logo
16 HAZİRAN 2026

143 milyon kişi iç göç yaşayacak

Dünya Bankasının raporuna göre, iklim değişikliği nedeniyle Güney Asya, Sahraaltı Afrika ve Latin Amerika'da 2050'ye kadar 143 milyon kişi göç etmek zorunda kalabilir

22.03.2018 00:00:00
Dünya Bankasının raporunda Sahraaltı Afrika, Güney Asya ve Latin Amerika bölgelerinde iklim değişikliğinin iç göçe etkileri ortaya konuldu. Buna göre 2050 yılına kadar 86 milyonu Sahraaltı Afrika'da, 40 milyonu Güney Asya'da ve 17 milyonu Latin Amerika'da olmak üzere 143 milyon kişi, iklim değişikliğine bağlı olarak su ve tarım mahsulü kıtlığının yaşandığı, deniz seviyesinin ve gel-gitlerin giderek arttığı bölgelerden ülke içinde daha uygun yerlere göç etmek durumunda kalabilir.

İklim değişikliğinin etkilerinin yoksul ülkelerde daha çok hissedileceği belirtilen raporda, iç göçün önlenmesi için sera gazı emisyonlarının azaltılması ve bölgelerin kalkınması için gerekli adımların atılmasının elzem olduğu vurgulandı.

Raporda, en çok göç verecek yerlerin tespit edilmesi için veri ve analiz yatırımlarının yapılması, kalkınma planlarına iklim göçünün entegre edilerek bu konularda kanun ve düzenlemeler hazırlanması ve stratejilerin belirlenmesi alınacak önemler arasında sıralandı.

Bu önlemler sayesinde iç göçün yüzde 80'e kadar azaltılabileceği belirtildi. Raporda görüşlerine yer verilen Dünya Bankası Üst Yöneticisi (CEO) Kristalina Georgleva, iklim değişikliğinin her geçen gün ülkeler ve insanlar için daha önemli bir tehdit haline geldiğini kaydetti.

İklim değişikliğinin insanları daha yaşanabilir ve dayanıklı bölgelere göç etmeye zorladığına işaret eden Georgleva, "Küresel ve ulusal çapta alınacak önlemlerle bu insanların sayısı azaltılabilir. Etkileri daha da derinleşmeden, bu yeni gerçeğe hazırlanmak için az zamanımız var" değerlendirmesinde bulundu.
AA

Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi

Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi

16.06.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri beşik gibi: 62 adet deprem meydana geldi
Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesinde gece saatlerinden itibaren çok sayıda deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) alınan bilgiye göre, Pınarbaşı ilçesinde akşam saatlerinden itibaren toplam 62 adet deprem meydana geldi.

Paylaşılan verilere göre, sallantıların en küçüğü 0,8 ve en büyüğü de 3,9 şiddetinde ölçüldü.

Meydana gelen depremlerde herhangi bir olumsuzluğun olmadığı öğrenildi.

Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi

16.06.2026 10:25:00
İhlas Haber Ajansı
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'da 291 kilogram toz esrar ele geçirildi
Van'ın Başkale ilçesinde jandarma ekiplerince hava destekli yürütülen operasyonda 291 kilogram toz esrar ele geçirildi.

Valilikten yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Narkotik ve İstihbarat Şube Müdürlükleri ekiplerince 'uyuşturucu madde imal ve ticaretine' yönelik yürütülen çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Yapılan çalışmalarla İran sınırından Van'a uyuşturucu madde getirildiği tespit edilerek, Başkale Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda Van İl Jandarma Komutanlığı tarafından 6. Hudut Tugay Komutanlığı ile koordine sağlanmış ve Başkale ilçesi Sualtı Mahallesi İran sınırı mevkiinde Jandarma İnsansız Hava Aracı (JİHA) desteğinde Başkale İlçe Jandarma Komutanlığı, Başkale Jandarma Komando Taburu ve 6. Hudut Tugay Komutanlığı birlikleriyle müştereken icra edilen operasyonda 15 çuval içinde 237 paket halinde 291 kilogram toz esrar maddesi ele geçirilmiş.

İran uyruklu şüpheli K.Z. (E-41/İran) isimli şahıs yakalanarak gözaltına alınmış ve sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Van T Tipi Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur. Güvenlik güçlerimiz tarafından narkotik suçlarıyla mücadele kapsamında, şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen çalışmalara kararlılıkla devam edilmektedir" denildi.

Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike


 
Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. 

16.06.2026 00:13:00
MURAT ÇORBACI
 Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike
 Yazın çocukları bekleyen üç ciddi tehlike

Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmediğinde çocukların genel sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyebiliyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, aslında alınacak olan basit önlemlerle yaz aylarında gelişebilecek hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekerek, "Bu önlemler arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği öğle saatlerinde bebekleri dışarı çıkarmamak, daha büyük çocuklarda şapka, gözlük ve güneş kremi kullanmak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, havuz yerine denizi tercih etmek ve sıcak havalarda riskli gıdalardan kaçınmak da kilit rol oynamaktadır" dedi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, yaz aylarında en yaygın görülen üç hastalığı anlattı.

1. sıcak çarpması

Yaz aylarının en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması özellikle uzun süre güneş altında kalan, yeterince su tüketmeyen veya kapalı ve havasız ortamlarda bulunan çocuklarda görülüyor. Sıcak çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı ve bilinç bulanıklığı yer almaktadır. Şüpheli durumlarda çocuğun derhal gölgeye alınması ve tıbbi yardım istenmesi gerekmekte. Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmamak gerekiyor.

2. Yaz ishali

Yazın gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaz ishali de çocuklarda oldukça yaygın görülüyor. Yaz ishali mikroplarla kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Mikroorganizma barındıran içme suları veya yutulan deniz ve havuz suyu, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra sıcakta çabuk bozulan tavuk, deniz ürünleri, et, salata sosları, süt ürünleri ve kremalı pastalar tüketmek ishale neden olabiliyor. 6-12 ay arası bebekler ve 5 yaş altındaki çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için yaz ishaline daha sık yakalanıyor. Yaz ishalini önlemek için ellerin sık sık sabunlu suyla yıkanması gerekiyor. Dahası açıkta satılan ve riskli gıdalardan (tavuk, sütlü tatlılar, deniz ürünleri) uzak durulmalı.

1. Dış kulak enfeksiyonu

Dış kulak yolu enfeksiyonu yaz aylarında çocuklarda sık görülen bir diğer sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Deniz ve özellikle havuz suyu içindeki mikroplar, yüzme sonrası dış kulak yolunun ıslak kalması, kulak çubukları ile kulak yolu mukozasının zarar görmesi dış kulak yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Kulakta tıkanıklık hissi, şiddetli ağrı, akıntı ve hafif işitme kaybı belirtileri arasında yer alıyor.

Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği

İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kimyasal madde paniği yaşandı. Kimyasal maddeden 9 kişi etkilendi 
 

15.06.2026 15:32:00
İhlas Haber Ajansı
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Araştırma hastanesinde kimyasal madde paniği
Bolu'daki İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tuvalet ve banyo temizliği sırasında kullanılan kimyasal maddeden, aralarında hasta ve personelin de bulunduğu 9 kişi etkilendi.

Olay, saat 11.00 sıralarında Karacasu beldesinde yer alan İzzet Baysal Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde meydana geldi. Hastanenin tuvalet ve banyolarında temizlik çalışmaları yapıldığı esnada kullanılan kimyasal maddeler nedeniyle koku oluştu. Yayılan kokudan ve kimyasallardan ilk belirlemelere göre, aralarında hastane personeli ve hastaların da bulunduğu 9 kişi etkilendi.

112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Kısa sürede hastaneye ulaşan ekipler, kimyasal maddeden etkilenen vatandaşlara ilk müdahaleyi yaptı. Maddeden etkilenen şahısların bir kısmı olay yerinde ayakta tedavi edilirken, bazı hasta ve personeller ise ambulanslarla tedbir amacıyla kentteki diğer hastanelere sevk edildi.

Meydana gelen olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi

15.06.2026 14:07:00 / Güncelleme: 15.06.2026 14:13:35
Haber Merkezi
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
 Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş parti kurmaylarıyla birlikte Bursa'da Rumelili Yönetici Sanayici ve İş Adamları Derneği RUMELİSİAD'ı ziyaret etti. Başkan Murat Evke tarafından karşılanan BTP lideri önce RUMELİSİAD'ın Rumeli Parkı'nı gezdi. BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş parkta, Balkanlar'daki Türk-İslam ve Osmanlı eserlerinin minyatürlerini inceledi.

"Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir"

Daha sonra görüşmeye geçildi. BTP lideri Hüseyin Baş, "Türkiye aslında bir Balkan ülkesidir. Biz ne tam anlamıyla bir Avrupa ülkesiyiz ne de bir Ortadoğu ülkesi. Müziğiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanatıyla ve insan yaşayış biçimiyle yoğun bir Balkan esintisi taşımaktayız" derken RUMELİSİAD Başkanı Evke, "Toplamda 60 bin çalışanı istihdam eden ve yıllık ticaret hacmi 2,5 milyar doları bulan, 330 üyeden oluşan bir derneğiz. Bünyemizde sanayiciler, inşaatçılar, tekstilciler, mobilyacılar ve daha birçok sektörden temsilciler bulunmaktadır. Toplam 36 farklı sektörde hizmet veren üyelerimiz vardır. Balkanlara yönelik hissiyatımız yalnızca ekonomik değildir; kültürel boyutu da vardır. Ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi hususunda Balkanlarla ciddi temas hâlindeyiz" ifadelerini kullandı.






BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş RUMELİSİAD ziyaretinde yaptığı değerlendirme şöyle;

"Devlet dediğiniz millettir"

"Devleti toplum olarak tanımlarım. Türkiye'de bu anlayış son yıllarda biraz farklılaşmıştır. Devlet ve millet ayrı kavramlarmış, devlet milletin sahibiymiş gibi bir yönetim ve işleyiş anlayışı ortaya çıkmıştır. Ben buna bütünüyle karşıyım. Çünkü devlet dediğiniz millettir ve devletin sahibi de millettir. Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' düsturu da bunun bir başka ispatıdır. Velhasıl, biz de bu köprüyü görmek adına bir siyasi yolculuk yapıyoruz.






"Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır"

Piyasada mali açıdan ciddi bir zorluk ve problem bulunmaktadır. Üstelik bu sorun çözülememektedir. Normal şartlarda kriz dediğimiz süreç bir yıl, belki iki yıl sürer; en fazla üç yıl sürsün diyelim ancak Türkiye belki de on yıldır derin bir krizin içerisindedir. Son bir ya da bir buçuk yıldır dövizin ciddi şekilde baskılanmış olması da ihracat açısından rekabeti zorlaştıran bir unsur hâline gelmiştir. Dövizi serbest bıraksanız bu kez ithalata dayalı iç piyasa ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacaktır. Ekonomi dengesini kaybetmiş durumdadır. Hiç kimse aldığı maaştan memnun değildir. Hatta bırakın maaşı; ailenizle bir yemeğe gitseniz gelen hesap sizi şaşırtıyor. Hesabı ödeyen 'Bu kadar para mı ödenir?' diyor. İşletmeci ise parayı alırken 'Bu parayla para kazanamıyoruz.' diyor. Bu durum mobilya sektöründe de böyledir, diğer sektörlerde de.






"Millî Ekonomi Modeli, mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır"

Bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2004 yılında kaleme aldığı Millî Ekonomi Modeli, dünyadaki mevcut ekonomik anlayışlardan farklı bir perspektif ortaya koymaktadır. Bu model üzerine 11 farklı uluslararası kongre gerçekleştirilmiştir. Modelin temel farklılıklarından biri, dünyada hâkim para birimi olan Amerikan doları yerine millî paralarla ticaret yapılmasını savunmasıdır. Bugünlerde dünyada sıkça duyduğunuz bu fikir ilk kez Millî Ekonomi Modeli'nde yer almıştır. Buna göre devletler ticaret yaparken Amerikan doları yerine kendi millî para birimlerini kullanmalıdır. Nitekim Venezuela'da Nicolás Maduro'ya yönelik girişimlerin temelinde, Çin ile Venezuela'nın kendi millî para birimleriyle ticaret yapmasıydı. Bugün bu durum, Amerika Birleşik Devletleri'ni ciddi şekilde rahatsız eden bir mesele hâline gelmiştir.






