logo
04 MAYIS 2026

10 Soruda Cerablus'un şifreleri

Terör eylemleriyle Türkiye'yi çepeçevre kuşatan PKK ve PYD'ye, darbe girişimiyle ülkemizin dengesini sarsan FETÖ'ye tam destek veren ABD, neden Cerablus operasyonunda Türkiye'ye destek verdi? Türk halkı 'bu konuyu' enine boyuna sorgulamalı

27.08.2016 00:00:00
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ

Türkiye içeride FETÖ ve PKK ile mücadele ederken, 24 Ağustos Çarşamba sabahı itibariyle savaş hattına Suriye de dahil oldu. Türkiye-Rusya-İran ekseninin kurulduğu, Rusya ile 'milli paralarla ticaret' sürecinin başlatıldığı bir dönemde ABD'nin Türkiye'nin ÖSO ile birlikte Suriye içine bir harekât gerçekleştirmesine katkı sunması dikkat çekiyor.
Peki, gerçekte neler oluyor? Bazı kesimlerin seslendirdiği gibi hedef ABD'nin tüm imkânlarıyla arka çıktığı PYD mi? ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), dolayısıyla Büyük İsrail planı bağlamında var gücüyle desteklediği PYD'yi safdışı bırakması asla söz konusu olamaz. Bu eşyanın tabiatına aykırı. Peki neler olup bitiyor? İşte konuya dair sorular-cevaplar:
SORU 1. Cerablus'a operasyonu kim düzenledi?
CEVAP 1. Devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı, geçtiği haberlerde "ÖSO'nun Cerablus'u DAEŞ'ten kurtarması" başlığını kullanıyor. AA geçtiği bir haberinde de şu ifadeyi tercih etti: "Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Özel Görev Kuvveti ve Koalisyon Hava Kuvvetleri, 'Fırat Kalkanı' operasyonu çerçevesinde ÖSO'nun Cerablus bölgesinde Çarşamba günü başlayan harekâtına destek veriyor."
Türkiye işgalci görünmemek için böyle bir dil kullanmayı tercih ediyor. Bir de Ankara, "Cerablus, ÖSO sayesinde kurtuldu" diyerek, bu vesile ile ÖSO ismini de parlatıyor. Aksi takdirde BM Sözleşmesi'nin 51. maddesi devreye girebilir. ABD özel kuvvetleri de benzer mantıkla YPG'ye destek veriyor. İran ve Rusya'nın Esad'a verdiği destek de aynı kapsamda değerlendirilebilir. 
SORU 2. Cerablus nasıl bir kent, önemi nedir?
CEVAP 2. Cerablus 25 bin nüfuslu bir Arap şehri... Ancak kentin 2004'teki nüfusu 59 bindi. PYD/YPG, Cerablus'u "Suriye Kürdistanı'nda yani Rojava'da" Kobani kantonu içinde göstermektedir. PYD'ye göre Cerablus, Rojava'nın en kalabalık 8. şehri... Kentte Türkmenler ve Kürtler de yaşıyor.
SORU 3. ÖSO'nun Cerablus'ta hedefi ne?
CEVAP 3. Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) komutanları, önceliklerinin Cerablus'u, sivillerin geri dönebileceği hale getirmek olduğunu ve Türkiye'nin bu konuda destek sözü verdiğini belirtiyor. ÖSO'ya bağlı Hamza Bölüğü Komutanı Yüzbaşı Abdunnasır Celal, Cerablus'a girdiklerinde karşılaştıkları en büyük zorluğun IŞİD'in kentin sokaklarına ve evlere yerleştirdiği mayınlar ile patlayıcılar olduğunu söyledi.
Celal, ÖSO'nun çatışmalar esnasında kent çevresine kaçan onlarca kişinin evlerine dönmesine izin verdiğini ve bu sürecin ilerideki günlerde de devam edeceğini ifade etti. ÖSO ayrıca kentteki insanların yaşamlarını düzenleyebilmek için mahkemeler kuracak.
SORU 4. Cerablus'ta tampon bölge oluşturulacak mı?
