Prof. Dr. Haydar Baş Bey, 1 Kasım seçimleri sonrasında Türkiye "zifiri karanlık" bir sürece girdi dediğinde ne kadar da haklıymış.
Ülkemizin, güzel Türkiye'mizin geldiği nokta içler acısı.
Başkentte 5 ay içinde 3 terör saldırısı gerçekleştirildi.
10 Ekim 2015'teki gar meydanı patlamasında 103 kişi hayatını kaybetti; 17 Şubat'ta merasim sokaktaki saldırıda 29 kaybımız var ve 13 Mart Kızılay patlamasında resmi rakamlara göre 37 kişi yaşama veda etti.
22 Temmuz'dan bu yana resmi rakamlara göre şehit sayımız 350 kişi olarak verildi.
Arap Baharı'nın estiği ülkelerin sokaklarında yaşananları ekranlardan seyrederken her halde kimse bu olayların günün birinde başımıza geleceğine ihtimal vermemişti.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey dışında?
Bakınız Sayın Baş, gün be gün gelen faciayı sadece seçim döneminde kaç sefer ikaz etti:
7 Haziran seçimlerinin hemen ardından karışmaya başlayan Türkiye için ikazları şöyleydi:
16 EYLÜL 2015'te BTP Lideri, "Henüz daha bir çakmak taşı çakılmamışken, 'Türkiye karanlık bir döneme girdi' dedim. Gaziantep'te söyledim, İstanbul'da söyledim. Türkiye şimdi ise zifirî karanlık bir döneme girdi. O kadar güçlü ışıklar tutmalıyız ki, bu karanlık gündüze tebdil olsun" şeklinde konuştu.
BTP Lideri, şu önemli tespitlerde bulundu: "Arap Baharı döneminde NATO'nun Avrupa'daki üssünü İzmir'e aldılar. Önce karşıymış gibi göründüler sonra İzmir'i merkez yaptılar ve Libya'ya uzandılar. Libya diye bir devlet kaldı mı? Peki, Libya'da huzur var mı, birlik var mı? Yok. Hepsi gitti. Tunus, Mısır, Suriye, Irak aynı şekilde... Büyük Ortadoğu Projesi'ne göre aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 22 İslam ülkesi yok olacak."
"Kürt-Türk kavgası çıkarmak istiyorlar. Bu sokağa dökülmelerin manası nedir? İç savaş. Nasıl iç savaş? Türklerle Kürtleri vuruşturmak... Bu bir hainliktir. Bu ABD'nin, İsrail'in projesidir. Burada görev alan adamın İslam'la, Türklükle uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Burada bizim görevimiz kanın akmasını durdurmak, milletin birliğini, beraberliğini temin etmektir. Bizim görevimiz budur. Bunu yaptığımız zaman Türkiye'de saadet, huzur, mutluluk olur. Bunu yapamazsak, hiçbir şeyimiz istediğimiz manada hayata geçmez."
1 Kasım seçimlerinden sonra yaptığı açıklamada ise, 10 Kasım 2015'te, "Biz gerçekten vazifemizi yaptık. Bunda benim kalbim mutmain" şeklinde konuştu.
Baş, "Türkiye'yi zifiri karanlığa gömdünüz, içinden çıkmanız da asla mümkün değildir. Net konuşuyorum, içinden çıkmanız asla mümkün değildir" dedi.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 27 Aralık 2015'te Trabzon'da kurmay kadrosuyla birlikte katıldığı '2015 Yılı Değerlendirme Programı'nda, "Zifiri karanlığa girdik. Bölünmenin ayak sesleri değil bomba sesleri çok güçlü bir şekilde geliyor. Bunun sonu parçalanmaktır" dedi.
"Bölge boşaltıldı. Bölge insansız kaldı. Peşmerge gelip oraya yerleşti. Kimi mağlup ettin? Öyle oyunlar oynanıyor ki... Kobani'de Büyük İsrail'in temelleri atıldı. Şimdi genişliyor. Bunu görmedinse; körsün, sağırsın... Olay bu..."
Sayın Baş'ın öngörüleri; 20 sene, 30 sene önce dedikleri bugün bir bir çıkmaktadır.
Yıllar evvel O'nu duyduklarında bu kadar da olmaz diyenler bugün parmak ısırarak haklıymış deme noktasına geliyorlar.
1991'deki körfez çıkarmasında esas oyun Türkiye'yedir, öngörüsünde bulunduğunda kimse inanmadı, bugün Türkiye parçalanmanın eşiğinde.
AB, 15 sene içinde dağılacak öngörüsünü yaptığında, Hıristiyan Büyük Avrupa Devleti hayali kuranlar "imkansız" demişti; Avrupa Birliği günümüzde, halkların referandumu ile birlikten ayrılmak isteyen ülkeleri konuşuyor,
Sayın Baş, Rusya Duma'sında 2013 senesinde "Kapitalizmi tarihe gömdüm" diye seslenmiş ve salonda dakikalarca alkışlanmıştır.
