logo
15 MART 2026


28 Şubat bitmedi

Başyazarımız Muharrem Bayraktar'ın sunduğu Diyalog Özel programına kurmaylarıyla birlikte katılan Prof. Dr. Haydar Baş, "Bizim için 28 Şubat bitmedi ki. Aynı gizleme, aynı iftira, aynı fitne, aynı dedikodu bugün devam ediyor" dedi

02.03.2015 00:00:00
ORHAN DEDE / TRABZONBağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Başyazarımız Muharrem Bayraktar'ın sunduğu Diyalog Özel programında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Programa Bağımsız Türkiye Partisi kurmaylarından Dr. Abdullah Terzi, Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Mehmet Emin Koç, Fuat Şengül, Selim Kotil, Ahmet Erimhan, İbrahim Berk, Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Harun Kayacı, Zeki Garaçoğlu, Nihat Hekimoğlu, Recep Bahar ve Emre Polat da katıldı. Kurmay kadrosuyla birlikte katıldığı programda çarpıcı açıklamalarda bulunan BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Atatürk'e yönelik yapılan saldırlar hususunda önemli açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Mustafa Kemal Atatürk ve Türk milleti hakkında ne kadar garip, hakikat dışı ve iftiralar ve sözler varsa Yunan istihbaratı ve İngiliz istihbaratının uydurmalarıdır. Yunan istihbaratının verdiği bilgiler ve yaptığı propagandalar bir bakıyorsunuz Türk milletine ve devletine karşı olanların o devlete sahip çıkanlara yamadıkları şeylerdir. Hatta ben 20 sene kadar önce 'Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler' adlı eseri hazırlarken hayretler içerisinde kaldım. İngiliz Sömürgeler Bakanlığı'nın tespit ettiği kurallardan bugün hayata geçmeyen bir tanesi kalmadı. Yani bu İngiliz Sömürgeler Bakanlığı ajanlarının faaliyetleridir. Önümü, sağıma ve soluma bakıyorum, bugüne kadar İslam adına kişilerin bunlarla birlikte hizmet ettiklerini, yani bunların ideal bir gaye olarak ortaya koyup hizmet ettiklerini gördüm. Ben hayretler içerisinde kaldım. Araştırmalarıma biraz daha devam ettirdim, Mustafa Kemal'in şeceresini araştırma esnasında baktım ki, O'na yapılan iftiraların tamamı Yunan istihbaratı tarafından ortaya atılmış iftiralar. Bugün Atatürk'e saldıranlar da onların tellallığını yani sözcülüğünü yapıyorlar." Bizim için 28 Şubat bitmediProgramda 'Bizim açımızdan 28 Şubat darbe süreci bitmedi' diyen Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 28 Şubat 1997'de başlayan baskılar hiç eksilmeden aynen devam ettiğini söyledi. BTP Genel Başkanı şunları söyledi: "Bizim için 28 Şubat bitmedi ki. Aynı gizleme, aynı iftira, aynı fitne, aynı dedikodu bugün devam ediyor. Rus bilim adamlarının 'Kapitalizm tarihi gömüldü' dediği devrimi Türkiye'de bilen var mı? Var, biz dilimiz döndüğü kadarıyla anlattık. Kısaca 28 Şubat bitmedi. O gün 28 Şubat bize yapıldı. Hala devam ediyor. Çok sıkıntı çektik. Jandarma gelip o zaman evimin etrafını sarmıştı. Haftada bir Emniyete gidiyoruz. Ne yapmışız? Hiçbir şey? Bir taraftan bunları yaşıyoruz diğer taraftan da bize hem 'devletin, ordunun adamı' diyorlar hem de 'irticanın başıdır' iftirayı yapıyorlar. Bu kadar büyük fitne ve münafıklık vallahi tarih yaşamadı. Yani bir tarafta radikalizmin doruk noktasında gösteriyorsun bir tarafta da devletin en güçlü adamı gösteriyorsun. Hangisi doğru? Böyle bir şey olamaz. Ben buradan yüce milletimin bunları görmesini