logo
24 HAZİRAN 2026

12 Eylül Darbesi kaçınılmaz değildi

Alman Hıristiyan Demokrat Parlamenter Mende, 12 Eylül darbesi sonrası Avrupa Konseyi'nde yaptığı konuşmada dile getirdiği şu görüşler askeri müdahalenin engellenebileceğini ortaya koyuyor: "Darbe öncesi Türkiye ziyaretinde Demirel, Ecevit ve General Evren de dahil askeri çevrelerle görüştük. İki büyük parti (AP ve CHP) işbirliği yapsın, içinde Demirel ve Ecevit'in de yer alacağı geniş bir koalisyon kurulsun diye ısrar etmemiz için askerler bize adeta yalvardı."

12.09.2020 18:33:00
12 Eylül Darbesi kaçınılmaz değildi
12 Eylül Darbesi kaçınılmaz değildi
 
12 Eylül askeri darbesi, Türkiye'de demokratik ve siyasal yaşam açısından bir felaket olduğu kadar, Türkiye'nin Avrupa'yla ilişkilerinde de derin yaralar oluşturdu. O tarihlerde Avrupa ile siyasal ilişkilerin merkezi Avrupa Konseyi'ydi. Türkiye, 1949'dan bu yana Konsey'in üyesiydi. 27 Mayıs 1960 darbesi neredeyse hiç konuşulmamış, 12 Mart 1971 muhtırası ise ölçülü yankı uyandırmıştı Avrupa Konseyi'nde. Fakat 1970'lerin ikinci yarısından itibaren insan hakları kültür ve diplomasisi yükselen değerler haline gelmişti. Batı Avrupa'nın 12 Eylül darbesine bakışı ise bambaşka olacaktı. Yunanistan 1974'te Albaylar Cuntası'ndan kurtulmuş, diktatörlük zincirlerini kıran Portekiz ve İspanya 1976 ve 1977'de Avrupa Konseyi ailesine katılmıştı. Batı Avrupa'da darbe ve diktatörlük dönemlerinin sona erdiği görüşü hakimdi.
Türkiye'nin o tarihlerde 12 milletvekiliyle temsil edildiği Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) sonbahar genel kurul toplantıları 24 Eylül-2 Ekim 1980 tarihleri arasında her zaman olduğu gibi Strasbourg'da yapılacaktı. Darbe, Avrupa Konseyi'nde geniş yankı uyandırmıştı. AKPM'nin Hollandalı Başkanı Henri de Koster, genel kurul toplantılarını beklemeksizin 12 Eylül günü bir mesaj yayımlayıp "demokratik rejime bir an evvel geri dönülmesi temennisinde" bulundu. AKPM'deki siyasi gruplar darbenin genel kurul toplantılarının ana gündem maddesi olmasını istiyordu.
 
Avrupa vize uygulamaya başladı
 
Aslında AKPM'nin 12 Eylül öncesi hazırlanan taslak genel kurul programında Türkiye'yle ilgili bir başka gündem maddesi vardı. Alman hükümeti o yıl Temmuz ayında yaptığı bir açıklamayla 1 Ekim 1980'den itibaren Türk vatandaşlarına vize uygulayacağını duyurmuştu. O dönemde Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında vize uygulaması yoktu. AKPM bu nedenle Almanya'nın vize kararını protesto amacıyla bir rapor ve karar tasarısı hazırlamıştı. Darbeye rağmen bu gündem maddesinden vazgeçilmedi ve neredeyse sadece Türkiye'nin konuşulacağı bir genel kurul gündemi oluşturuldu. 30 Eylül ve 1 Ekim'de Türkiye'deki darbe, 2 Ekim'de ise Almanya'nın Türk vatandaşlarına vize kararı görüşülecekti.
 
