logo
01 MAYIS 2026

Zirveye çıktılar

Avustralya Açık Tenis Turnuvası'nda 4. turda elenmesine rağmen Murray, erkekler, şampiyon olan Serena Williams ise kadınlar dünya sıralamasının zirvesinde yer aldı

30.01.2017 00:00:00
Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık'ın ardından açıklanan dünya sıralamalarında, erkeklerde Büyük Britanyalı Andy Murray, kadınlarda ABD'li Serena Williams zirvede yer aldı.
Geçen sezon kariyerinde ilk kez Profesyonel Erkek Tenisçiler Birliği'nin (ATP) açıkladığı dünya sıralamasında ilk sıraya çıkan Büyük Britanyalı Andy Murray, 4. turda elenmesine karşın 11 bin 540 puanla zirvedeki yerini korudu. 6 şampiyonluğunun bulunduğu Avustralya Açık'a 2. turda veda eden Sırp Novak Djokovic de 2. sırada kalmayı sürdürdü. Turnuvada yarı final oynayan İsviçreli Stanislas Wawrinka, bir sıra yükselerek 3'üncülüğe yerleşti. Sakatlığı yüzünden verdiği 6 aylık aranın ardından Avustralya Açık'taki 5'inci, kariyerindeki 18'inci grand slam şampiyonluğuna ulaşan İsviçreli Roger Federer, 7 basamak atlayarak 10'unculuğa çıktı. 2014 Fransa Açık'taki zaferinden bu yana ilk grand slam finalini oynayan Rafael Nadal ise 9'unculuktan 6'ncılığa yükseldi.  Milli tenisçi Marsel İlhan ise elemeleri geçemediği Avustralya Açık sonrasında, 1 basamak yükselerek 238. sırada kendine yer buldu.

Erkeklerde ilk 10
1 (1) - Andy Murray (Büyük Britanya): 11 bin 540
2 (2) - Novak Djokovic (Sırbistan): 9 bin 825
3 (4) - Stanislas Wawrinka (İsviçre): 5 bin 695
4 (3) - Milos Raonic (Kanada): 4 bin 930
5 (5) - Kei Nishikori (Japonya): 4 bin 830
6 (9) - Rafael Nadal (İspanya): 4 bin 385
7 (7) - Marin Cilic (Hırvatistan): 3 bin 560
8 (8) - Dominic Thiem (Avusturya): 3 bin 505
9 (6) - Gael Monfils (Fransa): 3 bin 445
10 (17) - Roger Federer (İsviçre): 3 bin 260

Williams, zirveyi Kerber'den geri aldı
Avustralya Açık'taki 7'nci, grand slam turnuvalarındaki 23'üncü şampiyonluğunu elde eden ABD'li Serena Williams, 2016 ABD Açık'ın ardından Angelique Kerber'e kaptırdığı zirveye yeniden yerleşti. "Açık dönemde en fazla grand slam şampiyonluğu bulunan tenisçi" unvanını tek başına ele geçiren Williams, Kadın Tenisçiler Birliği (WTA) tarafından açıklanan dünya sıralamasında, 7 bin 780 puanla ilk sırada yer aldı. Son şampiyon unvanıyla geldiği Avustralya Açık'a 4. turda veda eden Alman raket Kerber, 2'nciliğe geriledi. Avustralya'da ilk kez son 8'e kalan Çek Karolina Pliskova ise 2 sıra yükselerek kariyerinin en iyi derecesi olan 3'üncülüğe çıktı. Avustralya Açık'ta ilk kez ana tablodan katılan milli tenisçi Çağla Büyükakçay, 8 basamak atlayarak 82'nciliğe yükseldi. Elemeleri geçemeyen İpek Soylu ise 158'incilikten 161'inciliğe düştü.