istiyorum. Zaten gördüğü gün bu çileler biter. Hangi çile? Sadece benim değil milletin çilesi de biter. Milletime sesleniyorum; Lütfen 28 Şubat'ın asıl mağdurlarına sarılın ve beraber olun. Bakın o zaman Türkiye'de neler oluyor."Demokratik krallığa gidişProgramda Süleyman Şah Türbesi'nin taşınması olayının Türkiye'de bazı gündemleri gizlemek için yapıldığına dikkatleri çeken BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Durup dururken Süleyman Şah Türbesi'yle ne işin var senin? Niye? İç Güvenlik Yasası çıkacak amaç bunu gizlemek. Asıl mesele bu. Polis devleti diyorlar, yok yahu ne polis devleti. Bu devlet olmayan ve milleti esaret altına alarak, bir tek kişinin hükümranlığının ilanıdır, başka bir şey değil. Bunu zaten ilk referandumda, seçim konuşmalarında ben söyledim. Bu anayasa kifayetsiz değil. Yani sen vatandaşına hizmet edeceksin, maaş vereceksin, iş bulacaksın, iş yeri açacaksın anayasa yapamazsın mı diyor? Böyle bir şey yok. Bunların hiçbirini yapmıyorsun referandum yoluyla anayasanın bazı maddeleri değişecek diyorsun. Anayasa değiştirildi peki ne değişti? Bunların gayesi bu değil. Nedir? Demokratik krallığa gitmektir. Hatırlıyor musunuz 'Türkiye'de demokratik krallık ilan edilecek, haberiniz olsun' diye uyarıda bulunmuştuk. Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve halka bakın, sizin okuduklarınıza ve dinlediklerinize bakın ve cevap verin krallığa mı gidiyoruz, demokrasiye mi gidiyoruz? Krallığa gidiyoruz değil mi? Krallık olduktan sonra eyvah demenin de bir kıymeti yok. Can, mal ve namusu feda ederek ilan ettiğimiz bu sistemi bir tane adamcağızın heveslerine kurban ediyoruz, olay bu."Milleti rahat ettiremediler"Bizim dediklerimizden kopya çekenler seçim zamanı halka çeşitli vaatlerde bulunuyorlar. Bu insanların bana ait sosyal devlet projelerini hayata geçirmelerine asla imkân yoktur" diyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: "İktisadi bütün kurumları sattılar, bir şey kalmadı. Devletin bunlardan elde ettiği vergi gelirleri kayboldu. Yollar satıldı, köprüler satıldı, limanlar satıldı. Hatırınıza ne geliyorsa hepsi satıldı. Şu anda KİT'lerin devlete verecekleri bir kuruş yok. Yetmedi bu kurum ve kuruluşlarda çalışan işçilerin çoğu işsiz kaldı. Böyle bir Türkiye tablosunu bu arkadaşlar meydana getirdiler. Ama bunların bence bir kusuru da yok. Ben Sayın cumhurbaşkanımızın ekonomik mantığını çok iyi bilirim. Bu arkadaşımız kendinin bildiği için şunu yapacağım, bunu yapacağım diye millete bir şey söylemedi. Millet kendi kendine bir efsane Tayyip üretti. Elinde bunun sihirli bir değnek var, uzatıyor yollar yapılıyor,  uzatıyor apartmanlar yapılıyor, uzatıyor işler açılıyor. Kafasında böyle bir şey kurdu. Yetmedi, Cenabı Hak (cc) seni bir köye muhtar yapmazlarken sana cumhurbaşkanlığı verdi. Bu senin emeğin ve gücünden değil. Allah seni dün de denedi, bugün de deniyor ve denemeye de devam edecek. Şimdi böyle bir pozisyondayız. Peki, bu pozisyona bu arkadaşlarımız geldi de millet rahat etti mi? Vatandaşın durumu ortada. Kısaca şartlar o kadar kötüye gitti. Tarım gerçekten bitti. Anadolu'da 3 bin hane olan yerler var. Bunlar beldeydi şimdi mahalle oldu. Geçmişte 100 hane olan köylerde şimdi 5 hane var. 10 hane olan köye ben rastlamadım. Öyle ki yetiştirdikleri altın değerinde olan ürünler bugün para etmiyor. 