"Devlet piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olmalı"

Sanayi güçlenmeden ve yatırım yapılmadan bir ülkenin kalkınması mümkün değildir. Türkiye'de yabancı yatırımcı beklenmektedir. Buna itirazımız yok. Ancak yerli yatırımcı ülke dışına giderken yabancı yatırımcı çekmeye çalışmak doğru değildir. Mısır'la ticaret yapan bir arkadaşım, 'Uçağa biniyorum, herkes Türk tekstilci.' diyor. Tekstilciler Mısır'a gidiyor. Yarın diğer sektörler de farklı ülkelere yönelebilir. İnsanlar Avrupa'ya, örneğin Bulgaristan'a gidiyor. Bu durum değiştirilebilir. Bunun için devletin mutlak surette ön ayak olması, teşvik etmesi ve yatırımcının önünü açması gerekir. Bu, bugün teşvik olmadığı anlamına gelmez. Teşvikler vardır; ancak demek ki yeterince tahrik edici değildir. Eğer yatırımcıyı veya iş insanını harekete geçiremiyorsanız, verdiğiniz teşvik yeterince etkili değildir. Dolayısıyla devletin piyasaya yatırımcı ve vatandaş lehine müdahil olduğu bir model savunulmaktadır. Biz de parti olarak bunu destekliyoruz.








Ziyaretin sonunda BTP liderine Atatürk'ün, "Muhacirler, kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır" sözünün yer aldığı plaket ve Balkanlardan göçü anlatan 'Ölüm ve Sürgün' kitapları hediye edildi.
BTP lideri ise RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke'ye Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli kitabını hediye etti.













Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı

15.06.2026 12:00:00
Haber Merkezi
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Özgür Özel cephesinde yeni parti formülü masada
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı düşürülen partinin Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti seçeneğini bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladı.

Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin olağanüstü kurultaya kapıları kapatması, ihraç ve görevden almalar nedeniyle, yeni parti sürecinin hızlanması bekleniyor ve temmuz ayı sonu işaret ediliyor.

Yeni parti formülünün hayata geçmesi halinde güç dengesindeki olası değişimlerden belediye başkanlarının tutumuna, finansmandan hukuki risklere kadar çok sayıda zorluğun Özel ve ekibinin önüne çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

Yeni parti için hangi seçenekler masada?
Yeni parti senaryolarında ilk seçenek olarak seçime girme yeterliliği olan mevcut partilerden biriyle anlaşma yoluna gitmek görülüyor.

Özel kanadı, DSP ve Genç Parti ile görüşme iddialarını reddetti.

Ancak parti kulislerinde, Ahmet Özal'ın kurduğu ve halen genel başkanlığını Süleyman Yağcıoğlu'nun yaptığı Teknoloji Kalkınma Partisi (TEK Parti) ile temasların olduğu konuşuluyor.

Özel'e yakın bazı milletvekilleri, Demokrat Parti (DP) ile de anlaşma yolunun aranması gerektiğini savunuyor.

Özel yeni parti için henüz bir isimlendirme yapmadı ancak kendisine yakın kaynaklar, "seçeneklerimiz hazır" diyor.

Bu formülün olası "baskın seçim" için düşünüldüğü ifade ediliyor.

Ancak, seçimin 2027 sonu veya daha ileri bir tarihte yapılması olasılığı da dikkate alınarak "sıfırdan bir parti kurma" seçeneği de değerlendiriliyor.

Özel'in bugüne kadar "felaket senaryosu" olarak tanımladığı yeni parti seçeneğinin üç temel gerekçeye dayandığı ifade ediliyor.

Bunlar; CHP'nin seçime girme yeterliliğini kaybetme riski, ihraçlar ve görevden almalar nedeniyle CHP çatısı altında siyaset yapma olanağının ortadan kalkması ve parti içi tartışmalar nedeniyle oluşan siyasi desteğin kaybedilmesi riski olarak sıralanıyor.

Seçime girme riski: Fiilen yasaklı hale geliriz
Mutlak butlan kararı nedeniyle, 2020'de yapılan 37. Kurultay'da seçilen yönetim partinin başına geçti.

Özel ve kurmayları, seçim takvimi başladıktan sonra YSK'ya yapılacak bir itirazın, tüm adayları fiilen "siyasi yasaklı" hale gelmesi sonucunu doğuracağını savunuyor.

