logo
13 EKİM 2026

Zikrullah’ın Farziyeti

Allah’ı zikir, namaz, oruç, hac gibi Cenâb-ı Hakk’ın emridir. Her inanana farz-ı ayındır. Zikrullah’ın farziyeti birçok ayet-i kerimede açıkça beyan edilmiştir

13.10.2026 00:40:00
Haber Merkezi
 
Zikrullah’ın Farziyeti
Zikrullah’ın Farziyeti
Allah'ı zikir, namaz, oruç, hac gibi Cenâb-ı Hakk'ın emridir. Her inanana farz-ı ayındır. Zikrullah'ın farziyeti birçok ayet-i kerimede açıkça beyan edilmiştir:

"Öyle ise siz Beni (ibadetle) zikredin ki, Ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin; sakın Bana nankörlük etmeyin!" (Bakara: 200) "Sabah-akşam Rabb'inin ismini zikret. Gecenin bir kısmında O'na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tespih et." (İnsan: 25,26)

"Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı zikredin. Huzura kavuşunca da namazı dosdoğru kılın; çünkü namaz, mü'minler üzerine vakitleri belli bir farzdır." (Nisâ 103)

"Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki başarıya erişesiniz." (Enfal 45) "Ey inananlar! Allah'ı çokça zikredin." (Ahzap 41), "Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin." (Ahzap 42), "Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O'nu tesbih et." (Kaf 40)

"(Hac günlerinde ticaret yaparak) Rabb'inizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin ve size gösterdiği şekilde O'nu anın. Şüphesiz siz daha önce yanlışta gidenlerden idiniz." (Bakara: 198)







"Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı zikredin. İnsanlardan öyleleri var ki, 'Ey Rabb'imiz! Bize dünyada ver' derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur." (Bakara: 200)

"Sayılı günlerde (eyyâm-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek) Allah'ı zikredin. Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız." (Bakara: 203)

Bu âyet-i kerimelerde Cenâb-ı Hakk, Zatını zikretmeyi emretmiştir. Bütün bu âyet-i kerimeler gösteriyor ki, Allah'ı zikir nâfile cinsinden bir ibadet değil; her inananın üzerine farz-ı ayındır.

İbadet, Cenâb-ı Hakk'ın "yapınız" dediklerini yapmak, "yapmayınız" dediklerinden kaçınmaktır. Emrettiklerini yapmanın sevabını kullar, Allah katında mutlaka bulacaktır. Nitekim Cenâb-ı Hakk şöyle buyurur:

"Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'mine kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır." (Ahzap 35)

Revâ mıdır ki, yerde ve gökteki varlıklar Cenâb-ı Hakk'ı zikrederken; insan, Allah'ın emrine ters düşsün… Bu gerçeği Cenâb-ı Hakk, âyet-i kerimelerde şöyle beyan ediyor:
"Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbih etmektedir. O, Azîz'dir, Hakîm'dir." Hadîd 1, ayrıca Haşr: 1 ve Saf: 1)

"Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, Azîz ve Hakîm olan Allah'ı tesbih eder." (Cuma: 1)







"Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. O her şeye kadirdir." (Tegâbûn: 1)

Cenâb-ı Hakk'ın "yapınız" dediklerini yapmamak, emre itaatsizliktir. Birçok ayetle farz kılınan ve bütün mahlûkatın yaptığı en büyük ibadetten yüz çevirmek ise elbette cezasız kalmayacaktır. Bu gerçeği, Cenâb-ı Hakk şöyle beyan buyurur:

"Kim de Beni anmaktan yüz çevirirse, şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve Biz onu, Kıyamet Günü kör olarak haşredeceğiz." (Taha 124)

Her ibadete bir sınır konulmuştur. Mesela farz olan namaz günde beş vakittir. Farz oruç, 12 ayda sadece bir aya mahsustur. Haccın belli bir vakti vardır. Oysa ki zikrullah için bir sınırlama konulmamıştır.

