logo
24 MART 2026


2016 yılı böyle geçti

Sporda 2016 yılı, olimpiyatlardan, çok önemli sporcuların hayatını kaybetmesine kadar çok önemli olaylara sahne oldu

20.12.2016 00:00:00
Sporda bir önceki yıldan kalan doping, yolsuzluk ve rüşvet skandalları, 2016 yılının ilk ayında da gündemdeki yerini korudu. 

Yılın ilk ayında, Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) Etik Kurulu, rüşvet ve doping soruşturması kapsamında adeta ceza yağdırdı. IAAF'in pazarlama bölümünün eski yöneticisi Papa Massata Diack, eski Rusya Atletizm Federasyonu Başkanı Valentin Balakhnichev ve eski Rus antrenör Alexey Melnikov, ömür boyu, IAAF'in dopingle mücadele komisyonunun eski başkanı Gabriel Dolle ise 5 yıl men edildi. Dopingdeki gelişmeler bununla bitmedi. Dünya Dopingle Mücadele Ajansının (WADA) görevlendirdiği bağımsız komisyon, atletizmdeki doping iddialarına ilişkin 89 sayfalık 2. raporunu yayımladı. Raporda, 2020 Olimpiyatları'nın ev sahipliğine aday Türkiye'nin, dönemin IAAF Başkanı Lamine Diack'ın desteğini, istenilen sponsorluk ücretini ödemediği için kaybettiği kaydedildi. Raporda ayrıca doping yaptığı gerekçesiyle 8 yıl müsabakalardan men cezası alan 2012 Londra Olimpiyatları şampiyonu Aslı Çakır Alptekin'den, test sonuçlarının üstünü örtmek için para istendiği de yer aldı. Futboldaki yolsuzluk ve rüşvet skandallarının ardından 8 yıl men cezası alan UEFA Başkanı Michel Platini, 26 Şubat'ta İsviçre'nin Zürih kentinde yapılacak FIFA başkanlık seçiminde adaylıktan çekildiğini açıkladı. Tüm bunların üzerine; İngiliz yayın kurumu BBC ile ABD merkezli internet sitesi BuzzFeed'in, Wimbledon da dahil olmak üzere teniste de şike yapıldığını iddia eden belgelere ulaşması, tenisi de skandalların içine çekerek şok etkisi yarattı.

Türk voleybolu, 2016 yılına hayal kırıklığı ile başladı. 2016 Rio Olimpiyatları Avrupa Kıta Elemeleri'nde mücadele eden Türkiye, 8 ülke arasında 4. sırada yer alarak, olimpiyat biletini elinden kaçırdı.

Türk futbolu, iki önemli ismi, son yolculuğuna uğurladı
2016 yılının 2. ayı, kayıplarla başladı. Şubat ayı, yılın ilk ayına nispeten daha sakin geçerken Türk futbolu, iki önemli ismi, son yolculuğuna uğurladı.  A Milli Takım'ın eski futbolcularından Ali Beratlıgil ile Türk futbolunun efsane isimlerinden Suat Mamat, hayata gözlerini yumdu. Dünya Boks Birliği (AIBA) tarafından düzenlenen AIBA Profesyonel Boks (APB) müsabakalarında geçen yıl 75 kiloda dünya şampiyonu olan milli boksör Adem Kılıçcı, unvan koruma maçında Rus rakibi Artem Chebotarev'e nakavt olarak unvanını kaybetti. Kadın Tenisçiler Birliğinin (WTA) açıkladığı güncel sıralamaya göre, 18 Şubat 2013'te yükseldiği ilk sırada, 157 haftadır kalmayı başaran 34 yaşındaki ABD'li tenisçi Serena Williams, 156 hafta boyunca sıralamanın ilk basamağında yer alan ABD'li Martina Navratilova'yı geride bıraktı.

Türk sporcular aldıkları madalyalarla gündeme geldi
Mart ayında ise Türk sporcular aldıkları madalyalarla gündeme geldi. Galatasaray, UEFA Kulüp Finansal Kontrol Kurulu Yargı Komisyonu tarafından, finansal fair play kriterlerini yerine getirmediği gerekçesiyle UEFA organizasyonlarından 1 yıl men edilirken, Rus tenisçi Maria Sharapova'nın, Avustralya Açık'taki doping testinin pozitif çıktığını açıklaması dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Avrupa Güreş Şampiyonası'nda kadınlar 75 kiloda altın madalya kazanan Yasemin Adar, Türkiye'ye şampiyona tarihinde, kadınlardaki ilk şampiyonluğunu getirdi. Erkekler serbest stil 74 kiloda Soner Demirtaş ile grekoromen stil 130 kiloda Rıza Kayaalp'in de şampiyonluğa ulaştığı organizasyonda, Rıza, kariyerindeki 6., üst üste de 5. kez Avrupa şampiyonluğu yaşamış oldu. 