Genel merkez yönetimi ise "mücbir sebep" nedeniyle kurultayın yapılamadığı gerekçesiyle, seçime girme yeterliliği için risk görmüyor.

Özel'in yakın kurmayları ise bu konuda somut bir veri olmadığına işaret ederek şu değerlendirmeleri yapıyorlar:

"Şu anda mücbir sebep, yargıdan seçime girebilir diye bir karar çıksa bile garantisi yok. Ama diyelim biz aday listelerini verdik, bir kişi YSK'ya başvursa, YSK da 'CHP, kurultayını yapmamış seçime giremez' derse biz fiilen siyasi yasaklı hale geliriz. Çünkü artık o saatten sonra başka partinin listelerinden aday da olamazsınız. Asıl tehlike bu."

20 Temmuz'da başlayacak adli tatil sürecine dikkat çeken bazı milletvekilleri, "Eğer bu tarihe kadar Yargıtay'dan bir karar çıkmazsa, yeni parti için düğmeye basılır. Zaman kaybı bizim aleyhimize olur" görüşünü savunuyor.

Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında yakalanan 18 zanlı adliyede

Silivri Belediyesindeki bazı iş ve işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da olduğu toplam 18 şüpheli adliyeye sevk edildi

15.06.2026 08:54:00
AA
Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında yakalanan 18 zanlı adliyede
Silivri Belediyesine yönelik usulsüzlük soruşturmasında yakalanan 18 zanlı adliyede

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonla gözaltına alınan 18 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Bayrampaşa Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ile Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz'un da bulunduğu şüpheliler Silivri Adliyesine sevk edildi.

Operasyon

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediye nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri ve kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ile belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu tespit edilmişti.

Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin 717 lira kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmıştı.

Tespitler doğrultusunda, Başsavcılık tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "rüşvet alma-verme", "irtikap", "nüfuz ticareti", "görevi kötüye kullanma", "ihaleye fesat karıştırma", "edimin ifasına fesat karıştırma", "imar kirliliğine neden olma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Başsavcılık, isnat edilen eylemlerin örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ile yöneticisi olduğu değerlendirilen Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'yla hareket eden diğer şüphelilerin, belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettiğine ilişkin kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle şüpheliler hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Yavuz, CHP Silivri Belediye Meclis Üyesi Aykut Batur, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar, eski CHP Silivri İlçe Başkanı İbrahim Kömür, Silivri Belediyesi Zabıta Memuru Mustafa Demirayak, Özel Kalem Müdürü Aşkın Kaynar'ın şoförü Serdar Tuna, Özbingöl Plastik ve Alüminyum Doğrama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde inşaat işçisi Yalçın Tuna, Erstream Yayıncılık AŞ'de satış personeli/emekli Pınar Kalaba, Martı Denizcilik ve Gemi İşletmeciliği AŞ'den Adem Kalaba, Spot Denizcilik AŞ'de sekreter/emekli Ayla Can, Bektaşoğlu Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Dirik, Saray Deniz Malzemeleri ve Yatçılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı Nihat Nahit Sarayönü, Kale Şömine İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şömine ustası Murat Tuna, Şah Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi şirket ortağı Gökhan Tuna, AYM Danışmanlık İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi ortağı Naci Aydın, Adem Tuna ve Gökhan Bıçak yakalanmıştı.

Polis ekipleri belediye binasında da arama yapmıştı. 

İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

14.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu'ndan Bora Balcıoğlu açıklaması: Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabından paylaşılan mesajında, Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyonda Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun gözaltına alınmasına ilişkin şunları kaydetti:

"Bu ülkede iktidara karşı seçim kazanmak suç. Silivri halkı 31 Mart'ta sandığa gitti, oyunu kullandı, Bora Balcıoğlu'nu başkanı seçti. Azılı bir suçlu gibi yine sabah baskınıyla, yine polis araçlarıyla, yine 'yolsuzluk' iddiasıyla hedef alındı. Bora başkanım; sen doğduğun topraklar için mücadele ettin. Silivri seni seçti, çünkü seni tanıyor. Biz de seninle durmaya devam edeceğiz. Silivri halkına sesleniyorum: Bu muhterislerin çaresizliğidir. Merak etmeyin biz bu kötülüğü bitireceğiz. Sandık gelecek, onlar gidecek."