5 ürettiğini 3'e 4'e satmak zorunda kalan köylü üretimi terk etti." 'Onlar yapamaz ama biz yaparız'"Bu vatan bizimdir bizim kalacak" diyerek yola çıktıklarını söyleyen BTP Genel Başkanı Türkiye'nin sorunlarının tamamını çözeceklerini söyledi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: "Cumhurbaşkanı Erdoğan Merkez Bankası'na faizleri düşür diyor. Tamam, güzel de Merkez Bankası'nı bağımsız yapan sensin. Yani Türk milletine ait değil, başka güçlerin mantığına göre iş yapacaksın. Şimdi neyin hesabını soruyorsun? Zaten mesele sadece faiz de değil. O zaman ben buradan Sayın Cumhurbaşkanı'na sesleniyorum; 'Hadi Başbakan'a talimat ver, gelir vergilerini ve sigorta vergilerini yüzde 50 azaltacaksın.' Hodri meydan ben yapacağım. Ama sen yapamazsın. Bilmiyorsun ki işi. Ben yüzde 50 değil yüzde 80, yüzde 90 azaltacağım, hatta hiç almayacağım. Sen bunu bilmezsin. Hadi talimat ver Başbakana enerji ücretlerini azalt. Sen yapamazsın, ama Haydar Hoca yapar. Bu işin kitabını yazan adam benim. Kredi faizlerini düşür, sıfır yap. Elini öpeyim senin. Ama bunların hiçbirini yapamazsın. Bunları yapamadığın için de işte o kredi faizleri, vergiler, sigorta giderleri, işçi giderleri, enerji giderleri, kiralar ve maaşlar senin imal ettiğin mamulün üzerine eklenir ve enflasyon denilen bela sırtına yüklenir. Sen bunu biliyor musun? Yok. O zaman dinle beni. 'Hocam nasıl yapacağı' de sana ben bu konuda hocalık yapayım."PKK'nın post modern darbesi Programda terörist başı Öcalan'ın silahların bırakılması çağrısını değerlendiren Hukukçu İbrahim Berk, "Yeni Türkiye'de bu defa post modern darbeyi PKK yaptı" dedi. İbrahim Berk şöyle konuştu: "İmralı'daki Abdullah Öcalan'ın on emrini, Dolmabahçe Sarayı'nda HDP adına PKK'yla görüşmeleri yürüten ekip ve Başbakan Yardımcısı bir arada Türkiye'yle paylaştılar.  Dolayısıyla AKP 'vesayetten kurtulduk, askeri vesayete son verdik' derken öbür taraftan terörün vesayeti altına Türkiye'yi ve iktidarı almış olduğunu gördük. Anlarsın ya cinsinden 10 madde dinledik. Burada yeni bir şey yok. Öcalan geçmişte de silahların bırakılacağını söylemişti ama bırakmadıklarını gördük. Şimdi de iktidara belli maddeler dayatılıyor ama o maddelerin sadece başlıkları konuşuluyor. Detayları ise taraflar arasında biliniyor. Burada taraflar Cumhurbaşkanının ifadesiyle iki maymunu oynuyor. Siyaset cenahı da iki maymunu oynuyor. Bir taraftan Davutoğlu 'Artık silahların gömüldüğü bir devre uyanıyoruz' diye pembe tablolar çizerken öbür taraftan işte cumhurbaşkanı burada silahı Türk ordusu değil de PKK bırakacakmış gibi bir polemikle güya zoru gösteriyormuş gibi yapıyor. Esasen burada PKK silahla elde edemediklerini müzakereyle elde etmiş oluyor. Herkes silahların bırakılması boyutunu öne çıkarmaya çalışıyor ama HDP, PKK ve Kandil 'bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Önce biz bu 10 maddenin iktidar tarafından nasıl uygulanacağını göreceğiz" diyor. Enteresan bir tablo ortaya çıkmış durumda. Hükümet seçimlere giderken örgütle yürüttüğü müzakereler çerçevesinde cumhuriyet tanımını, vatandaş tanımını, millet tanımını ve anayasanın değiştirilemez maddelerini değiştirmeyi karşı tarafa taahhüt ettiğini aslında deşifre etmiş oluyor. Bugün Türk milletinin bütünlüğünün dinamitlendiği bir dönemdir.  

BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi

İran'ın, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini sosyal medya hesabından değerlendiren BTP lideri Hüseyin Baş, "4 Mart'ta Trabzon'da yaptığım konuşmada Amerika'nın bu sebepten savaşa girdiğini anlatmıştım. İran doğru yerden gidiyor" ifadelerini kullandı

14.03.2026 15:08:00 / Güncelleme: 14.03.2026 18:06:35
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi
BTP lideri Hüseyin Baş, "İran'ın Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini" değerlendirdi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran'ın, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin vermesini değerlendirdi.

BTP lideri, 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığı konuşmada ABD'nin bu sebepten dolayı savaşa girdiğini anlattığını hatırlattı. Hüseyin Baş, paylaşımında şunları ifade etti:

"İran, Yuan ile ödeme yapan gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermeyi değerlendiriyor. 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığım konuşmada Amerika'nın bu sebepten savaşa girdiğini anlatmıştım. İran doğru yerden gidiyor."

BTP liderinin 4 Mart'taki o tarihi konuşması

BTP lideri Baş, 4 Mart'ta Trabzon'da yaptığı konuşmada şu tespitlerde bulunmuştu:

"Şimdi olayın mihenk taşı noktasına geliyorum; Amerika hem Venezuela'ya, hem Çin'e, hem İran'a, 'Siz aranızda ticaret yaparken kendi milli paralarınızı kullanmayacaksınız, Amerikan doları kullanacaksınız' diyor. IMF'nin para sepetinde doların yüzde 78-79 olan kullanım ağırlığının son yıllarda yüzde 40'lara kadar düşmesiyle Amerika'nın saldırganlaşması aynı döneme denk geliyor.

Yani neymiş Amerika'nın derdi? Dünyada kullanılan rezerv paranın Amerikan doları olarak kalması! Çünkü adam matbaasında parayı, kağıdı yeşile boyuyor, üzerine rakamları yazıyor ve her şeyi dünyadan satın alıyor.

Şimdi dünya uyandı ve 'Biz petrol alıp satıyoruz, altın alıp satıyoruz, alüminyum alıp satıyoruz, bırak onu eve pirinç alıyoruz, baklagil alıyoruz, ekmek alıyoruz. Bu ticaretlerin tamamından Amerika para kazanıyor, oturduğu yerden. Buna ihtiyaç yok. Biz kendi paralarımızı kullanalım ticaretlerimizde. Böylelikle daha karlı oluruz' dedi.

Bunun üzerine ABD düğmeye bastı. Bütün dünyayı olağanüstü derecede kaosa sürüklüyor...

Dünya değişiyor. Dünyanın her kıtasını etkileyen Asya'yı, Ortadoğu'yu, Avrupa'yı, Amerika kıtasını etkileyen bir para savaşından bahsediyoruz. Benim paramı kullandın, kullanmadın, kendi paranı rezerv para yaptın, yapmadın. Kavga bu.

Şimdi gelelim olayın en önemli noktasına. Bütün bu kavga nereden çıktı? Trabzon'un evladı Prof. Dr. Haydar Baş'ın 2005 yılında Milli Ekonomi Modeli'nde yazdığı, 10 farklı uluslararası kongreyle 200'den fazla akademisyene  teyit ettirdiği Milli Ekonomi Modeli'ndeki milli paralarla ticaret dediğimiz olay bugün dünyanın seyrini değiştiren olay oldu...

Bu bahsettiğimiz Milli Ekonomi Modeli bizim parti programımız. Bağımsız Türkiye Partisi iktidar olunca Milli Ekonomi Modeli'ni hayata geçirecek. Bağımsız Türkiye Partisi'nin programı dünyada hiçbir siyasi partide bu yok."

Tarihçi Ortaylı'nın cenaze programı belli oldu


 
Prof. Dr. İlber Ortaylı, 16 Mart'ta son yolculuğuna uğurlanacak. Ortaylı, hocası Halil İnalcık gibi Fatih Camisi Haziresi'nde defnedilecek.

14.03.2026 02:02:00
HABER MERKEZİ/AA
Tarihçi Ortaylı'nın cenaze programı belli oldu
Tarihçi Ortaylı'nın cenaze programı belli oldu

Tarihçi, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, İstanbul'dan son yolculuğuna uğurlanacak. Ailesinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, usta tarihçi için 16 Mart saat 11.00'de Galatasaray Üniversitesi'nde anma töreni düzenlenecek.

Ardından usta tarihçinin cenaze namazı Fatih Camisi'nde ikindi namazını müteakip kılınacak ve Fatih Camisi Haziresi'nde defnedilecek. Ailesi, açıklamada ayrıca cenazeye çiçek gönderilmemesini, arzu edenlerin Türk Eğitim Vakfına bağış yapmalarını rica etti.

Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri netleşti


 
Bu yıl hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidecek hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri erişime açıldı.