Ankara'nın göbeğinde, Kızılay'da meydana gelen terör saldırısı, Türkiye'yi yasa boğdu. Başbakanlık merkez bina, Milli Eğitim ve Adalet bakanlıklarına yaklaşık 100 metre mesafede, Atatürk Bulvarı üzerinde, otobüs durakları ve metro çıkışının olduğu bölgede gerçekleşen patlamada, Galatasaraylı futbolcu Umut Bulut'un babası Kemal Bulut da hayatını kaybedenler arasında yer aldı. Mart ayı bir doping haberiyle son buldu. Milli atlet Elvan Abeylegesse, Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Disiplin Kurulu tarafından, geriye dönük incelemede, 2007 Dünya Şampiyonası'nda alınan numunelerinde yasaklı maddeye rastlandığı gerekçesiyle 2 yıl men cezası aldı. 

Nisan ayı, Türk sporu açısından birçok "ilk"e sahne oldu
2016 yılının nisan ayı, Türk sporu açısından birçok "ilk"e sahne oldu. Cimnastik, eskrim ve teniste tarih yazan milli sporcuların yanı sıra Beşiktaş'ın uzun süredir beklenen stadı Vodafone Arena'nın açılışı gündemi meşgul eden konular arasında yer aldı. Milli eskrimci İrem Karamete, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na katılma hakkı elde ederek, tarihe geçti. İrem, kota uygulaması getirildikten sonra olimpiyatlara katılma hakkı elde eden ilk Türk eskrimci oldu. Artistik cimnastikte Ferhat Arıcan, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları'na vize alarak, cimnastikte 108 yıl sonra olimpiyatlara katılacak ilk Türk erkek sporcu olurken, TEB BNP Paribas İstanbul Cup Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası'nın tekler finalinde şampiyonluğa ulaşan Çağla Büyükakçay, dünya sıralamasının 82. basamağına çıkarak ilk 100'e giren ilk Türk kadın tenisçi unvanını aldı. Beşiktaş'ın yeni stadı Vodafone Arena'nın resmi açılışında kurdeleyi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kesti.

Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluğunu ilan etti
2016 yılının mayıs ayında Beşiktaş, Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluğunu ilan etti. Yılın 5. ayında birçok spor branşında sezon sonuna gelinirken, Spor Toto Süper Lig'in 33. haftasında 79 puana ulaşan Beşiktaş, şampiyonluğunu ilan etti. Siyah-beyazlı ekip, 1 hafta sonra aynı puanla ligi ilk sırada bitirdi ve UEFA Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılım hakkı kazandı. Bilyoner.com Kadınlar Basketbol Ligi'nde Fenerbahçe şampiyon olurken, Bayanlar Hentbol Süper Lig'de Yenimahalle Belediyespor, birincilik kupasını kaldırdı. UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Real Madrid'in, penaltılarda Atletico Madrid'e 5-3 üstünlük sağlayarak şampiyonluğa ulaşması ile milli sporcu Çağla Büyükakçay'ın, Fransa Açık'ta ana tablo maçlarının ilk turunda galip gelerek, bir grand slam'de ana tablo maçı kazanan ilk Türk kadın tenisçi olması da gündemde yer tutan haberler arasında yer aldı. 

Muhammed Ali hayatını kaybetti
2016 yılının haziran ayı, dünyanın en ünlü sporcularından Muhammed Ali'nin ölümüne tanıklık etti. Yılın 6. ayında, 20. yüzyılın en önemli sporcularından biri olarak gösterilen ABD'li eski ağır sıklet dünya boks şampiyonu Muhammed Ali, 74 yaşında Phoenix kentinde hayata gözlerini yumdu. Ünlü boksör ve aktivist, parkinson hastalığı nedeniyle uzun yıllardan beri tedavi görüyordu. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda (EURO 2016) mücadele eden Türkiye, turnuvada grup aşamasında elendi.  Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde Fenerbahçe ile Anadolu Efes arasındaki play-off final serisini 4-2 kazanan sarı-lacivertli ekip, şampiyonluğa ulaşırken, basketbolda önemli bir gelişme daha yaşandı. A Milli Kadın Basketbol Takımı, Fransa'nın Nantes kentindeki 2016 Rio Olimpiyat Oyunları Elemeleri'nde yarı finale yükselerek, üst üste ikinci kez olimpiyat oyunlarına gitmeye hak kazandı.

