2025 orman yangınları ve iktidara eleştirilere
Türkiye, her geçen yıl daha da şiddetlenen orman yangınlarıyla mücadele ediyor
02.08.2025 00:24:00
Abdülkadir Gündoğdu
Abdülkadir Gündoğdu





Türkiye, her geçen yıl daha da şiddetlenen orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Özellikle son yıllarda yaşanan büyük felaketler, 2025 yangın sezonu için alınan önlemleri ve bu önlemlerin yeterliliğini gündemin ilk sırasına taşıyor.
Hükümetin yangınlarla mücadele kapasitesini artırma çabaları bir yandan devam ederken, muhalefet ve uzmanlardan gelen eleştiriler, alınan tedbirlerin hala yetersiz kaldığı yönünde yoğunlaşıyor.
Alınan Önlemler Neler?

Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumlar, 2024 ve önceki yıllardaki yangın tecrübelerinden ders çıkararak 2025 yangın sezonu için bir dizi yeni önlem aldıklarını duyurdu. Bu önlemler genellikle şu başlıklar altında toplanıyor:
Hava Müdahale Kapasitesinin Artırılması: Yangın söndürme uçakları ve helikopter filolarının genişletilmesi hedefleniyor. Kiralanan veya satın alınan yeni hava araçlarıyla ilk müdahale süresinin kısaltılması amaçlanıyor.
İnsan Kaynağının Güçlendirilmesi: Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesinde yangın işçisi sayısının artırılması, gönüllü itfaiyecilik eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve yangınla mücadelede koordinasyonun güçlendirilmesi planlanıyor.
Teknolojik Gözetim Sistemleri: Yangın gözetleme kulelerine ek olarak, dronlar, yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri ve uydu görüntüleme teknolojileri ile ormanların daha etkin bir şekilde izlenmesi hedefleniyor.
Yangın Şeritleri ve Yollarının Açılması: Orman içlerinde yangının yayılmasını önleyecek fiziki şeritlerin oluşturulması ve yangına müdahale yollarının genişletilmesi çalışmaları devam ediyor.
Halkın Bilinçlendirilmesi ve Katılımı: Yangın risklerine karşı halkın bilinçlendirilmesi kampanyalarının yoğunlaştırılması ve yerel halkın yangın söndürme çalışmalarına daha aktif katılımının teşvik edilmesi öngörülüyor.
Mevzuat Düzenlemeleri: Yangına neden olan eylemlerin cezalarının artırılması ve orman alanlarının imara açılmasını engelleyici düzenlemeler üzerinde duruluyor.
Muhalefet ve Uzmanlardan Eleştiriler

Hükümetin açıkladığı önlemlere karşın, muhalefet partileri ve alanında uzmanlar, bu tedbirlerin yeterliliği konusunda ciddi endişeler taşıyor. Eleştirilerin odaklandığı temel noktalar şunlar:
Yetersiz Hava Aracı Filosu: En büyük eleştiri, Türkiye'nin kendi envanterindeki yangın söndürme uçağı sayısının hala çok yetersiz olmasıdır. Kiralamalarla geçici çözümler üretildiği, ancak kalıcı ve yeterli bir ulusal filonun oluşturulamadığı belirtiliyor. Özellikle büyük yangınlarda aynı anda birden fazla noktaya müdahale kapasitesinin sınırlı kaldığı vurgulanıyor.
Orman Yangınları Yönetimindeki Koordinasyon Eksikliği: Farklı kurumlar arasındaki koordinasyonun zaman zaman aksadığı, müdahale ekiplerinin sahadaki iletişimsizliği ve komuta kademesinde yaşanan sorunların yangınların büyümesine neden olduğu iddia ediliyor.
İklim Değişikliği Gerçeğine Uyumsuzluk: Uzmanlar, küresel iklim değişikliğinin Türkiye'de yangın riskini artırdığını ve alınan önlemlerin bu yeni gerçekliğin büyüklüğü karşısında yetersiz kaldığını ifade ediyor.
Sadece yangın söndürmeye odaklanmanın yetersiz olduğu, yangınların önlenmesi ve orman ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı direncinin artırılması yönünde daha kapsamlı stratejilere ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Personel Eksikliği ve Eğitimsizlik: Yangınla mücadele eden personelin sayısının hala yetersiz olduğu, özellikle kırsal kesimlerdeki yerel halkın ve gönüllülerin yeterli eğitimi alamadığı eleştirileri dile getiriliyor.
İmar Baskısı ve Orman Varlıklarının Korunması: Bazı muhalif kesimler, yangın sonrası yanan orman alanlarının imara açılma endişesinin hala devam ettiğini ve bu durumun yangınların çıkış nedenleriyle ilgili soru işaretleri yarattığını belirtiyor. Yanan alanların hızla ağaçlandırılması ve imara kapalı tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Bütçe Yetersizliği: Yangınla mücadele için ayrılan bütçenin, artan yangın riski göz önüne alındığında yetersiz kaldığı ve kalıcı çözümler için daha fazla yatırım yapılması gerektiği savunuluyor.
Sonuç ve Beklentiler
2025 yangın sezonu, Türkiye için iklim değişikliğinin artan etkileriyle mücadele eden bir dönemi temsil ediyor.
Hükümetin aldığı önlemler, yangınlarla mücadele kapasitesini artırma yönünde atılmış adımlar olsa da, muhalefet ve uzmanların eleştirileri, daha radikal ve kapsamlı stratejilere ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.
Hava filosunun güçlendirilmesi, insan kaynağının nitelik ve nicelik olarak artırılması, koordinasyonun sağlanması ve iklim değişikliğinin getirdiği yeni risklere karşı uzun vadeli planlamalar, Türkiye'nin yangın felaketleriyle mücadelesindeki başarısını belirleyecek anahtar faktörler olacak gibi görünüyor.
Hükümetin yangınlarla mücadele kapasitesini artırma çabaları bir yandan devam ederken, muhalefet ve uzmanlardan gelen eleştiriler, alınan tedbirlerin hala yetersiz kaldığı yönünde yoğunlaşıyor.
Alınan Önlemler Neler?

Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumlar, 2024 ve önceki yıllardaki yangın tecrübelerinden ders çıkararak 2025 yangın sezonu için bir dizi yeni önlem aldıklarını duyurdu. Bu önlemler genellikle şu başlıklar altında toplanıyor:
Hava Müdahale Kapasitesinin Artırılması: Yangın söndürme uçakları ve helikopter filolarının genişletilmesi hedefleniyor. Kiralanan veya satın alınan yeni hava araçlarıyla ilk müdahale süresinin kısaltılması amaçlanıyor.
İnsan Kaynağının Güçlendirilmesi: Orman Genel Müdürlüğü (OGM) bünyesinde yangın işçisi sayısının artırılması, gönüllü itfaiyecilik eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve yangınla mücadelede koordinasyonun güçlendirilmesi planlanıyor.
Teknolojik Gözetim Sistemleri: Yangın gözetleme kulelerine ek olarak, dronlar, yapay zeka destekli erken uyarı sistemleri ve uydu görüntüleme teknolojileri ile ormanların daha etkin bir şekilde izlenmesi hedefleniyor.
Yangın Şeritleri ve Yollarının Açılması: Orman içlerinde yangının yayılmasını önleyecek fiziki şeritlerin oluşturulması ve yangına müdahale yollarının genişletilmesi çalışmaları devam ediyor.
Halkın Bilinçlendirilmesi ve Katılımı: Yangın risklerine karşı halkın bilinçlendirilmesi kampanyalarının yoğunlaştırılması ve yerel halkın yangın söndürme çalışmalarına daha aktif katılımının teşvik edilmesi öngörülüyor.
Mevzuat Düzenlemeleri: Yangına neden olan eylemlerin cezalarının artırılması ve orman alanlarının imara açılmasını engelleyici düzenlemeler üzerinde duruluyor.
Muhalefet ve Uzmanlardan Eleştiriler

Hükümetin açıkladığı önlemlere karşın, muhalefet partileri ve alanında uzmanlar, bu tedbirlerin yeterliliği konusunda ciddi endişeler taşıyor. Eleştirilerin odaklandığı temel noktalar şunlar:
Yetersiz Hava Aracı Filosu: En büyük eleştiri, Türkiye'nin kendi envanterindeki yangın söndürme uçağı sayısının hala çok yetersiz olmasıdır. Kiralamalarla geçici çözümler üretildiği, ancak kalıcı ve yeterli bir ulusal filonun oluşturulamadığı belirtiliyor. Özellikle büyük yangınlarda aynı anda birden fazla noktaya müdahale kapasitesinin sınırlı kaldığı vurgulanıyor.
Orman Yangınları Yönetimindeki Koordinasyon Eksikliği: Farklı kurumlar arasındaki koordinasyonun zaman zaman aksadığı, müdahale ekiplerinin sahadaki iletişimsizliği ve komuta kademesinde yaşanan sorunların yangınların büyümesine neden olduğu iddia ediliyor.
İklim Değişikliği Gerçeğine Uyumsuzluk: Uzmanlar, küresel iklim değişikliğinin Türkiye'de yangın riskini artırdığını ve alınan önlemlerin bu yeni gerçekliğin büyüklüğü karşısında yetersiz kaldığını ifade ediyor.
Sadece yangın söndürmeye odaklanmanın yetersiz olduğu, yangınların önlenmesi ve orman ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı direncinin artırılması yönünde daha kapsamlı stratejilere ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Personel Eksikliği ve Eğitimsizlik: Yangınla mücadele eden personelin sayısının hala yetersiz olduğu, özellikle kırsal kesimlerdeki yerel halkın ve gönüllülerin yeterli eğitimi alamadığı eleştirileri dile getiriliyor.
İmar Baskısı ve Orman Varlıklarının Korunması: Bazı muhalif kesimler, yangın sonrası yanan orman alanlarının imara açılma endişesinin hala devam ettiğini ve bu durumun yangınların çıkış nedenleriyle ilgili soru işaretleri yarattığını belirtiyor. Yanan alanların hızla ağaçlandırılması ve imara kapalı tutulması gerektiği vurgulanıyor.
Bütçe Yetersizliği: Yangınla mücadele için ayrılan bütçenin, artan yangın riski göz önüne alındığında yetersiz kaldığı ve kalıcı çözümler için daha fazla yatırım yapılması gerektiği savunuluyor.
Sonuç ve Beklentiler
2025 yangın sezonu, Türkiye için iklim değişikliğinin artan etkileriyle mücadele eden bir dönemi temsil ediyor.
Hükümetin aldığı önlemler, yangınlarla mücadele kapasitesini artırma yönünde atılmış adımlar olsa da, muhalefet ve uzmanların eleştirileri, daha radikal ve kapsamlı stratejilere ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.
Hava filosunun güçlendirilmesi, insan kaynağının nitelik ve nicelik olarak artırılması, koordinasyonun sağlanması ve iklim değişikliğinin getirdiği yeni risklere karşı uzun vadeli planlamalar, Türkiye'nin yangın felaketleriyle mücadelesindeki başarısını belirleyecek anahtar faktörler olacak gibi görünüyor.




















































