CEVAP 4. Türkiye'nin böyle bir düşüncesi var. Nitekim ÖSO bünyesindeki Ceyş et-Tahrir Komutanı Muhammed el-Gabi, Perşembe günü önceliklerinin bölge sakinlerinin yaşamlarına geri dönmesine yardım etmek olduğunu belirterek, Türkiye'nin, bu doğrultuda atılan adımları destekleyeceği ve gerekli yardımı yapacağı yönünde vaatte bulunduğunu söyledi.
Bu ifadeler 'tampon bölge'ye işaret ediyor ancak bu tampon bölge 'sınırlı bir tampon bölge' olacak. Burada iskân edilebilecek nüfusun 40 bini aşması mevcut şartlarda zor gözüküyor. Daha geniş kapsamlı bir tampon bölge için sınırımızdaki IŞİD'in elindeki diğer yerleşim birimlerini de ele geçirmek gerek.
SORU 5. Fırat Kalkanı Operasyonu, Türkiye sınırına yakın IŞİD'in elinde bulunan diğer kentlere genişletilir mi? PYD hedef mi?
CEVAP 5. Sadece Cerablus ile hiçbir stratejik hedefe ulaşılamaz. Sadece ve sadece PYD/YPG'nin batıya yönelmesi önünde gedik açılmış olur. PYD/YPG, Münbiç üzerinden batıya ilerleyerek Kobani ve Afrin kantonlarını birleştirebilir ve Kürt Koridoru böylece tamamlanmış olur. Öte yandan Türkiye'nin ABD-ÖSO operasyonuyla IŞİD'ten boşalttığı köylere YPG'nin yerleşme gayreti de dikkat çekiyor.
Türkiye'nin, önemli bir bölümü Türkiye'deki kamplardan sağlanmış 5 bin OSÖ milisiyle Türkiye sınırındaki IŞİD unsurlarını ortadan kaldırması ve Peşmerge Koridoruna tümüyle set çekmesi şu anda ihtimal dahilinde görülmüyor. ÖSO'nun Cerablus'u bile elde tutması zor. Öte yandan Fırat Kalkanı'nda ikinci hedefinin IŞİD'in elindeki El Bab kenti olduğu ifade ediliyor. Operasyonun genişletilmesi öyle kolay değil...
Bunun için en az 20 bin silahlı gücün katılacağı kapsamlı bir planlama şart zira genişliği en az 70 kilometre, derinliği de bir o kadar olan bir bölgenin veya bir başka ifadeyle yaklaşık 5 bin kilometre kare büyüklüğünde (İstanbul'un tamamından büyük!) bir coğrafyanın IŞİD'den arındırılması gerekiyor.
Türkiye böyle bir operasyona girişir mi? Uluslararası dengeler, içeride terörle mücadelenin amansız devam etmesi, ÖSO'nun zayıf bir yapıya sahip olması ve ÖSO milislerinin diğer örgütlere kolayca geçebilmesi, askeri maliyet dikkate alındığında kolay görünmüyor.
Özellikle hükümet yanlısı medya PYD'nin de hedef olduğunu savunuyor.
PYD, Türkiye-Suriye sınırının yaklaşık 600 kilometrelik sınırında hüküm sürüyor. PYD'ye yönelik bir operasyon için düğmeye Cerablus'tan değil Kobani ve Kamışlı'dan basmak gerekir. Ancak böyle bir şey gündemde değil. Çünkü bu iki kent, özellikle de Kamışlı PYD'nin kurduğu federasyonun başkenti konumunda.
SORU 6. Fırat Kalkanı operasyonuna Rusya ve İran'ın tavrı neden çok sert olmadı?
CEVAP 6. Fırat Kalkanı neticede bir kenti IŞİD'den arındırma operasyonu... Bu ülkeler de, Batı da Suriye'de IŞİD'e karşı mücadele veriyor.
Ancak Türkiye'nin diğer ülkelerden farklı olarak Suriye ile sınırdaş olması ve TSK'nın tanklarla bu ülkeye karadan girmesi bazı kaygıları da gündeme getirdi. Ancak operasyonun 'dar kapsamlı planlanması ve Türkiye'nin 3 milyondan fazla Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapması' gerçeği itirazların yükselmesini engelledi.
Suriye yönetimi açısından ise ÖSO ile IŞİD arasında tek farkı ÖSO'nun Cenevre'deki barış görüşmelerinde muhatap alınması teşkil ediyor. İran, operasyonun ABD ile planlanmasından rahatsız.
Ancak Suriye'de Rusya ve ABD özellikle hava saldırılarının koordinasyonunda iletişim halinde. Ancak hem Rusya, hem de İran; Türkiye'nin ABD ile birlikte bu operasyonu yapmasından rahatsız olduğunu açıkça ortaya koydu.