Kadınlarda ilk 10
1 (2) - Serena Williams (ABD): 7 bin 780
2 (1) - Angelique Kerber (Almanya): 7 bin 115
3 (5) - Karolina Pliskova (Çekya): 5 bin 270
4 (4) - Simona Halep (Romanya): 5 bin 73
5 (6) - Dominika Cibulkova (Slovakya): 4 bin 985
6 (3) - Agnieszka Radwanska (Polonya): 4 bin 915
7 (7) - Garbine Muguruza (İspanya): 4 bin 720
8 (10) - Svetlana Kuznetsova (Rusya): 3 bin 915
9 (8) - Madison Keys (ABD): 3 bin 897
10 (9) - Johanna Konta (Büyük Britanya): 3 bin 705

Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti

İzmir'in Çiğli ilçesinde burun estetiği ameliyatı sırasında fenalaşan 23 yaşındaki genç kız, sevk edildiği hastanede günler süren yaşam mücadelesini kaybetti. Kızının acısıyla sarsılan anne Remziye Kanak, "Ameliyat masrafı olarak ödediğim 70 bin lirayı aslında kızımın kefen parası olarak vermişim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim" dedi

30.04.2026 22:10:00 / Güncelleme: 30.04.2026 22:13:49
İhlas Haber Ajansı
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Burun estetiği sonrası hayatını kaybetti
Olay, 22 Nisan Çarşamba günü Çiğli ilçesinde bulunan Özel Metropol Hastanesinde meydana geldi. İddiaya göre, burun estetiği ameliyatı olmak için hastaneye yatan Hatice Öncü (23), operasyon sırasında aniden fenalaştı. Durumu bir anda kötüye giden ve uyanamayan genç kız, ilk olarak aynı hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Burada durumu giderek ağırlaşan Öncü, daha sonra ileri tetkik ve tedavi amacıyla tam donanımlı İzmir Şehir Hastanesine sevk edildi. Şehir Hastanesinde günlerce yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren genç kızdan sabah saatlerinde acı haber geldi.

Doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen Hatice Öncü, bugün hayatını kaybetti. Vefat haberinin ardından genç kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, ameliyatın gerçekleştiği Özel Metropol Hastanesi ve ilgili doktorlar hakkında savcılığa giderek suç duyurusunda bulunurken, İzmir İl Sağlık Müdürlüğünün de şüpheli ölümle ilgili idari inceleme başlattığı öğrenildi. Genç kızın cenazesinin, yarın öğle namazını müteakip Konak ilçesinde bulunan Çorakkapı Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği belirtildi.

"İki defa entübe edilmiş"

Kızının burun ameliyatı için girdiği özel hastanede fenalaşıp iki kez entübe edildikten sonra beyin ölümü gerçekleşmiş halde başka bir hastaneye sevk edildiğini belirten anne Remziye Kanak, "Saat 15.00'te olması gereken ameliyata 14.00'te aldılar. Normalde bir buçuk saat sürecek operasyonun ardından kızım uyanmadı. Bizi oyalayarak sürekli yalan söylediler. Narkozu verdiklerinde uyumadığı için ikinci kez narkoz vermişler. Ödem oluştuğunu söyleyip bizi kandırdılar. İki defa entübe edilmiş. Ertesi sabah tomografinin kötü çıktığını söyleyerek bizi Şehir Hastanesine yolladılar. Aslında beyni ölmüş, beyin ölümü gerçekleşmiş halde bizi oraya göndermişler. Sekiz dokuz gün boyunca kızım hiç ayılmadı ve bugün sabah ölüm haberini aldık" şeklinde konuştu.



"Kefen parası olarak vermişim"

Ameliyat masrafı olarak ödediği 70 bin lirayı aslında kızının kefen parası olarak verdiğini vurgulayan Kanak, "Ben kızımı ne zorluklarla 23 yaşına kadar getirdim. Böyle öldüreceklerini bilsem ayaklarımı kırar, yine de oraya götürmezdim. Çiğli'deki o özel hastaneden ve ameliyatı yapan doktorlardan şikayetçiyim. Benim ciğerim yandı, başka annelerin ciğeri yanmasın. O hastane kapansın ve bu doktorlar mesleklerini bıraksın. O süreçte bize o kadar zulmedildi ki acıdan fenalaşıp acile gittiğimde benden para istediler, üstümde nakit olmadığı için bir dil altı hapı bile vermediler. Adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Uzun süre içeride kalması normal değildi"

