ZÜCDER'in yeni başkanı büyük iş çıkardı
Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), Türk ev ve mutfak eşyaları sektörünü uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde temsil etmek amacıyla yürüttüğü stratejik adımlardan birini daha hayata geçirerek Avrupa Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu'na üye oldu. Üyeliğin elde edilmesinde bu yıl ZÜCDER başkanlığına seçilen Burak Önder'in çabası büyük oldu.
AHMET TURAN YİĞİT





Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER), Türk ev ve mutfak eşyaları sektörünü uluslararası alanda daha güçlü bir şekilde temsil etmek amacıyla yürüttüğü stratejik adımlardan birini daha hayata geçirerek Avrupa Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu'na (FEC -Federation of the European Cookware, Cutlery, Flatware and Hollowware Industries) üye oldu.
Avrupa'nın Türk züccaciye sektörünün en büyük ve stratejik pazarı olduğuna dikkat çeken ZÜCDER Başkanı Burak Önder, Avrupa'daki sektörel gelişmeleri yakından takip etmek, muhataplarla güçlü ilişkiler kurmak ve sektörün potansiyelini etkin şekilde tanıtmak için FEC üyeliğinin büyük önem taşıdığını, ZÜCDER olarak uluslararası iş birliklerini genişletmek ve yeni bölgesel birliklerle üyelikler kazanmak için çalışmaların süreceğini belirtti.
1952 yılında kurulan FEC, Avrupa'daki tencere-tava, çatal-bıçak, sofra takımı ve metal ev eşyaları üreticilerini temsil eden çatı kuruluş olarak biliniyor. Avrupa Komisyonu başta olmak üzere uluslararası otoriteler nezdinde resmi temsil yetkisine sahip olan FEC, sektörün ekonomik, teknik ve yasal çıkarlarını korumasının yanında züccaciye sektörünün gelişimi için kritik bir platform olması ile öne çıkıyor.
Avrupa ve küresel ölçekte yüksek ekonomik hacme sahip olan FEC üyeleri, sektörün gelişimi ve standartların belirlenmesinde kritik rol oynuyor. FEC üyeliğinin sektöre katkılarını değerlendiren Önder, şunları söyledi: "Kısa vadede, Avrupa'daki düzenlemeleri ve teknik standartları yakından takip ederek, üyelerimizin bu alandaki uyum süreçlerini hızlandıracağız. Uzun vadede ise sektörümüzün Avrupa'daki karar alma mekanizmalarında aktif rol alması sayesinde, Türk markalarının rekabet gücü artacak ve uluslararası pazarlardaki görünürlüğümüz daha belirgin hale gelecek. Ayrıca, ortak projeler, araştırmalar ve iş birlikleri ile sektörümüzün küresel ölçekteki konumu sağlamlaşacak."














































