SORU 7. ABD, Fırat Kalkanı'na neden destek verdi?
CEVAP 7. ABD; 3 kritik konuda Türkiye'ye muhalefet ediyor: PYD, PKK ve FETÖ... Fırat Kalkanı, Cerablus ile sınırlı kalırsa ABD'nin Suriye ve bölge politikaları bundan olumsuz etkilenmez hatta PYD'nin tepesinde ÖSO sopasının olması bazı açılardan faydalı da olabilir. Zira emperyalizm aynı zamanda "desteklenen bir müttefik gücün başka bir müttefik güçle dengelenme" politikasıdır! Obama yönetimi destek vererek ağzımıza bir parmak bal çalmış oldu. Zira ABD Başkan Yardımcısı Biden, Ankara ziyaretinin ardından uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, "Cerablus operasyonunun bir yıldır planlandığını" söyledi.
SORU 8. Türkiye'nin PYD stratejisi nedir, ne olmalı?
CEVAP 8. PKK'nin terör eylemlerine yeniden kalkıştığı 7 Temmuz 2015'ten önce PYD, Ankara'nın Suriye'deki müttefiklerinden biriydi. Çözüm Sürecine nokta konulmasıyla PYD 'terör örgütü' olarak değerlendirilmeye başlandı. Ancak ABD'nin PYD'ye destek vermesiyle örgüt Suriye'nin kuzeyinde güç kazandı. PYD ve birçok siyasi parti tarafından 16 Mart 2016'da Suriye'nin kuzeyinde fiili federasyon ilan edildi. Esad'ın, bunun kabul edilmeyeceğini açıklamasından sonra PYD Lideri Salih Müslim Suriye'de bağımsız devlet kurabileceklerini savundu. Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani de, Suriye'deki Kuzey Suriye Federasyonu oluşumuna destek verdiklerini duyurmuştu.
PYD'nin PKK'nın uzantısı olması, başta Nusaybin olmak üzere Suriye sınırındaki şehirlerimizdeki kalkışmaların bastırılmasını zorlaştırdı. Zira PYD, ABD'den ve başka kaynaklardan temin ettiği ağır silahları PKK'ya aktarmaktadır.
Dolayısıyla Türkiye'nin bütünlüğünü muhafaza etmesi için Suriye'nin ve Irak'ın toprak bütünlüğünün ve üniter yapılarının teminat altına alınması; PYD'nin Suriye'den, PKK'nın da Türkiye'den temizlenmesi gerekiyor. Son tahlilde Türkiye, Rusya, İran ve ABD, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor ama ABD'nin mürai bir politika izlediği ortada.
SORU 9. Operasyonun Türkiye'ye diplomasi alanında bir katkısı olur mu?
CEVAP 9. Türkiye'nin Rusya ve İran'a yakınlaşmasıyla birlikte Suriye meselesinin masada çözüme kavuşturulması ihtimali kuvvetlendi. Ankara da nihayet Suriye'de yaşananların Türkiye'ye büyük zarar verdiğinin bilincine vardı. Rusya hava ve kara, İran ise kara unsurlarıyla Suriye'de yer alıyor.
Türkiye'nin kritik açılımlar yaptığı bir dönemde ABD ve ÖSO ile ittifak yaparak askeri unsurlarıyla bölgede yer alması çözüm konusuna fazla katkı sağlamayacağı ifade ediliyor. Burada sorun Türkiye'nin Suriye'de olmasından kaynaklanmıyor. Problem, Ankara'nın Avrasya açılımı yaptığı bir dönemde ABD ve ÖSO ile Suriye'de ortaklaşa harekâta girişmesinden kaynaklanıyor.
SORU 10. Operasyonun TSK'ya bir katkısı olur mu?
CEVAP 10. Darbe girişimi sonrası TSK'nın kabiliyeti merak ediliyordu. Şu ana kadar olumsuz bir durum yaşanmadı ve bu da moral motivasyonu olumlu etkiledi. Hatırlanacağı üzere Şah Fırat Operasyonu için Suriye'ye giren tanklarımızın bir bölümü yolda kalmıştı. Ancak unutmayalım ki Crablus sınırımıza yaklaşık 10 kilometre ötede bir kent.

Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması" suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 27 kişiden 14'ü tutuklandı. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakılırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

04.05.2026 08:23:00
İHA
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET'e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik çalışma başlatıldı.

Mülkiye Başmüfettişi tarafından hazırlanan tevdi raporu ve emniyet birimlerince yapılan araştırmalar doğrultusunda, ANSET tarafından gerçekleştirilen ihalelerde usulsüzlük tespit edildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında, ihalelerde yetkili olan kişiler ile aralarında suçtan elde edilen geliri aklama amacıyla para geçişleri tespit edilen şüpheliler hakkında işlem başlatıldı. Dosyada, 113 milyon 426 bin TL kamu zararı tespit edildiği bildirildi.


7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi



Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik 30 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla, Denizli ve Edirne'de eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında ilk etapta 34 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Süreç içinde 1 kişinin daha gözaltına alınmasıyla dosya kapsamındaki kişi sayısının 35'e yükseldiği öğrenildi.


Muhittin Böcek ve Cansel Tuncer de dosyada yer alıyor



Dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer'in de aralarında bulunduğu isimler hakkında işlem yapıldı.


27 kişi adliyeye sevk edildi



Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 27'si, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından 11 kişi serbest bırakıldı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 14'ü tutuklanırken, 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Dosya kapsamında 2 kişinin emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı, 1 kişinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü, 3 firari şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının devam ettiği, 2 kişinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.İi

Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek'e yönelik açılan "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek tutuklandı

03.05.2026 21:50:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
Muhittin Böcek'e yönelik "rüşvet" soruşturmasında gelini Zuhal Böcek tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Böcek'e yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden Zuhal Böcek, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diğer iki şüpheli ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.

Sulh ceza hakimliği şüpheli Zuhal Böcek'in tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında aday olmasına ilişkin "rüşvet" verdiği iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, gelini Zuhal Böcek'in de aralarında olduğu 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Bu kapsamda Zuhal Böcek ve 2 şüpheli polis ekiplerince 30 Nisan'da gözaltına alınmıştı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var

Gaziantep ve Şanlıurfa'da şiddetli rüzgarın etkisiyle ağaçlar devrildi, bazı binaların çatıları uçarken, sokakta park halindeki araçlar büyük zarar gördü. Şanlıurfa'da bir kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi yaralandı. Gaziantep'te ise olumsuz hava koşullarından kaynaklı kazalarda 23 kişi yaralandı.

03.05.2026 21:27:00
İhlas Haber Ajansı
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var
Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var IHA
Gaziantep genelinde öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran ve kısa sürede etkili olan fırtına kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti.