Kızının burun estetiği ameliyatı için büyük bir hevesle ve hiçbir sağlık engeli bulunmadan hastaneye başvurduğunu belirten acılı baba İbrahim Öncü, "Hatice, ameliyat günü sabahı son derece sağlıklıydı, evde şakalaşarak hazırlandı ve o özel hastaneye adeta koşarak gitti. Gerekli tüm tetkikleri ve tahlilleri yapıldı, her şeyin yolunda olduğu bizzat doktorlar tarafından söylendi ve biz de onu dualarla ameliyathaneye uğurladık. Basit bir estetik operasyon olacağı, çok kısa bir süre içinde odasına alınacağı belirtilmişti ancak biz kapıda beklerken saatler ilerledi, diğer hastalar birer birer çıkmasına rağmen Hatice'den bir türlü haber gelmedi. İçimizde tarif edilemez bir korku oluşmaya başladı çünkü sıradan bir işlem için bu kadar uzun süre içeride kalması normal değildi" şeklinde konuştu.

"Sapasağlam ellerimle teslim ettiğim hastaneden cansız bedenini çıkardık"

Operasyon sırasında yaşanan aksaklıklar neticesinde kızının entübe edilerek sevk edildiği hastanede yaşamını yitirdiğini vurgulayan baba Öncü, "Ameliyatın üzerinden saatler geçtikten sonra doktorlar yanımıza gelerek kızımın bir komplikasyon nedeniyle uyandırılamadığını, durumun ciddiyetini koruduğunu ve mecburen cihazlara bağlandığını haber verdiler. O andan itibaren büyük bir panik ve çaresizlik içine düştük, bulunduğumuz özel hastanenin teknik imkanları yetersiz kaldığı için kızım acilen tam teşekküllü ve daha donanımlı başka bir hastaneye nakledildi. Oradaki yoğun bakım sürecinde hekimlerin tüm çabalarına ve müdahalelerine rağmen ne yazık ki Hatice'nin vefat haberini aldık; evladımı sapasağlam ellerimle teslim ettiğim o hastaneden maalesef cansız bedenini çıkarmak zorunda kaldık." dedi.

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı

Anayasa Mahkemesi tarihi kararında, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti ve “Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır” diyerek sembolik önemini tescilledi

30.04.2026 20:48:00
Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Ekim 2023 tarihinde oy çokluğuyla aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, 2014 ve 2015 yıllarında İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarını engellemesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Kararın en dikkat çeken kısmı, Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçiler açısından taşıdığı sembolik ve tarihsel öneme vurgu yapan gerekçesi oldu: "Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır."

Kararın temel gerekçesi

AYM, kararında özellikle 1977'deki 1 Mayıs katliamına atıfta bulunarak Taksim Meydanı'nın emek ve sendika hareketi için "ortak hafıza" ve "sembolik değer" taşıdığını belirtti. Mahkeme, şu ifadeleri kullandı:

"İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı'nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekânın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır."

Mahkeme, Valilik'in yasaklama kararının "ilgili ve yeterli gerekçe"ye dayanmadığını, kamu düzenini koruma amacının orantısız müdahaleyi meşru kılmadığını vurguladı. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesini de eleştiren AYM, gösteri hakkının demokratik toplumdaki önemine işaret etti.

Bu karar, DİSK ve KESK'in bireysel başvuruları üzerine verildi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer yöndeki daha önceki içtihatlarıyla da uyumlu bulundu.

AYM'nin 2023 kararı, 1 Mayıs tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Sendikalar ve emek örgütleri bu hükmü sıkça hatırlatarak Taksim'in 1 Mayıs alanı olduğunu savunuyor.

2024 ve 2025'te DİSK'in başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Valilik'in Taksim yasağını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. Bu karar kesinleşti.

Bugün 1 Mayıs öncesinde ise tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Valiliği'nin Taksim'i kapatma yönündeki idari kararları, AYM ve idare mahkemesi kararlarına rağmen devam ediyor. Sendikalar, sol ve emek örgütleri "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" vurgusuyla Taksim çağrısı yapıyor. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da partisinin 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.