Bugün Kapitalizmden kaçan halklar için Milli Ekonomi Modeli tek kurtuluş olarak gösterilmektedir.
Suriye işgalinde, Kobani'de yaşanan gelişmelerde oyunun Alevi Kürtlere oynandığını tespit eden ve onları ikaz eden de Sayın Baş olmuştur.
Oyun Kürt kardeşlerimize, Yahudi Barzani'nin peşmergeleri bölgeye yerleşecekler. Alevi Kürt kardeşlerimizin bir şansı olmayacak. Onlar bölgeden sürülecek demişti.
O tarihte 3 kantonda bağımsızlığını ilan eden Kürt kardeşlerimize aynen dediği şekilde oyun oynandı.
Kısaca Batı'nın her türlü oyununu deşifre eden; milleti ikaz eden ve en önemlisi çözümü sunan lidere sahip çıkmaya mecburuz.
Eğer biz onu dinlemezsek, zifiri karanlık bir sürece giren Türkiye de kalmayacaktır.
Ne başkanlık sistemi, ne kayıkçı kavgasına dönen siyaset sarmalında iktidarın ve muhalefetin söylemleri, ne de çözümsüz partiler?
Bakınız, terör sorunu ile Kürt meselesini birbirine karıştıranlar ülkeyi bölünme noktasına taşımıştır.
Terörün halli, Sayın Baş'ın vatandaşlık maaşı projesindedir.
Bölünme hiçbir şeyi halletmez. Bölge insanına, iş, aş, hastane, okul, sosyal projeler ile sahip çıkmadıktan sonra hiçbir mesele hallolmaz.
Tek çözüm öngörüleri ile kendini defaatle ispat etmiş Prof. Dr. Haydar Baş'ın yanında yer almaktır.
Ülkemizin, güzel Türkiye'mizin geldiği nokta içler acısı.
Başkentte 5 ay içinde 3 terör saldırısı gerçekleştirildi.
10 Ekim 2015'teki gar meydanı patlamasında 103 kişi hayatını kaybetti; 17 Şubat'ta merasim sokaktaki saldırıda 29 kaybımız var ve 13 Mart Kızılay patlamasında resmi rakamlara göre 37 kişi yaşama veda etti.
22 Temmuz'dan bu yana resmi rakamlara göre şehit sayımız 350 kişi olarak verildi.
Arap Baharı'nın estiği ülkelerin sokaklarında yaşananları ekranlardan seyrederken her halde kimse bu olayların günün birinde başımıza geleceğine ihtimal vermemişti.
Prof. Dr. Haydar Baş Bey dışında?
Bakınız Sayın Baş, gün be gün gelen faciayı sadece seçim döneminde kaç sefer ikaz etti:
7 Haziran seçimlerinin hemen ardından karışmaya başlayan Türkiye için ikazları şöyleydi:
16 EYLÜL 2015'te BTP Lideri, "Henüz daha bir çakmak taşı çakılmamışken, 'Türkiye karanlık bir döneme girdi' dedim. Gaziantep'te söyledim, İstanbul'da söyledim. Türkiye şimdi ise zifirî karanlık bir döneme girdi. O kadar güçlü ışıklar tutmalıyız ki, bu karanlık gündüze tebdil olsun" şeklinde konuştu.
BTP Lideri, şu önemli tespitlerde bulundu: "Arap Baharı döneminde NATO'nun Avrupa'daki üssünü İzmir'e aldılar. Önce karşıymış gibi göründüler sonra İzmir'i merkez yaptılar ve Libya'ya uzandılar. Libya diye bir devlet kaldı mı? Peki, Libya'da huzur var mı, birlik var mı? Yok. Hepsi gitti. Tunus, Mısır, Suriye, Irak aynı şekilde... Büyük Ortadoğu Projesi'ne göre aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 22 İslam ülkesi yok olacak."
"Kürt-Türk kavgası çıkarmak istiyorlar. Bu sokağa dökülmelerin manası nedir? İç savaş. Nasıl iç savaş? Türklerle Kürtleri vuruşturmak... Bu bir hainliktir. Bu ABD'nin, İsrail'in projesidir. Burada görev alan adamın İslam'la, Türklükle uzaktan yakından ilgisi yoktur.
Burada bizim görevimiz kanın akmasını durdurmak, milletin birliğini, beraberliğini temin etmektir. Bizim görevimiz budur. Bunu yaptığımız zaman Türkiye'de saadet, huzur, mutluluk olur. Bunu yapamazsak, hiçbir şeyimiz istediğimiz manada hayata geçmez."
