bağlı Hayrullah Mahallesi'nde bir enkazdan, Suriye uyruklu 34 yaşındaki Hasan isimli kişi, depremden 117 saat sonra sağ çıkarıldı.

Adıyaman'da Kırpınar Mahallesi'ndeki bir binanın enkazında ekiplerce çalışma yapıldı. Yıkıntı altında bulunan Özlem Yılmaz (35) ile 6 yaşındaki kızı Hatice, yapılan çalışma sonucu enkazdan yaralı çıkarıldı. Depremin 117'nci saatinde kurtarılan anne-kız, ABD'li bir doktorun ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Gaziantep'in Nizip ilçesi Fatih Sultan Mahallesi'ndeki 6 katlı Furkan Apartmanı'nın çökmesi sonucu enkaz altında kalan 25 yaşındaki Büşra Almusa'ya yaklaşık 9 saatlik çalışmanın ardından ulaşıldı. Almusa, depremden 119 saat sonra enkazdan çıkarılarak çevredekilerin tekbir sesleri eşliğinde hastaneye kaldırıldı. Enkazdan çıkınca 2 işaret parmağını havaya kaldırarak şükreden Almusa'nın Nizip Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Vakfında tercümanlık yaptığı öğrenildi.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde yıkılan Palmiye Sitesi B Blok'ta çalışma yürüten ekipler, enkaz altında olan 16 yaşındaki Kamilcan Ağdaş'ı depremden 119 saat sonra çıkardı.

Azerbaycanlı arama kurtarma ekipleri, Kahramanmaraş'ta 120 saat enkaz altında kalan "Fatma" isimli 50 yaşındaki bir kadını kurtardı.

Hatay Antakya'da arama kurtarma çalışmalarını sürdüren ekipler, 75. Yıl Bulvarı'ndaki bir bina enkazından 74 yaşındaki Sabiha Güngören ve ismi öğrenilemeyen eşini enkazdan sağ çıkardı.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Azerbaycan Bulvarı Aydın Apartmanı'ndaki enkazın altında kalan 70 yaşındaki Menekşe Tabak, ekiplerin yoğun çabasıyla 122 saat sonra sağ çıkarıldı.

Diyarbakır'da merkez Yenişehir ilçesi Kooperatifler Mahallesi Kurtismailpaşa 2. Sokak'taki Sözel Apartmanı'nın enkazında kalan 55 yaşındaki Maşallah Çiçek, 122 saat sonra kurtarıldı.

Hatay'ın Antakya ilçesinde Güneş Sokak'taki İbrahim Melis Apartmanı'nın enkazından ses alan ekipler, bölgedeki kurtarma çalışmalarını yoğunlaştırdı. Ekiplerin çalışmasının ardından enkazda bulunan 2 yaşlarındaki "Asya" isimli kız çocuğu depremin 122'nci saatinde enkazdan sağ çıkarıldı.

Malatya'nın Battalgazi ilçesinde yıkıntıların arasından ses geldiğini tespit eden ekipler, uzun uğraşlar sonucu 83 yaşındaki Halime Gürbüz'ü 124,5 saat sonra kurtarmayı başardı.

Adıyaman Sümerevler Mahallesi Özer Apartmanı'nın enkazında çalışma yürüten ekipler, depremden 127 saat sonra 72 yaşındaki Kazım Kaya'yı kurtardı. Kaya, ambulansla hastaneye götürüldü.

Hatay'ın Antakya ilçesinde yapılan çalışmada ekipler, koridor açarak isminin Arda Can Övün olduğu belirlenen 13 yaşındaki çocuğa ulaştı. Çocuk, ekiplerin çalışmasıyla enkazdan depremin 128'inci saatinde çıkarıldı. Ekiplerin nasıl olduğunu sorması üzerine elini kaldıran Övün, sağlık kontrollerinin ardından hastaneye gönderildi.

Adıyaman Zeyd Caddesi'ndeki 8 katlı bir binanın enkazında çalışma yürüten jandarma ekipleri, 2 kişinin hayatta olduğunu belirledi. Yürütülen çalışmayla Adıyaman Jandarma Komutanlığında görevli Uzman Çavuş Osman Gürbüz ile eşi Ümmü Gürbüz, enkazdan 128 saat sonra sağ çıkarıldı.

Adıyaman'da ekipler, Cumhuriyet Mahallesi Çınar Sitesi C Blok'un enkazından ses gelmesi üzerine yaptıkları çalışmada, yıkıntı altında bulunan Rümeysa isimli genç kızı, depremin 128'inci saatinde yaralı çıkardı.