Avrupa futbolunun "en iyisi" belli oldu
Temmuz ayında Avrupa futbolunun "en iyisi" belli oldu. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın finalinde, normal süresi 0-0 biten maçın uzatma dakikalarında ev sahibi Fransa'yı 1-0 mağlup eden Portekiz, tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonu oldu. Avrupa Atletizm Şampiyonası'na 49 sporcuyla katılan Türk Milli Takımı, organizasyonu 4 altın, 5 gümüş ve 3 bronz olmak üzere 12 madalya ile 4. sırada tamamlayarak şampiyona tarihindeki en iyi sonucunu elde etti.  Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bakanlık bünyesindeki 245 personelin görevden uzaklaştırıldığını açıklarken, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) tüm kurulları, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamındaki güvenlik incelemeleri sebebiyle istifa etti. 


2016 Rio Olimpiyat Oyunları yapıldı
Yılın 8. ayına 2016 Rio Olimpiyat Oyunları damga vurdu. Brezilya'da 5-22 Ağustos'ta yapılan organizasyon, ilgiyle takip edildi. Türkiye, 21 branşta 103 sporcuyla mücadele ettiği oyunları 1 altın, 3 gümüş ve 4 bronz olmak üzere toplam 8 madalyayla tamamladı. Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma ağustos ayında da devam ederken, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) bünyesinde görev yapan 94 kişi ile ilişiğin kesildiği bildirildi. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ve Dünya Okçuluk Federasyonu Başkanı Uğur Erdener, yönetim kurulu üyesi olduğu Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nde (IOC) asbaşkanlık görevine getirildi. Uluslararası Paralimpik Komitesi (IPC), Rusya Paralimpik Komitesi'ni doping gerekçesiyle 2016 Rio Paralimpik Oyunları'ndan men etti. 


2016 Rio Paralimpik Oyunları gerçekleştirildi
Eylül ayının en önemli organizasyonlarından biri 2016 Rio Paralimpik Oyunları oldu. 7-18 Eylül tarihlerinde Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen oyunlara 79 sporcu ile katılan Türkiye, 3 altın, 1 gümüş ve 5 bronz olmak üzere 9 madalya kazandı. 34. sırada yer alan Milli Takım, 2004, 2008 ve 2012'deki birer altının ardından 2016'da elde ettiği 3 altın madalya ile en başarılı performansını sergiledi. Eylül ayında UEFA, yeni başkanını seçti. Slovenya Futbol Federasyonu Başkanı Aleksander Ceferin, Atina'daki seçimlerde 55 ülke federasyonundan 42'sinin oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu. Dünya Güreş Birliği'nin (UWW), her yıl geleneksel olarak yayımladığı "dünyanın en iyi güreşçileri" listesine, 18 sıklette 21 Türk güreşçi birden girdi.

Spor federasyonlarında seçimler yapıldı
Ekim ayında spor federasyonları oldukça yoğun bir seçim süreci geçirdi. Olimpiyatları takiben federasyonlarda yapılması gereken olağan genel kurullardan 28'i ekim ayı içinde gerçekleştirildi. Serbest dalış dünya rekortmeni Şahika Ercümen, kariyerine 2 dünya rekoru daha ekledi. Milli sporcu, tüpsüz olarak "değişken ağırlık paletli" kategorisinde tek nefeste 110 metreye dalmayı başarırken, ''değişken ağırlık paletsiz'' dalışta ise 93 metreyle dünya rekoru kırdı. Kadın basketbolunun unutulmaz isimleri arasına giren Nevriye Yılmaz, 36 yaşında aktif sporculuk hayatına nokta koydu. 

Yayın ihalesi yapıldı
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Dünya Dopingle Mücadele Ajansı (WADA) Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Kasım ayı yine yoğun olarak federasyon seçimleriyle geçerken, Bakan Kılıç'ın, WADA Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesi, önemli gündem madeleri arasında yer aldı. WADA, bu ay içinde başkanlık seçimine giderken, seçime tek aday olarak giren mevcut başkan Craig Reedie, 3 yıllığına daha göreve getirildi. Futbolda, Süper Lig ve 1. Lig'in yayın haklarıyla ilgili yapılan ihaleyi Digiturk aldı. Süper Lig ile TFF 1. Lig'in gelecek sezondan itibaren 5 yıl için yayın haklarını alacak kuruluşun belirlendiği ihaleyi, yıllık 500 milyon dolar+KDV teklifiyle Digiturk aldı.

Terör saldırısı, yılın son ayında ülkeyi yasa boğdu
Beşiktaş-Bursaspor maçının ardından düzenlenen terör saldırısı, yılın son ayında ülkeyi yasa boğdu. Spor Toto Süper Lig'in 14. haftasında Vodafone Arena'da yapılan Beşiktaş-Bursaspor maçının ardından, stat yakınlarında iki ayrı bombalı terör saldırısı düzenlendi. Tüm ülkeyi yasa boğan saldırılarda 37'si polis, 7'si sivil 44 vatandaş şehit oldu. Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Emniyet Genel Müdürlüğüne 3 milyon lira bağışta bulunma kararı aldı. 

Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi

Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm kapsamında yıkılan binaların bulunduğu alanlar, adeta birer harabeye dönüştü. Aradan geçen yıllara rağmen bir türlü yapılamayan inşaatlar nedeniyle araziler moloz ve çöp yığınlarıyla doldu. Bölge madde bağımlıların meskeni haline gelirken, mahalle sakinleri duruma tepki gösterdi

24.03.2026 12:17:00 / Güncelleme: 24.03.2026 12:29:28
İHA
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören'de 'Kentsel çöküntü' tepkisi
Güngören Sanayi Mahallesi'nde kentsel dönüşüm vaadiyle yaklaşık 3 yıl önce yıkılan binaların yerini modern yapılar yerine çöp ve moloz dağları aldı. Belediye ekipleri tarafından temizlenmediği iddia edilen bu alanlar, hem çevre kirliliği hem de ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri, belediyeye defalarca başvurduklarını ancak alanın bakımsız bırakılması nedeniyle tepkilerinin her geçen gün arttığını dile getiriyor.



Bölgedeki güvenlik sorununa dikkat çeken mahalle sakini Aydın Algün, durumun vahametini belirterek "Buraya akşam saat 10'dan sonra çıkamıyoruz, korkuyoruz; her türlü insan var. Kağıt toplayıcıları sürekli kamyonlarla geliyorlar, her sokaktalar. Tedirginlikten sokağa adım atamaz olduk. Ben çocuğumu bu bölgeden okula tek başına yollayamam, illa eşlik etmem gerekiyor. Burası tam 5 senedir kentsel dönüşüm adı altında bu şekilde terk edildi" şeklinde konuştu.



Kentsel dönüşüm sürecinin yanlış yönetildiğini savunan bir diğer vatandaş Halis Karakulak ise plansız yıkımlara tepki gösterdi. Karakulak, "Kentsel dönüşüm yapıyorsan ada bazlı yapacaksın. Komple yıkıp tek seferde inşaata başlayacaksın ki hem devlet hem de vatandaş kurtulsun. Burada tek bir bina yıkılıyor, bir yıl sonra yanındaki yıkılıyor. Ortaya çıkan manzara berbat. Görüldüğü gibi çevre kirlilik içinde ve burada her türlü asayiş olayı yaşanabilir" dedi.

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde başladı

24.03.2026 10:34:00 / Güncelleme: 24.03.2026 19:15:33
İHA
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti.



Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi.



Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal'ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



7 kişinin öldüğü fabrika yangınına ilişkin ilk duruşma bugün başladı. Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, Zuhal Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da bulunduğu 8 şüpheli sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemleri tamamlanan 7 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi

24.03.2026 06:16:00
İHA
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin 7 şüpheli tutuklandı
Ümraniye'de Kars36 Spor futbolcusu Kubilay Kaan Kundakçı'nın öldürülmesine ilişkin soruşturma sürüyor. Kundakçı, rapçi Vahap Canbay ile şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu'nu barıştırmak amacıyla gittiği görüşmede silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti.

Kundakçı'nın cenazesi dün memleketi Sakarya'da toprağa verilmişti.

Cinayetin aydınlatılması için çalışma başlatan polis ekipleri, aralarında Aleyna Kalaycıoğlu, annesi, türkücü İzzet Yıldızhan ile birlikte toplam 10 şüpheliyi gözaltına aldı. Aleyna Kalaycıoğlu, Zuhal Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun aralarında bulunduğu 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından sabah saatlerinde Kartal Anadolu Adliyesi'ne sevk edildi.


3 şüpheli serbest bırakıldı



B.K. savcılık ifadesinin ardından herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın, Z.K. ve A.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


7 şüpheli tutuklandı



Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu, İzzet Yıldızhan'ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu

Yaşlılık demek yeni sorunlar demek... Sağlık sorunları ister istemez uç veriyor. Buna bazen yalnızlık da eşlik edebiliyor. Peki ne yapmalı? İşte 10 tavsiye...

24.03.2026 00:20:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu
Yaşlıların formda kalmasının en iyi 10 yolu


1. Her gün mümkün olduğunca uzun ve orta hızda yürüyüş yapın. Ancak yaşlılıkta düşme riski olduğu için güvenli bir yürüyüş yeri bulmanız gerekir.
2. Varsa evinizdeki merdivenleri günde birkaç kez çıkmak da iyidir.