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

14.06.2026 18:41:00
Haber Merkezi
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
  Beyaz et sektöründeki fiyat artışlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 29 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında tavuk eti sektöründe faaliyet gösteren firmalar hakkında inceleme başlatıldı. Rekabet Kurulu kararları ile Ticaret Bakanlığı'ndan temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılan incelemelerde, bazı şüphelilerin piyasadaki rekabeti doğrudan veya dolaylı olarak engelledikleri değerlendirildi. Bunun üzerine ekipler, 12 Haziran günü İstanbul, merkez olmak üzere Balıkesir, Bolu, Ankara, Uşak, Bursa, İzmir, Samsun, Kocaeli, Manisa, Gaziantep, Sakarya ve Muğla'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda 29 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma ve tahkikat işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Soruşturma kapsamında daha önce 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında Banvit, Erpiliç, Gedik Tavukçuluk ve Lezita Gıda'nın da bulunduğu 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştı. Operasyonda 32 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Sağlık Bakanlığı 92 hastanede genel teftiş başlattı

Sağlık Bakanlığı tarafından '3. Etap Genel Teftiş Programı' kapsamında 12 ilde toplam 10 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip 92 hastanede denetim başlatıldı

14.06.2026 16:23:00
İhlas Haber Ajansı
Sağlık Bakanlığı 92 hastanede genel teftiş başlattı
Sağlık Bakanlığı 92 hastanede genel teftiş başlattı
Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılması, hizmet süreçlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaş memnuniyetinin güçlendirilmesi amacıyla denetim faaliyetleri sürdürülüyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun talimatıyla yürütülen '3. Etap Genel Teftiş Programı' kapsamında 12 ilde toplam 10 binin üzerinde yatak kapasitesine sahip 92 hastanede kapsamlı denetim çalışması başlatıldı. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen program, geçtiğimiz yıl başlatılan denetim seferberliğinin devamı niteliğini taşıyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen '1. ve 2. Etap Genel Teftiş' programları kapsamında aralarında Antalya, Çanakkale, Muğla ve Uşak'ın da bulunduğu 19 ilde bulunan 204 kamu sağlık tesisi denetlendi ve bu süreçte 91 müfettiş görev aldı. 3 Haziran'da başlayan 3. Etap Genel Teftiş Programı kapsamında 3 Temmuz'a kadar 12 ildeki 92 hastane denetlenecek. Genel Teftiş Programlarının 4. etabı ise, bu yılın ikinci yarısında diğer illerde devam edecek.

50 müfettiş sahada görev yapıyor

Genel Teftiş Programı kapsamında görevlendirilen 50 müfettiş, sağlık tesislerinde sunulan hizmetleri yerinde inceleyerek, süreçlerin etkinliğini değerlendiriliyor. Denetimler aracılığıyla hizmet sunumunda karşılaşılabilecek risklerin tespit edilmesi, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedefleniyor.

Sağlık Bakanlığı 2025 yılında 3 bin 704 dijital denetim gerçekleştirdi

Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı bünyesinde genel teftiş programlarına ek olarak Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) de denetim süreçlerine teknik destek sağlıyor. 2025 yılında 43 REDES raporu, 49 istihbarat raporu ve 59 değerlendirme raporu düzenlenirken, 26 yönetici bilgi ekranı oluşturularak, sahada toplam 3 bin 704 dijital denetim gerçekleştirildi. REDES tarafından dijital ortamda gerçekleştirilen analizler sayesinde denetim kaynaklarının risk düzeyi yüksek alanlara yönlendirilmesi, muhtemel sorunların erken dönemde tespit edilmesi ve denetim faaliyetlerinin daha etkin şekilde yürütülmesi amaçlanıyor.

Denetimlerde vatandaş odaklı yaklaşım esas alınıyor

Cumhurbaşkanlığının ilgili genelgesi doğrultusunda yürütülen denetimlerde vatandaş odaklı bir yaklaşım benimseniyor. Bu kapsamda sağlık hizmetlerinin sunumunda önem arz eden alanlar öncelikli olarak değerlendiriliyor. Acil servisler, poliklinikler, ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri, evde sağlık hizmetleri ve hasta hakları birimleri denetim programı kapsamında yer alıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.