Hatay'ın Antakya ilçesinde yıkılan bir apartmanın enkazından ses geldiğini tespit eden ekipler, yapılan çalışmayla 2 aylık olduğu tahmin edilen bir bebeği, 128 saat sonra yıkıntıların altından kurtarmayı başardı.

Azerbaycanlı arama kurtarma ekipleri, Kahramanmaraş'taki enkazlarda yaptıkları çalışmada, 128 saat enkaz altında kalan ve kardeş oldukları öğrenilen 8 yaşındaki "Tavilla" ve 13 yaşındaki "Hatice"yi kurtardı.

Hatay'ın Antakya ilçesi Emek Mahallesi 24. Sokak'ta yıkılan 3 katlı apartmanın enkazında arama kurtarma çalışması yapan ekipler, 12 yaşındaki Suad ve 14 yaşındaki Sabah Habbaş kardeşler ile amcaları Muhammed Habbaş'a ulaşmayı başardı. Binanın enkazından 128 saat sonra kurtarılan amca ile iki kız yeğeni, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesinin bahçesine kurulan sahra hastanesine kaldırıldı.

Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde ekipler, Akar Apartmanı'nın enkazından ses gelmesi üzerine yaptıkları çalışma sonucu, yıkıntı altında bulunan biri çocuk 4 kişiyle iletişim kurdu. Yapılan çalışmanın ardından 4 kişi, depremin 129'uncu saatinde yaralı çıkarıldı.

- Küçük kız, "Yadigar" ismini verdiği elbisesinin de kurtarılmasını istedi

Adıyaman'da Yavuz Selim Mahallesi Mercan Sitesi enkazında çalışma yapan ekipler, yıkıntı altında bulunan 10 yaşında "Zeliha" isimli bir çocukla iletişim kurdu. Yapılan çalışmanın ardından çocuk, enkazdan depremin 128'inci saatinde yaralı çıkarıldı. Kurtarma ekibinde yer alan Gölcük Donanma Komutanlığı personeli Ertuğrul Şaban Işık, 3 gündür kazı yaptıkları enkazda küçük kızın sesini duyduklarını, temasa geçtiklerinde Zeliha'nın kendilerine, "Abi beni kurtarın" diye seslendiğini belirterek, "Küçük kızı kurtarırken gardırobunda Yadigar ismini verdiği bir elbisesi varmış. Bizden onu da almamızı istedi. Bunu duyunca tabii duygusallaştık. Cihazları çalıştırırken 'Kolonu keseceğiz korkma dedik', o da bize 'Abi kolumu kesmeyin' dedi. Biz de korkmasın diye onu sakinleştirdik. Zeliha'yı gördükten sonra yarım saat içinde çıkardık. Kendisinde zarar yoktu." dedi.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Malik Ejder Mahallesi'nde yıkılan binada bir kişinin hayatta olduğunu belirleyen ekipler, yürütülen çalışma sonucu 6 yaşındaki Ayşe isimli kız çocuğunu enkazdan 129 saat sonra kurtardı.

Hatay Antakya'da, Cebrail Mahallesi Mimar Sinan Sokak Gül Apartmanı'nın enkazında, Kore Cumhuriyeti'nden gelenlerin de bulunduğu ekiplerin çalışmalarıyla depremin 130'uncu saatinde 60'lı yaşlardaki Ümit Gülçiçek isimli kadın sağ çıkarıldı. Çankırı'dan gelen 112 Acil Servis personeli paramedik Salih Özen, "Teyzemize sağlık sorununun olup olmadığını sorduk. Daha sonra su ulaştırmaya çalıştık. Çok susadığını ve bize minnettar olduğunu söyledi. Yanında eşi var ama o vefat etmişti." dedi.

Hatay'ın Belen ilçesi Sarımazı Mahallesi'nde yıkılan 4 katlı Tuna Apartmanı'nın enkazından sesler duyulması üzerine kurtarma ekipleri bölgede çalışmalarını yoğunlaştırdı. Pazarcık merkezli ilk depremden 131 saat sonra kurtarılan İrem, sağlık görevlilerince hastaneye götürüldü.