Sosyal medyada ve basın açıklamalarında AYM kararının "dilek ve temenni değil, bağlayıcı" olduğu sıkça hatırlatılıyor. Eleştirmenler, hükümetin ve yerel idarenin yüksek mahkeme kararlarını uygulamamasını "hukuksuzluk" olarak nitelendiriyor. Öte yandan yetkililer, güvenlik ve kamu düzeni gerekçelerini öne çıkarıyor.

Kararın önemi

AYM'nin bu kararı, sadece 2014-2015 olaylarıyla sınırlı kalmayıp, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kapsamı, sembolik mekanların anlamı ve hafıza aktarımı açısından emsal teşkil ediyor. Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs ile özdeşleşmesini tarihsel ve kültürel bir gerçeklik olarak tescilleyen karar, gelecekteki benzer başvurularda da referans olacak nitelikte.

1 Mayıs 2026 yaklaşırken, AYM'nin "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" ifadesi, emek hareketinin Taksim talebinin hukuki dayanağı olmaya devam ediyor. Tartışma, yargı kararlarının uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü sınırları etrafında şekilleniyor.

Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?

Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara’daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı. Peki, Yıldızlar SSS Holding bu parayı ödemek için devletten ne aldı?

30.04.2026 20:00:00
Eyüp Kabil
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Maden işçilerinin alacakları nasıl ödenecek?
Eskişehir'de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen maaşlar, kıdem tazminatları ve çeşitli özlük hakları nedeniyle başlattıkları direnişi, Ankara'daki yoğun görüşmelerin ardından kazanımla tamamladı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madenciler, aylardır biriken alacaklarını talep etmek için Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüş düzenlemiş, ardından Kurtuluş Parkı'nda açlık grevine başlamıştı. Günler süren eylem, İçişleri Bakanlığı koordinasyonundaki toplantılarla sonuçlandı ve işçiler, alacaklarının ödeneceğine dair bakanlık garantisi alarak eylemlerini sonlandırdı.

Aylar boyu biriken alacaklar

Doruk Madencilik işçileri, özellikle 2022'deki TMSF devrinden sonra ciddi ücret ve tazminat sorunları yaşadıklarını belirtiyordu. Birçok işçi 3 ila 5 aylık maaşlarını alamamış, zorunlu ücretsiz izin uygulamaları ve işten çıkarmalarla karşı karşıya kalmıştı. Kıdem tazminatları da 10-12 yılı aşan çalışma sürelerine rağmen ödenmemişti. İşçiler, holdingin farklı şirketler üzerinden borç yapılandırması yaparak alacak tahsilini zorlaştırdığını iddia ediyordu.

Eylemler, Eskişehir'den Ankara'ya yürüyüşle başladı ve başkentte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne kadar taşındı. Açlık grevinin 9. gününde işçiler, fiziksel olarak zorlanmalarına rağmen "Vaat değil, hakkımızı istiyoruz" diyerek direnişi sürdürdü. Sendika temsilcileri, holding patronu Sebahattin Yıldız'ın lüks harcamalarına dikkat çekerek, "Sadece saatini satsa alacakların büyük kısmını ödeyebilir" eleştirisinde bulundu.

Bakanlıkların müdahalesi ve kritik görüşmeler

Direnişin kritik aşamasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile yapılan görüşmeler dönüm noktası oldu. Sendika heyeti, bakanlık yetkilileriyle bir araya geldi. Toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın koordineli şekilde süreci takip edeceği belirtildi.

Görüşmelerde şu başlıklar üzerinde uzlaşıldı:

- Ödenmemiş ücretler ve sendikal haklar

- Zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçilerin SGK primlerinin tamamlanması

- Mahkeme sürecindeki alacakların ödenmesi

- Genel özlük haklarının giderilmesi

Çalışma Bakanlığı, şirket tarafından yaklaşık 36 milyon TL'lik bir ödemenin hesaplara aktarıldığını açıkladı. Kalan alacakların ise kısa sürede tamamlanacağı taahhüt edildi. İşçiler, bu ödemeyi başlangıçta "50'de 1" olarak nitelendirmişti, ancak bakanlık garantörlüğüyle sürecin takip edileceği vurgusu üzerine eylemi sonlandırma kararı aldılar.

