3 bin dişhekimi atama bekliyor
TDB Genel Başkanı Prof. Dr. Atilla Ataç, diş hekimliği eğitiminin pahalı olduğuna işaret ederek, “Bugünkü tabloda 3 bin civarında dişhekimi, hizmet verebilmek için atama bekliyor. Siyasi tercihlerle yeni fakülte açılmaları engellenmeli, öğretim üyesi eksik olan, laboratuvarı, klinikleri olmayan fakülteler kapatılmalıdır” dedi
24.12.2019 19:30:00





Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) Genel Başkanı Prof. Dr. Atilla Ataç, dişhekimliği alanında nitelik ve nicelik açısından insan gücü planlamalarının ivedilikle yapılması gerektiğinin altını çizerek, "Bugünkü tablo; nüfus artış hızı, insan gücü planlaması, fakülte sayıları ve kontenjanları, nitelikli eğitim, yıllık dişhekimi ihtiyacı açısından bakıldığında uygulanan politikaların yanlış olduğu görülüyor. Dişhekimliği Fakültesi mezunu meslektaşlarımızın atamalarının yapılmaması istihdam istikrarsızlığının göstergesidir. Yine bugünkü tabloda 3 bin civarında dişhekimi, hizmet verebilmek için atama bekliyor" dedi.
Öğretim üyesi bulunmayan fakülteler var
Artan kontenjanlar ve üniversite sayısı nedeniyle atama bekleyen dişhekimi sayısının gelecek yıllarda daha da artacağını dile getiren Ataç, şunları söyledi: "Son 10 yıldır dişhekimliği eğitimi alanında insan gücü planlaması ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde birbiri ardına dişhekimliği fakülteleri açılmakta ve öğrenci kontenjanlarında kaygı verici artışlar yaşanmaktadır. 2018 yılından sonra yeni bir fakülte açılmadan tüm faktörler ve açılmış fakültelerin eğitime başlamasıyla 2028 yılında ülkemizdeki dişhekimi sayısı 91 bin 383'e çıkacaktır. TUİK'in 2028 yılı tahminine göre Türkiye'nin nüfusu 88.6 milyon olacaktır. Dişhekimi başına düşen nüfus 970'e yükselecektir. Bu sayı Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama 1500 civarında. Dahası dişhekimliği eğitimi pahalıdır, ayrıca özel beceri gelişimi, iletişim, sanat, yaratıcılık, dijital teknoloji gibi birçok yetenekleri kapsar. Eğitim kadroları yeterli olmayan, siyasi politikalarla açılmış fakültelerde nitelikli eğitimden söz edilemez. İnsan gücü planlaması yapılarak eğitimin şekillendirilmesi zorunluluktur. Bu da fakülte kontenjanlarının düşürülmesi ve yeni fakültelerin açılmasının önlenmesi ile mümkündür. Eğitimde piyasalaşmanın önüne geçilmeli, siyasi tercihlerle yeni fakülte açılmaları engellenmeli, öğretim üyesi eksik olan, laboratuvarı, klinikleri olmayan fakülteler kapatılmalıdır. Fakülteler kurulmadan önce meslek örgütlerinin görüşleri alınmalıdır." AHMET SAFA TERZİ/ANKARA

















































