Hatay'ın Antakya ilçesinde ekipler, yaklaşık 2 saat süren uğraşlar sonucu Cebrail Mahallesi Oymak Sokak'ta bulunan bir binanın enkazından 131 saat sonra kurtarmayı başardığı 5 aylık bebeği, sağlık ekiplerine teslim etti. Enkaz altındaki bebeğe ulaşmak için bir madencinin baş aşağı sarktığı ve meslektaşları tarafından ayaklarından yukarıya çekilerek bulunduğu yerden çıkarıldığı kameraya yansıdı.

- 132'nci saatte kurtarılan 5 yaşındaki Şengül, "Bir sürü kola" istedi

Gaziantep'in İslahiye ilçesi Fevzi Paşa Mahallesi Kardelen Apartmanı enkazında çalışma yürüten ekipler, yıkıntı altında bulunan 5 yaşındaki Şengül Karabaş ile iletişim kurdu. Küçük çocuk, 12 saatlik çalışma sonucu depremin 132'inci saatinde enkazdan çıkarılarak hastaneye kaldırıldı. Yaklaşık 10 dakika sonra da enkazdan küçük kızın babası Sezai Karabaş çıkarıldı. Enkazdan çıkarıldıktan sonra sedyeye yatırılan baba Karabaş, kurtarma ekibine "Allah sizden razı olsun. Eşim de benden önce çıkmaya çalışmıştı ama yetişemedi galiba. Kapının orada olacaktı." diye seslendi.

Sağlık ekiplerince ilk kontrolleri yapılan çocuk, sağlık görevlilerinden "sarı kola" istedi, öpücük yolladı. Sağlık görevlisi "Beyaz kola istemiştik, şimdi sarı kola istiyoruz. Hemen Şengül'ün kolalarını hazırlayalım lütfen." dedi. Küçük kız da "Bir sürü olsun." diye ekledi. Sağlık görevlisinin, "Ama nasıl içeceksin bir sürü kolayı'" sorusuna Şengül, "İçeceğim." karşılığını verdi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da yaptığı paylaşımda, Şengül'ün babasının da kurtarıldığını duyurdu. Bakan Koca, Şengül'ün sağlık görevlileriyle sohbetini, "132. saatte 5 yaşındaki kızımız Şengül'e ve babasına kavuştuk. Gaziantep İslahiye'de enkaz altından çıkarılan kızımız, hayata bir öpücük verdikten sonra kola istedi." ifadeleriyle paylaştı.

Hatay'da enkaz altında kalan işitme ve konuşma engelli olduğu belirtilen 15 yaşındaki çocuğa 132 saat sonra sağ ulaşıldı. Çocuğun kendisini kurtaran madencilere bakışlarıyla teşekkür ettiği anlar, kameraya yansıdı.

Gaziantep'in Nurdağı ilçesi Bahçelievler Mahallesi'nde ekipler, depremden 132 saat sonra enkazdan bir kadını sağ çıkardı.

Hatay'ın Samandağ ilçesinde Bedrican Tektaş Apartmanı'nın enkazında görev yapan ekipler, göçük altından ses geldiğini tespit etti. Ekipler, Pazarcık merkezli ilk depremin 132'nci saatinde 33 yaşındaki radyoloji teknisyeni Adil Cemali'yi kurtardı.

Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde yıkılan binanın enkazından ses geldiğinin tespit edilmesi üzerine yürütülen çalışmada 13 yaşındaki Esma Sultan'a ulaşıldı. Enkaz altından 133 saat sonra kurtarılan Sultan'ın kendisini kurtaran ekiplerle diyaloğu cep telefonu kamerasına yansıdı. Kayıtlarda ekiplerin, "Sen bir mucizesin." sözü üzerine Sultan'ın, "Ama ailem öldü. Ben ne yapacağım'" ifadelerini kullandığı duyuluyor.

Hatay'ın Antakya ilçesinde Cebrail Mahallesi'ndeki bir apartmanın enkazında ekiplerin çalışmalarıyla depremin 133'üncü saatinde 2 yaşında olduğu belirtilen Aliye Dağlı adlı bebek, enkazdan çıkarıldı.

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Çaldıran Caddesi Yıldızkent Apartmanı'nın enkazında ekipler, yıkıntı altında bulunan 24 yaşındaki Melisa Ülkü ile iletişim kurdu. Genç kadın 12 saatlik çalışma sonucu depremden 133 saat sonra enkazdan yaralı çıkarıldı. Arama kurtarma ekipleri, kurtarma çalışmasını tamamlandıktan sonra mutluluktan gözyaşlarını tutamadı.