Süper hücrenin etkisiyle aynı anda bastıran yağmur, dolu, hortum ve fırtına cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 1IHA
Etkili olan yağmur, dolu ve fırtına sonrası çatılar uçtu, dereler taştı, ağaçlar kökünden söküldü. Hortumun da oluştuğu kentte sel meydana gelirken, araçlar zarar gördü.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 2Anadolu Ajansı
Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezi (TOHM) binasının çatısının uçması sonucu yaralanan 3 kişi hastaneye kaldırıldı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var 3Anadolu Ajansı
Gaziantep Valiliğinden yağışlarla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Büyükşehir Belediyemiz tarafından tedbirler alınmakta ve çalışmalar devam etmekle birlikte ilimizde etkili olan yoğun yağış ve fırtına nedeniyle Alleben Deresi üzerinde yer yer su taşkınları meydana gelmiştir. Vatandaşlarımızın herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmamaları açısından yağış etkisini kaybedene ve dere akışı normale dönene kadar hem Alleben Deresi hem de diğer dere yataklarına ve su akışının yoğun olduğu bölgelere yakın olan yerlerden uzak durmaları ve dikkatli olmaları gerekmektedir."

Şiddetli rüzgarın etkisiyle Birecik Köprüsü'nde seyir halindeki bir yük kamyoneti yan yattı. Fırtına nedeniyle duba restoranların halatları koparken, bir caminin minaresi yıkıldı. Devrilen ağaçlar ise araçlarda maddi hasara yol açtı.

Fırtına sonucu bir binanın çatısından kopan güneş paneli, otomobilin üzerine devrildi. Kazada otomobilde bulunan Nur Çakmak (22) ağır yaralandı. Vatandaşların ve polislerin çabalarıyla otomobilden güçlükle çıkarılan Çakmak, kaldırıldığı Birecik Devlet Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Gaziantep ve Şanlıurfa'yı fırtına vurdu. Bir kişi öldü, çok sayıda yaralı var.

Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı

Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.

03.05.2026 16:52:00
İhlas Haber Ajansı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han kabri başında anıldı
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde kabri başında anıldı. İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla gerçekleşen programda, Osmanlı padişahı dualarla yâd edildi.
Fatih Sultan Mehmet Han, vefatının 545. yıl dönümünde Fatih Camii haziresinden bulunan kabri başında tören düzenlendi. Törene İstanbul Valisi Davut Gül, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul İl Jandarma Komutanı Korgeneral Yusuf Kenan Topcu, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul İl Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih İlçe Müftüsü Abdurrahman Şenoğlu katıldı. Törende, Fatih Camii İmamı Kurra Hafız Yusuf Yılmaz tarafından Kur'an-ı Kerim okundu.

Tilavetin ardından İstanbul İl Müftüsü Tuncel tarafından dua edildi
Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Büyük bir devlet adamı ve komutan. Aynı zamanda büyük bir lider olan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretleri'nin ölüm yıldönümü için bir araya geldik. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekânı cennet olsun. Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan, bir lider, bir devlet adamı değildi. Aynı zamanda çağ açan çağ kapatan ve bununla birlikte de yeni bir medeniyet tasavvuru başlatan bir devlet adamıydı. Farklılıkları bir arada yaşatan ilme adalete önem veren ve bunları bize miras bırakan devlet adamıydı. Bizler de Fatihin mirasını bu şehirde aynı hassasiyetle devam ettiriyoruz. Rabbim birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi daim etsin. Onun bize bıraktığı miras üzerinde birlikte yaşamayı nasip etsin" şeklinde konuştu.İHA

Türkiye'de ilk kez yaşandı


 
Türkiye'de ilk kez dünyaya gelen zürafa yavrusunun ismi "Çınar" oldu. Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda doğan zürafanın ismi, anket sonucunda "Çınar" olarak kararlaştırıldı.

02.05.2026 12:17:00
AA
Türkiye'de ilk kez yaşandı
Türkiye'de ilk kez yaşandı

Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen zürafa yavrusuna, yapılan anket sonucunda "Çınar" ismi verildi.
Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın ikinci, dünyanın ise dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusunun isminin belirlenmesi için Büyükşehir Belediyesinin sosyal medya hesaplarından anket yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, katıldığı bir televizyon programında, zürafa yavrusunun isminin anket sonucunda "Çınar" olarak belirlendiğini kaydetti.