Allah-u Teâlâ bize sadece zikretmeyi değil; çokça zikretmeyi, sabah-akşam ve her hâlimizde zikretmeyi emrediyor" (Prof. Dr. Haydar Baş, Dua ve Zikir sh: 37)

Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde çekicinin tur otobüsüne çarptığı kazada hayatını kaybeden 11 kişiden 10'unun cenazesi Bursa'da toprağa verildi

12.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında ölenler toprağa verildi
Manisa'daki trafik kazasında hayatını kaybeden 10 kişinin cenazesi Bursa'da defnedildi.

Manisa'daki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edilen cenazeler, Bursa'ya getirildi.

Kazada yaşamını yitirenlerden 10'unun cenazeleri Bursa'nın çeşitli ilçelerinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.






Kazada hayatını kaybedenlerden Şahinaz Boran (81) ve kardeşi Safinaz Elkurt'un (76) naaşları Mihraplı Camisi'nde kılınan namaz sonrası Hamitler Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenazeye, Boran ve Elkurt'un yakınları ile Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Osmangazi Kaymakamı Bahri Tiryaki ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bu arada Boran ve Elkurt kardeşlerin bu ay sonunda umreye gitmeyi planladıkları öğrenildi.

Vefat edenlerden Vesile Ekici (65) için Hürriyet Merkez Camisi'nde, Semra Şentürk (58) için ise Huzurlar Camisi'nde cenaze namazı kılındı.

Ekici'nin cenazesi Mudanya Orhaniye Mezarlığı'na, Şentürk'ün cenazesi ise Kestel Mezarlığı'na defnedildi.






6 kişinin cenazeleri Mustafakemalpaşa ve Karacabey ilçelerinde toprağa verildi

Kazada hayatını kaybedenlerden Mümine Eryılmaz (75), Kadriye Turhanlar (88) ve Fikriye Yur'un (78) cenazeleri öğle vakti kılınan namazın ardından Mustafakemalpaşa ilçesinde defnedildi.






İhsan Taşçı (73), Sevgi Kabaroğlu (70) ve Cemile Memişçi'nin (71) cenazeleri ise Karacabey ilçesinde toprağa verildi.

Vefat edenlerden Zülfinaz Tosun'un (64) cenazesinin ise Konya'nın Ereğli ilçesinde defnedileceği öğrenildi.







Kazada 11 kişi hayatını kaybetmişti

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde dün H.K. idaresindeki 78 YD 559 plakalı çekici, M.A. yönetimindeki 16 AED 124 plakalı tur otobüsüne çarpmıştı.
Kazada 27 kişi yaralanmış, 11 kişi hayatını kaybetmişti.

Tur otobüsünün sürücüsü M.A, tur otobüsünün sahibi ve yedek şoförü M.Y. ile çekicinin şoförü H.K. hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alınmıştı.

Yaralılardan 13'ü hastanelerden taburcu edilmişti.

Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte yollarda su birikintileri oluştu. Bazı bölgelerde yollar adeta göle dönerken, seyir halindeki küçük araçlar sel sularında ilerlemekte güçlük çekti ve bazı araçlar su birikintilerinde mahsur kaldı

12.10.2026 13:50:00
İHA
 
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Hastane yolu ulaşıma kapandı

Aşırı yağış nedeniyle Silifke Devlet Hastanesi yolunda da ulaşım aksadı. Yolun suyla dolması üzerine araç geçişleri zorlaşırken, özellikle küçük araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Büyük araçlar ise su birikintilerinin içerisinden kontrollü şekilde geçmeye çalıştı.






Yaşanan olumsuzluklar üzerine trafik polisleri bölgede önlem alarak sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Sel sularında mahsur kalan araçların kurtarılması için de çalışma yapıldı.









Mahsur kalan araçlar çekicilerle çıkarıldı

Yollarda biriken su nedeniyle araçlarında mahsur kalan sürücüler, kendi imkanlarıyla ilerleyemeyince yardım bekledi. Su içerisinde kalan bazı araçlar, olay yerine çağrılan çekicilerin yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.








Sağanağın etkili olduğu bölgelerde ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücülerin suyla kaplanan yollarda dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.