Gaziantep'in İslahiye ilçesi Çamlıca Mahallesi Çamlık Apartmanı'nın enkazında çalışma yapan ekipler, 63 yaşındaki Güler Güler'i 6 saatlik çalışmayla 133'üncü saatte çıkardı. Kurtarılmasına dakikalar kala ekiplerin Güler'e "Maşallah teyzem sana, az kaldı." diye seslendikleri duyuldu.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesine bağlı Yunus Emre Mahallesi'nde Kültür Sitesi arkasındaki bir enkazda çalışma yapan ekipler, dinlemede tespit ettikleri 3 kişiden ilk olarak Nehir Naz Narlı'yı depremden 133 saat sonra çıkardı. Çalışmalara devam eden ekipler, yaklaşık yarım saat sonra Nehir Naz'ın annesi Şule ve babası Derviş'e de ulaştı. Yaralı kurtarılan anne ve baba, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aynı aileden 3 kişiyi kurtaran ekipler ve Narlı ailesinin yakınları, büyük sevinç yaşadı.

Kırgızistan Acil Durumlar Bakanlığı ekipleri, Kahramanmaraş'taki Ballıca Mahallesi'nde enkazda arama kurtarma çalışmalarında 22 yaşındaki bir kadını 135 saat sonra sağ çıkardı.

Hatay Defne'de bulunan bir enkazda ekiplerce yapılan çalışmalarda, 7 yaşındaki İsra Tehalmi depremin 136. saatinde sağ çıkarıldı.

Adıyaman'daki Çınar Sitesi'nin enkazında çalışma yürüten arama kurtarma ekipleri, 45 yaşındaki Sevgi Çolak'ı ilk depremden 136 saat sonra kurtardı.

Hatay Rüstem Tümer Paşa Caddesi'ndeki bir binanın enkazında çalışma yürüten ekipler, 52 yaşındaki Abdullatif isimli kişiyi 136 saat sonra yıkıntıların altından sağ çıkardı.

Hatay'ın Antakya ilçesinde yıkılan bir apartmanın enkazından ses geldiğini tespit eden ekipler, 136 saat sonra 57 yaşındaki Mehmet Sözer'i kurtardı.

Hatay'ın Antakya ilçesi Saraykent Mahallesi Türkmen Başı Caddesi'nde yıkılan 6 katlı Melek Apartmanı'nda enkaz altında bir kişinin olduğunu saptayan ekipler, depremden 136 saat sonra 57 yaşındaki Macide Hakemati'yi sağ çıkarmayı başardı.

Hatay'ın Kuyulu Mahallesi'nde bir binanın enkazında çalışma yapan ekipler, depremden 136 saat sonra 17 yaşındaki Bekir Doğu'yu enkazdan yaralı çıkardı. Aynı binada 51 yaşındaki Emine Doğu da 137'nci saatte kurtarıldı.

Hatay'ın Antakya ilçesinde yıkılan bir apartmanın enkazından ses geldiğini tespit eden ekipler, çalışma sonucunda 6 yaşındaki çocuğu, 137 saat sonra yıkıntıların altından kurtarmayı başardı.

- "Gerçekten çok iyi dayanmışım. Rabb'im korudu beni"

Kahramanmaraş'ta depremlerin ardından yıkılan Kiraz Apartmanı'nda arama kurtarma faaliyeti yürüten ekipler, baba Celal, eşi Yasemin ve oğulları Ensar Taşhan'ı depremden 138 saat sonra sağ çıkardı.

Hatay'ın İskenderun ilçesinde yıkılan 4 katlı Demir Çelik Apartmanı'nın enkazında çalışma yapan ekiplerce, depremin 138. saatinde 44 yaşındaki Gökhan Çalışkan sağ çıkarıldı.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde 4 katlı Ebru Apartmanı'nın enkazında arama kurtarma faaliyeti yürüten ekipler, 67 yaşındaki Abdülkerim ve eşi Sena Nanu'yu depremden 138 saat sonra sağ çıkarmayı başardı.

Adıyaman'da Hoca Ömer Mahallesi 215. Sokak'taki bir binanın enkazında çalışma yürüten arama kurtarma ekiplerince, depremin 138. saatinde 17 yaşındaki Abuzer Baran Bakır sağ çıkarıldı.

Gaziantep'in Nurdağı ilçesi Yavuz Selim Mahallesi'ndeki Duygu Apartmanı'nın enkazından yıkılan binanın enkazının altında kalan 13 yaşındaki İkra Arslan, 138 saat sonra kurtarıldı. Arslan'ın ekiplerle cep telefonuyla kaydedilen diyaloğunda, "Gerçekten çok iyi dayanmışım. Rabb'im korudu beni. İyi ki kurtarılmışım. Allah razı olsun, ne muradınız varsa versin. Bana soğuk su ve kola alır mısınız'" ifadelerini kullandığı duyuldu.