3. Formda kalmak için koşu ve tempolu yürüyüş yararlıdır.
4. Yüzme de yararlı sporlardan biridir. Yaşlılıkta golf ve diğer bazı sporlar da oynanabilir.

5. Günde ortalama 7-8 saat kaliteli uyku çok önemlidir.
6. Bol su içmek vücut fonksiyonlarınızı iyileştirmeye yardımcı olur. Sık sık idrar yapıyorsanız, gece su içmeyin çünkü düşme riskini artırır ve uykunuzu bozabilir.

7. Yoksullara yardım eden gruplara katılın ve hasta insanları ziyaret edin, bu ruh sağlığınızı iyileştirecektir.
8. Olumlu düşünün ve her zaman umutlu olun. Mümkün olduğunca olumlu şeyler izleyin, konuşun, duyun.

9. Affedin ve unutun. Dünyada her şey geçicidir. Herkese sevgi gösterin. Bu, içsel şifa bulmanıza ve fiziksel sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olacaktır. Bu, hayatta mutluluk için önemlidir.
10. Namaz başta olmak üzere ibadetlerinizi vaktinde yerine getirin. Günde en az yarım saat Kur'an-ı Kerim okuyun veya dinleyin. Düzenli olarak dua edin.

Şekerin vücuda 6 ciddi zararı


Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı.

24.03.2026 00:10:00
MURAT ÇORBACI
 Şekerin vücuda 6 ciddi zararı
 Şekerin vücuda 6 ciddi zararı

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), günlük enerji gereksiniminin ortalama yaklaşık 10'unun şekerden alınabileceğini ancak uzun vadeli hedefin yüzde 5 ve altı olduğunu vurgulamakta. Örneğin enerji gereksinimi 2000 kalori olan bir birey, günde maksimum 200 kalorisini basit şekerden alabilir ki bu da ortalama bir küçük porsiyon tatlıya eşit. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik, şekerli besinlerin neden tüketilmemesi gerektiğini, vücuda çok önemli zararlarını anlattı.

Kalp ve damar hastalıklarına yol açıyor

Aşırı şeker tüketimi nedeniyle karaciğerde trigliserid adı verilen yağ asitleri artarak, damar duvarlarında birikmeye başlar. Zamanla damar yapısı bozulup damar sertliği ve diğer kalp hastalıklarına yol açar. Artan şeker tüketimiyle karın çevresi yağlanması ve bel çevresinin artması kalp hastalıkları açısından önemli diğer risk faktörlerindendir. Bu nedenle şeker ve tatlı tüketimini azaltıp, kalp ve damar sağlığı için yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere, sebze, meyve, çiğ kuruyemiş vb liften zengin gıdalara beslenmede yer vermek gerekir.

İnsülin direnci ve Tip-2 diyabet riskini artırır

Şeker gibi basit karbonhidratlar yedikten sonra kana çok hızlı karışarak kan şekerini hızla yükseltir. Bu nedenle, vücudun, kan şekeri metabolizmasını düzenleyen hormonlardan biri olan insüline verdiği cevap bozularak insülin direncinin oluşmasına ve tip-2 diyabet riskinin artmasına yol açar. Özellikle ailede diyabet öyküsü olanlar şeker ve tatlıyı sınırlandırmalıdır. Eğer son zamanlarda fazla şeker tüketiyor, tatlı yeme isteğinizin arttığını düşünüyorsanız mutlaka bir hekim ile görüşüp insülin direnci ve diyabet ile ilgili kontrollerinizi yaptırmalısınız.

Karaciğer yağlanmasına neden olur

Son zamanlarda alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması gençlerde de yaygınlaşıyor. Bunun öncelikli nedenlerinin başında; basit şeker, hazır paketli ürünler ve tatlılarda kullanılan fruktoz şurubu tüketiminin artması geliyor. Sofra şekeri ve yüksek fruktoz büyük ölçüde karaciğerde işlenir ve fazla tüketildiğinde karaciğer bu enerjiyi yağa dönüştürür. Karaciğer yağlanmasının artması sağlığı olumsuz etkiler. Tüketim sıklığına ve porsiyonlara dikkat etmek, işlenmiş ve etiket bilgisinde fruktoz şurubu içeren gıdalardan uzak durmak gerekir.

Obeziteye zemin hazırlar

Yüksek şeker içeren besinler; kalorisi yüksek ve karbonhidrat ağırlıklı olup, vücut için gerekli vitamin-minerallerden ise oldukça fakirdir. Genellikle protein ve liften düşük oldukları için sık acıkmanıza, kan şekeri dengesizliği nedeniyle sürekle tatlı tüketme isteğinizin artmasına yol açar. Bu da kişiyi bitmeyen bir kısır döngüye sokarak, gün içerisinde alınan toplam kalori miktarının artmasına, kilo artışına ve uzun vadede obeziteye zemin hazırlar.