12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu

Adıyaman'da, 12 gün önce çarşıya gitmek için evden ayrılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan 16 yaşındaki Elvan Yücetaş, polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda Şanlıurfa'da bulundu

11.10.2026 06:30:00
İHA
 
12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu
12 Gündür kayıp olan 16 yaşındaki Elvan Şanlıurfa'da bulundu
Edinilen bilgilere göre, Adıyaman merkez Yeşilyurt Mahallesi'nde yaşayan Elvan Yücetaş, 28 Eylül sabahı çarşıya gitmek üzere evden ayrılmıştı. Kızlarından bir daha haber alamayan Yıldız ve Abdurrahman Yücetaş çifti, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek kayıp ihbarında bulunmuştu.








İhbar üzerine Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ile Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, Elvan'ın bulunması için çalışma başlattı. Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda 16 yaşındaki Elvan Yücetaş'ın Şanlıurfa il merkezinde olduğu tespit edildi. Elvan, kaybolmasından 12 gün sonra polis ekiplerince bulundu.









Ailesiyle görüşmek istemediği öğrenildi

Bulunmasının ardından ailesiyle görüşmek istemediğini belirten Elvan Yücetaş'ın, gerekli araştırma ve işlemlerin tamamlanmasının ardından Şanlıurfa'da bulunan çocuk koruma kuruluşuna teslim edileceği öğrenildi. Öte yandan Elvan'ın sağlık durumunun iyi olduğu ve 12 gün boyunca Şanlıurfa'da parklarda uyuduğu belirtildi.
Olayla ilgili çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Kredi kartı başvurusu yaptığını sandı: Dolandırıldı

İnternette gördüğü yüksek limitli kredi kartı başvuru ilanını gerçek sanan 52 yaşındaki Murat Em, ilan üzerinden irtibata geçtiği kişiler tarafından 412 bin lirasının dolandırıldığını iddia etti. Tuzağa düşürüldüğü söyleyen Em, yeni kartının yüksek limitli olması için 2 milyon lira limitli başka bir kredi kartının bilgilerini referans amaçlı dolandırıcılarla paylaştığını söyledi. Kart bilgilerinin kopyalandığı ifade eden Em, 412 bin lirasının ise İstanbul'da kişisel temizlik ürünleri üreten bir firma üzerinden çekildiğini öne sürdü

10.10.2026 12:31:00
İHA
 
Kredi kartı başvurusu yaptığını sandı: Dolandırıldı
Kredi kartı başvurusu yaptığını sandı: Dolandırıldı
Ankara'da piknik ve mangal ürünleri satış işiyle uğraşan Murat Em, iddialara göre sosyal medyada gördüğü özel bir bankaya ait yüksek limitli kredi kartı ilanının gerçek olduğunu düşünerek başvuruda bulunmak istedi. İlan üzerinden yetkili olduğunu sandığı kişilerle görüşen Em'den başvuracağı kartın limitinin yüksek olması için 2 milyon lira limitli bir diğer kredi kartını referans göstermesi istendi. Kart bilgilerini paylaşan Em'in hesabından İstanbul'da kişisel temizlik ürünü üreten bir firma üzerinden iki parça halinde toplam 412 bin lira çekildi. Dolandırıldığı anlayan Murat Em, banka hesaplarına kısıtlama koydurdu ve polise ihbarda bulundu. Her şeyin dakikalar içinde gerçekleştiğini söyleyen mağdur Em, hukuki mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.