1 Kasım seçimlerinden sonra yaptığı açıklamada ise, 10 Kasım 2015'te, "Biz gerçekten vazifemizi yaptık. Bunda benim kalbim mutmain" şeklinde konuştu.
Baş, "Türkiye'yi zifiri karanlığa gömdünüz, içinden çıkmanız da asla mümkün değildir. Net konuşuyorum, içinden çıkmanız asla mümkün değildir" dedi.
BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 27 Aralık 2015'te Trabzon'da kurmay kadrosuyla birlikte katıldığı '2015 Yılı Değerlendirme Programı'nda, "Zifiri karanlığa girdik. Bölünmenin ayak sesleri değil bomba sesleri çok güçlü bir şekilde geliyor. Bunun sonu parçalanmaktır" dedi.
"Bölge boşaltıldı. Bölge insansız kaldı. Peşmerge gelip oraya yerleşti. Kimi mağlup ettin? Öyle oyunlar oynanıyor ki... Kobani'de Büyük İsrail'in temelleri atıldı. Şimdi genişliyor. Bunu görmedinse; körsün, sağırsın... Olay bu..."
Sayın Baş'ın öngörüleri; 20 sene, 30 sene önce dedikleri bugün bir bir çıkmaktadır.
Yıllar evvel O'nu duyduklarında bu kadar da olmaz diyenler bugün parmak ısırarak haklıymış deme noktasına geliyorlar.
1991'deki körfez çıkarmasında esas oyun Türkiye'yedir, öngörüsünde bulunduğunda kimse inanmadı, bugün Türkiye parçalanmanın eşiğinde.
AB, 15 sene içinde dağılacak öngörüsünü yaptığında, Hıristiyan Büyük Avrupa Devleti hayali kuranlar "imkansız" demişti; Avrupa Birliği günümüzde, halkların referandumu ile birlikten ayrılmak isteyen ülkeleri konuşuyor,
Sayın Baş, Rusya Duma'sında 2013 senesinde "Kapitalizmi tarihe gömdüm" diye seslenmiş ve salonda dakikalarca alkışlanmıştır.
Bugün Kapitalizmden kaçan halklar için Milli Ekonomi Modeli tek kurtuluş olarak gösterilmektedir.
Suriye işgalinde, Kobani'de yaşanan gelişmelerde oyunun Alevi Kürtlere oynandığını tespit eden ve onları ikaz eden de Sayın Baş olmuştur.
Oyun Kürt kardeşlerimize, Yahudi Barzani'nin peşmergeleri bölgeye yerleşecekler. Alevi Kürt kardeşlerimizin bir şansı olmayacak. Onlar bölgeden sürülecek demişti.
O tarihte 3 kantonda bağımsızlığını ilan eden Kürt kardeşlerimize aynen dediği şekilde oyun oynandı.
Kısaca Batı'nın her türlü oyununu deşifre eden; milleti ikaz eden ve en önemlisi çözümü sunan lidere sahip çıkmaya mecburuz.
Eğer biz onu dinlemezsek, zifiri karanlık bir sürece giren Türkiye de kalmayacaktır.
Ne başkanlık sistemi, ne kayıkçı kavgasına dönen siyaset sarmalında iktidarın ve muhalefetin söylemleri, ne de çözümsüz partiler?
Bakınız, terör sorunu ile Kürt meselesini birbirine karıştıranlar ülkeyi bölünme noktasına taşımıştır.
Terörün halli, Sayın Baş'ın vatandaşlık maaşı projesindedir.
Bölünme hiçbir şeyi halletmez. Bölge insanına, iş, aş, hastane, okul, sosyal projeler ile sahip çıkmadıktan sonra hiçbir mesele hallolmaz.
Tek çözüm öngörüleri ile kendini defaatle ispat etmiş Prof. Dr. Haydar Baş'ın yanında yer almaktır.
Sinem Baş / diğer yazıları
- Geçmiş olsun Sayın Baş / 23.03.2020
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018
- Gün BTP iktidarına çalışma günüdür / 19.11.2019
- Tebrikler Türk milleti! / 02.04.2019
- Ne mutlu ‘BTP’liyim’ diyebilene / 06.03.2019
- 2. buluşma iktidarın ayak sesleri / 26.02.2019
- Artık ‘Bağımsız Türkiye Partisi’ demeliyiz / 05.02.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’a çirkin saldırı / 11.01.2019
- Cumhuriyet ve iftiralar / 29.10.2018
- 10. Milli Ekonomi Modeli Kongresi / 29.05.2018
- Yarın 23 Nisan / 22.04.2018

























