Diş çürüklerini artırır

Şeker tüketimi diş minesinin zarar görmesine, çürüklere ve buna bağlı diş kayıplarına neden olurken ağız sağlığını da olumsuz etkiler. Şekerli besin tükettikten sonra ise mutlaka dişleri fırçalamak gerekir.

Bağımlılık yaratır

Yüksek miktarda şeker tüketimi hem metabolik hem de nörobiyolojik süreçleri etkiler. Hızlı emildiği için kan şekerinde ani yükselmelere ve ardından hızlı düşüşlere neden olarak yeniden tatlı, şekerli gıda tüketme isteğine yol açar. Aynı zamanda beynin ödül merkezinde dopamin salınımını artırarak kısa süreli haz duygusu ve buna bağlı daha fazla tüketme isteğine sebep olur. Bu nedenle şeker ve tatlının ödül yerine tüketilmemesi haz duygusu ile örtüşmemesi açısından önemlidir.

Horlamaya çare yok mu?


 
 
Vücudun gece boyunca yeterince nefes alamadığını haber veren bir alarm sistemi olan horlama, sosyal bir sorun olmasının dışında, kişinin kendi sağlığı için de ciddi bir risk göstergesi olabiliyor. Peki ya çaresi?

23.03.2026 23:28:00
MURAT ÇORBACI
Horlamaya çare yok mu?
Horlamaya çare yok mu?

Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu nedenle alarmı susturmak değil, neden çaldığını araştırmak gerektiğini belirterek, "Horlama normal bir durum değildir. Her horlayan kişide ciddi bir hastalık olmayabilir; ancak hayati risk taşıyan her uyku apnesi hastalığı önce horlama ile başlar. Dolayısıyla, horlamayı basit bir ses problemi olarak görmek yerine, bir sağlık sinyali olarak değerlendirmek gerekmektedir" dedi.

Eskiden  daha çok orta yaş ve üzeri bireylerde görülen horlamaya artık 20'li yaş grubunda da sık rastlandığına işaret eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, gençlerde artış gösteren obezitenin bu durumun en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurgulayarak, "Bilgisayar başında uzun süreli oturma, düzensiz uyku alışkanlıkları, fast food ve şeker içeren yiyeceklerle beslenme ve buna bağlı kilo artışı gençlerde horlama riskini artırmaktadır. Özellikle boyun çevresindeki yağ dokusu arttıkça üst solunum yolu daralmakta ve horlama ortaya çıkmaktadır" şeklinde konuştu.

Modern yaşamla birlikte giderek artıyor

Horlama; uyku sırasında üst solunum yolundaki dokuların daralma veya gevşeme nedeniyle titreşmeleri sonucu ortaya çıkan ses olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30–40'ında zaman zaman horlama görülürken, düzenli ve kronik horlama oranı yüzde 20 civarında seyrediyor. Horlamanın görülme sıklığı ileri yaşlarda giderek artıyor. Öyle ki 30 yaş altı erkeklerde yüzde 10 oranında rastlanırken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 60'a yükseliyor. Erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, menopoz sonrası kadınlarda oran belirgin şekilde artıyor. Türkiye'de de benzer rakamlar söz konusu. Ayrıca, son yıllarda hem dünyada hem ülkemizde horlama sıklığında artış gözlendiği belirtiliyor. Bu yükselmenin en önemli nedenleri arasında; obezite, hareketsiz yaşam tarzı, uyku düzensizliği, stres, alerjik hastalıklar ve sigara kullanımındaki artış gösteriliyor.

Horlamanın başlıca nedenleri

Doç. Dr. Zerrin Boyacı, kişinin aile ve sosyal hayatında önemli sorunlar oluşturabilen horlamaya yol açan etkenleri şöyle özetliyor:
Obezite: İdeal kilonun yüzde 15 daha fazlasına sahip olan kişilerde horlama riski artmaktadır. Bunun nedeni ise boyun çevresindeki yağlanmanın üst solunum yolunu daraltması. Kadınlarda boyun çevresinin 38,10 cm'nin ve  erkeklerde 43,18 cm'nin üzerinde olması kritik değer olarak hesaplanmış.
Burun tıkanıklığı: Septum deviasyonu, konka hipertrofisi, burun çatısının darlığı gibi statik bozukluklar ile alerjik rinit, sinüzit ve polip gibi enflamatuar bozukluklar önemli sebeplerini oluşturmaktadır.
Büyük geniz eti ve bademcikler: Özellikle gençlerde hava yolunu daraltabilmektedir.
Alkol ve sigara kullanımı: Kas gevşemesi ve mukozal ödem artışına sebep olmaktadır.
Sırtüstü uyuma: Dil kökünün geriye düşmesine yol açabilmektedir.

Uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor!

Horlama ile beraber görülen ve gece ani ölümlere sebep olabilen uyku apnesi üst solunum yolunun tamamen kapanması sonucu oluşuyor.  Horlama genellikle masum nedenlerden kaynaklansa da yaşamsal risk taşıyan uyku apnesinin ilk sinyali olabiliyor! Özellikle gece nefes durmaları, sabahları yorgun uyanma, baş ağrısından yakınma, gün içinde uyku hali, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlardan biri bile horlamaya eşlik ediyorsa, zaman kaybetmeden hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor.

Uyku apnesi ani ölüme bile yol açabiliyor!

Uyku apnesinde erken tanı ve tedavi büyük önem taşıyor. Bunun nedeni ise uyku apnesinin; hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi, inme ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarına, hatta gece ani ölüme bile  yol açabilmesi. Ayrıca, insülin direnci ve kilo artışıyla kısır döngü oluşabiliyor. Tedavi edilmemiş uyku apnesi olan bireylerde trafik kazası riski de 2–7 kat artıyor. Uzun süreli uyku apnesi aynı zamanda beyinde hasara neden olarak; hafıza problemleri ve erken bilişsel gerileme riskini de artırabiliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, erken değerlendirmenin olası ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını aktarıyor.

Etkili ve kalıcı çözüm mümkün!

Erken teşhis, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle horlamanın büyük oranda kontrol altına alınabildiğini belirten Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Zerrin Boyacı, "Horlama kader değildir. Doğru değerlendirmeyle çoğu hastada etkili ve kalıcı çözümler mümkündür. Önemli olan, geceleri bu sesi duymazdan gelmemektir" diye konuşuyor. Tedavinin kişiye özel planlandığını ve altta yatan nedene göre şekillendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Zerrin Boyacı, "Basit işlemler arasında yer alan radyofrekans uygulamaları, lazer destekli işlemler ve kişiye özel burun ile ağız içi apareyler, yaygın olarak başvurulan yöntemlerdir" diyor.

Uyku apnesinde altın standart: CPAP maskesi!

Horlamaya uyku apnesi eşlik ediyorsa, tedavide altın standart yöntemin CPAP maskesi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Zerrin Boyacı, bu tedavinin uyku sırasında hava yolunun açık kalmasını sağlayarak, solunum durmalarını önlediğini ve hastanın gece boyunca yeterli oksijen almasına yardımcı olduğunu belirtiyor. 

Cerrahi yöntem gündeme gelebiliyor

Özellikle ileri düzey ve yapısal sorunların eşlik ettiği tablolarda cerrahi seçenekler gündeme geliyor. Doç. Dr. Zerrin Boyacı, uyku apnesi olanlarda maske kullanmak istemeyenler için maksillofasyal ilerletme operasyonuna, yani çenenin öne alınması ameliyatına başvurulduğunu söyleyerek, şu bilgileri paylaşıyor: "Bu ameliyatın başarı oranı yüzde 97'ye kadar ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra dil ve dil köküne yönelik cerrahiler ile yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimler de horlamanın ve üst solunum yolu daralmasının giderilmesinde tercih edilen yöntemler arasında bulunmaktadır."

Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı

Konya'nın Seydişehir ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 15 kişi yaralandı

23.03.2026 16:00:00 / Güncelleme: 23.03.2026 16:02:51
İHA
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Konya'da yolcu otobüsü devrildi: 15 yaralı
Kaza, Seydişehir Antalya kara yolunun 14'üncü kilometresi Madenli Mahallesi yol ayrımı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya'dan Konya istikametine seyir halinde olan Metro Turizm'e ait 42 ALM 699 plakalı yolcu otobüsü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak refüj bariyerlerine çarpıp yan yatarak sürüklendi.



Kaza ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kazada otobüste bulunan yolculardan 15'i yaralandı.



Yaralılar ambulanslarla Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralılardan 4'ünün sağlık durumunun ciddi olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

Katar şehitlerine hüzünlü tören

Katar'da helikopterin düşmesi sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can, Ankara'da son yolculuklarına uğurlandı

23.03.2026 15:30:00 / Güncelleme: 23.03.2026 15:32:59
AA
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar şehitlerine hüzünlü tören
Katar'da düşen helikopterde şehit olan Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can için Çankaya'daki Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde öğle namazını müteakip cenaze töreni düzenlendi.

Şehitlerin ailesi ve yakınları taziye dileklerini kabul ederken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da aileleri yanlarında bulunarak teselli etti.

Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, bazı kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Kürşad Zorlu ve Ömer İleri, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, Katar'dan askeri yetkililer ve çok sayıda vatandaş da katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gönderdiği çelenk de Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nin avlusunda yer aldı.

Şehitlerin cenazesi, cenaze namazının ardından tekbirler eşliğinde cenaze arabasına konuldu.

Polislerden oluşan bando eşliğinde cenaze arabasına taşınan şehitlerden Kahraman'ın cenazesi toprağa verilmek üzere Cebeci Şehitliğine, Can'ın cenazesi ise Güdül'e götürüldü.

İBB Davası'nda üçüncü hafta

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davası, geçen hafta savunması tamamlanmayan Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın savunmasıyla 8'inci günde devam ediyor

23.03.2026 10:52:00
Haber Merkezi
İBB Davası'nda üçüncü hafta
İBB Davası'nda üçüncü hafta
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmanın 8'inci gününde, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi.

Tutuklu sanıklar saat 10.15 itibarıyla jandarma eşliğinde salona getirilmeye başlandı. İzleyici kısmından ise sanık yakınları, tutukluların isimlerini söyleyerek selamlamaya çalıştı. Ekrem İmamoğlu saat 10.40'da salona getirildiğinde ise tüm tutuklu sanıklar ayağa kalktı. Avukatların olduğu bölüme el sallayan İmamoğlu, bazı tutuklu sanıklarla tokalaşıp, sarıldı, bu sırada izleyiciler yine alkışlarla "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganı attı.

Ali Sukas, geçen hafta 3 saaat süren 69 sayfalık savunmasının 45 sayfalık kısmını tamamlayabilmişti. Sukas, kalan 24 sayfalık savunmasına  devam ediyor.

Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen, bu eğitim ve öğretim yılının ikinci ara tatilinin ardından dersbaşı yaptı

 

23.03.2026 10:34:00
Anadolu Ajansı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı
Ara tatil sonrası ilk ders zili çaldı

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) takvimi doğrultusunda ikinci dönem ara tatili 16-20 Mart tarihlerinde uygulandı.

Öğretmenler, ara tatilde mesleki çalışma programlarını okula gitmeden çevrim içi olarak gerçekleştirdi.

İkinci ara tatilin ardından ülke genelinde merkez ve tüm ilçelerde yaklaşık 18 milyon öğrenci, 1,2 milyon öğretmen dersbaşı yaptı.

Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki Nasreddin Hoca Ortaokulu'ndaki öğrenciler de sabah saatlerinde okullarına geldi.

Bahçede İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından öğrenciler sınıflarına geçti. Öğretmenler de ara tatilin ardından ilk dersini verdi.

Okulun 5. sınıf öğrencilerinden Mehmet Akif Bican, ara tatilde bol bol kitap okuduğunu ve ailesiyle vakit geçirdiğini söyledi.

Ramazan Bayramı dolayısıyla büyüklerini ziyaret ettiğini belirten Bican, "Onlardan harçlık topladım. Özellikle bol bol dinlendim ve ders çalıştım." dedi.

6. sınıf öğrencisi Sena Kalem de ara tatil sonrası sınavları başlayacağı için ders çalıştığını aktardı.

Aynı zamanda ara tatilde dinlenme fırsatı bulduğunu da kaydeden Kalem, "Bayram dolayısıyla büyüklerimi ziyaret ettim, bayramlaştım. Ellerini öptüm ve şeker topladım." diye konuştu.

LGS sınavı 14 Haziran, YKS 20-21 Haziran'da yapılacak

Resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında öğrenim gören öğrenciler, fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına seçilmesi amacıyla Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 14 Haziran'da yapılacak.

Lise son sınıf öğrencileri ile mezunlar, 20-21 Haziran'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) heyecanını yaşayacak. YKS birinci oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT) 20 Haziran'da, ikinci oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ve üçüncü oturum Yabancı Dil Testi (YDT) ise 21 Haziran'da yapılacak.

2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci dönemi 26 Haziran'da sona erecek.

"Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, NSosyal hesabından ara tatil sonrası okulların açılmasına ilişkin paylaşımda bulunarak, şunları kaydetti:

"Sevgili öğrencilerim, bayram sevinciyle birleşen ara tatilde dinlenerek zihinlerinizi tazelediniz. Arkadaşlarınızla oyunlar oynayarak tatilin tadını doyasıya çıkardınız. Bu kısa aranın ardından bugün okullarımıza kavuştuk. Şimdi hedeflerimizi belirleyerek bu doğrultuda çalışma vakti. Yeni dönemde sizlere rehberlik eden ve her zaman sizi destekleyen kıymetli öğretmenlerimize çalışmalarında kolaylıklar, sizlere başarılar diliyorum. Haftanız güzel olsun." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.