"Hesabımdan 412 bin lira çekildiği yazıyordu"

Yaşadığı durumla ilgili konuşan Murat Em, "Sosyal medyada özel bir bankanın kredi kartı başvuru reklamını gördüm. Reklamdaki bağlantı sayfasına girdim. Ertesi gün söz konusu bankadan aradılar. 'En yüksek limitli kartınızı referans olarak gösterin ki yeni kartınızın da limitini yüksekten açalım' dediler. İstenilen numaraya kart bilgilerimi yolladım. Ardından kısa süre içinde telefonuma mesaj geldi. Hesabımdan 412 bin lira çekildiği yazıyordu. O sırada benden taleplerde bulunan kişilerle de görüntülü konuşma gerçekleştiriyorduk. Kartımdan para çekildiğini söyleyerek tepki gösterdim ve telefonu kapattım. Ardından da kartıma kullanıma kapattım. İşlemi iptal ettirmek için bankaya gittim ama şifre kullandığım için iptal etmediler. Polise şikayette bulundum. Henüz bir sonuç çıkmadı" dedi.








"Biri aradı, 'Geçmiş olsun paranı aldık' dedi"

Adına sahte fatura düzenlendiğini de ileri süren Em, "Dolandırıcılar adıma fatura da kesip bana göndermişler. Faturanın gönderildiği firmayı arayarak herhangi bir ürün almadığımı söyledim. İmza olmaması rağmen nasıl bu belgeyi düzenleyebildiklerini sordum. Ürünün ödemesini yaptığımı ve başka birinin de teslim aldığının göründüğünü söylediler. Ardından biri beni aradı. 'Geçmiş olsun paranı aldık' dedi. Mağdur oldum. Paramı çeken firmanın dolandırıcılarla ortaklığı var mı bilmiyorum. Şikayetimizin üzerinden bir ay geçmesi lazımmış. Daha sonra tüketici mahkemesine de şikayette bulanacağız. Faturada alakam olmayan temizlik ürünlerinin satın alındığı görülüyor" ifadelerini kullandı.








"Nasıl olduğunu anlamadım bile"

Hukuk mücadelesini sürdüreceğini dile getiren Em, "Dolandırıcılara başka bir numaradan ulaşmayı başardım. İsmini söylediğim kişinin orada olmadığını ve kime ulaşmaya çalıştığımı sordu. Ben de kimle görüştüğümü sorunca, 'Kim olduğumu ne yapacaksın' diyerek telefonu yüzüme kapattı. Yapabilecek bir şeyim olmadığı için de bir daha aramadım. Hala faaliyetlerine devam ediyorlar. Bu kez de başka bir banka yetkilisiymiş gibi gösteriyorlar kendilerini. Böyle bir şey yaşayacağım aklıma gelmezdi. Nasıl olduğunu anlamadım bile. Mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim" diye konuştu.

Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki

Kastamonu'nun Cide ilçesinde heyelan sebebiyle 14 aydır ulaşıma kapalı olan Cide-Bartın kara yolunda ulaşım 5 kilometrelik köy yolunda sağlanıyor. Servis yolunda yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını söyleyen vatandaşlar, ana yoldaki çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istedi

09.10.2026 12:11:00
İHA
 
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'nun Cide ilçesi ile Bartın'ı birbirine bağlayan kara yolu, Kalafat Mahallesi mevkiinde yaklaşık 14 ay önce meydana gelen heyelanlar sebebiyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Karayolları tarafından heyelan sebebiyle çöken yolun onarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, ulaşım ise 5 kilometrelik köy yolundan sağlanıyor. Tek şeritli köy yolunda özellikle büyük tonajlı araçların karşılıklı geçiş yapamamaları ve yaşanan kazalar sebebiyle trafikte aksaklık yaşanıyor. Meydana gelen trafik kazaları, sebebiyle servis yolu zaman zaman trafiğe kapanıyor. Araç kuyruklarının oluştuğu servis yolunda vatandaşlar uzun süre beklemek zorunda kalıyor.






İlçenin Kastamonu il merkezine uzak olması sebebiyle Bartın Devlet Hastanesine giden ya da farklı şehirlere gitmek için güzergahı kullanan otobüsler ve araçlardaki vatandaşlar, yoldaki ulaşım problemleri sebebiyle mağdur olduklarını söyledi. Kış mevsiminde servis yolunda sık sık kazaların yaşanabileceğini söyleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istediklerini ifade etti. Yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce yolun açılmasını beklemek zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, ana yoldaki onarım çalışmalarının ise çok yavaş ilerlediğini savundu.









"Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi var"

Trafikte Haklarım Platformu Kurucusu Yasemin Usta, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ulaşım problemi yaşadığını ve bu problemin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydederek, "Saat 12.30'da İstanbul istikametine gitmek için Cide'den yola çıktık. Ama servis yolunda kaza olduğu için bütün otobüsler bekliyor. Yol ne zaman açılacak, bilmiyoruz. Ulaşım uzun süredir kullanılmayan ana yol sebebiyle köy yoluna yönlendiriliyor. O da zorlu bir yol. Burada yaşayan insanların yaş ortalaması çok yüksek. Cide Devlet Hastanesinde her uzmanlık alanında doktor olmadığı için Bartın'a çok fazla hasta gidiyor. Maalesef yolun böyle olması da hastaların ciddi problemler yaşamasına sebep oluyor. Köy yolu da gelişli-gidişli çok dar bir yol. Büyük bir araç geçerken diğerine yol vermek zorunda. Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi de var. Şu an havalar iyi. Önümüzdeki aylar itibarıyla yağışlar artacak, kar yağacak. Burada ulaşım daha zor olacak. Yetkililere sesleniyoruz, ne olur ivedilikle bu yolun bitirilmesini sağlasınlar. Yoksa çok daha büyük trafik kazaları yüzünden acılar yaşayabiliriz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Cide'de yaşayan vatandaşlar adına rica ediyorum, çalışmalar bir an önce tamamlansın" dedi.









"Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz"

' Yolu kullanan Şaban Çağlayan ise, "Çökmesi sebebiyle yolumuzun kapalı olması 1,5 yılı geçti. Henüz yol açılmadı. Herhangi bir çalışma da olmadığı için bu köy yolunu kullanıyoruz. Araçlarımız bekliyor. Her otobüste 30-40 kişi var. Bu insanlar mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz. Kaza ihtimali fazla oluyor. Şu an hava iyi ama kar, yağmur yağdığı zaman burası daha kötü olacak. Zor geçiyoruz" diye konuştu.

"Bu yol çilesi hiç bitmiyor"

Muyasser Ekşi de eşinin sağlık problemleri sebebiyle yolu sık sık kullandıklarını ifade ederek, "Benim eşim kalp hastası. Biz sürekli tedavimiz için İstanbul'a gidip geliyoruz. Bartın'a, Zonguldak'a kadar gidene kadar sürekli vakit kaybediyoruz. Ya yolda bir şey oluyor. Mesela benim eltimin kardeşi bu yolda vefat etti. Bu yol çilesi hiç bitmiyor. Yukarda büyük bir araç kaza yapmış, 1 saattir yolun açılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı

Afyonkarahisar'da silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı'nın intihar ettiği ortaya çıktı

09.10.2026 00:10:00
İHA
 
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Olay, kent merkezindeki termal bir tesiste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kafasından silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan yoğun müdahaleye rağmen Ayrancı kurtarılamayarak hayatını kaybetti.








Olay yeri inceleme ekiplerinin Ayrancı'nın cenazesi üzerinde yaptığı incelemelerin ardından naaşı, otopsi yapılmak üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan incelemelerde Ayrancı'nın kendine ait beylik silahıyla kafasına tek el ateş ettiği tespit edildi. Olay sonrası Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola ve kurum müdürleri hastaneye gelerek bilgi aldı.








Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından yayınlanan başsağlığı mesajında, yaşanan üzüntü dile getirildi. Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi

Türkiye'de ilk kez 2017 yılında Artvin ve İstanbul'da görülen kahverengi kokarca böceği, Sakarya'nın Ferizli ilçesindeki bir mahalleyi adeta istila etti. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böceklere karşı vatandaşlar, hem ilaçla hem de bakımını yaptıkları tavuk ve hindi mücadele etmeye çalışıyor