Ziyaretçilerin ilgisini çekiyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, Kasım 2024'te dişi zürafa Selvi'nin hamile kaldığını belirterek "Hamileliği 15 ay kadar sürüyor. Bu sürede erkek zürafamız Şakir, fizyolojik ömrü dolduğu için vefat etti. Geçtiğimiz 14 Şubat Sevgililer Günü'nde Selvi'nin yavrusu oldu. Gece doğum başladı ve 1,5 saat sonra Selvi yavrusunu doğurdu. Sağlıklı bir erkek yavrumuz oldu" diye konuştu.

Türkiye'de doğan ilk zürafa olan "Çınar", Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.
Okan Araman, Antakya'dan Doğal Yaşam Parkı'nı gezmek için geldiklerini belirterek "Türkiye'de ilk defa zürafanın doğduğunu duyduk. Onu görmeye geldik, ben oğlum kadar küçükken buraya gelmiştim. Şakir'in babasını görmüştüm. Şimdi de yavrusunu gördüğümüz için heyecan duyduk" dedi.

Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?


 
Modern yaşam hızlandı, beslenme düzeni değişti, güneşle temas azaldı, yeni trend takviyeler ise hayatın tam ortasına yerleşti. Raflar vitamin, mineral ve bitkisel desteklerle dolup taşarken, her gün yeni bir madde gündeme geliyor. Ancak “Her düşük değer takviye gerektirir mi?" gibi sorular giderek daha fazla önem kazanmaya başladı.

02.05.2026 10:28:00
MURAT ÇORBACI
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?
Doğru gıda takviyesi nasıl seçilir?

Günümüzde pek çok kişi, yaşam temposu ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle eksik kaldığını düşündüğü vitamin ve mineralleri takviyelerle tamamlamaya yöneliyor. Geleneksel beslenme biçimlerinin yerini işlenmiş gıdalara bırakması, taze sebze-meyve tüketiminin azalması mikro besin alımını düşürürken; kapalı ofislerde uzun saatler çalışma, güneş ışığına daha az maruz kalma gibi modern yaşam faktörleri özellikle D vitamini başta olmak üzere çeşitli eksiklikleri artırıyor. Öte yandan gelişmiş laboratuvar testleri sayesinde belirti vermeyen eksiklikler daha sık tespit ediliyor, sosyal medya ve pazarlama dili ise 'doğal, mucize, hızlı etki' söylemleriyle takviyelere olan ilgiyi körüklüyor.

Takviyelere ne zaman ihtiyaç duyulur?

Bu noktada laboratuvar değerlerinin tek başına belirleyici olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, "Tahlilde değerin düşük çıkması her zaman takviye başlanacağı anlamına gelmez. Eksikliğin derecesi, klinik bulgular ve risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hafif düşüklüklerde yaşam tarzı düzenlemesi yeterliyken, ciddi düzeylerde hedefe yönelik tedavi gerekebilir" diyerek bilinçli yaklaşımın önemini vurguluyor.

Takviyelerin içeriği boş olabilir!

Vitamin ve bitkisel takviyelerin içerik güvenilirliğinin hem dünyada hem Türkiye'de en çok tartışılan başlıklardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. İsmet Tamer, "Bağımsız laboratuvarların yaptığı analizlerde zaman zaman ürün etiketinde yazan etken maddenin ya çok düşük oranda bulunduğu ya da hiç bulunmadığı tespit edilebiliyor. Bu durum şaşırtıcı değil. Gıda takviyeleri ilaçlar kadar sıkı onay süreçlerinden geçmediği için kalite kontrol üreticinin beyanına ve uyguladığı standartlara bağlıdır. Bağımsız kuruluşlarca test yapılmadığında etiket ile içerik arasında tutarsızlık görülebilir. Özellikle online satış platformlarındaki her ürün denetimlerden geçmediği için dikkatli olunması gerekiyor" diye konuştu.

Doğru takviye nasıl seçilir?