Generallerin seçtiği parlamenterler
 
Darbe öncesi Türkiye'nin AKPM heyetinde Cevdet Akçalı (heyet başkanı, AP), Muammer Aksoy (CHP), Uğur Alacakaptan (CHP), Hikmet Çetin (CHP), Halit Evliya (AP), Agah Oktay Güner (MHP), Turan Güneş (CHP), Kemal Kaçar (AP), Temel Karamollaoğlu (MSP), Oral Karaosmanoğlu (AP), Metin Toker (kontenjan senatörü) ve Besim Üstünel (CHP) yer alıyordu. Darbe nedeniyle vekillikleri kalmamıştı ama AKPM'deki yetki belgeleri Mayıs 1981'e kadar geçerliydi. Yönetime el koyan generaller bu isimlerden sadece Cevdet Akçalı, Turan Güneş, Besim Üstünel ve Metin Toker'in Strasbourg'daki AKPM genel kurul toplantılarına gitmesine izin verdi. Türk parlamenterlerin işi zordu. Darbeyi savunmaları söz konusu olamazdı. Tek bir misyonları vardı: Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nden dışlanmasını engellemek. Bunu yaparken de darbe için "anlayış" isteyeceklerdi.
Türkiye, Avrupa Konseyi kulislerinde Bolivya, El Salvador ve Guatemala gibi ülkelerin cunta rejimleriyle kıyaslanmaya başlamıştı. 30 Eylül'deki Türkiye oturumu öncesi Avusturyalı Hıristiyan Demokrat parlamenter Ludwig Steiner raportör tayin edildi. AKPM darbeye verilecek tepki konusunda üçe bölünmüştü. Bir uçta darbenin kabul edilemez olduğunu söyleyip Türkiye'nin üyeliğinin derhal askıya alınmasını isteyenler, diğer uçta mevcut aşamada karar alınmasına karşı çıkanlar vardı. Bu iki uç arasında ise raportör Steiner'in de dahil olduğu "ikaz edelim ama üyelik meselesini sonraya bırakalım" diyenler duruyordu. 
Türk heyeti başkanı Akçalı, oturumdaki konuşmasında "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin mümkün en kısa süre içinde güçlü bir demokratik düzeni yeniden kurma karar ve niyetine güvenimiz sonsuzdur... Türk ordusu, tarih boyu edinilmiş tecrübe ve gelenek temelinde demokrasiye olan saygısını bugüne kadar daima göstermiştir" dedi. 
İskandinav parlamenterler ise generallerin sadece 4 parlamenteri Strasbourg'a göndermiş olmalarına kuşkuyla bakıyordu. Neden bu isimlerin gönderildiğini merak ediyorlardı. Gönderilenlerden biri olan Metin Toker söz alıp "Ben sadece kendimi temsil ediyorum, talimat veya emir almadığımız konusunda emin olabilirsiniz" ifadeleriyle savunmaya çalıştı kendini. 
 
Demirel ve Ecevit'e giden mesaj
 
Oturumdaki en ilginç konuşmalardan birini Alman Hristiyan Demokrat parlamenter Erich Mende yaptı. Mende darbeden birkaç ay önce bir grup Alman parlamenterle birlikte Türkiye'yi ziyaret etmiş, üst düzey temaslarda bulunmuştu. Çarpıcı bir gözlem aktardı: "Ziyaret sırasında Demirel ve Ecevit'le konuştuk. General Evren de dahil askeri çevrelerle görüştük. İki büyük parti (AP ve CHP) işbirliği yapsın, içinde Demirel ve Ecevit'in de yer alacağı geniş bir koalisyon kurulsun diye ısrar etmemiz için askerler bize adeta yalvardı. Aksi halde istememelerine rağmen yeniden müdahale edeceklerini söylediler. Ecevit ve Demirel'e, 1966'da Almanya'da Hıristiyan Demokrat Birliği ve Sosyal Demokrat Parti'nin ilk defa geniş bir koalisyon kurduklarını hatırlattık. Fakat, sanki sağır insanlara öğüt veriyorduk. Bu iki devlet adamı arasındaki şahsi düşmanlık benzer bir işbirliğini imkansız kılıyordu..." Oturum 1 Ekim'de de devam etti. CHP'li Besim Üstünel, 12 Eylül'e gelinmesinde "siyasilerin ciddi hatalar yaptığını" anlattı. Seçmenin güvenini yitirdiklerini, bunun toplumsal hayal kırıklığı doğurduğunu ve bu nedenle "askeri müdahalenin insanlar arasında bir parça rahatlama olarak kabul gördüğünü" söyledi. 
Oturumun son konuşmacısı bir diğer CHP'li vekil Turan Güneş oldu. O da suçu siyasilerin üstüne yıktı: "Şu anda Türk halkını yönetecek yeterli prestije sahip tek bir politikacı yok. Avrupa ailesinin önünde itiraf ediyorum, Türkiye'de politikacıların itibarının içine düştüğü derinlik budur. Böyle olmasaydı, Sayın Ecevit ve Sayın Demirel'in kibarca ordunun koruması altına alınmaları için generaller tarafından gönderilen temsilciye direniş göstermemiş olmaları nasıl açıklanabilirdi? Kimse direniş göstermedi, zira işçi sınıfı, sendikalar ve köylüler peşlerinden gitmezdi..."
Genel kurul sonunda oylanan kararda raportör Steiner'in istediği gibi "demokrasiye dön" çağrısı yapıldı. Türkiye konusu AKPM'nin Ocak 1981'de düzenlenen bir sonraki genel kurul toplantılarının da ana gündem maddesiydi. Bu toplantılar öncesi Milli Güvenlik Konseyi üyeleri Strasbourg'a göndermeyi kararlaştırdıkları parlamenterleri huzurlarına çağırıp kendilerine son kez Avrupa Konseyi'ne gittiklerini tebliğ etti. AKPM Ocak 1981 genel kurul oturumlarında Türkiye'nin son bir kez daha uyarılmasına karar verdi ve konuyu Mayıs 1981 genel kurul oturumlarına erteledi.
 