08.10.2026 13:56:00
İHA
 
Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi
Kokarca ile mücadelede ilaç yetmedi, tavuk ve hindiler devreye girdi
Ana vatanı Çin, Japonya, Tayvan olan istilacı kahverengi kokarca böceği Amerika, daha sonrasında Avrupa'nın tamamına yayıldıktan sonra 2017 yılında ilk olarak Artvin ve İstanbul'da tespit edildi. Halihazırda Türkiye'de görülmeye devam eden bu canlı, saldığı kokuyla etrafına türünü çağırarak çoğalabiliyor. Kahverengi kokarca böceği, fındık başta olmak üzere yüzlerce bitki türüne büyük zarar verirken, önemli ölçüde verim ve kalite kayıplarına sebep oluyor. Üreticilerin kabusu haline gelen kahverengi kokarcanın popülasyonunu azaltmak için ise samuray arıcığı bile duruma engel olamadı. Son zamanlarda Sakarya'da nadiren görülen bu böcek, Ferizli ilçesi Bakırlı Mahallesi'nde yeniden görülmeye başlandı. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böcekler, vatandaşların günlük faaliyetlerini engeller hale geldi. Böceklere karşı vatandaşlar hem ilaçla hem de bakımını yaptıkları tavuk ve hindi mücadele etmeye çalışıyor.






"Hayvanlar bile doydu"

Kokarcaları öldürmek için ilacın dışında hindi ve tavuk altığını belirten Ahmet Gezer, "Kokarca böceği ile geçen senden beri mücadele ediyoruz. Ben geçen sene bunun çoğalacağını söylemiştim. Bu sene bütün mahsulü çürüttüler. Bunun için fındığımızı da çok ucuza veriyoruz. Piyasa da 180 lira gibi bir rakam diyorlar ama biz 80-90-120 liralara veriyoruz. Toplu şekilde bir ilaçlama yaparsak belki bir çare olur. Bunlar nisan ve mayıs ayında yeniden çıkacaklar. Şu anda hazır ayağımıza gelmiş toplu şekilde ilaçlama yaparsak daha iyi olur. İlaçlarında ruhsatlı ve uygun görülen yerlerden alınması gerek. Topyekun mücadele edersek bunu yok edeceğiz. Bu kokarca böcekleriyle mücadele etmek için 20-25 adet hindi aldım, tavuklarımda var ama hayvanlar bile doydu" dedi.









"Bunlar hakkında uzman olduk ama mücadele edemiyoruz"

Bakırlı Mahalle Muhtarı Ali Rıza Durmuş, "İki yıldan beri bu kokarca böcekleriyle mücadele ediyoruz. Geçen seneden daha kötü bir durumda bu böcek bizi ne zaman bırakacak bilmiyoruz. Böcekler, bahçelerden çıktı ve barınak arıyorlar bu sebepten dolayı bütün evleri sarmış durumda. Şu anda herkesin evini ilaçlaması lazım. Bunlar hakkında uzman olduk ama mücadele edemiyoruz. İlaçlama yapılınca da geliyorlar biz ne yapacağımızı şaşırdık. Ankara'dan geldiler ve samuray arılarını saldılar ama bir faydasını göremedik. Temmuz ayında yavrulamışlar 15 Ağustos'tan sonra çıktılar ve fındığı çürüttüler Allah rahmet eylesin fındık şu anda hiç yok. İlaçlama yaptık ama fındığımızı kurtaramadık. Evlere giremez olduk" diye konuştu.









"Ülke için ve Ferizli için çok sıkıntılı bir durum"

Mahalle sakini Mikail İzgi, "Bu böcek tarımı bitirdi. Ciddi bir önlem alınması lazım. Ülke için ve Ferizli için çok sıkıntılı bir durum. Mahallemize elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kendi evimizi, komşularımızın evlerini ilaçlatmaya çalışıyoruz. Son bir buçuk ayda iyice pik yaptı fındık zamanında çok yoktu ama şu anda yoğun bir dönemde" şeklinde konuştu.




















Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon

Binalarda korozyon, betonarme yapıların içerisinde bulunan taşıyıcı çelik donatıların (inşaat demirlerinin) çevre faktörleri, nem ve kimyasal etkilerle reaksiyona girerek kimyasal ve elektrokimyasal yollarla aşınması, paslanması ve işlevini kaybetmesi olayıdır

08.10.2026 12:36:00
Hasan Gündoğdu
 
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Beton, yüksek pH derecesi (yaklaşık 12,5 - 13,5) sayesinde normal şartlarda içerisindeki çeliği paslanmaya karşı koruyan pasif bir alkali tabaka oluşturur. Ancak bu koruyucu tabaka bozulduğunda veya beton içerisine su ve gaz girişi yaşandığında korozyon süreci başlar.






Binalarda Korozyonun Temel Nedenleri

Korozyon tek bir sebebe bağlı olmaktan ziyade, malzeme kalitesizliği ile çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir:

Su ve Nem Teması: Su, korozyon reaksiyonunun gerçekleşmesi için en temel iletkendir. Yalıtımsız temeller, sızdıran çatı ve tesisatlar ile nemli bodrum katları demirin oksitlenmesini hızlandırır.

Karbonatlaşma: Havadaki karbondioksit gazı, betonun gözeneklerinden içeri sızarak betonun alkali yapısını bozar ve pH değerini 9'un altına düşürür. Bu durum demiri koruyan pasif tabakayı ortadan kaldırır.






Klorür İyonu Saldırısı: Deniz kenarındaki yapılarda tuzlu rüzgarlar, deniz kumu kullanılan binalar veya kışın buz çözücü tuzların kullanıldığı alanlar klorür iyonlarının betona nüfuz etmesine yol açar. Klorür, çelikte yerel ve derin çukurlaşma tipi korozyona neden olur.

Pas Payı (Beton Örtüsü) Yetersizliği: Demirin betonun dış yüzeyine çok yakın yerleştirilmesi (< 2-3 cm), dış etkenlerin doğrudan ve hızlı şekilde çeliğe ulaşmasına imkan tanır.

Betondaki Segregasyon ve Gözenekler: Uygun şekilde sıkıştırılmayan, yerleştirilmeyen veya kalitesiz betonlarda oluşan boşluklar nem ve havanın donatıya ulaşmasını kolaylaştırır.






Korozyon Binalara Nasıl Zarar Verir?

Korozyon sadece demirin renginin değişmesi değil, yapının statik dengesini bozan zincirleme bir tahribat sürecidir:

Kesit Kaybı: Demir paslandıkça incelir. Kesit alanı küçülen donatı, üzerine düşen çekme gerilmelerini taşıyamaz hale gelir.

Hacim Genişlemesi ve Betonun Çatlaması: Demir paslandığında oluşan demir oksit, orijinal çelik hacminin yaklaşık 2 ila 6 katı büyüklüğe ulaşır. Bu hacim artışı beton içten dışa doğru devasa bir çekme gerilmesine maruz bırakır.

Beton Kabuk Atması: İçten genleşen beton zamanla çatlar ve donatının üzerindeki beton parçalar halinde dökülür. Demirin dış ortamla teması tamamen açık hale gelir ve korozyon katlanarak hızlanır.

Aderans (Yapışma) Kaybı: Beton ile çeliğin birlikte hareket etmesini sağlayan sürtünme ve tutunma kuvveti (aderans) tamamen kaybolur. Bu durum yapının bütünselliğini yok eder.






Korozyon Sebebiyle Bina Yıkılabilir mi?

Evet, korozyon binaların kendiliğinden veya hafif bir depremde dahi aniden yıkılmasına yol açabilen ana faktörlerden biridir.

Binalarda kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlar, üzerlerindeki yükü çelik ve betonun ortak çalışmasıyla taşır. Korozyon nedeniyle taşıyıcı kapasitesi %30 ile %50 oranında azalan bir kolon, binanın kendi ölü yükünü taşıyamaz hale gelebilir.