Devletten alınan vaatler

Yıldızlar SSS Holding'in işçilere olan borçlarını ödemesi için devletten alınan somut taahhütler şu şekilde özetlenebilir:

1. Üç Bakanlığın Garantörlüğü: İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sürecin iki haftalık periyotlarla takip edileceğini ve herhangi bir aksaklığa izin verilmeyeceğini taahhüt etti. Ankara Emniyet Müdürü de bu garantörlük çemberine dahil edildi.

2. Ödeme Takvimi ve Koordinasyon: Şirketin kalan alacakları önümüzdeki günlerde/taksitler halinde yatırması kararlaştırıldı. Bakanlıklar, ödemelerin zamanında yapılması için aktif rol üstleneceğini belirtti.

3. SGK ve Özlük Haklarının Düzeltilmesi: Ücretsiz izin dönemlerindeki prim borçlarının giderilmesi ve mahkeme alacaklarının karşılanması da masada kabul edildi.

4. Ruhsat ve Teşvik Konuları: Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, holdinge "bir daha ruhsat vermeyeceğini" kamuoyuna açıkladı. Yerli kömüre alım garantisi ve teşviklerin devam ettiği, ancak işçiye borcu olan firmalara bu tür desteklerin verilmeyeceği yönünde daha sıkı denetim sinyali verildi. Bazı raporlarda holdingin geçmişte teşvik aldığı ancak vergi ödemediği iddiaları da gündeme geldi.

Sendika temsilcileri, "Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler, bunun garantörü bakanlıklar" diyerek uzlaşmayı duyurdu. Bağımsız Maden-İş, direnişin "zaferle sonuçlandığını" ilan etti ve işçileri Eskişehir'e uğurlama çağrısı yaptı.

Holding'in sicili ve kamuoyundaki tartışmalar

Yıldızlar SSS Holding, özelleştirmelerle büyüyen bir yapı olarak biliniyor. Doruk Madencilik'in yanı sıra farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor. İşçiler ve sendika, holdingin TMSF'den düşük bedelle tesis aldığı, teşvikler ve alım garantilerinden yararlandığı halde işçilere ödeme yapmadığı eleştirisini sıkça dile getirdi. Patronun lüks harcamaları bu tartışmaları alevlendirdi.

Bazı kaynaklar, holdingin elektrik kapasite mekanizması ve kömür alım garantileri sayesinde devlet desteklerinden yararlandığını, buna rağmen işçilerin mağduriyetinin sürdüğünü öne sürüyor. Bakan Bayraktar'ın "İşçiye borcu olana alım garantisi verilmez dedik, buna rağmen ödemedi" sözleri de bu gerilimi yansıttı.

Günler süren açlık grevi ve Ankara'daki yoğun mücadele, işçilerin alacaklarının bir bölümünün hemen ödenmesi ve kalanının bakanlık garantisiyle takip edileceği uzlaşmasıyla noktalandı. İşçiler, "Haklarımızı söke söke aldık" diyerek eylemi sonlandırırken, sendika süreci yakından izleyeceğini açıkladı.

Bu olay, madencilik sektöründeki hak gaspları ve devlet-özel sektör-işçi ilişkilerindeki gerilimleri bir kez daha gündeme taşıdı. Bakanlıkların garantörlüğü, ödemelerin zamanında yapılmasını sağlayacak mı, yoksa yeni sorunlar mı çıkacak? Süreç, önümüzdeki haftalarda netleşecek. Madenciler ise "Direne direne kazandık" mesajıyla Eskişehir'e dönerken, benzer mağduriyet yaşayan diğer emekçiler için de bir emsal oluşturdu.

İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi

30.04.2026 17:00:00
Haber Merkezi
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davasında 15 tutuklu sanığa tahliye
İBB davası Silivri'deki cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görülüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yolsuzluk suçlamasıyla açılan davada etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin'in de aralarında olduğu 15 tutuklu sanık için tahliye kararı verildi.
İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk davasında  bugün 30. duruşma görüldü.

Duruşma savcısı 9 kişi için için tahliye talebinde bulundu. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti 15 tutuklu için tahliye kararı verdi.

Tahliye kararı verilen isimler şöyle:

-İBB Bilgi İşlem Çalışanı Emrah Yüksel,
-Veri Uzmanı İsmet Korkmaz,
-İBB çalışanı Mehmet Çağlar Kuru,
-İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz,
-İBB çalışanı Yusuf Utku Şahin,
-Ekrem İmamoğlu'nun Güvenlik Koruma Müdürü Çağlar Türkmen,
-Etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin,
-Beyoğlu Belediyesi çalışanı Seyhan Özcan,
-İstanbul Şube Sekreteri Nuri Cem Ceylan,
-Esma Bayrak,
-Murat Keleş,
-İsmail Akkaya,
-Harun Cengiz Beğenmez,
-Mehmet Kaya.

AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek

AKOM, İstanbul için kritik hava uyarısı yaptı. Akşam saatlerinden itibaren etkili olacak soğuk ve yağışlı havanın 4-5 gün süreceği belirtildi. Sıcaklıkların 4-6 derece birden düşmesi ve yer yer kuvvetli sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.

30.04.2026 11:20:00
Haber Merkezi
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM İstanbul için saat verdi: Yağış 5 gün sürecek
AKOM, İstanbul'da beklenen hava değişimine ilişkin uyarıda bulundu. Buna göre, İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelecek soğuk ve yağışlı hava sisteminin etkisi altına girecek.
Bu süreçte kent genelinde aralıklı yağışların yanı sıra yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanması bekleniyor.

Sıcaklıklar 4-6 derece düşecek
Halen 16-19°C aralığında seyreden İstanbul hava durumu, yeni sistemle birlikte sert bir düşüş yaşayacak.
AKOM hava durumu değerlendirmesine göre sıcaklıkların 4-6 derece birden azalarak mevsim normallerinin altına gerilemesi öngörülüyor.
AKOM'un "dikkat" notuyla yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"İstanbul akşam saatlerinden itibaren Balkanlar üzerinden gelmesi beklenen soğuk ve yağışlı havaların etkisi altına giriyor. 4-5 gün süre ile bölgemizde etkisini sürdürmesi beklenen sistem nedeni ile halihazırda 16-19°C'ler aralığında bahar değerlerinde seyreden sıcaklıkların 4-6°C birden azalarak mevsim normalleri altına gerileyeceği, beraberinde aralıklı sağanak, yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı değerlendiriliyor."

İBB soruşturmasında yeni gözaltılar

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, haklarında gözaltı kararı verilen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 2 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüpheliyi yakalama çalışması sürüyor

30.04.2026 09:39:00
AA
İBB soruşturmasında yeni gözaltılar
İBB soruşturmasında yeni gözaltılar

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, İBB'ye yönelik "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bunun üzerine polis ekipleri Zuhal Böcek ile 1 şüpheliyi gözaltına alırken, diğer şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.

Aynı soruşturma kapsamında, Muhittin Böcek'in başdanışmanı, Antalya Büyükşehir Belediyesinde çalışan 2 personel ile 2 şoför tutuklanmıştı.

İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı

30.04.2026 09:00:00
AA
İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı
İstanbul merkezli "suç gelirlerinin aklanması" operasyonunda 11 zanlı yakalandı

İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, örgütlü şekilde içki kaçakçılığı yaparak suçtan kaynaklanan gelirleri üçüncü kişiler ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıkları ve suç gelirlerinin kaynağını meşru göstermeye çalıştıkları belirlenen 11 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun önlenmesi, şüphelilerin yakalanmasına yönelik Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.