14.03.2026 01:23:00
HABER MERKEZİ/AA
Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri netleşti
Hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri netleşti

Diyanet İşleri Başkanlığının internet sayfasında yer alan bilgiye göre, "2026 Yılı Hac Organizasyonu" kapsamında hacı adaylarının kafile ve uçuş bilgileri belli oldu. Hacı adayları, kafile ve uçuş bilgilerini "www.hac.gov.tr" adresinden öğrenebilecek.

İlk kafilenin Nisan ayı sonu gibi Mekke'ye uçması bekleniyor. 

Gençlerin kalbi neden tekliyor?


 
Dünya genelinde kalp ve damar hastalıkları en sık ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 30’una karşılık geliyor.

14.03.2026 01:12:00
MURAT ÇORBACI
Gençlerin kalbi neden tekliyor?
Gençlerin kalbi neden tekliyor?

Uzmanlara göre son yıllarda dikkat çeken gelişmelerden biri ise kalp krizinin daha genç yaş gruplarında görülmeye başlaması. Koç Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Erol Gürsoy, genç yaşta görülen kalp damar hastalıklarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Kalp damar hastalıkları artık yalnızca ileri yaş grubuna ait değil. Yoğun stres, düzensiz uyku, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve genetik faktörler genç yaşta da ciddi damar tıkanıklıklarına yol açabiliyor. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya eforla gelen baskı hissi mutlaka ciddiye alınmalı." Gürsoy, kalp damar hastalıklarının dünya genelinde en sık ölüm nedeni olmaya devam ettiğini belirterek düzenli kontrol ve erken başvurunun hayati önem taşıdığını vurguladı. Bu hastalıkların büyük bölümünün düzenli kardiyoloji takibi ve risk faktörlerinin kontrol edilmesiyle önlenebileceğini ifade etti.

5 temel risk faktörü

• Kronik stres ve yoğun iş hayatı. Yüksek tempo, uzun çalışma saatleri ve sürekli zihinsel baskı damar sağlığını olumsuz etkiliyor.
• Hareketsiz yaşam. Masa başı çalışma ve düşük fiziksel aktivite damar sertliği riskini artırıyor.
• Düzensiz beslenme. Fast-food, yüksek şeker ve doymuş yağ tüketimi erken yaşta damar tıkanıklığına zemin hazırlıyor.
• Sigara ve elektronik sigara kullanımı. Nikotin damar iç yüzeyini doğrudan hasara uğratıyor.
• Genetik yatkınlık. Ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunması riski belirgin şekilde yükseltiyor.

5 erken belirti

• Göğüste baskı, yanma veya sıkışma hissi (özellikle eforla artıyorsa)
• Sol kola, çeneye veya sırta vuran ağrı
• Eforla gelen nefes darlığı
• Ani halsizlik ve soğuk terleme
• Çarpıntı ve ritim bozukluğu hissi

3 koruyucu önlem

• Yılda bir kardiyolojik kontrol (özellikle 30 yaş sonrası ve risk faktörü varsa)
• Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz
• Sigaranın tamamen bırakılması ve düzenli kan tahlili takibi.

İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'

İlber Ortaylı'nın vefatı sonrası açıklama yapan eşi Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı" dedi

13.03.2026 18:19:00
İHA
İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'
İlber Ortaylı'nın eşi: 'Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı'
Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefatına ilişkin eşi Ayşe Özdolay ile kızı Tuna Ortaylı Kazıcı hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ortaylı'nın hastalığını kimseye yansıtmadığına değinen Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı. Bütün bu süreçte Koç Üniversitesi hastanesinde çalışan herkes, bütün bölümler, hemşiresi, doktoru, bütün çalışanlardan çok büyük bir destek aldık. Hem o, hem biz aile olarak. Çok teşekkür ediyoruz. Olabilecek en iyi bakımı aldı. Hem tıbbi, hem insani olarak. Onlara da çok şükran borçluyuz. Arayan, soran, destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.

Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise, "Babam, çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur" dedi.

Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi

13.03.2026 09:59:00
Haber Merkezi
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta 5,5 büyüklüğündeki deprem okul duvarlarını çatlattı
Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremde Niksar ilçesindeki bir okulda çatlaklar meydana geldi.

Tokat'ta meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki depremin ardından Niksar ilçesinde bulunan Aysel Nadide Başar Yatılı Bölge Ortaokulu'nda hasar oluştu.

Depremin etkisiyle okul binasının bazı duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Sabah saatlerinde yapılan ilk incelemelerde özellikle koridor bölümlerindeki duvarlarda sıva dökülmeleri ve çatlaklar oluştuğu görüldü.