Tüketicilerin takviye seçerken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda pratik bir 'alışveriş kontrol listesi' hazırlayan Prof. Dr. İsmet Tamer, şunları söyledi: "Etiket mutlaka incelenmeli. Etken maddenin adı ve miktarı şeffaf şekilde yazıyor mu? Her bileşenin dozu belirtilmiş mi? Yan etki, gebelik-emzirme ve çocuk kullanımı uyarıları yer alıyor mu? Üretim yeri, marka iletişim detayları net olmalı. İlaç kullanıyorsanız dikkat! Bitkisel ve doğal takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir. Düzenli ilaç kullananlar mutlaka hekim görüşü almalı."

Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu


 
 
Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

02.05.2026 10:25:00
AA
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu
Yozgat'ta Mayısta kar etkili oldu

Yozgat kent merkezi, mayısta yağan karla beyaza büründü.

Kentte gece başlayan sağanak, sabah yerini kara bıraktı. Kar nedeniyle evlerin çatıları ile araçların üzeri beyaz örtüyle kaplanırken, çiçek açan meyve ağaçları da kar altında kaldı.

Vatandaşlardan Hasan Selvi, Mayısta böyle bir kar yağışı beklemediklerini belirterek, "Bu yıl iklimlerde değişim var. İnşallah bu kar yağışıyla birlikte geçen yıllardaki gibi don olayı yaşamayız. Çiftçilerimiz yağışla rahat eder. Barajlarımız için de güzel oldu. Bu yağışlarla birlikte verimli bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum" dedi.

Çapanoğlu Mahallesi esnafından Mesut Aydın ise mayısta sabaha güzel bir kar yağışıyla uyandıklarını söyleyerek, karın rahmet ve bereket getirmesini, kuraklığın yaşanmadığı bir yıl olmasını temenni etti.

Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?


 
İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor.

02.05.2026 10:19:00
MURAT ÇORBACI
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?

İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor. İşte o işaretler...

1. Geçmeyen yorgunluk.
2. Çeneye, boyuna, omuza veya kola yayılan ağrı.

3. Antiasitlerin bile geçiremediği hazımsızlık, mide bulantısı ve gastrointestinal problemler.
4. Merdivenleri çıkarken nefes darlığı... Kardiyoloji uzmanları 'eğer iki kat merdiveni rahat çıkamıyorsanız, mutlaka doktora başvurun' diyor.

5. Sıradan işleri yaparken hissedilen nefes darlığı. Bu, 'kalbiniz yeterli oksijen alamıyor' anlamına geliyor.
6. Genellikle mide ekşimesine bağlanan periyodik göğüs ağrısı.

7. Belirgin bir neden olmadan soğuk terleme.
8. Baş dönmesi veya sersemlik hissi.
9. Düzensiz kalp atışları veya çarpıntı. Çoğu insan, gerçek kalp krizinden haftalar önce bu belirtilerden muzdarip olur.

Peki, kalp sağlığını korumak için ne yapmalı?

1. Kan basıncı, şeker ve kolesterol seviyelerini takip etmek.
2. Acil bir durum oluşana kadar beklemek yerine sağlıklı beslenerek kalp sağlığını desteklemek.
3. Egzersiz yapmak.
3. Elbette, vücudunuzun büyük bir olaydan önce her zaman size bir uyarı verdiğini bilmek.

Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!


 
Günümüzde özellikle kadınlarda sık görülen varis ve lipödem, dolaşım sistemiyle ilişkili, son derece önemli iki hastalık olmasına rağmen toplumsal farkındalığın az olması nedeniyle sadece estetik bir problem gibi algılanarak göz ardı edilebiliyor.

02.05.2026 10:09:00
MURAT ÇORBACI
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!