Türkiye AKPM'den dışlanıyor
 
Mayıs 1981 oturumlarında salonda tek bir Türk parlamenter yoktu. Generaller kimseyi göndermemişti. Gönderseler de yeni heyetin yetki belgelerinin onaylanması imkansızdı. Türkiye yine de AKPM'nin gündemindeydi. Türkiye oturumu 13-14 Mayıs günleri yapıldı. 13 Mayıs oturumu sırasında AKPM genel kurulu Papa'ya suikast haberiyle sarsıldı. O günlerde Dışişleri Bakanı İlter Türkmen de Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantıları için Strasbourg'daydı. Suikast failinin Türk uyruklu olduğu haberi, Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nden dışlanmasını engellemeye çalışan Türk diplomatları zor durumda bırakacaktı.
Türkiye 14 Mayıs'ta alınan bir kararla, "demokratik ortamda serbest seçimler düzenlenip, yeni bir parlamento işlerlik kazanıncaya kadar" AKPM'den dışlandı. Türk parlamenterler Ocak 1984'e kadar AKPM'de temsil edilemeyecekti. AKPM bu karara rağmen Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nden ihraç edilmesi yönünde bir karar almadı.  DW
 
 
Evren'in 3. Dünya Savaşı senaryosu
 
Orgeneral Kenan Evren bu karardan aylar sonra, 8 Ocak 1982'de, o güne kadar görüşmeyi reddettiği AKPM raportörleriyle Çankaya Köşkü'nde buluşmayı kabul etti. Bu görüşmede Avrupalı parlamenterlere darbeyi şu ifadelerle meşru kılmaya çalıştı: "Günümüzde aşırı sol güçler sosyalist partilere sızmaktadır. Bizde de böyle olmuştur... Bu geçiş devresinde bize biraz daha zaman tanımanız lazımdır. Anlayış göstermelisiniz. Tarafı olduğumuz tüm sözleşmelere sadık kalacağız. Dünyada 1939'dan önceki şartları andıran bir durum mevcut... Birbirimize karşı anlayışlı olalım. Genç nesil savaşın acılarını bilmiyor. Gençler arasında pasifist bir akım gittikçe kuvvetleniyor, yaygınlaşıyor. Muhasımlarımız ise durmadan silahlanıyorlar. NATO zaaf gösterirse 3. Dünya Savaşı'nın önüne geçilemez..." Türkiye ve Batı Avrupa aynı dili konuşmuyorlardı artık.
 

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu

Adalet sisteminde süreçleri hızlandıracak ve yargılamaları makul sürede tamamlayacak 30 maddelik 12. Yargı Paketi kanun teklifi, AK Parti tarafından Meclis Başkanlığına resmen teslim edildi

22.06.2026 16:10:00
Haber Merkezi
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
12. Yargı Paketi TBMM Başkanlığına sunuldu
Kamuoyunun uzun süredir merakla beklediği, yargı süreçlerini hızlandırmayı ve usul ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan 12. Yargı Paketi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile milletvekilleri Murat Alparslan ve Nurettin Alan'ın düzenlediği ortak basın toplantısıyla duyurulan 30 maddelik yeni kanun teklifi, yargı sisteminde köklü ve radikal değişiklikler içeriyor.

Milyonlarca mahkum ve mahkum yakınının gözü kulağı olan genel af ya da infaz indirimi gibi beklentiler ise bu paketin kapsamında yer almadı. Teklif, ağırlıklı olarak yargının etkin ve verimli işlemesine odaklanıyor.


12. Yargı Paketi'nde neler var? İşte öne çıkan maddeler


Meclis Başkanlığına sunulan yeni yargı paketinde öne çıkan ve vatandaşların günlük hayatı ile adalet sistemini doğrudan etkileyecek kritik düzenlemeler şunlar:

Duruşmalar Arası Süre Kısalıyor: Hukuk yargılamalarında süreçlerin uzamasını önlemek amacıyla iki duruşma arasındaki süre 3 aydan fazla olamayacak. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek bu süreyi uzatabilecek.

İdari Alacaklarda "Önce İdareye Başvuru" Zorunluluğu: Adli yargı kararıyla idareden alınacak para, vekalet ücreti ve yargılama giderleri için doğrudan icra takibi başlatılamayacak. Alacaklılar önce idareye yazılı başvuruda bulunup IBAN bildirmek zorunda olacak. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa icra takibi açılabilecek.

