logo
13 EKİM 2026

ABD ve Rusya hesap yaparken Ukrayna ne yapacak?

13.10.2026 00:00:00
 
Donald Trump yönetiminin Rus dizelinin satışına yönelik yaptırım istisnası tanıması ve iki gün sonra Rusya ile Ukrayna arasında enerji ateşkesi ilan ettiğini duyurması, Washington'ın izlediği politikanın önceliklerini tartışmaya açtı. ABD Başkanı, Rus yakıtının piyasaya sunulmasıyla enerji fiyatlarını düşürmeyi hedefliyor. Ancak aynı karar, Moskova'ya ekonomik bir imkan da sağlıyor. Washington'ın bu imkan karşılığında Rusya'dan somut bir siyasi taviz alıp almadığı ise henüz belli değil.
 
Trump'ın açıkladığı plana göre Rusya, ilk aşamada 300 bin tondan fazla dizel yakıt sağlayacak; kasım ayında 500 bin ton, ardından 1 milyon ton daha sevkiyat yapılacak. Ayrıca Rus rafinerilerinin durumuna bağlı olarak ilave sevkiyat ihtimali de gündeme getirildi. ABD Hazine Bakanlığı, Rusya menşeli dizelin satışı, taşınması, boşaltılması ve ithalatıyla ilgili belirli işlemlere 7 Nisan 2027'ye kadar izin veren geçici bir lisans yayımladı. Bu karar, Rusya'ya yönelik bütün yaptırımların kaldırılması anlamına gelmiyor. Ancak yaptırım politikasında belirli bir ürün için istisna tanındığı açık.
 
Washington'ın enerji fiyatlarını düşürme hedefinin ne ölçüde gerçekleşeceği de tartışmalı. Açıklanan miktarların küresel dizel talebine oranı sınırlı; Rus rafinerilerindeki hasar da sevkiyatları etkileyebilir. Bu nedenle kararın fiyatlar üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir. Buna karşılık, Moskova'nın ekonomik kazancı ile Washington'ın beklediği siyasi sonuç arasındaki ilişki önemini koruyor.
 

Rusya ne kazanıyor, Washington ne bekliyor?

 
Rusya'ya ekonomik imkan tanımak, tek başına diplomatik bir hata değildir. Böyle bir adım, savaşı sona erdirmeye yönelik somut bir karşılık getiriyorsa müzakere aracı olarak kullanılabilir. Sorun, ekonomik kolaylığın verilmesinden çok, bunun hangi sonuca bağlandığıdır.
 
Uluslararası bir basın kuruluşunda ABD'li bir yetkiliye dayandırılan haberde, Trump'ın dizel kararını Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları durdurması için yapılan taleplerin karşılıksız kalmasının ardından aldığı aktarılıyor. Aynı haberde, Washington'ın Rus dizeli üzerindeki kısıtlamaları gevşeterek enerji fiyatlarını düşürmeyi ve Moskova'yı barış görüşmelerinde taviz vermeye teşvik etmeyi umduğu belirtiliyor. Ancak Putin'in görüşmelere yeniden başlama konusunda açık bir taahhütte bulunmadığı da aktarılıyor. Bu bilgiler, iki karar arasında üzerinde anlaşılmış kesin bir pazarlık bulunduğunu kanıtlamıyor. Yine de Washington'ın ekonomik adımından beklediği karşılığın henüz ortaya konmadığını gösteriyor.
 
Rusya'nın elde edeceği gelirin savaş bütçesine ne ölçüde katkı sağlayacağı kesin değil. Sevkiyatların küresel fiyatlara etkisinin sınırlı kalması beklenirken, Rusya'nın bu ticaretten sağlayacağı kazancın da boyutunu abartmamak gerekiyor. Buna rağmen ekonomik kolaylık, Moskova'nın karşılığında ne yaptığı sorusunu ortadan kaldırmıyor. Rusya yeni bir gelir imkanı elde ederken saldırılarını sürdürür ve müzakerelerde ilerleme sağlamazsa Washington'ın attığı adımın siyasi bilançosu olumsuzlaşır.
 