Son yıllarda hareketsiz (sedanter) yaşam, bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturma, sağlıksız beslenme, fazla kilo, aşırı tuz tüketimi, yetersiz su içme, düzenli egzersiz yapılmaması ve yanlış kıyafet seçimi gibi etkenler, dolaşım sistemini ciddi şekilde bozabiliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen bu hatalar zamanla bacaklarda şişlik, ağrı ve dolaşım bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Dr. Arzu Ercan, genetik etkenlerin yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıklarının da varis ve lipödemin günümüzde hızla yaygınlaşmasına yol açtığını belirterek, erken dönemde müdahale edilmezse tablonun daha da ağırlaşabileceğini söylüyor. Bacaklarda ağrı, şişlik, morarma ve şekil bozukluğu gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması ve zaman kaybetmeden doktora başurulması gerektiğini belirten Dr. Ercan, "Nasıl olsa geçer, diyerek belirtileri görmezden gelmek ya da doktora gitmeyi ertelemek hastalığın ilerlemesine yol açar. Erken dönemde doktora başvurmak en kritik adımdır" dedi.

'Kilo aldım' sanılıyor, lakin!..

Lipödemin çoğu zaman kilo artışıyla karıştırıldığını vurgulayan Dr. Ercan "Lipödem, vücudun özellikle alt bölgelerinde anormal yağ birikimi ile karakterize kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Hastalar genellikle bunu kilo artışı zanneder ve diyet-egzersize rağmen sonuç alamadıklarında hayal kırıklığı yaşarlar" şeklinde konuştu.
Varisin ise; toplardamarların genişlemesi ve işlevini yitirmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Dr. Ercan, kanın geriye kaçmasıyla damarların belirginleştiğini ifade etti. Hastalığın zamanla ağrı, yanma ve şişlik gibi şikayetlerle ilerleyebileceğini ve özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde riskin arttığını vurguladı.

Modern tedaviler yüz güldürüyor

Günümüzde gelişen tıbbi yöntemlerle hem varis hem de lipödem tedavisinde başarılı sonuçlar alındığını belirten KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan şöyle konuştu: "Lazer ve radyofrekans gibi minimal invaziv yöntemlerle varis tedavi edilebilmektedir. Lipödemde ise manul lenf drenajı, kompresyon tedavisi ve egzersiz temelli multidisipliner yaklaşımlar ön plana çıkmaktadır. Artık ameliyatsız ya da minimal girişimlerle hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebiliyor. Ancak tedavi sürecinde kişiye özel planlama büyük önem taşıyor." RECEP BAHAR

Varis ve lipödeme zemin hazırlayan 8 etken!

KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan, varis ve lipödeme yol açabilen 8 etkeni şöyle açıkladı:
• Uzun süre hareketsiz kalmak
• Dar kıyafetler ve yanlış ayakkabı seçimi
• Düzenli egzersiz yapmamak
• Fazla kilo
• Dengesiz beslenme
• Aşırı tuz tüketimi
• Bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturmak
• Yetersiz su tüketimi

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu

01.05.2026 20:21:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu. Valilik, tedbir kararlarına uymayıp izinsiz gösteri yapan 575 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlanmasına ilişkin açıklama yaptı. İzinli mitinglerin Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda coşkuyla kutlandığını belirten Valilik, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Valiliğimizce verilen izinle Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda düzenlenen mitinglerde coşkuyla kutlandı. Alınan kararlara uyarak bu özel günü hakkıyla - coşkuyla kutlayan tüm sendika, STK ve emekçilere; bununla birlikte, şehrimizin güvenliği, vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gece gündüz görev yapan polisimize teşekkür ediyoruz.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün şehrimizde huzur içinde geçirilebilmesi için alınması gereken tedbirler de daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bazı marjinal gruplar alınan tedbir kararlarını hiçe sayarak, her yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs'ta da, Emniyet birimlerimizle karşı karşıya gelmiştir. Bu gruplara İstanbul Emniyetimizin ilgili birimlerince gerekli müdahaleler yapılmıştır.

Alınan tedbir kararlarına uymayan bu marjinal gruplara yapılan müdahalelerde saat 18.00 itibariyle 575 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şahısların işlemleri, emniyet birimlerinde devam etmektedir."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.