Yapılan çalışmalarda ekipler, şüphelilerin, örgütlü şekilde içki kaçakçılığı yaparak suçtan kaynaklanan gelirleri üçüncü kişiler ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıklarını, bu yöntemle suç gelirlerinin kaynağını gizlemeye ve meşru göstermeye çalıştıklarını tespit etti.

Mali incelemelerde zanlılara ait hesaplarda yaklaşık 1,4 milyar lira tutarında finansal hareketlilik bulunduğunu belirleyen ekipler, İstanbul, Kırıkkale ve Kocaeli'de tespit edilen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı. Mali tedbirler kapsamında ise 7 taşınmaz, 8 taşınır mal varlığı ile 12 kişiye ait banka hesapları, 2 şirkete ait hisse ve hesaplara el konuldu.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü. 

İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı

İzmir'in Bornova ilçesinde freni patlayan tır, içerisinde polis aracı ve kamyon da olmak üzere 9 araca çarptı

29.04.2026 18:34:00
Anadolu Ajansı
İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı
İzmir'de freni patlayan tır 9 araca çarptı

Manisa'dan İzmir'e gelen plakası ve sürücüsü henüz belirlenemeyen tırın İstanbul Caddesi üzerinde freninin patlaması nedeniyle karşı şeride geçti.

Tır, yolda aralarında kamyon, polis arabası ve 7 araca daha çarparak yol kenarındaki dereye devrildi.

İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada ilk belirlemelere göre 2 polis yaralandı. Yaralılar Ege Üniversitesi Hastanesi'nde kaldırıldı.

Kaza nedeniyle yol bir süre trafiğe kapatılırken, kaza yapan araçların yoldan kaldırılmasının ardından yolun bir kısmı yeniden trafiğe açıldı.

MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı

MİT, Ayetullah Humeyni’nin 1964’teki Türkiye sürgünü sırasında Bursa’da “İranlı misafir” kod adıyla korunduğunu gösteren 11 Kasım 1964 tarihli “Çok Gizli” belgeyi kamuoyuyla paylaştı

29.04.2026 16:10:00
Haber Merkezi
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
MİT "çok gizli" Humeyni belgesini paylaştı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), resmi internet sitesinin "Özel Koleksiyon" bölümünde yer alan "Belgeler" kısmına yeni bir arşiv belgesi ekledi. bugün kamuoyuna açılan belge, İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin (Ayetullah Humeyni) 1964-1965 yılları arasındaki Türkiye ikametiyle ilgili "çok gizli" ibareli bir emir yazısını içeriyor. Belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık'ın imzasıyla 11 Kasım 1964 tarihinde İstanbul Merkez Şefliği'ne gönderilmiş.

Belge, Humeyni'nin 4 Kasım 1964 ile 5 Ekim 1965 tarihleri arasında MİT'in (dönemin adıyla Milli Emniyet Hizmeti - MAH) gözetiminde Bursa'da ikamet ettiğini ortaya koyuyor. Yazıda "İranlı misafir" ifadesiyle anılan Humeyni için özel güvenlik ve lojistik önlemler alınmış. Tam metin şöyle:

"İranlı misafir Türkiye'ye gelmiş ve Bursa'da ikameti kararlaştırılmıştır. Misafirin kalacağı evin ve misafirle ilgili diğer işler Bursa Yuva Amirliğince bizzat tanzim edilecektir. Gerekli talimat yazılı ve şifahi olarak Bursa Yuva Amirliği'ne gönderilmiştir. Misafirle ilgili şifre ve diğer muhaberatta 'belli' takma adı kullanılacaktır. Bilgilerini rica ederim."

Bu talimatlarla Humeyni'nin konaklayacağı evin düzenlenmesi, tüm lojistik işlerin Bursa Yuva Amirliği tarafından doğrudan üstlenilmesi ve operasyonel güvenlik için "belli" kod adının kullanılması emrediliyor. Belge, Humeyni'nin Türkiye'deki varlığının yüksek gizlilik düzeyinde yönetildiğini gösteriyor.