Hatay'ın Antakya ilçesi Gazi Mahallesi Adnan Menderes Caddesi Doğan Apartmanı'nın enkazında arama kurtarma çalışması yapan ekipler, Fatma Öyel'i 138 saat sonra kurtardı.

- İlk depremden 140 saat sonra kurtarıldılar

Hatay'ın Antakya ilçesi Kışla Saray Mahallesi Fevzi Çakmak Caddesi'nde yıkılan bir apartmanın enkazından 140 saat sonra enkazdan kurtarılan 7 aylık Hamza bebek, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Hatay'ın Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi'nde yıkılan Deniz Apartmanı enkazından seslerin geldiği yöne koridor açan ekipler, ilk depremden 140 saat sonra hamile bir kadın ile erkek kardeşini sağ çıkarmayı başardı.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Azerbaycan Bulvarı'ndaki 11 katlı Gözde Sitesi'nin 3. katında yaşayan 26 yaşındaki Suriyeli Mohammed Habip'ten ses alan ekipler, yaklaşık 12 saat süren çalışmanın ardından depremzedeye yaralı ulaştı.


AA

Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı

Yapay zekadan fiziksel dünyaya geçiş hızlanırken, bu yılın parlayan yıldızları kanser aşıları, kuantum simülasyonları ve sıfır elektrikle soğutma sağlayan malzemeler oldu

24.06.2026 16:00:00
Eyüp Kabil
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu 2026’nın en etkili 10 teknolojisini açıkladı
Dünya Ekonomik Forumu (WEF), her yıl merakla beklenen ve geleceği şekillendirecek olan "Top 10 Emerging Technologies" (2026'nın En Önemli 10 Gelişen Teknolojisi) raporunu yayımladı. Frontiers iş birliğiyle yapay zeka analizleri kullanılarak hazırlanan rapor, teknoloji yarışının artık sadece yazılım ve sohbet botlarından ibaret olmadığını; doğrudan sağlık, enerji, altyapı ve gıda gibi fiziksel alanlara kaydığını net bir şekilde ortaya koyuyor.

2026 yılı, laboratuvarda geliştirilen teorik buluşların küresel ölçekte ticari ve kitlesel üretime geçtiği kritik bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçiyor.


Sağlıkta devrim: Kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşıları


Raporda en çok dikkat çeken unsurların başında sağlık sektöründeki dönüşüm geliyor. Tek tip kanser tedavisi dönemi, yerini hastanın kendi tümör hücrelerine göre tasarlanan kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşılarına bırakıyor.

Çalışma Prensibi: Hastanın tümör dokusu dizilenerek benzersiz mutasyonlar ve proteinler tespit ediliyor.

Bağışıklık Eğitimi: Tespit edilen bu işaretlere özel üretilen mRNA aşısı, hastanın kendi bağışıklık sistemine kanserli hücreleri bulup yok etmeyi öğretiyor.

Klinik Başarı: Güney Karolina'da gerçekleştirilen güncel bir melanom (cilt kanseri) klinik denemesinde, bu kişiselleştirilmiş aşıyı immünoterapi ile birlikte alan hastaların ölüm veya hastalığın nüksetme riskinde yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azalma gözlendi.

İlaç keşif süreçlerinde ise Kuantum Simülasyonları devreye giriyor. Klinik denemelere giren her 10 ilaçtan 9'unun başarısız olduğu ilaç sektöründe, kuantum bilgisayarlar moleküllerin atomik seviyedeki davranışlarını simüle ederek milyarlarca kombinasyonu önceden test edebiliyor. IBM ve Moderna ortaklığında yürütülen protein katlanması simülasyonları, yeni ilaçların laboratuvar süreçlerini yıllardan günlere indirmeyi başardı.


İklim ve enerji: Elektriksiz soğutma ve çevre temizliği


2026 yılı küresel sıcaklık rekorlarıyla mücadele ederken, teknoloji dünyası enerji tüketmeyen alternatif çözümlere odaklanıyor. Pasif radyatif soğutma malzemeleri, üzerlerine gelen güneş ışığını doğrudan atmosferin dışına, uzay boşluğuna geri yansıtarak binaların hiç elektrik harcamadan serin kalmasını sağlıyor.