Miras Davalarında Yeni Dönem (İzale-i Şuyu): Ortaklığın giderilmesi davalarında suistimalleri engellemek için miras kalan taşınmazların satışında birinci açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. Bu ihalede açılış muhammen bedelin yüzde yüzü üzerinden olacak, alıcı çıkmazsa ihale herkese açık ikinci aşamaya geçecek.

e-Duruşma Kapsamı Genişletiliyor: Bilişim teknolojilerinin etkin kullanımı amacıyla hukuk davalarındaki ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma (ses ve görüntü nakli) sistemiyle yapılabilecek.

Gereksiz Bilirkişi Raporlarına Ceza: Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği temel hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda uzman olmadığı halde bilirkişiye başvurulması açıkça disiplin yaptırımına bağlanacak.

Yargıtay'ın Bozma Yetkisine Sınır: İlk derece mahkemelerinin sadece görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi durumunda Yargıtay doğrudan bozma kararı veremeyecek.

İdari Yargıda Tek Hakim Yetkisi Artıyor: İdare mahkemelerinde heyet yerine tek hakimle çözülecek davaların sınırı genişletiliyor. Öğrenci disiplin, yurt, burs işlemleri ile memurların geçici görevlendirme, lojman ve yolluk davaları gibi uyuşmazlıklar tek hakim tarafından hızla karara bağlanacak.

Noterlik İşlemleri Dijitalleşiyor: Mahkeme veya savcılıklar noterlik evrakı talep ettiğinde noterler evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imza ile gönderecek. Bu işlemlerden hiçbir ücret alınmayacak.


İnfaz düzenlemesi ve IBAN kiralama durumu


Kamuoyunda sıkça tartışılan infaz düzenlemesi, af veya denetimli serbestlik gibi maddelerin 12. Yargı Paketi içerisinde yer almadığı netleşti. Son ana kadar pakete eklenmesi beklenen, hesaplarını başkalarına kullandıran kişilere yönelik "IBAN mağdurları düzenlemesi" ise açıklanan nihai 30 maddelik teklif metninde yer bulmadı.

Meclis Başkanlığına sunulan tasarı, önümüzdeki günlerde TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlanacak. Komisyondaki kabulün ardından TBMM Genel Kurulu'na sevk edilecek olan paketin, adli tatil öncesinde yasalaşarak Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti

22.06.2026 14:02:00 / Güncelleme: 22.06.2026 14:10:39
Haber Merkezi
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
 Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti
Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, CHP'den istifa etti. Koç, ilçedeki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın pankartlarını indirmişti. Haymana Belediyesi'nden yapılan açıklamada, gerekli izinler alınmadan asıldığı gerekçesiyle pankartların indirildiği belirtilmişti.

Koç, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u 17 Haziran'da bakanlık binasında ziyaret etmişti.

Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'daki Ulus Hali'nde vatandaşlarla bir araya geldiği etkinlikte, Levent Koç'un AKP'ye katılacağı iddiasının sorulması üzerine "dedikodu" demişti.

Ankara'da Kalecik, Gölbaşı ve Nallıhan belediye başkanlarının da AKP'ye geçeceği öne sürüldü. Bu başkanlar arasında yalnızca Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, söz konusu iddiayı yalanlamıştı.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."

Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi

22.06.2026 13:00:00
Haber Merkezi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Türkiye'nin deprem haritası 13 yıl sonra güncellendi. 215 yeni fay keşfedildi
Maden Tetkik ve Arama (MTA) ayrıntılı çalışmalarının ardından Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendi.

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, MTA'nın ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik araştırmalarla sağladığı veri birikimi desteğiyle Türkiye Diri Fay Haritası'nın 13 yıl sonra güncellendiğini bildirdi.

Yanık, Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü 91. Kuruluş Yıl Dönümü kapsamında "Türkiye Diri Fay Haritası-2026"nın tanıtım programındaki konuşmasında, yeni harita sürümünün kamuoyuyla paylaşılmasından dolayı memnun olduklarını söyledi.

Yanık, MTA'nın yaklaşık bir asırlık süreçte, Batman'daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova'daki dünyanın en stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş'taki zengin bakır yataklarından sanayinin can damarı olan yüzlerce endüstriyel ham madde kaynağına kadar sayısız keşfe imza attığını ifade etti.

Küresel dengelerin değiştiğini ve madenlere ihtiyacın arttığını belirten Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."

Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.

2022'de yatırım programına alınan güncelleme projesinin, yoğun bir emeğin ardından tamamlandığına işaret eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.