Olayın ardından yetkililer tarafından okul binasında güvenlik amaçlı inceleme başlatıldı. Depremin ardından bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenilirken, okulda oluşan çatlakların teknik ekipler tarafından detaylı şekilde inceleneceği bildirildi. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtildi.



Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem

Ankara'nın Haymana ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

12.03.2026 22:34:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem
Ankara'da 4.1 büyüklüğünde deprem
Ankara'nın Haymana ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) alınan bilgilere göre, saat 17.49'da merkez üssü Ankara'nın Haymana ilçesi olan 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Depremin derinliği ise 7.74 kilometre olarak kaydedildi.

İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu

İstanbul'da etkili olan yağışların ardından barajlarda doluluk oranı, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre yüzde 45,95 oldu. Mağlova Kemeri'nin bulunduğu Alibeyköy Barajı'ndaki su seviyesi yükselirken, tarihi kemerin ayaklarının bir bölümü sular altında kaldı

12.03.2026 12:47:00 / Güncelleme: 12.03.2026 12:50:04
İHA
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İstanbul'da barajlarda doluluk oranı yüzde 45.95 oldu
İSKİ'nin paylaştığı güncel verilere göre, İstanbul'a su sağlayan barajlarda doluluk oranı son haftalardaki yağışların ardından yüzde 45,96 oldu. Özellikle Alibeyköy Barajı'nda su kotunun bir miktar yükselmesiyle birlikte, 16. yüzyılda inşa edilen ve Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri olan Mağlova Kemeri'nin alt kısımlarının suyla kaplandığı görüldü.



Dronla görüntülenen kemerin çevresinde su seviyesinin kıyı şeridine kadar ulaştığı dikkat çekti. Uzmanlar, kış ve ilkbahar aylarında alınan yağışların su rezervlerine olumlu yansıdığını belirterek, tasarruf bilincinin ise sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekti.



Tarihi kemer yeniden suyla buluştu

Yaklaşık 4 asırlık geçmişi bulunan Mağlova Kemeri, baraj seviyesinin yükselmesiyle birlikte yeniden suyla çevrelendi. Özellikle kemerin ayak kısımlarının su altında kalması, hem barajlardaki doluluk oranını hem de yağışların etkisini az da olsa gözler önüne serdi. Tarihi yapının suyla bütünleşen görüntüsü güzel manzaralar oluşturdu.



Barajlardaki doluluk oranları ise şöyle:

"Ömerli Barajı: yüzde 65,87
Darlık Barajı: yüzde 61,98
Elmalı Barajı: yüzde 86,87
Terkos Barajı: yüzde 29,27
Alibey Barajı: yüzde 35,94
Büyükçekmece Barajı: yüzde 34,88
Sazlıdere Barajı: yüzde 29,38
Istrancalar Barajı: yüzde 36,09
Kazandere Barajı: yüzde 56,49
Pabuçdere Barajı: yüzde 30,42"

Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"

Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika'nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi

12.03.2026 12:19:00
İHA
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı"
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD'nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan'a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya'da Kaddafi'yi, Suriye'de Esad'ı, Venezuela'da Maduro'yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran'da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney'i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika'ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump'ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney'in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney'in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump'ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi.

"Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım"

Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85'ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi.

"Amerika'nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil"

Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80'i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika'nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika'nın İran Savaşı'nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Hürmüz Boğazı'nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur"

Hürmüz Boğazı'nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD'nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı'na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı'nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika'da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye'de Avrupa'da Çin'de Hindistan'da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD'de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump'ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.

Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

İlköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 16-20 Mart'ta 2025-2026 eğitim öğretim yılındaki ikinci ara tatilini yapacak

 

12.03.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor
Okullarda ikinci ara tatil yarın başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarındaki öğrenciler, bu eğitim öğretim yılının ilk ara tatilini 10-14 Kasım 2025'te yaptı. Ara tatilin ardından yarıyıl tatili de 19 Ocak Pazartesi günü başladı ve 30 Ocak Cuma günü sona erdi.

İkinci dönemin 2 Şubat'ta başlamasının ardından ikinci ara tatil 16 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 20 Mart Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, ara tatil öncesi son derslerine yarın girecek.

8 Eylül 2025'te başlayan 2025-2026 eğitim öğretim dönemi, 26 Haziran'da sona erecek. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.