Enerji ve çevre başlıklarında öne çıkan diğer kritik teknolojiler ise şu şekilde devrim yaratıyor:

Doğrudan Lityum Çıkarımı (DLE): Geleneksel buharlaştırma havuzları yerine, tuz düzlüklerinden birkaç saat içinde batarya kalitesinde lityum üreterek elektrikli araç devrimini hızlandırıyor.

PFAS İmhası: Doğada asla yok olmadığı için "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerini zararsız bileşenlere ayırarak içme sularını temizliyor.

Hassas Fermentasyon: Genetik olarak programlanmış mikroplar yardımıyla, hayvancılığa ihtiyaç duymadan tanklarda gıda bileşenleri ve ilaç ham maddeleri üretiyor.


Siber güvenlikte yeni çağ: Kafes Tabanlı Kriptografi


Yapay zeka ve kuantum bilgisayarların işlem gücü arttıkça, mevcut internet şifreleme yöntemlerinin siber korsanlar tarafından kırılma riski de büyüyor. WEF raporu, gelecekteki kuantum saldırılarına karşı dijital dünyayı koruyacak olan Kafes Tabanlı Kriptografi (Lattice-based cryptography) teknolojisini yılın en stratejik güvenlik hamlesi olarak ilan etti.

Verileri karmakarışık geometrik kafes yapıları içine gizleyen ve sistemin içine yapay "gürültüler" ekleyen bu yeni nesil matematiksel şifreleme, hem klasik hem de kuantum bilgisayarlarla yapılacak siber saldırıları imkansız hale getiriyor. Teknoloji halihazırda Apple'ın iMessage gibi küresel platformlarında aktif olarak kullanılmaya başlanmış durumda.


"Yazılımdan fiziksel dünyaya geçiş"


Frontiers Baş Editörü Frederick Fenter, bu yılki listeyi değerlendirirken yapay zekanın itici güç olmaya devam ettiğini ancak en büyük etkinin artık yazılım dünyasından fiziksel dünyaya (fabrikalara, hastanelere ve enerji şebekelerine) geçtiğini vurguluyor. 2026 yılı, insanlığın gıda güvensizliği, iklim değişikliği ve tedavisi olmayan hastalıklar karşısında teknolojiyi en somut şekilde sahaya sürdüğü yıl olarak tarihe geçmeye aday görünüyor.

Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet

Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

24.06.2026 13:50:00
AA
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN'la yapılan atışlarda tam isabet
Bayraktar KIZILELMA'dan ASELSAN'ın geliştirdiği Düşük Görünürlüklü Elektro-Optik Hedefleme Sistemi TOYGUN ile yapılan test atışlarında, milli güdüm kitleri TEBER-82 ve LGK-82 hedefi tam isabetle vurdu

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar KIZILELMA'nın gerçekleştirdiği test atışlarında, hedefleme ve işaretleme milli elektro-optik hedefleme sistemi TOYGUN tarafından yapıldı.

ASELSAN'ın LGK-82 ve ROKETSAN'ın TEBER-82 güdüm kitleriyle sabit kara hedefine yönelik gerçekleştirilen test atışı başarıyla tamamlandı.

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Bayraktar KIZILELMA'nın keskin gözünün ASELSAN TOYGUN olduğunu belirterek, "Düşük görünürlük avantajını koruyarak hedefleme ve işaretleme, LGK ve TEBER ile vuruş. Bu başarı, milli mühendisliğimizin geldiği seviyenin ve güçlü işbirliğimizin somut bir göstergesidir. Emeği geçen tüm ekiplerimizi yürekten kutluyorum." ifadesini kullandı.

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de KIZILELMA'dan yapılan test atışında TEBER-82 Güdüm Kiti'nin hedefi başarıyla vurduğunu aktararak, "Birlikte geliştirdiğimiz milli teknolojilerimizle gücümüze güç katmaya devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez


 
Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
 

23.06.2026 14:36:00
MURAT ÇORBACI
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez
Kalp çarpıntısında bu belirtiler ihmale gelmez

Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek, "Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor" dedi. Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı.

Göğüs ağrısı

Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.

Nefes darlığı

Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.

Baş dönmesi ve bayılma hissi

Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.

Soğuk terleme

Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.

Halsizlik ve aşırı yorgunluk

Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.

Nabzın düzensiz hissedilmesi

Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.

Çarpıntının uzun sürmesi

Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.

Dinlenirken ortaya çıkması

Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.

Tedavisi kolaylaştı

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirtti.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.