Humeyni'nin Türkiye sürgünü

Ayetullah Humeyni, İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi rejimine karşı sert muhalefeti nedeniyle 1963'teki 15 Hordad ayaklanmasından sonra tutuklanmıştı. 1964'te Şah'ın "Beyaz Devrim" politikalarına ve özellikle ABD askeri personeline yargı muafiyeti tanıyan yasaya karşı verdiği hutbeler üzerine İran'dan sürgün edildi. 4 Kasım 1964'te Türkiye'ye gelen Humeyni, önce Ankara'ya, ardından Bursa'ya yerleştirildi.

Bursa'da yaklaşık 11 ay kalan Humeyni, MİT mensubu Albay Ali Çetiner'in evinde ağırlanmış ve güvenlik nedeniyle "Urfalı kayınpeder" gibi örtü hikayeleriyle korunmuştu. Bu dönemde Humeyni, bazı önemli eserlerini kaleme aldı ve devrim düşüncelerini olgunlaştırdı. 5 Ekim 1965'te Türkiye'den ayrılarak Irak'ın Necef kentine geçti; buradan 1978'de Fransa'ya, 1979'daki İran İslam Devrimi'yle de ülkesine döndü.

MİT'in paylaştığı belge, Türkiye'nin o dönemki istihbarat teşkilatının (MAH) Humeyni'ye hem koruma hem de gözetim sağladığını belgeliyor. "Çok gizli" ibaresi ve kod adı kullanımı, olayın hassasiyetini gözler önüne seriyor.

MİT'in arşiv şeffaflığı

MİT, son yıllarda "Özel Koleksiyon" projesiyle tarihi istihbarat belgelerini kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyor. Daha önce 1940'lı yıllara ait başka "acele" ve gizli yazılar da erişime açılmıştı. Bu uygulamayla Türkiye'nin yakın tarihine ışık tutulması ve genç nesillerin istihbarat tarihine ilgisinin artırılması hedefleniyor.

Bugün paylaşılan Humeyni belgesi, hem İran Devrimi'nin kökenlerine hem de Türkiye-İran ilişkilerinin gizli sayfalarına dair önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Belge, MİT'in resmi sitesinden (mit.gov.tr) doğrudan incelenebiliyor.

İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

28.04.2026 18:41:00 / Güncelleme: 28.04.2026 18:49:03
İhlas Haber Ajansı
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul adeta uyuşturucu üssü haline gelmiş
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce son 2 haftada yapılan operasyonlarda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadele kararlılığı mesajı verdi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce uyuşturucu tacirlerine yönelik yeni çalışmalar yaptı. Yürütülen çalışmalarda ulusal ve uluslararası düzeyde suç faaliyeti yürüten şahıslarla suç örgütlerine yönelik, İstanbul genelinde yaklaşık son 2 haftalık süreçte düzenlenen operasyonlarda 116 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

Adreslerde yapılan aramalarda; 3 milyon 650 bin adet sentetik ecza, 199 kilo skunk, 107 kilo 385 gram metamfetamin, 46 bin 500 adet exctacy hap olmak üzere; toplamda 306 kilo 385 gram uyuşturucu madde, 3 milyon 696 bin 500 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu madde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesinde sergilendi. Sergiyi inceleyen İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, operasyonlar ilgili bilgi verdi.

"Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir"

Sergide basın mensuplarına bilgi veren Yıldız, "Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüz son iki hafta içerisinde ulusal ve uluslararası zehir tacirlerine yönelik yapmış olduğu çalışmalarda; 307 kilogram uyuşturucu madde, 3 milyon 700 bin adet uyuşturucu hap ele geçirilmiş; operasyonlar sonucunda 116 şahıs gözaltına alınmış, 89 şahıs ise tutuklanmıştır. Gençliğimizi ve neslimizi korumak adına mücadeledeki en büyük gücümüz İstanbul halkının bize olan desteğidir. Hedefimiz belli ve nettir: Gençliğimizi ve geleceğimizi çaldırmayacağız" şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili yakalanan şüpheli şahıslardan 14'ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulanmış, 89 şahıs tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmiş, 13 şahsın ise adli işlemleri devam ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.