Türkiye'deki geçmiş deprem incelemelerinde (1999 Gölcük, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremleri) yıkılan veya ağır hasar alan yapılarda korozyonun taşıyıcı donatı kesitlerini ciddi oranda incelttiği tespit edilmiştir. 10-15 yıl boyunca yoğun su temasına maruz kalmış yalıtımsız bir binada, donatı çapının fısıltı gibi eriyerek yarı yarıya düştüğü vakalar sıkça görülmektedir.






Korozyona Karşı Alınması Gereken Önlemler

Korozyonla mücadele hem yapım aşamasında hem de mevcut yapılarda doğru adımların atılmasını gerektirir:

İnşaat Aşaması: Su Yalıtımı (Su Yalıtım Membranları). Temel, perde duvar ve ıslak hacimlerde kesintisiz su yalıtımı yapılmalıdır.

Malzeme Seçimi: Düşük Geçirgenlikli Beton (W/C Oranı). Su/çimento oranı düşük (<0,45), kaliteli ve durabilitesi yüksek hazır beton kullanılmalıdır.

Uygulama: Yeterli Pas Payı (Beton Örtüsü). Donatının dış etkenlerden korunması için projesine uygun pas payı elemanları (pas payı klipsi) kullanılmalıdır.

Kullanılan Donatı: Nervürlü ve Kaliteli Çelik. Deniz kumu ve klorür içeren agregalar kullanılmamalı, korozyona dayanıklı çelik tercih edilmelidir.

Mevcut Binalar: Korozyon Onarımı & Güçlendirme. Paslı demirler kumlama ile temizlenmeli, korozyon önleyici astar sürülmeli ve yapısal tamir harçları kullanılmalıdır.

Korozyon, belirtileri dışarıya vurana kadar içten içe ilerleyen sinsi bir süreçtir. Yapılarda temel yalıtımına özen gösterilmesi, su sızıntılarının anında giderilmesi ve düzenli bina bakımının aksatılmaması yapının ömrünü ve deprem güvenliğini doğrudan belirler.

Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi

Başakşehir'de okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da defnedildi

07.10.2026 15:00:00 / Güncelleme: 07.10.2026 15:07:53
İhlas Haber Ajansı
 
Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi
Okul saldırısında ölen Eslem Sare toprağa verildi
İstanbul'un Başakşehir ilçesinde bir okulda meydana gelen bıçaklı saldırıda ağır yaralanarak hayatını kaybeden 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut, memleketi Bartın'da düzenlenen cenaze töreninin ardından aile mezarlığına defnedildi.






Başakşehir ilçesinde bulunan Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralanırken, öğrencilerden Eslem Sare Bulut, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Saldırıda yaralanan 7 öğrencinin ise hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.






"Eslem Sare, son yolculuğuna uğurlandı"

Kumluca beldesi Güvendik Mahallesi'nden olduğu öğrenilen 10 yaşındaki Eslem Sare Bulut için bugün Güvendik Mahalle Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Eslem Sare'nin cenazesi, dualar ve gözyaşları arasında aile mezarlığında toprağa verildi.







Eslem Sare Bulut'un cenazesine Bartın Valisi Nurtaç Arslan'ın yanı sıra il ve ilçe protokolü katıldı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile önceki dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da cenaze törenine katılarak Bulut ailesinin acısını paylaştı.

Cenaze töreninde Eslem Sare Bulut'un ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, çevrede bulunan vatandaşlar da aileye taziyelerini iletti.

Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı

Sakarya'nın 2 ilçesinde jandarma ekiplerince tefecilik suçu işlediği belirlenen 3 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda çok sayıda senet, çek ve çamaşır makinesi içinden ruhsatsız silah ele geçirildi

07.10.2026 12:42:00
İHA
 
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Evin her köşesinden senet, çamaşır makinesinden ise silah çıktı
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Hendek ve Adapazarı'nda tefecilik yaptıkları belirlenen 3 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi.






Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda 40 senet, 2 çek, 1 araç satış sözleşmesi, 1 alacak ve verecek belgesi, 3 cep telefonu, 2 ruhsatsız 9 milimetre tabanca, 3 tabanca şarjörü, 50 tabanca fişeği ve 1 ruhsatsız av tüfeği bulundu.








Gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.