Ukrayna'nın elindeki baskı aracı

 
Trump, 11 Ekim'de Rusya ile Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ve ateşkesin derhal yürürlüğe gireceğini duyurdu. Ancak Zelenskiy, anlaşmadan önceden haberdar olmadığını söyledi. Ukrayna lideri, Rusya kendi ülkesinin enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurursa Rus rafinerilerine yönelik saldırıları kesmeye hazır olduklarını da açıkladı. Bu nedenle Trump'ın duyurusu, şartları netleşmiş ve uygulandığı doğrulanmış bir anlaşma olarak değerlendirilemez.
 
Ukrayna'nın Rus enerji tesislerine yönelik saldırıları, Kiev'in Moskova'ya ekonomik maliyet yüklemek için kullandığı araçlardan biri. Bu saldırıların durdurulması istenirken Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına saldırmayı sürdürmesi, iki tarafın güvenliğini aynı ölçüde artırmaz. Gerçek bir enerji ateşkesi, yalnızca saldırıların durdurulduğunun ilan edilmesine değil, karşılıklı taahhütlerin açıkça belirlenmesine ve ihlallerin nasıl tespit edileceğinin kararlaştırılmasına dayanmalıdır.
 
Kiev'in sürece katılması da yalnızca siyasi iradesine saygı gösterilmesi meselesi değil. Ukrayna'nın kabul etmediği şartların sahada uygulanması zorlaşır; bu da Washington'ın girişimini başarısızlığa sürükleyebilir. ABD, Rusya'yla anlaşmaya varmak uğruna Ukrayna'nın güvenlik kaygılarını ikinci plana iterse kendi diplomatik hedefini de zayıflatır. Moskova ile anlaşma arayışı, Kiev'in güvenlik ihtiyacını ortadan kaldırmıyor.
 
Trump'ın Ukrayna'nın yeni bir lidere ihtiyacı olduğu yönündeki açıklaması ise enerji ateşkesinin sınırlarını aşan bir tartışma yarattı. Ukrayna'nın siyasi geleceği dışarıdan yapılan tercihlerle değil, ülkenin kendi siyasi ve anayasal süreçleriyle belirlenir. Ateşkesin konusu Kiev'de kimin yönetimde olacağı değil, saldırıların hangi şartlarda duracağıdır.
 

Kararın bilançosu sahada çıkacak

 
Rus dizelinin satışına izin verilmesi, tek başına ne barışın önünü açtığını ne de savaşı uzattığını kanıtlar. Kararın anlamı, sonrasında atılacak adımlarla ortaya çıkacak. Sevkiyatlar enerji fiyatlarında kayda değer bir düşüş sağlamaz, Rusya da saldırıları durdurmak veya müzakerelerde ilerleme kaydetmek yönünde somut bir adım atmazsa Washington'ın elde ettiği sonuç sınırlı kalır. Buna karşılık Moskova, ekonomik baskıyı hafifleten bir imkandan yararlanmış olur.
 
Ukrayna'nın önceliği, enerji altyapısını koruyacak karşılıklı taahhütlerin açıkça belirlenmesi ve bunların uygulanmasının güvence altına alınması olmalı. Washington ise Rusya'ya tanıdığı ekonomik kolaylığın hangi siyasi sonuçla ilişkilendirildiğini ortaya koymalı.
 
Bir kararın diplomatik başarı sayılması için açıklanmış olması değil, karşılığında somut bir sonuç üretmesi gerekir. Rusya'nın ekonomik kazancı, saldırıların durması ve müzakerelerde ilerleme ile desteklenmediği sürece Washington'ın başarısından söz etmek mümkün olmayacaktır. Ukrayna içinse ateşkes, bir duyurudan ibaret kalmamalı; güvenliğini koruyan ve her iki taraf için de uygulanabilir şartlara dayanmalıdır.
 
Cem Bürüç / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.